MAGAZİN - 25 Ekim 2018 Perşembe 00:27

Çarpışma dizisi oyuncuları kimdir? İşte ÇARPIŞMA DİZİSİ oyuncu kadrosu konusu karakterleri

A
A
A
Çarpışma dizisi oyuncuları kimdir? İşte ÇARPIŞMA DİZİSİ oyuncu kadrosu konusu karakterleri

Çarpışma dizisi oyuncuları kimdir? İşte ÇARPIŞMA DİZİSİ oyuncu kadrosu konusu karakterleri. Çarpışma dizisinin merakla beklenen oyuncu kadrosu açıklandı. Yakında ekranlarda yer alacak Çarpışma dizisi oyuncuları, konusu ve karakterleri büyük merakla bekleniyordu. İşte, şimdiden senaryosuyla da büyük ilgi çeken Çarpışma dizisi oyuncuları, konusu, oyuncu kadrosundaki isimler ve konusuyla ilgili tüm detaylar...

Çarpışma dizisi oyuncuları kimdir? İşte ÇARPIŞMA DİZİSİ oyuncu kadrosu konusu karakterleri.

ÇARPIŞMA DİZİSİ OYUNCULARI KİMDİR OYUNCU KADROSU KARAKTERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Yapımcılığını Ay Yapım’ın üstlendiği, yönetmen koltuğunda Uluç Bayraktar’ın oturduğu ve senaryosunu Ali Aydın’ın yazdığı Çarpışma dizisi yakında Show TV ekranlarında olacak. Büyük merakla beklenen dizinin oyuncu kadrosu büyük merakla bekleniyordu. Başrollerinde Kıvanç Tatlıtuğ ve Elçin Sangu'nun yer aldığı Çarpışma dizinde yer alan alan diğer oyuncular da oldukça merak ediliyordu. İlk fragmanla birlikte yayıncı kuruluş Kıvanç Tatlıtuğ ve Elçin Sangu dışında dizide, Onur Saylak, Alperen Duymaz, Melisa Aslı Pamuk, Erkan Can, Hakan Kurtaş, İsmail Demirci, Sevtap Özaltun, Merve Çağıran, Efecan Şenolsun, Buse Kahraman, Furkan Kalabalık gibi oyuncuların yer aldığını duyurdu. Dört arabanın çarpışmasıyla, 4 kişinin kaderinin birleştiği Çarpışma dizisi nefes kesen hikayesiyle Show TV’de başlıyor. İşte, Çarpışma dizisinde yer alan oyuncular kimdir sorusunun yanıtı ve konusu, oyuncu kadrosu ve dizide yer alan karakterlerle ilgili tüm detaylar haberimizde..

çarpışma dizisi, çarpışma dizisi oyuncuları, çarpışma dizisi oyuncu kadrosu, çarpışma dizisi karakterleri

ÇARPIŞMA DİZİSİ OYUNCU KADROSU

KADİR ADALI (KIVANÇ TATLITUĞ)

İstanbul Organize Şube’de başkomiserdir. Evlidir, bir kızı vardır. İşkolik biridir, herkes onun bir gün emniyet müdürü olacağını bilmektedir. Sarıyer Sporun amigosudur, tribünde platformun üzerine çıktığı an mutludur. Tribünündekileri ve mahallesindekileri sahiplenir. Kardeşi, ağabeyi ya da bir ailesi olmadığı için sevdiklerine ağabeylik, kardeşlik yapar. Kaderini değiştiren, yaşadığı acı olay olacaktır.

Kıvanç Tatlıtuğ Kimdir, Kaç Yaşında?

