GÜNDEM - 05 Mart 2026 Perşembe 10:16

Bursa’da gönülden gönüle Ramazan nefesi

A
A
A
Bursa’da gönülden gönüle Ramazan nefesi

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının huzur ve maneviyatını şehrin geneline yaymak amacıyla çeşitli kültür-sanat etkinlikleri düzenlemeye devam ediyor.


Bu kapsamda Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ’Gönülden Gönüle Bursa’da Ramazan Nefesi’ isimli konser, tasavvuf musikisinin seçkin eserlerini dinleyicilerle buluşturdu. Türk tasavvuf musikisinin kıymetli yorumcularından Feyzullah Çelebi, seslendirdiği eserlerle dinleyicilere huzur dolu bir gece yaşattı. Ramazan ayının manevi iklimini yansıtan ilahiler ve tasavvuf musikisi repertuvarı, sanatseverler tarafından ilgiyle takip edildi. Ramazan’ın manevi ruhunu sanat aracılığıyla yaşatan konser, katılımcılara anlamlı ve huzurlu bir akşam sundu.



Bursa’da gönülden gönüle Ramazan nefesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası’nı 7 madalyayla tamamlayan milli sporcular yurda döndü Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası’nı 2 altın, 3 gümüş ve 2 bronz olmak üzere toplam 7 madalyayla tamamlayan milli sporcular yurda döndü. Ermenistan’da düzenlenen Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası’nı 2 altın, 3 gümüş ve 2 bronz olmak üzere toplam 7 madalya ile tamamlayan milli takım kafilesi Ankara Esenboğa Havaalanı’na iniş yaptı. Kafilede, Türkiye Atıcılık Federasyonu Başkanı Murat Kocakaya’nın yanı sıra milli sporcular Yusuf Dikeç, İsmail Keleş, Şevval İlayda Tarhan, Esra Bozabalı, Şimal Yılmaz, Elif Duygu Eren Kotoş ve Murat Örgün yer aldı. Altın madalyalar, erkekler 10 metre havalı tabanca trio takımından ve kadınlar 10 metre havalı tüfek solo kategorisinde yarışan Damla Köse’den geldi. "Ermenistan’da milli marşı okutmanın sporcularım için büyük gurur olduğunu düşünüyorum" Geçen sene de başarılı bir yarış geçirildiğini belirten Türkiye Atıcılık Federasyonu Başkanı Murat Kocakaya, "Bizim takımımız dünya şampiyonasında başarılı sonuçlar almıştı. Aslında bunu bekliyorduk. Çok iddialı gitmiştik oraya. Sporcular çok çalıştılar. Antrenörleriyle uzun zamandır çalışıyorlar. Burada beklediği sonuçları aldılar. Biraz daha iyi alabilir miydik onu düşünüyoruz. Bu takımın hedefi bellidir. Olimpiyatlara gitmek istiyoruz. Olimpiyatlarda ülkemize madalyalar kazandırmak istiyoruz. Ermenistan’da milli marşı okutmanın sporcularım için büyük gurur olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. "Damla hızla gelişen bir sporcumuz" Altın madalya kazanan Damla Köse’ye ilişkin konuşan Kocakaya, "Kadın tüfekte son 1-2 yıldır iyi bir ivme var bizde. Damla geçen yıl aynı branşta Avrupa birincisi olmuştu. Bu sene Avrupa şampiyonu oldu. Damla’nın 1 dünya ikinciliği var. Damla hızla gelişen bir sporcumuz. Damla’nın yanında Elif’in aldığı bronz madalya da ciddi bir işaret. 3 tane çok iyi kadın tüfekçimiz var" ifadelerini kullandı. "Bizim hedefimiz 2028 Los Angeles Olimpiyatları" Bereketli bir yarışma olduğunu vurgulayan Yusuf Dikeç ise, "2-3 madalya daha çıkardı. İlayda ve İsmail çok ucundan kaçırdı. Aslında bunların hepsi disiplinli ve düzenli çalışmanın bir sonucu olduğunu gösteriyor. Bizim hedefimiz 2028 Los Angeles Olimpiyatları. Allah nasip ederse oraya kadar hiç durmadan tam gaz çalışacağız. Madalyayı aldıktan sonra yaşlı olarak ben kenara çekileceğim, gençler devam edecekler" açıklamasında