DÜNYADAN FUTBOL - 05 Nisan 2022 Salı 13:32

Avrupa'nın 5 büyük liginde zirve heyecanı

A
A
A
Avrupa'nın 5 büyük liginde zirve heyecanı

Avrupa’nın 5 büyük liginde hafta sonu geride kalırken; İngiltere'de Manchester City, İspanya'da Real Madrid, İtalya'da Milan, Almanya'da Bayern Münih, Fransa'da ise Paris Saint-Germain puan tablosunun zirvesinde yer aldı.

Avrupa’nın 5 büyük liginde heyecan hafta sonu oynanan karşılaşmalarla devam ederken zirve yarışı da kızıştı. Premier Lig’de 31. hafta geride kalırken, lider Manchester City, Burnley’i 2-0 yenerek hata yapmadı. Watford’u 2-0 yenerek ligde üst üste 10. galibiyetini elde eden Liverpool zirve takibini sürdürdü. Hafta sonu Manchester City ile karşılaşacak kırmızı-beyazlılar rakibini yenip liderliği alma peşinde. 59 puanla 3. sırada yer alan Chelsea evinde Brentford’a 4-1 kaybederken, yeşil sahalara yeniden dönen Eriksen de 1 gole imza attı. Conte yönetimindeki Tottenham Newcastle’ı 5-1 yenerek 54 puana yükseldi.

Madrid liderliğini sürdürüyor

La Liga’da lider Real Madrid, Celta Vigo’yu Benzema’nın golleriyle 2-1 yenerken puan farkını 12’ye yükseltti. Sevilla’yı 1-0 yenen Barcelona ise ligde ikinciliğe yükselirken Sevilla ve Atletico Madrid ile birlikte 57 puanda yer aldı. Atletico Madrid, Alaves’i 4-1 ile geçerken galibiyet serisini 6 maça çıkardı.

Avrupa'nın 5 büyük liginde zirve heyecanı

Serie A’da zirve heyecanı

İtalya Serie A’da 31. hafta lider Milan puan kaybederken, Napoli ise Atalanta deplasmanında 3-1 kazandı. Juventus’u Hakan Çalhanoğlu’nun golüyle 1-0 yenen Inter zirve yarışında önemli galibiyet elde etti. 67 puanlı Milan’ın ardından, Napoli 66, Inter 63, Juventus ise 59 puanda yer alıyor.

Avrupa'nın 5 büyük liginde zirve heyecanı

Bayern farkı açtı

Bundesliga’da 28. hafta Bayern Münih’in liderliği ile geçildi. Freiburg’u 4-1 yenen Münih ekibi 66 puanda yer alırken, Leipzig’e 4-1 kaybeden Borussia Dortmund ise 57 puanda kaldı. Hertha Berlin’i sahasında 2-1 yenen Leverkusen puanını 51’e yükseltirken, Leipzig ise 48 puana çıktı.

Avrupa'nın 5 büyük liginde zirve heyecanı

Dışarıda kaybeden PSG, evinde kazanıyor

Ligue 1’de 30. haftada lider Paris Saint-Germain, geçen hafta farklı yenildiği Monaco maçı sonrası Lorient’i 5-1 ile geçerek evinde kazanmayı sürdürüyor. Liderin 12 puan gerisinde 56 puanla ikinci sırada yer alan Marsilya, Saint-Etienne’yi 4-2 mağlup etti. Haftayı beraberlikle kapatan Rennes ise 53 puanla 3. sırada yer alıyor.

5 büyük ligde krallık yarışı

Almanya'da Bayern Münih’in Polonyalı golcüsü Lewandowski haftayı suskun geçerken 31 golle zirvede yer alıyor. İspanya’da lider Real Madrid’i bu sezon golleriyle zirveye taşıyan Karim Benzema 24 gole ulaştı. Premier Lig’in gol krallığı listesinde ilk sırada Mohamed Salah 20 golle yer alıyor. İtalya Serie A’da Juventus forması diyen Sırp golcü Vlahovic 21 golle, Fransa Ligue 1’de ise Monacolu Ben Yedder 18 golle ilk sırada yer alan isimler.

