DİĞER SPORLAR - 26 Ağustos 2014 Salı 20:58

Windsurf Şampiyonası başladı

A
A
A
Windsurf Şampiyonası başladı

Dünyanın en hızlı ve en iyi windsurfçülerinin katılımı ile Pegasus Hava Yolları ana sponsorluğunda bu yıl 8. kez gerçekleştirilen Pegasus Airlines PWA Windsurf Dünya Kupası, Alaçatı’da start aldı.

Şampiyonanın ilk gününde 35 ülkeden 59 erkek, 22 kadın sporcu mücadele verirken, erkekler ve kadınlar kategorilerinde birer eleme yarışı gerçekleştirildi. En yüksek katılım 25 sporcu ile Türkiye’den gelirken, Türkiye’yi 10 sörfçü ile Fransa izledi. Alaçatı’da yetişen 14 yaşındaki San Baylav, Dünya Kupası’na katılan en geç sporcu unvanı ile tarihe geçti.

ERKEKLER GENEL KLASMANDA HOLLANDALI SPORCU İLK SIRADA YER ALDI

Erkekler genel klasmanda; ilk günü Hollandalı Ben Van Der Steen önde geçerken, bayanlarda ise ilk sırada Aruba Adaları’ndan Sarah Quita Offringa yer aldı. Windsurf severlerin yoğun ilgi gösterdiği yarışlara yarın da devam edilecek.

Çeşme Belediyesi ev sahipliğinde ve Pegasus Hava Yolları ana sponsorluğunda gerçekleşen şampiyonanın organizasyonunu yapan Sportworks Sorumlusu Kutlu Torunlar, 10 yıl önce çıktıkları bu yolda ciddi aşamalar katettiklerine vurgu yaparak, ”Bu organizasyon 10 sene önce Alaçatı için düzenlediğimiz sörf temalı bir festivaldi. Bu yıl Pegasus ile 8. senemiz ve dünyanın en iyi windsurfçülerinin geldiği profesyonel bir yarışma. Bu şampiyonada erkekler dört, kadınlar iki ayak üzerinden mücadele verecek. Alaçatı’da mücadele verecek sporcular buraya da Türkmenistan’dan geldiler. Türkmenistan yeni bir durak ve bu yıl yarış takvimine dahil oldu. Biz bu yola windsurfün tanıtımı ve gelişimi için bu yola çıkmıştık. Biz bu yola çıkarken, Türkiye’nin Windsurf’de çok yol katetmesi gerektiğini biliyorduk. Avusturya’da kayak sporu nasılsa, Türkiye’de de Windsurf öyle olmalı diye düşünüyorum” dedi.

"GEÇMİŞ YILLARA NAZARAN SPORCU SAYIMIZ ARTTI"

Torunlar, şampiyonada 25 erkek ve kadın yarışmacının Türkiye için mücadele vereceğini belirterek,” Geçmiş yıllara nazaran sporcu sayımız arttı. Özellikle yeni jenerasyondan çok fazla güç geliyor. İstenilende buydu zaten. Alt yapıyı kalabalık tutarsak arasından başarılı olanların çıkma oranı daha yüksek. Zaman içerisinde eğitim, iş hayatı derken insanlar zaman içerisinde bu spordan fire veriyor. Türkiye’de diğer spor dalları gibi Windsörf’te hakettiği yerde değil. Çünkü maliyeti çok yüksek ve bu yüzden Pegasus’a çok teşekkür ediyoruz. Belki Ali Sabancı’nın kendi kişisel profilinden de kaynaklı bir olay. Kendisi, ‘ilk iki sene deneyelim’ dedi. Sonra ‘5 sene daha devam’ dedi, ardından ‘Bir 5 sene daha’ dedi. Yani önümüzde iki sene daha gözüküyor. Diğer masraflara bakmazsanız organizasyonun kendisi bile 200 bin Avro gibi bir kaynak gerektiriyor. Türkiye’de sponsor bulmak da zor. Ülkemizde varsa, yoksa futbol. Bunun için bizim onlardan yani futbol dünyasından iki kat daha fazla koşmamız lazım. Bizim diğer bir amacımız da Windsurfte başarılı olan sporcuları buraya getirmek ve teşvik kaynağı oluşturmak. Sporcularımızı olumlu yönde etkileyen profesyonel sporcularla