DÜNYA - 09 Mart 2025 Pazar 21:01 | Son Güncelleme : 09 Mart 2025 Pazar 21:06

Türkiye, Suriye, Irak, Ürdün ve Lübnan DEAŞ'a yönelik müşterek operasyon ve mekanizması kuracak

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye, Irak, Ürdün ve Lübnan dışişleri bakanları ile yaptığı ortak basın toplantısında, "Bölge ülkeleri olarak özellikle DEAŞ'a yönelik müşterek bir operasyon ve istihbarat mekanizmasının kurulması yönünde karar aldık" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün'de terörizm, uyuşturucu ve silah kaçakçılığıyla mücadeleyi görüşmek üzere düzenlenen Beşli Güvenlik Zirvesi'nin ardından Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci ile ortak basın toplantısı düzenledi. Bölge liderleriyle tarihi bir toplantı gerçekleştirdiklerini vurgulayan Fidan, "Suriye'ye komşu dört bölge ülkesi olarak, Suriye dahil beş ülke olarak bugün bölgemizdeki bazı kronik sorunları nasıl çözeriz, onun arayışı içinde olduk. Bu formatı açıkçası hayata geçirmek için bir süredir görüşmelerimiz devam ediyordu. 3+3 formatında değerli Ürdünlü kardeşimizle yaptığımız toplantıda, sonra Irak'la yaptığımız toplantılarda, sonra Suriyeli kardeşlerimizle yaptığımız toplantılarda hep böyle bir platformun ihtiyacını gündeme getirdik. Bölge ülkeleri olarak bölgenin sorununa hep beraber sahip çıkma, çözme yolunda bir irademizin, inisiyatifimizin olması gerekiyor. Yoksa bölgedeki sorunlar, küresel sorunlara dönüşüyor ve küresel diğer aktörlerin bölgemize müdahale etmesine yol açıyor ve bu müdahale neticesinde çözümden daha çok problemle karşılaşıyoruz. Onun için bölge ülkeleri kendi sorumluluklarını üstlenmeli ve gereğini yapmalı. Bu ruhla bir araya geldik" dedi.

"Bütün kardeşlerimizin provokasyonlardan uzak durması önemli"

Başta terörle mücadele olmak üzere Suriye'nin istikrarı ile ilgili konuları masaya yatırdıklarını vurgulayan Fidan, "Bölgesel birtakım terör faaliyetlerini gündeme getirdik. Bu amaçla Suriye'de yeni kurulan hükümete her yönüyle yardımcı olmak, istikrar için bütün faaliyetleri destekleme konusunda tabii ki kararlılığımız var. Diğer taraftan Suriye hükümetinin hiçbir provokasyona gelmeden haftalardır sürdürdüğü politikanın son günlerde bir provokasyonla rayından çıkarılmaya çalışıldığını görüyoruz. Burada tabii ki Suriye'de bulunan gerek Alevi, gerek Hristiyan, gerek Dürzi, gerek Nusayri bütün kardeşlerimizin bu provokasyonlardan uzak durması önemli. Burada bölge ülkeleri olarak istikrarı bozucu hiçbir inisiyatifi desteklemiyoruz. Sivil halkın canının, malının, kültürel haklarının da kutsal olduğunu her platformda savunuyoruz" dedi.

DEAŞ'a karşı ortak operasyon ve istihbarat mekanizması kurulacak

Fidan, "Bugün yaptığımız görüşmeler neticesinde özellikle somut olarak neler yapabiliriz, onun üzerinde durduk. Bunların başında bölge ülkeleri olarak özellikle DEAŞ'a yönelik müşterek bir operasyon ve istihbarat mekanizmasının kurulması yönünde karar aldık. Arkadaşlarımız bu konuda çalışacaklar detayları somutlaştırmak için" dedi.