İsmail Yasin Akçın
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Risk grubundakiler gıda zehirlenmelerini hafife almamalı Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmesinin hafife alınmaması gerektiğini belirterek, özellikle risk grubundaki kişilerin dikkatli olması konusunda uyardı. Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Her gıda zehirlenmesinin tehlikeli olmadığını belirten Önder, özellikle risk grubundaki kişilerin belirtiler konusunda bilinçli olması gerektiğini vurguladı. Gıda zehirlenmesinin; bozulmuş yiyecekler veya bakterilerle kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Önder, en sık etkenlerin Salmonella, Escherichia coli (E. coli) ve Staphylococcus aureus gibi bakteriler olduğunu söyledi. Klinik belirtilerin çoğunlukla bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı şeklinde görüldüğünü belirten Uzman Doktor Önder, "Vakaların büyük kısmında semptomlar 72 saat içinde kendiliğinden geriler. Bu nedenle her gıda zehirlenmesi vakası ağır seyretmez" dedi. Ancak bazı belirtilerin ciddi risk taşıdığına dikkat çeken Dr. Önder, 37.5 derecenin üzerinde yüksek ateş, kanlı ishal, 24 saat boyunca geçmeyen, dirençli kusma, idrar miktarında belirgin azalma ve bilinç değişikliği gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti. Özellikle bebekler, yaşlılar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde gıda zehirlenmelerinin daha ağır seyredebileceğini belirten Önder, bu grupların daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Uzman Doktor Gökay Önder, "Her gıda zehirlenmesi tehlikeli değildir ancak tehlikeli olabilecek semptomları bilmek ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.
Trabzon Türkiye’de bir örneği daha yok; Trabzon’da Roma dönemine ait su kanalı ortaya çıktı Trabzon’da yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında Roma dönemine ait, yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda tonozlu bir su kanalı keşfedildi. Uzmanlar, yapının mimari ve yapısal özelliklerinin Türkiye’de başka örneği bulunmayan nadir bir arkeolojik değer olduğunu belirtti. Trabzon’un Çömlekçi Mahallesi’nde kentsel dönüşüm projesi kapsamında Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen bir su kanalı tespit edildi. Yer altı kanalıyla ilgili ilk bilginin ulaşmasının ardından içeride gaz bulunma ihtimaline karşı AFAD ekiplerinin desteğiyle ölçümler yapıldı. Gerekli izinlerin alınmasının ardından Trabzon Müze Müdürlüğü ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) akademisyenlerinden oluşan heyet tünel içerisinde detaylı incelemelerde bulundu. Yüzeyden yaklaşık 1,5-2 metre derinlikte yer alan su kanalının Arafilboyu sapağından başlayarak sahil yoluna, eski Trabzon Limanı sahasına kadar uzandığı belirlendi. Yaklaşık 300-400 metre uzunluğundaki yapının 2 metre genişliğinde ve 2 metre yüksekliğinde inşa edildiği, ortasında yaklaşık 1,20 metre genişliğinde su kanalı bulunduğu, yanlarda ise 50-60 santimetrelik yürüme sekileri yer aldığı tespit edildi. Su kanalının Osmanlı veya erken Cumhuriyet döneminden itibaren yan duvarlara ilave delikler açılarak kanalizasyon amacıyla kullanıldığı, günümüzde de atık suyun kanaldan aktığı belirlendi. Uzmanlar, benzer örneklerin Türkiye’de yalnızca iki noktada bulunduğunu, bunlardan birinin Smyrna Antik Kenti sınırlarında, diğerinin ise İstanbul’da yer aldığını ifade etti. Çömlekçi’de ortaya çıkarılan Roma dönemine ait su kanalının ise yapısal özellikleri bakımından Türkiye’de başka bir örneğinin bulunmadığı belirtildi. "Su kanalı Erken Roma dönemine, Traianus ve Hadrianus dönemlerine işaret ediyor" Roma dönemine ait su kanalı ile ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Edebiyat Fakültesi Dekanı, Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Yavuz, "Müze Müdürlüğü’ne Çömlekçi’de bir yapı kalıntısı bulunduğuna dair bilgi ulaştı. Yer altı kanalı olması nedeniyle içeride zehirli gaz bulunabileceği değerlendirildi. AFAD’ın desteğiyle ölçüm yapıldıktan ve gerekli izinler alındıktan