GÜNDEM
06 Mart 2026 Cuma - 23:02 Atatürk’ün kullandığı koku ve kolonya şişeleri Misparta Koku Müzesi’nde sergileniyor Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Isparta’ya teşrifinin 96. yılına özel Bekir Kantarcı koleksiyonuna ait Atatürk’ün kullandığı parfüm, kolonya şişeleri ile koku sergileniyor. Isparta Belediyesi tarafından restore edilen Aya Baniya (Aya Panaya) Kilisesi, Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi olarak şehre kazandırılmıştı. Dünyada beşinci, Türkiye’de ise ilk örnek olma özelliği taşıyan bu müze, koku kültürünün tarihi gelişimine ışık tutan özgün bir merkez konumunda yer alıyor. Misparta Koku Müzesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Isparta’ya teşrifinin 96. yıldönümü dolayısıyla özel bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nde Bekir Kantarcı koleksiyonuna ait Atatürk’ün kullandığı parfüm, kolonya şişeleri ile sevdiği koku sergileniyor. Bu özel koleksiyonu görmek isteyenler bir hafta boyunca müzeyi ziyaret edebilecek. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Merdin Kışkan, Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Turhan, Adalet Komisyon Başkan Vekili Merve Coşkun, Isparta Baro Başkanı Fatih Semiz ve Isparta Şehit Ailesi Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Ali Savcı ile birlikte Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’ndeki Atatürk’ün kullandığı parfüm, kolonya şişeleri ile sevdiği kokunun yer aldığı sergiyi ziyaret etti. Ziyarette Başkan Başdeğirmen ve beraberindekiler, Müze Küratörü ve Birim Sorumlusu Meryem Karakurt Göksel’den bilgi alarak, diğer eserleri ve kokuları da inceleme fırsatı buldu. "Bu koku o döneme ait orijinal bir kokudur" Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi Küratörü, Birim Sorumlusu Meryem Karakurt Göksel, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yıldönümü dolayısıyla Bekir Kantarcıoğlu’nun koleksiyonunda yer alan, Atatürk vefat ettiğinde baş ucunda duran mor şişedeki kolonyanın hem şişelerini hem de kokusunu sergiye çıkardıklarını söyledi. Göksel, "Günün anlamına binaen tüm ziyaretçilerimiz bu kokuyu deneyimleyebilecek. Eserler ve koku bir hafta sergide kalacak. Bu koku o döneme ait orijinal bir kokudur. Zamanda duran bir hatıra olarak bahsedebiliriz. Tüm ziyaretçilerimizi bekliyoruz" dedi.
06 Mart 2026 Cuma - 22:41 Heyelan riskinin en yoğun olduğu bölge Doğu Karadeniz Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun kara yolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane-Giresun kara yolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır; heyelanlar ve taşkınlar. Aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık artı 10 ile eksi 10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu. (UA-RE-ÖS-SO-Y)
06 Mart 2026 Cuma - 22:14 Gaziantep’te ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları protesto edildi Gaziantep’te düzenlenen basın açıklaması ile ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları protesto edildi. Gaziantep Peygamber Sevdalıları Derneği tarafından Balıklı Parkı Meydanı’nda cuma namazının ardından düzenlenen basın açıklamasında sık sık "Kahrolsun İsrail" ve Kahrolsun ABD" sloganları atılarak, tekbir getirildi. Basın açıklamasını okuyan Dernek Başkanı Muhammed Ata Yaçin, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki saldırılarının son bulması için İslam ülkelerine çağrıda bulundu. "Müslümanlar ayağa kalkmalıdır" ABD ve İsrail’in İslam beldelerinde katliam yaptığını belirten Yaçin, "Katil Amerika’nın, soykırımcı siyonist barbarların bir kez daha bir İslam beldesi olan İran’a vahşi bir şekilde saldırılarına tanıklık ediyoruz. Bu vahşi saldırılar ilk olmadığı gibi