GÜNDEM - 29 Ocak 2026 Perşembe 10:09

Depremin yıktığı Nurdağı küllerinden doğdu

A
A
A

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde büyük yıkım ve derin acıların yaşandığı Gaziantep’in Nurdağı ilçesi küllerinden yeniden doğdu.

Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin 3’üncü yıl dönümü yaklaşırken acılar hala tazeliğini koruyor. Gaziantep dahil 11 ilde, 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde meydana gelen depremlerde binlerce bina yerle bir oldu. Enkaz altında kalan 54 bin kişinin vefat ettiği, 107 bini aşkın kişinin yaralandığı ve binlerce kişinin uzuvlarını kaybettiği büyük depremlerde Gaziantep’in Nurdağı ilçesinin neredeyse tamamı enkaza döndü.

Depremin yıktığı Nurdağı küllerinden doğdu

Çalışmalar büyük oranda tamamlandı

Depremden en çok etkilenen yerleşim yerlerinin başında gelen Nurdağı’nda neredeyse yıkılmayan ve hasar görmeyen ev kalmadı. Adeta enkaz alanına dönen Nurdağı’nda büyük ve unutulmaz derin acılar yaşandı. Depremin ardından enkaza dönen ilçenin yeniden ayağa kaldırılması için başlatılan çalışmalar büyük oranda tamamlandı. Depremin ardından devletin tüm imkanlarını seferber ettiği Nurdağı ilçesinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde TOKİ tarafından depreme dayanıklı konutlar, çelik konstrüksiyondan köy evleri ve iş yerleri inşa edildi.

Depremin yıktığı Nurdağı küllerinden doğdu

Yeni konutlar drone ile görüntülendi

Devletin 3 yılda yaptığı yatırımlarla adeta küllerinden yeniden doğan Nurdağı’nda tamamlanan evler ve iş yerleri ise sahiplerine teslim edildi. Depremde en büyük yıkım ve can kaybının yaşandığı Nurdağı ilçesinde yapılan yeni konutlar drone ile görüntülendi. Yürütülen inşa çalışmalarıyla ilçenin silueti değişirken, depremin ilk günlerinde havadan görüntülenen ilçede aradan geçen 3 yılda meydana gelen büyük değişim dikkat çekti. Depremin ilk günlerinde enkaz yığınına dönen ilçede bugün modern ve güvenli deprem konutları yükseldi. İlçede yürütülen dönüşüm çalışmaları kapsamında eski yapıların yerine de yeni yaşam alanları kazandırıldı. Depremden sonra enkaz yığınına dönen mahallelerde düzenli yerleşim alanları, yeni yolları ve konut blokları yükseldi. Gaziantep’te depreme ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Vali Kemal Çeber, depremlerin ardından yürütülen çalışmaların sonuna yaklaşıldığını bildirdi.

"Çalışmaların sonuna geldik"

Depremin yaralarının büyük oranda sarıldığını söyleyen Vali Çeber, "Elhamdülillah diğer illerimizde olduğu gibi Gaziantep’te de önemli oranda toparlandık. Rabbim devletimize zeval vermesin, hayırseverlerimizi, yardımseverlerimizi ve dostlarımızı başımızdan eksik etmesin. Hem fiziken hem de manen ciddi anlamda toparlandığımızı, fiziki anlamda neredeyse çalışmaların sonuna geldiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim" dedi.

Depremin yıktığı Nurdağı küllerinden doğdu

"10 bin 500 hak sahibi evlerine taşındı"

Depremlerin üzerinden geçen 3 yılda yapılan çalışmaları anlatan Çeber, "İl genelinde deprem anında yıkılan binalar ile depremden hemen sonra ağır hasarları nedeniyle yıkmak zorunda olduğumuz ve yıktığımız bina sayısı 19 bin 930’du. Bu rakam toplam 30 bin 130 konuta tekabül ediyordu. Bunun üzerine devletimiz hemen bu sayıyı dikkate alarak Gaziantep’te 29 bin 700 bina yapma kararı aldı. Peyderpey konutların inşaatlarına başladı. Gaziantep genelinde 15 bin 565 hak sahipliği oluştu. Son geldiğimiz noktada 12 bin 500 civarında vatandaşımız kura sonucu hak sahipliği elde etti. Bu hak sahiplerinden 10 bin 700 civarındaki vatandaşımızın anahtarını teslim ettik. 10 bin 500 vatandaşımız da bugün itibariyle evlerine taşınmış oldu. Toplam hak sahiplerinden neredeyse yüzde 75’ini evlerine yerleştirdik. Bugüne kadar biten bina sayımıza bakınca da inşaatına başlanan 29 bin 700 binadan hak sahipliği hakkını elde eden 15 bin 565 kişi tespit edildikten sonra 20 bin civarındaki bina bitti. Bunun 16 bin civarındaki bina depremden sonra yapımına başlanan deprem konutlarıdır. 4 bin binamız da rezerv alanında. Bu binalarda İslahiye ve Nurdağı’nda oluşturduğumuz alanlarda yapılan binalarımız ve binalarda çok küçük işler kaldı. Rezerv alanındaki binalarımız inşallah 2 ay içerisinde bitmiş olacak" ifadelerini kullandı.

