DÜNYA - 07 Aralık 2023 Perşembe 12:10 | Son Güncelleme : 07 Aralık 2023 Perşembe 12:12

ABD'de İsrail ve Ukrayna’ya yardım içeren harcama paketi Senato'nun engeline takıldı

A
A
A
ABD'de İsrail ve Ukrayna’ya yardım içeren harcama paketi Senato'nun engeline takıldı

ABD'de büyük oranda İsrail’e ve Ukrayna’ya yardım sağlanmasını içeren 105 milyar dolarlık harcama paketinin oylamaya sunulması Senato'da reddedildi.

ABD'de Ukrayna'ya 61.4, İsrail’e ise 14.3 milyar dolarlık yardımı içeren 105 dolarlık harcama paketi talebinin oylamaya sunulup sunulmaması için Senato'da ön oylama yapıldı. Tasarının oylamaya sunulmasına 100 üyeli Senato’da 49 senatör “evet”, 51 senatör ise “hayır” oyu kullandı. Cumhuriyetçilerin tamamı, ABD-Meksika sınırında güvenliğin arttırılması için daha sıkı önlemler alınması yönündeki taleplerinin karşılanmadığını gerekçe göstererek “hayır” oyu verdi. 2016’daki başkanlık seçiminde aday olan, 2020’deki seçimde ise yarıştan çekilen ve Senato’da genellikle Demokratlarla hareket eden bağımsız senatör Bernie Sanders da Cumhuriyetçilerle birlikte hareket ederek “hayır” oyu verdi. Sanders, İsrail Başbakanı Netanyahu hükümetine Filistin halkına karşı yürüttüğü “insanlık dışı savaşa” devam etmesi için hiçbir şart konulmadan milyarlarca dolar yardım verilmesine karşı olduğunu belirtti. Sanders, "İsrail'in Hamas'a karşı kendini savunma hakkı var. Ancak binlerce masum Filistinli erkek, kadın ve çocuğu öldürmeye hukuken ya da ahlaken hakkı yok" dedi.

"Üzücü bir gün"
Senato Çoğunluk Lideri Demokrat Chuck Schumer, oylamanın ardından yaptığı açıklamada Senato'da "çok üzücü bir gün" olduğunu belirtti. Ukrayna'nın yenilmesi durumunda ortaya çıkabilecek risklere dikkat çeken Schumer, bunun "21. yüzyıl için kalıcı sonuçları olacak ciddi bir an" olduğunu ve Batı demokrasisinin gerileme riski taşıdığını söyledi. Schumer, Cumhuriyetçilerin Ukrayna'nın Rusya’ya karşı mücadelesinde başarılı olmasına yardım etme konusunda "ciddi davranması gerektiğini" vurguladı. Demokratların Cumhuriyetçilerin tekliflerini tartışmaya istekli olduklarını belirten Schumer, Cumhuriyetçileri görüşmelerin devam edebilmesi için mevcut teklifi tartışmaya ve kendi tekliflerinde değişiklik yapmaya çağırdı.

Biden'dan tepki
ABD Başkanı Joe Biden ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kongredeki Cumhuriyetçiler, aşırı partizan sınır politikalarını kabul ettiremedikleri durumda Ukrayna'ya verilen desteği kesmekle tehdit ediyorlar. Bu, saf ve basit bir siyasi şantajdır" ifadelerini kullandı.

Söz konusu tasarının oylamaya sunulması için 60 oy gerekiyordu.

Cumhuriyetçiler tasarıya karşı
ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Kongre'den çoğunluğu İsrail ve Ukrayna’ya desteğin yanı sıra ABD-Meksika sınırındaki güvenlik önlemlerini artırmak için 105 milyar dolarlık bütçe talebinde bulunmuştu. Söz konusu pakette sınır güvenliğinin sıkılaştırılması için bütçede yer alırken, Cumhuriyetçiler taleplerinin tam olarak karşılanmadığını belirtiyor. Daha sıkı göç politikalarının ve Meksika sınırının kontrol altına alınmasının önemli olduğunu belirten Cumhuriyetçiler, yasa dışı göçün son derece önemli bir güvenlik sorunu olduğunu vurgulayarak, Biden yönetiminden Meksika sınırındaki güvenlik tedbirlerini sıkılaştırmasını talep ediyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.