GÜNDEM
Evlilikte doyumun anahtarı: Sosyal ilgi, sağlıklı iletişim ve eş desteği 21 Mart 2026 Cumartesi - 09:57:10 SAMSUN (İHA) – Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Meryem Batık Vural, evlilikte beklentilerin değiştiğini belirterek sosyal ilgi, iletişim becerileri ve eş desteğinin ilişki doyumunu artırdığını, flört şiddetinin ise çoğunlukla psikolojik ve duygusal boyutta ortaya çıktığını söyledi. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Batık Vural, günümüzde evlilik ve romantik ilişkilere dair beklentilerin değiştiğini belirterek, sosyal ilgi, sağlıklı iletişim ve eş desteğinin ilişki doyumunu belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını ifade etti. Vural, flört şiddetinin ise yalnızca fiziksel değil, çoğunlukla psikolojik ve duygusal boyutlarda görüldüğüne dikkat çekti. "Birbirini anlayan ve destekleyen bir ilişki kurmak daha önemli hale geldi" Çiftlerin evlilikten beklentilerinin çok daha kapsamlı olduğunu ifade eden Doç. Dr. Meryem Batık Vural, "Geçmişte evlilik, çoğunlukla ekonomik güvence, toplumsal kabul ve aile kurma gibi işlevlerle ilişkilendirilirken, günümüzde partnerlerinden yalnızca eş değil; aynı zamanda duygusal destek sağlayan bir arkadaş, güvenilir bir eş ve kendilerini anlayan bir yol arkadaşı olması bekleniyor. Araştırmalarımız da romantik ilişkilerde bireylerin ilişki doyumunu etkileyen önemli faktörlerden birinin sosyal ilgi olduğunu göstermektedir. Sosyal ilgi; partnerin duygularını anlayabilme, onun bakış açısını görebilme, paylaşım ve dayanışma içinde olabilme gibi özellikleri içerir. Araştırma bulgularımız, romantik ilişkilerde sosyal ilgi düzeyi arttıkça ilişki doyumunun da arttığını göstermektedir. Bu nedenle günümüz ilişkilerinde yalnızca birlikte yaşamak değil, aynı zamanda duygusal olarak birbirini anlayan ve destekleyen bir ilişki kurmak daha önemli hale gelmiştir. Eğer ilişkide güven, duygusal yakınlık ve saygı görülmezse evliliği erteleme, hiç yapmama veya boşanma eğilimi artıyor. Evlilik doyumunun düşmesine yol açan en önemli faktörlerden biri, çiftler arasındaki iletişim sorunları ve çatışma çözme biçimleridir. Çiftler çoğu zaman sorunların kendisinden ziyade, sorunları ele alış biçimleri nedeniyle ilişki doyumunda düşüş yaşıyor. Yani çiftler, zaman içinde sorun çözme becerilerini geliştirebildiklerinde evlilik doyumları da artabilmektedir. Bunun yanında araştırmalarımız, algılanan eş desteğinin de evlilik doyumunu artıran önemli bir faktör olduğunu göstermektedir" dedi. "Sağlıklı çift ilişkisi evlilik doyumunun da koruyucusu" Eşinden destek gördüğünü hisseden bireylerin hem çatışmaları daha sağlıklı yönetebildiği hem de evliliklerinden daha fazla doyum aldıklarını söyleyen Vural, "Aile yaşam döngüsünün her bir evresinde zorlayıcı yaşam olayları, stres kaynakları ve değişimler olur; bu kaçınılmazdır. Aileye çocukların katılması, çocukların gelişimsel dönemlerindeki sorumluluklar, evden ayrılmaları gibi birçok doğal süreç ailenin uyumunu gerektirir. Bu stresörler evlilik doyumunun düşmesine neden olabilir. Evlilik doyumunun sürdürülebilmesi için çiftlerin yalnızca sorunları çözmeye değil, aynı zamanda duygusal bağlarını güçlendirmeye de yatırım yapmaları gerekir" diye konuştu. "Seven insan kıskanır düşüncesi psikolojik şiddetin fark edilmesini zorlaştırıyor" İlişki şiddetinin psikolojik boyutunun görmezden gelinmemesine vurgu yapan Vural, "Flört şiddeti, romantik bir ilişki içinde