karşı çıkılmadıkça son saldırı da olmayacaktır. Müslümanların topraklarını işgal eden, kaynaklarını sömüren bu kan içici zalimler, her gün yeni bir İslam beldesine saldırı düzenlemekte, barbarca katliamlar gerçekleştirmektir. Dün Afganistan’da gerçekleştirdikleri katliamlarını Irak’ta devam ettirdiler. Libya’da ve Yemen’de taş üstünde taş bırakmadılar. Milyonlarca Müslümanı katlettiler, milyonlarca Müslümanı yurtlarından ederek mülteci durumuna düşürdüler. Suriye’yi, Lübnan’ı yeni icat ettikleri silahların deneme alanı haline getirerek on binlerce Müslümanı acımasızca kıyımdan geçirdiler. Yine on binlerce aileyi parçaladılar, yüzbinlerce insanı evsiz barksız bir şekilde mülteci kamplarına mahkûm ettiler" dedi. "Gazzeli Müslümanlara yönelik en acımasız saldırılar devam ediyor" ABD ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına da devam ettiğini belirten Yaçin, "Üç yıldan fazladır katil ABD ve vahşi siyonistler, Gazze’de yüzyılın en büyük soykırımını gerçekleştirdiler. Çocukları açlıktan, susuzluktan, ilaçsızlıktan ölüme mahkum ettiler. Halen Gazzeli Müslümanlara yönelik en acımasız bir şekilde vahşi saldırılar devam ettirilmekte, dünyanın gözü önünde çocukların açlıktan ölmesi için ablukayı gaddarca sürdürmektedirler" şeklinde konuştu. "Zulüm burada durmayacak" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınayan Yaçin, "Bir haftadan bu yana bu katiller sürüsü İran’ı en vahşi şekilde bombalamaktadırlar. Sadece bir ilkokulda 160’tan fazla kız çocuğunu füzelerle katlettiler, binlerce Müslümanı şehit ettiler. Bu vahşi saldırılar halen devam etmektedir. Bütün bir İslam coğrafyasını siyonist işgalcilerin güvenliğini bahane ederek kan gölüne çevirdiler. Çıkardıkları kaos ve kargaşalarla milyonlarca Müslümanı evinden, yurdundan ederek mülteci durumuna düşürdüler. Biz biliyoruz ki zulüm burada durmayacak, yeni işgal ve katliamlarla siyonist barbarların güvenliği bahane edilerek milyonlarca Müslüman’ın kanı akıtılacaktır. Afganistan, Suriye ve Gazze ile yetinmeyen bu katil emperyalistlerin İran ile de yetinmeyeceklerini çok iyi bilmemiz lazımdır. Eğer İran’da istediklerini elde ederlerse sırada başka yerlerin de olacağını söyleyerek bizi tehdit edip durmaktadırlar. Hiçbir bir kutsalı, hiçbir ahlaki değeri tanımayan bu insan kılıklı vahşilerin vahşette de sınır tanımadıklarını Gazze’de gerçekleştirdikleri soykırımdan hepimiz çok iyi biliyoruz" ifadelerini kullandı. "Emperyalistlere değil Müslüman kardeşlerinize ve Allah’a güvenin" Yaçin, "Ülkelerinde Amerika’ya askeri üs kurma izni verenler de şunu iyice bilmelidirler ki her üs işgal için bir adımdır ve hepiniz tehlikedesiniz. Amerika bu üsler ile sizi koruma derdinde değil, aksine yeri ve zamanı geldiğinde işgale zemin hazırlamaktadır. Nitekim bu üslerin soykırımcı siyonist çetenin saldırılarında herhangi bir karşılık vermediğine herkes şahit olmuştur. Bu ülkelere ve halklarına çağrımız şudur; sömürgecilerin kaynaklarınızı sömürmesine, işgalin öncü gücü durumundaki askeri üslere izin vermeyin. İslam dünyasında adım adım yürütülen işgal ve katliamların bir gün size de uğrayacağını unutmayın. Emperyalistlere değil Müslüman kardeşlerinize ve Allah’a güvenin. Küçük çocuklara tecavüz edip öldüren ve kanlarını içip etlerini yiyecek kadar insanlıktan çıkan vahşilerin karar verici konumda oldukları bir dünyada yaşıyoruz. İpleri küresel siyonist çetenin elinde olan pedofili sapkınlar dünyaya kaos, karmaşa ve vahşetten başka bir şey veremezler. Bu barbarlara karşı ayağa kalkıp dur deme zamanı çoktan gelmiştir. Bütün insanların izzetli bir şekilde ayağa kalkarak bu aşağılıkları alaşağı etmeleri, zulüm düzenlerini yerle bir etmeleri gerekir" diye konuştu.
