DÜNYA - 19 Temmuz 2024 Cuma 23:03 | Son Güncelleme : 20 Temmuz 2024 Cumartesi 00:22

ABD'de yakalanan Timur Cihantimur’a tutuklu bulunduğu birimde saldırı

A
A
A
ABD'de yakalanan Timur Cihantimur’a tutuklu bulunduğu birimde saldırı

İstanbul'da ehliyetsiz kullandığı araçla Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden olan ve ABD'nin Boston kentinde yakalanan Timur Cihantimur, tutuklu bulunduğu Newark Çocuk Koruyucu Gözetim Birimi’nde 3 mahkum tarafından darp edildi.

İstanbul'da ehliyetsiz kullandığı araçla Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden olan ve ABD'nin Boston kentinde yakalanan Timur Cihantimur saldırıya uğradı. Mahkeme dosyasına Cihantimur'un avukatı tarafından sunulan “Acil Tahliye Talebi” dilekçesinde saldırının detaylarına yer verildi. Avukat Victoria Kelleher dilekçede, Cihantimur'un 3 çocuk tarafından saldırıya uğrayarak darp edildiğini, yüzüne yumruk darbeleri aldığını, kafasına vurulduğunu, dudağının patladığını ve dişlerinin kırıldığını belirtti. Dilekçede saldırının gerekçesine ilişkin de açıklama yapan Avukat, Cihantimur'un telefon kuyruğunda beklerken sebepsiz yere saldırıya uğradığını ifade etti. Avukat Kelleher, telefon sırası Cihantimur'a geldiğinde diğer mahkumlardan birinin telefonu kendisinin kullanacağını belirtmesi üzerine saldırının gerçekleştiğini mahkeme dilekçesine ekledi.

“Bu tesis Cihantimur için güvenli bir yer değil”

Avukat Kelleher dilekçesinde tutuklu Timur Cihantimur'un derhal serbest bırakılarak teyzesi ve amcasının gözetimine verilmesini istedi.

Dilekçede Timur Cihantimur'un babası Bülent Cihantimur ile telefon görüşmesi yapamadığını belirten Avukat Kelleher, tesisin yurtdışı aramalara da kolaylık göstermediğini ifade etti. Kelleher, bunun müvekilinde ciddi psikolojik sorunlara sebep olduğunu vurguladı. Kelleher dilekçede, “Newark'taki ciddi suçları nedeniyle kefaletle serbest bırakılmayan tutukluları barındıran bu tesis Cihantimur için güvenli bir yer değil. Değişen şartlara dayalı yeni endişeler göz önüne alınarak Cihantimur’un serbest bırakılmasını acilen talep ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

Ne olmuştu?

İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde 1 Mart günü saat 23.50 sıralarında Timur Cihantimur'un lüks otomobille seyir halindeyken yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan 3 adet ATV tipi araca çarpması sonucu 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybetmiş, birden fazla kişi de yaralanmıştı. Kaza sonrasında ehliyetsiz sürücü Timur Cihantimur, annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır'a, ardından da ABD'ye kaçırılmıştı. Olayla ilgili soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 Mart günü saat 03.50 sıralarında İstanbul'dan uçakla Mısır'a gittikleri tespit edilen anne Eylem Tok hakkında "suçluyu koruma" suçundan, Timur Cihantimur hakkında ise “taksirle öldürme ve yaralama” suçundan yakalama kararı çıkarmış ve haklarında kırmızı bülten çıkarılmasını talep etmişti. Türkiye, geçtiğimiz ay anne ve oğlunun ABD'den iadesini talep etmişti. Timur Cihantimur ve Eylem Tok, 14 Haziran Cuma günü ABD'nin Boston kentinde polis tarafından gerçekleştirilen operasyonla yakalanmıştı.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Ayıları bal peteğindeki ayak izleri ele verdi Bursa’da aç kalan anne ayı ve 2 yavrusu bir çiftçinin ormana bıraktığı 21 kovan arısını telef etti. Balları yiyip kovanları parçalayan ayılar 1,5 milyona yakın arının ölmesine sebep oldu. Ayıları bal peteği üzerinde bıraktıkları ayak izleri ele verdi. Edinilen bilgiye göre olay Mudanya ilçesine bağlı Çayönü Mahallesinde meydana geldi. 17 senedir arıcılıkla uğraşan 58 yaşındaki Abdullah Çalı orman arazisi içerisine arılarını bıraktı. Geçtiğimiz gün arı kovanlarının bulunduğu bölgeye gelen anne ayı ve 1 yaşlarındaki 2 yavrusu 21 kovanı parçalayıp içindeki balı yediler. Bal olmayınca gıdasız kalan milyonlarca arı kovanlar parçalandığı için geceyi parçalanan kovanların önünde dışarıda geçirince soğuktan öldü. Bal peteğindeki ayak izinden anlaşıldı Sabah arılara bakım için gelen Abdullah Çalı gördüğü manzara karşısında dehşete düştü. Önce parçalanan kovanları toplayan Çalı bir bal peteği üzerindeki ayak izlerinden olayın failinin anne ve yanındaki yavru ayılar olduğunu tespit etti. Parçalanmış petekleri ve ölen arıları toplayan Çalı bal petekleri üzerine çıkan ayıların ayak izlerini gösterip her birinin içerisinde 70 bin arı barındırdığı 21 adet kovanının telef olduğunu söyledi. Çalı, "Bir kovandan daha az bir arı kalmış ama onlarında anne babaları var mı yok mu bilmiyorum" dedi. Öte yandan, Abdullah Çalı’nın 5 kovan arısının da geçtiğimiz yıl hırsızlar tarafından çalındığı öğrenildi.
Çankırı Türk kadının cefakarlığı ve mahalle kültürü bu müzede yaşatılıyor Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan tarihi çamaşırhanede, dönemin mahalle kültürü ile kadınların cefakarlığı gelecek nesillere aktarılıyor. Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından 1800’lü yıllarda yaptırılan ve vatandaşlara uzun yıllar hizmet veren tarihi çamaşırhane, günümüzde o dönemdeki kültürü yaşatıyor. Şehrin sosyal hayatında uzun yıllar önemli bir yere sahip olan yapı, Çankırı Belediyesi tarafından restore edilmesinin ardından müze olarak hizmet vermeye başladı. Halk arasında "Tatlısu Çamaşırhanesi" olarak bilinen müzede, kadınların eski dönemdeki fedakarlığı ve mahalle kültürü balmumu heykellerle anlatılıyor. Balmumu heykelleri, müzeyi ziyaret edenlere Osmanlı dönemindeki mahalle kütürünü yaşatıyor. "Kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir" Müzeyle ilgili bilgi veren Müze Rehberi Burak Çetinkaya, "Müzemiz, Türk-İslam kültürünün su ve temizlik inancı ekseninde oluşturulmuş bir çamaşırhanedir. 2. Abdülhamid tarafından 1800’lü yıllarda faaliyete geçirilmiştir. O dönemde ‘Tatlı Su Çamaşırhanesi’ olarak anılmaktadır. Tabii o dönemde elektrik, su tesisatı ve deterjan gibi imkanlar yoktu. Bu yüzden bu çamaşırhane halk tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu eser uzun yıllar burada tekrar hizmet vermiştir. 2004 yılına kadar atıl vaziyette kaldıktan sonra Çankırı Belediyesi tarafından ‘Tarihi Çamaşırhane’ olarak müzeye dönüştürülmüştür. İmkanların kısıtlı olduğu o dönemde cefakar Türk kadını, çöven otu bitkisinden deterjan elde etmiştir. Günümüzde de burası aktif bir şekilde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından müze statüsünde faaliyet göstermektedir. Bu müze son dönemde kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir. Özellikle hafta sonları Turistik Tuz Ekspresi treniyle kente gelen vatandaşların da uğrak noktası haline gelmiştir" diye konuştu.