partnerlerden birinin diğerine yönelik uyguladığı fiziksel, psikolojik, duygusal, cinsel veya dijital zarar verici davranışları ifade eden bir kavramdır. Bu şiddet türü yalnızca fiziksel saldırılarla sınırlı değildir. Partnerin sürekli kontrol edilmesi, aşağılanması, kıskançlık bahanesiyle sosyal ilişkilerinin kısıtlanması veya dijital ortamda sürekli denetlenmesi de flört şiddetinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Flört ilişkilerinde en sık görülen şiddet türleri genellikle psikolojik ve duygusal şiddet biçiminde ortaya çıkıyor. Partneri sürekli eleştirmek, küçümsemek, kıskançlıkla kontrol etmek veya sosyal çevresinden izole etmek bu tür davranışlara örnek olarak verilebilir. Bunun yanında partnerin telefonunu kontrol etmek, sosyal medya hesaplarını denetlemek veya sürekli konum paylaşımı talep etmek de bu davranışlar arasında yer alıyor. John Gottman’ın evlilik araştırmaları ise ilişkilerde görülen şiddeti iki temel kategoride ele alır. Bunlardan biri durumsal şiddettir. Bu, genellikle yoğun çatışma anlarında ortaya çıkar ve çoğu zaman iletişim becerilerinin yetersizliğiyle ilişkilidir. Diğer tür ise karakterolojik şiddettir. Bu durumda şiddet daha sistematik ve kontrol edici bir yapıya sahiptir ve çoğu zaman güç kurma ve partner üzerinde hâkimiyet sağlama amacı taşır. Bu ayrım, şiddetin anlaşılması ve müdahale yöntemlerinin belirlenmesi açısından oldukça önemlidir" şeklinde konuştu. "Evlenince düzelir düşüncesi bir mittir" Flört şiddeti yaşayan bireylerin ilişkiden kopmakta zorlanmasının arkasında birden fazla psikolojik mekanizma bulunduğuna dikkat çeken Vural, "Çeşitli araştırmalarımızda romantik idealizasyon, ilişki bağımlılığı, güvensiz bağlanma biçimleri, geleneksel cinsiyet rolleri ve Sinderella Sendromu’nun flört şiddetini kabul eden tutumlarla ilişkilendiğini gördük. Öncelikle romantik ilişkilerde duygusal bağ oldukça güçlüdür ve bireyler çoğu zaman partnerlerinin değişebileceğine inanarak ilişkiyi sürdürmeye çalışabilir. Oysa flört şiddeti evlendikten sonra artarak devam edebilir ve ‘Evlenince düzelir’ düşüncesi bir mittir. Bunun yanında bazı bireylerde ilişki bağımlılığı veya yoğun duygusal bağımlılık da şiddete rağmen ilişkiden ayrılmayı zorlaştırabilir. Araştırmalar ayrıca bazı bireylerin şiddet davranışlarını zaman içinde normalleştirebildiğini veya kendilerini suçlayabildiğini göstermektedir. Bu durum özellikle psikolojik şiddetin yoğun olduğu ilişkilerde daha sık görülmektedir" ifadelerini kullandı. "Partnerine empatiyle yaklaşabilenlerde flört şiddeti daha düşük" Vural, flört şiddeti ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Flört şiddeti üzerine yaptığımız araştırmalarda romantik ilişkilerde kıskançlık ile flört şiddeti arasında anlamlı bir ilişki olduğunu gördük. Ancak sosyal ilgi önemli bir koruyucu faktör olarak öne çıktı. Bu da demektir ki partnerine empatiyle yaklaşabilen, onun duygularını anlayabilen ve ilişkiyi iş birliği içinde sürdürebilen bireylerde flört şiddeti riski daha düşüktür. Bu nedenle flört şiddetinin önlenmesi ve romantik kıskançlığın sağlıklı bir şekilde kontrol altına alınması için en önemli adımlardan biri, gençlerde sosyal ilgiyi geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılmasıdır. Flört şiddetinin önlenmesi için gençlere yalnızca ilişki becerileri değil; aynı zamanda empati, eşitlikçi ilişki anlayışı ve sağlıklı sınırlar konusunda farkındalık kazandırılması önemlidir."