Suriyelilerin gönüllü geri dönüşü Ramazan ayında da sürüyor
05 Mart 2026 Perşembe - 10:25 Suriyelilerin gönüllü geri dönüşü Ramazan ayında da sürüyor Kilis’te Öncüpınar Sınır Kapısı’nda Suriyelilerin gönüllü geri dönüşleri Ramazan ayında da devam ediyor. 8 Aralık 2024’te Suriye’de Esad rejiminin sona ermesinin ardından Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin gönüllü geri dönüş süreci Ramazan ayında da devam ediyor. Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı’ndaki Gönüllü Geri Dönüş Merkezi’nde işlemlerini tamamlayan Suriyeliler, sınır kapısının iki tarafından da hiçbir ücret ödemeden ülkelerine güvenli şekilde geçiş yapıyor. "Türk halkını çok seviyorum" 2011 yılında çocuk yaşta Türkiye’ye geldiğini belirten Hüseyin Alsaleh, Ankara’da büyüdüğünü, burada evlenerek iki çocuk sahibi olduğunu söyledi. Türkiye’de mermer sektöründe çalıştığını ifade eden Alsaleh, "Okula gidemedim, çalıştım. Suriye birinci vatanım, Türkiye ikinci vatanım. Bize çok iyi bakıldı. Türk halkını çok seviyorum, burada çok arkadaşım oldu" dedi. "Bir daha gelirsem turist olarak gelirim’’ 2012 yılından bu yana Türkiye’de yaşadığını anlatan Abdulkadir Hasan ise uzun süre İstanbul Başakşehir’de ikamet ettiğini belirtti. Ailesinin Suriye’de olması nedeniyle memleketine dönme kararı aldığını dile getiren Hasan, "İstanbul’u çok seviyorum. Türkiye’de birçok sektörde çalıştım. Maddi durumdan dolayı tekstil, telefoncu, kafe ve inşaat sektörlerinde görev aldım. Okula çok gidemedim, genelde çalıştım" diye konuştu. Türkiye’ye yeniden gelmek istediğini ifade eden Hasan, "Bir daha gelirsem turist olarak gelirim. Eski arkadaşlarımla ve aileleriyle görüşürüm. Çünkü hepsi çok iyi insanlar" diye konuştu.
Yağdere Mahallesi’nde geleneksel iftar buluşması
05 Mart 2026 Perşembe - 10:16 Yağdere Mahallesi’nde geleneksel iftar buluşması Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı kırsal Yağdere Mahallesi’nde geleneksel halde sürdürülen imece usulü iftar geleneği sekizinci kez yaşatıldı. Yüzlerce vatandaş aynı sofrada iftar açarak birlik ve beraberlik mesajı verdi. Yağdere Mahallesi Muhtarlığı öncülüğünde düzenlenen toplu iftar yemeğine Sultanhisar Kaymakamı Ali Ekber Ateş, Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, MHP Aydın İl Başkanı Osman Gazi Cihangiroğlu, ilçe protokol üyeleri, Yağdere Mahallesi ile bağı bulunan Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşlar ile Mahalle sakinleri katıldı. İmece usulü iftara büyük ilgi İlçe dışında yaşayan ve halen mahalle de yaşayan Yağderelilerin maddi ve manevi katkılarıyla gerçekleşen iftarda bir kez daha bir araya gelindi. Uzun süredir birbirlerini görmeyen mahalle sakinlerinin katılımı ile önce Kur’an-ı Kerim okurken akşam ezanının okunmasının ardından iftar duası ile birlikte oruçlar açıldı. 2 bine yakın vatandaşın bir araya geldiği geleneksel iftar buluşmasında hem hasret giderildi hem de Ramazan dayanışmasının mutluluğu yaşandı. Konuklara geleneksel Keşkek ile birlikte çorba, kuru fasulye, pilav, turşu ve helva ikram edildi. Toplu iftar geleneğini bir kez daha doyasıya yaşayan mahalle sakinleri emeği geçen herkese teşekkür etti. Gelenekte 8 yıl geride kaldı Geleneksel halde sürdürdükleri iftar buluşmalarının 8’incisini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Mahalle Muhtarı Önder Soysal, "Tüm mahalle halkının maddi ve manevi katkılarıyla her yıl gerçekleşen ve kaynaşmamıza vesile olan bu iftar geleneğini sürdürmeye devam ediyoruz. Siyasetçisinden iş dünyasına, protokolden çalışanına kadar yine muhteşem bir katılım oldu. Uzaktan ve yakından herkes maddi ve manevi şekilde hayrımıza destek verdi. Emeği geçen tüm halkımıza ve davetimize icabet eden tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum" dedi. İftarın gerçekleşmesinde emek veren başta muhtarları olmak üzere herkese teşekkür eden mahalle sakinleri de geleneği sürdürmenin ve bir arada oruç açmanın huzur ve mutluluğunu paylaştıklarını ifade ettiler. Mahallerinden uzun süre ayrı kalanların da hasret giderdiği, 7’den 70’e herkes birbirleri ile uzun süre sohbet ederek hasret giderdi.
