DÜNYA - 12 Mart 2025 Çarşamba 22:31 | Son Güncelleme : 12 Mart 2025 Çarşamba 22:33

Bakan Göktaş: "Türkiye olarak, kadına şiddetle mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz'

A
A
A
Bakan Göktaş: "Türkiye olarak, kadına  şiddetle mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz'

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, siber şiddetin kadınları tehdit, taciz ve mahremiyetlerini ihlal eden dijital saldırılarla yeni bir boyut kazandığını belirterek, "Kadın-erkek eşitliği ve kadınların güçlenmesi için siber şiddetle mücadele hayati bir öneme sahip. Türkiye olarak, kadına yönelik şiddetle mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından BM Genel Kurulu’ndan sonra en yüksek katılımlı BM etkinliği olan Kadının Statüsü Komisyonu toplantısı kapsamında "Dijital Trendler: Geleceğin Ekonomisini Şekillendiren Kadın Girişimciler" başlıklı yan etkinlik düzenlendi. Dijitalleşmenin kadın girişimciliği üzerindeki etkisi ve kadınların dijital dünyadaki varlığını güçlendirmeye yönelik politika önerilerinin ele alındığı Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’ndeki etkinlikte konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, dijitalleşmenin etkisiyle kadın girişimciliğinin yeni boyutlar kazandığını ve kadınların ekonomik güçlenmesinin anahtarı haline geldiğini belirtti.

Dijitalleşmenin sadece ekonomileri değil, toplumların yapısını da kökten dönüştüren bir güç olduğunu dile getiren Göktaş, "Yapay zeka, büyük veri ve otomasyon, iş dünyasını baştan şekillendiriyor. Bu dönüşüm, büyük ekonomik fırsatlar sunarken eşitsizlikleri derinleştirme riski de taşıyor. Kadınlar, dijital dönüşümdeki engeller nedeniyle fırsatlardan eşit yararlanamıyor" dedi.

"UNESCO verilerine göre, dünyada mühendislik öğrencilerinin yüzde 28’i, yapay zeka araştırmacılarının ise yüzde 12’si kadın"

Dünya Ekonomik Forumu’nun raporuna göre, dijital sektörde kadınların oranının yalnızca yüzde 24, erkeklerin bu alanda çalışma ihtimalinin de kadınlardan 2,7 kat daha fazla olduğuna dikkati çeken Bakan Göktaş, "Bu uçurumun başlıca nedeni, STEM alanlarında kadın temsilinin düşük olması. UNESCO verilerine göre, dünyada mühendislik öğrencilerinin yüzde 28’i, yapay zeka araştırmacılarının ise yüzde 12’si kadın. Bu tablo, kadın girişimcilerin ve teknolojide kadın liderlerin küresel ekonomide daha fazla yer alması gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle, Türkiye olarak, kadın girişimciliğini desteklemeyi ekonomik kalkınmanın güçlü bir adımı olarak görüyor ve çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz. 2021’den beri yürüttüğümüz ‘Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi’ ile kadın istihdamını artırıyor ve kooperatifleri destekleyerek kadınları güçlendiriyoruz. Bunun yanı sıra kadın kooperatiflerinin kırsal kalkınma desteklerinden daha etkin bir şekilde faydalanmaları için eğitim programları yürütüyoruz" dedi.

"Türkiye’nin Mühendis Kızları" projesiyle mühendis olmak isteyen kız öğrencilere burs, staj, istihdam, dil eğitimi, sertifika programları ve mentörlük desteği sunduklarını dile getiren Göktaş, "Yapay zeka ve veri bilimi alanında yetkinlik kazanarak kariyer fırsatlarını artırmaları ve bu alanda liderlik etmeleri için başlattığımız programla kadınlara destek oluyoruz. Bunun yanı sıra kadınlara istihdam garantili mesleki eğitim sunuyoruz. STEM alanında öğrenim gören kız öğrencilere, sanayi firmalarında staj ve iş deneyimi imkanı sağlayarak sanayi sektöründe güçlü bir yer edinmelerine destek oluyoruz." ifadelerini kullandı.

Kadın girişimciliğinin desteklenmesi çalışmaları

Kadınların girişimcilikleriyle dünyada tüketici olmaktan öte yenilikçi liderler olarak sahne almaya başladığına dikkati çeken Göktaş, "Temiz teknoloji alanında kadın girişimcileri destekleyerek öne çıkan iş fikirlerini ödüllendirdik. Kadın girişimciliğini desteklemek için çeşitli kurumların çalışmalarını kadingirisimci.gov.tr internet sayfasında topladık. Ayrıca kadınların, dijital becerilerini geliştirerek inovasyonda daha aktif rol almaları ve iş dünyasında pazarlama fırsatlarından faydalanmalarına katkı sunduk. Böylece, kadınların dijital girişimcilik dünyasında yer edinmesini destekleyerek ekonomik hayatta daha güçlü bir şekilde var olmalarının önünü açtık" dedi.