21 Mart 2026 Cumartesi - 09:53 Çöpçüler Kralı’nda Kemal Sunal için mikrofon olan süpürge, onun elinde kaleme dönüştü Kocaeli’de çobanlıktan belediyede temizlik işçiliğine uzanan hayatında sanatı yaşatan 60 yaşındaki Selami Gündoğdu, süpürgenin çalısını kalem gibi kullanarak konteynerlere Türk sinemasının unutulmaz isimleri ile çizgi roman karakterlerini resmediyor. Çöpçüler Kralı’nda Kemal Sunal için mikrofon olan süpürge, onun elinde adeta kaleme dönüşüyor. Kocaeli’de yaşayan 60 yaşındaki Selami Gündoğdu, yokluklar içinde başladığı sanat yolculuğunu yarım asırdır sürdürüyor. İki çocuk babası olan Gündoğdu, ilkokul yıllarında tanıştığı resim tutkusunu çobanlık yaptığı dönemlerde bile elinden bırakmadı. Bugün İzmit Belediyesi’nde temizlik görevlisi olarak çalışan Gündoğdu, sokakları süpürürken sanatından da vazgeçmiyor. Yanında gezdirdiği plastik çöp konteynerini adeta bir tuvale çeviren Gündoğdu, çöpten bulduğu boyaları kullanıyor; süpürgenin çalısını kalem gibi kullanarak Türk sinemasının sevdiği isimlerini resmediyor. Büyüteçle güneş ışığını kullanarak bastonlara resim işleyen Gündoğdu, tüm imkansızlıklara rağmen üretmeye devam ediyor. En büyük hayali ise öğrenci yetiştirmek ve kalıcı eserler bırakmak. Gündoğdu ayrıca eldivenlerine de resim çiziyor. Daha önce yaptığı eldivenlerini Londra’da bir müzeden istendiğini ancak pandemi dolayısıyla gönderemediğini söyledi. Gündoğdu hayatını, "Sanatım hayvan sopası ile başladı, süpürge ile devam ediyor" diye özetledi. Çöpçüler Kralı filminde Kemal Sunal’ın süpürgeyle sahnede şarkı söyleyerek sanatını sergilediğini hatırlatan Gündoğdu, kendisinin de sokakta süpürgeyi kalem gibi kullanarak resim çizdiğini ve sanatını bu şekilde ortaya koyduğunu söyledi. "İlkokulun birinci ve ikinci sınıflarında sanatla tanıştım" Hayatını anlatan Selami Gündoğdu, "Hayata, baba ocağında hayvan peşinde koşarak; çiftçilik, rençberlik ve köy işleriyle başladım. İlkokula giderken bir arkadaşım çizgi roman getirmişti, o çok hoşuma gitmişti. Daha sonra ben de kitaplarla ilgilenmeye başladım ve resim çizmeye başladım. İlkokulun birinci ve ikinci sınıflarında sanatla tanıştım. Zamanla bu ilgim gelişti. Küçükken çobanlık yaparken yanımda kitaplarımı da götürürdüm. Kitaplar benim yol arkadaşım, günlük dostum oldu. Onlarla vakit geçirirdim. Bazen kendi çizgi romanlarımı yazar, çizer; kalemimi ve defterimi alıp giderdim. Hayvanlar otlandığı sürece ben de böyle vakit geçirirdim" diye konuştu. "Büyüteçle resim yapmaya