DÜNYA - 05 Eylül 2024 Perşembe 17:06 | Son Güncelleme : 05 Eylül 2024 Perşembe 17:15

Gazze'de can kaybı 40 bin 878’e yükseldi

A
A
A
Gazze'de can kaybı 40 bin 878’e yükseldi

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 40 bin 878'e, yaralıların sayısı ise 94 bin 454'e yükseldi.

İsrail, Gazze Şeridi'ndeki katliamlarına 335 gündür devam ediyor. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Gazze Şeridi'ne son 24 saatte düzenlenen 2 saldırıda 17 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 56 Filistinlinin ise yaralandığı belirtildi. İsrail'in 7 Ekim'den bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının 40 bin 878’e, yaralıların sayısının 94 bin 454'e yükseldiği kaydedildi.

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce’de minik yazarlar imza günü yaptı Düzce’de İsmetpaşa Ortaokulu öğrencilerinin yazdığı kitap imza gününde öğrenci ve veliler buluştu. Öğrencilerin bu seneki konusunu ise dünya ve aile kavramları oldu. Düzce’de İsmetpaşa Ortaokulu öğrencileri tarafından yazılan ve Türkçe Öğretmeni Aydın Keskin öncülüğünde bu sene 12 yılda 9. kitaba imza attılar. İlk olarak 2014 yılında başlayan öğrencilerin kitap yazma projesinde bu sene 9. kitap "Evimiz Dünya Gücümüz Aile" ismiyle yayımlandı. Kitapta ortaokul öğrencisi toplam 80 yazarın daha yaşanabilir dünya ve aile ile ilgili duygu ve düşünceleri yer aldı. Kitabın yayımlanmasının ardından ise okulda imza günü düzenlendi. İmza gününde heyecanları yüzlerinden okunan minik yazarlar arkadaşlarına, öğretmen ve ailelerine içinde eserleri yer alan kitabı imzaladılar. Veliler, çocuklarından daha çok heyecanlandı 6. sınıf öğrencisi Bilgenur Keskin’in annesi Nihal Keskin, "Yazması okuması beni çok gururlandırıyor. Yazması bir öğrencinin kendini ifade etmesi açısından da güzel. Duygularını yazarak ifade edenlere ihtiyacımız var. Mutluyum. Öğretmenimize teşekkür ederiz" diye konuştu. Öğrenci velisi Esra Metin ise, "İkinci kez yazıyor, çok mutluyuz. 6. sınıfa gidiyor. Öğretmenimiz önderliğinde çok güzel biri işe imza attı çocuklarımız. Çok heyecanlıyız, gururluyuz. İnşallah devam ettirir" dedi. "Üniversitede okurken hayalimdi gerçek oldu" İsmetpaşa Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Aydın Keskin, projenin üniversite yıllarında kurduğu hayal olduğunu dile getirerek şunları söyledi: "Değerlere vurgu yapan eserler yazıyorduk öğrencilerimizle. Bu yıl da aile konularına ve denemelerine değinen konular yazdık. 2014’te 15 yazarımız varken bugün 81 yazarımız var. Yazarlarımız 5, 6, 7 ve 8. sınıflardan oluşuyor. Bir hayaldi öğrencilerimle böyle çalışmalar yapmak. Çığ gibi büyüyerek devam etti. Her sene daha nitelikli eserler çıkıyor. Çocuklarımızın yazarlığa bakışında olumlu etkisi oluyor. Diğer Türkçe öğretmenlerinin de emeği var hepsine teşekkür ediyorum. Bana basılı eserler gelmedi ama Kabataş Lisesi’nde gazete ekibinde olan bir öğrencimiz bana sayıları gönderiyordu. Umarım daha çok öğrencimiz çıkar." "Yeşil vatanı konu aldım" İsmetpaşa Ortaokulu öğrencisi 12 yaşındaki Zehra Akpınar, "Çok mutluyum. Bütün arkadaşlarımla kitabı çıkardığımız için çok heyecanlıyız. Kitapta yeşil vatan konusuyla ilgili deneme yazdım. Yazarken düşüne düşüne aklıma gelenleri kağıda döktüm. Yazar olmak ilk başta kolay gibi görünüyor ama çok zor" dedi. İsmetpaşa Ortaokulu’nda eğitim gören öğrencilerinin yazdığı deneme türünde yazıların yer aldığı kitap Kültür Bakanlığı tarafından ülke genelindeki kütüphanelerde yer alacak. Ayrıca kitabı almak isteyenlerde Düzce İsmetpaşa Ortaokulu’ndan temin edebilecekler.
