DİĞER SPORLAR - 01 Ağustos 2014 Cuma 15:31

Kunduz Güreşlerinde Fatih Atlı Başpehlivan

A
A
A
Kunduz Güreşlerinde Fatih Atlı Başpehlivan

Samsun’un Vezirköprü ilçesinde Kültür Sanat, Doğa ve Turizm Festivali kapsamında Kunduz Yaylası’nda düzenlenen güreşlerde Kırkpınar Başpehlivanı Fatih Atlı, başpehlivanlığı kazandı.

Güreşleri eski Gençlik ve Spor Bakanı Samsun Milletvekili Suat Kılıç, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Samsun İl Başkanı Fuat Köktaş, Vezirköprü Kaymakamı Mahmut Kaşıkçı, Belediye Başkanı İ. Sadık Edis, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve 20 bine yakın vatandaş izledi.
Kunduz Yaylası’nda düzenlenen güreşlere katılan 170 güreşçi 400 kilogram yağ tüketirken, yapılan ağalık yarışının 250 bin lirayla Bilal Acar kazandı.

KIRKPINAR BAŞPEHLİVANLARI GÜREŞTİ
Yağlı güreşlerde Kırkpınar Başpehlivanı Fatih Atlı, İsmail Balaban, Şaban Yılmaz, Recep Kara, Mehmet Yeşilyeşil’in yanı sıra Kırkpınar’da güreşmiş 22 pehlivan mücadele etti. Başpehlivanların kıyasıya kapıştığı güreşlerde 2009-2011 Kırkpınar Başpehlivanı Mehmet Yeşilyeşil ile 2014 Kırpınar Başpehlivanı Fatih Atlı finale kaldı. Seyredenlere büyük şevk veren final güreşinde rakibini yenen Fatih Atlı, Kunduz Yaylası güreşlerinin başpehlivanı oldu.

YILMAZ: “10 AĞUSTOS ÇOK ÖNEMLİ”
Güreşleri takip eden Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz yaptığı açıklamada, “Güreşi seyretmek bir coşku, düzenlemek bir coşku. Bugün yaşlısından gencine, hatta hanımefendiler var güreşi seyrediyorlar. Bunlar çok güzel şeyler. Bu tablolarla gurur duyuyoruz. Şimdi bizim önümüzde bir 10 Ağustos’umuz var. 10 Ağustos’taki Cumhurbaşkanlığı seçimini de aynı oranda önemsiyoruz. Başbakanımızı Cumhurbaşkanlığı’na taşıyacak olan o gün bütün gücümüzle, bütün gayretlerimizle seçime dönük olan hassasiyetlerimizi ve gayretlerimizi ortaya koyma yönünde çaba içerisindeyiz. Bugün de Kunduz Dağı’nda organize edilen etkinliğe katkı verelim dedik. Ata sporunun temelinde centilmenlik var. Sporda centilmenliğin hakin olduğu bir ortam gördüm burada. Güzel bir müsabaka izlemişliğin rahatlığıyla dönüyorum. Başbakanımızı Cumhurbaşkanlığı’na taşıyacak olan kampanya ve çalışmalarımıza katkı vermek üzere Samsun’a dönüyoruz” dedi.

KÖKTAŞ: “SİYASET ALANINDA BİR KIRKPINAR’IMIZ VAR”
İl başkanı Fuat Köktaş da, “Samsun’un sembollerinden bir yeri Vezirköprü Kunduz Yaylası’ndayız. Vezirköprü Kunduz deyince de güreş olmadan, er meydanı olamadan Kunduz’un bir anlamı yok. Bu gün burada ata sporumuzun geliştirilmesi ve devam ettirilmesi adına bir organizasyonuna katıldık. Bu organizasyonu düzenleyenlere teşekkür ediyorum. Bizim de siyaset alanında bir Kırkpınar’ımız var, er meydanımız var. Türkiye 10 Ağustos’ta bir mücadelenin içerisine girecek” diye konuştu.

