DİĞER SPORLAR - 23 Temmuz 2015 Perşembe 17:05

Kırkpınar’ın son şampiyonu iddialı konuştu: En büyük benim

A
A
A
Kırkpınar’ın son şampiyonu iddialı konuştu:  En büyük benim

653. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanı Fatih Atlı, bu yıl da ikinci kez altın kemere uzanmak istediğini belirterek, "En büyük, en iddialı güreşçi şu anda kendimi görüyorum. İnşallah Allah kaza bela vermediği taktirde de bunu başaracağım" dedi.

Kırkpınar’ın ‘Son şampiyon’ ünvanlı, altın kemerli Başpehlivanı Fatih Atlı, altın kemeri ikinci kez kazanarak memleketi Samsun Ladik’e götürmek istediğini söyledi. Atlı, hem psikolojik hem de fiziksel açıdan her yönden kendini hazır hissettiğini dile getirerek, "Çok iddialı geldik. En büyük, en iddialı güreşçi şu anda kendimi görüyorum" ifadelerini kullandı.

"ALTIN KEMERİN EBEDİ SAHİBİ OLMAK İSTİYORUM"

Altın kemerin ebedi sahibi olmak istediğini de belirten Atlı, "Geçen yıl aldıktan sonra buna iyice inandık. Allah kaza bela vermediği taktirde eğer bu yıl da ikinci kez altın kemeri alırsam, üçüncü yılın bizim için daha kolay olacağını düşünüyorum. Çünkü rakiplerimizi çok iyi analiz ettik. Bütün açıklarımızı, eksiklerimizi giderdik. Ustam Bayram Ertan bu konuda bize bütün tecrübelerini, hazırlıklarını döktü. İnşallah bizde en iyi şekilde uygulayıp, hedefimiz olan ikinci ve üçüncü kemere ulaşırız" şeklinde konuştu.

"HEM FİZİKSEL HEM DE PSİKOLOJİK OLARAK HAZIRIM"

Atlı, geçtiğimiz yıl Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin ardından ara vermeden hazırlıklarına devam ettiğine de değinerek, "Geçen yıl 22 Haziran’dan itibaren biz 2015’in hazırlıklarına başladık. Sezonumuz Nisan ayı itibariyle başladı ve kazasız belasız bir sezon geçirdik. Grup olarak bu yıl çok iddialı geldik. Hedefimiz bu yıl buradan en az 4-5 tane madalya almak. Tabi ki benim şahsi hedefim, altın kemere ikinci kez uzanıp memleketime Samsun’a Ladik’e ikinci kez altın kemeri götürmek istiyorum. Bunun için şu anda fiziksel olarak, psikolojik olarak her yönden hazırım. İnşallah Cumartesi günü start alan güreşlerde tüm yarışmacı arkadaşlarıma başarılar diliyorum" diye konuştu.

"ŞAMPİYONU KURA ÇEKİMLERİ BELİRLEYECEK"

Şampiyonluk yolunda kura çekimlerinin belirleyeceği olacağını vurgulayan altın kemerli Başpehlivan Fatih Atlı, "Rakip olarak geçen yıl final yaptığım İsmail Balaban var, Orhan Okulu var, Mehmet Yeşil var, Osman Aynur, Recep Kara, Şaban Yılmaz gibi bütün rakiplerimizle aşağı yukarı dengiz. Burada birinciyi ben kuralların belirleyeceğini düşünüyorum. Çünkü hava da çok sıcak olacak ve çok uzun maçlar yapan bir sonraki müsabakada düşüşe geçecektir. Bunun avantajı ve dezavantajı var. Burası tabi nasip, kısmet meselesi. Biz elimizden gelenin en iyisini yapacağız" şeklinde konuştu.

"SICAK HAVA MUTLAKA ETKİLEYECEKTİR"

Atlı, Edirne’nin mevsimine uyum sağlamak için antrenman yaptıklarını belirterek, "Biz çok yüksek rakımlardan geldik. Uyum sağlamak için birkaç gün erken geldik. Bugün ter antrenmanı yapacağız. Vücudumuzu Edirne sıcağına göre ayarlayacağız. Tabi ki bütün hazırlıklarımızı buraya göre yaptık. Form grafiğimizi buraya yükselttik. Ben şartlar eşit olduğu için bir olumsuzluk olacağını düşünmüyorum" dedi.