omuz omuza karşılıklı yarışmalarını sağlamak. Sohbet etmeleri, kaynaşmaları, o hayata özenmelerini sağlamak. Biz bunu sağladık. Organizasyona gelirsek 10 yıl insan hayatında uzun bir süre böyle bir organizasyonu sürdürmek de çok önemli. Bu süreç içerisinde Alaçatılı Enes Yılmazer gençlerde dünya ikincisi oldu. Amerika’ya gitti ve Windsurfle eğitimini devam ettiriyor. Yine Alaçatılı Poyraz Akay çıktı. Geçtiğimiz sene dünya ikincisi oldu. Burs kazandı ve yurtdışında eğitimine ve yarışlara devam edecek. Bunun yanı sıra federasyona biz kaynak aktarıyoruz. Bu yarışmayı yapabilmek için federasyona katkı payı olarak 7.500 Avro kaynak aktardık. O’nun dışında organizasyon tamamen kendi imkanlarıyla dönüyor. En büyük destekçimiz Çeşme Belediyesine çok teşekkür ediyoruz. Bence burada yerel yönetimlerin bu tür etkinliklerde çok daha fazla rol üstlenmesi lazım. Özellikle turizm ofisleri ve Kültür Bakanlığı ya da yerel otoriteler, ya da Oteller birliği destek vermeli. Çünkü bu spor turizmi çok etkileyen bir branş. Çeşme Belediyesi bu organizasyonda bize inandı. Gerek alt yapı anlamında gerek maddi anlamda destek verdiler. Ana sponsorumuz Pegasus bize inandı” diye konuştu.

TÜLAY UZUN 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Mardin’de kahiye tatlısı geleneği Ramazan’da da yaşatılıyor Mardin’de özellikle Ramazan ayında sofraları süsleyen asırlık kahiye tatlısı, hem lezzeti hem de kültürel geçmişiyle yaşatılmaya devam ediyor. Eski Mardin’de geleneksel yöntemlerle hazırlanan şerbetli tatlı, peynirli ve cevizli olmak üzere iki farklı çeşidiyle misafirlere sunuluyor. Kahiye tatlısını hazırlayan Ersan Özer, tatlının geçmişinin çok eskiye dayandığını söyledi. Özer, "Kahiye tatlısı atalarımızdan gelen bir tatlıdır. Eski zamanlarda daha çok evlerde kahyalar tarafından yapılırmış. Zamanla ’kahyaların tatlısı’ ifadesi, kelime türemesiyle kahiye tatlısına dönüşmüş" dedi. Tatlıyı geleneksel yöntemlerle hazırladıklarını belirten Özer, ustalar tarafından hamurun annelerin yaptığı gibi el açması olarak hazırlandığını ifade etti. Peynirli ve cevizli iki farklı seçenek Kahiye tatlısının şerbetli bir lezzet olduğunu dile getiren Özer, "Peynirli olanında Mardin peyniri kullanıyoruz. Cevizli seçeneği de tercih ediliyor. Her iki çeşidi de Mardin kültürüne aittir. Aslında kahiye tatlımız, Mardin katmeridir" diye konuştu. Geçmişte daha çok Ramazan ayında yapılan tatlının artık yılın her döneminde hazırlandığını aktaran Özer, şunları kaydetti: "Daha çok Mardin kültüründe Ramazan aylarında yapılan bir tatlıydı. Biz bunu yılın diğer aylarına da yaydık. Artık yılın her zamanında misafirlerimiz gelip bu tatlıyı yiyebilirler. Mardin’de gastronomi oldukça gelişmiştir. Yemeklerin yanında böyle geleneksel tatlılarımız da bulunmaktadır. Tüm misafirlerimizi Mardin’e bekliyoruz." Kahiye tatlısı alan Çiçek Deniz ise tatlının özellikle Ramazan ayında yoğun ilgi gördüğünü kaydederek, "Ramazan ayında Mardinlilerin en sevdiği tatlı diyebilirim. İftardan sonra genellikle hepimiz kahiye tatlısını tüketiriz. Bu tatlı burada adeta bir kültürdür" şeklinde konuştu.