İstanbul ATA, Omni Connect’in lansmanında 30’uncu yılını kutladı Teknoloji odaklı küresel lojistik şirketi ATA, çok katmanlı tedarik zinciri ekosistemlerini birleştirip optimize etmek üzere tasarlanmış bir tedarikçi ağı koordinasyon platformu olan Omni Connect’i piyasaya sürüyor. Şirket, aynı zamanda lansmanda 30’uncu yılını kutladı. Teknoloji odaklı küresel lojistik ve tedarik zincirleri alanında faaliyet gösteren ATA, küresel tedarik zincirleri genelinde otuz yıllık ortaklık ve başarılarını yansıtan, üreticileri, tedarikçileri ve lojistik ortaklarını destekleyen 30’uncu yılını kutladığını duyurdu. Şirket, çok katmanlı tedarik zinciri ekosistemlerini birleştirip optimize etmek üzere tasarlanmış bir tedarikçi ağı koordinasyon platformu olan Omni Connect’i piyasaya sürüyor. ATA CEO’su Matt Goker, "ATA, 30 yıldır işini basit bir fikir üzerine inşa etmiştir. Tedarik zincirleri yalnızca hareketlilikle değil, kontrol, koordinasyon ve güvenle başarıya ulaşır. Günümüzde şirketler, genellikle tam olarak göremedikleri katmanlar arasında daha parçalı ağları ve daha büyük riskleri yönetmektedir ve işte bu noktada kesintiler maliyetli hale gelmektedir. Omni Connect bu zorluğa verdiğimiz yanıttır. ATA’yı tanımlayan kusursuz operasyonel disiplinle desteklenen Omni Connect, tüm tedarikçi ekosistemlerinde gerçek zamanlı koordinasyon, hesap verebilirlik ve uyum sağlar. Teknoloji sayesinde gelişmeye devam ederken müşterilerimize, iş ortaklarımıza ve ekibimize olan bağlılığımız da değişmiyor. Otuz yılın ardından, daha yeni başlıyoruz" dedi. Omni Connect hakkında şu bilgiler verildi: "Birbirinden bağımsız işlevleri yönetmek yerine tedarikçileri, üreticileri ve lojistik ortaklarını tek bir senkronize ağ ve tek bir güvenilir bilgi kaynağı altında birleştiriyor; bu ağda siparişler, rezervasyonlar, sevkiyatlar ve tedarikçilerin işlemleri her kademede gerçek zamanlı olarak uyumlu hale getirilir. Omni Connect: Birleşik Tedarikçi Ağı Koordinasyon Platformu Takımlar, sipariş yaşam döngüsünün tam kontrolünü, sipariş kaydı ve tedarik iş akışlarını ve sevkiyat işlemlerini bir araya getiren ve organizasyonların tedarikçiler, fabrikalar ve teslimatlar genelinde tek tek bileşenleri takip etmelerine olanak tanıyan parça düzeyinde görünürlük ile güçlendirilmiş tek bir sistem üzerinden çalışıyor; bu da daha hassas planlama ve üretim uyumu sağlıyor. Bu ortam, tedarikçiler ile alıcıların iletişim kurup, ilerleme durumunu güncelleyebildiği ve gerekli adımları atabildiği yerleşik bir işbirliği katmanı ile destekleniyor; bu sayede iş akışındaki aksaklıklar ortadan kaldırılıyor ve tam şeffaflık sağlanıyor. Her eylem, güncelleme ve karar takip edilerek ağ genelinde hesap verebilirliği ve operasyonel kontrolü güçlendiren eksiksiz bir denetim izi oluşturuluyor. Sadece yazılıma dayalı çözümlerin aksine Omni Connect, güçlü bir tedarik zinciri koordinasyon platformunu ATA’nın birinci sınıf, özenli hizmet sunan operasyon uzmanlarıyla bir araya getiriyor. Bu hibrit model, tedarikçilerin sisteme entegrasyon sürecini hızlandırıyor, yapılandırılmış bir tedarikçi ilişkisi kurmayı sağlıyor ve günlük operasyonlarda sürekliliği garanti ederken, aynı zamanda ağın uzun vadeli ölçeklenebilirliğini destekliyor. Omni Connect, entegrasyon öncelikli bir mimari aracılığıyla ERP sistemleri ve kurumsal platformlar arasında gerçek zamanlı veri senkronizasyonu ile daha da güçlendirildi. Bu temelin üzerine, öngörüsel analizler riskleri erken aşamada tespit ederken, kuralcı öneriler ve otomatik iş akışları, ekiplerin aksaklıklar büyümeden önce derhal harekete geçmelerini sağlıyor. Tedarikçiler, taşıyıcılar ve veriler birbirine bağlandıkça sistem daha da güçleniyor. Görünürlük derinleşir, içgörüler gelişir ve uygulama hızlanıyor."