İsrail ve terör örgütü YPG/PKK meselelerine de değinen Fidan, "Diğer taraftan İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı hep beraber ortak duruşumuzu nihai bildirgeye de yansıtıyoruz. Bu da bizim için fevkalade önemli. Irak, Suriye ve Türkiye için ortak düşman olan PKK'nın da bölgeden silinmesi, silahlı terör faaliyetlerine son vermesi bizim önceliklerimiz arasında yer almakta. Daha önce arkadaşlarımız da ifade ettiler, bundan sonraki toplantıya inşallah Türkiye'de ev sahipliği yapacağız. Özellikle terörle mücadele, DEAŞ'ın bölgede tekrar baş vermemesi ve tamamıyla ortadan kaldırılması için beş ülke olarak kabiliyetlerimizi birleştirip, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

"Başlangıç olarak müşterek bir harekat merkezi kurulacak"

Basın toplantısında bölge ülkelerinin DEAŞ'a karşı atacakları adımlara ilişkin soru üzerine Fidan, "Özellikle DEAŞ'la mücadele konusunda bölge ülkeleri olarak tam bir kararlılığımız var. Biliyorsunuz, bu terör tehdidinin ortadan kaldırılması için her türlü imkan ve kabiliyetin kullanılması konusunda güçlü bir irade ortaya koymuştu. Türkiye olarak uzun zamandır DEAŞ'a karşı mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fakat DEAŞ, bir ülkeye değil birçok ülkeye aynı anda zarar verdiği için, orada faaliyet gösterdiği için, tek bir ülkenin tek başına mücadele ortaya koyması, tehdidi kendisinden uzaklaştırsa da bertaraf etmiyor. Dolayısıyla bölge ülkelerinin bir araya gelerek güçlü bir platform kurması önemliydi. Şimdi bu platformu kurmada ilk adımı atmış olduk. İnşallah bundan sonra bugün iradelerimizi pekiştirdik, somut adımların atıldığını göreceksiniz. Bunun başlangıcı olarak da müşterek bir harekat merkezinin kurulması var" dedi.

Fidan, Suriye'de yaşanan olaylar konusunda bölge dışı aktörlere işaret etti

Suriye'de son günlerde yaşanan olaylara ilişkin Fidan, "Suriye'de yeni kurulan hükümetin aslında hem azınlıklara hem diğer mezheplere yönelik ortaya koyduğu mutedil tavır, uzlaşmacı tavır, bölgede provokasyon bekleyen, karışıklık bekleyen birçok bölge ve bölge dışı aktörün aslında hevesini kursağında bıraktı. Hal böyle olunca provokasyonu kendileri ortaya çıkarma yolunda birtakım adımlar attılar. Bunun neticesinde ortaya çıkan olaylarda şu anda bir yatışma olduğunu görüyoruz. Suriyeli meslektaşlarımızla da konuşuyoruz. Yani bu türden provokasyonlara karşı tabii ki uyanık olmak gerekiyor. Ama uluslararası platformlarda ortaya konulan bazı propagandaların tabii negatif tesiri olduğunu da görmemezlikten gelemeyiz. Burada bu provokasyonların da önünü kesmek gerekiyor" dedi.

"Nasıl DEAŞ Arapları temsil etmiyorsa, PKK da Kürtleri temsil etmiyor"

Türkiye ve Arap ülkelerinin terör örgütü PKK'ya yaklaşımına ilişkin soru üzerine Bakan Fidan, "Nasıl ki DEAŞ Arapları temsil etmiyorsa, PKK da Kürtleri temsil etmiyor. Bu ayrımı çok net bir şekilde yapmamız lazım. Bu birincisi. İkincisi, PKK şu anda Türkiye'de bir metrekare bile toprak kontrol etmiyor, işgal edemiyor. Ama buna mukabil, Suriye'nin üçte birini işgal etmiş durumda. Enerji kaynaklarının başına oturmuş durumda. Irak'ta, Irak Kürdistan'ında 700 köyü işgal etmiş durumda, Sincar'ı işgal etmiş durumda, bazı başka yerleri işgal etmiş durumda. Günün sonunda bu sorun, altını çizmek istediğim husus; sadece benim sorunum, sadece Türkiye'nin sorunu değil. Irak'ın da, Suriye'nin de, hatta İran'da silahlı gruplar var, onların da sorunu. Yani bu bölgesel bir sorun. DEAŞ'ı hangi metodoloji ile hangi anlayışla, nasıl üstüne giderek söylüyorsak, PKK'nın da aynı şekilde yapılması lazım. Biz kendimize bakan kısmını çözdük. Ama Suriye'deki PKK ile mücadeleyi kim yapacak, Irak'taki PKK ile mücadeleyi kim yapacak? Yani Irak'ta silahlı gruplar ortalıkta dolaşırken kim finans getirecek, kim yatırım getirecek? Yani meşru hükümet kuvvetlerini biz ayağa kaldırmaya çalışıyoruz, diğer taraftan bakıyorsunuz Sincar'da başka bir PKK grubu, Irak sınırında, Türkiye sınırında başka bir PKK grubu. Ve bunlar Iraklı ve Suriyeli kardeşlerim burada, onların kendi konuları, bu konuları da tabii ki onlarla biz yakın bir iş birliği içerisinde götürüyoruz, nasıl DEAŞ'ı yapıyorsak" dedi.