başladım" Büyüteçle de sopa, değnek ve bastonlara resim çizdiğini söyleyen Gündoğdu, "Güneş ışığını büyüteçle bir noktada toplayarak resim çizmeye başladım. Büyüteci kalem gibi kullanmaya başladım. Taşların üzerine resimler de çiziyordum. Kataloglarından görselleri seçiyor, sonra taşlara işliyordum. Bu şekilde kendimi geliştirmeye çalıştım. İlkokulu bitirdim ama devam edebileceğim başka okul yoktu. Maddi imkansızlıklar vardı, köyde okul da yoktu. Ailemi bırakmadım, köy hayatına devam ettim ama sanatı da bırakmadım. Daha sonra evlendim. Annemden ve babamdan izin alarak İzmit’e geldim. 2008 yılında belediyede çalışmaya başladım. O zamandan beri belediyede çalışıyorum" şeklinde konuştu. "Sanatın yaşı yok ama bir sertifikam olsaydı öğrenci yetiştirebilirdim" Çöpe atılmış malzemeleri, konteynerlerde bulduğu boyaları ve kalemleri değerlendirerek resimler yaptığını söyleyen Selami Gündoğdu, "Sanatın yaşı yok ama bir sertifikam olsaydı öğrenci yetiştirebilirdim. Bu benim için bir hayaldi ancak hala bunu gerçekleştirmek isterim. Eskiden gazetelerde çizgi romanlar olurdu, ben de resimli roman yazarı olmak isterdim. Heykeltıraş olmak isterdim. Çizgi roman kahramanlarını ve Türk sinemasının sevdiğim aktörlerini çizmeye çalıştım. Cüneyt Arkın, Yılmaz Güney, Tarık Akan gibi isimleri resmettim. Eski filmler, yaşadığım hayatla birleşiyor. Eskiye olan özlemim, hayal dünyamdan sanata yansıyor" ifadelerini kullandı. "Keşke öğrencilerim olsaydı; iz bırakmış, yaşayan hatıralar olurdu" 50 yıldır resim çizdiğini aktaran Gündoğdu, "Kalıcı bir sanatçı olmak isterdim. Yıllarımı bu işe verdim. Ömrüm bitse bile geride güzel hatıralar ve öğrenciler bırakmış olurum. Keşke öğrencilerim olsaydı; iz bırakmış, yaşayan hatıralar olurdu. Belediyede ressam olarak çalışmak isterdim. Çünkü resim çizmek, sokak süpürmekten farklı. Temizlik yapıyoruz ama kısa süre sonra yine kirleniyor. Oysa sanat kalıcıdır. Sanat, hayal dünyamızın dışa vurumudur. Yüzlerce farklı resim yaptım. Kemal Sunal gibi karakterleri çizdim. Sevdiğim eski dizi ve filmlerden esinlendim" dedi. "Süpürgenin çalısı benim için bir kalem" "Süpürgenin çalısı benim için bir kalem" diyen Selami Gündoğdu, "Büyüteç de görünmeyen bir kalem gibi. Ama bu şekilde yapılan resimler kalıcı oluyor. Bu şekilde, imkanlarım ne olursa olsun sanatı bırakmadan devam ettim. Elimde ne varsa onu kullanarak üretmeye çalıştım. Çünkü sanat benim için sadece bir uğraş değil, aynı zamanda hayatın kendisi oldu" diye konuştu.
