MAGAZİN - 04 Eylül 2019 Çarşamba 16:28

Seren Serengil, Yaşar İpek hakkında suç duyurusunda bulundu

A
A
A
Seren Serengil, Yaşar İpek hakkında suç duyurusunda bulundu

Seren Serengil İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek, eşi Yaşar İpek hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunun ardından açıklama yapan Serengil, “Benim tansiyonumun çıkacağını ve böyle bir durumda çocuğumu kaybedeceğimi bile bile yaptı. Ben bir daha anne de olamayabilirim” dedi.

Seren Serengil, boşanma aşamasında olduğu eşi Yaşar İpek hakkında suç duyurusunda bulundu. İstanbul Adalet Sarayı’na avukatı Esennur Ezgi’yle birlikte gelen Serengil, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddet Suçları Soruşturma Bürosunda yaklaşık iki saat boyunca olaya ilişkin ifade verdi. Eşi Yaşar İpek hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığını ancak İpek’in bu karara uymadığını iddia eden Serengil, zorlama hapsi başvurusunda bulundu.

"Bebeğini kaybetmesine sebep eşidir" 

Suç duyurusunun ardından adliye önünde açıklama yapan Serengil’in avukatı Esennur Ezgi, “Biz buraya eşi Yaşar İpek’i şikayet etmek için geldik ve tazyik hapsi başvurusu için geldik. Sizler de bilirsiniz ki Türkiye’de birçok kadına şiddet vakası var. Daha geçen gün bir anne çocuğunun önünde öldürülmüştü. Benim müvekkilim bebeğini kaybetmiştir. Bu bebeğin kaybedilmesine sebep olan eşidir. Eşi ve ailesidir. Kasten ve bilerek, bebeğin düşmesine sebep olmuşlardır. Bu işin iki tane boyutu var. biri psikolojik şiddet, biri fizyolojik şiddet. Hamile kaldığı dönemlerde ‘Senin üzerine atlarım’, ‘Çocuğu düşürtürüm’ şeklinde tehditlerde bulunmuş” dedi.

"Çocuğunun dünyaya gelmesine engel oldu" 

Serengil’in darp raporu almadığını söyleyen Ezgi, “Darp raporu evliliğini devam ettirebilir düşüncesiyle tabiki almadı. Ama görüntüler var, savcılığa da sunduk. Kendisini korumak için aldığı görüntüler bunlar. Hamile bir kadın şiddet gördüğü zaman tabiki de kendisini koruyacak. Dolayısıyla benim müvekkilimin çocuğunun dünyaya gelmesine engel olunmuştur. Tansiyonu 20’lere çıkmıştır. Müvekkilim hamile kaldığında çocuğunu kaybedecek tansiyon hastası olduğu için. Doktor raporları var. Bunu da biliyordu ama buna rağmen bilerek ve kasten çocuk düşsün diye hamileliğinin başından beri şiddet uyguluyor” ifadelerini kullandı.

"Toplum nezdinde bir cinayettir" 

Yaşar İpek’in eve gelmemesine ilişkin uzaklaştırma kararı aldıklarını dile getiren Avukat Ezgi, “Bununla ilgili uzaklaştırma kararı almıştık ancak kendisini tutamadık. Çıktı internette ağır ithamlarda bulundu, işte o bildiğiniz mitokondri hikayesi. Öyle mitokondri diye bir şey yok. İkisinin de birlikte imzaladığı kağıtlar var. Dolayısıyla öyle bir olay da yok. Ağır iftiralar üzerine müvekkilimin tansiyonu çıktı ve hastaneye kaldırıldı. Maalesef bebeğini kaybetti. Bizim buradaki işlemimiz tamamlandı bana göre ben bir avukatım ancak toplum nezdinde bu bir cinayettir. Bu bebeğin kalp atışları 2 Eylül’de duyulacaktı ama maalesef şu anda yaşamıyor. Düşük yaptı ancak bebek vücuttan atılmadı. Bir de bunun acısını yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

