DÜNYA - 04 Mart 2025 Salı 20:02 | Son Güncelleme : 04 Mart 2025 Salı 20:09

New York Polis Teşkilatı’nda ilk kez "Hilal Yakma Töreni" düzenlendi

A
A
A

New York Polis Teşkilatı (NYPD) Müslüman Polisler Derneği, Ramazan ayının üçüncü günü olan 3 Mart 2025 akşamı, Manhattan’da bulunan New York Polis Merkezi’nde ilk kez "Hilal Yakma Töreni" düzenledi. Bu etkinlik, NYPD bünyesinde görev yapan 3 binden fazla Müslüman polis memurunun toplumla bağlarını güçlendirmek ve Ramazan ayının anlamını vurgulamak amacıyla gerçekleştirildi. Tören, Müslüman polislerin teşkilat içindeki varlığını pekiştirirken, farklı inanç toplulukları ile NYPD yönetimi arasında birlik ve kapsayıcılık mesajı verilmesini sağladı.

"Müslüman polisler ve NYPD arasında köprü kuruyoruz"

New York Polis Teşkilatı’nda başkomiser olarak görev yapan Ali Hamutoğlu, aynı zamanda NYPD Müslüman Polisler Derneği’nin başkan yardımcısı olarak etkinliğin organizasyonunda önemli bir rol oynadı.

Hamutoğlu açıklamasında, "Derneğimizi yaklaşık 19 yıl önce kurduk. O günden bu yana farklı etkinlikler düzenleyerek, Müslüman halk ile NYPD arasında bir bağ kurduk. Ramazan ayı vesilesiyle teşkilat içinde bir süsleme yaparak, Ramazan'ın manevi atmosferini yansıtmak istedik. Bu etkinlik, hem teşkilattaki Müslüman polislerin Ramazan’ı idrak ettiklerini göstermek hem de toplumsal dayanışmayı güçlendirmek adına önemli bir adım oldu." sözlerine yer verdi.

New York Polis Teşkilatı’nda 3 binden fazla Müslüman polis memurunun olduğunu belirten Hamutoğlu, bunlardan yaklaşık 100’ünün Türk kökenli olduğunu ifade etti. "Sayımız az olabilir ancak NYPD içindeki Müslüman varlığı her geçen gün daha görünür hale geliyor" dedi.

"Hilal, sadece bir sembol değil, dayanışmanın da mesajıdır"

NYPD Müslüman Polisler Derneği Başkanı Yüzbaşı Waheed Akhtar, Hilal Yakma Töreni’nin, Müslüman inancının bir sembolü olarak algılanmasının yanı sıra, teşkilat içindeki birlik ve kapsayıcılığın da bir göstergesi olduğunu belirterek, "Hilal, Müslüman inancının sembollerinden biridir. Ancak bizim amacımız, sadece dini bir ritüel gerçekleştirmek değil, kapsayıcılığa dair bir mesaj vermekti. Bu etkinlik, NYPD içinde çalışan farklı inanç gruplarını bir araya getirerek ortak değerlerimizi vurgulamamızı sağladı." dedi. Akhtar, etkinliğin, sadece Müslüman polisler için değil, aynı zamanda NYPD bünyesindeki tüm çalışanlar ve ziyaretçiler için de bir farkındalık yaratmayı amaçladığını söyledi ve "Hilali gören herkes, Ramazan ayının ne anlama geldiği konusunda bilinç kazanacak. Müslüman toplumun kimliğini ve inancını anlamak için bir fırsat sunacak." ifadelerini kullandı.

NYPD için geleneksel hale getirilen büyük Ramazan etkinliği

NYPD Müslüman Polisler Derneği, yalnızca dini sembollerle farkındalık yaratmayı değil, aynı zamanda iftar programları düzenleyerek Müslüman polislerin toplulukla bağlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Dernek, 2018 yılından bu yana NYPD Emniyet Genel Müdürlüğü’nde geniş katılımlı iftar organizasyonları düzenliyor. Hamutoğlu, bu yıl 20 Mart’ta düzenlenecek olan iftar programında 700-800 kişinin ağırlanacağını ve NYPD’nin üst düzey yetkililerinin de bu organizasyona katılacağını belirterek, "Ramazan ayı, sadece oruç ve ibadet ayı değil, aynı zamanda dayanışma ve paylaşma ayıdır. Polis teşkilatı içinde Müslüman memurların da var olduğunu göstermek ve toplumla daha güçlü bağlar kurmak adına bu tür etkinlikler çok önemli. 20 Mart’taki iftar programımıza NYPD Emniyet Müdürü de katılacak ve bizlerle birlikte iftar açacak." şeklinde konuştu.