21 Mart 2026 Cumartesi - 09:40 2 yaşında bisiklete binince, hedefini büyüttü Bursa’da daha 2 yaşındayken denge bisikletini rahatlıkla kullanmayı, 4,5 yaşındayken ise motosiklete binen 8 yaşındaki Kerem Aydın, ailesinin de desteği ile ileride pistlere çıkmaya hazırlanıyor. Bursa’da ailesi tarafından 3-4 yaşına geldiğinde kullansın diye aldığı denge bisikletini 2 yaşında binmeye başlayan Kerem Aydın, babası İrfan Aydın’ın da desteği ile kısa sürede motosiklet kullanmaya başladı. Şuan hobi olarak yaptığı sporu ileride resmi olarak yapmayı düşünen Kerem’ ailesinin de desteği tam oldu. Her fırsatta oğullarını antrenman yapsın, motora binsin diye trafiğe kapalı alana getirerek destek oluyor. Diğer yaşıtlarından farklı olduğunu gördüklerini belirten İrfan Aydın, "İki yaşında pedalsız denge bisikletiyle başladı. 3 yaşında pedallı desteksiz olarak bisiklet kullanabildiğini gördük. Yani yaşıtlarına göre gayet erken bir süreçte uyum sağlamıştı. 4,5 yaşındayken İnegöl’de yapılan bir motocross festivalinde, şu anda kullandığı motosikleti orada kiralık olarak bindi denedi. Kullandığını görünce bizde, bir fırsat oldu motosikleti aldık. Hani şu anda açıkçası bu süreçte hobi olarak kullanıyor. Açıkçası bir herhangi bir müsabaka, yarış mantığında herhangi bir adımımız olmadı. Ama olabilir, değerlendirilebilir. Ancak, Bursa’da bu imkanlar biraz kısıtlı. Biraz daha İstanbul ve Yalova tarafları, Düzce tarafları bu konuda biraz aktif" dedi. İkinci sınıfa giden Kerem ise, "İlk başta pedalsız denge bisikleti, sonra yan desteği olmadan bisiklet kullanmaya başladım. 4,5 yaşından beridir de motosiklet kullanıyorum. Arazi, doğa, spor yapmak çok güzel. Takip ettiğim yerli ve yabancı bir çok ismini bilmediğim sporcu var. Yakından takip ettiğim ise Kenan Sofuoğlu abi. İnşallah ben de motosiklet yarışçısı olurum. Bisiklet dahi kullansanız, korumalıkları takın" diye konuştu.
Lunapark gitti, yerine ’Zeytin sahne’ geliyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:49 Lunapark gitti, yerine ’Zeytin sahne’ geliyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’taki eski lunapark alanında yeşil dönüşüm başlattı. Doğayla bütünleşen ve çayırla kaplı bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölgede kurulacak Zeytin Sahne, özgün tasarımıyla kentin yeni simgelerinden biri olacak. Dönüşüm süreci hakkında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Kültürpark’ı, tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kültürpark’ta başlattığı dönüşüm çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Kültürel mirası, zengin yeşil dokusu, sosyal alanları ve Yeşil Bayrak ödüllü kimliğiyle öne çıkan Kültürpark’ta yürütülen gençleştirme çalışmaları kapsamında eski lunapark alanı da yeniden düzenleniyor. Eski lunapark arazisindeki beton zemin sökülerek yeşil bir etkinlik alanına dönüştürülecek. Kültürpark’ta dönüşüm Atlas Pavyonu’nun yanında bulunan 4 bin 300 metrekarelik beton alanın ağaçlandırılmasının ardından lunapark alanının da dönüşümü için çalışmaların başladığını söyleyen Başkan Tugay, "Eski lunapark alanını tamamen çimle kaplı, etkinliklerin düzenlenebileceği; çocuklarımızın ve ailelerimizin güvenle vakit geçirebileceği nitelikli bir alana dönüştüreceğiz. Kültürpark’ı tüm kentlilerin daha keyifle kullandığı bir yaşam alanına adım adım dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı. Lunapark’ın gri betonu yeşil çayır ekosistemine dönüşüyor Kültürpark’ın fuarcılık anlayışı ve güçlü yeşil doku misyonu doğrultusunda etkinlik alanı olarak projelendirilen eski lunapark alanı, tamamen doğal bir çayır ekosistemine dönüştürülüyor. Planlama kapsamında Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, 12 bin metrekarelik alanın zeminindeki kilit parke taşlarının söküm çalışmalarına başladı. Yapısal zeminlerin kaldırılmasıyla birlikte alan yeniden doğal bitki örtüsüyle buluşacak. Oluşturulacak çayır alanı yalnızca etkinliklere ev sahipliği yapmakla kalmayacak; aynı zamanda parkın yeşil dokusunu da genişletecek. Toprakla buluşacak geniş çayır alanı, yağış sularının doğrudan zemine sızmasını sağlayarak yeraltı su kaynaklarının beslenmesine katkı sunacak; böylece yeşil altyapının kent ekosistemine katkısı da güçlenecek. Doğayla bütünleşen yeni etkinlik alanı Kültürpark’ta yeşil bir etkinlik alanı olarak tasarlanan bölge yeni düzenlemeyle konserlere, kültürel etkinliklere ve sosyal buluşmalara ev sahipliği yapacak. Alanda özgün tasarımıyla hayata geçecek Zeytin Sahne, kent hafızasına kazınacak pek çok etkinliğe ev sahipliği yapacak. Planlanan yeme-içme ve oturma alanları, tuvaletler ile altyapı düzenlemeleri sayesinde bu geniş açık mekân, katılımcıların uzun süreli ve konforlu bir etkinlik deneyimi yaşayabileceği şekilde kurgulandı. Dönüşümün tamamlanmasıyla Kültürpark’a, doğayla daha uyumlu ve kent yaşamını zenginleştiren nitelikli bir etkinlik alanı kazandırılmış olacak. Kent sakinleri ve ziyaretçiler, burada hem doğayla iç içe vakit geçirebilecek hem de konserlerden kültürel programlara uzanan geniş bir etkinlik yelpazesinden yararlanabilecek.
Türk Kızılay Silifke Şubesi’nden Ramazan’da Büyük dayanışma
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:43 Türk Kızılay Silifke Şubesi’nden Ramazan’da Büyük dayanışma Türk Kızılay Silifke Şubesi, aşevinde günde bin 500 kişiye sıcak yemek hizmeti veriyor. Türk Kızılay’ı, 113 yıllık köklü geçmişi ve güçlü yapısıyla bölge insanına destek olmaya devam ediyor. Gücünü hayırsever bağışçılar ve fedakâr gönüllülerden alan Kızılay Silifke Şubesi, yılın 12 ayı sürdürdüğü yardım faaliyetlerini Ramazan ayında daha da artırdı. Silifke’de hizmet veren aşevinde günlük 400 kişilik sıcak yemek hizmeti, Ramazan ayı dolayısıyla bin 500 kişiye çıkarıldı. Bucaklı, Camikebir, Sayağzı, Bolacalı-Koyuncu ve Tosmurlu mahallelerinde oluşturulan dağıtım noktalarında ve aşevinde hafta içi her gün vatandaşlarla iftar sofralarının bereketi paylaşılıyor. Ramazan ayı boyunca sosyal incelemeleri tamamlanan 226 aileye toplam 678 bin TL nakdi yardım yapılırken, bugüne kadar 950 adet gıda kolisi ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Ramazan ayı sonuna kadar gıda kolilerinin dağıtımının devam edeceği bildirildi. Öte yandan Kızılay Butiği de ihtiyaç sahipleri için hizmet vermeyi sürdürüyor. Her Cuma günü açık olan butikte ihtiyaç sahibi vatandaşlar kendileri ve çocukları için bayramlık kıyafetlerini temin edebiliyor. Türk Kızılay Silifke Şube Başkanı Murat Yıldırım, yapılan çalışmaların bağışçı ve gönüllülerin destekleriyle mümkün olduğunu belirterek, "Bize destek veren tüm hayırsever bağışçılarımıza ve gönüllülerimize şükranlarımı sunuyorum. Unutmayalım, iyilik paylaştıkça çoğalır" dedi.
