DÜNYA - 13 Ekim 2024 Pazar 17:59 | Son Güncelleme : 13 Ekim 2024 Pazar 18:00

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: “Savaş durumuna tamamen hazırız”

A
A
A
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: “Savaş durumuna tamamen hazırız”

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Irak Dışişleri Bakanı Fuat Hüseyin ile düzenlediği basın toplantısında İsrail ile artan askeri gerilime değinerek, “Biz savaş durumuna tamamen hazırız ve savaştan korkmuyoruz. Ancak savaş arayışında değiliz. Gazze ve Lübnan'da adil bir barış için çalışıyoruz” dedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Körfez ülkeleri turu kapsamında Irak'ın başkenti Bağdat'a geldi. Arakçi, Irak Dışişleri Bakanı Fuat Hüseyin ile görüştü. İkili daha sonra ortak basın toplantısı düzenledi. Arakçi, İsrail saldırıları nedeniyle bölgenin hassas bir süreçten geçtiğini belirterek, “Bölgenin tehlikeli ve hassas olduğu bir dönemde Irak gibi bölge ülkeleri ile istişare etmemiz gerekiyordu. İkili ilişkiler dahil olmak üzere bölgesel ve uluslararası önemli gelişmelerde Tahran ve Bağdat arasında işbirliği ve iletişim her zaman devam etti” ifadelerini kullandı.

“Savaştan korkmuyoruz”

İsrail ile artan askeri gerilime değinen Arakçi, “Biz savaş durumuna tamamen hazırız ve savaştan korkmuyoruz. Ancak savaş arayışında da değiliz. Gazze ve Lübnan'da adil bir barış için çalışıyoruz. Siyonist İsrail rejiminin durdurulması ve bölgede ateşkesin sağlanması konularında başta Irak olmak üzere dostlarımızla aynı düşüncedeyiz” şeklinde konuştu.

“Bölgedeki gerilimin kaynağı siyonist İsrail rejimidir”

Bölgede askeri gerilimin yüksek olduğu ve çatışmaların bölgeye yayılabileceği uyarısında bulunan Arakçi, “Bölgedeki artan askeri gerilimin kaynağı, Gazze ve Lübnan'a yönelik işgal başlatan siyonist İsrail rejimidir. Mevcut askeri gerilim bölgeyi geniş kapsamlı bir savaşa sürükleyebilir. Siyonist rejimin Lübnan ve Gazze'ye yönelik saldırıları durdurulmalıdır” dedi.

“Bağdat yönetimi ile işbirliğine devam edeceğiz”

Arakçi, İran'a yönelik muhtemel bir İsrail misillemesi karşısında Bağdat yönetiminin tutumuna önem verdiklerini belirterek, “Irak'ın İran'a karşı bir girişimde hava sahasını hiçbir ülkeye açmayacağını doğrudan Irak Dışişleri Bakanından duymak memnuniyet verici. Bağdat yönetimi ile her türlü alanda, özellikle diplomaside işbirliğine devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Hüseyin'den küresel kriz uyarısı

Irak Dışişleri Bakanı Hüseyin ise açıklamasında, Irak hükümetinin savaşın yayılmasına karşı uyarılarda bulunduğunun altını çizerek, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının yeni bir savaşın çıkmasına yol açabileceğine dikkat çekti. Bölgedeki çatışmaların yayılmasının deniz taşımacılığını olumsuz etkileyebileceğini ve bir enerji krizi oluşturabileceğini dile getiren Hüseyin, bu durumun enerji kaynaklarını tehdit edebileceği ve küresel bir kriz oluşturabileceği uyarısında bulundu. Gazze ve Lübnan'daki savaşın devam etmesinin bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini belirten Hüseyin, Irak hükümetinin ülkenin hava sahasının savaş amaçlı kullanılmasına izin vermeyeceğini yineledi. Bölgenin tehlikeli bir dönemeçten geçtiğini ve yaşanan gerginliğin geniş çaplı bir savaş riskine yol açabileceği uyarısında bulunan Hüseyin, İsrail'in Gazze ve Lübnan'a yönelik saldırılarının durdurulması gerektiğini, barışın sağlanması ve ateşkesin tesis edilmesi için ülkesinin çaba gösterdiğini ifade etti.