Farklı inanç toplulukları da etkinliğe katıldı

Etkinlik, sadece Müslüman polisleri değil, NYPD bünyesindeki farklı inançlardan yetkilileri de bir araya getirdi. Törende New York Emniyet Genel Müdürü Jessica Tisch, NYPD’nin resmi imamı Tahir Kukaj, Yahudi haham Alvin Kaas ve Papaz David Cassato da yer aldı.
Emniyet Genel Müdürü Jessica Tisch, NYPD’nin farklı inançlara saygı gösteren kapsayıcı bir teşkilat olması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
"NYPD, toplumun her kesimini temsil eden bir yapıya sahip. Polis teşkilatı içinde farklı inançlardan pek çok kişi var ve bu çeşitlilik bizim gücümüzdür. Bugünkü etkinlik, sadece Müslüman toplum için değil, hepimiz için bir dayanışma mesajı veriyor."
Yahudi toplumu temsilcisi Haham Alvin Kaas, etkinlikte yaptığı konuşmada, dinler arası hoşgörünün önemine dikkat çekerek, "Ramazan ayı, Müslümanlar için önemli bir ibadet dönemi, ancak bizler farklı inançlardan bireyler olarak bir araya gelerek ortak insani değerlerimizi paylaşabiliriz. Bugün burada olmaktan onur duyuyorum." ifadelerini kullandı.
Papaz David Cassato ise, NYPD bünyesinde dinler arası diyaloğun önemini vurgulayarak, etkinliğin birlik ve beraberlik mesajı taşıdığını ifade etti.
Tören, katılımcıların birlikte dua etmesi ve hoşgörü mesajları vermesiyle son buldu. Etkinlik sonrasında düzenlenen iftar yemeğinde, farklı inançlardan polis memurları ve NYPD yöneticileri aynı sofrada bir araya gelerek Ramazan’ın manevi atmosferini paylaştı. New York Polis Teşkilatı’nın bu yıl ilk kez düzenlediği etkinliğin, önümüzdeki yıllarda geleneksel hale getirilmesi planlanıyor.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İletişim Başkanlığı’ndan dezenformasyona geçit yok: İngiliz gazetesi asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), The Telegraph gazetesinin Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddialarına müdahale ederek çürüttü. Türkiye’nin stratejik iletişim kanalları, uluslararası medyada yayılan geniş çaplı bir dezenformasyon operasyonunu daha başarıyla çürüttü. The Telegraph gazetesi, Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddiaları İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) müdahalesi sonrası geri çekmek zorunda kaldı. Söz konusu iddialarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran veya Lübnan’a yönelik muhtemel bir saldırıyı "Türkiye’ye yapılmış sayacağı" ve "İsrail’in Türkiye tarafından işgal edileceğine" dair açıklamalarda bulunduğu öne sürülmüştü. İsrail destekli sosyal medya hesapları ve çeşitli mecralar tarafından dolaşıma sokulan bu dezenformasyon, kısa sürede İngiliz The Telegraph gazetesi tarafından da haberleştirilerek uluslararası boyuta taşındı. Gazete özür diledi İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, iddiaların ardından hızla harekete geçerek söz konusu söylemleri çürüttü ve Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bölgedeki barış, istikrar, huzur ve güvenlik odaklı duruşunu net şekilde ortaya koydu. İletişim Başkanlığı’nın kararlı ve etkin duruşu neticesinde gazete, asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı. İçeriği giren editör, sosyal medya üzerinden bir açıklama yaparak özür diledi. İsrail medyası gerçeğe daha fazla kayıtsız kalamadı İsrail’in en etkili medya organlarından biri olan Maariv, İletişim Başkanlığı’nın yalanlama metnini ve gerçek bilgileri yayınlamak zorunda kaldı. Bu gelişme, Türkiye’nin uluslararası dezenformasyon operasyonlarına karşı yürüttüğü ‘hakikat mücadelesinin’ başarısını bir kez daha gözler önüne serdi. İletişim Başkanlığı’nın sonuç odaklı müdahalesi, sadece haberi sildirmekle kalmadı, aynı zamanda uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye hakkındaki haberlerinde daha ihtiyatlı bir dil kullanması gerektiğini tescilledi.
