EKONOMİ - 06 Şubat 2026 Cuma 09:47

Serbest piyasada ucuzlayan fındık raflarda el yakıyor

A
A
A
Serbest piyasada ucuzlayan fındık raflarda el yakıyor

Serbest piyasada kabuklu fındık kilogram fiyatı 250 liraya kadar gerilerken, kavrulmuş ve paketli fındığın raflarda kilogram fiyatı bin 450 liraya kadar yükseldi. Fiyat farkında randıman düşüşü ve artan işletme maliyetlerinin etkili olduğu belirtiliyor.


Serbest piyasada kabuklu fındık fiyatları gerilerken, raflardaki kavrulmuş ve paketlenmiş fındık fiyatlarının yükselişini sürdürmesi dikkat çekiyor. Giresun’da 2025 yılı içinde 350 liraya kadar çıkan kabuklu fındık fiyatı, yeni yılın ardından yaklaşık 100 liralık düşüşle 250 lira seviyelerine geriledi. Buna karşın market raflarında kavrulmuş iç fındık fiyatları bin liradan başlayıp bin 450 liraya, bazı ürünlerde ise bin 600 liraya kadar ulaşıyor.


Sektör temsilcileri, serbest piyasa ile raf fiyatları arasındaki farkın temel nedeninin randıman düşüşü ve artan üretim maliyetleri olduğunu ifade ediyor. Geçmiş yıllarda 500 gram kabuklu fındıktan 50 randıman esasına göre ortalama 250 gram iç fındık elde edilirken, bu oranın bu yıl yüzde 40’lara kadar düştüğü belirtiliyor. Bu durumun, raflardaki ürün maliyetlerini doğrudan artırdığı kaydediliyor.



"Randıman düşüşü fındıktaki zayiatı artırdı, o da fiyatları arttırdı"


Giresun’da fındığa katma değer katarak üretimden tüketime kadar işletmeciliğini yapan Ayhan Akten, kabuklu fındık fiyatlarının Giresun kalite için 250-260 lira bandına gerilediğini, levant kalite fındıkta ise fiyatların daha düşük olduğunu söyledi. İki kalite arasında yaklaşık yüzde 20’lik fark oluştuğunu belirten Akten, bu yılki kalite kaybının temel nedeninin randıman oranındaki düşüş olduğunu dile getirerek "Kavrulan fındıktan çıkan temiz iç oranı azaldı. Zar atması, çürük oranının artması, nem ve rutubet gibi etkenler zayiatı artırıyor. Bu da maliyeti yükseltiyor. Bu yıl diğer yıllara göre yüzde 15-20 oranında ek maliyet farkı oluştu. Şu anda raflarda bin liraya da fındık var, bin 250 liraya da, bin 450 liraya da. Ürünün ebatı, randımanı, kalitesi ve görünümü fiyatı belirliyor" dedi.



Kavurma sonrası verim düşüyor


Üretim sürecine de değinen Akten, kabuklu fındığın kırıldıktan sonra natürel olarak ayrıştırıldığını, çürük ve buruşukların temizlendiğini, ardından kavrulma aşamasına geçildiğini anlattı. Kavurma sonrası zar kaybı ve ek ayıklama işlemlerinin de maliyeti artırdığını belirten Akten, "Eskiden 100 kilo fındık kavurduğumuzda 80 kilo net ürün alırdık. Şimdi bu miktar 55-60 kiloya kadar düştü. Sadece kırma ve kavurma işleminin fabrika maliyeti bile yüzde 35-40 seviyelerine ulaşıyor" diye konuştu.