Zonguldak Rektör Özölçer, Türkiye’nin En Büyük Öğrenci Kongresi’nde genç araştırmacılarla bir araya geldi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Kocaeli Üniversitesi ev sahipliğinde ve Batı Karadeniz Üniversiteleri Birliği üyesi üniversitelerin paydaşlığında düzenlenen "Kocaeli Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Öğrenci Kongresi"ne katıldı. Türkiye’nin en büyük ve en kapsamlı öğrenci kongrelerinden biri olarak öne çıkan organizasyon, bilimsel üretimle kültürel etkileşimi aynı çatı altında buluşturdu. Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen kongrenin açılışına; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mevlüt Karataş, Düzce Üniversitesi (DÜ) Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı ile birlikte çok sayıda akademisyen, idari personel ve öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan açılış programı, Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tarafından sunulan dinletiyle devam ardından uluslararası öğrencilerin sahnelediği halk dansları gösterisi ile devam etti. Açılışta konuşan Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, kongrenin yalnızca akademik bir etkinlik olmanın ötesine geçtiğini vurgulayarak; öğrencilerin araştırmacı kimliklerini geliştirebilecekleri, disiplinler arası etkileşimin güçleneceği çok yönlü bir platform oluşturduklarını ifade etti. Cantürk ayrıca kongrenin "en bilimsel, en sosyal, en kültürel ve en eğlenceli" yönleriyle "EN’lerin kongresi" olma özelliği taşıdığını belirtti. Program kapsamında düzenlenen "Geleceğin Bilim İnsanlarının Yetiştirilmesi: Üniversiteler, Öğrenci Araştırmaları ve Yenilikçilik" başlıklı rektörler paneli, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Moderatörlüğünü SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık’ın üstlendiği panelde; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer konuşmacı olarak yer aldı. Panelde; üniversitelerde bilimsel üretim kültürü, öğrenci araştırmaları, yenilikçilik ve sağlık, savunma, iklim gibi güncel konular ele alındı. Rektör Özölçer: "Bilimin Işığında Yetişen Gençler, Geleceğin En Güçlü Teminatıdır" Kongreye ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu ifadeleri dile getirdi: "Bilimsel araştırma kültürünün erken yaşlarda benimsenmesi, güçlü ve sürdürülebilir bir akademik geleceğin en temel yapı taşlarından biridir. Bu anlamda, öğrencilerimizin bilimle kurduğu bağı güçlendiren böylesine kapsamlı ve nitelikli organizasyonlar oldukça kıymetlidir. Kocaeli Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen ve ülkemizin en köklü yükseköğretim kurumlarından Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin de paydaşı olduğu bu değerli kongre; genç araştırmacıların kendilerini ifade edebildikleri, farklı disiplinlerden bilim insanlarıyla etkileşim kurabildikleri ve yenilikçi fikirlerini ortaya koyabildikleri örnek bir platform olmuştur. Bu duygu ve düşüncelerle böylesine önemli bir kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen başta Kocaeli Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk Hocam olmak üzere değerli Kocaeli Üniversitesi ailesine, organizasyonda emeği geçen tüm paydaş üniversitelere, katkı sunan akademisyenlere, araştırmacılara ve sevgili öğrencilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Bu anlamlı organizasyona katılım sağlayan ve katkı sunan özellikle gençlerimizi tebrik ediyor, akademik kariyer ve bilim hayatı yolculuklarında başarılarının artarak devam etmesini en kalbî duygularımla temenni ediyorum."