"DEAŞ'a karşı iş birliği bir gereklilik"

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ise, DEAŞ'a karşı mücadele için bilgi alışverişinde bulunduklarını ve bu nedenle görüşmelere istihbarat şefleri ve savunma bakanlarının da iştirak ettiğini ifade etti. Hüseyin, "DEAŞ'ın alanı var, gücü var, silahları var. Dolayısıyla DEAŞ'a karşı iş birliği bir gereklilik. Sadece Suriye'nin tek başına yapacağı bir şey değil. Bölgesel olarak ele alınması, uluslararası yardımların da gerektiği bir konu" dedi.

"Suriye hükümeti, toplumsal barışın garantisidir"

Suriye'deki Alevilerin endişelenmemeleri için onlara yönelik nasıl bir açıklama yapılabileceğine ilişkin soru üzerine Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, "Bir şeyin unutulmaması gerekiyor, Suriye halkını öldüren Esad rejimiydi. Suriye halkını öldürdü ve 15 milyon mültecinin yerinden edilmesine sebep oldu ve 150 bin kişinin kaybolmasına sebep oldu. Biz, Suriye'deki tabloyu doğru şekilde okuyacaksak, Suriye'deki yeni yönetimin ilk günden itibaren hoşgörü politikası vardı ve hoşgörülü oldu. Toplumsal barışın sağlanması için adımlar atıldı. Suriye hükümeti, toplumsal barışın garantisidir ve hala bu duruşunu sürdürmektedir. Az önce çıkan karar gayet nettir ki Esad rejimi kalıntılarına asla müsamahakar olunmayacağını, iç istikrarı tehdit eden herhangi bir tehdide karşı müsamahakar olunmayacağını açık bir şekilde göstermektedir. Devletin organları vardır, güvenlik güçleri vardır, istikrarı onlar sağlayacaktır ve hiç kimse bu rolü kendi üstüne alıp, kendince asayişi sağlamaya çalışamaz. Biz tüm Suriye halkının garantisiyiz" dedi.

"DEAŞ kendini yeniden organize etmeye çalışıyor"