BUÜ sanat ile bilimi buluşturacak
05 Mart 2026 Perşembe - 10:13 BUÜ sanat ile bilimi buluşturacak Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. arasında bilim, eğitim, kültür ve sanat alanlarını kapsayan bir işbirliği protokolü imzalandı. Rektörlük binasında gerçekleştirilen törene; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Güzel Sanatlar Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı ve Dr. Öğr. Üyesi Pelin Elcik Yorgancıoğlu ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir ve Grup Direktörü Nazife Uslu Mumcu katıldı. Araştırma Üniversitesi kimliğiyle sanatta da zirve hedefi Törende konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin 50. yılını geride bırakmış köklü bir araştırma üniversitesi olarak Türkiye’nin en üst liginde yer aldığını vurguladı. Kırıştıoğlu, eğitim kalitesinin ancak ölçülebilir akreditasyonlarla tescillenebileceğini belirterek, sanayicilerin sanata yönelmesinin Bursa’nın sosyal yapısı için hayati önem taşıdığını ifade etti. Sanatın belediyeler veya siyasi yapılardan bağımsız, özgür bir alanda gelişmesi gerektiğini dile getiren Kırıştıoğlu, Bize Proje Geliştirme A.Ş. gibi vizyoner kurumların desteğinin Bursa’yı gerçek bir kültür şehri kimliğine kavuşturacağını ve Güzel Sanatlar Fakültesinin gelişimine büyük ivme katacağını belirtti. "Güzel sanatlar için yeni bir heyecan" Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, böylesine anlamlı bir projenin ortağı olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Liman, üniversitenin sanatsal kapasitesini iş dünyasının vizyonuyla birleştirecek bu tür etkinliklerin, hem öğrenciler hem de Bursa halkı için büyük bir kazanım olacağını ifade ederek iş birliğinin hayırlı olmasını diledi. Katma değer üretecek bir işbirliği Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir, otomotivden teknolojiye, tarımdan müzeciliğe kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterdiklerini hatırlatarak, temel felsefelerinin "katma değersiz iş üretmemek" olduğunu söyledi. Geçmişte yaşadıkları bazı aksaklıklara rağmen sanat galerileri ve gösteri merkezleri kurma hedeflerinden vazgeçmediklerini belirten Demir, üniversite ile olan bu birlikteliği sadece bir sponsorluk ilişkisi olarak görmediklerini, bizzat eserin üretim sürecinde yer alarak sahiplenmek istediklerini kaydetti. Demir ayrıca, sanatsal projelerin yanı sıra Türkiye’de bir ilk olacak neodyum mıknatıs yatırımı ve uzay çalışmaları gibi teknik alanlarda da üniversitenin mühendislik birikimiyle istediklerini sözlerine ekledi.
Aydın Büyükşehir, İncirliova’da vatandaşları Ramazan etkinlikleri ile bir araya getirdi
05 Mart 2026 Perşembe - 10:12 Aydın Büyükşehir, İncirliova’da vatandaşları Ramazan etkinlikleri ile bir araya getirdi Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı boyunca düzenlenen etkinlikler devam ediyor. Etkinlikler, İncirliova ilçesinde vatandaşlarla buluştu. Büyükşehir Belediyesi’nin iftar programı ile birlikte gerçekleştirilen etkinlikler, yüzlerce vatandaşın katılımıyla Ramazan akşamına renk kattı. İncirliova’da kurulan etkinlik alanında özellikle çocuklar için hazırlanan gösteriler ve oyun alanları yoğun ilgi gördü. Geleneksel Ramazan kültürünü yaşatan programlarda Hacivat-Karagöz gösterileri, meddah anlatıları, Aşuk ile Maşuk gösterileri, jonglör ve illüzyonist performansları vatandaşlardan beğeni topladı. Aileler meydanda bir araya gelerek Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferini paylaşırken, çocuklar sahne etkinlikleri ve aktivitelerle eğlenceli vakit geçirdi. Vatandaşlara Ramazan şerbeti ve Osmanlı macunu da ikram edildi. Etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getiren çocuklar ve aileleri, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Ramazan etkinlikleri, Aydınlılarla buluşmayı sürdürecek. Etkinlikler, 5-15 Mart tarihleri arasında Fuar Aydın’da düzenlenecek. Aydın Tekstil Park içerisinde bulunan Fuar Aydın’da etkinlikler hafta içi 18.00 ile 22.00, hafta sonu ise 14.00 ile 22.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.
