BASKETBOL - 07 Temmuz 2015 Salı 11:37

Darüşşafaka Doğuş’ta çifte imza

A
A
A
Darüşşafaka Doğuş’ta çifte imza

Transfer çalışmalarını sürdüren Darüşşafaka Doğuş, Ender Arslan ve Oğuz Savaş ile sözleşme imzaladı.

Geçtiğimiz sezonu üçüncü sırada tamamlayan ve Play-off’larda ise çeyrek finale kadar yükselen Darüşşafaka Doğuş, kadrosunu güçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. 2015-2016 sezonunda Turkish Airlines Euroleague’de yer alacak 4 Türk takımdan biri olan İstanbul ekibi, kadrosuna Ender Arslan ve Oğuz Savaş’ı kattı. Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda düzenlenen imza töreninde Darüşşafaka Doğuş Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Kutluay ile başantrenör Oktay Mahmuti de yer aldı. Geçtiğimiz sezonu Galatasaray’da geçiren Ender Arslan ile 2 yıllık, Fenerbahçe’den transfer edilen Oğuz Savaş ile ise 3 yıllık sözleşme imzalandı.

SAVAŞ: “BAŞARILARDA BİZİM DE ADIMIZ GEÇERSE ÇOK MUTLU OLURUZ”
İmza töreninde konuşan tecrübeli oyuncu Oğuz Savaş, gelecek sezon için takım adına önemli hedeflerin olduğunu belirterek, “Geçen sene Türkiye Ligi’nde oluşturulan o sinerjiyi aynı şekilde bu sene Euroleague’de de sürdürmek istiyoruz. Ben de bu hedefler çerçevesinde elimden gelen en büyük katkıyı vermeye çalışacağım. İnşallah önemli başarılar yakalarız ve bu başarılarda bizim de adımız geçerse çok mutlu oluruz. Öyle olması için de elimizden geleni yapacağız” şeklinde konuştu.

“ALDIĞIM KARARDAN MUTLUYUM”
Fenerbahçe Ülker’den ayrılık nedenin sorulması üzerine Savaş, “Çeşitli nedenler var ama en önemli etkenlerden biri burada daha farklı bir görev ile oynayacak olmam. Artık bir değişiklik yaşamak istedim. Burada büyük hedefler var. İleriye dönük büyük hedeflerle bir fayda sağlayıp, 2-3 sene sonra Darüşşafaka Doğuş bir yerlere geldiğinde ‘Oğuz’un da büyük katkısı oldu’ cümlesini duymak için böyle bir karar aldım. Çok uzun yıllar Fenerbahçe’de oynadım. Fenerbahçe’ye gittiğimde neredeyse çocuktum. 9 sene oynadım ama şu anda böyle bir karar almam gerekiyordu. Aldığım karardan da çok mutluyum” dedi.

ARSLAN: “ÖNEMLİ İŞLERE İMZA ATMAYA ÇALIŞACAĞIZ”
Büyük hedefleri olan bir kulübe geldiğini dile getiren Ender Arslan ise, “Önemli tarihi olan ve bundan sonrası için de büyük hedefleri olan bir kulübe geldiğim için çok mutluyum. İnşallah bu sezon takım olarak çok çalışıp, önemli işlere imza atmaya çalışacağız” diye konuştu.

KUTLUAY: “EUROLEAGUE’DE ELİMİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPACAĞIZ”
Yönetim kurulu üyesi İbrahim Kutluay da, “Euroleague’e katılma hakkı elde ettikten sonra geçtiğimiz sezon olduğu gibi bu sezon da rekabetçi mücadeleci ve hem Euroleague’de hem de Türkiye Basketbol Ligi’nde üst sıraları hedefleyen takım oluşturmak için çalışmalara başladık. Bu anlamda da Ender ve Oğuz ile kadromuzu güçlendirip, ileriye dönük bir yapılanma için koçumuzla beraber çalışma yaptık. Bugün Türk basketbolunda uzun yıllardır hem Türk Milli Takımı’na hem de oynadıkları kulüplere büyük hizmetler vermiş iki arkadaşımız ile imza atacağımız için çok mutluyuz. Amacımız bu sene ilk defa katılacağımız Turkish Airlines Euroleague’de elimizden gelenin en iyisini yapıp, öncelikli olarak gruptan çıkabilmek” açıklamasını yaptı.

MAHMUTİ: “HEYECAN DUYAN BİR TAKIM KURMAYA ÇALIŞTIK”
Türk basketbolu adına iki önemli isimle sözleşme imzaladıklarını dile getiren başantrenör Oktay Mahmuti, şöyle konuştu:
“Heyecan duyan ve bu heyecanı arasında paylaşan, sinerji oluşturan bir takım kurmaya çalıştık. Bunun devamında Türkiye Ligi’ni 3. sırada bitirip, Play-off’ta çeyrek finalde elendikten sonra sezonu tamamladık. Bizim için başladığımız noktadan itibaren geldiğimiz son noktaya kadar güzel bir sezon geçti. Türk basketbolu adına hem kişilik olarak hem oyuncu olarak kaliteli iki isimle anlaşma dönemindeyiz.”
Konuşmaların ardından Ender Arslan 33, Oğuz Savaş ise 21 numaralı yeni formalarıyla basın mensuplarına poz verdi. 

MESUT ALAN
İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Özel’in yakın arkadaşı Demirhan Gözaçan gözaltına alındı Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önceki dönem Manisa il yöneticilerinden Demirhan Gözaçan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında sabaha karşı düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yakın arkadaşı olan Gözaçan’ın evinde ve aracında arama yapıldığı öğrenildi. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın kamuoyuna yansıyan "1 milyon TL parayı Denizli’de, CHP il başkanlığı binası yakınında, Özgür Özel’in yakın arkadaşı olarak bildiğim Demirhan isimli şahsa, yine Özgür Özel’in talimatıyla çanta içerisinde nakit olarak teslim ettim" iddialarının ardından Demirhan Gözaçan bu sabaha karşı Manisa’da gözaltına alındı. Gözaçan’ın evi ve arabasında arama yapıldığı ve Manisa İl Emniyet Müdürlüğünden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğü öğrenildi. CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper tarafından yapılan yazılı açıklamada, son günlerde Demirhan Gözaçan’a yönelik iftira ve karalama kampanyalarının yürütüldüğü öne sürülerek, gözaltı işleminin "yetkisiz" şekilde gerçekleştirildiği ifade edildi. Açıklamada, "Cumhuriyet Halk Partisi önceki dönem il yöneticimiz Sayın Demirhan Gözaçan, son günlerde şahsına yöneltilen iftiralar ve karalama kampanyaları neticesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında bu sabaha karşı şafak operasyonuyla yetkisiz bir şekilde gözaltına alınmış, evi ve arabası aranmıştır" denildi. Gözaçan’ın Manisa İl Emniyet Müdürlüğü’nden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtilen açıklamada, CHP Manisa İl Başkanlığı’nın sürecin takipçisi olacağı vurgulandı. İl Başkanı İlksen Özalper açıklamasında, "Cumhuriyet Halk Partisi Manisa İl Başkanlığı olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Tutuklu sanık Yener Torunler: "Çektiğim ve Murat Gülibrahimoğlu’na teslim ettiğim paranın miktarını bilemem" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 36. oturumunda savunma yapan tutuklu sanık Yener Torunler, "Cebeci Maden Sahası ile ilgili görev ve sorumluluğum yoktur. Bankadan para çekilmesi ve yatırılması görevlerimin arasındadır. Çektiğim ve Murat Gülibrahimoğlu’na teslim ettiğim paranın miktarını bilemem" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 36. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinde güvenlik müdürü olan Yener Torunler savunma yaptı. Sanık Yener Torunler hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği belirtilmişti. Torunler’in örgütün kurmuş olduğu kaçak hafriyat döküm sahasından sorumlu örgüt yöneticisi Gülibrahimoğlu’nun çantacısı olduğu, naylon faturalar ve banka üzerinde yapılan sahte çek bozdurma işlemlerini organize ettiği aktarılmıştı. "Cebeci Maden Sahası ile ilgili görev ve sorumluluğum yoktur" İddianamedeki suçlamalara karşı savunması sorulan Yener