Türkiye ve Arap ülkelerinin terör örgütü PKK'ya yaklaşımına ilişkin soru üzerine Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, "Terör meselesi ve bölgesel iş birliği hepimizin vurguladığı bir husus. Çıkacak sonuç bildirgesinde de ifade edileceği üzere terörün her şekli kınanacaktır. Türkiye'nin güvenine ya da bu ülkelerden herhangi birine karşı oluşturulan tehdit, hepimize karşı bir tehdittir. Çünkü bölge istikrarını tamamen hedef alan bir tehdit olacaktır. Dolayısıyla Türkiye'nin bakışı ve bizim bakışımız arasında bizler terör olarak nitelendiğimiz her şeye karşı olmakta kararlıyız. Terör deyince hepimiz birbirimizi anlıyoruz. Gerek DEAŞ ile ilgili olsun, gerek başkasıyla" dedi.
Safadi, "DEAŞ şu anda kendini yeniden organize etmeye çalışıyor. Suriye'nin şu anki geçici durumundan nemalanmaya çalışıyor. Yeni silahlar elde etti ve yeniden genişlemeye çalışıyor ve bu hepimiz için bir tehlike. Dolayısıyla bugünkü toplantımız DEAŞ terörüne karşı güvenlik anlamında ve askeri anlamda da, fikri anlamda da mücadelemizi sürdüreceğimiz anlamına geliyor" dedi.
Bölge ülkeleri olarak İsrail'in Suriye'deki genişlemeci ve istikrarsızlaştırıcı eylemlerine de karşı olduklarını vurgulayan Safadi, böyle eylemlerin radikalleşmeye katkı sağladığına dikkat çekti.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa El bileği cerrahisi ve ortopedi alanında önemli bir yenilik Türkiye’de ilk kez el bileği artroskopisi için özel olarak hazırlanmış maket modelleri üzerinde gerçekleştirilen "El Bileği Artroskopisi Eğitimi" başarıyla tamamlandı. Alanında uzman eğitmenler tarafından düzenlenen El Bileği Artroskopisi kurs programı, katılımcılara hem teorik hem de uygulamalı bir eğitim olanağı sundu. Özel olarak hazırlanan ve Avustralya’dan temin edilen maketler üzerinde yapılan uygulamalar sayesinde, katılımcılar "El Bileği Kapalı Ameliyatları" konusunda deneyim kazanma fırsatı elde etti. Bursa Özel Hayat Hastanesi’nde el bileği anatomisi ve kapalı ameliyat girişim teknikleri detaylı şekilde ele alındı. Katılımcıların kapalı el bileği ameliyatları konusundaki becerileri geliştirildi. Minimal invaziv cerrahi teknikler arasında yer alan el bileği artroskopisinin, doğru eğitim modelleriyle desteklenmesinin önemi ortaya konuldu. Katılımcılar, bu yenilikçi eğitim yaklaşımının klinik uygulamalarına önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Son derecede başarılı geçen toplantı sonrasında El Bileği Artroskopisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Kaleli şu açıklamalarda bulundu: "Bilindiği gibi Hayat Hastanesi IWC (International Wrist Centers-Uluslararası El Bileği Merkezleri) nin resmi temsilcisidir. İnsan vücudunun çeşitli anatomik boşluklarında yaklaşık 40 yıldır endoskopik cerrahi metotları uygulanıyor. Hatta son 10 senedir robotik ameliyatlar, çeşitli branşlarda, yurt dışında olduğu gibi ülkemizde de başarıyla yapılıyor. El bileği eklemimiz 8 adet küçük kemik içeren karmaşık bir eklem. El bileğinde robotik ameliyat uygulaması henüz Dünya’da yok. Ancak küçük, ince optik sistemler kullanarak artroskopik ameliyatlar yapıyoruz. Hayat Hastanesi El Bileği Artroskopik Ameliyat cihazlarını aldı. Biz de ekip olarak el bileği ameliyatlarını artık kapalı yöntemle yapıyoruz. Halihazırda Güney Marmara’da el bileği hastalık ve travmalarını artroskopik yöntemle tedavi eden bir hastaneyiz." Prof. Dr. Tufan Kaleli, "El Bileği Artroskopisi Derneği olarak, düzenlenen kurs ile ilgili gerekli olan eğitim maket sistemini ve kapalı ameliyat cerrahisi ile ilgili cihazları temin eden başta Bursa Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uz. Dr. Ahmet Özkul olmak üzere, Başhekim Uz. Dr. Fatih Özkul’a ayrıca organizasyona katkı sunan Hastane Müdürü Nurten Molla’ ya, Uluslararası Pazarlama ve Marka Müdürü Yasemin Gilaner Acı’ya teşekkürlerimizi sunuyoruz. Eğitim programımıza Pamukkale Üniversitesi’nden Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fahir Demirkan, İstanbul’dan Prof. Dr. Mehmet Alp ve Doç. Dr. Ali Cavit, Bursa’dan Prof. Dr. Alparslan Öztürk, Doç. Dr. Abdullah Küçükalp ve Op. Dr. Ahmet Özdel, Sakarya’dan