Vali Akbıyık, şehit aileleri, gaziler ile iftar sofrasında buluştu
05 Mart 2026 Perşembe - 10:10 Vali Akbıyık, şehit aileleri, gaziler ile iftar sofrasında buluştu Muğla Valisi Sayın Dr. İdris Akbıyık, İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen geleneksel iftar programında şehit aileleri, gaziler ve emniyet mensupları ile bir araya geldi. Birlik, beraberlik ve maneviyatın paylaşıldığı programda davetlilerle yakından ilgilenen Vali Akbıyık, emniyet teşkilatının huzur ve güven dolu bir gelecek için üstlendiği kritik role dikkat çekti. Programda bir konuşma yapan Vali Dr. İdris Akbıyık, Türk Polis Teşkilatı’nın köklü geçmişine vurgu yaparak şunları söyledi: "Köklü bir geçmişe sahip olan Emniyet Teşkilatımız, kuruluşundan bu yana devletimizin bekası, milletimizin huzuru ve kamu düzeninin tesisi için gece gündüz demeden görev yapmaktadır. Muğla’mızda görevini yüksek bir sorumluluk bilinciyle sürdüren tüm emniyet mensuplarımıza şükranlarımı sunuyorum" Konuşmasında şehitlerin ve gazilerin fedakarlıklarının asla unutulmayacağını belirten Vali Akbıyık, şehit ailelerinin devletin en kıymetli emaneti olduğunu ifade ederek, "Aziz şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet, makamları âli olsun. Onların cesareti ve fedakarlığı, bu topraklarda hür ve onurlu bir şekilde yaşayabilmemizin en büyük teminatıdır. Aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli aileleri başımızın tacıdır; devletimiz ve milletimiz her daim yanınızdadır. Gazilerimiz ise taşıdıkları onurlu unvanla milletimizin gönlünde ayrı bir yere sahiptir" Vali Dr. İdris Akbıyık, toplumun her ferdine düşen sorumluluğu hatırlatarak; şehitlerin hatıralarını yaşatmanın, emanetlerine sahip çıkmanın ve ülkenin birlik ve beraberliğini her geçen gün daha da güçlendirmenin en temel görev olduğunu vurguladı. İftar programı, yapılan duaların ardından karşılıklı sohbet ve iyi dileklerle sona erdi.
Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Disleksi Merkezi öğrencilerin eğitim hayatına destek olmayı sürdürüyor
05 Mart 2026 Perşembe - 10:09 Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Disleksi Merkezi öğrencilerin eğitim hayatına destek olmayı sürdürüyor Aydın Büyükşehir Belediyesi, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak ve özel çocukların eğitimlerine destek olmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde hayata geçirilen disleksi eğitimleri hakkında Şükran Güngör-Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde gerçekleştirilen toplantıda, Aydın Büyükşehir Belediyesi Kurum Hekimi ve Nöroloji Uzmanı Dr. Olcay Karaca, "İlköğretim ve Okul Öncesinde Öğrenme Güçlüğü: Disleksi" başlıklı sunumu gerçekleştirdi. Efeler ilçesinde görev yapan okul öncesi ve ilkokul rehber öğretmenlerinin katılım gösterdiği etkinlikte, çocuklarda öğrenme güçlüğünün belirtileri, tanılama süreçleri ve eğitim hayatına etkileri detaylı bir şekilde anlatıldı. Başkan Çerçioğlu tarafından kente kazandırılan ve tüm Türkiye’de örnek gösterilen Aydın Büyükşehir Belediyesi Disleksi Merkezi’nin gerçekleştirilen eğitimler de toplantıda geniş yer buldu. Merkezde verilen ücretsiz hizmetler, uygulanan testler ve uzman kadro eşliğinde yürütülen eğitim çalışmaları öğretmenlere anlatıldı. Aydın Büyükşehir Belediyesi Disleksi Merkezi, öğrenme güçlüğü çeken çocukların topluma kazandırılması ve akademik başarılarının artırılması için eğitimlerini sürdürüyor. Toplantı kapsamında rehber öğretmenlere, sınıflarında öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencileri Aydın Büyükşehir Belediyesi Disleksi Merkezi’ne yönlendirmeleri konusunda bilgilendirme yapıldı.