GÜNDEM - 21 Mart 2026 Cumartesi 09:57

Evlilikte doyumun anahtarı: Sosyal ilgi, sağlıklı iletişim ve eş desteği

A
A
A
Evlilikte doyumun anahtarı: Sosyal ilgi, sağlıklı iletişim ve eş desteği

SAMSUN (İHA) – Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Meryem Batık Vural, evlilikte beklentilerin değiştiğini belirterek sosyal ilgi, iletişim becerileri ve eş desteğinin ilişki doyumunu artırdığını, flört şiddetinin ise çoğunlukla psikolojik ve duygusal boyutta ortaya çıktığını söyledi.


Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Batık Vural, günümüzde evlilik ve romantik ilişkilere dair beklentilerin değiştiğini belirterek, sosyal ilgi, sağlıklı iletişim ve eş desteğinin ilişki doyumunu belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını ifade etti. Vural, flört şiddetinin ise yalnızca fiziksel değil, çoğunlukla psikolojik ve duygusal boyutlarda görüldüğüne dikkat çekti.



"Birbirini anlayan ve destekleyen bir ilişki kurmak daha önemli hale geldi"


Çiftlerin evlilikten beklentilerinin çok daha kapsamlı olduğunu ifade eden Doç. Dr. Meryem Batık Vural, "Geçmişte evlilik, çoğunlukla ekonomik güvence, toplumsal kabul ve aile kurma gibi işlevlerle ilişkilendirilirken, günümüzde partnerlerinden yalnızca eş değil; aynı zamanda duygusal destek sağlayan bir arkadaş, güvenilir bir eş ve kendilerini anlayan bir yol arkadaşı olması bekleniyor. Araştırmalarımız da romantik ilişkilerde bireylerin ilişki doyumunu etkileyen önemli faktörlerden birinin sosyal ilgi olduğunu göstermektedir. Sosyal ilgi; partnerin duygularını anlayabilme, onun bakış açısını görebilme, paylaşım ve dayanışma içinde olabilme gibi özellikleri içerir. Araştırma bulgularımız, romantik ilişkilerde sosyal ilgi düzeyi arttıkça ilişki doyumunun da arttığını göstermektedir. Bu nedenle günümüz ilişkilerinde yalnızca birlikte yaşamak değil, aynı zamanda duygusal olarak birbirini anlayan ve destekleyen bir ilişki kurmak daha önemli hale gelmiştir. Eğer ilişkide güven, duygusal yakınlık ve saygı görülmezse evliliği erteleme, hiç yapmama veya boşanma eğilimi artıyor. Evlilik doyumunun düşmesine yol açan en önemli faktörlerden biri, çiftler arasındaki iletişim sorunları ve çatışma çözme biçimleridir. Çiftler çoğu zaman sorunların kendisinden ziyade, sorunları ele alış biçimleri nedeniyle ilişki doyumunda düşüş yaşıyor. Yani çiftler, zaman içinde sorun çözme becerilerini geliştirebildiklerinde evlilik doyumları da artabilmektedir. Bunun yanında araştırmalarımız, algılanan eş desteğinin de evlilik doyumunu artıran önemli bir faktör olduğunu göstermektedir" dedi.



"Sağlıklı çift ilişkisi evlilik doyumunun da koruyucusu"


Eşinden destek gördüğünü hisseden bireylerin hem çatışmaları daha sağlıklı yönetebildiği hem de evliliklerinden daha fazla doyum aldıklarını söyleyen Vural, "Aile yaşam döngüsünün her bir evresinde zorlayıcı yaşam olayları, stres kaynakları ve değişimler olur; bu kaçınılmazdır. Aileye çocukların katılması, çocukların gelişimsel dönemlerindeki sorumluluklar, evden ayrılmaları gibi birçok doğal süreç ailenin uyumunu gerektirir. Bu stresörler evlilik doyumunun düşmesine neden olabilir. Evlilik doyumunun sürdürülebilmesi için çiftlerin yalnızca sorunları çözmeye değil, aynı zamanda duygusal bağlarını güçlendirmeye de yatırım yapmaları gerekir" diye konuştu.



"Seven insan kıskanır düşüncesi psikolojik şiddetin fark edilmesini zorlaştırıyor"