Dijitalleşmenin de etkisiyle kadınların artık yeni ve yıkıcı şiddet türleriyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Göktaş, "Siber şiddet, kadınları tehdit eden, taciz eden ve mahremiyetlerini ihlal eden dijital saldırılarla yeni bir boyut kazandı. Bu saldırılar, kadınların güvenliğini tehlikeye atarak yaşam alanlarını daraltıyor. Kadınların dijital dünyada güvende olması, sadece fiziksel ve psikolojik hakların korunmasıyla değil, çevrim içi şiddetin önlenmesiyle doğrudan etkilidir. Bu anlamda, kadın-erkek eşitliği ve kadınların güçlenmesi için siber şiddetle mücadele hayati bir öneme sahiptir. Türkiye olarak, kadına yönelik şiddetle mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz. Yürüttüğümüz çalışmalarla, kadınların dijital çağda güçlenerek var olmalarına destek oluyoruz" ifadelerini kullandı.

Kadınların dijital dönüşüm süreçlerine katılımı

Dijitalleşme ve kadın girişimciliğinin sadece ulusal düzeyde değil, küresel çapta da toplumsal ve ekonomik kalkınmanın temel taşları arasında yer aldığını belirten Göktaş, "Kadınların dijital dünyada daha etkin roller alması dünya ekonomisinin sürdürülebilir büyümesini sağlayacak ve küresel eşitsizlikleri azaltacaktır. Bu alandaki fırsatların değerlendirilmesi, her ülkenin geleceğine yapılan en stratejik ve değerli yatırımlardan biri olarak görülmelidir" dedi.

"Kadınların dijital alanda ve girişimcilikte daha fazla yer alması zorunluluktur"

