DÜNYA - 14 Şubat 2024 Çarşamba 18:55 | Son Güncelleme : 14 Şubat 2024 Çarşamba 22:34

Aliyev:“Ermenistan 2. Karabağ Savaşı’nın sonuçlarını unutmuş gibiydi”

A
A
A

Azerbaycan'da 7 Şubat’ta yapılan erken cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev yemin töreninde yaptığı konuşmada, “Bizim Ermenistan topraklarında hiçbir iddiamız yok ama onların da kendi iddialarını geri çekmeleri gerekiyor. Bize asılsız iddialarla şantaj yapmak onlara pahalıya mal olacaktır ve bunu herkes görmektedir. Ordumuz gücünü eğitimlerde, geçit törenlerinde değil, savaş alanlarında göstermiştir” dedi.

Azerbaycan'da 7 Şubat’ta yapılan erken cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev için Azerbaycan Milli Meclisi’nde yemin töreni düzenlendi. Cumhurbaşkanı Aliyev, bakanlar, milletvekilleri ve üst düzey konukların katıldığı yemin törenin ardından konuşma yaptı.
Azerbaycan'ın kapsamlı kalkınması ve toprak bütünlüğünün korunması için hiçbir çabadan kaçınmayacağını belirten Aliyev, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine bir kez daha büyük güven ve destek gösteren Azerbaycan halkına teşekkür etti.

“Ermenistan 2. Karabağ Savaşı’nın sonuçlarını unutmuş gibiydi”

Azerbaycan’ın 2. Karabağ Savaşı’ndan sonrası dönemde her konuda ilkeli duruş sergilediğini vurgulayan Aliyev, “Ermenistan üstlendiği tüm yükümlülükleri yerine getirilmesi gerekir. Ancak zaman geçtikçe bize karşı toprak iddialarında yeniden bulunduklarını gördük ve kirli işlerinden vazgeçmediler. Biz haklı olarak tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesini talep ediyorduk. Ermenistan kendisi bu yükümlülüklere imza attı. Ermenistan bu yükümlülüklerini 3 yıl boyunca yerine getirmedi. Ermenistan 2. Karabağ Savaşı’nın sonuçlarını unutmuş gibiydi. Belki birileri bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi için onlara bazı tavsiyelerde bulunuyordu. Üç yıl boyunca Ermenistan kendi silahlı güçlerini Azerbaycan topraklarından çekmemekle birlikte, bizim topraklarımıza silah ve mayınlar gönderdi. Ermenistan Karabağ’dan silahlı güçlerini çektiğini söyleyerek bütün dünyayı kandırmaya çalışıyordu. Bu yalana inananlar Ermenistan yönetimi ile birlikte bütün sorumluluğu taşıyor. Onun için terörle mücadele operasyonu kaçınılmazdı" dedi.

“Bize asılsız iddialarla şantaj yapmak onlara pahalıya mal olacaktır”

Hankendi'de sandığa attığı oy pusulasının Ermeni ayrılıkçıların tabutuna çakılan son çivi olduğunu belirten Aliyev, “Ermenistan'ın ne kadar destekçisi olursa olsun bizi kimse durduramaz. Bizim Ermenistan topraklarında hiçbir iddiamız yok ama onların da kendi iddialarını geri çekmeleri gerekiyor. Bize asılsız iddialarla şantaj yapmak onlara pahalıya mal olacaktır ve bunu herkes görmektedir. Ordumuz gücünü eğitimlerde, geçit törenlerinde değil, savaş alanlarında göstermiştir. Ermenistan ve onu askeri olarak destekleyenler şunu bilmelidir ki bizi hiçbir şey durduramaz. Bize yönelik toprak iddialarına son verilmezse, Ermenistan mevzuatını düzeltmesi ise elbette barış anlaşması da olmayacaktır” dedi.
Azerbaycanlıların Karabağ’daki topraklarına geri dönme sürecinin başarıyla devam ettiğini ifade eden Aliyev, “Bu yıl en az 20 yerleşim yerine insanlar geri dönecek. Yılsonuna kadar 5 il ve 15 köyde 20 bin vatandaşımızı işgalden kurtarılan topraklara yerleştirmeyi planlıyoruz. 100'den fazla şehir ve köyün ana planları hazırlanarak onaylandı ve birçok şehir ve köyde inşaat çalışmaları başladı. Karabağ ve Doğu Zengezur ekonomik kalkınmamızın yeni destek noktası olacaktır. O bölgelerde hem tarım hem de yenilenebilir enerji ile ilgili projeler, turizm projeleri gibi petrol dışı sektörlere büyük destek sağlayacaktır” dedi.
Azerbaycan’ın dünyada ulaşım merkezi olarak tanındığını söyleyen Aliyev, “Batıdan, Doğudan, Kuzeyden, Güneyden başvuru alıyoruz. Azerbaycan'da tüm ulaşım altyapısı çalışır durumda. Sadece bazı demiryollarının modernizasyonu gerekiyor, biz de yapıyoruz. Dünyadaki jeopolitik durumun yakın gelecekte değişmesi muhtemelen mümkün değildir. Böyle bir durumda ulaşım altyapımıza olan ihtiyaç artacaktır” dedi.