İlişki şiddetinin psikolojik boyutunun görmezden gelinmemesine vurgu yapan Vural, "Flört şiddeti, romantik bir ilişki içinde partnerlerden birinin diğerine yönelik uyguladığı fiziksel, psikolojik, duygusal, cinsel veya dijital zarar verici davranışları ifade eden bir kavramdır. Bu şiddet türü yalnızca fiziksel saldırılarla sınırlı değildir. Partnerin sürekli kontrol edilmesi, aşağılanması, kıskançlık bahanesiyle sosyal ilişkilerinin kısıtlanması veya dijital ortamda sürekli denetlenmesi de flört şiddetinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Flört ilişkilerinde en sık görülen şiddet türleri genellikle psikolojik ve duygusal şiddet biçiminde ortaya çıkıyor. Partneri sürekli eleştirmek, küçümsemek, kıskançlıkla kontrol etmek veya sosyal çevresinden izole etmek bu tür davranışlara örnek olarak verilebilir. Bunun yanında partnerin telefonunu kontrol etmek, sosyal medya hesaplarını denetlemek veya sürekli konum paylaşımı talep etmek de bu davranışlar arasında yer alıyor. John Gottman’ın evlilik araştırmaları ise ilişkilerde görülen şiddeti iki temel kategoride ele alır. Bunlardan biri durumsal şiddettir. Bu, genellikle yoğun çatışma anlarında ortaya çıkar ve çoğu zaman iletişim becerilerinin yetersizliğiyle ilişkilidir. Diğer tür ise karakterolojik şiddettir. Bu durumda şiddet daha sistematik ve kontrol edici bir yapıya sahiptir ve çoğu zaman güç kurma ve partner üzerinde hâkimiyet sağlama amacı taşır. Bu ayrım, şiddetin anlaşılması ve müdahale yöntemlerinin belirlenmesi açısından oldukça önemlidir" şeklinde konuştu.



"Evlenince düzelir düşüncesi bir mittir"


Flört şiddeti yaşayan bireylerin ilişkiden kopmakta zorlanmasının arkasında birden fazla psikolojik mekanizma bulunduğuna dikkat çeken Vural, "Çeşitli araştırmalarımızda romantik idealizasyon, ilişki bağımlılığı, güvensiz bağlanma biçimleri, geleneksel cinsiyet rolleri ve Sinderella Sendromu’nun flört şiddetini kabul eden tutumlarla ilişkilendiğini gördük. Öncelikle romantik ilişkilerde duygusal bağ oldukça güçlüdür ve bireyler çoğu zaman partnerlerinin değişebileceğine inanarak ilişkiyi sürdürmeye çalışabilir. Oysa flört şiddeti evlendikten sonra artarak devam edebilir ve ‘Evlenince düzelir’ düşüncesi bir mittir. Bunun yanında bazı bireylerde ilişki bağımlılığı veya yoğun duygusal bağımlılık da şiddete rağmen ilişkiden ayrılmayı zorlaştırabilir. Araştırmalar ayrıca bazı bireylerin şiddet davranışlarını zaman içinde normalleştirebildiğini veya kendilerini suçlayabildiğini göstermektedir. Bu durum özellikle psikolojik şiddetin yoğun olduğu ilişkilerde daha sık görülmektedir" ifadelerini kullandı.



"Partnerine empatiyle yaklaşabilenlerde flört şiddeti daha düşük"