Serbest piyasada ucuzlayan fındık raflarda el yakıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla İşyerine su basan esnaf Datça Belediyesi’ne tepki gösterdi Muğla’nın Datça ilçesinde etkili olan yağışla beraber derenin taşması sonucu işyeri sular altında kalan esnaf, Datça Belediyesi’ne tepki göstererek "Bu dereye çözüm bulmalarını kaç kez söyledik" dedi. Muğla genelinde etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkilerken birçok ilçede su baskınları meydana geldi. Datça ilçesinde de etkili olan sağanak yağış sonrasında birçok derede taşkınlar yaşandı. Özellikle ilçe merkezinde bazı bölgelerde yağmur suyunun tahliye edilememesi nedeniyle su seviyesi yükseldi. Bazı iş yerlerinde su baskınları meydana geldi. Dükkanlarına dolan suyla karşılaşan esnaf, kendi imkanlarıyla suyu tahliye etmeye çalışırken, Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı itfaiye ekipleri vatandaşların yardımına koşarak suların tahliyesini gerçekleştirdi. Dükkanı suyla dolan esnaflar, Datça Belediyesi’ne tepki göstererek "Dükkanın içine su doldu. Gece boyunca suyu çıkarmaya çalıştık. Ürünlerimiz zarar gördü. Kaç kez söyledik bu dereyi yapın diye. Ön taraf arka taraf suyla doldu" dedi. Sağanak yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda oluşan su birikintileri de vatandaşlara zor anlar yaşattı. Yaya geçişlerinde güçlük yaşandı, bazı araçlar su birikintileri nedeniyle ilerlemekte zorlanırken, ilçenin farklı noktalarında kısa süreli ulaşım aksaklıkları meydana geldi. Yağışın ardından birçok iş yerinde temizlik çalışması başlatıldı. Esnaf, su baskını nedeniyle maddi zarar oluştuğunu ifade etti.
Kayseri Örenşehir’in ’ören yeri’ ilan edilmesi için çalışma başlatıldı Kayseri’nin İncesu ilçesi Örenşehir Mahallesi’nde kazı çalışmaları devam ederken İç Anadolu’nun en büyük mozaik yapısının yer aldığı bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışma başlatıldı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, "İnşallah bu yıl hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin gelip görebileceği önemli bir destinasyon noktası olacak" dedi. İncesu’ya bağlı Örenşehir Mahallesi Köy İçi mevkiinde büyükşehir belediyesinin desteğiyle Kayseri Müze Müdürlüğü’nün denetiminde arkeolojik kazılar sürerken, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışmaların başlatıldığı bildirildi. Kazı çalışmaları hakkında bilgi veren İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, alanda 600 metrekareyi geçen bir mozaik tabanının bulunduğunu belirterek, "İncesu ilçemizdeki Örenşehir’de yapılan kazı çalışmaları; Müze Müdürlüğümüz başkanlığında devam ediyor. Devam eden kazılarda çok önemli bir aşamaya gelmiş durumdayız. İlk başladığımızda mozaiklerin bir kısmı biliniyordu. Her yıl yapılan yeni çalışmalarla, bu mozaiklerin ne kadar daha geniş bir alana yayıldığını görmüş olduk. Burada 600 metrekareyi geçen bir mozaik tabanından bahsediyoruz. Özellikle baktığımızda, buradaki mozaiklerin Geç Roma-Erken Bizans Dönemi’ne tarihlendirildiğini görüyoruz. Döneminin çok ilerisinde bir sunumu yansıtıyor. Oldukça nitelikli ve çoğu sağlam şekilde açığa çıkarıldı. Kazı çalışmaları yapılırken, bir yandan da bulunan mozaiklerin restorasyonu gerçekleştiriliyor. Alanında uzman kişiler tarafından temizleme çalışmaları yapılıyor. Tabii ki nihayetinde devam eden bir bilimsel kazı çalışması söz konusu. Biz burada sınırları net olarak görebilmek için bekledik. Buranın, döneminin yöneticisinin idari noktalarından biri olduğu düşünülüyor. Hatta ortaya çıkan kitabelerden, o dönemin imparatorunun burada konaklamış olabileceğine dair hocalarımızın da görüşleri mevcut" dedi. Bakanlık tarafından süreç başlatıldı Bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için bakanlık tarafından gerekli sürecin başlatıldığını aktaran Dursun, "Mozaikler ilk gün yapılmış gibi görünüyor. Burayı ziyaretçilerin gelip görebilmesi için bazı düzenlemeler gerekiyordu. Bu yılki çalışmaların ardından bakanlığımız tarafından gerekli süreçler başlatıldı. Gerekli belgeleri gönderdik, şu anda buranın ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışma başlatıldı. Bu çalışmalar tamamlandıktan ve gerekli izinler alındıktan sonra, mozaiklerin yerinde korunarak ziyaretçilere açılması planlanıyor. Şu anda proje aşamasındayız. Projelerin onaylanmasının ardından, mozaikler yerinde muhafaza edilerek bir üst örtü sistemi kurulacak ve sonrasında ziyaretçilere açılacak. Elbette alanda yürütülmesi gereken bilimsel kazı çalışmaları devam ediyor. İnşallah bu yıl hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin gelip görebileceği önemli bir destinasyon noktası olacak. Örenşehir’de tüm planlama ve çalışmalarımız bu yönde" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa Valisi Özkan: "Afetlere hazırlıklı olmak bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur" MANİSA (İHA) – Manisa Valisi Vahdettin Özkan, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, afet risklerini azaltmanın ve güvenli yapılaşmanın ertelenemez bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve birçok ili etkileyen depremlerin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak, ailelerine ve yakınlarına bir kez daha başsağlığı diledi. Depremlerin milletin hafızasında silinmeyecek izler bıraktığını vurgulayan Özkan, "Milletçe yaşadığımız bu büyük felaket, afetlere karşı hazırlıklı olmanın bir tercih değil, hayati bir zorunluluk olduğunu bizlere acı bir tecrübeyle göstermiştir" dedi. Güvenli yapılaşmanın önemine dikkat çeken Vali Özkan, "6 Şubat depremleri, güvenli yapılaşmanın sağlanması ve mevcut yapı stokunun ivedilikle iyileştirilmesinin ertelenemez bir sorumluluk olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Afetleri tamamen engellemek mümkün olmasa da bilimsel temelli planlama, etkin denetim mekanizmaları ve doğru uygulamalarla can ve mal kayıplarını asgariye indirmek mümkündür" açıklamasında bulundu. Manisa’da yürütülen çalışmalara da değinen Özkan, "Bu bilinçle ilimizde İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında afet risklerinin belirlenmesi ve azaltılmasına yönelik çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir. Risk analizleri bilimsel veriler, akademik çalışmalar ve teknolojik altyapı esas alınarak yapılmakta, her ilçemizin kendine özgü risk profiline göre önceliklendirilmiş eylem planları hazırlanmakta ve uygulanmaktadır" ifadelerini kullandı. Kurumlar arası iş birliğinin önemine işaret eden Özkan, "Kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve üniversitelerimizle güçlü bir koordinasyon anlayışı içinde hareket ediyor, önleyici tedbirleri merkeze alan bir yaklaşımı benimsiyoruz. Yürütülen risk azaltma çalışmalarının sahadaki somut ve olumlu sonuçları görülmektedir" dedi. Afetlerle mücadelede toplumsal bilincin önemine dikkat çeken Vali Özkan, "Başarı yalnızca yapısal önlemlerle değil; kurumlar arası güçlü iş birliği, ortak akıl, toplumsal farkındalık ve vatandaşlarımızın sürece aktif katılımıyla mümkündür. Afet bilincinin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi, dirençli bir toplumun temelini oluşturmaktadır" şeklinde konuştu. Açıklamasının sonunda Özkan, "Devletimiz tüm imkanlarıyla daha güvenli ve daha güçlü bir gelecek inşa etme kararlılığını sürdürmektedir. Bu vesileyle 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, milletimizin bir daha böyle acılar yaşamamasını temenni ediyorum" ifadelerine yer verdi.