EKONOMİ - 07 Mayıs 2026 Perşembe 10:08

Bakım sorumluluğu olanların 18-74 yaş nüfus içindeki oranı yüzde 43,1 oldu

A
A
A
Bakım sorumluluğu olanların 18-74 yaş nüfus içindeki oranı yüzde 43,1 oldu

18-74 yaş grubundaki 59 milyon 127 bin kişinin yüzde 43,1’ini bakım sorumluluğu olanlar oluşturdu. Bu oran erkeklerde yüzde 40,6 iken kadınlarda yüzde 45,6 oldu.



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İş ve Aile Yaşamının Uyumu araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre, 18-74 yaş grubundaki 59 milyon 127 bin kişinin yüzde 43,1’ini bakım sorumluluğu olanlar oluşturdu. Bu oran erkeklerde yüzde 40,6 iken kadınlarda yüzde 45,6 oldu.


Bakım sorumluluğu olanların işgücüne katılma oranı yüzde 60,5 oldu


2025 yılında 18-74 yaş grubunda işgücüne katılma oranı yüzde 58,2 oldu. Bu oran bakım sorumluluğu olanlar için yüzde 60,5, bakım sorumluluğu olmayanlar için yüzde 56,4 oldu. Kadınlarda bakım sorumluluğu olanların işgücüne katılma oranı yüzde 37,8 iken olmayanlarda yüzde 41,7 olarak gerçekleşti. Bu oran erkeklerde ise sırasıyla yüzde 86,0 ve yüzde 70,0 oldu.


İstihdamda olup sadece çocuk bakım sorumluluğu olanların oranı yüzde 39,0 oldu


18-74 yaş grubundaki istihdamdaki kişilerin yüzde 39,0’ının sadece çocuk bakım sorumluluğu bulunmakta. Diğer taraftan istihdamdaki kişilerden sadece torun bakım sorumluluğu olanların oranı yüzde 2,3 ve sadece yetişkin (15 yaşın üstünde bakıma muhtaç eş, çocuk veya akraba) bakım sorumluluğu olanların oranı ise yüzde 2,3 oldu. Çocuk ve yetişkin bakımı veya torun ve yetişkin bakımı sorumluluğunu birlikte yürütenlerin oranı ise yüzde 2,1 olarak gerçekleşti.


Çocuk bakım sorumluluğu olan istihdamdakilerin yüzde 14,0’ı kurumsal bakım merkezi kullandı


15 yaş altında çocuk bakım sorumluluğu olan ve istihdamda olan kişilerin yüzde 14,0’ı kurumsal bakım merkezini, yüzde 1,6’sı evde ücretli bakımı, yüzde 1,4’ü ise her ikisini birlikte kullandı. Bu kişilerden yüzde 83,0’ı profesyonel bakım hizmeti kullanmadı.


İstihdamda olup yetişkin bakım sorumluluğu olanların yüzde 17,0’ı evde ücretli bakımı, yüzde 3,6’sı ise kurumsal bakım merkezini kullandı. Bu kişilerden yüzde 79,3’ü ise bakım hizmeti kullanmadı.


İstihdamda olup çocuk bakımını kendisi veya eşiyle birlikte yürütenlerin oranı yüzde 50,8 oldu


Bakım sorumluluğu olan istihdamdaki fertlerden çocuk bakım hizmeti kullanmayanların yüzde 50,8’i bakımı kendisi veya eşiyle birlikte yürüttü. Bu kişilerden yüzde 19,7’si çocukların kendilerine bakabildiğini belirtirken, yüzde 17,6’sı profesyonel bakım hizmeti maliyetinin yüksek olduğunu ve yüzde 5,5’i ise bakımı büyükanne, büyükbaba veya diğer yakınlarıyla yürüttüğünü belirtti.


Yetişkin bakımında profesyonel bakım hizmetine ihtiyaç duymayanların oranı yüzde 72,6 oldu


İstihdamda olup yetişkin bakım hizmeti kullanmayanların yüzde 72,6’sı profesyonel bakım hizmetine ihtiyaç duymadığını belirtti. Yetişkin bakım hizmetini kullanmayanların yüzde 17,9’u profesyonel bakım hizmetinin maliyetinin yüksek olduğunu ve yüzde 5,3’ü ulaşılabilecek mesafede bakım hizmetinin veya boş kontenjanın bulunmadığını beyan etti.