Öğr. Üyesi Op. Dr. Kutay Yılmaz eğitmenler olarak değerli katkılarını sundular. El Bileği Artroskopisi Derneği gelecekte meslektaşlarımıza her organizasyonda yeni eğitim metodları ile eğitime devam edecektir" dedi. Dünya’ da ilk kez maketler üzerinde gerçekleştirilen eğitim programı, katılımcılar ve ortopedi uzmanları tarafından, el bileği cerrahisi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Kayseri AK Partili Cıngı: "2028 yılına kadar 3 milyondan fazla gencin istihdama kazandırılması hedefleniyor" AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında İŞKUR’un genç istihdamı ve işverenlere sağlanan destek politikalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Cıngı, Türkiye İş Kurumu’nun son yıllarda hayata geçirdiği uygulamalarla istihdam piyasasında aktif ve yönlendirici bir rol üstlendiğini belirterek, her yıl ortalama 1 ila 1,5 milyon kişinin istihdama kazandırıldığını ifade etti. Türkiye’nin genç ve dinamik nüfus yapısına dikkat çeken Cıngı, gençlerin eğitimden istihdama geçişinin yalnızca bireysel değil, ekonomik büyüme ve toplumsal refah açısından da stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu kapsamda 6 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Gençliğin Üretim Çağı - GÜÇ Projesi doğrultusunda yürütülen çalışmaların önemine değinen Cıngı, ‘Geleceğim Meslekte’ Programı ile gençlerin daha eğitim sürecindeyken iş hayatına hazırlandığını ifade etti. Program kapsamında bin 625 iş ve meslek danışmanının sahada aktif görev yaptığını, Mart 2026 itibarıyla yaklaşık 100 bin öğrenciyle birebir görüşme gerçekleştirildiğini ve 2028 yılına kadar 750 binin üzerinde gence ulaşılmasının hedeflendiğini belirtti. Milletvekili Cıngı, İşverenlere sağlanan desteklerden de bahsederek, İŞKUR’un işbaşı eğitim programları ve mesleki eğitim kurslarıyla nitelikli işgücü ihtiyacına doğrudan çözüm sunduğunu ifade etti. Bu kapsamda bir çalışanın 6 aylık maliyetine karşılık gelen yaklaşık 240 bin TL’lik desteğin İŞKUR tarafından karşılandığını, meslek lisesi mezunlarında bu desteğin yüzde 30 artırıldığını söyledi. Cıngı, kadın istihdamını artırmaya yönelik desteklerin de yine artırımlı olarak uygulandığını belirtti. Milletvekili Cıngı, 2028 yılına kadar yaklaşık 475 milyar TL kaynakla 3 milyondan fazla gencin istihdama kazandırılmasının hedeflendiğini aktardı ve Kayseri’nin güçlü sanayi altyapısı sayesinde bu süreçten önemli ölçüde fayda sağlayacak illerden biri olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve İŞKUR Genel Müdürü ve yönetimine teşekkür eden Milletvekili Cıngı, gençlerin üretime katılımını artıracak çalışmaların Türkiye’nin kalkınmasına güçlü katkı sağlayacağını vurguladı.
Zonguldak Zonguldak’ta Ortaokul Öğrencisinde Menenjit şüphesi Zonguldak Merkez Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu 8. sınıf öğrencisinde yüksek ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı ve bilinç kaybı şikayetleri üzerine menenjit şüphesiyle hastaneye yatırıldı. Kentte 8 Nisan 2026 Çarşamba günü yüksek ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı ve bilinç kaybı şikayetleri üzerine Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesine başvuran öğrenci, menenjit şüphesiyle aynı gün akşam saatlerinde hastaneye yatırıldı. Söz konusu durum, İl Sağlık Müdürlüğünün bildirimi zorunlu hastalıklar sistemi kapsamında şüpheli vaka olarak kaydedildi. Okul idaresi tarafından İl Millî Eğitim Müdürlüğüne yapılan bildirim üzerine, iki kurum arasında koordinasyon sağlandı. Bu kapsamda, 9 Nisan 2026 Perşembe günü saat 09.00’da Halk Sağlığı ekipleri tarafından okulda inceleme ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar doğrultusunda, yakın temaslı öğrenciler, öğretmenler, okul kantini çalışanları ve aile bireylerine yönelik koruyucu tedavi başlatıldı. Ailelere de gerekli bilgilendirmeler yapıldı. İkinci bir vaka tespit edilmedi Zonguldak Valiliği, olayla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, basına yansıyan menenjit şüphesi haberlerinin hassasiyetle takip edildiği; mevcut durumda ikinci bir menenjit şüpheli vaka tespit edilmediği