BASKETBOL - 16 Şubat 2016 Salı 10:47

Potada büyük heyecan yarın başlıyor

A
A
A
Potada büyük heyecan yarın başlıyor

Bu yıl FIAT sponsorluğunda Bursa’da gerçekleştirilecek olan 31. Erkekler Türkiye Kupası, yarın start alıyor.

Spor Toto Basketbol Ligi’nin 15 haftalık ilk devresi sonunda, lig sıralamasının ilk 8 basamağında yer alma başarısı gösteren Anadolu Efes, Banvit, Darüşşafaka Doğuş, Demir İnşaat Büyükçekmece, Fenerbahçe, Galatasaray Odeabank, Pınar Karşıyaka ve Trabzonspor Medical Park, TOFAŞ Spor Salonu’nda oynanacak maçlar sonunda en iyi olma mücadelesi verecek. FIAT Türkiye Kupası’nın karşılaşma programı ise şöyle:

17 Şubat Çarşamba

17.00 Fenerbahçe - Demir İnşaat Büyükçekmece

20.00 Pınar Karşıyaka - Anadolu Efes

...

18 Şubat Perşembe

16.00 Darüşşafaka Doğuş - Trabzonspor Medical Park

19.00 Galatasaray Odeabank - Banvit

...

19 Şubat Cuma

17.00 1. Maç Galibi - 2. Maç Galibi

20.00 3. Maç Galibi - 4. Maç Galibi

...

21 Şubat Pazar

18.30 5. Maç Galibi - 6. Maç Galibi

FIAT TÜRKİYE KUPASI’NIN FAVORİSİ YOK

17-21 Şubat tarihleri arasında Bursa’da organize edilecek FIAT Türkiye Kupası, son yıllarda büyük bir heyecana sahne oluyor. Geride kalan dört yılda kupaya, Gaziantep, Ankara, Eskişehir ve Konya ev sahipliği yaparken, bu şehirlerde düzenlenen turnuvaların hepsinde farklı ekipler kupayı kazanmayı başardılar.

KONYA’DA ŞAMPİYON BEŞİKTAŞ

Ergin Ataman yönetimindeki Beşiktaş, 2012 yılında Selçuklu Belediyesi Spor Salonu’nda düzenlenen turnuvanın finalinde karşılaştığı Banvit’i 78-74 ile geçerek kupayı müzesine götürmeyi başardı.

Şampiyonluğa ulaşan Beşiktaş ve finalist Banvit’in yanı sıra turnuvada Tofaş, Anadolu Efes, Fenerbahçe Ülker, Aliağa Petkim, Galatasaray Medical Park ve Antalya Büyükşehir Belediyesi mücadele etti.

Kupada zafere ulaşan Beşiktaş, 8’li Finaller’in ilk maçında karşılaştığı Aliağa Petkim’i 87-82 ile geçerken, yarı finalde de Galatasaray Medical Park’ı 76-69’luk skorla mağlup etti. Final mücadelesinde ise Banvit’i büyük bir çekişme sonunda 78-74’lük skorla geçerek kupanın sahibi oldu. Siyah-beyazlılarda Serhat Çetin 14 sayı, 3 asist ve Carlos Arroyo da 9 sayı, 8 ribaund, 6 asistlik performanslarıyla ön plana çıkmıştı.

ESKİŞEHİR’DE FENERBAHÇE ÜLKER ŞAMPİYONLUĞA UZANDI

Eskişehir’de 2013 yılında düzenlenen turnuvanın finalinde Fenerbahçe Ülker ile Galatasaray Medical Park karşı karşıya geldi. Sarı-lacivertliler, derbi mücadelesini 63-57’lik skorla kazanarak şampiyonluğa ulaşmayı başardı.