Aliyev’den Avrupa Konseyi’ne tepki

Bazı ülkelerin veya bir grup ülkenin uluslararası toplumun işlevlerini üstlenmek istediğini ve uluslararası toplum adına konuşmaya çalıştığını belirten Aliyev, “Sözü bitince uluslararası toplumun o ve bu konuyu iyi kabul etmeyeceğini söylüyor. Sınırlı sayıdaki 20-30 ülke uluslararası toplum adına konuşamaz, bir ülke ise hiç konuşamaz. Uluslararası toplum bizim yanımızdadır, İkinci Karabağ Savaşı'nda, terörle mücadele operasyonunda da uluslararası toplum bize destek vermiştir. Bugün Azerbaycan'ın uluslararası itibarı kimseye sır değildir” ifadelerini kullandı.

“Türk Devletleri Teşkilatı bizim ailemizdir”

Uluslararası kuruluşlarla ilgili adımlar atmaya devam edeceklerini vurgulayan Aliyev, “Öncelikle Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu bizim için bir önceliktir. Bu bizim için temel uluslararası kuruluştur, çünkü o bizim ailemizdir. Başka bir ailemiz yok. Bizim ailemiz Türk dünyasıdır. Türk Devletleri Teşkilatına üye olan tüm ülkelerle kardeşlik ilişkilerimiz mevcut olup, politikamız Türk Devletleri Teşkilatı'nı güçlendirmektir. Geniş bir coğrafya, geniş bir toprak, büyük bir askeri güç, büyük bir ekonomi, doğal kaynaklar, ulaşım yolları, genç bir nüfus, artan bir nüfus ve aynı soydan, kökenden gelen halklar. Bundan daha güçlü bir birlik olabilir mi? Tabii ki hayır. Türk Devletleri Teşkilatı'nın küresel alanda önemli bir aktör ve güç merkezi haline gelmesi için ortak çaba sarf etmeliyiz. Bunu ancak birlikte başarabiliriz” dedi.

“Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecinin uluslararası gündemden çıkarılması gerektiğine inanıyorum”

Ermenistan Azerbaycan’a yönelik asılsız iddialarda bulunmaya devam ederse iki ülke arasında barış anlaşmasının imzalanmayacağını belirten Aliyev, “Hakkımızda hala asılsız iddialar ileri sürülürse bu sözleşme imzalanmayacak ama Azerbaycan için hiçbir şey değişmeyecek. Önümüzdeki zorluklara, bize karşı yürütülen çirkin politikalara karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini daha önce söylemiştim. Bu nedenle Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecinin uluslararası gündemden çıkarılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü konuyla alakası olmayan kişiler bile bu meseleyle ilgilenmek istiyor, gidin kendi işinizi yapın. Bu yüzden bu konuya çok fazla zaman harcamak istemiyorum çünkü buna değmez. Sorunumuzu çözdük. Bugün Ağdam, Fuzuli, Laçin, Cebrayıl, Zengilan, Gubadlı, Kelbecer, Şuşa, Hadrut, Hocalı, Ağdere, Askeran ve Hankendi'deyiz. Bu yeni dönem başarıyla başlıyor. Başarıyla devam edeceğinden eminim. Hepimize bu yolculukta başarılar, yolumuz açık olsun” ifadelerini kullandı.

