EKONOMİ - 01 Kasım 2025 Cumartesi 10:06

Bu zili Türkiye’de sadece 2 kişi üretiyor

A
A
A
Bu zili Türkiye’de sadece 2 kişi üretiyor

Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde yaşayan 28 yaşındaki Muammer Düzgün, babasından öğrendiği zil üretimi mesleğini kendi geliştirdiği özel bir teknikle birleştirerek Türkiye’de eşi az bulunan bir başarıya imza atıyor. Hurda malzemeleri sanat eserine dönüştüren Düzgün, ürettiği özel köpek zillerini Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyor.


İlçeye bağlı Cami Yanı Mahallesinde asırlardır sürdürülen zil üretimi mirasını devam ettiren ender gençlerden birisi olan Muammer Düzgün, ata yadigarı mesleği geleceğe taşımanın gururunu yaşıyor.


Babasının yanında başladığı zil üretimini 3 yıl önce kendi vizyonuyla yeniden şekillendiren Düzgün, bugün Türkiye’de köpek zilini üreten iki ustadan biri olarak adından söz ettiriyor.



Baba mesleğine modern dokunuş


Babasının geleneksel yöntemlerle zil ürettiğini ancak zamanla talebe yetişmekte zorlandığını belirten Düzgün, işi devraldıktan sonra bir arayış içine girdiğini söyledi.


"Babam bu işlerle uğraşıyordu, ancak ben farklı bir çeşit üretmek istedim. Piyasadaki ihtiyacı fark ettim ve bu özel tasarımı geliştirdim" diyen Düzgün, babasının ürettiği klasik zillerden farklı olarak, içerisinde 9 mm’lik bilye bulunan, tok ve net bir ses çıkaran yuvarlak köpek zilleri üretmeye başladı ve bu yenilikçi adımıyla kısa sürede sektörde aranan bir isim haline geldi.



Hurda malzemelerden sanat eserine


Üretim sürecinin her aşamasını titizlikle yürüten Düzgün, zillerin hammaddesini Trabzon’dan temin ettiği eski musluklar, bataryalar gibi hurda pirinç malzemelerden sağlıyor. Geri dönüşüme de katkı sağlayan bu yöntemle, atık malzemeler adeta birer sanat eserine dönüşüyor.


Düzgün, süreci şöyle anlattı: "İlk önce ’göbek’ dediğimiz maşaları hazırlıyoruz. Ardından Konya’da özel olarak yaptırdığım kalıplara, erittiğimiz sarı malzemeyi döküyoruz."



Gümüşhane’den Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor


Düzgün, ürettiği bu özel zilleri sosyal medya üzerinden pazarlarken Konya, Ankara, İstanbul ve Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki müşterilere ulaştırıyor.


Müşteri kitlesinin genellikle hayvancılıkla ve köpek yetiştiriciliğiyle uğraşan sürü sahipleri, avcılar ve toptancılar olduğunu belirten Düzgün, "Hem sürü sahipleri hem de bu işin ticaretini yapan esnaflar ürünlerimizi tercih ediyor" dedi.



Bu zili Türkiye’de sadece 2 kişi üretiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.