Simone Piangiani’nin rahatsızlığı nedeniyle antrenörlüğü Luca Dalmonta’nın yaptığı Fenerbahçe, ilk turda Pınar Karşıyaka’yı 77-69 ve yarı finalde de Beşiktaş’ı 75-66’lık skorlarla geride bıraktı. Final maçında ise Sarı-lacivertliler, David Andersen’in 21 sayı, 5 ribaund ve Oğuz Savaş’ın da 14 sayı, 6 ribaundluk performanslarıyla kupaya uzandı.

Fenerbahçe Ülker ile Galatasaray Medical Park’ın yanı sıra Eskişehir’de organize edilen kupa mücadelesinde Beşiktaş, TED Ankara Kolejliler, Pınar Karşıyaka, Hacettepe Üniversitesi, Banvit ve Anadolu Efes mücadele etmişti.

ANKARA’DA PINAR KARŞIYAKA RÜZGARI ESTİ

Pınar Karşıyaka, Ankara’da organize edilen turnuvanın finalinde karşılaştığı Anadolu Efes’i 66-65’lik skorla mağlup ederek 2014 yılında kupayı müzesine götürmeyi başardı.

Ufuk Sarıca yönetiminde kulüp tarihinde ilk kez Türkiye Kupası’nı kazanan Pınar Karşıyaka, ilk turda karşılaştığı Türk Telekom’u 87-80 ile geçerken, yarı finalde de Fenerbahçe Ülker’i 82-73’lük skorla geride bıraktı. İzmir temsilcisi finaldeki rakibi Anadolu Efes ile başa baş bir oyun ortaya koydu. İki takımın da savunmalarının ön plana çıktığı karşılaşmada Pınar Karşıyaka adına Bobby Dixon 19 sayı, Esteban Batista 14 sayı ve Jon Diebler da 9 sayılık performanslarıyla kupanın kazanılmasında önemli rol oynadı.

Ankara’da organize edilen Türkiye Kupası’nda şampiyonluğa ulaşan Pınar Karşıyaka ile finalist Anadolu Efes’in yanı sıra Türk Telekom, Fenerbahçe Ülker, Trabzonspor Medical Park, Galatasaray Liv Hospital, Tofaş ve Beşiktaş İntegral Forex mücadele etmişti.

GAZİANTEP’TE ANADOLU EFES 10.KEZ KUPAYI MÜZESİNE GÖTÜRDÜ

Gaziantep’te düzenlenen Türkiye Kupası organizasyonunun finalinde Dusan Ivkovic’in öğrencileri Anadolu Efes, Zeljko Obradovic’in çalıştırdığı Fenerbahçe Ülker’i 70-60’lık skorla mağlup ederek kupayı 10.kez kazanma başarısı gösterdi.

Anadolu Efes, ilk turda Galatasaray Liv Hospital’ı 79-73 ve yarı finalde de Darüşşafaka Doğuş’u 88-73’lük skorlarla geride bırakarak finale ulaştı. Lacivert-beyazlılar, Şahinbey Spor Salonu’nda 6 binin üzerinde basketbolseverin takip ettiği final karşılaşmasında Dario Saric’in 17 sayı, 9 ribaund, Nenad Krstic’in 13 sayı, 12 ribaundu ve Thomas Heurtel’in de 12 sayı, 6 asistlik performanslarıyla kupaya uzandı.