İstanbul Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy: "Global 5G tecrübemizi global teknoloji işbirlikleriyle pekiştiriyoruz" Vodafone, 5 kıtada edindiği 5G tecrübesini Türkiye pazarında güçlü global teknoloji işbirlikleriyle birleştiriyor. Mobil Dünya Kongresi’nde gazetecilerle bir araya gelen Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, "Dünyanın bir numaralı 5G markası olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de katlanan ve gerçek deneyimlere dönüştürüyoruz" dedi. Vodafone, 1 Nisan’da yapılacak 5G lansmanı öncesi hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor. Dünya GSM Birliği (GSMA) tarafından Barselona’da "IQ Çağı" temasıyla düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde gazetecilerle bir araya gelen Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Vodafone’un global faaliyetleri ve Türkiye’de hayata geçirilen yatırımlar hakkında bilgi verdi. Vodafone Grubu’nun tüm dünyada "Daha iyi bir gelecek için bağlantı" vizyonuyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Engin Aksoy, şunları söyledi: "Bugün, Avrupa ve Afrika’nın en büyük telekom ve teknoloji şirketlerinden biriyiz. Toplamda 60 ülkenin 15’inde kendi markamızla faaliyet gösteriyoruz. 330 milyondan fazla bireysel müşteriye ve 4,7 milyon işletmeye hizmet sunuyoruz. Dünya genelinde 230 milyondan fazla cihazı birbirine bağlıyoruz. Avrupa’nın en büyük mobil ağlarından birine sahibiz. Aynı zamanda 52 milyon haneye süper hızlı bağlantı sağlayan, Avrupa’nın en hızlı büyüyen fiber ağlarından birini işletiyoruz. Dahası, deniz tabanında bulunan 1 milyon kilometre uzunluğunda kabloyla, dünya genelinde milyonlarca kişinin bağlantıda kalmasını sağlıyoruz. Geçen yıl yine Barselona’da duyurduğumuz AST SpaceMobile işbirliğiyle, bu yılın sonuna kadar akıllı telefonların doğrudan uydu üzerinden bağlantı kurabildiği bir hizmeti devreye alacağız. Vodafone’un bu global gücü bağımsız kurumlar tarafından da onaylanıyor. Gartner’a göre, IoT alanında 11 yıldır dünya lideriyiz; 20 ülkede sanayi dönüşümünde lideriz. umlaut’a göre, 6 ülkede 4.5G ve 5G lideriyiz. Gartner Magic Quadrant raporlarında da Yönetilen IoT ve M2M hizmetlerinde hem uygulama yeteneği hem de vizyon bütünlüğü kategorilerinde liderliğimizi sürdürüyoruz." "Güçlü global işbirlikleri yapıyoruz" Vodafone’un global gücü sayesinde Mobil Dünya Kongresi’nde 5 global işbirliği açıkladıklarını ifade eden Engin Aksoy, şöyle konuştu: "Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti sunan mobil operatör markasıyız. 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübemizi Türkiye pazarında güçlü global teknoloji işbirlikleriyle birleştiriyoruz. Bu kapsamda, Google, Meta, Huawei, Samsung ve Xiaomi firmalarıyla önemli işbirlikleri yapıyoruz. Bu işbirliklerinde temel motivasyonumuz, 5G’ye geçiş sürecinde yalnızca altyapımıza odaklanmakla yetinmeyip, müşterilerimizin de yeni nesil dijital deneyimlere hazır olmasını sağlamak. Örneğin, Google işbirliğiyle, müşterilerimiz için en çok kullandıkları uygulamalarda fayda oluşturuyoruz. Meta işbirliğiyle, müşterilerimizi 5G destekli sosyal iletişim deneyimine hazırlıyoruz. Samsung işbirliğiyle, Türkiye’deki 