DÜNYA - 01 Ağustos 2024 Perşembe 11:53 | Son Güncelleme : 01 Ağustos 2024 Perşembe 12:09

BM Güvenlik Konseyi Haniye suikastı gündemiyle toplandı

A
A
A
BM Güvenlik Konseyi Haniye suikastı gündemiyle toplandı

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye'ye düzenlenen suikastın ardından Orta Doğu gündemiyle acil bir toplantı gerçekleştirdi. Birçok ülke suikastı kınarken, ABD, İngiltere ve İsrail ise İran'ı suçladı.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye'ye düzenlenen suikastın ardından İran'ın talebi ve Rusya, Çin ve Cezayir'in desteğiyle Orta Doğu'daki gelişmeleri ele almak üzere acil bir toplantı gerçekleştirdi. Oturumda uluslararası topluma itidal çağrısı yapan BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, “Uluslararası toplum, çatışmayı hızlı bir şekilde çok daha büyük ve geniş hale getirebilecek herhangi bir eylemi önlemek için birlikte çalışmalı" dedi. Orta Doğu'daki artan gerilime değinen DiCarlo, "Son birkaç gün içinde meydana gelen çeşitli saldırılar ciddi ve tehlikeli bir tırmanışı temsil etmektedir" ifadelerini kullandı. Bu hassas süreçte itidalin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan DiCarlo, “Gidişatı değiştirmek ve bölgesel barış ve istikrara doğru bir yol aramak için diplomatik çabalara acilen ihtiyaç var" şeklinde konuştu.

“Haniye suikastı küresel düzenin ilkelerine saldırı”

Cezayir'in BM Daimi Temsilcisi Amar Bendjama ise Hamas lideri İsmail Haniye'nin İsrail tarafından öldürülmesinin "sadece bir kişiye yönelik bir saldırı değil, diplomatik ilişkilerin temellerine, devlet egemenliğinin kutsallığına ve küresel düzeni destekleyen ilkelere yönelik vahşi bir saldırı" olarak nitelendirdi. İsrail'in "iğrenç savaş suçları" işlediğini ve "korkunç insan hakları ihlallerine” imza attığını kaydeden Bendjama, İsrail'in hesap vermesi gerektiğini vurguladı.

BM Güvenlik Konseyi Haniye suikastı gündemiyle toplandı

“Durumun üstesinden gelinebilir”

ABD'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Robert Wood ise İsrail'in meşru müdafaa hakkının olduğunun altını çizerek ülkesinin Lübnan'a yönelik saldırılarda ya da Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye'nin ölümünde dahli olmadığını belirtti. İran üzerinde etkisi olan konsey üyelerine İsrail ve diğer aktörlere karşı vekalet çatışmasını tırmandırmaktan vazgeçmesi için Tahran'a baskı yapma çağrısında bulunan Wood, Orta Doğu'daki gerilimle ilgili olarak “Daha geniş bir savaş kapıda değil ve bu durumun üstesinden gelinebilinir" dedi. Wood, İran ve desteklediği "teröristlerin" sürekli olarak bölgesel çatışma riskini tetiklediğini savundu.

“Uzun vadeli barış silahla sağlanamaz”

İngiltere'nin BM Daimi Temsilcisi Barbara Woodward da artan şiddetin kimsenin çıkarına olmadığının altını çizerek acil itidal çağrısı yaptı. "Uzun vadeli barış, bombalar ve silahlarla sağlanamaz" diyen Woodward, İran destekli Husilerin İsrail'e saldırılarının sürdüğüne işaret ederek bunun sonlanması gerektiğini söyledi.
Woodward, İngiltere'nin İsrail'in güvenliğine olan bağlılığının sarsılmaz olduğunu belirterek İsrail'in meşru müdafaa hakkı bulunduğunu yineledi.