KILIÇ’TAN SİTEM
Eski Spor Bakanı Suat Kılıç ise yaptığı açıklamada, “Vezirköprü Kunduz Yaylası’nı da hem milli takımlar kampına kavuşturmak hem de güreş tribünlerine kavuşturmak için çalışmalar yapıyoruz. Çünkü bu coğrafya bunu hak ediyor. Burası gerçekten bölgenin Kırkpınar’ı. Kırkpınar’daki pehlivanların yetiştiği yer burası. Kırkpınar’a başpehlivanlık müsabakalarında başpehlivan yetiştiren meydanda yine Vezirköprü Kunduz Dağı er meydanı. Buraya gelenler Kunduz Dağı ormanlarında, çam ormanlarında, Vezirköprü Kanyon’da otantik kentlerinde tarihe ve doğaya yolculuk yapma imkanına sahipler. Fakat Samsunlulara bir sitemim var. Bizim bütün çabalarımıza rağmen Samsunlular, Samsunun tarihi, doğal ve kültürel değerlerine sahip çıkamıyorlar. Biz gerekenleri yapıyoruz, yolları yapıyoruz bunda bir problem yok. Samsunlulardan tek beklediğimiz senede birkaç günlerini ayırsınlar buralara gelsinler, bu coşkuya, bu heyecana ortak olsunlar. Samsun bir spor kenti. 2017 senesinde İşitme Engelliler Dünya Olimpiyatını Samsun’a aldık. Spor kenti Samsun’un insanlarının da bu spor müsabakalarına sahip çıkmaları yakışır” şeklinde konuştu.  

