DÜNYA - 11 Ağustos 2024 Pazar 23:12 | Son Güncelleme : 11 Ağustos 2024 Pazar 23:39

Ukrayna: “Rus işgalciler Zaporijya Nükleer Santrali topraklarında yangın çıkardılar”

A
A
A

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rus işgali altındaki Ukrayna topraklarında bulunan Zaporijya Nükleer Santrali'nin bulunduğu bölgede çıkan yangına ilişkin yaptığı açıklamada, “Rus işgalciler Zaporijya Nükleer Santrali topraklarında yangın çıkardılar. Şu anda radyasyon seviyeleri normal düzeyde” dedi.

Rus işgali altındaki Ukrayna topraklarında bulunan Zaporijya Nükleer Santrali'nin bulunduğu bölgede çıkan yangına ilişkin Ukrayna tarafından açıklama geldi. Nikopol Bölgesi Askeri İdaresi Başkanı Yevhen Yevtushenko, santral bölgesinde bir yangın çıktığını ancak bunun Zaporijya Nükleer Santrali'nin çalışmasını tehdit etmediğini belirtti.

“Yangın Zaporijya Nükleer Santrali'nde değil”

Yevtushenko, “Lütfen sakin olun. Yangın Zaporijya Nükleer Santrali'nde değil. Belki de bu bir provokasyon ya da eski rezervuarın sağ kıyısındaki yerleşim yerlerinde panik oluşturma girişimidir. Şu anda Zaporijya Nükleer Santrali işgal şartları altında mümkün olduğunca normal bir şekilde çalışmaktadır" ifadelerini kullandı. Yevtushenko, yapılan son gözlemlerin radyasyon seviyesinin izin verilen normlar dahilinde olduğunu açıkladı.

“Rus işgalciler Zaporijya Nükleer Santrali topraklarında yangın çıkardılar”

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, “Nikopol'den aldığımız bilgiye göre Rus işgalciler Zaporijya Nükleer Santrali topraklarında yangın çıkardılar. Şu anda radyasyon seviyeleri normal düzeyde. Ancak Rus teröristler nükleer santralin kontrolünü ellerinde tuttukları sürece durum normal değil ve olamaz. Rusya, ele geçirdiği ilk günden bu yana Zaporijya Nükleer Santrali'ni sadece Ukrayna'ya değil, tüm Avrupa'ya ve dünyaya şantaj yapmak için kullanmaktadır. Dünyanın tepki vermesini, UAEA'nın tepki vermesini bekliyoruz. Rusya bundan sorumlu tutulmalıdır. Sadece Ukrayna'nın Zaporijya Nükleer Santrali üzerindeki kontrolü normale dönüşü ve tam güvenliği garanti edebilir” dedi.
Ukrayna basınında yer alan haberlerde, Rus güçlerinin Zaporijya Nükleer Santrali'nin soğutma kulesinin içindeki lastik yığınını ateşe verdiği öne sürüldü.

Rusya: “Ukrayna’nın Energodar kasabasını bombalaması sonucunda Zaporijya Nükleer Santrali’nin soğutma sisteminde yangın çıktı”

Rus işgali altındaki Ukrayna topraklarında bulunan Zaporijya Nükleer Santrali’nde çıkan yangına ilişkin Zaporijya’nın Rusya tarafından atanan sözde Bölge Valisi Yevgeni Balitsky, “Ukrayna’nın Energodar kasabasını bombalaması sonucunda Zaporijya Nükleer Santrali’nin soğutma sisteminde yangın çıktı” dedi.

Rus işgali altındaki Ukrayna topraklarında bulunan Zaporijya Nükleer Santrali’nin bulunduğu bölgede çıkan yangına ilişkin Rusya'dan da açıklama geldi. Zaporijya’nın Rusya tarafından atanan sözde Bölge Valisi Yevgeni Balitsky, yangından Ukrayna’yı sorumlu tutarak, “Ukrayna’nın Energodar kasabasını bombalaması sonucunda Zaporijya Nükleer Santrali’nin soğutma sisteminde yangın çıktı” dedi.
Radyasyon seviyesinin normal olduğunu aktaran Balitsky, santralde patlama tehdidinin söz konusu olmadığını ifade ederek, itfaiye ekiplerinin yangına müdahale ettiğini açıkladı. Ukrayna ise, Rusya’nın saldırı iddialarını reddetti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.