"Affettim çünkü seviyordum" 

Avukatının ardından açıklamalarda bulunan Seren Serengil, “Esennur gerekeni söyledi. Gerçekten konuşacak halim yok. Gerçekten çok kötüyüm. Ben onu defalarca affettim. Affettim çünkü seviyordum. Belki okumuş bir insan olarak, görmüş geçirmiş bir insan olarak göz ardı etmemesi gerekiyordu. Ayıplandım bunları sakladığım için çünkü hastane raporlarım var geçmişe ait ama her seferinde onun iyi olduğunu, beni sevdiğine, ailesinin dolduruşuyla ve madde bağımlısıydı atakları vardı” diye konuştu.

"Eve gelmesini hiç istemedim" 

Serengil konuşmasının devamında, "Bana hep dedi ki bırakacağım, bir daha kullanmayacağım, çok da seviyordum o yüzden bugüne kadar yaptığı hiçbir şeyi anneme dahi söylemedim ama ne zaman ki hamileyken eve gelip, üstüme yürüyüp, ben eve gelmesini hiç istemedim. Bir önceki telefon konuşmamızda annesiyle barışmazsam o tüp bebeği yaptım ama rahat etme dedi. Onu karnına koydurmakla beni ele geçiremezsin anlamında bir şey söyledi. Bir tekmeme bakar dedi. Eve gelmesin diye avukatıma mesaj atarak söyledim. Göndermeyin eve çünkü elbiselerini alma bahanesiyle eve gelmek istiyordu çünkü” dedi.

"Bir daha anne olamayabilirim" 

Serengil, “Göndermeyin dememe rağmen geldi. O gün zaten yüzüme de vurdu, itekledi de, her şeyi yaptı. O darp sizin düşündüğünüz gibi sert bir darp değildi. Havlularla yüzüme vurdu, itekledi, duvara çarptım. Çok büyük küfürler etti. Annemi aradı tehdit etti. Beni tehdit etti. Yani bu da bir şiddettir. Kötü bir laf da şiddettir. Hamileyim, riskli bir hamileliğim var ve tansiyon hastasıyım. Benim tansiyonumun çıkacağını ve böyle bir durumda çocuğumu kaybedeceğimi bile bile yaptı. O yüzden şikayet ettim. Ben bir daha anne de olamayabilirim” ifadelerini kullandı.  

