SAĞLIK - 10 Şubat 2026 Salı 12:31

Dr. Sayar, "Karanlıkta kullanılan telefon ışığı göz sağlığını olumsuz etkiler"

A
A
A
Dr. Sayar, "Karanlıkta kullanılan telefon ışığı göz sağlığını olumsuz etkiler"

Medical Point Gaziantep Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Akgün Sayar, karanlık ortamda telefon kullanımının göz sağlığını olumsuz etkilediğini ve özellikle gençlerde göz numarasının ilerlemesine neden olabileceğini belirtti.


Medical Point Gaziantep Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Akgün Sayar, özellikle karanlıkta telefon kullanma alışkanlığının gözlerde ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda uyardı. Dr. Sayar, "Akıllı telefonların günlük yaşamda yoğun şekilde kullanılması, göz sağlığına yönelik riskleri de beraberinde getiriyor" dedi.


Op. Dr. Sayar, ışıklar kapalıyken parlak ekrana bakmanın gözün daha fazla efor sarf etmesine neden olduğunu vurgulayarak, "Karanlık ortamda ekran ışığına maruz kalan göz, sürekli uyum sağlamak zorunda kalır. Bu durum göz yorgunluğunu artırır ve uzun vadede miyopi riskini yükseltebilir. Özellikle çocuklar ve ergenler bu konuda daha hassas" dedi.


Mavi ışığın etkilerine de dikkat çeken Sayar, telefon ve tablet ekranlarından yayılan mavi ışığın karanlıkta daha yoğun algılandığını ifade etti. "Mavi ışık; göz kuruluğu, yanma, batma ve baş ağrısı gibi şikâyetlere yol açabilir. Aynı zamanda uyku hormonu olan melatoninin salgılanmasını baskılayarak uyku düzenini de olumsuz etkiler" diye konuştu.