bildirildi. Kadın, Doğum ve Çocuk Hastanesi ile Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Çocuk Acil Servisleri başta olmak üzere tüm sağlık birimlerinin, Valilik koordinasyonunda konuyu takip ettiği öğrenildi. Valilik "Yapılan çalışmalar kapsamında; yakın temaslı öğrenciler, öğretmenler, okul kantini çalışanları ve aile bireylerine yönelik koruyucu tedavi başlatılmış, ayrıca ailelere gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır. Basına yansıyan menenjit şüphesi haberleri hassasiyetle takip edilmekte olup, mevcut durumda ikinci bir menenjit şüpheli vaka tespit edilmemiştir. Başta Kadın, Doğum ve Çocuk Hastanesi ile Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Çocuk Acil Servisleri olmak üzere tüm sağlık birimleri konuyu Valiliğimiz koordinasyonunda hassasiyetle takip etmektedir" ifadelerini kullandı.
İstanbul PAB Genel Kurulu dördüncü kez Türkiye’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ev sahipliğinde 15-19 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152’nci Genel Kurulu kapsamındaki hazırlıklarda sona gelindi. İstanbul’daki toplantıya parlamento başkanı ve milletvekili düzeyinde pek çok ülkeden yüksek katılım olması bekleniyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, PAB’ın 152’nci Genel Kurulu hazırlıklarını bizzat takip ederek, ilgililerle koordinasyon toplantıları gerçekleştiriyor. Kurtulmuş, bugün de ilk olarak PAB Genel Sekreteri Martin Chungong ve Genel Kurul Sekreteri Kareen Jabre ile koordinasyon toplantısında bir araya geldi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, daha sonra PAB Yürütme Komitesi toplantısına iştirak etti. Toplantılarda, Genel Kurul oturumları ve daimi komitelerin çalışmaları ile ele alınacak konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunuluyor. Hilton İstanbul Bomonti Otel’de düzenlenecek Genel Kurul’un teması, "Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" olacak. Parlamento başkanı ve milletvekili düzeyinde rekor bir katılımın beklendiği 152’nci Genel Kurul, parlamenter diplomasi açısından son yılların en kapsamlı ve en yüksek katılımlı toplantılarından birisi olacak. Bugün itibarıyla 77’si parlamento başkanı olmak üzere 157 delegasyon ve 800’den fazla milletvekili ile yaklaşık 2 bin 500 katılımcı Genel Kurul için kayıt yaptırdı. Organizasyon boyunca Genel Kurul oturumları, daimi komitelerin çalışmaları, forumlar ve tematik toplantılar olmak üzere 80’den fazla etkinlik gerçekleştirilecek. PAB, dünya parlamentolarının çatı kuruluşu olarak öne çıkıyor 1889 yılında parlamentolar arası iş birliği ve diyaloğun güçlendirilmesi amacıyla parlamento temsilcileri tarafından kurulan PAB, halihazırda 183 ülkenin üyeliğiyle "dünya parlamentolarının çatı kuruluşu" olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler (BM) ile iş birliği içerisinde çalışmalar yürüten PAB’ın temel faaliyet alanları arasında, "uluslararası barış ve güvenlik, insan hakları ve demokrasi, sürdürülebilir kalkınma, kadın ve gençliğin güçlendirilmesi" konuları yer alıyor. Merkezi Cenevre’de bulunan PAB’ın, ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde yılda iki kez Genel Kurulu toplanıyor. Bu toplantılar, Cenevre’de veya üye bir ülkenin ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan meclis başkanlarını ve milletvekillerini ağırlayacak PAB’ın İstanbul’daki Genel Kurulunda parlamenter diplomasinin ve çok taraflı iş birliğin güçlendirilmesine yönelik katkılar gündeme gelecek. Ayrıca, Gazze’deki soykırım ve Orta Doğu’daki gelişmeler başta olmak üzere birçok bölgesel ve küresel konunu ele alınacak. PAB’ın 152’nci Genel Kurulu Başkanlığını TBMM Başkanı Kurtulmuş üstlenecek ve Genel Kurul görüşmelerini yönetecek. Kurtulmuş, toplantı kapsamında gerçekleştirilecek Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu’nun ikinci toplantısına katılacak ve Türkiye’yi ziyaret eden meclis başkanlarıyla ikili görüşmeler yapacak. Toplantı için İstanbul’da bulunan meclis başkanları ile delegasyon temsilcileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 16 Nisan Perşembe Dolmabahçe Sarayı’nda kabul edilecek. PAB