sonra heyetle birlikte içerisine girildi" dedi. Su kanalının yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda olduğunu belirten Yavuz, "Yer altı su kanalı, Çömlekçi Kentsel Dönüşüm sahasında ortaya çıktı. Arafil Boyu sapağından başlıyor ve sahil yoluna kadar uzanıyor. Yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda. Tespitlerimize göre işçiliği, kullanılan malzemesi ve yapısal özellikleri erken Roma dönemine, Traianus ve Hadrianus dönemlerine işaret ediyor. Tünel, toprağın yaklaşık 1,5-2 metre altında bulunuyor. Bölgede kazı yapıldığı için kot değişmiş durumda. Genel olarak bir buçuk metre yer altında yaklaşık 2 metreye 2 metre ölçülerinde. Ortasında 1,20 metre çapında bir su kanalı, yanında ise 50-60 santimetrelik yürüme alanları mevcut" diye konuştu. "Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen su kanalı günümüzde kanalizasyon olarak kullanılıyor" Su kanalının Roma dönemine özgü tonoz bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Yavuz, "Yan duvarlarda kısmen düzgün kesme taş, kısmen kırma taş kullanılmış izolasyon için kalın bir sıvayla kapatılmış. Üst örtüsü tamamen düzgün kesme taş malzemeden oluşuyor ve Roma ölçülerinde nitelikli bir tonoz yapıya sahip. Kanal 300-400 metre boyunca aynı doğrultuda ilerlemiyor, kırık ve bükümlü hatlar içeriyor. Bu durum suyun hızını azaltma amacıyla yapılmış olabilir ya da sonraki kazı çalışmalarında yön değiştirmiş olabilir. Tabanında da suyun hızını azaltmak için basamaklar bulunuyor. Şu anda tamamen atık su amacıyla kullanılıyor. İçerisinde çok fazla su yok ancak kirli su mevcut. İlk yapıldığında içme suyu amacıyla inşa edildiğini düşünüyoruz. Önemli olan, bu kanalın neden yapıldığı ve suyu nereye taşıdığıdır. Hat, Trabzon Limanı olarak bilinen sahaya kadar iniyor. Kanalın ağız kısmını inceleme fırsatı olmadı çünkü inşaat devam ediyor. Bazı bölümlerinde tahribat söz konusu. İçerisinde kirli su var ancak ileride açılması halinde çevresi muhtemelen temizlenecektir. Belediyenin ve ilgili kurulun bilgisi var. Koruma altına alındı. Ancak inşaat sahası olduğu için iş makinelerinin geçişi bazı noktalarda zarar vermiş. Bu nitelikli yapının daha ciddi koruma altına alınması ve birinci derece korunması gereken arkeolojik eser olarak tescil edilmesi gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye’de başka bir örneği bulunmuyor" Kanalın çevresinde temizlik ve kazı yapılması, bağlantı yapılarının ortaya çıkarılması gerektiğini söyleyen Yavuz, "Yaptığımız incelemelerde bu kanalın Türkiye’de benzer iki örneği olduğu görüldü. Biri geç Helenistik-erken Roma dönemine tarihlenen Smyrna Antik Kenti sınırlarında, diğeri ise 4. yüzyıla tarihlenen İstanbul’dadır. Tespit ettiğimiz kanalın ise Türkiye’de başka bir örneği bulunmuyor. Oldukça nitelikli yapısal özelliklere sahip. Şu ana kadar bilindiği halde ne olduğu anlaşılamamış bir yapı. Geç Osmanlı ya da erken Cumhuriyet döneminden yakın zamana kadar kanalizasyon amacıyla kullanılmış. Yan duvarlardan ilave delikler açılarak kanalizasyon bağlantısı verilmiş. Özgün yapısında, kanalın sağında ve solunda tarihi su hatları bulunuyor. Su azalması ihtimaline karşı yüzey ve yağmur sularının toplanarak bir sarnıçta biriktirilmiş olması mümkün. Ayrıca buranın, Gümüşhane’deki Roma’nın doğudaki önemli garnizonlarından Satala ile bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor. Bölgede küçük bir garnizon bulunmuş olabilir. Askerlerin su ihtiyacını karşılamak ya da limana gelen gemilere su sağlamak amacıyla yapılmış olabilir. Kanalın etrafında yapılacak kurtarma kazılarıyla durum daha netleşecektir. İnşaat tamamlandıktan sonra Büyükşehir Belediyesi’nin bir çalışma yapması bekleniyor. Su kanalı bizim için sürpriz oldu. Roma ya da Helenistik dönemde o bölgeyi yoğun bir yaşam alanı olarak bilmiyorduk. Kanalın çevresinde temizlik ve kazı yapılması, bağlantı yapılarının ortaya çıkarılması gerekiyor. Turizme kazandırılması gereken, Trabzon için önemli bir keşif. İnşallah doğru şekilde değerlendirilir" ifadelerini kullandı.