"ALİ GÜRBÜZ SON YILLARIN EN İDDİALI İSMİ"

Ali Gürbüz’ün son yıllardaki en iddialı isim olduğuna değinen Atlı, "Onun güreşe gelmesi gerçekten yağlı güreşe çok heyecan, bir yenilik getirecek. Arkadaşıma buradan tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. 2016’da onunla görüşmek dileğiyle. Buradan sonsuz saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum kardeşime" ifadelerini kullandı. 

KORAY USTABAŞI

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Doç. Dr. Bingöl: "Bağımlılıkla mücadele toplumsal seferberliktir" Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kantarcı Bingöl, bağımlılıkla mücadelenin toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Bingöl, 1-7 Mart Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında idrak edilen Yeşilay Haftası, bağımlılıklarla mücadele konusunda toplumsal farkındalığın artırılması adına son derece önemli bir zaman dilimidir. Bu hafta, yalnızca zararlı alışkanlıklara dikkat çekmekten ibaret değil, aynı zamanda sağlıklı birey, güçlü aile ve güvenli toplum anlayışını yeniden hatırlama ve geleceğimizi koruma sorumluluğunu hep birlikte üstlenme çağrısıdır" dedi. Bağımlılığın insanın iradesini zayıflatan, özgürlüğünü elinden alan ve bireyi zamanla hem kendisinden hem de hayattan uzaklaştıran bir süreç olduğuna dikkat çeken Bingöl, "Madde bağımlılığı, alkol ve tütün kullanımı, teknoloji ve dijital bağımlılıklar başta olmak üzere tüm bağımlılık türleri bireyin fiziksel sağlığını, ruhsal dengesini ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyerek, onu adeta görünmez bir esaret altına almaktadır. Bağımlı hale gelen birey yalnızca kendisini değil, ailesini, çevresini ve içinde yaşadığı toplumu da derinden etkilemektedir. Oysa sağlıklı ve nitelikli bir yaşam, insanın en temel hakkıdır. Sporla, sanatla, bilimle, kültürle ve milli-manevi değerlerle desteklenen bir yaşam anlayışı bireyi bağımlılıklardan uzak tutan en güçlü koruyucu kalkandır. Üreten, düşünen, sorumluluk alan ve hedef sahibi bireyler hem kendi geleceklerini hem de toplumun yarınlarını inşa ederler. Gerçek özgürlük, bağımlılıklardan uzak bir hayat sürebilme iradesidir" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelede en hassas ve öncelikli alanın çocuklar ve gençler olduğunu belirten Bingöl, "Gençlerimizi yalnız bırakmadan, onları anlayarak, dinleyerek ve doğru yönlendirerek korumak zorundayız. Sevgi, ilgi ve rehberlik gören gençler riskli ortamlardan uzak durmakta ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını daha güçlü şekilde benimsemektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarına, ailelere, yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluk düşmektedir. Muş ili, genç nüfus potansiyeliyle ülkemizin önemli şehirlerinden biridir. Bu potansiyelin sağlıklı, bilinçli ve üretken bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmayıp, toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek gençlerimizi bağımlılık risklerinden korumaya yönelik bilimsel, eğitsel ve farkındalık temelli çalışmalar yürütmekteyiz. Üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi aracılığıyla öğrencilerimize, ailelere ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitimler, seminerler ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir" şeklinde konuştu. Sivil toplumun önemine değinen Bingöl, Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği çatısı altında yürütülen çalışmalarla gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunmasının, sağlıklı sosyal alanlara yönlendirilmesinin ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, "Çünkü bağımlılıkla mücadele yalnızca kurumların değil, toplumun tüm paydaşlarının