Genel Kurulu dördüncü kez Türkiye’de 15-19 Nisan’da dördüncü kez Türkiye’de yapılacak PAB Genel Kurulu, 2026’da Türkiye’nin ev sahipliğindeki önemli organizasyonlardan birisi olarak öne çıkacak. Türkiye, 1934, 1951 ve 1996 yıllarındaki Genel Kurul toplantılarına ev sahipliği yapmıştı. Türkiye, bu organizasyonla, parlamenter diplomasi alanındaki tecrübe ve birikimini, çok taraflı ilişkiler ile uluslararası diyaloğa verdiği önemi bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyacak. PAB Genel Kurulu, dördüncü kez Türkiye’de gerçekleşecek. Türkiye, 1934, 1951 ve 1996 yıllarındaki Genel Kurul toplantılarına ev sahipliği yapmıştı. Türkiye, bu organizasyonla, parlamenter diplomasi alanındaki tecrübe ve birikimini, çok taraflı ilişkiler ile uluslararası diyaloğa verdiği önemi bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyacak. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve son dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgesel ve küresel meselelerde diyaloğu önceleyen barışçıl politikalarıyla diplomatik görüşmelerin merkezi haline gelen İstanbul, dünya parlamentolarının çatı kuruluşu PAB’ın Genel Kurulu’na ev sahipliği yapmasıyla diyalog ve uzlaşı kültürüne katkı sağlamayı sürdürecek.
Bursa Yıldırım’a yeni gençlik ve spor merkezi geliyor Yıldırım Belediyesi, Piremir Pazar Yeri’ni 5 yıldızlı gençlik ve spor merkezine dönüştürüyor. Yıldırım Belediyesi, ilçeye yeni bir gençlik ve spor merkezi daha kazandırıyor. Piremir Mahallesi’nde bulunan kapalı pazar yerini; modern, donanımlı ve çok yönlü bir gençlik ve spor merkezine dönüştürmek için düğmeye basan Yıldırım Belediyesi, çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Dört kat olarak inşa edilen yapı; renovasyon çalışmalarının ardından sadece Piremir’e değil, çevre mahallelerin tamamına nefes aldıracak bir merkez olacak. 10 bin 500 metrekarelik bir alan üzerine kurulacak olan Piremir Gençlik ve Spor Merkezi’nin bodrum katı pazar yeri ve otopark olarak hizmet vermeye devam edecek. Zemin katta kütüphane, kafeterya, deneyim atölyesi, kadın fitness merkezi ve atıcılık poligonu yer alacak. Merkezin birinci katında cimnastik, karate, judo ve masa tenisi, ikinci katında ise okçuluk ve eskrim salonları yer alacak. Kütüphanesi, kafeteryası ve spor salonlarıyla çekim alanı oluşturacak merkez, bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılayacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin ile birlikte Piremir Gençlik ve Spor Merkezi’nde devam eden çalışmaları yerinde inceleyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Hemşehrilerimizin kolaylıkla ulaşabileceği spor tesislerini Yıldırım’a kazandırmaya gayret ediyoruz. Bu çalışmalarımız kapsamında başta Bursa’nın en büyük spor kompleksi olan Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi olmak üzere 22 spor tesisini ilçemize kazandırdık. 23. tesisimiz için de çalışmalarımız devam ediyor. Piremir Mahallemizdeki kapalı pazar alanı ve otopark olarak yapıyı kapsamlı bir dönüşüme aldık. Kapalı pazar ve otopark alanlarını muhafaza ederek, bu mekanı daha işlevsel bir hale getiriyoruz" dedi. Piremir Gençlik ve Spor Merkezi’nin önemli bir ihtiyacı karşılayacağına vurgu yapan Başkan Oktay Yılmaz; "İnşallah burası çocuklarımızın ve kadınlarımızın spor yapabileceği, gençlerimizin ders çalışıp sosyalleşebilecekleri bir gençlik ve spor merkezine dönüşecek. Spor salonlarıyla, kütüphanesiyle, kadın fitness merkeziyle, deneyim atölyesi ve Yıldırım Kafesi ile bir çekim alanı olacak burası. Gençlik ve Spor Merkezimiz sadece Piremir’e değil, bölgedeki diğer mahallelerimize de hizmet verecek. Şu anda imalat işleri yüzde 60 oranında tamamlandı. Çalışmalarımız aralıksız şekilde devam ediyor. İnşallah 2026 yılı yaz spor okulları döneminde merkezimizi hizmete açmış olacağız. Piremir gençlik ve Spor Merkezimizin şimdiden hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Yıldırım Belediyesi’nin gerek tesisleşme gerekse de spor eğitimleri ile sporda bir marka kente dönüştüğünü belirten Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin ise Başkan Oktay Yılmaz’ teşekkür etti.