GÜNDEM
İstanbul’da "zimem defteri" geleneğiyle 73,5 milyon TL borç kapatıldı 19 Mart 2026 Perşembe - 18:14:34 İstanbul Valiliği koordinasyonunda, sivil toplum kuruluşları ve hayırseverlerin katkılarıyla Ramazan ayı boyunca mahalle bakkallarındaki veresiye borçları kapatıldı. Zimem defteri geleneği kapsamında 2 bin 150 mahalle bakkalında toplam 32 bin 345 ailenin borcu ödenirken, toplamda 73 milyon 500 bin TL’lik borç kapatıldı. Osmanlı dönemine dayanan zimem defteri geleneğinde, hayırseverler mahalle bakkallarına giderek ihtiyaç sahiplerinin borçlarını kim olduklarını bilmeden kapatıyor. Yüzyıllardır sürdürülen bu gelenek, Ramazan ayında yeniden canlandırılarak yardımlaşma ve dayanışma kültürünün yaşatıldı. Vali Gül bakkal ziyaretinde bulundu Uygulama kapsamında İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde bir mahalle bakkalını ziyaret eden Davut Gül, zimem defterindeki borçları bizzat kapattı. Vali Gül, yapılan çalışmanın hem yardımlaşma kültürünü yaşattığını hem de ihtiyaç sahiplerine doğrudan destek sağladığını belirterek, "İstanbul Valiliği’nin koordinasyonunda kaymakamlarımız, hayırseverlerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte hemşehrilerimizin bakkallara olan borçlarını ödemeye gayret ediyoruz. Ramazan yardımlaşma ve paylaşma demek. Bayrama girerken vatandaşlarımızı borçsuz bir şekilde bayrama kavuşturmak istiyoruz" dedi. Yardımların şeffaf şekilde yapıldığını vurgulayan Gül, "Muhtarlarımız, kaymakamlarımız ve sosyal hizmet uzmanlarımızla birlikte borçlar tespit edilerek tutanak karşılığında ödeniyor. Böylece hem hayır sahiplerinin emanetlerini doğru şekilde yerine ulaştırıyoruz hem de zimem defteri geleneğini yaşatıyoruz" ifadelerini kullandı. "Beklemiyordum, çok şaşırdım" Bakkal esnafı Ferdi Sungur yaşadığı şaşkınlığı dile getirerek, "Sabah geldiler, hesapları topladık ve miktarları belirledik. Hepsinin ödeneceğini söylediler. Böyle bir şey beklemiyordum, görünce çok şaşırdım. Sosyal medyada görüyorduk ama buraya geleceklerini düşünmemiştim. Toplamda 151 bin liralık borç vardı, hepsi kapatıldı. Vesile olan herkese teşekkür ederim, Allah razı olsun" dedi. İstanbul genelinde yürütülen çalışma ile binlerce dar gelirli ailenin borç yükü hafifletilirken, Ramazan ayının dayanışma ruhu da bir kez daha yaşatıldı.