Kamil Nadirli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Demirkol, Türkiye’nin yerli ultrason üretimine başlayacağını duyurdu Bolu’da öğrencilerle buluşan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde geldiği son noktayı anlattı. Yerli ultrason üretimine başlanacağını ve gelecek yıl 700 cihazın Sağlık Bakanlığı’na teslim edileceğini açıklayan Demirkol, ayrıca 5G teknolojisi kullanılarak İstanbul’daki cerrahların Muş’taki bir hastaya uzaktan robotik böbrek ameliyatı gerçekleştirdiğini duyurdu. Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Bolu’da düzenlenen "İhtisas Akademi 26" programında öğrencilerle buluştu. Türkiye’nin ultrason cihazı üretiminde, kanser ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T sisteminde hem de yenilikçi tedavilerde gelinen son noktayı aktaran Demirkol, dün 5G teknolojisiyle sağlık alanında yapılan başarılı bir tedaviden bahsetti. Programda İhtisas Akademi’nin sinevizyon gösterisi de izletildi. "Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor" Türkiye’nin kendi ultrason cihazını üretmeye başlayacağını ve önümüzdeki yılda 700 adet ultrason cihazının Sağlık Bakanlığı bünyesine kazandırılacağını açıklayan Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, "Artık sağlık alanında kendi kalp akciğer pompamızı yapıyoruz. 2 hafta önce Sayın Bakanımızın hem Kore hem de Çin firmasıyla imzalamış olduğu anlaşma gereği, artık Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor. Böylelikle önümüzdeki yılda 700 tane ultrasonu Sağlık Bakanlığına bu protokol yapılan firmalar teslim edecekler. Şu anda CAR-T (Kimerik Antijen Reseptörü T-hücre) sistemi dediğimiz, özellikle lösemi ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T çalışması Ankara Etnik Şehir Hastanesi’mizde başladı. Bu sistem Türkiye’de ve dünyada gelecek 10 yılın en önemli kanser tedavilerinden biri olacak. Hem ultrasonda hem CAR-T’de hem de yenilikçi tedavilerde Türkiye, üreten sağlık olarak özellikle savunma sanayiinde aldığımız yolun çok daha ötesine gitmeyi hedefliyor" dedi. 5G teknolojisiyle uzaktan böbrek ameliyatı yapıldı Türkiye’nin yeni geçtiği 5G teknolojisi sayesinde uzaktan başarılı bir böbrek ameliyatı yapıldığını aktaran Demirkol, "Dün Muş Devlet Hastanesi’nde İstanbul Üniversitesi’ndeki hocalarımızın 5G teknolojisiyle İstanbul’dan Muş’a bağlanarak robotla başarılı bir böbrek ameliyatı yapması sağlandı. Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle Türkiye’nin gelişen teknolojisinde, 5G teknolojisiyle bu uzaktan telecerrahi işlemlerini artırarak devam ettiriyoruz" şeklinde konuştu. Programa Yatırım Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Fidan, BAİBÜ Rektör yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.
İstanbul UEFA Avrupa Ligi’nde sezonun enleri belli oldu UEFA Avrupa Ligi’nde 2025-2026 sezonunun tamamlanmasının ardından sezonun en iyileri belli oldu. Şampiyon Aston Villa’nın 23 yaşındaki oyuncusu Morgan Rogers, "Sezonun Oyuncusu" seçildi. UEFA Avrupa Ligi’nde 2025-2026 sezonu, İstanbul’un ev sahipliğinde Aston Villa ile Freiburg arasında oynanan ve İngiliz ekibinin 3-0’lık galibiyetiyle sonuçlanan final karşılaşmasıyla sona erdi. Sezonun tamamlanmasının ardından UEFA Teknik Gözlem Grubu, sezonun öne çıkan isimlerini açıkladı. Sezonun Oyuncusu Morgan Rogers oldu Aston Villa’nın 23 yaşındaki oyuncusu Morgan Rogers, UEFA Avrupa Ligi’nde "Sezonun Oyuncusu" ödülüne layık görüldü. Bu sezon Avrupa Ligi’nde 15 maça