GÜNDEM - 26 Mart 2025 Çarşamba 20:51 | Son Güncelleme : 26 Mart 2025 Çarşamba 22:04

Cumhurbaşkanı Erdoğan duyurdu: Ramazan Bayramı tatili 9 gün oldu

A
A
A
00:00
00:00
HD

Cumhurbaşkanı Erdoğan: " 2, 3 ve 4 Nisan'da kamu çalışanlarımız idari izinli sayılacak.Milletimiz toplamda 9 günlük tatil yapma imkanına kavuşacak." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Emekçiler ile İftar Programı'nda açıklamalarda bulundu. "Biliyorsunuz gelecek hafta tüm okullarımız ikinci ara tatillerine giriyor. Ara tatilin olduğu pazartesi ve salı günleri aynı zamanda Ramazan bayramı tatilinin 2. ve 3. günlerine denk geliyor. Ailelerimiz çocuklarıyla doya doya vakit geçirsin. Bayramı aileleriyle birlikte huzurla sevinçle idrak etsin istiyoruz. Bu amaçla kamu çalışanlarımız için bayramı takip eden 3 günlük süreyi de idari izin kapsamına aldık. Yani 2 Nisan Çarşamba, 3 Nisan Perşembe ve 4 Nisan Cuma günü de kamu çalışanlarımız idari izinli sayılacak. Böylece milletimiz toplamda 9 günlük bir tatil yapma imkanına kavuşacak. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Ramazan bayramının milletçe birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimizi güçlendirmemize vesile olmasını canı gönülden temenni ediyorum. Sözlerime bu düşüncelerle son verirken sizleri bir kez daha sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum. İftar soframızı teşrif ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı tekrar tebrik ediyorum."

Hülya Keklik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Zam eridi bitti" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı mart ayı enflasyon rakamına ilişkin yaptığı açıklamada, "Zam eridi bitti, kayıplar artarak devam ediyor" dedi. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, TÜİK tarafından açıklanan mart ayı enflasyon rakamını değerlendirdi. Yalçın, "Zam eridi bitti, kayıplar artarak devam ediyor. Kamu işverenin uzlaşmayı mümkün kılmayan teklifleri sonrası tahkim sürecinde Hakem Kurulu’nun yanlış, hatalı, geçersiz ve yetersiz artışı ile kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin alım gücü düşmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. Yalçın, "Ekonomik hedefler gerçeği, Kamu İşvereni/Hakem Kurulu ise emeği, alın terini ve gelir dağılımını öncelemediği müddetçe kayıplar yaşanmaya, referans alınan hedefler şaşmaya, gelir dağılımı bozulmaya devam edecektir" diye konuştu. "İşveren tarafı kayıpları telafi edecek teklife hazırlanmalıdır" Yalçın, "Merkez Bankası’nın sapma rekorları kıran tahminlerine göre değil, hayatın gerçeğine göre maaş/ücret politikalarının belirlenmesi gerekiyor. Bunun için işveren tarafı masanın imkanlarını/fırsatlarını iyi değerlendirmeli, şimdiden kayıpları telafi edecek teklife hazırlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Yalçın, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Toplu sözleşme masası; sadece yetkili sendikalar/konfederasyon için değil aynı zamanda kamu işveren heyeti için de önemli ve değerli olmalıdır. Sosyal taraflarla istişare edilen ve farklı pencerelerden bakma fırsatı bulunan masanın gücü, etkinliği ve çözüm üretme kapasitesi artırılmalıdır. Bunun için yapılması gereken öncelikle mevcut 4688 sayılı Kanun’un değiştirilerek toplu sözleşme görüşmelerine yetiştirilmesi, ’Hakem Kurulu’nun ’hakem’ ve ’kurul’ ismine yakışır hale getirilmesi, sürenin ve sürecin adil ve makul olarak belirlenmesi gerekiyor." "Memur emeklilerimiz kayıp yaşamaya mahkum edilmemelidir" Yalçın, açıklamasını şöyle tamamladı: "Kamu görevlilerimiz ve doğrudan toplu sözleşme masasının kararlarından etkilenen memur emeklilerimiz, 2026 ve 2027 yıllarında enflasyon karşısında kayıp yaşamaya mahkum edilmemelidir. Aksi takdirde bilerek ve isteyerek Hakem Kurulu’nu işaret eden sürecin sonucunu şimdiden öngörüyor, benzer tablonun yaşanacağını hepimiz iyi biliyoruz. Memur-Sen olarak gayretimiz, mücadelemiz ve hedefimiz 4688 sayılı Kanun’un evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi, çalışanın alım gücünü yükseltmek için toplu sözleşmenin öneminin artırılmasıdır."