BM Güvenlik Konseyi Haniye suikastı gündemiyle toplandı

“İran'ı çatışmaya çekme çabaları bölgeyi istikrarsızlaştırıyor”

Rusya'nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dmitry Polyanski de Haniye'ye yönelik suikastı “güçlü şekilde kınadıklarını” ifade etti. Bu olayın Gazze'de ateşkes müzakerelerine büyük darbe vurduğuna dikkat çeken Polyanski, "İran'ı bölgesel bir çatışmaya çekme çabaları zaten kaynama noktasında olan bölgeyi daha da istikrarsızlaştırıyor” dedi. Orta Doğu'da üst düzey siyasi ve askeri görevlilere yönelik suikastların bölgeyi savaşın eşiğine getirdiğini belirten Polyanski, gerginliğin azaltılmasının hiç olmadığı kadar önemli olduğunu vurguladı. Polyanski, kapsamlı bir bölgesel savaşın önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Çin muhtemel karışıklıktan endişe duyuyor”

Çin'in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong, Haniye'ye yönelik suikastı güçlü şekilde kınarken, bunun BM Şartı'nın temel ilkelerini ihlal ettiğini dile getirdi. Fu, "Çin, bu olayın bölgede meydana getirebileceği karışıklıktan derin endişe duyuyor" dedi.

BM Güvenlik Konseyi Haniye suikastı gündemiyle toplandı

İran'dan BM Güvenlik Konseyi'ne çağrı

İran'ın BM Daimi Temsilcisi Amir Saeid Iravani de ülkesinin BM Güvenlik Konseyi'ni "aciliyet arz eden ciddi bir konuyu ele almak üzere" acil toplantıya çağırdığının altını çizdi. Haniye'nin İsrail tarafından “korkakça” öldürülmesini kınadığını belirten Iravani, "Bu terör eylemi, İsrail'in Filistinlileri ve Filistin davasının bölge ve ötesindeki diğer destekçilerini hedef alan ve on yıllardır devam eden terör ve sabotaj örüntüsünün bir başka tezahürüdür" dedi. İsrail'in son "korkunç eylemi" ile bölgede barış ve istikrara öncelik veren yeni İran hükümetini hedef aldığını belirten Iravani, BM Güvenlik Konseyi'ne İsrail'e karşı "derhal ve etkili bir şekilde harekete geçme" çağrısında bulundu. Iravani, İran'ın Haniye suikastına kararlı bir şekilde yanıt vereceğini işaret ederek, "İran, gerekli ve uygun gördüğünde bu terörist ve suç eylemine kararlı bir şekilde yanıt vermek için uluslararası hukuka uygun olarak kendini savunma hakkını saklı tutuyor" dedi.

Filistin'den İsrail'e kınama

Filistin'in BM Daimi Gözlemci Yardımcısı Feda Abdelhady de İsrail'in Gazze'de uluslararası hukukun tüm ilkelerini ağır bir şekilde ihlal eden ve BM Şartı'nı alenen çiğneyen savaşının başlamasından bu yana 300 gün geçtiğini söyledi. "Uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden bir savaş. Ancak İsrail'in bu savaşı güpegündüz, hiçbir kısıtlama ve sonuç olmaksızın yürütmesine izin veriliyor" diyen Abdelhady, "İşgalci İsrail güçleri Filistinli çocukları, kadınları ve erkekleri katlederken her gün halkımız için daha fazla dehşet, kayıp ve acıya neden oluyor" şeklinde konuştu. İran'ın yanı sıra Lübnan, Suriye ve Yemen'in toprak bütünlüğü ve egemenliğinin İsrail tarafından ihlal edilmesini "kesin bir dille kınadığını” vurgulayan Abdelhady, "BM Güvenlik Konseyi'ni, BM Genel Kurulu'nu ve yasalara saygılı, barışsever tüm ulusları, bir kez daha ve büyük bir aciliyetle İsrail'in Filistin halkına ve bölgemize yönelik bu korkunç ve suç teşkil eden saldırılarını durdurmak üzere derhal harekete geçmeye çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.

BM Güvenlik Konseyi Haniye suikastı gündemiyle toplandı

İsrail İran'ı suçladı

İsrail'in BM Daimi Temsilci Yardımcısı Brett Jonathan Miller ise toplantının düzenlemesini talep eden İran'ı "dünyanın bir numaralı terör destekçisi" olmakla suçladı. İran'ın Hamas, Husiler ve Hizbullah gibi vekillerini kullanarak İsrail'i ve vatandaşlarını hedef aldığını söyleyen Miller, bazı ülke temsilcilerinin dile getirdiği görüşleri eleştirdi. Miller, "Duyulan tek şey, gerilimin tırmanmasından duyulan endişenin dile getirilmesi ve her iki tarafa da, yine Birleşmiş Milletler'in demokratik bir üye devleti ile vahşi bir terör örgütünü aynı kefeye koyarak itidal çağrısında bulunulmasıydı" dedi.