5G penetrasyonunun artması için çalışıyoruz. Huawei ve Xiaomi işbirlikleriyle, 5G ile yaşanacak teknoloji dönüşümünü yeni nesil ürün portföyleriyle destekliyoruz. Dünyanın bir numaralı 5G markası olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de katlanan ve gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz." "Türkiye’de 20’nci yaşımızı kutluyoruz" Vodafone’un Türkiye’de 20’nci yaşını kutladığını ifade eden Engin Aksoy, şöyle devam etti: "Cumhuriyet tarihinin en büyük uluslararası doğrudan yatırımcılarından biriyiz. Bugüne kadar yaptığımız toplam yatırımın reel değeri 480 milyar TL’yi aştı. Son 5 yılda şebekemize 80 milyar TL’nin üzerinde yatırım yaptık; kapasitemizi üç kattan fazla artırdık. Bugün 30 bin baz istasyonuyla nüfusun yüzde 99,81’ini kapsıyor, 25 milyondan fazla bireysel müşterimize en iyi dijital deneyimi sunmak için çalışıyoruz. Diğer yandan, 2,1 milyon KOBİ’nin ve 6 bin büyük kurumun teknoloji ortağıyız. Hem global deneyimimizi Türkiye’ye getiriyoruz, hem de Türkiye’deki başarılı uygulamalarımızı ihraç ediyoruz. Türk mühendislerinin geliştirdiği Vodafone Happy sadakat platformunu Portekiz, Romanya, Almanya, İspanya, İtalya, İrlanda, Çekya ve Gürcistan’a ihraç ettik. Müşteri deneyiminden şebeke yönetimine her alanda yapay zekâdan yararlanarak süreçlerimizi daha verimli hale getiriyoruz. Bugün sistemlerimizde 100’den fazla yapay zekâ modeli çalışıyor. Veri merkezleri tarafında da önemli yatırımlarımız var. Önümüzdeki günlerde DAMAC Digital ortaklığıyla 150 milyon dolar yatırımla İzmir’de yeni bir veri merkezi açacağız. Ankara’daki veri merkezimizin kapasitesini de 18 milyon euroluk yatırımla kayda değer ölçüde artırıyoruz. Yenilenebilir enerjiye yöneliyoruz. YEO Teknoloji işbirliğiyle 100 milyon dolarlık bir güneş enerjisi santrali projesi yürütüyoruz. Sosyal alanda Vodafone Vakfı çatısı altında yaptığımız çalışmalarla 2007’den bu yana yaklaşık 4,5 milyon kişinin hayatına dokunduk; yaklaşık 2 milyar TL’lik sosyal katkı sağladık. Uluslararası bağımsız itibar ölçümleme kuruluşu olan RepTrak’e göre 2025 yılını sektörümüzün en yüksek itibara sahip kurumu olarak kapattık. Türkiye’nin itibarı en yüksek kurumları arasında ön sıralarda yer aldık." "5G için heyecanlıyız" Türkiye’de 5G için geri sayıma başladıklarını söyleyen Engin Aksoy, şu açıklamada bulundu: "5G’yi Türkiye pazarına yönelik yeni bir yatırım ve hizmet fırsatı olarak görüyoruz. 5G yetkilendirme ihalesi için yaptığımız yatırımla, Türkiye’ye 2025 yılında yapılan en büyük üçüncü uluslararası doğrudan yatırıma imza attık. Şimdi de çok güçlü bir yatırım programıyla müşterilerimize en iyi 5G hizmetini vermeyi hedefliyoruz. Son 5 yıldır 5G için yoğun bir biçimde çalışıyoruz. Bu süreçte, yalnızca baz istasyonlarımızı değil; çekirdek şebeke, yazılımlar, veri merkezleri ve saha operasyonlarımızı 5G’ye uygun hale getirdik. Türkiye’nin ilk canlı 5G hologram konserinden 5G’nin Vodafone Sultanlar Ligi ve Milletler Ligi kapsamında şahin gözü sistemine entegre edilmesine ve gaming alanında dünyada bir ilk olan Vodafone FreeZone 5G Kıtalar Arası Brawl Stars Turnuvası’na kadar pek çok çalışmaya imza attık. Tüm bu hazırlıklarımız, 5 kıtada 5G deneyimimizden edindiğimiz global gücümüzle şekillendi. Bugün, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren mobil operatör markasıyız. 