İş ile bakım sorumluluğunu birlikte yürütmede en önemli zorluk uzun çalışma saatleri oldu


İstihdamda olup bakım sorumluluğu olanların yüzde 70,1’i işi ile bakım sorumluluğunu birlikte yürütürken herhangi bir zorluk yaşamadı. Zorluk yaşayan 4 milyon 303 bin kişinin yüzde 38,4’ü uzun çalışma saatlerini, yüzde 26,9’u zahmetli ya da yorucu işi ve yüzde 8,9’u ev ile iş arasındaki ulaşımın uzun sürmesini neden olarak belirtti. Uzun çalışma saatleri nedeniyle zorluk yaşayan erkeklerin oranı yüzde 39,3 iken bu oran kadınlarda yüzde 36,4 oldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Atça’da atıklar sanata dönüştü Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı Atça Mahallesi’nde düzenlenen "Sıfır Atık" etkinliğinde öğrenciler, geri dönüşüm malzemelerini sanatsal ürünlere dönüştürerek çevre bilinci oluşturdu. Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı Atça Mahallesi’nde çevre bilincini artırmaya yönelik düzenlenen "Sıfır Atık" etkinliği yoğun ilgi gördü. Öğrenciler, atık malzemeleri geri dönüştürerek birbirinden güzel ürünler ortaya çıkardı. Atça Şehit Mutlu Uçar Anadolu Lisesi öğretmenleri Esma Sevgili ve Demet Eymir koordinesinde yürütülen "Yeşil Vatan" projesi kapsamında, Sultanhisar Halk Eğitimi Merkezi iş birliğiyle örnek bir etkinlik gerçekleştirildi. Halk Eğitimi Merkezi el sanatları öğretmeni Hatice Özkulak yönetiminde düzenlenen "Sıfır Atık" etkinliğinde öğrenciler, kullanılmayan materyalleri yeniden değerlendirerek sanatsal çalışmalara dönüştürdü. Etkinlik kapsamında hazırlanan çalışmalarla geri dönüşüm bilincinin artırılması hedeflenirken, öğrencilerin el becerileri ve üretkenliklerinin gelişmesine de katkı sağlandı. Konu ile ilgili Sultanhisar Halk Eğitimi Merkezi’nden yapılan açıklamada "Atça’da çevre bilincini artırmaya yönelik anlamlı bir etkinlik daha hayata geçirildi. Etkinlikte öğrenciler, geri dönüşüm bilincini pekiştirmek amacıyla atık malzemeleri yeniden değerlendirerek estetik ürünler ortaya koydu. Kullanılmayan materyallerin sanatsal çalışmalara dönüştürülmesiyle hem çevreye duyarlılık artırıldı hem de öğrencilerin el becerileri ve üretkenlikleri desteklendi. Eğitimde iş birliği ve üretim odaklı çalışmaların güzel bir örneği olan bu etkinlik, çevreye duyarlı bireyler yetiştirme yolunda önemli bir adım oldu" ifadeleri yer aldı.
Gaziantep GAÜN Hastanesi’nde Dünya Ebeler Günü Paneli düzenlendi Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi’nde Dünya Ebeler Günü kapsamında "Geleceğe Yatırım: Bir Milyon Daha Fazla Ebe" başlıklı panel düzenlendi. GAÜN Sağlık Bilimleri Fakültesi, GAÜN Hastanesi ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, yoğun katılımla GAÜN Hastanesi oditoryumunda gerçekleştirildi. GAÜN Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Derya Aydın Şahin’in de katıldığı panelde; akademisyenler, sağlık çalışanları ve öğrencilerin yanı sıra alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer aldı. Program kapsamında; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zehra Ünal, Çukurova Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü’nden Doç. Dr. Burcu Avcıbay Vurgeç, Prof. Dr. Şule Gökaydız Sürücü, Şehitkamil İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden Dr. Elif İmran Arpacı Kızıldağ ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli, Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı Yusuf Çelebi konuşmacı olarak yer aldı. Açılışta konuşan GAÜN Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Şen, ebelik mesleğinin insan hayatının en hassas anlarında büyük sorumluluk üstlendiğini belirterek, "Ebelik; yalnızca klinik bir görev değil, bilgi, deneyim ve insani yaklaşımın bir araya geldiği özel bir meslektir. Sağlıklı toplumlar, güçlü birinci basamak sağlık hizmetleri ve nitelikli insan kaynağıyla mümkündür. Ebeler bu yapının en kritik unsurlarındandır" dedi. GAÜN Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Semra Çevik ise konuşmasında, Dünya Ebeler Günü’nün mesleğin önemini vurgulamak adına önemli bir fırsat olduğunu ifade ederek, "Bir milyon daha fazla ebe çağrısı; annelerin güvenli doğumlara erişimi ve yenidoğanların sağlıklı bir başlangıç yapabilmesi için hayati bir gerekliliğe işaret etmektedir" diye konuştu. Panelde, ebelik mesleğinin mevcut durumu, toplum sağlığındaki rolü ve gelecekteki ihtiyaçlar ele alınırken, sahadan deneyimler ve akademik bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Düzenlenen panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Gaziantep Dr. Evirgen: "İdrar yolu enfeksiyonlarına dikkat" Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, idrar yolu enfeksiyonlarının toplumda en sık görülen enfeksiyon hastalıkları arasında yer aldığını belirterek önemli uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Ömer Evirgen, özellikle kadınlarda daha sık görülen idrar yolu enfeksiyonlarının erken teşhis edilmediğinde böbreklere kadar