AFSİAD üyeleri iftarda bir araya geldi
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:38 AFSİAD üyeleri iftarda bir araya geldi Afyonkarahisar Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (AFSİAD) olarak her Ramazan ayında olduğu gibi bu yılda AFSİAD geleneksel iftar yemeği programı üyelerin yoğun katılımı ile gerçekleşti. Termal bir otelde düzenlenen iftar programına ATSO Yönetim Kurulu Başkanı ve AFSİAD Kurucu Başkanı Hüsnü Serteser, ATSO TOBB Delegesi üyesi Adnan Demirel, ATSO Sayman Üyesi Bekir Bayana, AFSİAD önceki dönem Başkanı Hüseyin Şehitoğlu, AFSİAD Yönetim Kurulu üyeleri ve AFSİAD üyesi iş insanları ile çok sayıda davetli katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua sonrası Ezan ile birlikte oruçlar açıldı. Programın açılışında konuşan AFSİAD Başkanı Kadir Sayın, AFSİAD üyelerine ve davetlilere teşekkür ederek, 35 yılı geride bırakan AFSİAD için birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. AFSİAD ailesinin birlikte hareket etmesinin önemine değinen Sayın, AFSİAD Federasyonu bünyesinde yer alan kurucu dernekler ve bu derneklerin üyelerinin bir araya gelmesiyle gerçekleştirilecek faaliyet ve organizasyonlar ile dayanışmanın, birlik ve beraberliğin daha da güçleneceğini ifade etti. AFSİAD’ın geçmişten bugüne güçlü bir yapı oluşturduğunu belirten Sayın, derneğin geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi için birlik ve beraberliğin korunması gerektiğini dile getirdi. Sayın, "Bu gücü ve birlik beraberliği her alanda yaşatmamız gerekiyor. Siz değerli üyelerimizin desteğiyle gerçekleştireceğimiz faaliyetler ve organizasyonlarla AFSİAD’ı daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz. AFSİAD’ın 35 yıllık birikimini daha ileriye taşıyarak gelecek nesillere emanet etmek istiyoruz" dedi.
25 bin metrekarelik Çayırova Kent Meydanı projesinde sona yaklaşılıyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:36 25 bin metrekarelik Çayırova Kent Meydanı projesinde sona yaklaşılıyor Çayırova’da 25 bin metrekarelik alanı kapsayan "Kent Meydanı" projesinde çalışmalar son aşamaya geldi. Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Çayırova Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilen projede yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Çiftçi, ilçeye değer katacak vizyon projelerinden Kent Meydanı’nda adım adım sona yaklaştıklarını belirtti. Projenin hızla ilerlediğini ve birçok fonksiyonu barındırdığını aktaran Çiftçi, "Vatandaşlarımızın ibadetlerini yapabileceği çok güzel bir camii inşaatı ile birlikte, her birimizin yaşadığı otopark sorununu çözebilmek için camimizin altında 3 kat yeraltı otoparkımızı yaptık. Meydanda bir kafeteryamız da olacak. Vatandaşlarımız gelecek, burada vakit geçirecek. Meydan içerisinde yürüyüş yolları, bisiklet yolu, dinlenme noktaları, oturma alanlarıyla birlikte yaklaşık 25 bin metrekare ortak alanı, Çayırova’mıza kazandırmış olacağız. İnşallah hep birlikte meydana çıkacağız ve kent meydanımızda güzel vakit geçireceğiz. Çayırova’mız için, Çayırova’mızın güzel insanları için daha güzel işler yapmaya devam edeceğiz" dedi. Tamamlandığında ilçeye kimlik kazandırması ve yeni bir cazibe merkezi olması planlanan projede; alt katında sergi ve sosyal alan bulunan bir cami, yeraltı otoparkı, yürüyüş ve bisiklet yolları, kuru havuz, amfi, paten pisti, kafeterya ile fitness, dinlenme ve çocuk oyun alanları yer alıyor.