Dijitalleşmenin küresel etkileri göz önünde bulundurulduğunda, uluslararası iş birliğinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Göktaş, "Hükümetler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve akademi arasında kurulan iş birlikleri kadınların dijital dönüşüm süreçlerine katılımını artıracaktır. Bilgi ve deneyim paylaşımıyla küresel çözümler geliştirilecektir. Kadınların dijital alanda ve girişimcilikte daha fazla yer alması, sadece ekonomik değil, toplumsal dönüşüm açısından da bir zorunluluktur. Herkesin bu dönüşümde eşit fırsatlara sahip olması, toplumların daha adil ve sürdürülebilir bir geleceğe ulaşmasını sağlayacaktır. Bu doğrultuda, tüm paydaşların kolektif çabası elzemdir. Dijital dönüşümde kadınların güçlü yer edinmesi ve liderliği, Pekin Deklarasyonu’na bağlılığımızın ve kadınların geleceğini şekillendirme sorumluluğumuzun bir gereğidir" dedi.
Yan etkinliğe, Tacikistan Başbakan Yardımcısı Dilrabo Mansuri, Endonezya Kadının Güçlendirilmesi ve Çocuk Koruma Bakanı Arifatul Choiri Fauzi, Azerbaycan Aile, Kadın ve Çocuk Problemlerinden Sorumlu Devlet Komitesi Başkanı Bahar Muradova, Sırbistan Kadın Erkek Eşitliği, Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi ve Kadınların Ekonomik ve Siyasi olarak Güçlendirilmesinden Sorumlu Devlet Bakanı Tatjana Majura, Katar Sosyal Kalkınma ve Aile Bakanlığı Aile İşleri Müsteşar Yardımcısı Shaika Jassim Al Thani ile Güney Afrika Tshwane Teknoloji Üniversitesi Araştırma İnovasyon ve Katılımdan Sorumlu Rektör Yardımcısı Vathi Papu Zamxaka da konuşmacı olarak katıldı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, ‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" denildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Türkiye’nin dün olduğu gibi bugün de bölgesinde adaletin, barışın ve sağduyunun sesi olmaya devam edeceği bildirilerek şu ifadelere yer verildi: "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, ‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Söz konusu paylaşımlardaki iddialar gerçeklerle örtüşmeyen ve bölgesel istikrara zarar vermeyi amaçlayan söylemlerdir. Türkiye Cumhuriyeti, asırlara sari devlet geleneği ve vizyonu gereği her zaman bölgemiz başta olmak üzere tüm coğrafyalarda kanın durması, sivillerin korunması ve kalıcı barışın tesisi için öncü bir rol üstlenmektedir. Bölgesel krizlerin ve anlaşmazlıkların çözümünde de her zaman uluslararası hukuku ve diplomasi kanallarını önceleyen ülkemiz, gerilimi tırmandıran değil, düşüren bir tutum sergilemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, herhangi bir ayrım gözetmeksizin bölge halklarının huzur, güven ve refah içinde yaşamasını öncelemektedir. Türkiye’nin mücadelesini ve insani duruşunu çarpıtarak sunmaya çalışan manipülatif içeriklere itibar edilmemelidir."
İstanbul Selçuk İnan: "Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Galatasaray’ın kendisi için önemli ve kıymetli olduğunu belirterek, "Galatasaray taraftarı bana nasıl davranırsa davransın başımın üstünde. Onları yargılayamam. Ben onları hep sevdim, saygı duydum. Hayatımın bundan sonraki her anında onları sevmeye ve saygı duymaya devam edeceğim. Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun. Onlar içinden ne geliyorsa onu yapsınlar" dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Kocaelispor deplasmanda oynadığı Galatasaray ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, açıklamalarda bulundu. İki takımı da tebrik ederek sözlerine başlayan İnan, "Sahada güzel bir mücadele vardı. İki takım futbol oynamaya çalıştı. Maç berabere bitti. Aldığımız 1 puandan ötürü oyuncularımı tebrik ederim. Çok iyi mücadele ettiler. Böyle bir zamanda Galatasaray’a karşı oynamak kolay değil. Çok mücadele ettiler. Emeklerinin karşılığını da aldılar" diye konuştu. Galatasaray’ın stadına her geldiğinde farklı duygular beslediğini belirten Selçuk İnan, "Burası benim için önemli, kıymetli. Hayatımın çok önemli anlarını burada yaşadım. Düzgün oldum, mütevazı oldum, yine de gerçekler var. Bu sahada en çok maça çıkan oyuncuyum belki de, en çok kupa kazanan oyuncuyum, en çok kaptan olan, en çok gol atan orta saha belki de, en çok asist yapan. 