“İsrail'deki savaş suçluları destek olmadan devam edemez”

Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi Koussay Aldahhak ise İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde 12 çocuğun ölümüne yol açan Majdal Shams olayında işgalci İsrail'in ağır bir suç işlediğini ve Golan'ın "her zaman Suriye toprağı olduğunu" vurguladı. Golan'da yaşayan vatandaşlarının her zaman Suriye'nin bir parçası olduğunu yineleyen Aldahhak, işgalci bir gücün BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca kendini savunduğunu iddia edemeyeceğini belirterek İsrail'e hukuk dışı uygulamalarına son verme çağrısı yaptı. BM Güvenlik Konseyi'ni İsrail'e karşı harekete geçmeye ve İsrail'in hesap vermesini sağlamaya davet eden Aldahhak, "İsrail'deki savaş suçluları destek olmadan devam edemezler" dedi.

“Lübnan ve halkı savaş istemiyor”

Lübnan'ın BM Daimi Temsilcisi Hadi Hachem de ülkesinin ve halkının "savaş istemediğini" vurguladı. İsrail'in başkente yönelik saldırısının ölüm ve yaralanmalarla sonuçlandığını söyleyen Hachem, böyle bir eylemin İsrail'in gerçek niyetini gösterdiğini söyledi. İsrail'in son olarak iki gazeteciyi daha öldürmesinin İsrail'in “medyayı hedef aldığının göstergesi” olarak niteleyen Hachem, bölgenin sükunet ve istikrara kavuşması için İsrail'in Arap topraklarındaki işgaline son vermesinin şart olduğunun altını çizdi. Bunun iyi niyet gerektirdiğini, ancak İsrail'in davranışlarının bunun aksini gösterdiğini kaydeden Hachem, "Tarih kimseyi bağışlamayacaktır. Orta Doğu'da başlayan şey tüm dünyaya yayılacaktır" uyarısında bulunarak BM Güvenlik Konseyi'ni çok geç olmadan harekete geçmeye çağırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Etkin pişmanlık ifadesi veren Özkan Yalım: "Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım" Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" dedi. Görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Yalım ifadesinde, "Ben etkin pişmanlık kapsamında samimi bir şekilde ikrarda bulunmak istiyorum. İfademi özel müdafilerim eşliğinde vereceğim. Detaylı şekilde anlatacağım üzere kamu zararı oluşturacak şekilde belediye kaynaklarını şahsi iş ve ilişkilerimde kullandığım için pişmanım, oluşan zararı gidereceğime söz veriyorum" diye konuştu. "2 futbolcunun eşini belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum" Uşakspor’da oynayan 10 futbolcunun belli dönemlerde belediye kadrosunda işçi gösterildiğini söyleyen Yalım, şunları kaydetti: "Uşakspor kadrosuna dahil futbolcuların ödemelerine yardımcı olmak maksadıyla hatırladığım kadarıyla 24 futbolcudan 10 tanesini belli dönemlerde belediyede işçi kadrosunda göstererek buradan maaş almalarını ve alınan bu maaşın kendilerine ödenmesi gereken maaştan eksik kalan kısmına mahsup edilmesini sağladım. Yine hatırladığım kadarıyla 2 futbolcunun eşini de aynı şekilde belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum. Bunlardan bir tanesi fiilen belediyede bir süre çalıştı ancak diğeri herhangi bir şekilde fiilen çalışmadı. Uşak’ta bulunan amatör basketbol takımı ‘İlkler Şehri’ isimli basketbol takımına destek olarak belediyenin bütçesinden yaklaşık 3-4 ay boyunca her ay 1 milyon 400 lira olacak şekilde para yardımında bulunuldu. Bu aylık ödenen 1milyon 400 bin liranın, 400 bin lirası basketbol takımı için kullanıldı ancak aylık ödenen paranın yaklaşık 1 milyon lirası Uşakspor futbolcularına kalan ödemelerine mahsup olacak şekilde ödendi. Uşakspor bir anonim şirket yapılanmasına sahiptir, yönetim kurulunda Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, o dönemde sonrasında özel kalem müdürü görevine getirilen Hasan Doğukan Kurnaz, Meclis Üyesi Özhan Özgöbek, Necati Köksal, Meclis Üyesi Akif Şanlı ve yine Meclis Üyesi