ASAYİŞ - 29 Mart 2026 Pazar 12:14

Uçuruma yuvarlanan kamyonun sürücüsü öldü

A
A
A
Uçuruma yuvarlanan kamyonun sürücüsü öldü

Gaziantep’te madende çalışan kamyon uçuruma yuvarlandı. Meydana gelen kazada araç sürücüsü 23 yaşındaki Yasin Soylu hayatını kaybetti.


Kaza, Gaziantep’in İslahiye ilçesine bağlı Sulumağara Mahallesi’nde bulunan maden ocağında meydana geldi. İddiaya göre, özel bir şirkete ait maden ocağında çalışan Yasin Soylu’nun (23) kullandığı 27 ATJ 665 plakalı kamyon sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sunucu uçuruma yuvarlandı. Devrilen araçta yangın çıktı. Olay yerine çağrılan itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile yangın kısa sürede söndürüldü. Olay yerine çağırılan sağlık ekipleri araç sürücüsü Yasin Soylu’nun olay yerinde hayatını kaybettiğini tespit etti. Cenaze, otopsi yapılmak üzere Gaziantep Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı.


Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor.



Uçuruma yuvarlanan kamyonun sürücüsü öldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Gölette boğulan 13 yaşındaki Tanju’dan geriye bu videoları kaldı Bolu’nun Çaygökpınar köyünde serinlemek amacıyla girdiği gölette boğulan 13 yaşındaki Tanju Kara’dan geriye annesi ve ağabeyiyle kaydettiği neşe dolu son videolar kaldı. Acılı anne Ayşe Arabacı bölgedeki güvenlik zafiyetine ve çalışmayan kameralara tepki göstererek, "Benim çocuğum gitti, başka çocuklar ölmesin. Başka anneler ağlamasın" dedi. Olay, 16 Mart günü Bolu merkeze yaklaşık 8 kilometre uzaklıkta yer alan Çaygökpınar köyü sınırlarındaki gölette meydana geldi. Girilmesi yasak olan, "Suya girmek tehlikeli ve yasaktır" uyarısı bulunan gölete arkadaşlarıyla birlikte bisikletle gelen 13 yaşındaki Tanju Kara suya girdi. Tanju Kara’nın bir süre sonra suda çırpınmaya başladığını ve boğulma tehlikesi geçirdiğini gören arkadaşının ihbarı üzerine bölgeye jandarma, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine hızla ulaşan ekiplerin müdahalesiyle sudan çıkarılan ve kalbi duran Tanju Kara’ya ilk müdahale yapıldı. Talihsiz çocuk, ambulansla İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı ancak 1 gün sonra hayat mücadelesini kaybetti. Talihsiz çocuktan geriye ise annesi ve ağabeyiyle çektiği o mutlu cep telefonu videoları kaldı. Görüntülerde yüzündeki tebessümle dikkati çeken Tanju’nun o anları, izleyenlerin ve geride kalan ailesinin yüreğini burktu. "Oraya en azından bir güvenlik görevlisi koyabilirlerdi" Oğlunu toprağa vermenin acısını yaşayan anne Ayşe Arabacı, gölet etrafındaki önlemlerin yetersizliğine dikkat çekti. Çocukların beton duvarları aşarak tehlikeli bölgeye girdiğini cep telefonundaki fotoğraflarla gösteren Arabacı, "Duvara tehlike yazısı yazıldıysa bunu sen anlarsın, ben anlarım. Bunu bir çocuk anlamaz. Oraya en azından bir güvenlik görevlisi koyabilirlerdi. Orada kameralar varmış ancak çalışmıyormuş. Benim çocuğum orada gitti, başka çocuklar da ölmesin, başka anneler ağlamasın diye bu konuşmayı yapıyorum. Çok büyük bir acı yaşadım, bunun anlatılmaz bir tarifi var" dedi. "Ben çocuğumun oraya gittiğini bilseydim zaten göndermezdim" Gölette geçmişte güvenlik görevlilerinin bulunduğunu ancak şu an kimsenin olmadığını belirten Arabacı, "Zamanında orada iki tane güvenlik görevlisi varmış. Biri vefat etmiş, diğerine ne oldu belli değil. Köy muhtarıyla da bazı kişileri araya sokarak