Kıvanç Tatlıtuğ, mesleki yaşamına 2002 yılında modellikle, oyunculuk kariyerine ise 2005 yılında “Gümüş” dizisinde canlandırdığı “Mehmet” karakteri ile giriş yaptı. Rol aldığı “Gümüş” dizisi Ortadoğu’ya satılan ilk Türk dizisi oldu ve Kıvanç Tatlıtuğ; Kahire, Abu Dhabi, Muskat gibi birçok film festivaline “Onur Konuğu” olarak katıldı ve “Onur Ödülleri” aldı. 2005 yılından beri Ortadoğu, Balkanlar, Türkî Cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika’da en çok bilinen ve en popüler Türk Aktör oldu. “Gümüş” dizisinin ardından sırasıyla; “Menekşe ile Halil” dizisinde “Halil”, “Amerikalılar Karadeniz’de” filminde “Muzaffer”, “Aşk-ı Memnu” dizisinde “Behlül”, “Ezel” dizisinde konuk oyuncu olarak “Sekiz”, “Kuzey Güney” dizisinde “Kuzey”, “Kelebeğin Rüyası” filminde “Muzaffer Tayyip Uslu“, “Kurt Seyit ve Şura” dizisinde “Kurt Seyit” ve 2016 yılında “Cesur ve Güzel” dizisinde “Cesur” karakterini canlandırarak devam etmiştir. Kıvanç Tatlıtuğ son olarak 2018 Şubat ayında vizyona giren “Hadi Be Oğlum” filminde “Ali” karakterini canlandırmıştır. Bu zamana kadar 36. Altın Kelebek Ödülleri (2009), 17. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri (2012), 39. Altın Kelebek Ödülleri (2012), 18. Altın Objektif Ödülleri (2012) ve 46. Siyad Ödülleri (2014)’nde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünün sahibi oldu. Kıvanç Tatlıtuğ ayrıca pek çok üniversite, eğitim ve kamu kurumları tarafından da “En iyi Erkek Oyuncu” ödülüne layık görülmüştür. Son olarak Ocak 2019’da vizyona girecek olan “Organize İşler 2: Sazan Sarmalı” filminde “Saruhan” karakterini canlandırmakta ve UNICEF’in tüm dünyadaki en genç “İyi Niyet Elçisi”dir. Şimdilerde ise 'Çarpışma' dizisinde Kadir Adalı karakterine hayat veriyor.

ZEYNEP TUNÇ (ELÇİN SANGU)

Çarpışma'nın Zeynep'ini Elçin Sangu canlandırıyor. İşte, Çarpışma Zeynep karakteri... Banka müdiresidir. Rakamlarla nasıl başa çıkacağını bilse de hayatla başa çıkabilme yetenekleri sınırlıdır. Zeynep’in içindeki en baskın duygu korkudur. Eve girdiğinde ilk iş olarak kapıyı kilitler, arabaya bindiğinde hemen merkezi kilit düğmesine basar. Bu alışkanlıkların çoğu yetimhaneden gelmektedir. Elindekileri kaybetme korkusu vardır. Kızı haricindeki her şeye, tehlike unsuru olarak yaklaşır. Eşi Galip’le olan evliliği bitme noktasındadır, ancak Zeynep yalnızlıktan korkmaktadır.

Elçin Sangu Kimdir, Kaç Yaşında?

Elçin Sangu 13 Ağustos 1985’te İzmir’de doğdu. Mersin Üniversitesi Opera bölümünden mezun oldu.
Sahne Tozu Tiyatrosu'nda ki oyunculuk eğitiminin ardından, 2011 yılında "Öyle Bir Geçer Zaman Ki” dizisi ile giriş yaptığı oyunculuk kariyeri boyunca, "Aşk Kaç Beden Giyer”, "Bir Aşk Hikayesi", "Kurt Seyit ve Şura", "Sevdam Alabora" dizilerinde yer aldı. 2015 - 2016 yıllarında Kiralık Aşk dizisinde canlandırdığı Defne karakteriyle; "Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği Medya Oscarları Ödülleri", "Ayaklı Gazete TV Yıldızları Ödülleri", "MGD 22. Altın Objektif Ödülleri" ile birlikte pek çok Üniversiteden, eğitim ve kamu kurumlarından "En iyi Kadın Oyuncu" ödülü ve “43. Pantene Altın Kelebek Ödülleri”nden “En İyi Kadın Komedi Oyuncusu” ödülü almıştır. 2017 yılında “Mutluluk Zamanı” filminin başrolünü paylaşan Elçin Sangu son olarak Blu Tv'de yayınlanan "Yaşamayanlar" projesinde "Mia" karakterini canlandırdı. Elçin Sangu şimdilerde ise 'Çarpışma' dizisinde Zeynep Tunç karakterine hayat veriyor.