Yüksel Doğan isimli şahıslar bulunmaktadır." Uşakspor’da oynayan futbolcuların maaşlarını şahsi olarak ödediği için Uşakspor’dan bağış olarak toplanan paraları alarak kendi şirketindeki çalışanlarına maaş olarak ödediğini ifade eden Yalım, "Bu paralar Uşakspor’a bağış adı altında gelen nakit paralardır. Ancak daha önce şahsi hesabımdan çekerek elden nakit olarak yapmış olduğum ödemelerden kalan alacağımı gelen bu bağışlar arasından bir bölümünü alıyordum. Bunları da yine kendi şirketim olan Yalım Garden çalışanlarına ödenmek üzere kullanmış olabilirim. Bazı dönemlerde şahsi şirketim olan Yalımlar şirketine ait SGK ödemelerinde param olmadığı için sıkıştığım durumlarda bunları Uşakspor’a bağış olarak gelen paralar içerisinde daha önceden olan alacaklarıma mahsup olacak şekilde alarak kendi hesaplarıma yatırttığım ve bununla şirketime ait sigorta borçlarını ödediğim de olmuştur" şeklinde konuştu. Belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerden bahseden Yalım, "Metin Çekçek isimli şahıs Uşak’ta tekstil alanında faaliyet gösteren varlıklı bir iş adamıdır ve daha öncesinde de Uşak Belediyesine birçok yardımda bulunmuştur. Soruşturmaya konu belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerin yakınlarında bulunan arazileri öncesinde satın alan Osman Nuri Vardı ve Adem Tuğrul Kaya isimli şahıslar bana ulaşarak ihale gerçekleşmediği için arazileri aldıkları fiyattan geri satmak istediklerini ilettiler. Ben bu arazileri şahsım adına satın almaya karar verdim ancak o dönemde yeteri kadar param olmadığı için Metin Çekçek isimli şahıstan 2025 yılı Eylül aylarında 130.000 dolar borç para aldım. Bu parayı Metin Çekçek’in kardeşi olan Çetin Çekçek’e ait Uşak’ta bulunan iş yerinde battaniyeye sarılı şekilde dolar olarak aldım. Çetin Çekçek bana yanlış anlaşılma ihtimaline binaen parayı battaniye içerisine sararak, sıfır bir battaniye poşetinin içerisine sıkıştırarak teslim etti. Ben de kendisine kendi düzenlediğim, imzalı ve borç olarak aldığıma dair beyanımı içeren kağıdı teslim ettim. Bu evrak Çetin Çekçek isimli şahıstadır" ifadelerini kullandı. "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu" Ebru Yurtuluğ ile olan ilişkisini anlatan Yalım, "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu. Kendisi Uşak Belediyesinde yaklaşık 3 ay çalıştı. Ben Ankara’dan Uşak’a dönerek belediye başkanı olduktan sonra Ebru Yurtuluğ belediyede işe başladı ve özel kalemde sekreter olarak çalışıyordu. Gönül ilişkimiz olduğu dönemde kendisiyle ortak kalma niyetiyle Safir Sitesinde bir daire satın aldım ve bu dairenin yüzde 50 hissesi bana, yüzde 50 hissesi Ebru Yurtuluğ adına tapuda kayıtlı olacak şekilde düzenlendi. Ancak bu dairede ikimiz de hiç yaşamadık. Dairenin parasını ben şahsi hesabımdan ödedim" dedi. Belediye parası ile eve aldığı halılardan pişman olduğunu ve karşılamak istediğini söyleyen Yalım, "Uşak’ta bulunan ve belediye iştiraki olan ‘Dokur Evi’ isimli şirketten bu daireye 4 adet halı gönderilmesi talimatı verdim. Şoförüm Murat Altınkaya’yı Dokur Evi’ne göndererek halıları teslim almasını ve Safir Sitesindeki eve götürmesini söyledim. Murat Altınkaya halıları alarak eve götürdü ve halılar bu eve serildi. Bu halıların teslim alındığına dair hatırladığım kadarıyla herhangi bir evrak imzalamadım. Belediyeye ait Dokur Evi’nde dokunan halılar el dokuması olup Uşak’a özgü halılardır ve metrekaresinin yaklaşık 5 bin lira civarında olduğunu hatırlıyorum. Bundan dolayı pişmanım ve meydana gelen zararı ödemek isterim" diye konuştu. Şahsi işleri için kullandığı kamu kaynaklarından bahseden ve pişman olduğunu ifade eden Yalım, şunları kaydetti: "Şahsıma ait Ankara Celal Bayar Plaza’da çocuklarım adına kayıtlı bir ofis bulunmakta ve bu ofiste