konuştum. Muhtar bana, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı bizzat oraya getirdiğini, çocuklar suda atlarken ’burada bir can gidecek, buraya bir güvenlik görevlisi alalım’ dediğini, ancak kimsenin oralı olmadığını söyledi. Ben çocuğumun oraya gittiğini bilseydim zaten göndermezdim" diye konuştu. "Benim tek derdim başka canlar yanmasın" Bölge için acil çözüm beklediğini vurgulayan acılı anne Arabacı, "Burayla ilgili bir önlem alınsın. En azından bir kamera takılsın, güvenlik görevlisi konulsun. Çocukların suya girmesi engellensin. Büyük insanlar bile yeri geldiğinde tehlikeyi anlamayıp suya giriyor, bunu bir çocuğa anlatamazsınız. Belki orada bir güvenlik görevlisi olsaydı, ecel hepimizin ama en azından müdahale edebilir, engelleyebilirdi. Benim tek derdim başka canlar yanmasın" şeklinde konuştu. Kardeşinin acı haberini şaka sandı Kardeşini kaybetmenin şokunu atlatamayan 18 yaşındaki ağabeyi Arif Kara ise acı haberi çalışırken aldığını anlattı. Bir arkadaşının kendisini arayarak durumu anlattığını söyleyen Kara, "Çalışıyordum, bir arkadaşım arayıp ’Tanju boğuluyor’ dedi. İlk başta şaka sandım ve telefonu kapattım. Ardından içime kötü bir his doğunca tekrar aradım. ’Ciddi misin, böyle bir şey oluyor mu’ diye sorduğumda ’evet’ yanıtını aldım. Hemen annemleri aradım, onlar zaten yola çıkmıştı. Ben de iş yerinden çıkıp olay yerine gittim" ifadelerini kullandı. "Oraya gerçek bir güvenlik kamerası ve bekçi konulmalı, güvenliğin acilen sağlanması lazım" Gölet etrafında bulunan duvarların boğulma olaylarından sonra yapıldığını ifade eden Arif Kara, "O duvarlar zaten daha önceki boğulma vakalarından sonra yapıldı. Ancak çocuklar kendi aralarında merdiven gibi bir şey yapıp duvardan direkt geçiyorlar. Orada yeterince önlem yok. Güvenlik kamerası varmış ama sahteymiş. Böyle bir şey olamaz, olmaması gereken bir şey. Başka bir insanın, başka bir ailenin canı yanmamalı. Oraya gerçek bir güvenlik kamerası ve bekçi konulmalı, güvenliğin acilen sağlanması lazım" diye konuştu.
Ankara Türk Milletler Ligi kapsamında kardeşlik maçı Kazakistan’dan gelen Arlandar U15 takımı ile Gençlerbirliği U15 ekibi Ankara’da kardeşlik maçında karşı karşıya geldi. Türk dünyası arasında birlik ve dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan ‘Türk Milletler Ligi’ projesi kapsamında Ankara’da kardeşlik maçı oynandı. Kazakistan’dan gelen Arlandar U15 takımında yer alan 14 genç sporcu ile Gençlerbirliği U15 takımı sahada buluştu. Futbolun farklı toplumları bir araya getiren gücüne dikkat çekilen organizasyonda, Türk halkları arasında ortak değerler üzerinden daha güçlü bir bağ kurulmasının hedeflendiği ifade edildi. Proje kapsamında uzun süredir yurt dışında yürütülen çalışmalarla genç yeteneklerin keşfedilerek uluslararası futbol ortamına kazandırıldığı belirtildi. Ankara’da gerçekleştirilen karşılaşmanın dostluk ve dayanışma mesajı taşıdığı vurgulanırken, organizasyonun Türk dünyası arasında spor yoluyla kalıcı bir iletişim zemini oluşturmayı amaçladığı kaydedildi. "Bu tür faaliyetleri destekliyoruz" Gençlerbirliği’nin uluslararası faaliyetleri olduğunu ve bu konuda vizyonlu bir kulüp olduklarını vurgulayan Gençlerbirliği Gençlik Programı Teknik Sorumlusu Tuncay Marancı, "Daha önce yurt dışında turnuvalara katıldık. Bize de misafir gelen takımlar oldu. Bugün de yöneticilerimiz vasıtasıyla Arlandar takımı bir teklifte bulundu. Bizim U15 takımımız