Vali Baruş, öğrencilerle iftar sofrasında buluştu
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:09 Vali Baruş, öğrencilerle iftar sofrasında buluştu Erzurum Valisi Aydın Baruş, GSB Yurtları Merkez Merkezi Yemekhane’de kız öğrencileriyle iftar sofrasında buluştu. Samimi bir ortamda geçen iftar buluşmasında Vali Baruş öğrencilerle sohbet etti. İftar öncesinde Bindallı Kıyafetli öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılanan Vali Aydın Baruş’a Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur da eşlik etti. Nenehatun Kız Yurdu Müdürü Hatice Özulus’un da katıldığı iftar yemeğinde Vali Aydın Baruş, yemek reyonuna geçerek burada eldiven, bere giydi. Ardından maske takan Vali Baruş, kendi elleriyle öğrencilere yemek servisi yaptı. Yemekhane işletmecisi Rıza Altunayar, Vali Baruş’a yemekhanedeki Ramazan ayı çalışmaları hakkında bilgi verdi. Ezan ve Kur’an-ı Kerim tilavetinin adından Erzurum Valisi Aydın Baruş, öğrencilerle birlikte iftarını açtı. Öğrencilerle tanışan ve samimi bir ortamda sohbet eden Vali Baruş, "Hepinizin Mübarek Ramazan ayını tebrik ediyorum. Allah tuttuğunuz oruçları ve yaptığınız ibadetleri kabul etsin. Ramazan bayramında memleketlerine gidecek olan öğrencilerimizin ailelerine ve yakınlarına şimdiden selamlarımı iletiyorum" dedi. Vali Baruş, yemekhane işletmecisi Rıza Altunayar ve personeline teşekkür ederken, Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur nezdinde, Nenehatun Yurt Müdürü Hatice Özulus ile yurt yönetim memurlarını da tebrik etti. İftarda öğrenciler Erzurum türküleri ve ilahiler seslendirdi.
Aydın dağlarında incir ve zeytin üreticisinin karasabanla zorlu mücadelesi başladı
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:07 Aydın dağlarında incir ve zeytin üreticisinin karasabanla zorlu mücadelesi başladı Türkiye’nin en fazla incir ve zeytin üretiminin yapıldığı Aydın’ın verimli dağlarında çiftçilerin karasabanla zorlu mücadelesi başladı. Baharın gelmesiyle birlikte toprağın tavı kaçmadan arazilerini sürmek isteyen üreticiler, zorlu arazi şartlarında karasabana koştukları atlarla yoğun mesai harcıyor. Dağlık alanlarda modern tarım makinelerinin kullanılamaması nedeniyle üreticiler, geleneksel yöntemlerden biri olan karasabanla arazilerini sürmeye devam ediyor. Bu yıl Ramazan ayının çift sürme dönemine denk gelmesi nedeniyle çiftçilerin mücadelesini oruçlu olarak sürdürüyor. Atlarla çift süren vatandaşlardan Atilla Özkan, dağlık arazilerde traktörle çalışmanın mümkün olmadığını belirterek, "Arazilerimiz çok eğimli olduğu için traktör giremiyor. Bu yüzden yıllardır atlarla karasaban kullanıyoruz. Toprağın tavı kaçmadan sürmemiz gerekiyor. Ramazan ayında oruçlu olsak da üretim için çalışmaya devam ediyoruz" dedi. "Günlük 6 bin TL aylık 180 bin TL kazanıyorlar" Çalıştıktan sonra herkesin ekmeğini kazanabildiği ve yılın 12 ayı çalışana işin bulunduğu Aydın’da atlarla çift süren ilkokul mezunu bir kişi mühendis ve doktor maaşına eş değer para kazanıyor. Piyasa değeri 40-50 bin TL olan ve çift sürmeye alışık 2 ata sahip olan Aydın’ın dağ köylerindeki erkekler, sezon boyunca günlüğü 6 bin TL’ye çift sürüyor. Aylık kazançları 180 bin liraya yaklaşan çiftçiler çalıştıktan sonra herkesin para kazanabileceğini ancak yeni neslin zor geldiği için atlarla çift sürmeye yanaşmadığını belirtti. Günlük kazancının oldukça iyi olduğunu belirten çiftçilerden Atilla Özkan, "Şu anda günlük 6 bin TL yevmiye ile çift sürüyoruz. Bu da ayda 180 bin TL ediyor. Çok şükür güzel para. Buna rağmen bu işi yapan kişi sayısı çok az. Yeni nesil bu işi yapmak istemiyor. Atlarla çift sürmek zor bir iş olduğu için gençler pek yanaşmıyor" diye konuştu. Toprağın tavını kaybetmeden işlenmesinin ürün verimi açısından büyük önem taşıdığını belirten çiftçiler, hem incir hem de zeytin ağaçlarının daha verimli olması için arazileri zamanında sürmeye çalıştıklarını ifade etti.