“İran'a karşı Irak hava sahasının kullanılmasına karşıyız”

Irak Dışişleri Bakanı Hüseyin, İsrail tarafından savaşın İran'a taşınmasına karşı olduklarını belirterek, “İran'a karşı Irak hava sahasının kullanılmasına karşıyız” dedi. İsrail'in Gazze ve Lübnan'da devam eden saldırılarının bölgede büyük insanı drama yol açtığını belirten Hüseyin, Beyrut'a yönelik saldırılar nedeniyle binlerce Lübnanlının Suriye ve Irak'a göç etmek zorunda kaldığını söyledi.

“Tüm çabamız savaş olmaması yönünde”

Hüseyin, “Filistin ve Lübnan halkının yanında olmaya devam edeceğiz. Kapılarımız Lübnan ve Filistin'den gelen kardeşlerimize açık. Irak olarak İsrail saldırıları nedeniyle savaşın bölgeye yayılabileceği uyarısında bulunmuştuk. İsrail açık bir şekilde İran'ı savaşla tehdit ediyor ve komşumuz olan bir ülkede belirtilen hedefleri vuracağını ilan ediyor. İsrail'in bu tehditleri Irak'ı da savaş tehlikesi ile karşı karşıya bırakıyor. Tüm çabamız savaş olmaması yönünde” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı. "Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı" Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, "İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir" ifadelerini kullandı. Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi. Aileler ne zaman doktora gitmeli Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti: "Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir."
İstanbul Sivas’tan İstanbul’a getirdiği pembe traktörle gelin almaya gitti Sivas’tan getirdiği pembe traktörü gelin arabasına çeviren Doğukan Turgut, Kağıthane’de gelini aldıktan sonra traktörle birlikte Eminönü’ne gitti. İlgi çeken pembe traktör vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. Sivas’ta çiftçilik yapan Doğukan Turgut (26), dünyaevine girdiği Sema Turgut’u (24) süslediği pembe traktörle almaya gitti. Kağıthane’deki gelin alma merasiminin ardından çift, pembe traktörün başını çektiği konvoy eşliğinde Eminönü’ne hareket etti. İlgi çeken traktör, vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. "Pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık" Pembe traktörüyle daha önce sosyal farkındalık çalışması yaptıklarını belirten Doğukan Turgut, "İki yıl önce pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık, oldukça ilgi gördü. Geçen yıl Konya Tarım Fuarı’nda birinci oldu. O zamanlar sevgiliydik, bugün evlenmek nasip oldu. Pembe traktörümüzü İstanbul’a getirdik. Anadolu’da yaşayan köylü çocuklarına kız verilmemesi gibi bir ön yargı var. İnsanlar köyde yaşayacağınızı duyunca olumsuz yaklaşabiliyor. Oysa iki gönül bir olduktan sonra nerede yaşadığınızın, ne iş yaptığınızın önemi yok" şeklinde konuştu. "İnsanların ön yargılarını kırmak istiyoruz" Konuşmasının devamında köyde yaşayan insanların üretim yapması gerektiğine dikkat çeken Turgut, "Biz köyde üretim yapıyoruz. İnsanların daha iyi gıdaya ulaşması için çalışıyoruz. Köyde yaşayan insanlar üretmezse gıda nasıl sağlanacak? Bu farkındalığı oluşturmak istiyoruz" dedi. Gelin Sema Turgut ise çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Aracın yapım sürecinde yanındaydım. Çok gurur verici, kendisiyle gurur duyuyorum" diye konuştu.
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.