İrem Demir
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara 16 ildeki 16 ayrı organize suç çetesine yönelik operasyonda 198 şüpheli yakalandı İçişleri Bakanlığı, jandarma ekiplerince 16 şehirdeki 16 farklı organize suç çetesine yönelik düzenlenen operasyonlarda 198 şüpheli yakalandı. Zanlıların banka hesaplarında ise 3 buçuk milyar liralık para hareketi bulunduğu tespit edildi. Operasyonla ilgili İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; 16 ilde 16 ayrı organize suç örgütüne yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 3 buçuk milyar lira hesap hareketi bulunan 198 şüpheli yakalandı. 75’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor" ifadeleri yer aldı. Farklı türde suçları işedikleri tespit edildi Çetelerin karıştığı suçların da yer verildiği açıklamada, "Yakalanan şüphelilerin; Erzurum, Sakarya, Aydın, Kayseri ve Giresun’da; sosyal medya platformları üzerinden ‘yatırım danışmanlığı’ ilanlarıyla vatandaşlarımızı dolandırdıkları, Adana ve Muğla’da; baskı ve tehditle işletmelerden maddi kazanç sağlamaya çalıştıkları, Kahramanmaraş, Ağrı ve Tekirdağ’da; uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri, Sinop’ta; internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve yasa dışı para transferlerine aracılık ettikleri, Tunceli’de; ‘Resmi Belgede Sahtecilik’ suçunu işledikleri, Manisa’da; silah kaçakçılığı yaptıkları, Balıkesir, Eskişehir ve Bitlis’te; yüksek faiz uygulayarak tefecilik yaptıkları tespit edildi. Savcılıklarımızca bu şahıslar hakkında soruşturma başlatıldı. Operasyonlar sonucunda şüphelilere ait; 24 adet taşınmaz, 16 adet taşınır ve bin 60 adet banka hesabına el konuldu" denildi.
Sivas Ölmek üzereyken buldu, evinde bebek gibi besledi Sivas’ta apartman boşluğuna düşerek ölümün eşiğine gelen, yerde nadir nadir görülen ebabil kuşu, duyarlı bir vatandaşın çabasıyla yeniden hayata tutundu. Sivas’ta yaşayan Ferda Üredi, evinde oturduğu sırada komşusu kapısını çaldı. Komşusunun apartman boşluğuna bir kuş düştüğünü söylemesi üzerine hemen zemin kata indi. Üredi, havalandırma boşluğunda hareketsiz halde yatan kuşu fark etti. Kuşu eline aldığında yorgun, bitkin ve yaralı olduğunu gören Üredi, hayvanın uçamayacak halde olduğunu ve ayağını da kullanmakta zorlandığını fark etti. Ölmek üzere olan kuş için zaman kaybetmeyen Üredi, hemen bir veterinere götürerek, tedavi altına alınmasını sağladı. Veterinerde yapılan kontrolde ise kuşun, yerde nadir görülen ve yaşamlarının büyük bölümünü havada geçiren ebabil kuşu olduğu anlaşıldı. Tedavi sürecinin ardından kuşu sahiplenen Üredi, evinde büyük bir özenle bakımını üstlendi. Ebabil kuşunu adeta bir bebek gibi elleriyle besleyen Üredi, özel mama hazırlayarak hayatta kalması için yoğun çaba sarf etti. Ebabil kuşu bakımın ardından yeniden güç kazananak doğal yaşal alanı olan gökyüzüne bırkakıldı. "Kuşa kıyamadım" Kuşu elleriyle beslediklerini söyleyen Ferda Üredi, "Komşum zili çaldı ve apartman boşluğuna bir kuş düşmüş dedi. Gidip baktıktan sonra ben ilk başta kırlangıç zannettim. Kuşu bulduğumuzda uçamıyordu. Kuşu alıp hemen veterinere götürdüm. Veteriner ise bu kuşun bana ‘ebabil kuşu’ olduğunu ve bunların çok değerli olduğunu söyledi. İlk bulduğumuzda ölmek üzereydi ve ben de kıyamadım. Mama ve şırınga ile beslemeye başladık. Bugün diğer güne göre çok daha canlı durumda. Çok mutluyum" dedi. "Çok nadir görülen kuşlardır" Veteriner Hekim Pelin Karaköse ise kuşun kendisine geldiğinde ölmek üzere olduğunu belirterek, "Bu kuşu bir hasta sahibim getirdi. Çok nadir yere inen kuşlar bunlar. Birazda yabani ve hırçın yapılı kuşlardır. Ama bizim elimizdeki kuş çok sakin yapılı bir hayvan. Bize ilk geldiği zaman çok daha kötü bir durumdaydı. Burada tedavisini uyguladık. Kanat yapısı da zarar görmemiş. Özgür bir şekilde doğaya salınmayı bekliyor" diye konuştu. Ömrünün büyük kısmını uçarak geçiriyor Ebabil kuşları ömürlerinin neredeyse tamamına yakın bir kısmını havada uçarak geçirmeleriyle biliniyor. Beslenme, uyuma ve çiftleşmelerini de havada gerçekleştiriyorlar. Genelde yumurtlayacakları dönem yere inen bu kuşlar, ayakları omdukça kısa olduğu için yeniden havalanmakta güzlük çekiyor. Bir havalanışta yaklaşık 200 bin kilometre uçabilen ebabil kuşları sürü halinde hereket ederler.