Almanya’dan Filistin’e barış yürüyüşü
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:05 Almanya’dan Filistin’e barış yürüyüşü Almanya’dan Kudüs’e yürüyen 41 yaşındaki Sabina Struck, Filistin’e destek vermek ve dünya barışına dikkat çekmek için 9 ay önce yürüyerek çıktığı yolda Adana’ya ulaştı. Kentte bir gece dinlenen Alman kadın, zorlu rotasına kaldığı yerden devam etti. Almanya’nın Gebrazhofen kasabasında yaşayan 41 yaşındaki Sabina Struck, İsrail’in saldırısı altındaki Filistin’e destek vermek ve barış çağrısında bulunmak amacıyla yaklaşık 9 ay önce yürüyüşe başladı. Almanya’dan Kudüs’e uzanan uzun bir yolculuğa çıkan Sabina Struck, güzergahı üzerinde Adana’daki belediyeye ait Taşköprü Konukevi’nde mola verdi. 1 gece mola verdikten sonra Struck, yeniden yola çıktı. Filistin’e destek olmak ve dünyaya barış mesajı vermek amacıyla yollara düştüğünü belirten Struck, sınırları ve kültürleri aşan yürüyüşünün detaylarını İHA’ya anlattı. "Kudüs’e varıp varamayacağımı bilmiyorum" Yolculuğunda 9 ayı geride bıraktığını ifade eden Struck, "Geçen yıl temmuz ayında Almanya’da başladım. Sadece barış için, hem dünya hem de kendim için yürüyorum. Hiçbir planım yok, her şeyin ucu açık. Kudüs’e varıp varamayacağım hakkında hiçbir fikrim yok. Her şey belirsiz, sadece yürüdüğüm bir yol var. Bu yol benim için tüm ülkelerden ve kültürlerden bağımsız" dedi. "Türkiye’de insanlar çok yardımsever" Yol boyunca pek çok güzel insanla karşılaştığını belirten Sabina Struck, "Türkiye’de ve geçtiğim yollardaki insanlar çok yardımsever. Benim bu yolda sevdiğim şey de bu. Benim hedefim varış noktası değil, yolun sadece bu kısmı. Bu yolun tadını çıkarıyorum" diye konuştu. "En uzun barış yolunu yürüyorum" Savaşlardan ziyade dünyaya farklı bir perspektiften baktığını vurgulayan Struck, yürüyüşünün ruhsal boyutuna da değinerek şunları söyledi: "Bulunduğum yerin Türkiye, Avusturya veya Almanya olması benim için önemli değil. Benim için önemli olan her ülkenin bana sunacak bir hediyesi olması. Etrafımda çok fazla barış ve uyum görüyorum. Bazen bir sebebimiz olmaz, hayatınızda sadece bir his uyanır ve bazen eski hayatınıza ’dur’ der, kendi yolunuza gidersiniz. Ben en uzun barış yolunu ve en uzun kültür rotasını yürüyorum. Hepimizin içinde barış var, hepimizin içinde sevgi var. İçimizde tüm dünyayı affetmemiz bize çok yardımcı olur. Ruhumuzda ve kalbimizde sadece kendimize aitiz."
Bakır ustalarının bayram öncesi yoğun mesaisi
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:04 Bakır ustalarının bayram öncesi yoğun mesaisi Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala Gaziantep’teki bakır işleme ustaları kahve cezvesi, fincan ve şekerlik gibi bakır siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai harcıyor. Gaziantep’te asırlardır hassas ve ince işçilikle işlenen bakır eşyalara ilgi son yıllarda yeniden arttı. Ramazan Bayramı’na sayılı günlere kala tarihi Bakırcılar Çarşısı’ndaki ustalar, bayramdan önce vatandaşlardan gelen talepleri yetiştirebilmek için hummalı bir çalışma yürütüyor. Bakır işlemeciliğinin coğrafi patenti Gaziantep’e ait Bakır işlemeciliğinin coğrafi patentini elinde bulunduran Gaziantep’in geleneksel yöntemlerle üretilen bakır eşyalar, şeker ve kahve gibi bayram ikramlıkları bin bir emek ve zahmetle hazırlanan işlemeli ve renkli bakır eşyalarda ikram ediliyor. Son yıllarda bakır eşya kullanımının azalması üzerine sektörden çekilmek yerine hediyelik ve ikramlık bakır eşya üretimine yönelen ustalar, kendilerine yeni bir gelir kapısı açmayı başardı. Önceki yıllarda sadece bakırdan mutfak eşyası üretimi yapan bakır ustaları, son yıllarda yaptıkları farklı modellerle bakıra olan ilgiyi artırdı. İkramlık bakır eşyalar, büyük ilgi görüyor Gelişen teknolojiyle birlikte bir dönem kaybolmaya yüz tutan bakır işlemeciliği mesleğini, yaptıkları yeni model ve tasarımlarla yeniden canlandıran ustaların ürettiği hediyelik ve ikramlık bakır eşyalar, büyük ilgi görüyor. Emektar bakır ustalarının bin bir emek ve zahmetle ürettikleri kahve cezvesi, fincan ve şekerlik gibi ürünler çeşitli motiflerle süslenerek Türkiye’nin yanı sıra birçok Avrupa ülkesine de ihraç ediliyor. Siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai harcıyorlar Eski dönemlerde olduğu gibi son yıllarda yeniden bayramlarda eve gelen misafirlere şeker ve kahve gibi ikramlıkların bakır eşyalarda ikram edilmeye başlamasıyla kentteki ustalar, bayram öncesinde aldıkları siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai harcıyor. Ramazan Bayramı dolayısıyla yoğunluğun yaşandığı tarihi çarşıda ustalar, bayram öncesi fazla mesai yaparken, ustaların bin bir emek ve zahmetle ürettikleri bakır şekerlik, cezve ve fincan takımları göz kamaştırıyor. Yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor Geleneksel yöntemlerle işlenen bakır ürünlere sanatsal bir boyut kazandıran ustaların ilmek ilmek işlediği el emeği göz nuru ürünler, zarif detayları ve estetik görünümüyle hem yerli hem de yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Çarşıda bakır şekerlikler 400 TL ile 2 bin TL arasında, 2’li fincan takımları 2 bin TL ile 5 bin TL arasında, 6’lı fincan takımları 3 bin 500 ile 15 bin TL arasında, cezveler de 200 TL ile bin 500 TL arasında satılıyor. "Bakır tencerede yapılan pilav, yuvalama ve dolma lezzetli olur" Bayram siparişlerini yetiştirmek için yoğun mesai yapan ustalar, vatandaşların son yıllarda hem sağlık açısından hem de zarafetinden dolayı bakır eşyaları tercih ettiğini ifade etti. Bakırcılar Çarşısı esnaflarından Celal Kerhizli, Ramazan Bayramı öncesi bakır şekerlik, cezve, çaydanlık, fincan takımları, yuvalama kazanı ve diğer ürünlere büyük bir ilginin olduğunu söyledi. Vatandaşlardan aldıkları siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai yaptıklarını belirten Kerhizli, "Bakır bu bölgede yüzyıllardır hatta binlerce yıldır vardır. Asırlardır bakır evlerde kullanılan sağlıklı bir madendir. Vatandaşlarımıza bayramda bakır çaydanlıklardan çay içmenizi, bakır cezvelerden kahve içmenizi tavsiye ederiz. Bakır tava ve tencerelerimiz var. Bayramda bakır tencere, tepsi ve tavaları kullanmanızı tavsiye ederiz. Bakır tencerede yapılan pilav, yuvalama ve dolma lezzetli olur. Şekerlik bakır ürünlerimiz var. Vatandaşlarımıza bayramda misafirlerine bakır ürünlerde ikramlarda bulunmalarını tavsiye ediyoruz. Bayram yaklaştıkça hareketlilik başladı. Şu anda daha çok cezve, fincan takımı, şekerlik, çaydanlık ve tencere ile tepsi satılıyor" dedi. "Bakır ürünlere talep arttı" Bayram yaklaştıkça yoğunluklarının arttığını belirten bakır ustası Fikret Yılmaz ise, "Hafta sonu çarşı daha yoğun olur. Misafirlerimizde zaten bakır şekerlik, kahve cezvesi ve fincan takımı alıyor. Çünkü cezvede yapılan kahvenin tadı daha lezzetli oluyor. Çaydanlık, tencere ve diğer bakır ürünlere de bir talep var. Vatandaşlarımız bakır ürünleri hem evlerine alıyor hem de hediyelik olarak sevdiklerine hediye ediyor" diye konuştu.
Başkan Özdoğan: "İstiklâl Marşı, milletimizin bağımsızlık ruhunun en güçlü ifadesidir"
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:53 Başkan Özdoğan: "İstiklâl Marşı, milletimizin bağımsızlık ruhunun en güçlü ifadesidir" Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, 12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Başkan Özdoğan, İstiklâl Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık karakterini ve vatan sevgisini en güçlü şekilde yansıtan bir şaheser olduğunu ifade etti. Başkan Özdoğan, İstiklâl Marşı’nın kabulünün yalnızca bir marşın kabulü değil; aynı zamanda Türk milletinin varoluş iradesinin, inancının ve bağımsız yaşama kararlılığının tarihe güçlü bir şekilde yazılması anlamı taşıdığını belirtti. Başkan Özdoğan, bu anlamlı gün vesilesiyle yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "12 Mart 1921 tarihinde kabul edilen İstiklâl Marşımız, aziz milletimizin yokluklar ve zorluklar içerisinde verdiği bağımsızlık mücadelesinin mısralara dönüşmüş halidir. Her dizesinde iman, cesaret, fedakârlık ve vatan sevgisi bulunan bu büyük eser, milletimizin ortak hafızasında daima güçlü bir yer tutmaktadır. İstiklâl Marşı, sadece geçmişimizi anlatan bir metin değil; bugün de birlik ve beraberliğimizi diri tutan, geleceğe yürüyüşümüze yön veren milli bir duruştur." "Ersoy, gelecek nesillere büyük bir miras bırakmıştır" Milli şair Mehmet Akif Ersoy’un milletin hissiyatını büyük bir derinlikle kaleme aldığını vurgulayan Başkan Özdoğan, Akif’in yalnızca bir şair değil, aynı zamanda güçlü bir fikir ve dava adamı olduğunu ifade ederek, "Mehmet Akif Ersoy, milletimizin karakterini, inancını ve direniş ruhunu en doğru şekilde ifade eden müstesna bir şahsiyettir. Kaleme aldığı İstiklâl Marşı ile sadece kendi dönemine değil, gelecek nesillere de yol gösteren büyük bir miras bırakmıştır. Bizlere düşen görev; bu ruhu anlamak, yaşatmak ve genç nesillere güçlü şekilde aktarmaktır" dedi. Başkan Özdoğan, mesajının sonunda başta Gazi Mustafa Kemâl Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarını, İstiklâl Şairi Mehmet Akif Ersoy’u, gazilerimizi ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla andığını söyleyerek, "Bu vesileyle başta milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmetle ve minnetle anıyor; İstiklâl Marşımızın kabulünün yıl dönümünü gururla idrak ediyoruz. Milletimizin birlik ve beraberliği daim olsun" ifadelerini kullandı.