15 kupa kazandım. Bunlar çok kolay başarılar değil. Bunları başarırken hep bu Selçuk İnan’dım yine. Birçoğunuzun beğenmediği, sessiz kaldığımda eleştirdiniz. O zaman da şu anki karşınızdaki Selçuk İnan’dım. Yine öyle olacağım. Düzüm, ne olursa olsun haksızlığa gelmem. Kimsenin hakkını yemem, yemedim. Hiç kimseye saygısız yapmadım. Ne kadar bulmaya çalışsanız da yine de belki biraz üzüyorsunuz beni ama yine doğru bildiğim yoldan gidiyorum. Çok bunlara girmek istemiyordum. Ahlaklı olmak başka bir şey, düz olmak başka bir şey. Galatasaray taraftarı bana nasıl davranırsa davransın başımın üstünde. Onları yargılayamam. Ben onları hep sevdim, saygı duydum. Hayatımın bundan sonraki her anında onları sevmeye ve saygı duymaya devam edeceğim. Çünkü ben buyum. Hiçbir kötüye çekmeye uğraşmayın. Galatasaray’da uzun yıllar kaldım. Bütün hayatımla buraya verdim. Şimdi Kocaelispor’dayım. Onlar için çalışıyorum, emek veriyorum. Hiçbir kötü şeyin arkasından gitmedin, gitmeyeceğim. Yanlışlar gördüm, tepkimi koydum ama siz bunu görmedeniz, görmeyeceksiniz de. Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun. Onlar içinden ne geliyorsa onu yapsınlar. Ben hayatım boyunca içimden ne geliyorsa öyle davrandım. Bundan sonra da bu Selçuk İnan, bu şekilde davranmaya devam edecek" şeklinde konuştu. Hedefler olmadan yaşanmadığını ifade eden yeşil-siyahlıların teknik direktörü, "Çok zor şartlar altında bu takım kuruldu. 16 yıl sonra geldi. Buraya sahaya çılan 11’i neredeyse maaş bütçesi büyük takımlarda oynayan oyuncuların 1 oyuncusuna denk geliyor. İşimiz kolay değil. Artık çok daha zor. Bizim işimiz bu zoru başarmak. En azından o mücadeleyi göstermek. Kocaelispor bunu başarabilecek güçte. Ne olursa olsun taraftarımız takımlarını yalnız bırakmasınlar. Oyunculara destek olsunlar. Onlar bizim için bir güç. Onlardan isteyeceğim; bugüne kadar yaptıkları gibi yine destek olsunlar. Bizim için yeter" değerlendirmesinde bulundu. Maça sonradan girerek golü atan Bruno Petkovic için ise İnan, "Petkovic bizim önemli bir oyuncu. Bu maçları oynamayı bilen bir oyunculardan biri. Hazır değil. Bizimle 3 antrenmana çıktı. Girdi, kalitesini gösterdi" dedi.
Ankara Somali’de CURAD-1 Sondajı için geri sayım Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi’nin 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanıyor. Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanan Çağrı Bey, konumlanma işleminin ardından kuyuya ilişkin test faaliyetlerine başlayacak. Testlerin ardından da sondaj çalışmasına geçilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Enerji filosunun yeni derin deniz sondaj gemilerinden Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek amacıyla çalışmalarına başlıyor. 53 günün ardından Somali’ye vardı Çağrı Bey, Somali’deki sondaj çalışmaları için 15 Şubat 2026’da Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye doğru seyrine başladı. 53 günlük seyir süresi sonunda Somali’ye ulaşan gemi, geçtiğimiz 10 Nisan’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da iştirak ettiği törenle Mogadişu Limanı’nda karşılandı. Limandan ayrıldı Limanda malzeme ve yakıt ikmali gibi son hazırlıkları gerçekleştirilen Çağrı Bey, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. Çağrı Bey’in bu yolculuğunda, enerji filosundan Altan, Korkut, Sancar destek gemileri de yanında bulunuyor. Güvenli bir şekilde çalışabilmesi için TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan donanma unsurları da Çağrı Bey’e eşlik ediyor. Konumlanma ve test aşaması Çağrı Bey’in, yarın (13 Nisan) öğle saatlerinde 372 kilometre açıkta bulunan kuyu lokasyonuna varması planlanıyor. Geminin, CURAD-1 kuyusuna varmasının ardından öncelikle konumlanma işlemi gerçekleştirilecek. Daha sonra da kuyuya ilişkin çeşitli test faaliyetlerine başlanacak. 7 bin 500 metre derinlikte sondaj Test faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından ise sondaj aşamasına geçilecek. Çağrı Bey Sondaj Gemisi, 3 bin 495 metre su derinliğine sahip noktada, deniz tabanından itibaren de 4 bin 5 metre kazılmasının ardından toplam 7 bin 500 metreye inerek sondaj yapacak. CURAD-1 kuyusunun, söz konusu 7 bin 500 derinlik ile dünyanın en derin ikinci deniz kuyusu olması hedefleniyor. Ayrıca, Çağrı Bey’in yürüteceği sondaj operasyonunda 4 bin metreye dalabilen bir su altı robotu da kullanılacak. İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonunun 6 ila 9 ay arasında tamamlanması planlanıyor. İki kardeş ülkenin ortak refahı Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından bir video paylaşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Okan Buruk: "Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Kocaelispor maçında puan kaybettikleri ama şampiyonluk yarışında kendilerine güvenlerini asla kaybetmediklerini vurguladı. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Galatasaray evinde karşı karşıya geldiği Kocaelispor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Bu hafta 3 maç oynadıklarını hatırlatan Buruk, "Trabzonspor mağlubiyetiyle başladık ardından Göztepe galibiyeti geldi. Bugün de puan farkını devam ettirmek için kritik bir maçtı. İlk yarıdaki oyunumuzun iyi düşünüyorum. İkici yarıya kötü başlamadık ama devamında özellikle rakibimizin kalemize daha fazla geldiği yerde oyuncu değişikleri yaptık. Çok net pozisyonlar vermesek de golü kalemizde gördük. Devamında değişiklik yaptık, oyunu çevirmeye çalıştık. Son bölümde istediklerimizi yerine getiremedik. 1-1’lik sonuçla buradan ayrıldık. Bunun üzüntüsünü yaşıyoruz. Oyuncularıma çok güveniyorum. Onlarla birlikte bu zamana kadar çok büyük başarılara ulaştık. Yine avantaj bizde, önde olan biziz. Yine şampiyon olan biz olacağız diye düşünüyorum. Oyuncularıma çok güveniyorum" diye konuştu. "Bu yorgunluk elbet oluyor" Bu sezon 47 maça çıktıklarını söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Çok büyük maç sayısına ulaştık. Bu yüzden takım üzerinde yorgunluk olabiliyor. 1 hafta 3 maç üst üste oynayınca bu yorgunluk olabilir. Oyun içerisinde belli yerlerde bunu hissedebiliyorsunuz. Bu yorgunluk elbet oluyor. Bu dönem daha zorlu geçen bir dönemdi. Özellikle Osimhen’in sakatlanması. Lang’ın parmağının kopması devamında yüzde 100 ile oynayamaması, Yunus’un aynı şekilde bir tek dün antrenman yaptı. Bugün son bölümde yeterince pozisyon bulamadık. Erken panik yaptık. Top dönüşlerinde saçma fauller yaptık. Her faulde oyun 45 saniye, 1 dakika arasında durdu. Bu da son bölümde daha sakin kalabilirdik. Bu yorgunluklar, bu dönemde çıkabiliyor" şeklinde konuştu. "Bu maçtan sonra kafamda en ufak bir tereddüt yok, takımıma inanıyorum" Ligde son 5 maç kala önde olan takım olduklarını ifade eden 52 yaşındaki teknik direktör, "Son 5 maça girdiğimizde önde olan takımız. Tek maça düşmemiz bizim için avantaj. Şampiyonlar Ligi’nde çok yoğun bir fikstürden çıktık. Bundan sonra daha çok hazırlanabileceğimiz ve Şampiyonluk moduna girebileceğimiz 5 maç var. Bundan önceki senelerde de bu tür puan kayıpları yaşadık. Devamında Galatasaray takımı şampiyonluk havasına girdikten sonra hep başardık, yine başaracağız. Bu maçtan sonra kafamda en ufak bir tereddüt yok, takımıma inanıyorum. Bu hafta Gençlerbirliği ile oynayacağız. Kupa maçı var. Daha sonra Fenerbahçe maçı. Bu maçı atlatıp, toparlanacağız ve Gençlerbirliği ile oynayıp, bir sonraki maça hazırlanacağız" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye’de bizle kim oynarsa oynasın bütün takımlar özel hazırlanıyor, özel primler alıyor" Kocaelispor maçı öncesinde yaptığı açıklamaların sorulması üzerine Okan Buruk, "Kocaelispor camiasına değil. İlk maçtan sonra maç bitimi Kocaelispor’u tebrik ettik. Kocaelispor başkanının yaptığı açıklamalarının doğru olduğunu düşünmediğim için, bu maç bizim için önemli motivasyon olduğunu söyledi. Bu motivasyonu taraftarımız gösterdi. Futbolcularımız daha iyi gösterebilirdi. Taraftarımızın gösterdiği kadar bizim de göstermemiz gerekiyordu. Biz Galatasaray’ız. Türkiye’de bizle kim oynarsa oynasın bütün takımlar özel hazırlanıyor, özel primler alıyor. Galatasaray Stadı’na gelip, Galatasaray ile oynayan her takım puan almak için elinden geleni yapıyor. Kocaelispor futbolcuları da aldıkları 1 puandan dolayı tebrik ederim" diye cevap verdi. "Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik" Şampiyonlar Ligi ile birlikte yoğun bir dönem geçirdiklerini belirten Buruk, sözlerini şöyle tamamladı: "12 Şampiyonlar Ligi maçı belki Türkiye’deki 24 maçına denk. Biz bu süreçleri kazanarak girdik. Bu tür puan kayıpları olacak. 47 maça çıktık. 12’si Şampiyonlar Ligi maçı. Takımın üzerinde yorgunluklar, sakatlıklar, form düşüklükleri öz güven eksiklikleri bunlar olabiliyor. Bugün bir hata yaptık. Biz öz güvenle yolumuza devam etmek zorundayız. Gönül isterdi puan farkı yükseklerde kalsın. Galatasaray takımı ne zaman şampiyon olacak diye herkes konuşuyordu. Rakibimizle şu anda 2 puanlık farkımız var. 2 hafta sonra da sahamızda oynayacağız. Göztepe maçında Barış’ın performansından memnun kaldığımız için onunla oynadık. Yunus ve Lang belki yüzde 100 olsalardı o eksiklikleri hissetmeden daha farklı bir şey de konuşabilirdik. Bu hafta bizim için zor bir haftaydı. Asprilla’yı, Göztepe’de çok güvenerek oynattım. O da sakatlanınca kulübeden gelen anlamında zorluklarımız oldu. Osimhen de antrenmanla başladı. Hafta onu kadroda olabilecek oyunculardan biri olacak diye umut ediyoruz. Bu hafta en güçlü şekilde maçımızı hazırlanacağız. Benim kafamda hiçbir şey değişmedi. Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik. Kendime, oyuncularıma ve taraftarıma güveniyorum. Onlarla birlikte bu şampiyonluğu hep beraber kutlayacağız."