1 Nisan’da Türkiye ile birlikte toplam 23 ülkede Vodafone markasıyla 5G hizmeti veriyor olacağız. 5G bizim için bir ‘ilk adım’ değil, globalde öğrendiğimizi, test ettiğimizi ve ölçeklediğimizi Türkiye’ye taşıdığımız ‘bir sonraki adım’ olacak. Tüm bu avantajlarımız sayesinde 1 Nisan itibarıyla 81 il ve 922 ilçeyi 5G ile buluşturacağız. Bu, kapsama ve kullanıcı sayısı itibarıyla Vodafone’un dünyada yaptığı en büyük 5G lansmanı olacak. 5G ile hızlanacak dijital devrime global tecrübemizle, yerel uygulama gücümüzle, sağlam altyapımızla dünden hazırız."
Bursa Ramazan’ın bereketi Büyükorhan’da da paylaşıldı Ramazan ayının manevi iklimini kentin tümüne yayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Büyükorhanlıları da aynı sofra etrafında buluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Büyükorhan Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen programa, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, Büyükşehir iştiraklerinin yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. İftar programı samimi bir ortamda gerçekleşirken, akşam ezanıyla birlikte vatandaşlar oruçlarını açtı. Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in selamlarını ileterek konuşmasına başladı. Birlik beraberlik, dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da aynı sofrayı paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Saldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra Büyükorhan’a yatırımlarını sürdüreceğini dile getirdi. CHP Büyükorhan İlçe Başkanvekili Ömer Günhan ve Büyükorhan Muhtarlar Derneği Başkan Yardımcısı Mesut Korkmaz, Ramazan ayında aynı sofrayı paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. İftar programının ardından esnafla ve vatandaşla bir araya gelerek sohbet eden Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız ve beraberindekiler, teravih namazının ardından Orhan-ı Kebir Camii’nde vatandaşlara tatlı ikramında bulundu.
İstanbul Ümraniye’de akran zorbalığı iddiası: Çelme takılan öğrencinin kolu kırıldı, okul yönetimi ambulans çağırmadı Ümraniye’de 7 yaşındaki ilkokul öğrencisi, arkadaşının çelme takması sonucu düşerek kolunu kırdı. Okul yönetiminin yaşanan olayın ardından hiçbir şekilde ambulans çağırmadığını dile getiren baba Canpolat Gezen, ’Sokakta bir kedi yaralansa merhamet edilir, biz evladımızı emanet ediyoruz’ diyerek ihmal iddiasıyla hukuk mücadelesi başlattı. Ümraniye Can Gür İlkokulu’nda meydana gelen olayla birlikte akran zorbalığı konusu da dikkat çekmeye devam ediyor. İddiaya göre E.S.G. (7), 11 Şubat günü arkadaşı tarafından kasıtlı olarak çelme takılarak yere düşürüldü. Düşmenin etkisiyle E.S.G.’nin kolu kırıldı. Okul yönetiminin ise yaşanan olay üzerine aileyi bilgilendirmesine rağmen bu süre zarfında hiçbir şekilde ambulans çağırmadığı ve tedavi için harekete geçmediği öne sürüldü. Baba Canpolat Gezen, meydana gelen olay nedeniyle oğlunun büyük bir korku ve mağduriyet yaşadığını ve eğitimine evde devam etmek zorunda kaldığını belirtti. "Öğretmen bize haber veriyor fakat ambulansı