DÜNYA - 28 Şubat 2026 Cumartesi 19:35 | Son Güncelleme : 01 Mart 2026 Pazar 15:11

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hamaney hala hayatta"

A
A
A
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hamaney hala hayatta"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin, "Bildiğim kadarıyla İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve neredeyse tüm yetkililer hala hayatta. Bir ya da iki komutanımızı kaybetmiş olabiliriz ancak bu büyük bir sorun değil" dedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin ABD merkezli NBC News’e değerlendirmelerde bulundu. İran’ın savunma kapasitesine dikkat çeken Arakçi, "Kendimizi savunma kapasitemiz sınırsızdır. Ancak saldırılar durduğu anda biz de duracağız" ifadelerini kullandı. ABD’nin müzakere sürecine ilişkin tutumunu eleştiren Arakçi, "ABD yönetiminin neden müzakereleri başlatmakta ısrar edip ardından müzakerelerin ortasında karşı tarafa saldırdığını bilmiyorum" dedi.

İran’ın meşru müdafaa kapsamında ABD üslerini hedef aldığını belirten Arakçi, "Onların bize saldırmasını oturup izleyemeyiz. Şu anda bizimle ABD arasında herhangi bir iletişim yok. Ancak ABD’liler bizimle konuşmak isterse, bana nasıl ulaşacaklarını bilirler" diye konuştu.

"Saldırılarımız savunma amaçlı"

Körfez ülkelerindeki mevkidaşlarıyla temas halinde olduğunu belirten Arakçi, "Onlara saldırma niyetimiz olmadığını, bölgedeki ABD üslerine yönelik saldırılarımızın savunma amaçlı olduğunu açıkladım. Oturup izleyemezdik" şeklinde konuştu.
İran’daki siyasi sistemin değiştirilmesine yönelik iddialara da değinen Arakçi, "Rejim değişikliği imkansız. Milyonlarca insanın desteklediği bir yapıyı dış müdahaleyle değiştiremezsiniz. Başka bir ülkenin cumhurbaşkanı, ne kadar güçlü olursa olsun, başka bir halk adına karar verme hakkına sahip değildir. Biz büyük bir millet ve köklü bir medeniyete sahibiz. Binlerce yıldır ayaktayız. Kendimizi nasıl savunacağımızı biliyoruz ve varlığımızı sürdüreceğiz" dedi.

"Hamaney hayatta"

Arakçi ayrıca, İran’daki üst düzey yöneticilerin büyük bölümünün görev başında olduğunu belirterek, "Bildiğim kadarıyla dini lider Ayetullah Ali Hamaney ve neredeyse tüm yetkililer hala hayatta. Bir ya da iki komutanı kaybetmiş olabiliriz ancak bu büyük bir sorun değil" ifadelerini kullandı.

"Hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz"

İran’ın nükleer programına ilişkin de değerlendirmede bulunan Arakçi, "Nükleer programımız konusunda, ABD heyetine programımızın barışçıl olduğunu ve her zaman barışçıl kalacağını kanıtlamak için gerekli her türlü adımı atmaya hazır olduğumuzu açıkça anlattık. Ancak hazır olmadığımız şey hakkımızdan vazgeçmektir. Zenginleştirme hakkı da dahil olmak üzere haklarımızdan geri adım atmayacağız. Ancak nükleer programımıza yönelik güven oluşturmak için adım atmaya hazırız" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.