KEREM KORKMAZ (ALPEREN DUYMAZ)

Çsrpışma'nın Kerem'ini Alperen Duymaz canlandırıyor. İşte, Çarpışma Kerem karakteri... Babasını bıçakla yaralamaktan 5 yıl yatmıştır. Onu hapisten çıkmaya motive eden yegane şey, dışarıdaki sevgilisi Meral’dir. Evlenmek, çalışmak ve zamanı geldiğinde çoluk çocuğa karışmak gibi bir isteği vardır. 25 yaşında biri için fazla olgun gelen bu hayal onun aile yoksunluğundan kaynaklanmaktadır. Kendine bir aile kurmak ve özlemini duyduğu bütün duyguları bu ailede yaşamak istemektedir. Bu hayali gerçekleştirmiş Kadir ağabeyi onun hem mahalledeki, hem de tribündeki idolüdür. Hapishanede geçen süreçte Kerem, başta aile olmak üzere her şeye karşı olan inancını yitirmiştir. Bir şey hariç: Meral.

Alperen Duymaz Kimdir, Kaç Yaşında?

Alperen Duymaz, yetenekli bir genç oyuncudur. Lise yıllarında müzik ve modellikle ilgilenen oyuncu, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünde eğitimini tamamlamıştır. İlk dizisi, Tatlı Küçük Yalancılar ile oyunculuğa adım atmıştır. Acı Aşk ve Bodrum Masalı dizilerinde gösterdiği yeteneği ile Çukur dizisinde önemli bir rol almıştır. Kariyerinde sağlam adımlarla ilerleyen oyuncu, Direniş Karatay filminde de rol aldı. Alperen Duymaz şimdilerde ise 'Çarpışma' dizisinde Kerem Korkmaz karakterine hayat veriyor.

CEMRE GÜR (MELİSA ASLI PAMUK)

Çarpışma'nın Cemre'sini Melisa Aslı Pamuk canlandırıyor. İşte, Çarpışma Cemre karakteri... Adını bilmediği, anlamlandıramadığı bir duygunun yokluğundan muzdariptir. Bu duygu sevgidir. Sevginin sıcaklığını aramaktadır. Sevgilisi Demir’de bulduğunu düşünmüş fakat yanılmıştır. Ona aşık değildir ve bu ilişkiyi sürdürmemesi gerektiğini kendine itiraf edememektedir. Rol yapmaktadır ve bu durum onu fazlasıyla hırpalamaktadır. Sevgi yoksunluğunun nedeni ise annesizliktir. Hayatındaki en büyük boşluk budur. Sürekli bir kaçış halindedir. Amerika’ya gidip yüksek yapmak istemesinin nedeni de budur.

Melisa Aslı Pamuk Kimdir, Kaç Yaşında?

2011 yılında düzenlenen Miss Turkey yarışmasında birinci olmuştur. İyi seviyede İngilizce, Felemenkçe, Almanca ve orta seviyede Fransızca konuşabilen Pamuk, Hollanda’da Amsterdam Üniversitesi’nde Psikoloji eğitimi görmüştür. Pamuk, 2004 yılında onüç yaşında iken, Hollanda’da yayınlanan Dat zit wel snor adlı kısa filmde başrolde Hayal adlı karakteri canlandırmıştır. Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde “Temel Oyunculuk” dersleri almıştır. Türkiye’deki oyunculuk kariyeri ise “Her Sevda Bir Veda, adlı dizi ile başlamıştır. Ardından YerGök Aşk, Kurt Seyit ve Şura ile devam etmiş ve Kara Sevda dizisindeki başarılı performansıyla aranan oyuncular arasındaki yerini almıştır. Melisa Aslı Pamuk şimdilerde ise 'Çarpışma' dizisinde Cemre Gür karakterine hayat veriyor.