aramıyor" "Oğlum okulda sınıftayken bir çocuk maalesef çelme takıyor ve oğlum düşüyor. Düşer düşmez de kolunu kırıyor maalesef. Kaldı ki çocuk o gün okula yarım kollu bir tişörtle gitmişti; yani kolunun kırıldığı ve şiştiği çok belli oluyor. Çocuk orada dakikalarca ağlıyor, bir süre sonra da öğretmeni bize haber veriyor; fakat bize haber verdikten sonra ambulansı aramıyor. Ben oraya vardığım zaman çocuğumun kolu çok fazla morarmış ve şişmişti, diğer koluyla da zaten net ayırt edilebiliyordu. Ve ağlamaktan çocuğun gözleri şişmişti, alelacele hemen acile götürdüm. Oğlum yolda giderken bana dedi ki, ’Baba ben yarım saattir ağlıyorum, öğretmen bana hiçbir şey yapmadı.’ Bu çocuğun direkt kendi beyanı. Acile götürdüm hemen film çekildi, alçıya alındı. Sonrasında da Ümraniye Devlet Hastanesi’nde ameliyata aldılar." Öğretmen ambulansı aramadı, sadece ’Çocuğunuz kolunu tutuyor, ağlıyor, gelin’ dedi Oğlunun kolunun kırıldığının fark edilmesine rağmen ambulansın çağrılmadığını öne süren Gezen, şu şekilde konuştu: "O öğretmen bir ambulans çağırabilirdi. Arayıp ’Alo’ diyorsun 5 dakikaya ambulans geliyor. Şurada bir kedi yaralansa merhamet ediyoruz değil mi? Benim derdim sadece kendi çocuğum değil; başka okullarda da böyle şeyler olmasın istiyoruz. Biz onlara bir can emanet ediyoruz ve veliye sadece haber verip sorumluluğu üzerinden atamazlar. CİMER’e yazdım, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gittim dilekçelerimi verdim, bu okuldan davacıyım. Çünkü öğretmen bana sadece ’Çocuğunuz kolunu tutuyor, ağlıyor, gelin’ dedi, bu kadar. ’Akran zorbalığı’ diyemiyorum ama ’Bana bilerek çelme taktı’ diyor. Biz çocuktan davacı değiliz tabii ki sonuçta 7 yaşında, böyle şeyler olabilir. Sadece annesinin babasının onu ikaz etmesi lazımdı." "Okula gittiği zaman çocuğumun o sınıfta olmasını istemiyorum" Oğlunun eğitimine ara vermek durumunda kaldıklarını belirten Gezen devamındaki süreçle alakalı ise, "Karşı tarafın ailesinden beni arayan olmadı, onlara da ayrıca kırgınız. En azından hastaneye gelebilirlerdi ya da sorabilirlerdi değil mi? Sanki olay tamamen örtbas edildi. Evet çocuk bir hata yapıp çelme takmış, çocuğumu düşürmüş ve kolu kırılmış ama esas ondan sonraki sorumluluk okulda ve büyüklerde değil mi? Böyle bir şey asla olmadı. Oğlum iki ay okula gidemeyecek. Şu anda evde, eğitimine de ara vermemiz gerekecek mecburen. Ama işte sonrasında o okulda nasıl devam edebilecek? Okula gittiği zaman ben çocuğumun o sınıfta olmasını istemiyorum, öğretmeni görmesini de istemiyorum" ifadelerini kullandı. "Sözüm sadece bu ihmali yapan kişilere" Son olarak Gezen, okul yönetimlerine yönelik bilinçlendirme ve farkındalık çalışmaları yapılmasını talep ederek, "Elbette ki öğretmenlerimize saygı duyuyorum, bu herkes için geçerli değil. Mutlaka vicdanlı ve rahmetli binlerce öğretmenimiz vardır, onlardan Allah razı olsun. Sözüm sadece bu ihmali yapan kişilere. Belki bundan sonrasında okullarda bununla alakalı bir bilinçlendirme yapılabilir. Yani böyle bir şey olmuş, bakın müdahale edilmemiş ve ambulans çağırılmamış gibi, okullarımızda böyle bir eğitim verilmesi ve farkındalık oluşturulmasını talep ediyorum, faydalı olacaktır" dedi.