Gaziantep’te organize edilen Türkiye Kupası’nda Anadolu Efes ile Fenerbahçe Ülker’in yanı sıra Pınar Karşıyaka, Banvit, Royal Halı Gaziantep, Rönesans TED Kolejliler, Darüşşafaka Doğuş ve Galatasaray Liv Hospital mücadele etmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’’Gizli tehlike çölyak: Belirtiler hafif, sonuçlar ağır olabilir’’ 9-15 Mayıs Dünya Çölyak Haftası kapsamında uzmanlar uyarıyor: Toplumda her 100 kişiden 1’ini etkileyen çölyak hastalığı çoğu zaman sessiz ilerliyor, tanı gecikebiliyor. Liv Hospital Ulus Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koruk, Çölyak hastalığı hakkında önemli bilgiler paylaştı. Genetik yatkınlığı olan bireylerde ortaya çıkan bu kronik hastalığın, ince bağırsakta hasara yol açarak besin emilimini bozduğunu belirten Koruk, erken tanı, doğru diyet ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını vurguladı. "Gluten hassasiyeti ince bağırsakta kalıcı hasara yol açabiliyor" Çölyak hastalığının temelinde gluten proteinine karşı gelişen anormal bağışıklık yanıtının bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. İrfan Koruk, şu bilgileri verdi: "Gluten; buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan gliadin ve glutenin proteinlerinden oluşur. Bu proteine karşı gelişen hassasiyet sonucunda ince bağırsakta besin emilimini sağlayan villus adı verilen yapılar düzleşir ve hasar görür. Bu durum vitamin, mineral ve diğer besin öğelerinin emilememesine neden olarak çok sayıda sistemik soruna yol açabilir." ’’Toplumda görülme sıklığı yüzde 1’e yakın’’ Dünya genelinde çölyak hastalığının görülme sıklığının yaklaşık yüzde 1 olduğunu belirten Koruk, tanı almamış hasta sayısının oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti: "Birçok hasta hafif veya atipik belirtiler nedeniyle uzun süre tanı alamayabiliyor. Bu da hastalığın ilerlemesine ve farklı organ sistemlerini etkilemesine neden oluyor." ’’Belirtiler sadece bağırsakla sınırlı değil’’ Çölyak hastalığının çok geniş bir klinik tabloya sahip olduğunu belirten Koruk, belirtilerin kişiden kişiye değişebildiğini söyledi: "Şişkinlik, kronik ishal veya kabızlık, karın ağrısı, yağlı ve kötü kokulu dışkı gibi sindirim sistemi bulgularının yanı sıra; açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk sık görülür. Bunun dışında demir eksikliği anemisi, kemik erimesi (osteoporoz), boy kısalığı, diş minesi bozuklukları ve kaşıntılı deri döküntüleri gibi bağırsak dışı bulgular da çölyak hastalığının önemli ipuçlarıdır." Tanı sürecinde doğru zamanlama kritik Tanı yöntemlerine değinen Prof. Dr. Koruk, şu uyarıda bulundu: "Kan testleri ile gluten ve bileşenlerine karşı oluşan antikorların ölçülmesi tanıda yol göstericidir. Ancak test öncesinde glutensiz diyete başlanması yanlış sonuçlara neden olabilir. Antikor testi pozitif olan bireylerde kesin tanı için endoskopi ile ince bağırsaktan biyopsi alınması gereklidir." "Tek tedavi ömür boyu glutensiz diyet" Çölyak hastalığında ilaç tedavisinin bulunmadığını belirten Koruk, tedavinin temelini beslenme düzeninin oluşturduğunu söyledi: "Buğday, arpa ve çavdar içeren tüm ürünler kesinlikle tüketilmemelidir. Ekmek, makarna, hamur işleri başta olmak üzere bu tahılları içeren