VELİ CEVHER (ONUR SAYLAK)

Çarpışma'nın Veli'sini Onur Saylak canlandırıyor. İşte, Çarpışma Veli karakteri... Karanlık dünyanın büyük işler çeviren bir aktörüdür. Kimse izini bulamaz, hiçbir kameraya görüntü vermez, dinlemelere takılma ihtimaline karşın sürekli hat değiştirir. Herkese ve her şeye karşı büyük bir güven sorunu vardır. Acımasız ve merhametsiz biridir. Çarpışmanın kilit noktasındaki isimdir.

Onur Saylak Kimdir, Kaç Yaşında?

Onur Saylak, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü’nde ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümlerinde kısa süre eğitim aldıktan sonra, Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Okul dönemi boyunca Ankara Devlet Tiyatroları’nda çeşitli oyunlarda rol alarak, sahneye adım attı. Pek çok dizi projesinde yer alan Onur Saylak, Yabancı Damat, Kod Adı Kaos, Asi, Nefes, Gönülçelen, Sensiz Olmaz, Ağır Roman, Hayat Ağacı, Hatırlı Gönül ve son olarak Vatanım Sensin dizilerinde, başarılı performanslar sergilemiştir. Onur Saylak, Arzu Tramvayı, Getto ve Üç Kuruşluk Opera tiyatro oyunlarının yanı sıra, Sonbahar, Denizden Gelen, Mavi Dalga, Rüzgarın Hatıraları filmlerinde rol almıştır. Onur Saylak, Şahsiyet dizisinin ve Daha sinema filminin yönetmenlik koltuğunda oturmuş ve Daha filmi ile pek çok ödül kazanmıştır.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de şehit annelerine özel program Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Anneler Günü dolayısıyla şehit anneleri, şehit eşleri ve gazi yakınlarına yönelik Tarsus’ta özel program düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Şehit Aileleri ve Gazi Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen programa, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer de katıldı. Katılımcılar ilk olarak Büyükşehir Belediyesi Tarsus Doğa Parkını ziyaret ederek çeşitli hayvanları yakından görme fırsatı buldu. Daha sonra Tarsus Gençlik Kampında tüm şehitler için Kur’an-ı Kerim okunup dualar edildi. Programda konuşan Meral Seçer, şehit anneleri ve eşlerinin büyük fedakarlıklar yaptığını belirterek, "Sizlerin emaneti hepimizin emaneti" dedi. Büyükşehir Belediyesinin şehit aileleri ve gazilere yönelik çalışmalarına önem verdiğini ifade eden Seçer, tüm şehitleri rahmetle andıklarını söyledi. Şehit Aileleri ve Gazi Hizmetleri Şube Müdürü Nilgün Buz ise şehit ve gazi ailelerinin her zaman yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, tüm annelerin ’Anneler Günü’nü kutladı. Programa katılan şehit anneleri ve şehit eşleri de etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Şehit annesi Gülbeyaz Öztürk, düzenlenen etkinliğin kendilerine moral olduğunu ifade ederken, Ayşe Yıldırım ise böyle anlamlı bir günde hatırlanmanın kendilerini onore ettiğini söyledi. Şehit eşi Fatma Kurumuş ve şehit annesi Ümmü Kaya da etkinlik dolayısıyla Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e teşekkür etti.