ilerleyebileceğini ifade etti. En sık görülen belirtiler arasında idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, kasık ağrısı, kötü kokulu idrar ve ateşin yer aldığını belirten Evirgen, "İdrar yolu enfeksiyonları genellikle bakterilerin idrar yollarına ulaşması sonucu gelişmektedir. Basit gibi görünen şikayetler ihmal edildiğinde enfeksiyon ilerleyebilir ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle yüksek ateş, bel ağrısı ve mide bulantısı gibi belirtiler böbrek enfeksiyonunu düşündürebilir" dedi. Yetersiz su tüketimi, uzun süre idrar tutma, hijyen kurallarına dikkat edilmemesi ve bilinçsiz antibiyotik kullanımının enfeksiyon riskini artırdığını söyleyen Doç. Dr. Evirgen, risk grubunda kadınlar, hamileler, diyabet hastaları ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin bulunduğunu kaydetti. Antibiyotiklerin mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Evirgen, "Her hastada aynı tedavi uygulanmaz. Gereksiz antibiyotik kullanımı direnç gelişimine neden olabilir. Bu nedenle doğru tanı ve uygun tedavi büyük önem taşımaktadır" dedi. Doç. Dr. Ömer Evirgen, idrar yolu enfeksiyonlarından korunmak için bol sıvı tüketilmesini, kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesini ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulmasını önerdi.
İstanbul ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 283.3 milyar TL’ye ulaştı ING Türkiye, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye’nin 2026’nın ilk çeyreğinde konsolide aktif büyüklüğü 283.3 milyar TL, özkaynakları ise 25 milyar TL olarak gerçekleşti. Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olmayı hedefleyen ING Türkiye, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan bankanın 2026 yılı birinci çeyrek konsolide aktif toplamı 283.3 milyar TL, vergi öncesi kârı ise 1.1 milyar TL oldu. Toplam özkaynakları 25 milyar TL olarak gerçekleşen banka, 2025 yılının birinci çeyreğinde Türkiye ekonomisine 160.7 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 189.3 milyar TL’lik kredi desteği sağladı. Bankanın mevduat büyüklüğü ise 177.4 milyar TL olarak gerçekleşti. ’’Güçlü finansal performansla ilerlerken masrafsızlık bankacılığı stratejimizin merkezine alıyoruz’’ Finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Yılın ilk çeyreğinde küresel ekonomi; jeopolitik gerilimler ve piyasa oynaklığıyla şekillenirken, Türkiye’de bölgesel gelişmelerin etkisini sınırlamak için atılan hızlı ve kapsamlı adımlar öne çıktı. Banka olarak biz de global gelişmeleri yakından takip ederken, Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeyi ve reel ekonomiye katkı sağlamayı sürdürdük" dedi. Güçlü finansal performansı ile ilerlerken müşterilerinin yanında olma anlayışının yansıması olan masrafsız bankacılık yaklaşımını stratejilerinin merkezine aldıklarını aktaran Gökgöz, "Dijitalleşmenin sunduğu imkânlarla müşterilerimize somut fayda üretmeye odaklandık. Bu doğrultuda, bankacılığı görünmez kılma hedefiyle ING Mobil’den EFT, havale, FAST işlemlerini ömür boyu ücretsiz sunarken, kredi kartı aidatını kaldırdık. Bu görünmez maliyetleri ortadan kaldırarak günlük bankacılık işlemlerinde masrafsız bankacılığı müşterilerimiz için yeni standart haline getirdik" dedi. ING Türkiye, iştiraki ING Leasing’in sermayesini 500 milyon TL artırdı Yapılan açıklamaya göre banka, bireysel müşterilerin yanı sıra işletmeleri de desteklemeyi önceliklendiriyor. Bu kapsamda banka, sanayinin dönüşümünü ve reel sektörü desteklemek amacıyla iştiraki ING Leasing’in sermayesini yıl sonunda 500 milyon TL artırdı. Bu sermaye artışıyla birlikte teknoloji, otomasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlara hız verilmesi hedefleniyor. Banka, ayrıca tüzel müşterileri için de masrafsız, zahmetsiz ve dijital bankacılık anlayışı ile ilerliyor ve yeni kurulan işletmeleri desteklemeyi önceliklendiriyor. Yeni İşim Hesabı ile yeni iş kuranlara, kuruluş aşamasında ihtiyaç duyulan finansal ve operasyonel unsurları bir araya getiren bütüncül bir çözüm sağlıyor. İşletmeler 7/24 ücretsiz para transferiyle masrafsız bankacılıktan yararlanıyor. Dijital Öğretmenler Projesi, daha geniş kapsam, zengin içerik ve etki alanı odağında yenilendi Banka, bu dönemde değer oluşturma hedefiyle toplumsal yatırım çalışmalarını da sürdürdü. Bu kapsamda ING Türkiye’nin Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle 2020 yılından bu yana gerçekleştirdiği Dijital Öğretmenler Projesi daha geniş kapsamı, güçlü yapısı ve zengin içeriği ile yenilendi. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene dijital okuryazarlık eğitimi sunulan proje ile Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecine katkı sağlanması hedefleniyor. Yenilenen proje kapsamında ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin yanı sıra okul öncesi ve lise öğretmenleri de programa dahil edildi, eğitim içerikleri dijital zekâ odağında oluşturuldu.