Bursa Işıltılı bir cilt için bol su tüketin Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı ve parlak cilt için günde 10-12 bardak kadar su içilmesinin önemli olduğunu söyledi. Sağlıklı bir cilt için ona iyi bakmak ve onu zararlı etkenlerden korumak gerekiyor. Kişiye uygun cilt bakım ürünleri kullanmanın yanı sıra sağlıklı beslenmek, yeterince su tüketmek ve güneş ışınlarından korunmak da önem taşıyor. MedicanaBursa Hastanesi Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı bir cilt için önerilerde bulundu. Bahar mevsiminde cilt sağlığı için alınacak önlemleri sıralayan Güler, "Bahara girerken ışıltılı bir cilt için, cilt temizliği çok önemlidir.Bunun için çeşitli peelingler ve cilt bakımlarıyla cilt ölü dokulardan, yabancı maddelerden arındırılmalıdır. Bu işlemler cildin yapısına göre yapılmalıdır. Bu şekilde temizlenen cilt, siyah noktalardan arındırılır ve böylece daha ışıltılı olur. Kış boyunca kuruyan cildin nemlendirilmesi gerekmektedir. Nemlendiriciler, cildin tipine uygun olarak seçilmeli; paraben, alkol gibi ürünleri içermemeli, komedojenik olmamalıdır. Nemlendiriciler ise kuru ciltlerde özellikle yenileyici, onarıcı, su tutucu olmalı; kollajen, aminoasitler, keratin ve hyalüronik asit içermelidir’’ şeklinde konuştu. Alınan gıdaların da cilt üzerinde etkisi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Gülbiye Güler, "Cilt sağlığında beslenmenin de önemi büyüktür. Bol antioksidan, A, B, C ve E vitaminlerini içeren sebze ve meyvelerle beslenerek cildin onarılması ve tazelenmesi sağlanabilmektedir. Ayrıca, Omega-3 içeren balık ve ceviz tüketmek cildin daha parlak görünmesine destek olur" dedi. Cildi matlaştıran ve kırışıklıklar ile lekelenmeler yapan sigara, alkol ve kafeinden uzak durulmasıve günde 2 fincan yeşil çay tüketilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Gülbiye Güler, şunları söyledi; "Cildin daha parlak görünmesi için günde 10-12 bardak kadar su içilmelidir. Kan dolaşımını artırmak ve böylece cilde ışıltı kazandırmak için günde 40-45 dakikaaçık havada yürüyüş yapılmalıdır. Yorgunluk, uykusuzluk ve stres ciltte mat, soluk ve şiş bir görünüme sebep olduğundan uyku düzenine dikkat edilmemeli, yüzde yatak kaynaklı çizgilerin oluşmaması için sırt üstü yatılmalıdır. Stresten uzak durulmalıdır. Evden çıkmadan en az 20 dakika önce güneş gören bölgelere cilt tipinee uygun güneş koruyucu faktörlü kremlerden sürülmelidir. Kişisel bakım ürünleri dışında bahar aylarında dermatolog desteği alınabilir. Vitamin karışımlarından oluşan mezoterapi, kişinin kendi kanıyla hazırlanan PRP, cilde nem veren ve kırışıklıkları azaltan hyalüronik asit enjeksiyonları ile ışıltılı bir cilde sahip olunabilir."
Antalya Yaya geçidinde devrilerek sürüklendi Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaya geçidinde devrilerek sürüklenen motosikletin sürücüsü kazadan 4 saat sonra hastaneye gidince olay yerini terk etmekten 46 bin TL ceza yazılırken, ehliyetine 2 yıl el konuldu. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Manavgat ilçesi İbrahim Sözen Caddesi’nde Sarı Köprü istikametine seyir halindeki Mustafa T.’nin kullandığı 07 BMZ 990 motosiklet yaya geçidine yaklaştığında refüjdeki yayaların karşıya geçmek için yola çıkacağını düşünerek frene bastı. Frene basması ile birlikte motosikletin kontrolünü kaybeden sürücü motosikletle birlikte devrilerek sürüklendi. Kaza anı güvenlik kamerasında Bir süre yerde kalan motosiklet sürücüsünün yardımına çevredeki vatandaşlar yetişirken, yerden kaldırılan sürücü motosikletine binerek yoluna devam etti. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde motosiklet sürücüsünün yerde sürüklenmesi ve vatandaşların yardımına koştuğu anlar yer aldı. 46 bin TL ceza yedi, ehliyetine el konuldu Öte yandan, motosiklet kazası yapan sürücü Mustafa T. kazadan 4 saat sonra Manavgat Devlet hastanesine giderek kaza yaptığını ve yaralandığını belirtti. Trafik ekipleri tarafından yaralamalı kazanın ardından olay yerini terk etmek suçundan 46 bin TL para cezası uygulanırken sürücü belgesine 2 yıl el konuldu
