DÜNYA - 20 Haziran 2025 Cuma 22:32 | Son Güncelleme : 20 Haziran 2025 Cuma 22:39

Arakçi: "Saldırılar sürdüğü müddetçe hiçbir tarafla müzakere etmeyeceğiz"

A
A
A
Arakçi: "Saldırılar sürdüğü müddetçe hiçbir tarafla müzakere etmeyeceğiz"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına tepki göstererek, "Siyonist rejim saldırılarını ve suçlarını derhal durdurmalı. Bu saldırılar sürdüğü müddetçe hiçbir tarafla müzakere etmeyeceğiz" dedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsviçre’nin Cenevre kentinde Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile gerçekleştirdiği Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi oturumunun ardından İran basınına açıklamalarda bulundu. Arakçi, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına tepki göstererek, "Siyonist rejim saldırılarını ve suçlarını derhal durdurmalı. Bu saldırılar sürdüğü müddetçe hiçbir tarafla müzakere etmeyeceğiz" dedi.

"İsrail saldırılarının kınanmamasından endişe duyuyoruz"

Arakçi, İran’ın meşru müdafaa hakkını kullanmaya devam edeceğini belirterek, "İsrail rejiminin vahşi saldırılarının uluslararası toplum tarafından kınanmamasından ciddi endişe duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

"Tesis saldırıları uluslararası hukukun ihlalidir"

İran’ın nükleer programının barışçıl ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetiminde olduğunu vurgulayan Arakçi, barışçıl tesislere yapılan saldırıların uluslararası hukukun ağır bir ihlali olduğunu belirtti. Ayrıca, bu saldırıların Avrupa ülkeleri ve AB tarafından kınanmamasını da eleştirdi.

"Diplomatik çözüme açığız"

Arakçi ayrıca, Fransa, Almanya ve İngiltere’den oluşan Avrupa üçlüsü ve AB ile müzakerelerin devamından yana olduklarını belirterek, "Yakın gelecekte yeniden görüşmeye hazırız. İran, diplomatik çözümlere açık ancak savunma gücümüz hiçbir şekilde pazarlık konusu olamaz" ifadelerini kullandı.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da otomobil sulama kanalına uçtu, sürücüsü kayıplara karıştı Antalya’da kontrolden çıkan kiralık otomobil, DSİ’ye ait sulama kanalına uçarak ters döndü. Kazanın ardından kendi imkanlarıyla araçtan çıkan sürücü, ekipler gelmeden olay yerinden ayrılarak kayıplara karıştı. Kaza, Manavgat ilçesi Sanayi Mahallesi 2025 Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsünün ismi henüz belirlenemeyen 07 AON 845 plakalı otomobil, Çeltikçi Mahallesi Saraçlı Sokak yakınlarında seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında bulunan Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait sulama kanalına uçtu. Ekipler gelmeden olay yerinden ayrıldı Metrelerce yükseklikten kanala düşen ve suyun içinde ters dönen otomobili gören vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, kazayı hafif sıyrıklarla atlatan sürücü, ters dönen aracın içerisinden kendi çabalarıyla çıkmayı başardı. Bir süre olay yerinde bekleyen sürücü, trafik ve sağlık ekipleri bölgeye ulaşmadan olay yerinden uzaklaşarak izini kaybettirdi. Araç kralık çıktı Yapılan incelemelerde, kanala uçan otomobilin bir oto kiralama şirketinden (rent-a-car) kiralandığı tespit edildi. Olay yerine gelen araç sahipleri, bölgeye çağrılan çekici vasıtasıyla otomobili kanaldan çıkartarak teslim aldı. Polis ekipleri, kazayla ilgili inceleme başlatırken, olay yerinden ayrılan sürücünün kimliğini belirlemek için çalışma başlattı.
Kars Kars’ta son Osmanlı Konağı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Kars’ta Osmanlı döneminden günümüze ulaşan nadir yapılardan biri olan Ahmet Tevfik Paşa Konağı, yıllardır süren ihmal nedeniyle yıkılma noktasına geldi. Tarihi miras niteliği taşıyan konağın maketinin müzede sergilenmesine rağmen, asıl yapının sahipsiz bırakılması tepki çekiyor. "Tarihi miras sessizce yok oluyor" Kars’ın geçmişine ışık tutan önemli yapılardan biri olan Ahmet Tevfik Paşa Konağı, zamana ve bakımsızlığa yenik düşüyor. Duvarlarında çatlaklar oluşan, çökmeye başlayan ve büyük ölçüde harabeye dönen yapı, her geçen gün biraz daha yok oluyor. "Maketi var, kendisi yok oluyor" İronik bir şekilde Ahmet Tevfik Paşa Konağın maketi, Kars Peynir Müzesi içerisinde sergilenirken, orijinal yapının kendi haline bırakılması dikkat çekiyor. Vatandaşlar, "Maketini sergilemek yerine aslına sahip çıkılmalı" diyerek duruma tepki gösteriyor. "Sahibi kim? Sır perdesi aralanmadı" Terk edilen ve ayakta kalması için tek çivi çakılmayan Ahmet Tevfik Paşa Konağı’nın kime ait olduğu merak ediliyor. Dönemin Belediye Başkanlarından Naif Alibeyoğlu, Paşa konağının belediye tarafından istimlak edildiğini söyledi. Naif Alibeyoğlu, "Biz Ahmet Tevfik Paşa Konağı kendi dönemimizde istimlak etmiştik. Hatta projesini dahi hazırlamıştık. Paşa konağının yanında bulunan Osmanlı evleri de projemize dahildi. Benim dönemimde koruma altına aldık. Güçlendirme çalışmaları yaptık. Seçimi kaybedince konakta o şekilde kaldı. Bizden sonra da kimse bir şey yapmadı. Paşa Konağı’nın yanında küçük bir yer vardı. Sadece orayı istimlak etmemiştik. Ahmet Tevfik Paşa Konağı belediye aittir" dedi. Hiç kimsenin Osmanlı konağını kurtarmak için adım atmaması tepkileri çekerken, bu durum konağı belirsizliğe sürüklüyor. "Vatandaşlardan yetkililere çağrı" Karslı vatandaşlar, yetkililere çağrıda bulunarak konağın bir an önce koruma altına alınmasını istiyor. Özellikle kültürel mirasın korunması adına ilgili kurumların devreye girmesi gerektiği vurgulanıyor. Vatandaşlar, konağın turizme kazandırılmasının hem tarih hem de şehir ekonomisi açısından önemli katkılar sağlayacağını ifade ediyor. "Restorasyon bu şekilde zor yeniden yapılması gerekiyor" Tarihi Ahmet Tevfik Paşa Konağı’nın restorasyonun çok zor olduğunu ifade eden vatandaşlar, konağın kontrollü bir şekilde yıkılarak Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı gibi yeniden yapılması gerektiğini kaydettiler. "Kars’ın tarihine sahip çıkma zamanı" Tarihi dokusuyla öne çıkan Kars’ta, geçmişin izlerini taşıyan yapıların korunması büyük önem taşıyor. Ahmet Tevfik Paşa Konağı ise bu anlamda bir sınav niteliği taşıyor. Yetkililerin atacağı adımlar, sadece bir konağı değil, aynı zamanda kentin tarihine sahip çıkma iradesini de ortaya koyacak. Aksi halde Kars, Osmanlı dönemine ait önemli bir mimari eserini daha kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacak.