GÜNDEM - 21 Mart 2026 Cumartesi 09:53

Çöpçüler Kralı’nda Kemal Sunal için mikrofon olan süpürge, onun elinde kaleme dönüştü

A
A
A
Çöpçüler Kralı’nda Kemal Sunal için mikrofon olan süpürge, onun elinde kaleme dönüştü

Kocaeli’de çobanlıktan belediyede temizlik işçiliğine uzanan hayatında sanatı yaşatan 60 yaşındaki Selami Gündoğdu, süpürgenin çalısını kalem gibi kullanarak konteynerlere Türk sinemasının unutulmaz isimleri ile çizgi roman karakterlerini resmediyor. Çöpçüler Kralı’nda Kemal Sunal için mikrofon olan süpürge, onun elinde adeta kaleme dönüşüyor.


Kocaeli’de yaşayan 60 yaşındaki Selami Gündoğdu, yokluklar içinde başladığı sanat yolculuğunu yarım asırdır sürdürüyor. İki çocuk babası olan Gündoğdu, ilkokul yıllarında tanıştığı resim tutkusunu çobanlık yaptığı dönemlerde bile elinden bırakmadı. Bugün İzmit Belediyesi’nde temizlik görevlisi olarak çalışan Gündoğdu, sokakları süpürürken sanatından da vazgeçmiyor. Yanında gezdirdiği plastik çöp konteynerini adeta bir tuvale çeviren Gündoğdu, çöpten bulduğu boyaları kullanıyor; süpürgenin çalısını kalem gibi kullanarak Türk sinemasının sevdiği isimlerini resmediyor. Büyüteçle güneş ışığını kullanarak bastonlara resim işleyen Gündoğdu, tüm imkansızlıklara rağmen üretmeye devam ediyor. En büyük hayali ise öğrenci yetiştirmek ve kalıcı eserler bırakmak. Gündoğdu ayrıca eldivenlerine de resim çiziyor. Daha önce yaptığı eldivenlerini Londra’da bir müzeden istendiğini ancak pandemi dolayısıyla gönderemediğini söyledi. Gündoğdu hayatını, "Sanatım hayvan sopası ile başladı, süpürge ile devam ediyor" diye özetledi. Çöpçüler Kralı filminde Kemal Sunal’ın süpürgeyle sahnede şarkı söyleyerek sanatını sergilediğini hatırlatan Gündoğdu, kendisinin de sokakta süpürgeyi kalem gibi kullanarak resim çizdiğini ve sanatını bu şekilde ortaya koyduğunu söyledi.



"İlkokulun birinci ve ikinci sınıflarında sanatla tanıştım"


Hayatını anlatan Selami Gündoğdu, "Hayata, baba ocağında hayvan peşinde koşarak; çiftçilik, rençberlik ve köy işleriyle başladım. İlkokula giderken bir arkadaşım çizgi roman getirmişti, o çok hoşuma gitmişti. Daha sonra ben de kitaplarla ilgilenmeye başladım ve resim çizmeye başladım. İlkokulun birinci ve ikinci sınıflarında sanatla tanıştım. Zamanla bu ilgim gelişti. Küçükken çobanlık yaparken yanımda kitaplarımı da götürürdüm. Kitaplar benim yol arkadaşım, günlük dostum oldu. Onlarla vakit geçirirdim. Bazen kendi çizgi romanlarımı yazar, çizer; kalemimi ve defterimi alıp giderdim. Hayvanlar otlandığı sürece ben de böyle vakit geçirirdim" diye konuştu.



"Büyüteçle resim yapmaya başladım"


Büyüteçle de sopa, değnek ve bastonlara resim çizdiğini söyleyen Gündoğdu, "Güneş ışığını büyüteçle bir noktada toplayarak resim çizmeye başladım. Büyüteci kalem gibi kullanmaya başladım. Taşların üzerine resimler de çiziyordum. Kataloglarından görselleri seçiyor, sonra taşlara işliyordum. Bu şekilde kendimi geliştirmeye çalıştım. İlkokulu bitirdim ama devam edebileceğim başka okul yoktu. Maddi imkansızlıklar vardı, köyde okul da yoktu. Ailemi bırakmadım, köy hayatına devam ettim ama sanatı da bırakmadım. Daha sonra evlendim. Annemden ve babamdan izin alarak İzmit’e geldim. 2008 yılında belediyede çalışmaya başladım. O zamandan beri belediyede çalışıyorum" şeklinde konuştu.



"Sanatın yaşı yok ama bir sertifikam olsaydı öğrenci yetiştirebilirdim"


Çöpe atılmış malzemeleri, konteynerlerde bulduğu boyaları ve kalemleri değerlendirerek resimler yaptığını söyleyen Selami Gündoğdu, "Sanatın yaşı yok ama bir sertifikam olsaydı öğrenci yetiştirebilirdim. Bu benim için bir hayaldi ancak hala bunu gerçekleştirmek isterim. Eskiden gazetelerde çizgi romanlar olurdu, ben de resimli roman yazarı olmak isterdim. Heykeltıraş olmak isterdim. Çizgi roman kahramanlarını ve Türk sinemasının sevdiğim aktörlerini çizmeye çalıştım. Cüneyt Arkın, Yılmaz Güney, Tarık Akan gibi isimleri resmettim. Eski filmler, yaşadığım hayatla birleşiyor. Eskiye olan özlemim, hayal dünyamdan sanata yansıyor" ifadelerini kullandı.



"Keşke öğrencilerim olsaydı; iz bırakmış, yaşayan hatıralar olurdu"


50 yıldır resim çizdiğini aktaran Gündoğdu, "Kalıcı bir sanatçı olmak isterdim. Yıllarımı bu işe verdim. Ömrüm bitse bile geride güzel hatıralar ve öğrenciler bırakmış olurum. Keşke öğrencilerim olsaydı; iz bırakmış, yaşayan hatıralar olurdu. Belediyede ressam olarak çalışmak isterdim. Çünkü resim çizmek, sokak süpürmekten farklı. Temizlik yapıyoruz ama kısa süre sonra yine kirleniyor. Oysa sanat kalıcıdır. Sanat, hayal dünyamızın dışa vurumudur. Yüzlerce farklı resim yaptım. Kemal Sunal gibi karakterleri çizdim. Sevdiğim eski dizi ve filmlerden esinlendim" dedi.



"Süpürgenin çalısı benim için bir kalem"


"Süpürgenin çalısı benim için bir kalem" diyen Selami Gündoğdu, "Büyüteç de görünmeyen bir kalem gibi. Ama bu şekilde yapılan resimler kalıcı oluyor. Bu şekilde, imkanlarım ne olursa olsun sanatı bırakmadan devam ettim. Elimde ne varsa onu kullanarak üretmeye çalıştım. Çünkü sanat benim için sadece bir uğraş değil, aynı zamanda hayatın kendisi oldu" diye konuştu.



Çöpçüler Kralı’nda Kemal Sunal için mikrofon olan süpürge, onun elinde kaleme dönüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum İçişleri Bakanı Çiftçi: "Eser ve hizmet siyasetinden ayrılmadan ülkemizi her alanda daha güçlü yarınlara taşıyacağız" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Cumhurbaşkanımız’ın öncülüğünde Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, eser ve hizmet siyasetinden ayrılmadan ülkemizi her alanda daha güçlü yarınlara taşımayı sürdüreceğiz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum ziyaret programı çerçevesinde AK Parti Erzurum İl Başkanlığı’nda teşkilat mensupları ile bir araya geldi. Bakan Çiftçi, AK Parti Erzurum İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ve teşkilat mensuplarıyla buluştuklarını ifade ederek, "Erzurum; imanla yoğrulmuş gönül iklimi, dadaşlık ruhu ve millet sevdasıyla asırlardır milli iradeyi en güçlü şekilde sahiplenen şehirlerimizden biri olmuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti; sadece bir siyasi hareket değil, milletin bağrından doğmuş büyük bir dava hareketidir. Vesayet odaklarına, karanlık hesaplara ve Türkiye üzerinde oyun kurmak isteyen çevrelere karşı milletimizle omuz omuza verdiğimiz mücadelede; Erzurum teşkilatlarımız her zaman en güçlü iradeyi ortaya koymuştur. Gece gündüz demeden çalışan her bir teşkilat mensubumuz, Türkiye’nin daha güçlü yarınlara ulaşması adına büyük bir sorumluluk üstlenmektedir. Allah’ın izniyle; Cumhurbaşkanımız’ın öncülüğünde yükselen Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, eser ve hizmet siyasetinden ayrılmadan ülkemizi her alanda daha güçlü yarınlara taşımayı sürdüreceğiz. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve davamıza olan inancımızı daim eylesin" dedi.
İstanbul Kağıthane’de özel bireylerin etkinliğine yoğun ilgi Kağıthane Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında özel bir kahvaltı programı düzenledi. Engelliler merkezi öğrencileri ve ailelerinin katıldığı etkinlikte renkli görüntüler yaşandı. Kağıthane Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında ilçedeki özel bireyler için bir program düzenledi. Fatih Sultan Mehmet Tabiat Parkı’nda gerçekleştirilen programda öğrenciler tarafından tiyatro, folklor ve müzik gösterileri sahnelendi. Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin de programa katılarak öğrenciler ve aileleriyle yakından ilgilendi. Etkinlikte bir konuşma yapan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekinç, Kağıthane Belediyesi bünyesinde hizmet veren Engelliler Gündüz Hizmet Merkezi’nde yıl boyunca çeşitli eğitim, atölye ve sosyal etkinliklerin sürdürüldüğünü belirtti. Engelli bireylerin sosyal hayattan kopmaması adına merkezde kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Öztekin, öğrencilerin burada hem yeni beceriler kazandığını hem de sosyal çevre edinerek günlük yaşamın içerisinde daha aktif rol alabildiğini söyledi. Merkezde gerçekleştirilen resim, drama, müzik, ebru, el sanatları, mutfak ve çeşitli atölye çalışmalarının engelli bireylerin kişisel gelişimlerine katkı sunduğunu ifade eden Öztekin, ailelerin de çocuklarını güvenle emanet edebildiği sıcak ve samimi bir ortam oluşturduklarını dile getirdi. Fatih Sultan Mehmet Tabiat Parkı’nda gerçekleştirilen kahvaltı programı boyunca öğrenciler aileleriyle birlikte eğlenceli anlar yaşarken, program sonunda katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.
Düzce Düzce Üniversitesi’nde mezunlarla anlamlı buluşma Düzce Üniversitesi Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından mezunlarla bağları güçlendirmek, deneyim paylaşımını artırmak ve öğrencilerle mezunları aynı ortamda buluşturmak amacıyla düzenlenen "Mezuniyet Bir Son Değil, Bir Bağdır; Bağlarımızı Tazelemeye Hazır Mısınız?" başlıklı etkinlik, gerçekleştirildi. DÜFest 2026 kapsamında İstiklal Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Ertuğrul, Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Senem Çolak Yazıcı, akademisyenler, mezunlar ve öğrenciler katılım sağladı. Mezunlar arasındaki güçlü bağı pekiştirmek ve üniversite aidiyetini yeniden hissettirmek amacıyla gerçekleştirilen etkinlik, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Yücel ve ekibinin gerçekleştirdiği konser ile başladı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Dr. Senem Çolak Yazıcı, mezunlarla sürdürülebilir bir bağ kurmanın üniversite açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak mezunlara yönelik eğitimler, kariyer destekleri ve çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirten Yazıcı; mezun bilgi sistemi, mezun kart uygulaması, iş ilanları paylaşımı, sertifika süreçleri ve işveren-mezun buluşmaları gibi birçok hizmeti aktif şekilde yürüttüklerini dile getirdi. Açılış konuşmalarının ardından; Gümüşova Meslek Yüksekokulu mezunu Mert Tunçel, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu mezunu Göktay Dinç, Fen Edebiyat Fakültesi mezunu Hatice Kutbay ve Mühendislik Fakültesi mezunu Murat Bayraktar üniversite yaşamlarını ve kariyer yolculuklarını paylaştı. Konuşmalarda; mezuniyet sonrasında başlayan mesleki süreçler, sahada edinilen deneyimler, çalışma hayatında karşılaşılan zorluklar ve sürekli gelişimin önemi üzerinde duruldu. Mezunlar, kariyer yolculuklarında sabır, disiplin ve kendini geliştirme anlayışının önemli rol oynadığını ifade ederken, öğrencilere eğitim hayatı sonrasında da öğrenmeye devam etmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu. Program sonunda mezunlar için sembolik kep atma töreni gerçekleştirilirken, yıllar sonra yeniden kampüste bir araya gelen mezunlar, öğrencilik yıllarının heyecanını tekrar yaşadı. Samimi sohbetler ve hatıra fotoğraflarıyla devam eden etkinlik, pilav ikramının ardından sona erdi.