DİĞER SPORLAR - 29 Haziran 2021 Salı 12:24

Nihat Güler: 'Spor reçetesi projemizle doktorların yükünü hafifleteceğiz'

A
A
A
Nihat Güler: 'Spor reçetesi projemizle doktorların yükünü hafifleteceğiz'

Türkiye Salon Sporları Platformu Başkanı ve Tüm Spor İşletmeleri İşveren Sendikası Başkanı Nihat Güler, spor salonlarıyla ilgili yapılan çalışmalardan bahsetti. Spor reçetesi projesiyle doktorların yükünü hafifletmek istediklerini söyleyen Güler, “Medeni ülkelerde spor lüks değil, ihtiyaçtır. Bu nedenle KDV’nin yüzde 18’den yüzde 1’e düşürülmesini talep ediyoruz” dedi.

Türkiye Salon Sporları Platformu Başkanı ve Tüm Spor İşletmeleri İşveren Sendikası Başkanı Nihat Güler, Türkiye’deki spor salonlarının yaşadığı sıkıntılar ve yaptıkları çalışmaları İhlas Haber Ajansı’na anlattı. Hizmet sektörünün pandemide en çok zarar gören sektörlerin başında geldiğini ifade ederek sözlerine başlayan Güler, “Spor salonları çok etkilendi. Kapalı alanda hastalığın daha kolay yayılması ve saat kısıtlamaları çok zorladı. Akşam 8 sonrası ve 20 yaş altına uygulanan kısıtlamalar çok etkiledi. Şimdi açılmalar başladı. 1 Temmuz itibariyle saat kısıtlamaları da kalkınca daha iyi olacak. Halk da sosyalleşemedi ve hareketsiz kaldı. Bizler en güvenli mekanlar olduğumuzu söylüyoruz. Spor salonları olarak her türlü tedbirlerimizi aldık. Halkımız güven içinde sporunu yapabilir. 5 aya yakın kapalı kaldık. Kiralar devam etti, işletme gelirleri devam etti. Tabela vergisi, SSK gibi sorunlarımızı devlete ilettik. Devlet bizi muhatap kabul etti ve sorunları hızlı şekilde çözmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“Spor reçetesi projesiyle doktorların yükünü hafifletmek istiyoruz”
Spor salonlarını belli bir standart içinde yürütmek istediklerini söyleyen Nihat Güler, “Spor salonlarının kalitesini artırma, marka spor salonları çıkarma gibi projelerimiz var. Güzel bir proje ekibi hazırladık. Bunun yanında spor reçetesi projemiz var. Sağlık sisteminin üzerinden maddi ve manevi yükü almak istiyoruz. Dünyada 1-2 ülkede uygulanıyor bu. Mesela obezite hastasına, bel fıtığı olana doktorlar reçete yazsın ve bu devlet tarafından karşılansın. Bir obezite hastası aylarca, yıllarca spor yapmak zorunda kalabiliyor. Hastaneye gidip ameliyat olduğunda devlet bunun ödemesini yapıyor. İmkanı varsa spor yapıyor ama imkanı yoksa, tekrar aynı hastalık tekrar ediyor. Spor salonları olarak bu yükü paylaşabiliriz” ifadelerini kullandı.

“Spor lüks değil, ihtiyaçtır”
Spor salonlarındaki KDV oranıyla ilgili de konuşan Güler, “Yüzde 18 KDV’ye tabiyiz ve bu oran yüksek. Yüzde 18 KDV daha çok lüks tüketimde geçerlidir. Medeni ülkelerde spor lüks değil, temel ihtiyaçtır. Yeme-içme gibi bir ihtiyaç. Toplumsal bağışıklığın artmasında, kişinin manevi olarak rahatlamasında çok etkili. Mutluluk hormonu salgılıyor. KDV’nin yüzde 1’e düşürülmesini istiyoruz. Sporun insanlara maddi yük olmasını istemiyoruz. Bunun için de KDV’nin düşürülmesi gerek. Bununla ilgili bir imza kampanyası düşünüyoruz ve çalışmalara hız verdik. KOSGEB ile ilgili bir çalışmamız var. Spor salonları, destek programına alındı ancak yetkililerle görüştüğümüzde spor işletmelerinin almaya uygun olmadığını gördük. Ekipman desteği yok. Yeni bir arkadaş spor salonu açmak istediğinde 3 yıl işletmecilik yapmaması gibi ağır şartlar var. Bununla ilgili proje hazırlıyoruz ve ilgili bakanlıklara bunları sunacağız” açıklamasını yaptı.