çıkan Rogers, 3 gol ve 5 asistlik performans sergiledi. İngiliz futbolcu, Freiburg karşısında İstanbul’da oynanan ve 3-0 kazanılan final mücadelesinde takımının son golünü kaydetti. Sezonun En İyi Çıkış Yapan Oyuncusu Johan Manzambi seçildi Freiburg’un 20 yaşındaki İsviçreli oyuncusu Johan Manzambi, UEFA Avrupa Ligi’nde "Sezonun En İyi Çıkış Yapan Oyuncusu" seçildi. Bu sezon Avrupa Ligi’nde 15 maçta forma giyen Manzambi, 2 gol ve 2 asistlik katkı sağladı. Genç oyuncu, takımının finale yükselmesinde önemli rol oynadı. Sezonun Golü Jones El-Abdellaoui’den UEFA Teknik Gözlem Grubu, 2025-2026 UEFA Avrupa Ligi sezonunun en iyi 10 golünü de belirledi. Celta Vigo forması giyen Jones El-Abdellaoui’nin lig aşamasında Ludogorets karşısında kaydettiği gol listenin zirvesinde yer aldı. Utrecht’in kanat oyuncusu Miguel Rodriguez’in Real Betis’e karşı orta sahadan attığı gol ikinci sırada yer alırken, Sandro Lauper’ın Young Boys formasıyla Stuttgart karşısında kaydettiği gol ise üçüncü sıraya yerleşti. Sezonun En İyi Takımı’nda Aston Villa’dan 4 oyuncu Sezonu şampiyon olarak tamamlayan Aston Villa’nın 4 oyuncusu, UEFA Teknik Gözlem Grubu tarafından belirlenen UEFA Avrupa Ligi "Sezonun En İyi Takımı"nda yer aldı. Aston Villa’dan Emiliano Martinez, Morgan Rogers, John McGinn ve Emiliano Buendia kadroya seçildi. Finalist Freiburg ile yarı finalist Nottingham Forest’tan ikişer oyuncu kadroda yer alırken; Braga, Celta Vigo ve Real Betis de temsil edilen diğer takımlar oldu. UEFA Avrupa Ligi’nde sezonun en iyi 11’i şu şekilde: "Emiliano Martinez (Aston Villa), Victor Gomez (Braga), Matthias Ginter (Freiburg), Morato (Nottingham Forest), Oscar Mingueza (Celta Vigo), Maximilian Eggestein (Freiburg), John McGinn (Aston Villa), Morgan Rogers (Aston Villa), Antony (Real Betis), Igor Jesus (Nottingham Forest), Emiliano Buendia (Aston Villa)."
Tokat Almus Barajı’nın taşmasıyla ilçenin simgesi sular altında kalmıştı: 3 günlük değişim suyun yükselişini gözler önüne serdi Tokat’ın Almus ilçesinde 3 gün önce tamamen sular altında kalan Malkayası olarak bilinen adanın ardından, aynı bölgede bulunan çocuk oyun parkının da kısmen suya gömülmesi barajdaki hızlı su yükselişini gözler önüne serdi. Tokat’ta son dönemde etkili olan yağışlar Almus Barajı’ndaki su seviyesini en üst noktaya taşıdı. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle göl, nehir ve barajlarda ciddi çekilmeler yaşanırken, bu yıl mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen kar yağışı ve aralıksız süren sağanaklar barajların dolmasına neden oldu. Yeşilırmak üzerinde taşkın riskine karşı yakından takip edilen Almus Barajı’nda doluluk oranının yüzde 100’e ulaşmasının ardından dolusavaktan su tahliyesi sürüyor. Bölgede etkisini sürdüren yağışlarla birlikte savaktan bırakılan su miktarı da her geçen gün artıyor. İlk etapta su seviyesinin artmasıyla birlikte su yüzeyinde görülen ve bölge halkı tarafından simge olarak kabul edilen ‘Malkayası’ tamamen sular altında kalırken, üzerinde bulunan bayrak direği de gözden kaybolmuştu. Malkayası’nın suya gömülmesinden yalnızca 3 gün sonra ise aynı bölgede bulunan çocuk oyun parkının da büyük kısmı yükselen sular altında kaldı. 3 gün önce net şekilde görülebilen park alanının bugün büyük ölçüde suyla kaplandığı gözlendi. Baraj çevresinde etkisini sürdüren yağışlarla birlikte dolusavaktan su tahliyesinin devam ettiği öğrenilirken, su seviyesindeki hızlı değişim bölgedeki farkı gözler önüne serdi.