MAGAZİN - 04 Temmuz 2020 Cumartesi 12:07

Coşkun Sabah: 'Üç arkadaşımı koronadan kaybettim'

A
A
A
Coşkun Sabah: 'Üç arkadaşımı koronadan kaybettim'

İzmir Mordoğan'da vereceği konser öncesi açıklama yapan sanatçı Coşkun Sabah, korona virüs nedeniyle üç arkadaşının hayatını kaybettiğini belirtti.

Bir işletmenin açılış konseri için Mordoğan’a gelen ünlü besteci ve şarkıcı Coşkun Sabah, korona virüs nedeniyle arkadaşlarını kaybettiğini belirterek, "Biraz Trump ağzı olacak ama ’Çin virüsü’ bütün dünyayı hırpaladı. Ama sağlığımız yerinde. Sağlığımız yerinde olduğu için şükür ediyoruz. Koronaya yakalananlar var. Benim arkadaşlarımdan üçü koronadan öldü. Benim piyanistimin babası koronadan vefat etti. Yine tanıdıklardan, bizim de akraba kadar yakınımız Prof. Murat Dilmener hayatını kaybetti. Kendisi Mardinliydi. Benim de anneanne tarafım Mardinli. Çok iyi bir dostumuzdu. Yani diyeceğim; bizim canımız sağsa, bu şekilde konuşuyorsak, şükredeceğiz" diye belirtti.

"Korona günleri 'ya sabır' çekerek geçiyor"
Korona günlerinin "Ya sabır" çekerek geçtiğini ifade eden Sabah, "Bereket benim İstanbul’da ufak, bahçeli bir evim var. Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde bahçe bizi avuttu. Ama tabii 'ya sabır, ya sabır, ya sabır' dedik. Kolay iş değil. Herkes hayat standardının altında yaşadı. Günlük alışkanlıklarının çok altında kaldı. Bunu yapmak, başarmak zor. Eve kapanmak hoş bir şey değil. Herkes ne hissettiyse ben de aynısını hissettim. Bu artık dünyanın sorunu oldu. Ya sabır çekerek, kendimizi telkin ederek bu zorluğu aşacağız. İnşallah derler ki; ’Bütün dünya bundan kurtuldu. Haydi bakalım eski yaşantıya.' Herhalde herkes zil takıp oynar" diye konuştu.

"Yalan Yıllar adlı şarkım çıktı"
"Kısıtlama günlerinde yazar, çizer kitap okudu. Ressam tablo yaptı. Biz de müzik adamıyız. Biz de müzik yaptık" diye konuşan Sabah, "3 gün önce 'Yalan Yıllar' adlı şarkım çıktı. Güzel bir şarkı oldu. Şu anda dijitalde var. Mekanik çıkmadık. Artık sistem değişti. Dijital ortamlarda şarkılar yayınlanıyor. Üç tane şarkım da sırada bekliyor. Onların kayıtları olduktan sonra çıkaracağız. Fırsat buldukça, 3 ayda bir yeni şarkılar çıkaracağız. Yani boş durmuyoruz" sözlerine yer verdi. 

Muhammet İsa Atagöz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.