Deve sütü gıda teknolojisine giriyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:51 Deve sütü gıda teknolojisine giriyor Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde (ADÜ) yürütülecek projede, deve sütünden elde edilen sodyum kazeinatın, gıdaların daha uzun süre korunması ve özelliklerini kaybetmemesi için kullanılıp kullanılamayacağı araştırılacak. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü tarafından hazırlanan proje 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. 12 ay sürecek proje ile deve sütünden elde edilen bir bileşenin gıda teknolojisinde yenilikçi kullanım alanları araştırılacak. Projenin yürütücülüğünü ADÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selda Bulca üstlenirken, projede Dr. Öğr. Üyesi Aslı Zungur Bastıoğlu ve Öğr. Gör. Meryem Kübra Satılmış araştırmacı olarak, yüksek lisans öğrencisi Berke Boran Varlı ise bursiyer olarak yer alacak. Araştırma kapsamında deve sütünden elde edilen sodyum kazeinatın, kaplan fıstığı yağı mikroenkapsülasyonunda kaplama materyali olarak kullanımı incelenecek. Elde edilen mikroenkapsüllerin karakterizasyonuna yönelik çalışmalar da proje kapsamında yürütülecek. Çalışma ile gıda bileşenlerinin stabilitesinin artırılması, fonksiyonel özelliklerinin korunması ve gıda teknolojilerinde yenilikçi uygulamaların geliştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Projenin, gıda mühendisliği alanındaki bilimsel çalışmalara katkı sunmasının yanı sıra Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nin (ADÜ) araştırma kapasitesinin gelişimine de destek olması bekleniyor. Üniversite yönetimi, projeyi yürüten akademisyenleri ve araştırma ekibini tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
BŞEÜ Merkez Kampüsü’nde ulaşım altyapısı güçlendi
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:49 BŞEÜ Merkez Kampüsü’nde ulaşım altyapısı güçlendi Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Merkez Kampüsü’nde ulaşım altyapısı güçlendi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Merkez Kampüsü’nde, kampüs içi ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla yürütülen yol yapım ve asfaltlama çalışmaları başarıyla tamamlandı. Üniversitenin mevcut imkânları çerçevesinde, kısıtlı kaynakların en verimli şekilde kullanıldığı projelerle kampüs içi ulaşım daha güvenli ve düzenli hale getirildi. Çalışmalar kapsamında yeni imar alanını kapsayan toplam 877 metre uzunluğundaki yol güzergâhlarında alt temel imalatı ve bitümlü sıcak karışım asfalt uygulaması gerçekleştirildi. Orta refüjlü geliş-gidiş istikametli ana yol başta olmak üzere, Meslek Yüksekokulu Aşçılık Binası yan yolu, Üniversite Camisi ile Yemekhane Binası arasındaki bağlantı yolu ve yeni imar alanı katılış giriş yolu sıcak asfalt kaplama ile yenilendi. Bu düzenlemeler sayesinde kampüs içi trafik akışı daha düzenli ve kontrollü bir yapıya kavuştu. Gerçekleştirilen çalışmalar, öğrenci, akademik ve idari personelin kampüs içerisindeki hareketliliğini kolaylaştırırken, üniversitenin fiziki altyapısını güçlendiriyor ve günlük kampüs yaşamına doğrudan katkı sağlıyor. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Üniversitemizin Merkez Kampüsü’nde hayata geçirilen yol yapım ve asfaltlama çalışmalarıyla, kampüs içi ulaşımı daha güvenli, düzenli ve konforlu hale getirmekteyiz. Bu süreçte, üniversitemizin kısıtlı imkânlarını en doğru ve en verimli şekilde kullanmaya özen göstermekteyiz. Özellikle yeni imar alanlarını kapsayan güzergâhlarda gerçekleştirilen çalışmalar, öğrencilerimizin ve personelimizin kampüs içerisindeki hareketliliğini kolaylaştırmaktadır. Fiziki altyapıyı güçlendirmeye yönelik yatırımlarımızı planlı, önceliklendirilmiş ve sürdürülebilir bir anlayışla sürdürmekteyiz. Üniversitemizin gelişen yapısına uygun ulaşım altyapısını oluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.