Torunler, Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinde güvenlik müdürü olduğunu söyleyerek "Bulunduğum mekanın korunmasını sağladım. Ben hiçbir dönem Murat Gülibrahimoğlu’nun korumalığını ve şoförlüğünü yapmadım. Bir de idari işler müdürlüğü yapıyordum. Şirketteki binek araçların bakımı, muayenesi ve diğer birimler ile ilgili lojistik destek veririz. Cebeci Maden Sahası ile ilgili görev ve sorumluluğum yoktur. Biz bir araç alınacaksa nerede kullanılacak bilemeyiz. Arıza falan varsa bunların giderilmesini sağlarım, resmi evrak işlerini hallederim. Bankadan para çekilmesi ve yatırılması görevlerimin arasındadır. İddianamedeki suçlamaların bana yöneltilmesi mümkün değildir. Mali içerikli kararların alınması süreçlerinde bir yetkim, dahilim yoktur" dedi. "Çektiğim ve Murat Gülibrahimoğlu’na teslim ettiğim paranın miktarını bilemem" Sanık Torunler savunmasının devamında "Bir insan varlığından bile haberdar olmadığı bir örgüte nasıl üye olabilir? Ben CHP üyesiyim. Başka hiçbir örgüte üye olmam mümkün değildir. Buraya nasıl dahil edildim anlamıyorum. Murat Gülibrahimoğlu Cumhuriyet Halk Partili değildir. Partime ilişkin herhangi bir konuda Gülibrahimoğlu’dan talimat almam mümkün değildir. Partimize yönelik böyle bir plan içerisinde kim olursa olsun gereğini yapmasını bilirim. Benim için Cumhuriyet Halk Partili olmak övünç kaynağıdır. Benim dışardan birileri ile partimi ele geçirmeye çalıştığım mı iddia ediliyor? Bu benim şahsıma hayatım boyunca yapılan en büyük hakarettir. Benim mal varlığım bellidir. Bir lokma haram para boğazımdan geçmedi. Ben parayı bankadan alıp Murat Gülibrahimoğlu’na teslim ederim. Ben 41 milyon TL çekmek ile suçlanıyorum. Bu benim işimin bir parçasıdır. Bu paranın çekimi yıllara yayılmıştır. 11 yıllık bir süreçte bu para çekilmiş. Söz konusu işlemler kişisel ve örgütsel bir menfaat için değil, işimin bir parçası olarak yerine getirildi. Çektiğim ve Murat Gülibrahimoğlu’na teslim ettiğim paranın miktarını bilemem. Para çekim işlemleri görev tanımım içerisindedir. Bu işlemlerde bir gizem, sır yoktur. Bu işlemler tek başına yapılmaz. Murat Gülibrahimoğlu’nun lüks bir yaşam tarzı olduğu herkesçe bilinir" ifadelerini kullandı. Ardından söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, Yener Torunler’e "İdari müdür olduğunuz için sormak istiyorum. Gözleminiz olmuştur. Market kartlarının nerede kullanıldığını, kimlere verildiği konusunda bir bilginiz varsa lütfen paylaşın" dedi. Sanık Torunler "Şirket olarak kart alırdık. Kamu kurumlarına, belediyeye, AK Parti teşkilatına da verirdik. Valiliğe verirdik. Valiliğin sosyal yardımlaşma adı altında dağıttığını biliyorum. Cumhuriyet Halk Partisi teşkilatına vermedik. Ama açık açık söyleyeyim vermek içimden gelirdi. Belediye olarak Üsküdar, Kartal, Sultangazi belediyelerine verdik" yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu ardından mahkeme heyetine "Siz buraya Enerji Bakanını, İstanbul’un iki valisini, Vakıflar Bankası Yönetim Kurulunu bu ve benzer kurumları çağırıp sorgulamadığınız sürece bu insanların burada kalması büyük bir acıdır. Sayın Bakanın bu mahkemeyi yetki altında tuttuğunu düşünüyorum. Bakan ‘İmamoğlu Suç Örgütü’ dedi. Bir bakan bunu diyemez. Bunları söyledi. Ben rüşvet havuzu, asrın yolsuzluğu gibi hususları aynen kendine iade ediyorum. Sizi etki altında tutmaya çalışan bir Adalet Bakanı ile karşı karşıyayız. Kendini yargıç zanneden Adalet Bakanına haddini bildirmek zorundasınız. Ben Türkiye’nin beka sorunu haline gelen bu bakan hakkında Sayın Cumhurbaşkanını uyarıyorum" ifadelerini kullandı. Duruşmaya ardından öğle arası verildi.