Sakarya Hayatını 3 engelli oğluna adadı: Şair, ressam ve tiyatrocu kardeşler Sakarya’nın Hendek ilçesinde annelerini bir yıl önce kaybeden doğuştan engelli 3 kardeş, fedakar babalarının desteğiyle yaşama sanatla tutunuyor. Diyaliz hastası Murat şiir yazarken, kas hastası Yusuf resim çiziyor, yatağa bağımlı Abdulmutalif ise tiyatroyla ilgileniyor. Hendek ilçesinde ikamet eden Murat, Yusuf ve Abdulmutalif Sarıoğlu kardeşler, doğuştan gelen engellerini sanatın gücüyle aşıyor. Kronik böbrek yetmezliği bulunan ve yüzde 99 engelli olan şair Murat (30), kas hastası ressam Yusuf (18) ve yatağa bağımlı yaşam sürmesine rağmen tiyatro tutkusundan kopmayan Abdulmutalif (26), fiziksel kısıtlamalarına rağmen hayallerinden vazgeçmiyor. Bir yıl önce annelerini kaybeden kardeşlerin en büyük destekçisi ise onlara hem babalık hem de arkadaşlık yapan 59 yaşındaki Bünyamin Sarıoğlu. "13 yaşından sonra yürüme yetilerini kaybettiler" Haftanın 3 günü diyaliz tedavisi gören Murat Sarıoğlu, sağlık sorunları nedeniyle örgün eğitime devam edemeyince eğitimini dışarıdan tamamladı. 2016 yılında lise birinci sınıf öğrencisiyken ilk şiir kitabını çıkaran Sarıoğlu, bugüne kadar 26 operasyon geçirdiğini ifade etti. Murat Sarıoğlu, "Türk dili ve edebiyatı son sınıf öğrencisiyim, açık öğretim fakültesinden okuyorum. Aynı zamanda yüzde 99 bedensel engelliyim, kardeşlerimde benim gibi genetik bir hastalığa sahipler. 13 yaşlarına kadar her şeyleri normaldi, o yaştan sonra yürüme yetilerini kaybettiler, bazı uzuvlarını kullanmayı bıraktılar. O yaşlardan sonra babamız bizimle ilgilenmeye başladı" dedi. "Hayata 1-0 geride başladım" İlk şiir kitabını 2016 yılında lise birinci sınıf öğrencisiyken çıkardığını belirten Sarıoğlu, edebiyat dünyasına adım atma sürecini şöyle anlattı: "Vuslat-I Dem adlı şiir kitabım var. Eserimiz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımızın desteğiyle bir araya topladığımız eserlerimin birleştirilmiş halidir. Şiir yazmayı ve kitap okumayı çok seven birisiyim. Tabii sosyal faaliyet olarak dışarıda insanlarla birebir vakit geçirmeyi de seviyorum. Kardeşimin de yapmış olduğu resimlerde görüldüğü gibi; kendi iç dünyasında, hayal dünyasında, kurduklarını olmasını istediği ya da arzuladığı şeyleri dışa vuruyor. Hayat serüvenim bu. İmtihanım biraz zorlu başladı. Hayata 1-0 geride başladım. Hayal kurmaktan ve mücadele etmekten hiç bir insan vazgeçmemeli. Yaşama tutunmayı bilmeli insan. Bazen tabii ki bir el arıyoruz, bu el benim için ailemin eli oldu." "Resimlerim, ben hayatta olmasam da beni hatırlatacak" Resim yapmayı çok sevdiğini dile getiren 18 yaşındaki tekerlekli sandalyeye bağlı Yusuf Sarıoğlu, "5 senedir resim yapıyorum. 13 yaşıma kadar ayakta duruyordum. Hastalık ilerledikçe böyle oldu. Günlük hayatımda ders çalışırım, dersten sonra dışarıya çıkarım. Resimlerimi sergilemek istiyorum, satmayı düşünmüyorum. Emeklerimi seviyorum. Resimlerim ben hayatta olmasam da beni herkese hatırlatacak. En çok deniz manzarası çizmeyi seviyorum. Gemi, kuş, sıra dağlar gibi şeyler çiziyorum. Bu resimleri istediler satmadım. Hepsinde bir anım var ancak sergilemek istiyorum. Herkes gibi benimde resimlerim sergilenirse çok memnun olurum. Bu