AHMET ŞÜKRÜ ULUÇAY - HAKAN AKGÜN
SAMSUN

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’dan 8 Mart’ta güçlü eşitlik mesajı CHP İstanbul İl Başkanlığı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında seminer düzenlendi. Kadınların çalışma hayatındaki yeri, karşılaştıkları engeller, yapısal eşitsizlikler ve çözüm önerilerinin ele alındığı buluşmada, yerel yönetimlerin eşitlik politikalarına dair önemli mesajlar verildi. Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM) koordinasyonunda ILO 190 kapasite geliştirme süreci kapsamında gerçekleşen etkinlikte; çalışma yaşamında şiddet ve tacizin önlenmesi, kurumsal mekanizmaların oluşturulması ve yerel yönetimlerin sorumluluğu masaya yatırıldı. Toplantıya Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen’in yanı sıra, CHP Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Politika Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, CHP Kadın Kolları İl Başkanı Hatice Selli Dursun, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Serhan Dedetaş, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu ve Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu da katıldı. "Eşitlik bir iyi niyet beyanı değil kurumsal sorumluluktur" Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen konuşmasında, kadın emeğinin yalnızca ekonomik değil, toplumsal dönüşümün de temel gücü olduğuna dikkat çekti. Kadınların çalışma hayatında çoklu eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını belirten Köymen, ücret adaletsizliği, güvencesizlik, karar alma mekanizmalarından dışlanma ve şiddet riskinin yapısal sorunlar olduğunun altını çizdi. Köymen, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün çalışma yaşamında şiddet ve tacizin önlenmesini esas alan ILO 190 Sözleşmesi’nin önemine değinerek, "Bu metin yalnızca bir imza değil, bir dönüşüm programı olarak ele alınması gerekiyor. Maltepe Belediyesi’nde bu kapsamda birimler arası kadın temsilcilerden oluşan uyum komisyonu kuracağız, ölçme ve izleme mekanizmalarını devreye alarak belediyeye özgü bir politika belgesini de meclis onayına sunacağız. Ölçmeden iyileştiremeyiz. Anonim anketler, değerlendirme formları ve endeks çalışmalarıyla mevcut durumu objektif verilerle ortaya koyacağız. Eğitim programları ve bilgilendirme çalışmalarıyla süreci tüm çalışanlara yayacağız" diye konuştu. Kadın emeği görünür olacak Köymen, yerel yönetimlerin eşitliğin en güçlü inşa alanı olduğunu belirterek, Maltepe’de kadınların yalnızca hizmet alan değil; karar veren, üreten ve yöneten özne olduğu bir kent anlayışını savunduklarını söyledi. Kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen projeler, dayanışma merkezleri ve kooperatif iş birliklerinin bu vizyonun parçası olduğunu dile getirdi. Konuşmasında kültür-sanat alanındaki eşitlik çalışmalarına da değinen Köymen, "Mahallemizin Kadınları Sinema Yapıyor" projesinin kadınların kendi hikâyelerini kamusal alana taşıdığı güçlü bir eşitlik adımı olduğunu ifade etti. Farklı sosyo-ekonomik geçmişlerden kadınların kendi emekleriyle film üretmesinin, kadın sözünü görünür kıldığını vurguladı. "Kadın hakları demokrasi meselesidir" Kadın cinayetlerinin ve kadınların maruz kaldığı her türlü eşitsizliğin politik olduğuna işaret eden Köymen, kadın hakları mücadelesinin "annemiz, bacımız" söylemiyle sınırlandırılamayacağını söyledi. Bunun bir eşitlik, özgürlük ve adalet meselesi olduğunu belirten Köymen, şiddetsiz ve güvenli çalışma alanları oluşturma kararlılığını yineledi. Etkinlik, kadın emeği ve toplumsal eşitlik mücadelesinin yerel yönetim politikalarıyla güçlendirilmesi gerektiği yönündeki ortak mesajla sona erdi.
Sakarya Otomobilin kapılarına zulalanmış cephanelik polis ekiplerince yakalandı Sakarya’nın Hendek ilçesinde durdurulan araçta zulalanmış halde bin 460 adet silah parçası ele geçirildi. Hendek Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince silah kaçakçılığı ve ticaretinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar çerçevesinde N.K. isimli şahsın silah kaçakçılığı yaptığı tespit edildi. Teknik ve fiziki takibin ardından şüpheli, kullandığı araçla birlikte Hendek ilçesi Anadolu Otoyolu gişelerinde yakalanarak gözaltına alındı. Araçta yapılan aramalarda arka iki kapıya zulalanmış halde; 55 adet sürgü kapağı, 52 adet namlu, 46 adet sürgü tutucu, 45 adet icra mili ve yayı, 45 adet sürgü arka kapağı, 50 adet sürgü tutucu yayı, 44 adet gez, 74 adet arpacık, 235 adet silah mili, 44 adet iğne, 45 adet silah seri numarası, 42 adet gövde mandalı, 248 adet yay, 46 adet silah pimi, 45 adet kovan atıcı, 44 adet tetik kolu, 63 adet şarjör sabitleme klipsi, 55 adet sürgü tırnağı, 45 adet tetik, 44 adet tetik mekanizma metal bileşeni, 47 adet tetik mekanizma plastik bileşeni, 45 adet korkuluk ve 1 adet şarjör olmak üzere toplam bin 460 adet silah parçası ele geçirildi. Ele geçirilen silah parçalarıyla 55 adet tabanca yapılabileceği anlaşıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli N.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Giresun Fındıkta don endişesine bilimsel açıklama: "Şu an risk yok, fayda var" Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Doç. Dr. Ali Turan, mart ayında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ve soğuk havanın fındıkta zirai don riski oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fındığın kış döneminden yeni çıktığını belirten Doç. Dr. Turan, bitkinin soğuklama ihtiyacı bulunduğunu vurgulayarak, "Fındığın soğuklama ihtiyacı var. Kışın soğuk geçmesi gerekiyor ki bitki normal ihtiyacını karşılayabilsin. Şu anda yüksek kesimlerde hava soğukluğu var. Henüz tomurcuklar kabarma aşamasına gelmediği ve yapraklanma olmadığı için mevcut soğukların olumsuz bir sonuç olarak zirai don riski beklenmiyor" dedi. Kar yağışı fayda sağlayacaktır Özellikle ilkbahar geç donlarına dikkat çeken Turan, geçmiş yıllarda yaşanan don olaylarının daha çok sürgünlerin oluştuğu dönemde zarar verdiğini hatırlatarak, "Mart sonu ve nisan başı gibi dönemlerde, örneğin 2004, 2014 yıllarında olduğu gibi sürgünlerin tam oluştuğu evrede don zararları görüldü. Şu an ise özellikle yüksek kesimlerde tomurcuklar henüz kabarmaya başlamadı. Bu nedenle sıcaklığın eksi 3, eksi 5 hatta eksi 8 derecelere kadar düşmesi fındığı etkilemeyecek; aksine soğuklama ihtiyacının karşılanması yönüyle pozitif etki yapacaktır" ifadelerini kullandı. Kritik dönem Mart sonu - Nisan başı Mevcut tabloya göre endişe edilecek bir durum olmadığını kaydeden Turan, "Araziyi de gezip gözlemledik. Şu an itibarıyla kaygı verici bir durum yok. Bitkilerin vernalizasyon dediğimiz soğuklama ihtiyacını karşılaması gerekiyor. Bu ihtiyaç karşılanmadan gerçekleşen çiçeklenme ve yapraklanma sağlıklı olmaz. Çiftçilerimizin ‘Kış sert geçti, verim yüksek olacak’ şeklindeki söylemleri de bu biyolojik gerçeğe dayanıyor. Mart sonu ve nisan başında yeni bir soğuk hava dalgası yaşanmadığı sürece don riski görülmüyor" diye konuştu. Doç. Dr. Turan ayrıca, bu dönemde azotlu gübre uygulamasının yapılabileceğini sözlerine ekledi.