Antalya Deniz, güneş ve bayram sevinci Antalya’da buluştu Güneşin yüzünü gösterdiği Antalya’da bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar sahillere akın etti. Denize giren, yürüyüş yapan ve manzaranın tadını çıkaran tatilciler, yazdan kalma bir gün yaşadı. Günlerdir süren yağışların ardından güneşin yüzünü göstermesiyle Antalya adeta baharı değil, yazı karşıladı. Hava sıcaklığı 18 dereceye, deniz suyu sıcaklığı ise aynı seviyeye ulaşınca tatilciler sahillere akın etti. Kentin simge noktalarından Konyaaltı Sahili, kalabalık görüntüleriyle yaz aylarını aratmadı. Kimi kumsalda yürüyüş yaparken kimi de sahil şeridindeki banklarda manzaranın keyfini çıkardı. Deniz kenarında çocuklar çakıl taşlarıyla oynarken, gençler ve aileler denizin serin sularında yüzdü. Bazı vatandaşlar, kayalıklardan denize atladı, bazısı ise denizi izleyip dinlendi. Tatilini Antalya’da geçirenler arasında deprem bölgesinden gelenler de vardı. Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinden gelen Nurhan Deveci, kardeşini ziyaret için geldiği şehirde denize girerek bayramın tadını çıkardığını söyleyerek, "Antalya’ya daha önce defalarca geldim. Bu kez bayram için geldik. Elbistan’dan, deprem bölgesinden. Hazır fırsat bulmuşken denize girelim dedik. Su serin ama girmeye değer. Dün Olympos’a da gittik. Antalya çok güzel. Her zaman gelinmesi gereken bir yer" dedi. Nurhan Deveci’nin kentte yaşayan abisi İlhan Deveci ise 35 yıldır Antalya’da olduğunu belirterek, "Yaz kış, gece gündüz fark etmez, sürekli denize giriyorum. Şu an deniz suyu çok güzel. Dışarısı serin ama deniz sıcak. Yüzmek en iyi spor. İnsan kendini özgür ve mutlu hissediyor. Antalya’da yaşamak gerçekten ayrıcalık. Atatürk’ün dediği gibi, burası dünyanın en güzel cenneti" diye konuştu. Antalya’da yalnızca deniz değil, sahil parkları ve yürüyüş alanları da doldu. Bebek arabalarıyla yürüyüş yapan ailelerden scooterla gezen gençlere, piknik yapanlardan bisiklete binenlere kadar herkes güneşin ve tatilin tadını çıkardı.
Kastamonu Üniversite öğrencilerine Tarihi İstiklal Yolu tanıtıldı Kastamonu’da üniversite öğrencileri, Dijital İstiklal Yolu Müzesi’ni ziyaret edip tarihi yolda yürüyüş yaptı. Kurtuluş Savaşı’nda İnebolu Limanı’na gelen silah ve cephanenin Anadolu’ya sevk edildiği tarihi İstiklal Yolu Milli Parkı, Kastamonu Üniversitesi öğrencilerine tanıtıldı. Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğü’nün destekleriyle Turizm Fakültesi tarafından hazırlanan proje çerçevesinde Kastamonu Teknokent hizmet binası içerisine 2022 yılında hizmete alınan Dijital İstiklal Yolu Müzesi ziyaret edildi. Öğrenciler daha sonra İstiklal Yolu’nun Kastamonu Üniversitesi kampüsünden geçen bölümünde yürüdü. Etkinlikte öğrencilere İstiklal Yolu’nun tarihteki önemiyle ilgili bilgiler verildi. "Yürüyüşçülerin Kastamonu Üniversitesi kampüsü içerisinden geçmeleri gerekiyor" Düzenlenen etkinlikle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Muharrem Avcı, "Ziyarette öğrencilerimize müzemizi ve İstiklal Yolu’nun önemini anlatmaya da çalıştık. Burası neresidir sorusunun cevabı, söz konusu olan vatan ise gerisi teferruattır. İşte tarihi İstiklal Yolu, bu sözün resmi kanıtıdır. Dijital müze ve tarihi İstiklal Yolu üzerinde bütün Kastamonuların, bütün Kastamonu’yu ziyaret eden misafirlerin, Kastamonu’da öğrenim görenlerin, Kastamonu’yu tercih edenlerin gelip görmesi ve ziyaret etmesi gereken yerlerden bir tanesidir. Çünkü bu vatan çok kolay kurtulmadı, kurtarılamadı. Dolayısıyla nelerin yaşandığını iyi öğrenilmesi, iyi bilinmesi gerekiyor. İstiklal Yolu’nun dijital müzesinde