bulundu. "Bu seferlik en iyimiz bu kadarmış" Şevval İlayda Tarhan ise her müsabakada olduğu gibi bazı aksilikler yaşandığını kaydederek, "Daha fazla madalyayla dönebilirdik. Her zaman daha iyisi olabilir ama bu seferlik en iyimiz bu kadarmış. Bir sonrakinde bunları de geçtiğimiz yılı da egale etmek hatta üzerine çıkmak istiyoruz. Daha büyük başarılar istiyoruz. Ama esas büyük hedefimiz olimpiyatlar. Bunlar da olimpiyata giden süreçteki merdivenler. İyi ya da kötü bir şekilde bu merdivenleri geçiyoruz ama esas hedefimiz için daha büyük odaklıyız diyebilirim" şeklinde konuştu.
Elazığ Doç. Dr. Ökdemir: "D vitamini eksikliği kadar fazlalığı da ciddi sağlık sorunlarına yol açar" D vitamini eksikliği kadar fazlalığının da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, "Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, D vitamininin önemi, eksikliğinde görülen hastalıklar ve doğru kullanımına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. D vitamininin kas ve kemik metabolizması için hayati öneme sahip olduğunu aktaran Doç. Dr. Ökdemir, "Eksikliğinde rikets adı verilen ciddi bir hastalık ortaya çıkıyor. Rikets hastalığında kemikler yeterince sertleşmiyor. Bu durum özellikle yürümeye başlayan çocuklarda kemik eğriliklerine yol açar. İki yaşına gelmesine rağmen bıngıldağın kapanmaması, dişlerin geç çıkması önemli belirtiler arasındadır. Örneğin 10 aylık bir bebekte alt kesici dişler henüz çıkmamış, 18 aylık bir çocukta ise azı dişleri görülmemiş olabilir" diye konuştu. D vitamini eksikliği olan bebeklerin genellikle huzursuz olduğunu ve baş bölgesinde aşırı terleme görüldüğünü ifade eden Ökdemir, "Daha büyük çocuklarda ise kas ağrıları ve krampları ortaya çıkabilir. Kan kalsiyumunun düşmesine bağlı olarak şiddetli kramplar sonrasında nöbet ve epileptik tablolar da gelişebilir. Türkiye’de uygulanan sağlık politikası kapsamında sağlık ocaklarında bebeklere doğumdan itibaren 1 yaşına kadar ücretsiz günlük 400 ünite D vitamini veriliyor. Ailelerin bu desteği her gün düzenli olarak kullanması, rikets hastalığından korunmada son derece önemlidir. Bir yaşından sonra D vitamini sentezinde en önemli kaynak güneş ışınlarıdır. Özellikle ultraviyole B (UVB) ışınları gereklidir. UVB ışınları saat 10.00 ile 15.00-16.00 arasında yeryüzüne ulaşır. Vücudun yaklaşık dörtte birinin hafif kızaracak düzeyde güneşe maruz kalması, günlük D vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılamış demektir" şeklinde konuştu. Öğle saatlerinde yoğun güneşlenmenin sakıncalı olduğunu vurgulayan Ökdemir, "Öğle sıcağında radyasyon yükü daha fazladır ve cilt kanseri riski artar. Bu nedenle 10.00-11.00 saatleri arasında ya da 15.00 civarında güneşlenmek daha doğrudur. Ayrıca cam arkasında güneşlenmenin hiçbir faydası yoktur, çünkü UVB ışınları camdan geçmez. Özellikle 8 ve üzeri koruma faktörlü kremler, UVB ışınlarını engelleyerek D vitamini sentezini azaltır. D vitamini medyada sıkça gündeme gelir ve bilinçsiz kullanımı artıyor. D vitamini eksikliği kadar fazlalığı da ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir. Bir ampulde 300 bin ünite D vitamini bulunmaktadır. Bu ampullerin kırılıp içildiğini görüyoruz. Bu durum böbrek taşlarına, beyin ve büyük damarlarda kireçlenmelere kadar uzanan ciddi sorunlara yol açabilir. Hekim kontrolü olmadan D vitamini kullanılmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.