bazı beyaz eşyalar ile mobilyalar yer almaktaydı. Ofis kiralandıktan sonra bu eşyaların kullanılmayacağı için Uşak’a getirilmesi gerekiyordu. Uşak Belediyesi adına Devlet Malzeme Ofisi’nden 4 adet araç satın alındı ve bu araçlar Ankara’da teslim alındı. Araçların Uşak’a getirilmesi süreci ile eşyaların taşınma sürecini aynı döneme denk getirerek araçların boş gelmemesi için bu şekilde bir düzenleme yaptık. Eşyaların yükleme ve indirme işlemlerini şoförüm Murat Altınkaya ve yanında bulunan belediye personelleri yaptı. Bu eşyalar hatırladığım kadarıyla 2 seferde Uşak’taki otelime taşındı. Yine İzmir’de bulunan ve oğlumun öğrencilik döneminde kullandığı evdeki eşyalar boşta olduğu için Uşakspor teknik direktörü Ergün Pembe’nin kullanması amacıyla Uşak’taki evime getirilmesi talimatını verdim. Şoförüm Murat Altınkaya ve belediye personelleri Uşak Belediyesine ait 2 araçla İzmir’e giderek eşyaları alıp Uşak’taki eve yerleştirdiler. Ancak Ergün Pembe bu evi fiilen hiç kullanmadı. Her iki olayda da belediye araçları ve personelleri kullanıldığı için oluşan kamu zararını gidermek isterim." "Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı doğrudur" Belediyeye ait araçların eşinin şahsi işlerinde kullandığını belirten Yalım, "Uşak’ta bulunan Bayram Reklam isimli firma belediye adına daha önce farklı tarihlerde ihaleler almış bir firmadır. 2025 yılı içerisinde ‘satarız.com’ isimli firmanın yüzde 30 hissesini oğlum Özhan Yalım adına satın aldım. Şahsıma ait bilboardlarda Bayram Reklam aracılığıyla bu firmanın reklamlarının yapıldığı doğrudur ancak bu reklamların ödemeleri şahsi şirketim tarafından yapılmıştır. Uşak Belediyesi adına kayıtlı çeşitli araçların eşim ve küçük oğlum Anıl’ın şahsi kullanımlarına tahsis edildiği doğrudur. Ayrıca 18 yaşından küçük oğlum Anıl Yiğithan belediyeye ait Vito marka araçla şahsıma ait Çeşme’de bulunan yazlığa götürülüp getirilmiştir. Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı da doğrudur. Bu durumlardan doğan kamu zararını ödemek isterim" sözlerini söyledi. "Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın dönüşüm işlemlerinin bedellerinin Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini açıklayan Özkan Yalım, şunları kaydetti: "Uşak Belediyesi bünyesinde şahsım adına kullanılmak üzere Ankara’dan satın alınan V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri İstanbul’da Dizayn Oto tarafından yapılmıştır. Aynı şekilde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri de aynı firma tarafından yapılmış ve her iki aracın dönüşüm bedelleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir. Bu süreçte her iki aracın VIP dönüşüm faturalarının tek fatura olarak düzenlenerek Uşak Belediyesi Sosyal Tesisleri Şirketi tarafından ödendiğini biliyorum. Uşak Belediyesine ait araç için yaklaşık 25 bin Euro + KDV, Özgür Özel’in kullanımına tahsisli araç için ise yaklaşık 170 bin Euro + KDV ödeme yapıldığını hatırlıyorum. Bu işlemlerden dolayı pişmanım ve oluşan kamu zararını gidermek istiyorum. Benim Uşak’ta bulunan Yalım Garden Otelimde CHP milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları zaman zaman konaklamaktadır ancak bu kişilerden ücret alınmadığı için otel kaydı açılmamakta ve emniyete bildirim yapılmamaktadır. Gelen misafirler bazen konaklamakta, bazen kısa süreli kullanım için odaları kullanmaktadır. Özgür Özel de geçmişten gelen tanışıklığımız nedeniyle yaklaşık 7-8 kez otelde konaklamıştır." "CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim" 2023 CHP Kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılması için Özel’e 1 milyon 200 bin lira nakit para verdiğini söyleyen Yalım, "Eski Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Özgür Özel’in geçmişte otelin restoranında birlikte yemek yedikleri doğrudur ancak aralarında bir ilişki olup olmadığına dair kesin bir bilgim yoktur. Ayrıca pandemi döneminde Özgür Özel’in talebi üzerine Volkswagen bayisiyle görüşerek Taigo model bir aracı babası adına ayırttım ve fiyat farkı olan yaklaşık 180 bin lirayı kendi hesabımdan ödedim. Ayrıca 2022 yılında Özgür Özel’in ailesine hediye çantalar gönderdim ve kendisine de bir saat hediye ettim. 