ile bir hazırlık maçı yapalım diye. Aslında bir taraftan tanıtım, tanıtımın dışında da onların bizi bilmelerini sağlayacak bir unsurdu. Biz de bu anlamda kendilerine fayda sağlamak adına bu faaliyeti kabul ettik ve bugün sahada görüldüğü gibi bizim çocuklarımız kardeş ülke takımlarından bir tanesi olan Kazakistan takımıyla maç yapıyorlar. Bu tür faaliyetleri destekliyoruz" diye konuştu. Tuncay Marancı, proje kapsamında üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirdiklerini belirterek, girişimin Orta Asya’daki ortak kültür ve kimliklerin bir araya gelmesine katkı sağlayacağını düşündüklerini ifade etti. Projeyi desteklediklerini ve doğru bir adım olarak gördüklerini dile getirdi. "İletişim ve karşılıklı anlayış bizim için çok kıymetli" Kardeşlik maçına dair değerlendirmede bulunan Marancı, "Bizim bu grubumuz geçen sene Türkiye üçüncüsü oldu. İçlerinde çok kıymetli oyuncularımızla milli oyuncuların olduğu bir grup. Bizim de öncelik aldığımız gruplardan bir tanesi. Bize göre daha yumuşak bir takımdı diyelim rakibimiz ama biz burada şunu düşünüyoruz, bir temsil oyunu olduğu için yenmek yenilmekten daha ziyade iletişim ve karşılıklı anlayış bizim için çok kıymetli bir durum olduğu için öyle değerlendirilir. Yoksa kazanmak ya da kaybetmek açısından değil" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Marancı, Gençlerbirliği’nin köklü altyapı geleneğine sahip bir kulüp olduğunu belirterek aynı vizyon ve anlayışla genç oyuncular yetiştirmeye devam ettiklerini ve bu doğrultuda görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştıklarını dile getirdi.
Gaziantep Yılmaz’dan Eyüpsultan’da gönüllere dokunan buluşma Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, ilçe genelinde sürdürdüğü mahalle ziyaretleri kapsamında bu kez Eyüpsultan Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Mahalle sakinlerinin yoğun ilgisiyle karşılanan Yılmaz, gün boyu süren ziyaretlerinde hem esnafla hem de vatandaşlarla birebir temas kurarak sorun, talep ve önerileri dinledi. Sokağa inerek vatandaşlarla samimi sohbetler gerçekleştiren Yılmaz, mahalledeki iş yerlerini tek tek dolaşarak esnafa hayırlı işler diledi. Vatandaşların sıcak ilgisiyle karşılanan Yılmaz, yalnızca talepleri dinlemekle kalmayıp çözüm noktasında atılacak adımlara ilişkin de istişarelerde bulundu. Mahalle kültürünün ve dayanışma ruhunun önemine dikkat çeken Yılmaz, her fırsatta vatandaşlarla iç içe olmaya devam edeceklerini vurguladı. Evlere misafir oldu Ziyaretleri kapsamında evlere de konuk olan Yılmaz, ailelerle bir araya gelerek onların yaşam şartlarını yerinde gözlemledi. Özellikle hasta vatandaşları ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini ileten Yılmaz, sosyal belediyecilik anlayışıyla her kesimin yanında olduklarını ifade etti. Vatandaşların memnuniyeti ve duasının kendileri için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirten Yılmaz, ihtiyaç sahiplerine ulaşmanın en önemli görevleri arasında yer aldığını söyledi. Projeler artarak devam edecek "Bir kişiye el uzatabilmek, yardımcı olabilmek için gece gündüz çalışıyoruz" diyen Yılmaz, Şehitkamil Belediyesi olarak insan odaklı hizmet anlayışıyla hareket ettiklerini dile getirdi. İlçenin her noktasında vatandaşların hayatını kolaylaştıracak projeleri hayata geçirdiklerini belirten Yılmaz, özellikle dezavantajlı gruplara yönelik çalışmaların artarak devam edeceğini kaydetti.