Göz sağlığını korumak için alınabilecek önlemlere değinen Op. Dr. Akgün Sayar, karanlıkta telefon kullanımından kaçınılması, ekran parlaklığının ortam ışığına uygun şekilde ayarlanması ve özellikle gece saatlerinde ekran süresinin sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Ayrıca 20-20-20 kuralının göz yorgunluğunu azaltmada etkili bir yöntem olduğunu hatırlattı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Aziz İhsan Aktaş’ın 5 milyon lira teslim ettiği iddia edilen CHP Milletvekili Özgür Karabat’ın şoförü savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında tutuklu sanık Sırrı Küçük, "Ömer Güngör’ün ifadesi baştan aşağı yalandır. Biri bana 5 milyon para verecek ve beni tanımayacak. Bu bir çelişkidir. Para verdiğin adamı tanımayacaksın ama parayı vereceksin. Sen bunu diyeceksin, itirafçı olacaksın, çocuğuna kavuşacaksın, ben içeride çocuğumdan ayrı kalacağım. Ben, Türk adaletine güveniyorum" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ’yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşmanın üçüncü oturumu bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görüldü. "Ben, Ömer Güngör isimli şahıs ile aynı pozisyondayım. O 285 gündür dışarıdayken, ben içerideyim" Hazırlanan iddianamede ’rüşvet alma’, ’rüşvet verme’ ile ’rüşvetin teminine aracılık etme’ suçlarını işlediği öne sürülen ve Aziz İhsan Aktaş’ın 6 Mart 2024 tarihinde 5 milyon lira teslim ettiği iddia edilen CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın şoförü tutuklu sanık Sırrı Küçük savunma yaptı. Sanık Küçük, 285 gündür tutuklu olduğunu ve kızını ayda sadece 45 dakika gördüğüne vurgu yaparak, kürsüye kızının fotoğrafı ile çıktı. Sırrı Küçük savunmasında, "Ben kızıma cezaevinin bir polis okulu olduğunu anlatmak zorunda kaldım. Biz bu salonda el salladık diye suçlu oldum. Kızımı 45 dakika görebiliyorum ayda sadece bir defa. 285 gündür de tutukluyum. Kendimden çok eminim, korktuğum hiçbir şey yok. Telefonumun şifresini kolluğa kendim verdim. Gözaltına alınmadan önce kızımı öptüm, o psikolojik destek alıyor. Benim kaldığım koğuşta birçok kavgaya şahit oldum. Mahkumlar, birbirlerinin kafasında bardak kırıyor, ben bu olaylara şahit oluyorum cezaevinde. Ben, bu olaylara şahit olduğumda, günlerce hücremden çıkamadım. Ben, Ömer Güngör isimli şahıs ile aynı pozisyondayım. O 285 gündür dışarıdayken, ben içerideyim" ifadelerini kullandı. "Biri bana 5 milyon para verecek ve beni tanımayacak. Bu bir çelişkidir" Sanık Küçük savunmasının devamında, görevinin şoförlük olduğuna vurgu yaparak, "Bana sulh ceza hakimliğinde iki kişinin ismi soruldu, mekanlar soruldu. Gittiğimiz etkinliklere ve toplantılara bazen davetli, bazen de sosyal medyadan paylaşıp görmemiz üzerine gideriz. Ben şoförüm, milletvekilimiz Özgür Karabat’ı, cenaze, toplantı gibi yerlere ben götürürüm. Sayın Karabat, otel ya da başka bir yerde para için hiç kimse ile benim yanımda görüşmemiştir, beni de yanında götürmemiştir. Başak Petrol’den en fazla 50 defa yakıt almışımdır. Ben, Başak Petrol’den rüşvet almak ve aracılık etmekle suçlanıyorum. Bu petrolün önünden binlerce araç geçer. Benim Başak Petrol’den baz vermem, hayatın olağan akışına uygundur. 2008 yılından itibaren mahkeme talep ederse, baz verilerini paylaşabilirim. Burada hepimiz aynı yerdeyiz, bizimle bu salonda bulunan diğer kişiler için, ’rüşvete aracılık ediyor, baz veriyor’ denilebilir mi? Ömer Güngör’ün ifadesi bastan aşağı yalandır. Biri bana 5 milyon para verecek ve beni tanımayacak. Bu bir çelişkidir. Para verdiğin adamı tanımayacaksın ama parayı vereceksin. Sen bunu diyeceksin itirafçı olacaksın, çocuğuna kavuşacaksın, ben içeride çocuğumdan ayrı kalacağım. Ben, Türk adaletine güveniyorum. Vicdanım çok rahat. Üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Ben bu dosyadan alnımın akıyla beraatımı alacağıma sonuna kadar inanıyorum" diye konuştu. Savunmanın ardından mahkeme başkanı sanığa, Mustafa Selanik isimli şahsı tanıyıp, tanımadığını sordu. Sanık ise, "Twitter’dan tanırım. Bir kere de arkadaşımın yanında görmüştüm" şeklinde yanıt verdi. Sanık savunmaları yarın devam edecek Sanık savunmasının ardından, avukatı da savunmasını tamamladı. Mahkeme, diğer sanıkların savunmalarına devam edebilmek için duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi.
Ankara Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Silahlı Kuvvetlerimiz, 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, "Hudutlarımızdan itibaren yurt dışında Silahlı Kuvvetlerimiz, Mehmetçik 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde. Çalışmalarımız sürüyor. S400 hava savunma sistemi bu çerçevede değerlendiriliyor" dedi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Sudan’ın Ankara Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb ile makamında görüştü. Eltayeb, Türkiye’ye düşen balistik mühimmatlarla ilgili olarak, "Biz Türkiye’ye karşı böyle bir şeyin olmasını yanlışlıkla olsa bile reddediyoruz ve kabul etmiyoruz. Bir de Sudan’dan size güzel haberler getirdik. Şu an durumlar daha iyi. Yavaş yavaş insanlar dönmeye başladı. Artık gelişmeye başladı. Yani durum iyiye gidiyor. İnşallah daha iyi olacak" ifadelerini kullandı. Akar ise, iki ülke arasında 396 yıldır beraberlik olduğunu söyleyerek, "Bizim ortak değerlerimiz, kültürümüz, tarihimiz var. Bildiğiniz gibi biz yüzyıllarca beraber yaşamış bir milletiz. Birbirini anlayan iki milletiz biz" şeklinde konuştu. İran’dan yönelen tehdit nedeniyle Malatya’ya Patriot füzeleri yerleştirildiğini hatırlatan Akar, S400 savunma sisteminin kullanmasına ilişkin soru üzerine, "Bu konular dün bildiğiniz gibi Mecliste değerlendirildi. İkincisi bu atılan füzelerin İran’dan atıldığı da konusunda İranlı makamlar ‘Hayır biz atmadık’ diyorlar. Türkiye olarak bizler de bunu inceledik, incelemeye devam ediyoruz. Bununla birlikte diğer alınması gereken ne kadar tedbir varsa petrol dahil bunların hepsi alınıyor. Hudutlarımızdan itibaren yurt dışında Silahlı Kuvvetlerimiz, Mehmetçik 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde. Çalışmalarımız sürüyor. S400 hava savunma sistemi bu çerçevede değerlendiriliyor, çalışılıyor" dedi.