tüm gıdalardan kaçınılmalıdır. Ayrıca işlenmiş gıdalarda gizli gluten bulunabileceği için etiket okuma alışkanlığı büyük önem taşır." Gizli gluten kaynaklarına dikkat Glutenin sadece temel gıdalarda değil, birçok işlenmiş üründe de bulunabileceğini vurgulayan Koruk, şu bilgileri paylaştı: "Hazır çorbalar, bulyonlar, salata sosları, soya sosu, paketli baharat karışımları ve işlenmiş et ürünleri riskli olabilir. Ürün içeriklerinde ‘hidrolize bitkisel protein’, kaynağı belirtilmemiş ‘nişasta’ veya ‘aroma verici’ ifadeleri varsa dikkatli olunmalı, gerekirse üretici firmadan bilgi alınmalıdır." İçecekler ve yulaf tüketimi konusunda uyarı "Bira, boza ve malt içeren içecekler kesinlikle tüketilmemelidir. Yulaf doğal olarak gluten içermese de üretim sırasında buğdayla temas edebileceği için çapraz bulaşma riski taşır. Bu nedenle yalnızca ‘glutensiz’ sertifikalı yulaf ürünleri tercih edilmelidir." Güvenli gıdalarla sağlıklı beslenmek mümkün Glutensiz beslenmenin doğru planlandığında sağlıklı bir şekilde sürdürülebileceğini belirten Koruk, şu önerilerde bulundu: "Pirinç, mısır, patates, kinoa, karabuğday gibi tahıllar; et, balık, yumurta ve baklagiller; katkısız süt ve süt ürünleri; taze sebze ve meyveler güvenle tüketilebilir. Çiğ ve katkısız kuruyemişler de beslenmede yer alabilir." Çapraz bulaşma ciddi risk oluşturuyor Ev ortamında bile gluten bulaşmasının bağırsak hasarını tetikleyebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Koruk, şu uyarılarda bulundu: "Aynı kesme tahtası, tost makinesi, kaşık veya süzgeçlerin kullanılması bulaşmaya neden olabilir. Kavanoz ürünlere glutenli ekmekle temas eden bıçakların sokulması dahi risklidir. Bu nedenle çölyak hastaları için ayrı mutfak ekipmanları kullanılmalı ve maksimum hassasiyet gösterilmelidir." Dışarıda yemek yerken bilinçli olunmalı Restoranlarda yemek yerken çölyak hastalığının mutlaka belirtilmesi gerektiğini söyleyen Koruk, "Personelden özel hazırlık talep edilmeli, çapraz bulaşma riski göz önünde bulundurulmalıdır" dedi. Diyetin dengeli olması önemli Glutensiz diyetin bazı besin öğeleri açısından yetersiz kalabileceğine dikkat çeken Koruk, şu değerlendirmede bulundu: "Glutensiz diyet bazen lif, demir ve B vitaminleri açısından fakir olabilir. Bu nedenle sadece paketli glutensiz ürünlere yönelmek yerine, besin değeri yüksek doğal gıdalar tercih edilmelidir." "Uzman takibi ihmal edilmemeli" Hastalığın düzenli takip gerektirdiğini vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koruk, sözlerini şöyle tamamladı: "Çölyak hastaları mutlaka bir gastroenteroloji uzmanı tarafından izlenmeli, gerekli durumlarda tetkikler ve endoskopik değerlendirmeler yapılmalıdır. Diyete uyumsuzluk durumunda hastalık ilerleyerek farklı organ ve sistemlerde ciddi sorunlara yol açabilir."