interaktif materyallerle müze oluşturuldu. Asıl burada en büyük emek, tarihi İstiklal Yolu’nun izi üzerine yapılan seramik çalışmadır. Burada arkadaşlarımız yaklaşık 1,5 yıl boyunca 70x70 ebatlarında panolar yaptılar. O panolarda da İstiklal Yolu’nda yaşananları canlandırdılar. Geceleri ışıklandırılmış vaziyette olan bu yolun mutlaka görülmesi ve ziyaret edilmesi gerekiyor. Öncelikle Kastamonu halkının tanıma lazım, Kastamonuluların görmesi lazım, sonrasında da Kastamonu’yu ziyaret edenlerin bu yolda yürümesi lazım. İstiklal Yolu ile ilgili yapılan yürüyüşlerin de Kastamonu Üniversitesi’nden geçmesi gerekiyor. 9 Haziran’da İnebolu’dan başlayan İstiklal Yolu yürüyüşünde, yürüyüşçülerin Kastamonu’ya geldiklerinde asıl güzergah olan Kastamonu Üniversitesi kampüsü içerisinden geçmeleri gerekiyor. Kuzeykent Mahallesindeki bayrağın önünden şehir merkezine doğru yürüyüşün devam etmesi lazım. İstiklal Yolu, Kastamonu Üniversitesine önemli bir nitelik katıyor. Dolayısıyla da Kastamonu Üniversitesi’nin adında da İstiklal Yolunu değerlendirmek gerekiyor" dedi. "Kastamonu kadının ve halkının bu bölgede nasıl bir mücadele verdiğini öğrencilerimize anlattık" Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal ise, "Tarihi İstiklal Yolu, Kurtuluş Mücadelesinin en önemli noktalarından bir tanesidir. İnebolu’dan Sakarya Meydan Muharebesine, Ankara’nın Polatlı ilçesi üzerinden bir güzergahtır. Bizler bu güzergahı geçtiğimiz aylarda öğrencilerimizle birlikte İnebolu ve Küre ilçelerine giderek, 9 Haziran’da düzenlenen İstiklal Yolu yürüyüşüne de katılım göstererek yürümüştük. Bizler sınıflarda teorik olarak anlattıklarımızı pratik olarak uygulamaya da geçirdik. Kastamonu Üniversitesi’nin Dijital İstiklal Yolu Müzesi 2022 yılında yapılarak açıldı. Müzeyi, Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğü destek vererek Turizm Fakültesi tarafından yapıldı. Bizlerde bugün Dijital İstiklal Yolu Müzesini öğrenci kardeşlerimizle birlikte gezerek görme imkanı bulduk. Müzeden çıktıktan sonra da Kastamonu Üniversitesi içerisinden geçen tarihi İstiklal Yolu’ndan da öğrenci kardeşlerimizle birlikte temsili de olsa yürüme imkanı bulduk. Amacımız Kurtuluş Mücadelesinde kurtuluşa giden İstiklal’den İstikbal’e giden bu yolda Kastamonu’nun ve Kastamonu kadının ve halkının bu bölgede nasıl bir mücadele verdiğini öğrencilerimize anlattık, bundan sonrada inşallah anlatacağız" diye konuştu. "Tarihi İstiklal Yolu bir milletin tarihinin tanıtılması açısından çok önemli bir köprü" Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Doğa Turizmi ve Turizm Rehberliği Yüksek Lisans öğrencisi Ali Kartal da, "Tarihi İstiklal Yolu’nun Dijital Müzesini gezmiş olduk ve bu yolla ilgili bilgiler almış olduk. Tarihi İstiklal Yolu ile ilgili bilinmesi gereken belki de en önemli konu burası bir uygarlığın, bir milletin tarihinin tanıtılması açısından çok önemli bir köprü. Çünkü milletler ve uygarlıklar geçmişleriyle var olurlar ve bu geçmişler bu milletin hafızasıdır. Hafızanın devamlı canlı tutulması anlamında tarihi İstiklal Yolu adeta bir köprü görevi görmektedir" şeklinde konuştu. Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal koordinatörlüğünde gerçekleştirilen "İstiklal Yolu Yürüyüşü" etkinliğine Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Silvikültür Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Ayan, Kastamonu Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kutay Oktay, Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Muharrem Avcı, Kastamonu Ticaret Borsası Başkanı Serdar İzbeli ve üniversite öğrencileri katıldı.