EKONOMİ - 03 Mart 2026 Salı 16:06

GSO Başkanı Adnan Ünverdi şubat ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi

A
A
A
GSO Başkanı Adnan Ünverdi şubat ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, şubat ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,2 oranında artışla 808 milyon 768 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti.


Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan şubat ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, ocak-şubat döneminde ise Gaziantep’ten 1 milyar 589 milyon 583 bin dolarlık ihracat yapıldığını ve Gaziantep’in hem aylık hem de dönem bazında 6’ncı sırada yer aldığını belirtti.


Uluslararası ticarette zorlukların artmaya devam ettiğini belirten Adnan Ünverdi, "Savaş ve krizlere rağmen büyük bir özveriyle olağanüstü mücadele veren sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


Dün açıklanan 2025 yılı büyüme rakamlarına dikkati çeken Ünverdi, "Ülkemiz 2025 yılında 3,6, son çeyrekte ise yüzde 3,4 oranında büyümesi memnuniyet vericidir. Sanayi tarafı büyümeye yıl içerisinde 2,9’luk katkı ile direncini göstermiş fakat istenilenin gerisinde kalmış, ihracat tarafı ise beklenilen katkıda bulunamamıştır. Ülkemizin sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesi için üretim ve ihracatın güçlendirilmesi her zaman öncelik olmalıdır. Bu doğrultuda önemli destek ve çalışmalar yürütülüyor olsa da böylesi bir ortamda ihracatımızı daha rekabetçi hale getirmek için bu adımların biraz daha büyütülmesi gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu.


Bölgede yaşanan ve küresel piyasaları etkileyen gelişmeler karşısında ticaretin devamı için daha çok çalışacaklarını kaydeden Ünverdi, "Biz bölgemizde istikrardan yanayız ve hiçbir zaman çatışma olsun istemiyoruz. Ancak ABD, İsrail ve sınır komşumuz İran arasındaki savaş başta insani yönü olmak üzere küresel ticareti de olumsuz etkilemektedir. Hürmüz Boğazı kapatılmış olup, dünya petrol krizinin eşiğine gelmiştir. Günlük olarak 20 milyon varile kadar ham petrol geçişine sahip olan ve küresel petrol arzının beşte birinin gerçekleştiği bu boğazın kapanması ile petrol ve gaz fiyatlarında hızlı artışlar olmuştur. Özellikle petrol ihraç eden Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, BAE başta olmak üzere petrol üreticileri üretimlerini gönderememekte olup, bu ülkelerden petrol tedarik eden Çin, Japonya, Güney Kore, Hindistan başta olmak üzere Asya ülkelerin üretim ve sanayileri olumsuz etkilenecektir. Savaş halinin devam etmesi petrol ve gaz fiyatlarındaki artışlarla krizi daha da büyütebilir ve farklı senaryolara sebep olabilir. Altın ve döviz piyasasında da ani artışlar söz konusu olmuştur. Bu sürecin devam etmesi halinde tüm dünyayı etkileyecek şekilde maliyet artışları ile buna bağlı olarak enflasyon ve tedarik gibi konularda tüm ülke ekonomilerine yansımaları olacaktır" ifadelerini kullandı.


"Gerek küresel ölçekte gerekse bölgemizde daha önce yaşanan çok sayıda krizi atlatmış bir ülkeyiz" diyen Ünverdi, "Daha önce de Irak ve Suriye gibi komşu ülkelerde yaşanan savaş ve çatışma ortamlarının etkilerine rağmen yolumuza hep devam ettik. Pandemi ve depremi yaşamamıza rağmen hızla yeniden toparlandık. Devletimizin alacağı tedbirler ve atacağı adımlarla yine yolumuza devam edeceğiz. Yeter ki bu süreçte ülkemize zarar verebilecek her türlü yaklaşıma karşı da temkinli ve sağduyulu olalım. Ülkemizin gücü ve iş dünyamızın direnciyle üretim ve ihracatımızı her şartta sürdürmek için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Biz bölgemizde istikrarın devam etmesi, masum insanların daha fazla zarar görmemesi ve dünyada yeniden güvenin tesisi için savaş ve gerilim ortamının bir an önce son bulmasını diliyoruz" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.