Vural, flört şiddeti ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Flört şiddeti üzerine yaptığımız araştırmalarda romantik ilişkilerde kıskançlık ile flört şiddeti arasında anlamlı bir ilişki olduğunu gördük. Ancak sosyal ilgi önemli bir koruyucu faktör olarak öne çıktı. Bu da demektir ki partnerine empatiyle yaklaşabilen, onun duygularını anlayabilen ve ilişkiyi iş birliği içinde sürdürebilen bireylerde flört şiddeti riski daha düşüktür. Bu nedenle flört şiddetinin önlenmesi ve romantik kıskançlığın sağlıklı bir şekilde kontrol altına alınması için en önemli adımlardan biri, gençlerde sosyal ilgiyi geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılmasıdır. Flört şiddetinin önlenmesi için gençlere yalnızca ilişki becerileri değil; aynı zamanda empati, eşitlikçi ilişki anlayışı ve sağlıklı sınırlar konusunda farkındalık kazandırılması önemlidir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum İçişleri Bakanı Çiftçi: "Eser ve hizmet siyasetinden ayrılmadan ülkemizi her alanda daha güçlü yarınlara taşıyacağız" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Cumhurbaşkanımız’ın öncülüğünde Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, eser ve hizmet siyasetinden ayrılmadan ülkemizi her alanda daha güçlü yarınlara taşımayı sürdüreceğiz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum ziyaret programı çerçevesinde AK Parti Erzurum İl Başkanlığı’nda teşkilat mensupları ile bir araya geldi. Bakan Çiftçi, AK Parti Erzurum İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ve teşkilat mensuplarıyla buluştuklarını ifade ederek, "Erzurum; imanla yoğrulmuş gönül iklimi, dadaşlık ruhu ve millet sevdasıyla asırlardır milli iradeyi en güçlü şekilde sahiplenen şehirlerimizden biri olmuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti; sadece bir siyasi hareket değil, milletin bağrından doğmuş büyük bir dava hareketidir. Vesayet odaklarına, karanlık hesaplara ve Türkiye üzerinde oyun kurmak isteyen çevrelere karşı milletimizle omuz omuza verdiğimiz mücadelede; Erzurum teşkilatlarımız her zaman en güçlü iradeyi ortaya koymuştur. Gece gündüz demeden çalışan her bir teşkilat mensubumuz, Türkiye’nin daha güçlü yarınlara ulaşması adına büyük bir sorumluluk üstlenmektedir. Allah’ın izniyle; Cumhurbaşkanımız’ın öncülüğünde yükselen Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, eser ve hizmet siyasetinden ayrılmadan ülkemizi her alanda daha güçlü yarınlara taşımayı sürdüreceğiz. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve davamıza olan inancımızı daim eylesin" dedi.
İstanbul Kağıthane’de özel bireylerin etkinliğine yoğun ilgi Kağıthane Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında özel bir kahvaltı programı düzenledi. Engelliler merkezi öğrencileri ve ailelerinin katıldığı etkinlikte renkli görüntüler yaşandı. Kağıthane Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında ilçedeki özel bireyler için bir program düzenledi. Fatih Sultan Mehmet Tabiat Parkı’nda gerçekleştirilen programda öğrenciler tarafından tiyatro, folklor ve müzik gösterileri sahnelendi. Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin de programa katılarak öğrenciler ve aileleriyle yakından ilgilendi. Etkinlikte bir konuşma yapan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekinç, Kağıthane Belediyesi bünyesinde hizmet veren Engelliler Gündüz Hizmet Merkezi’nde yıl boyunca çeşitli eğitim, atölye ve sosyal etkinliklerin sürdürüldüğünü belirtti. Engelli bireylerin sosyal hayattan kopmaması adına merkezde kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Öztekin, öğrencilerin burada hem yeni beceriler kazandığını hem de sosyal çevre edinerek günlük yaşamın içerisinde daha aktif rol alabildiğini söyledi. Merkezde gerçekleştirilen resim, drama, müzik, ebru, el sanatları, mutfak ve çeşitli atölye çalışmalarının engelli bireylerin kişisel gelişimlerine katkı sunduğunu ifade eden Öztekin, ailelerin de çocuklarını güvenle emanet edebildiği sıcak ve samimi bir ortam oluşturduklarını dile getirdi. Fatih Sultan Mehmet Tabiat Parkı’nda gerçekleştirilen kahvaltı programı boyunca öğrenciler aileleriyle birlikte eğlenceli anlar yaşarken, program sonunda katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.
Düzce Düzce Üniversitesi’nde mezunlarla anlamlı buluşma Düzce Üniversitesi Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından mezunlarla bağları güçlendirmek, deneyim paylaşımını artırmak ve öğrencilerle mezunları aynı ortamda buluşturmak amacıyla düzenlenen "Mezuniyet Bir Son Değil, Bir Bağdır; Bağlarımızı Tazelemeye Hazır Mısınız?" başlıklı etkinlik, gerçekleştirildi. DÜFest 2026 kapsamında İstiklal Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Ertuğrul, Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Senem Çolak Yazıcı, akademisyenler, mezunlar ve öğrenciler katılım sağladı. Mezunlar arasındaki güçlü bağı pekiştirmek ve üniversite aidiyetini yeniden hissettirmek amacıyla gerçekleştirilen etkinlik, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Yücel ve ekibinin gerçekleştirdiği konser ile başladı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Dr. Senem Çolak Yazıcı, mezunlarla sürdürülebilir bir bağ kurmanın üniversite açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak mezunlara yönelik eğitimler, kariyer destekleri ve çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirten Yazıcı; mezun bilgi sistemi, mezun kart uygulaması, iş ilanları paylaşımı, sertifika süreçleri ve işveren-mezun buluşmaları gibi birçok hizmeti aktif şekilde yürüttüklerini dile getirdi. Açılış konuşmalarının ardından; Gümüşova Meslek Yüksekokulu mezunu Mert Tunçel, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu mezunu Göktay Dinç, Fen Edebiyat Fakültesi mezunu Hatice Kutbay ve Mühendislik Fakültesi mezunu Murat Bayraktar üniversite yaşamlarını ve kariyer yolculuklarını paylaştı. Konuşmalarda; mezuniyet sonrasında başlayan mesleki süreçler, sahada edinilen deneyimler, çalışma hayatında karşılaşılan zorluklar ve sürekli gelişimin önemi üzerinde duruldu. Mezunlar, kariyer yolculuklarında sabır, disiplin ve kendini geliştirme anlayışının önemli rol oynadığını ifade ederken, öğrencilere eğitim hayatı sonrasında da öğrenmeye devam etmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu. Program sonunda mezunlar için sembolik kep atma töreni gerçekleştirilirken, yıllar sonra yeniden kampüste bir araya gelen mezunlar, öğrencilik yıllarının heyecanını tekrar yaşadı. Samimi sohbetler ve hatıra fotoğraflarıyla devam eden etkinlik, pilav ikramının ardından sona erdi.