Kayseri AKİB’den Hulusi Akar’a destek: "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar, son günlerde yaşanan provokatif gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’ne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’a yönelik gerçekleştirilen saldırıları sert bir dille kınadı. Hızar, özellikle Paskalya Bayramı vesilesiyle yapılan provokatif eylemlerin tesadüf olmadığını vurgulayarak, bu girişimlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğini hedef aldığını ifade etti. Ali Hızar açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Şanlı Türk Bayrağımıza uzanan hain elleri daha önce nasıl kırdığımızı en iyi bilen odakların, bugün yeniden benzer provokasyonlarla karşımıza çıkması asla kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti’mize, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve Sayın Hulusi Akar Paşamıza yönelik gerçekleştirilen bu çirkin eylemleri şiddetle kınıyoruz." "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Hızar, Hulusi Akar’ın hem Türkiye hem de Kayseri için büyük bir değer olduğunu vurgulayarak, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Hulusi Akar, Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur. Devletimize ve milletimize yıllarca büyük bir sadakatle hizmet etmiş bir komutanımıza ve devlet adamımıza yönelik yapılan her saldırı, aslında doğrudan milletimizin iradesine yapılmış bir saldırıdır. Paşamıza sonuna kadar destek olacağız." "Türkiye’nin gücünü kimse sınamaya kalkışmasın" AKİB olarak her zaman devletin ve milletin yanında olduklarını belirten Hızar, Avrupa’da yaşayan yüz binlerce Kayserili adına da güçlü bir mesaj vererek, "Hiç kimse ülkemizin birliğini, beraberliğini ve milli değerlerini hedef alarak bir sonuç elde edebileceğini düşünmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti, köklü geçmişi, güçlü iradesi ve kararlı duruşuyla bu tür girişimlere asla boyun eğmez. Bizler de Avrupa’daki Kayserili iş insanları olarak; bayrağımıza, devletimize ve milli iradeye yönelen her türlü saldırı karşısında duruşumuzu açık ve net bir şekilde ortaya koymaya devam edeceğiz. Kimse Türkiye’nin gücünü sınamaya kalkışmasın" ifadelerini kullandı. AKİB’in bu açıklaması, Avrupa’daki Türk toplumunun milli konulardaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyarken, birlik ve beraberlik vurgusunun altı güçlü şekilde çizildi.
İstanbul "Direniş ve Adalet" temalı Kısa Film Senaryo Yarışması’na başvurular 15 Mayıs’ta sona eriyor Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği Kısa Film Senaryo Yarışması’na başvurular 15 Mayıs’ta sona eriyor. Yarışmada dereceye giren projelere 725 bin TL ödül ve 500 bin TL yapım desteği verilecek. Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenen "Direniş ve Adalet" temalı Kısa Film Senaryo Yarışması için geri sayım başladı. Genç senaristlere önemli fırsatlar sunan yarışmada son başvuru tarihi 15 Mayıs olarak açıklandı. 15 Temmuz’un 10’uncu yılına doğru ilerlenirken hayata geçirilen yarışma, toplumsal hafızayı sanatın estetik diliyle geleceğe taşımayı amaçlıyor. Katılımcılardan direniş ve adalet kavramlarını yalnızca tarihsel bir çerçevede değil, evrensel, insani ve vicdani boyutlarıyla ele alan özgün hikayeler geliştirmeleri bekleniyor. Dereceye giren projelere toplam 725 bin lira ödül Yarışmada dereceye giren projelere toplam 725 bin lira ödül verilecek. Ayrıca birinci seçilen senaryo, 500 bin liralık yapım desteğiyle profesyonel bir kısa filme dönüştürülecek. Ortaya çıkacak film, 15 Temmuz 2027’de düzenlenecek anma etkinliklerinde izleyiciyle buluşturulacak. Yarışmanın seçici kurulunda yönetmen ve senarist Faysal Soysal ile birlikte Gülin Tokat ve Yıldız Ramazanoğlu yer alıyor. Kurul, temanın özgün işlenişi, dramatik yapı, karakter derinliği ve sinematografik potansiyel gibi kriterler üzerinden değerlendirme yapacak. 18 yaşını doldurmuş tüm katılımcılar başvurabiliyor Yarışmaya 18 yaşını doldurmuş tüm katılımcılar başvurabiliyor. Senaryoların özgün ve daha önce yayımlanmamış olması gerekirken, metinlerin en fazla 15 sayfa uzunluğunda olması şartı aranıyor. Başvurular dijital ortamda gerçekleştiriliyor. Yarışmaya son başvuru tarihi 15 Mayıs olurken, ön eleme sonuçlarının 15 Haziran tarihinde, ödül töreni ise 15 Temmuz tarihinde yapılacak. Katılımcılar yarisma@zeytinburnu.ist adresi üzerinden başvuru yapabilecek. Yarışmaya ilişkin detaylı bilgilere Zeytinburnu Belediyesi’nin resmi internet sitesinden ulaşılabiliyor. "Direniş ve Adalet" temalı yarışma, genç senaristlere yalnızca ödül değil, fikir aşamasındaki projelerini profesyonel bir prodüksiyonla hayata geçirme imkanı da sunuyor. Yarışma, kültür-sanat alanında kalıcı eserler üretmeyi ve toplumsal hafızayı sanat yoluyla canlı tutmayı hedefliyor.