resimler beni anlatıyor, ben gidersem hatıralarım kalacak" diye konuştu. "Para kazanmamız değil, onların huzurlu olmaları önemli" Çocuklarının her ihtiyacına koşarak onlara kol kanat geren baba Bünyamin Sarıoğlu ise toplumun engelli bireylere karşı daha duyarlı olması gerektiğini vurguladı. Çocuklarının tedavisi için birçok hastane gezdiğini ve hayatını onlara adadığını dile getiren fedakar baba, duygularını şöyle ifade etti: "3 çocuğum var, onlara engelli demiyorum, asıl kendimi engelli olarak görüyorum. Toplumun bazı şeyleri hor görmemesini istiyoruz. Çocuklarımı yalnız bırakamıyorum. Benim için para kazanmak hiç önemli değil, asıl olan onların huzuru. Biz burada bir lokma ekmek yer, mutlu oluruz. Bir beklentimiz yok. Sadece şu dünyada misafir olduğumuzu biliyoruz ve yaşantıya bu gözle bakıyoruz."
Gaziantep GSO Kurucu Meclis Başkanı Naci Topçuoğlu’nun vefatının 18. Yılı Gaziantep Sanayi Odası’nın (GSO) Kurucu Meclis Başkanı merhum Naci Topçuoğlu, vefatının 18. yıl dönümünde rahmet ve minnetle anılıyor. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep sanayisinin gelişmesinde önemli katkıları bulunan GSO Kurucu Meclis Başkanı merhum Naci Topçuoğlu’nun vefatının 18. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı. Adnan Ünverdi mesajında merhum Naci Topçuoğlu’nun Gaziantep sanayisinin bugünlere ulaşmasında büyük emeği bulunan öncü isimlerden biri olduğunu ifade ederek, ‘’Gaziantep sanayisinin gelişiminde önemli katkıları bulunan, vizyonu, çalışkanlığı ve ileri görüşlülüğüyle kentimize değer katan merhum Naci Topçuoğlu’nu aramızdan ayrılışının 18. yılında rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Kendisi yalnızca başarılı bir sanayici değil, aynı zamanda eğitime ve gençlerin geleceğine büyük önem veren örnek bir hayırseverdi" dedi. Merhum Naci Topçuoğlu’nun sanayi alanındaki yatırımlarının yanı sıra mesleki eğitime verdiği desteklerle de iz bıraktığını kaydeden Ünverdi, "Gaziantep’in üretim gücünün artmasında önemli rol oynayan merhum başkanımız, özellikle nitelikli insan kaynağının yetişmesine yönelik çalışmalarıyla hafızalarda yer edinmiştir. Bugün kendi adını taşıyan eğitim kurumları ve bıraktığı eserler, gençlerimizin geleceğine ışık tutmaya devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Gaziantep Sanayi Odası’nın kuruluş sürecinde aktif rol üstlenen ve 1989-1998 yılları arasında GSO Meclis Başkanlığı görevini yürüten Naci Topçuoğlu’nun, yenilikçi yaklaşımı ve sanayi vizyonuyla Gaziantep’e örnek olduğunu belirten GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, "Merhum Naci Topçuoğlu’nun bizlere bıraktığı çalışma azmi, üretim anlayışı ve memleket sevgisi her zaman yol göstericimiz olacaktır. Gaziantep Sanayi Odası olarak onun aziz hatırasını yaşatmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Ünverdi, merhum Naci Topçuoğlu’nun, 11 Mayıs Pazartesi günü saat 10:00’da Gaziantep Asri Mezarlıkta yer alan mezarı başında düzenlenecek anma töreni ile anılacağını belirtti.
Gaziantep Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.