İstanbul Dünya Ralli Şampiyonası’nın Portekiz ayağında Ali Türkkan birinci oldu Castrol Ford Team Türkiye, Dünya Ralli Şampiyonası’nın Portekiz ayağını Junior WRC sınıfında birincilikle tamamladı. Ali Türkkan-Oytun Albayrak ikilisi, zorlu Portekiz Rallisi’nde elde ettikleri bu birincilikle şampiyonada liderle puan farkını iki puana kadar indirerek Türk bayrağını podyumda gururla dalgalandırdı. İkili geçen yıl Akropol Rallisi’nin ardından kariyerlerindeki üçüncü WRC zaferini Portekiz’de elde ederken, bu sonuçla üst üste ikinci galibiyetlerini kazandı. Türkiye’nin önde gelen motorsporları takımlarından Castrol Ford Team Türkiye, Dünya Ralli Şampiyonası’nın Portekiz ayağını sınıfında birincilikle tamamlayarak önemli bir başarı elde etti. Türkkan - Albayrak ikilisi, zorlu Portekiz Rallisi’nde Türk bayrağını birincilik kürsüsünde gururla dalgalandırdı. Yarışta mücadeleyi önde sürdüren fakat yaşanan talihsiz bir teknik sorun nedeniyle zaman kaybeden Ali Türkkan - Oytun Albayrak ikilisi, Portekiz Rallisi’nin son günü gösterdikleri olağanüstü performansla tabloyu tersine çevirmeyi başardı. Yarışın başından sonuna kadar sergiledikleri azim ve motivasyonla göz dolduran ekip Junior WRC’de birinciliğe ulaşarak ralliseverlere unutulmaz anlar yaşattı. Portekiz’in Porto, Lousa ve Arganil şehirlerinde düzenlenen ve toplam 23 etapta koşulan rallinin üçüncü gününden itibaren etkili olan yağmurlu ve değişken hava koşulları sürücülere adeta meydan okudu. 2026 Dünya Ralli Şampiyonası’nda Türk ekibin üçüncü yarışı olan Portekiz Rallisi, seyircinin büyük ilgi gösterdiği adrenalin dolu etapları, teknik olarak oldukça zorlayıcı parkurlarıyla sezon takviminin en önemli yarışlarından biri kabul ediliyor. Şampiyonanın en köklü ve ikonik etaplarından biri olarak gösterilen ve 1967’den bu yana WRC takviminde yer alan Portekiz Rallisi, kumlu ve çamurlu toprak zeminde sıklıkla kayalık ve çukurların ortaya çıktığı zorlu sürprizlerle sürücülere heyecan dolu anlar yaşatan karakteriyle ayrışıyor. Dünya Ralli Şampiyonası’nda bir sonraki durak: Finlandiya Rallisi Murat Bostancı’nın koçluğunda şampiyonluk hedefine ilerleyen Castrol Ford Team Türkiye Ekibi, Dünya Ralli Şampiyonası’nın kendileri için bir sonraki ayağı olan Finlandiya Rallisi’nde şampiyonluğu kovalamaya devam edecek. Ali Türkkan ve co-pilotu Oytun Albayrak’ın 30 Temmuz - 2 Ağustos tarihlerinde Türkiye’yi temsil edeceği Finlandiya Rallisi, Dünya Ralli Şampiyonası’nın en hızlı parkurlarına ev sahipliği yapıyor. Castrol Ford Team Türkiye, şampiyonluk yolunda yükselişini sürdürüyor Son iki sezonda Dünya Ralli Şampiyonası JWRC sınıfında ülkemize üst üste dünya üçüncülükleri kazandıran Castrol Ford Team Türkiye ekibi, zorlu Hırvatistan ve Portekiz rallilerinde elde ettiği derecelerle iddiasını koruyor. Takım , geçen yılki Acropolis Rallisi, bu yılki Hırvatistan Rallisi ve şimdi de Portekiz Rallisi’nde elde ettiğikleri sonuçlarla, Türkiye motor sporları tarihinde bir WRC kategorisinde üç kez birincilik kazanan ilk ekip olarak adlarını tarihe yazdırdı. İkili, Portekiz Rallisi’ndeki bu başarılarıyla şampiyonluk koşusunu ilk sırada sürdürüyor. Bir önceki yarış olan Hırvatistan Rallisi’nde elde ettikleri sonuçla, Türkiye motor sporları tarihinde bir WRC kategorisinde ikinci kez birincilik kazanan ilk ekip olarak adlarını tarihe yazdırdı. Ali Türkkan ve Oytun Albayrak ikilisi başarı çizgisini Portekiz Rallisi’nde sürdürdü. Takım, 5 yarıştan oluşan ve Eylül ayında Şili Rallisi ile sona erecek olan Junior WRC sınıfında Ali Türkkan ve co-pilotu Oytun Albayrak ile Türkiye’ye ilk dünya şampiyonluğunu kazandırmayı hedefliyor.