Bozhan Memiş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Ramazan sofralarının yıldızı: Atom tatlısı Samsun’un geleneksel lezzetlerinden biri olan ve Ramazan ayında daha fazla talep gören atom tatlısı, iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Fırın ustaları, Ramazan’da artan talebi karşılamak için fazla mesai yapıyor. Fırın ustalarının yoğun mesai harcadığı atom tatlısı; yumurta akı, şeker ve sudan hazırlanıyor. Her yaş grubunun sevdiği bu tatlı, Ramazan ayında daha fazla ilgi görüyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan ve özel bir aparatla şekil verilen atom tatlısı, gevrek yapısı ve hafif bir tatlı olmasıyla biliniyor. Samsun halkı, bu özel lezzeti iftar sofralarında sıklıkla tercih ediyor. Samsun’a özgü olan tatlı, yerli ve yabancı turistler tarafından da beğenilirken, bilinirliği her gün kulaktan kulağa yayılıyor. Samsun’da 20 yılı aşkın süredir atom üreten usta Ramazan Belik, "Atom, Samsun’a özgü bir Ramazan tatlısı. Belki de başka illerde bu lezzeti bilen yoktur. Bu tatlı tamamen doğal malzemelerden yapılıyor. İçerisinde hiçbir katkı maddesi yok. Şeker, su ve yumurta beyazı kullanarak bu mükemmel tatlıyı üretiyoruz. Vatandaşlar atoma Ramazan’da yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle iftara yakın saatlerde görenlerin canı çekiyor. Alıp, iftardan sonra da evlerinde yiyorlar. Atom, lezzetli olduğu kadar çok uygun fiyatlı bir tatlı. Samsunlu olup da başka şehirde yaşayanlar, ikamet ettikleri şehre giderken bu tatlıyı götürüyorlar. Bilmeyen insanlar da atomu tadıp beğeniyor ve Samsun’a yolu düştüğünde almadan memleketlerine gitmiyorlar" dedi. "Geceleri 3-4 saat uyuyup, günde 10 bin atom yapıyoruz" Artan talep nedeniyle geceleri az uyuyup atom ürettiklerinin altını çizen Belik, "Ramazan’da adetini sayamayacak kadar çok atom yapıyoruz. Kaç kazan yaptığımızı bile sayamıyoruz. Aşırı yoğun bir taleple karşı karşıyayız. Gece gündüz atom yapıyoruz. 3-4 saatlik uykuyla duruyoruz. Böyle bir tempoda çalıştığımızda günde 10 bin adede kadar atom yapıyoruz. Simit 240 derecede yoğun ateşte pişerken, atom ise 170 derecede ve ateş olmadan tam 1 saatte pişiyor" diye konuştu. Samsun’dan memleketine dönen vatandaşlar tarafından Türkiye’nin farklı illerine taşınan atom tatlısı, her Ramazan ayında bilinirliğini artırmaya devam ediyor. Atomun fiyatı ise boyutuna göre 5 TL ile 20 TL arasında değişiyor.
Erzurum Sahur sofrasında öğrencileri yalnız bırakmadı Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, bu Ramazan’da da öğrenci evlerinde iftar ve sahur yapma geleneğini devam ettirdi. Erzurum’un Yakutiye ilçesi Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, Ramazan ayının ilk günlerinde üniversite öğrencileriyle sahur sofrasında bir araya geldi. Yakutiye’de öğrencilerin kaldığı bir evi ziyaret eden Uçar, sahur için mutfağa geçerek kendi elleriyle menemen hazırladı. Ocağın başına geçen Başkan Uçar öğrencilerle koyu sohbet ve samimi muhabbet eşliğinde menemen pişirip sahur sofrasına birlikte oturdu. Öğrencilerin gönüllerine dokundu Eğitim için memleketlerinden ayrılarak Erzurum’a gelen; Mersin, Erzincan, Nevşehir, Bursa ve Ankaralı öğrencilerle aynı sofrayı paylaşan Uçar, Ramazan’ın bereketini ve kardeşlik iklimini sahur vaktinde öğrencilerle birlikte yaşadı. Her yıl geleneksel olarak öğrenci evlerine misafir olan Uçar, bu Ramazan’da da geleneği bozmadı. Hazırladığı menemenle sofraya hem lezzet hem de sıcaklık katan Uçar’ın ziyareti, öğrencilerin gönüllerine dokundu. Başkan Uçar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Sahurda üniversiteli öğrenci kardeşlerimizin evine misafir olduk. Koyu bir sohbet ve muhabbet eşliğinde hazırladığımız menemen ile soframızı şenlendirdik. Gönül kapılarını bizlere açan kıymetli kardeşlerime teşekkür ediyor, sağlık, huzur ve hayırlarla dolu bir ömür diliyorum."