EKONOMİ - 22 Eylül 2025 Pazartesi 15:44

SANKO Holding, gençliğin enerjisini destekliyor

A
A
A
SANKO Holding, gençliğin enerjisini destekliyor

TEKNOFEST’te gençlerle buluşan SANKO Holding, bu yıl 6. kez Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması’nın yürütücülüğünü üstlendi. Yarışmada dereceye giren genç yetenekler düzenlenen törende ödüllendirildi.


Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından SANKO Holding, dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali olan TEKNOFEST 2025’te bir kez daha gençlerle buluştu. 17-21 Eylül tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen festivalde, SANKO Holding 6. kez Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması’nın yürütücülüğünü üstlendi.


TEKNOFEST’in paydaşları arasında yer alan SANKO Holding, 2020’den bu yana yürütücülüğünü üstlendiği yarışma kapsamında yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevre bilincini merkeze alan projelerin geliştirilmesine destek oluyor. Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında öğrenim gören öğrenciler ve mezunların da katıldığı yarışmada projeler, "Çevre Teknolojileri" ve "Enerji Teknolojileri" kategorilerinde değerlendirildi.


Bu yıl 14 bin 610 takım başvuru yaparken, finale kalan 50 takım (230 öğrenci), festival alanında projelerini jüriye sunma heyecanı yaşadı.


Çevre teknolojileri kategorisi dereceleri


Çevre Bilimleri Enstitüsü doktora öğrencisi Aslıhan Yesir, Chromalg Projesi ile tekstil atık sularını mikroalglerle temiz suya dönüştüren ve elde ettiği biyokütleden doğal boya üreten böylece sektöre hem temiz su hem de doğal boya sunan bir sistem geliştirerek birinci olma başarısı sağladı. Aslıhan Yesir bu projeyle hem birincilik hem de ticarileşme potansiyeli ödüllerinin sahibi oldu.


Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu lisans öğrencileri Emircan Şengül ve Melih Metehan Toklu’dan oluşan BOZDOĞAN Takımı, Müh. Üstğm. Umur Akdeniz öncülüğünde geliştirdikleri askerî üs bölgelerinde, kırsal alanlarda ve afet bölgelerinde kullanılmak üzere güvenilir su temini sağladıkları sahra su toplama ünitesi prototipiyle ikinci oldular.


Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması Çevre Teknolojileri Kategorisi üçüncüsü ise İstanbul Teknik Üniversitesi FODLAIR Takımı oldu. Master öğrencisi olan Anılcan Irmak, Dr. Evrim Ünal öncülüğünde yüzde 96 saflıkta etanol üreten patentli ve yerli bir AFP cihazı geliştirerek ekmek üretim fabrika gazlarından havaya salınan kıymetli bir gazı geri çeviren projeleriyle; üçüncü olma başarısı gösterdiler.


Enerji teknolojileri kategorisi dereceleri


Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması Enerji Kategorisi birincisi İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa NovAir Takımı oldu. Lisans öğrencileri Mina Kaynar ve Emir Yusuf Günler, Doç. Dr. Sibel Yazar Aydoğan öncülüğünde yerli güç kaynağı olarak geliştirdikleri çinko-hava batarya prototipiyle; birincilik kazandı.


İkinciliği Gazi Üniversitesi Fizik Bölümü öğrencileri Nurcan Özen, Seher Küçükdemir, Berna Hanım Subaşı, Şimal Kırca ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Makine Mühendisliği öğrencisi Metehan Beyaztaş’tan oluşan reVapor Takımı Gazi Üniversitesi Fizik Bölümü Öğr. Görevlisi Doç. Dr. Yunus Özen danışmanlığında hazırladıkları Vortexgen projesiyle ikincilik elde etti.


Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması Enerji Verimliliği Kategorisi üçüncüsü ise Dumlupınar Üniversitesi SRG Carbon Takımı oldu. SRG Carbon Takımı aynı zamanda En Yüksek Ticarileştirme Potansiyeli ödülüne layık görüldü. Danışman Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Selçuk Erdoğan, Lisansüstü öğrencileri Muhammed Bekmezci, Merve Akın, Ramazan Bayat ve Muhammad Hasan Izzuddin öncülüğünde, sanayide yeşil dönüşüm kapsamında biyolojik atıklarından termal boya üretimi sağlanarak enerji verimliliğini artıran proje geliştirdiler.


Dereceye giren öğrencilere ödülleri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile SANKO Holding Kurumsal İletişim Direktörü Pınar Ulutaş İsen takdim etti.


SANKO, Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine katkı sunuyor


Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması ile toplumda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve enerji verimliliği kültürü oluşturulması, verimlilik ve çevre konularında farkındalığın artırılarak yenilikçi ve teknolojik fikirlerin geliştirilmesi hedefleniyor.


SANKO Holding, toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’in bu yıl altıncı kez ana paydaşları arasında yer alarak Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda geleceğin teknolojilerini üretecek gençleri desteklemeyi sürdürüyor.



SANKO Holding, gençliğin enerjisini destekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.