İstanbul Boynuna ip geçirilerek darp edilmişti: Olayın arkasında uyuşturucu ticareti çıktı Eyüpsultan’da boynuna ip geçirilerek darp edilen taksi şoförü olayının arkasında uyuşturucu ticareti çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, taksi şoförü ve şahısların uyuşturucu alışverişi için bir araya geldiklerini, yaşanan anlaşmazlık sonucu taksi şoförünün darp edildiğini belirledi. Zanlıların yakalanmasına ilişkin çalışma sürüyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Eyüpsultan ilçesi Karadolap Mahallesi’nde meydana gelen ve araç içi kamerasına yansıyan taksici saldırısına ilişkin çalışma başlatıldığını açıkladı. Emniyet kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ticari taksi şoförü G.A. (29), uyuşturucu madde satın almak amacıyla iletişime geçtiği kişilerle buluşmak üzere belirlenen konuma gitti. Tartışma madde alışverişindeki anlaşmazlıktan kaynaklandı Polis ekiplerinin yaptığı incelemelerde, M.Y. (20) ve Y.B.K. (19) isimli iki şüphelinin taksiye bindiği belirlendi. İddiaya göre, taraflar arasında madde alışverişinden kaynaklanan anlaşmazlık yaşandı. Şüphelilerin para talep ettiği, ardından taksi şoförünü darp ettikleri tespit edildi. Olay sırasında şoförün boynuna ip geçirildiği ve yumruklarla saldırıya uğradığı anlar taksinin araç içi kamerasına saniye saniye yansıdı. Yaralanan taksi şoförünün tedavisi hala sürüyor. Ekipler şüphelilerin peşinde İlk etapta "gasp" iddiasıyla gündeme gelen olayla ilgili emniyet ekiplerinin çalışmaları sürerken, kimlikleri belirlenen M.Y. ve Y.B.K.’nin yakalanmasına yönelik operasyonların devam ettiği bildirildi.
Hatay Ömrünü adadığı 3 engelli evladına gözü gibi bakıyor Hatay’da yaşayan Edibe Koçak, akraba evliliğinden dolayı engelli doğan 3 çocuğuna 52 yıldır bıkmadan ve usanmadan gözü gibi bakıyor. Evlatlarının engelli olması nedeniyle her Anneler Günü’nü buruk geçiren Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek son nefesine kadar evlatları için yaşayacağını söyledi. Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan Edibe Koçak ile Kemal Koçak çiftinin çocukları; 51 yaşındaki Orhan, 48 yaşındaki Melek ve 46 yaşındaki Yusuf akraba evliliği nedeniyle zihinsel ve bedensel engelli olarak doğdu. Koçak çifti, engelli evlatlarına 52 yıldır bıkmadan usanmadan bakıyor. Evlatlarının her birini ayrı seven fedakar anne Koçak, engelli evlatlarının bütün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Anneler Günü’nü buruk geçiren anne Edibe Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek tek isteğinin ise evlatlarına son nefesine kadar kol, kanat gerebilmek olduğunu söyledi. "Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum" Evlatlarına gözü gibi baktığını ve her şeyleriyle kendisinin ilgilendiğini ifade eden Koçak, "Benim toplamda 3’ü engelli 2’si sağlıklı 5 çocuğum var. İbrahim ve Ayhan evlatlarım sağlıklı iken Orhan, Melek ve Yusuf ise engelli evlatlarımdır. Evlatlarım sabah kalktıklarında ellerini yüzlerini yıkarlar ve dişlerini fırçalarlar. Yusuf ile Melek dişlerini kendileri fırçalayabiliyor ancak Orhan’ın temizliğini ben yapıyorum ve ona ben bakıyorum. Kahvaltılarını yaptırıyorum ve ilaçlarını içirdikten sonra kendi evimin işlerini yapıyorum. Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum" dedi. "Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin" Akraba evliliğinden dolayı 3 evladının engelli doğduğunu ifade eden fedakar anne Koçak, "Çocuklarımın engelli olmasının sebebi akraba evliliğiydi ama çocuklarımın hepsini çok seviyorum. Çocuklarım sağlıklı veya engelli olsun fark etmez. Çocuk, çocuktur. Her zaman çocuklarımın arkasında olacağım. Evlatlarıma tam 52 senedir bakıyorum. Biri 52, biri 48, diğeri ise 46 yaşında. Allah’tan tek isteğim, evlatlarımı Rabbime emanet edene kadar yaşamak. Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin. Hayatta kaldığım müddetçe onlara bakacağım. Canlarımı bırakmayı asla düşünmedim düşünmem de. Onlar benim hayattaki en değerli hazinem ve tatlı canlarım. Bazen kendi aralarında sürekli kavga ediyorlar ama en sonunda barışıyorlar. Bana bir çiçek getirip yanıma gelseler yeter, başka bir şey istemem yeter ki çocuklarım iyi olsun" ifadelerini kullandı.