2023 yılı sonunda CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özgür Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim. Bu paranın 200 bin lirasını Manisa’daki evine bıraktım, 1 milyon lirayı ise Denizli’de yakın arkadaşı Demirkan isimli şahsa teslim ettim" sözlerini söyledi. Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahiplerinin Uşakspor’a bağış yapmak istediğini ifade eden Yalım, "Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahipleri Uşakspor’a bağış yapmak istediklerini ilettiler. Bu süreçte bazı kişilerden araç alımı için borç aldım ve işletme sahiplerinin Uşakspor’a düzenli bağış yapacaklarını öğrendim. Bu konuların ifadelerde geçen hususlarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Gözaltına alındığım gün Seher Akay’ın üzerinde bulunan telefon bana aittir. Telefonu belediyeye götürmesi için kendisine vermiştim ve kendisinin herhangi bir suç kastı yoktur. Ali Rıza Demir isimli şahsın belediyeye verdiği 1 milyon 500 bin lira tutarındaki çekin futbolcu tarafından kabul edilmemesi üzerine bu çeki bozdurarak parasını şahsi işlerimde kullanmış olabilirim" dedi. "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım" Etkin pişmanlık kapsamında bildiği her şeyi anlattığını ifade eden Yalım, "Ebru Yurtuluğ’un evinde ele geçirilen belediyeye ait bilgisayarı kendisine hediye etmedim. Görevden ayrıldıktan sonra iade etmemiş olabileceğini düşünüyorum. Cezaevinde tarafıma CHP genel merkezinden gelen mektup sonrası savunma süresi verilmeden partiden ihraç edildiğimi öğrendim. Daha önce istifa dilekçesi verdiğim halde dikkate alınmadığını düşünüyorum. Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" diye konuştu. Yalım’ın avukatları ise, "Müvekkilimizin beyanlarına aynen katılıyoruz. Müvekkil tüm bildiklerini açık ve doğru şekilde anlatmıştır, deliller toplanmıştır, karartılacak delil yoktur. Tutuklama gerektiren bir durum bulunmamaktadır, öncelikle tahliyesini, aksi halde adli kontrol uygulanmasını talep ediyoruz" dedi.
İstanbul Interpol-Europol’ün ‘en çok arananlar’ listesinde bulunan şüpheli yakalandı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Antalya Emniyet Müdürlüğü ve MİT ile ortaklaşa düzenlediği operasyonda, ‘Difüzyon Mesajı ile Cinayet’ suçundan Interpol-Europol en çok arananlar listesinde bulunan şüpheli Antalya’nın Alanya ilçesinde yakalandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Antalya Emniyet Müdürlüğü, İnterpol-Europol tarafından ‘en çok aranan’lar listesinde bulunan Tunahan Çetkin (29) isimli şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Çalışmada, Europol tarafından hakkında "Difüzyon Mesajı ile Cinayet" suçundan aranma kaydı bulunan Çetkin’in bulunduğu adres tespit edildi. Şüphelinin Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunduğu adrese operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda şüpheli Tunahan Çetkin yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliye yönelik yapılan sorgulamada, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından kaydı olduğu tespit edildi. Ayrıca şahsa yönelik yapılan araştırmalarda, bir mesajlaşma uygulaması üzerinden eylem hazırlıkları yaptığı ortaya çıktı. Şüphelinin, Interpol-Europol tarafından yayınlanan en çok arananlar listesinin başında yer aldığı tespit edildi.