İstanbul Bakım sorumluluğu olanların 18-74 yaş nüfus içindeki oranı yüzde 43,1 oldu 18-74 yaş grubundaki 59 milyon 127 bin kişinin yüzde 43,1’ini bakım sorumluluğu olanlar oluşturdu. Bu oran erkeklerde yüzde 40,6 iken kadınlarda yüzde 45,6 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İş ve Aile Yaşamının Uyumu araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre, 18-74 yaş grubundaki 59 milyon 127 bin kişinin yüzde 43,1’ini bakım sorumluluğu olanlar oluşturdu. Bu oran erkeklerde yüzde 40,6 iken kadınlarda yüzde 45,6 oldu. Bakım sorumluluğu olanların işgücüne katılma oranı yüzde 60,5 oldu 2025 yılında 18-74 yaş grubunda işgücüne katılma oranı yüzde 58,2 oldu. Bu oran bakım sorumluluğu olanlar için yüzde 60,5, bakım sorumluluğu olmayanlar için yüzde 56,4 oldu. Kadınlarda bakım sorumluluğu olanların işgücüne katılma oranı yüzde 37,8 iken olmayanlarda yüzde 41,7 olarak gerçekleşti. Bu oran erkeklerde ise sırasıyla yüzde 86,0 ve yüzde 70,0 oldu. İstihdamda olup sadece çocuk bakım sorumluluğu olanların oranı yüzde 39,0 oldu 18-74 yaş grubundaki istihdamdaki kişilerin yüzde 39,0’ının sadece çocuk bakım sorumluluğu bulunmakta. Diğer taraftan istihdamdaki kişilerden sadece torun bakım sorumluluğu olanların oranı yüzde 2,3 ve sadece yetişkin (15 yaşın üstünde bakıma muhtaç eş, çocuk veya akraba) bakım sorumluluğu olanların oranı ise yüzde 2,3 oldu. Çocuk ve yetişkin bakımı veya torun ve yetişkin bakımı sorumluluğunu birlikte yürütenlerin oranı ise yüzde 2,1 olarak gerçekleşti. Çocuk bakım sorumluluğu olan istihdamdakilerin yüzde 14,0’ı kurumsal bakım merkezi kullandı 15 yaş altında çocuk bakım sorumluluğu olan ve istihdamda olan kişilerin yüzde 14,0’ı kurumsal bakım merkezini, yüzde 1,6’sı evde ücretli bakımı, yüzde 1,4’ü ise her ikisini birlikte kullandı. Bu kişilerden yüzde 83,0’ı profesyonel bakım hizmeti kullanmadı. İstihdamda olup yetişkin bakım sorumluluğu olanların yüzde 17,0’ı evde ücretli bakımı, yüzde 3,6’sı ise kurumsal bakım merkezini kullandı. Bu kişilerden yüzde 79,3’ü ise bakım hizmeti kullanmadı. İstihdamda olup çocuk bakımını kendisi veya eşiyle birlikte yürütenlerin oranı yüzde 50,8 oldu Bakım sorumluluğu olan istihdamdaki fertlerden çocuk bakım hizmeti kullanmayanların yüzde 50,8’i bakımı kendisi veya eşiyle birlikte yürüttü. Bu kişilerden yüzde 19,7’si çocukların kendilerine bakabildiğini belirtirken, yüzde 17,6’sı profesyonel bakım hizmeti maliyetinin yüksek olduğunu ve yüzde 5,5’i ise bakımı büyükanne, büyükbaba veya diğer yakınlarıyla yürüttüğünü belirtti. Yetişkin bakımında profesyonel bakım hizmetine ihtiyaç duymayanların oranı yüzde 72,6 oldu