birlikte yürütmesi gereken bir seferberliktir. Unutmamalıyız ki güçlü aile, bağımlılığa karşı en etkili koruyucu unsurdur. Çocuklarıyla iletişim kuran, onları dinleyen, değer veren ve rol model olan aileler, sağlıklı nesillerin yetişmesinde belirleyici bir role sahiptir. Aileyi korumak, aslında toplumu ve geleceğimizi korumaktır. Bağımlılıkla mücadele aynı zamanda vatanımıza ve milletimize sahip çıkma meselesidir. Sağlıklı nesiller yetiştirmek, ülkemizin sosyal gücünü artırmak ve geleceğimizi teminat altına almak anlamına gelmektedir. Gençliğini koruyan toplumlar, yarınlarına güvenle yürüyen toplumlar olacaktır" diye konuştu. Bingöl, Yeşilay Haftası vesilesiyle tüm vatandaşları bağımlılıklara karşı bilinçli olmaya ve gençlere daha fazla sahip çıkmaya davet etti.
Manisa Büyükşehirin iftar sofrası Köprübaşı’nda kuruldu Manisa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının ruhuna uygun birlik, beraberlik ve dayanışma sofralarını Köprübaşı ilçesinde kurdu. Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, düzenlenen iftar programında vatandaşlarla bir araya gelerek, orucunu açtı. Köprübaşı’ndaki iftar programına Başkan Besim Dutlulu’nun yanı sıra Köprübaşı Belediye Başkanı Fatih Taşlı, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, daire başkanları, CHP İlçe Başkanı Gülay Sönmez, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Ramazan’ın huzurunu ve bereketini hep birlikte paylaştık" İftar öncesi masaları tek tek gezerek vatandaşlarla sohbet eden Başkan Dutlulu, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma kültürü üzerindeki önemine değindi. Dutlulu, "Dayanışmanın büyüdüğü, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği, sevgi ve hoşgörünün çoğaldığı bir Ramazan geçiriyoruz. 17 ilçemizde kurduğumuz iftar sofralarımızla halkımızla bir araya geliyoruz. Bu akşam da Köprübaşı’nda halkımızla iftar sofrasında bir araya geldik, Ramazan’ın huzurunu ve bereketini hep birlikte paylaştık. Ziyaretimiz kapsamında kıymetli muhtarlarımızla da buluşarak mahallelerimizin taleplerini dinledik, ardından Belediye Başkanımız Fatih Taşlı ile Köprübaşı’mız için yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı konuştuk. Daha sonra baba ocağımız CHP Köprübaşı İlçe Başkanlığımızı ziyaret ederek, yol arkadaşlarımızla bir araya geldik. Misafirperverlikleri için Fatih başkanımıza, muhtarlarımıza ve tüm Köprübaşı halkına teşekkür ediyorum. Tuttuğumuz oruçlar kabul, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun" ifadelerini kullandı. Geleneksel eğlenceler geceye renk kattı İftar yemeğinin ardından Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen kültürel etkinlikler sahnelendi. Karagöz ve Hacivat gösterilerinden müzikli oyunlara kadar pek çok etkinlik, özellikle çocuklara ve ailelerine keyifli anlar yaşattı. İftar programına katılan vatandaşlar, organizasyondan duydukları memnuniyeti belirtti. Vatandaşlardan Kaan Güç, "İftar programı çok güzeldi, neredeyse tüm Köprübaşı buradaydı. Yemekler lezzetli, ortam samimiydi. Özellikle Karagöz ve Hacivat gösterisi bu yıl ilk kez yapıldı ve çok keyif aldık. Başkanlarımıza teşekkür ediyoruz." derken, Nusret Yılmaz isimli vatandaş, "Manevi atmosferi yüksek, harika bir organizasyondu. Belediye başkanlarımızın bizlerle aynı sofrada olması çok anlamlı. Köprübaşı gibi küçük ilçelerde bu tür sosyal etkinliklere çok ihtiyaç var. Kültürel değerlerimizin yaşatılması bizleri mutlu etti" şeklinde konuştu. Kader Bilgen isimli vatandaş da, "İlçemize hitap eden, birleştirici bir program oldu. Bu tür organizasyonların sadece Ramazan’da değil, yılın farklı dönemlerinde de tekrarlanmasını bekliyoruz. Emeği geçen herkese teşekkürler" dedi.