İstihdamda olup yetişkin bakım hizmeti kullanmayanların yüzde 72,6’sı profesyonel bakım hizmetine ihtiyaç duymadığını belirtti. Yetişkin bakım hizmetini kullanmayanların yüzde 17,9’u profesyonel bakım hizmetinin maliyetinin yüksek olduğunu ve yüzde 5,3’ü ulaşılabilecek mesafede bakım hizmetinin veya boş kontenjanın bulunmadığını beyan etti. İş ile bakım sorumluluğunu birlikte yürütmede en önemli zorluk uzun çalışma saatleri oldu İstihdamda olup bakım sorumluluğu olanların yüzde 70,1’i işi ile bakım sorumluluğunu birlikte yürütürken herhangi bir zorluk yaşamadı. Zorluk yaşayan 4 milyon 303 bin kişinin yüzde 38,4’ü uzun çalışma saatlerini, yüzde 26,9’u zahmetli ya da yorucu işi ve yüzde 8,9’u ev ile iş arasındaki ulaşımın uzun sürmesini neden olarak belirtti. Uzun çalışma saatleri nedeniyle zorluk yaşayan erkeklerin oranı yüzde 39,3 iken bu oran kadınlarda yüzde 36,4 oldu.
Antalya Antalya’da ormanlara girişler yasaklandı, jandarma vatandaşları tek tek uyardı Antalya Valiliğince yayımlanan genelge kapsamında 1 Mayıs-31 Ekim tarihleri arasında ormanlara girişler yasaklanırken, Manavgat’ta jandarma ekipleri devriye görevi yaparak vatandaşları anonslarla ve sözlü olarak uyardı. Yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte orman yangınlarının önlenmesi amacıyla Antalya Valiliği tarafından 2026/3 Sayılı Orman Yangınlarını Önleme Genelgesi yayımlandı. Antalya Valisi Hulusi Şahin imzasıyla yayımlanan genelge kapsamında 1 Mayıs-31 Ekim 2026 tarihleri arasında ormanlara girişler yasaklandı. Genelgede belirlenen piknik ve mesire alanlarında ise 31 Ekim’e kadar 21.00-08.30 saatleri arasında mangal, semaver ve ateş yakılmasının yasak olduğu belirtildi. Denetimlerin genel kolluk kuvvetleri, orman muhafaza memurları, zabıta ve özel güvenlik ekipleri tarafından düzenli olarak gerçekleştirileceği, kurallara uymayanlar hakkında adli ve idari işlem uygulanacağı bildirildi. Devriye görevi yaparak vatandaşları anonslarla ve sözlü olarak uyardı Antalya Valiliği’nin genelgesi doğrultusunda Manavgat Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri tarafından orman girişlerine yasaklara ilişkin afişler asıldı. Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Jandarma Karakolu ekipleri ise Sorgun Çamlığı’nda devriye görevi yaparak, vatandaşları anonslarla ve sözlü olarak uyardı. Dron destekli denetimlerin de gerçekleştirildiği bölgede, jandarma ekiplerinin orman yangınlarının önlenmesine yönelik çalışmaları vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Vatandaşlar, ormanların korunmasına yönelik duyarlılık ve bilgilendirme çalışmaları nedeniyle ekiplere teşekkür etti.