Depremin yıktığı Nurdağı küllerinden doğdu

"Konteynerler kapatılıyor"

Depreme ilişkin yürütülen çalışmaları 3-4 ay içerisinde tamamlamayı hedeflediklerini söyleyen Çeber, "Depremlerden sonra Gaziantep genelinde 23 tane konteyner kent vardı. Bu 23 konteyner kentte de neredeyse 70-80 bin civarında insan yaşıyordu. Bugün geldiğimiz son noktada sadece Nurdağı’nda 4 konteyner kentimiz kaldı. Nurdağı depremlerden en çok etkilenen ilçemizdi. İlçenin yapı stokunun da neredeyse yüzde 75’i yok oldu. Nurdağı’nda hak sahipliği yapılarımızda da sona geldi ama hak sahibi olamayanlar ve farklı nedenlerle ilçenin kendi yapı stokunun da tamamlanması sürecinde kısa bir süre daha konteyner kentler devam edecek. Ama onun dışında bütün ilçelerimizde konteyner kentlerimiz sona erdi" şeklinde konuştu.

"Gaziantep genelinde hemen hemen işin sonuna geldik"

Kırsal mahallelerde de yürütülen çalışmaların da büyük oranda tamamlandığını belirten Çeber, "Köy evleri’ olarak nitelendirilen o muhteşem evlerin yapımında da sona gelindi. Kırsal mahallelerde inşa edilen köy evleri, Gaziantep’e özgü olarak yapıldı ve yapılıyor. Özellikle altyapıda, kanalizasyon, atık su gibi alanlarda, yolların ve kaldırımların yapımında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile beraber çalıştık. Biz kaynağı onlara aktardık. Belediyede yapımı evleri bitirdiğimiz süreye endeksli olarak bitirdi. Hem konut hem de iş yerleri anlamında Gaziantep genelinde hemen hemen işin sonuna geldik" dedi.

"Devletimiz tüm gücüyle sürekli alanda"

Deprem bölgelerinde depremlerin acılarını ve kayıplarını azaltmaya yönelik manevi ve psikososyal destek gibi farklı alanlarda da faaliyetlerin devam ettiğini belirten Çeber, "Bu süreçte devletimiz zaten tüm gücüyle sürekli alandaydı. Özellikle de depremlerin ilk döneminde neredeyse birkaç haftada bir Cumhurbaşkanımız deprem bölgesindeydi. Bakanlarımız zaten sürekli buradaydı. Bu önem devlet nezdinde hiç azalmadı. Cumhurbaşkanımızın, deprem bölgelerinde görev yapan valilere talimatı, ‘son depremzede güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir şekilde yuvasına kavuşana kadar birinci ve öncelikli işiniz deprem işleriniz’ yönündedir. Biz de bu anlayışla çalışıyoruz. Gerçekten tüm mesai arkadaşlarım da fedakarca çalışıyor" diye konuştu.

İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Başkan Altay: "Konya’da tarımın gelişmesi için sağladığımız destek 965 milyon lirayı aştı" Konya Büyükşehir Belediyesi, Konyalı çiftçiye ve üreticiye desteğini artırarak sürdürüyor. Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın toprağıyla konuşan, emeğiyle büyüyen bir şehir olduğunu vurgulayarak, bu emeğe sahip çıkmak için titizlikle çalıştıklarını söyledi. Kırsalda üretimin sürdürülebilir olması için çiftçilere birçok alanda destek sağladıklarını belirten Başkan Altay, "Konya Modeli Belediyecilik anlayışımızla şehrimiz genelindeki çiftçilerimize ve üreticilerimize 2025 yılında 138 bin 184 adet fide ve fidan desteği sağladık. 2018 yılından bu yana çiftçimize sağladığımız fidan ve fide desteğinin sayısı 23 milyon 226 bin adet oldu. 2025 yılında toplam tarımsal destekleme rakamımız 24 milyon 575 bin lira olarak gerçekleşti. 2018 yılından bu yana tarımsal kalkınma için yaptığımız fidan, fide, tohum, tarımsal ekipman desteği ve küçük ölçekli sulama yatırımı tutarımız güncel bedelle 965 milyon lirayı aştı. Büyükşehir Belediyesi olarak üreticimizin emeğinin değer bulmasını önemsiyoruz. Amacımız; toprağına sahip çıkan, üreten ve kazanan bir Konya’yı geleceğe taşımak. Alın teriyle üretim yapan tüm çiftçilerimize teşekkür ediyorum. İnşallah Konya’mızın bereketli topraklarını birlikte daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz" dedi. İlk kez sertifikalı kırmızı ve yeşil mercimek tohumları dağıtıldı Başkan Altay, tarımsal üretimi çeşitlendirmek, nadas alanlarını üretime kazandırmak ve çiftçilerin gelirini artırmak için geçtiğimiz yıl ilk kez sertifikalı kırmızı ve yeşil mercimek tohumları dağıttıklarını aktardı. Başkan Altay, "2025 yılında üreticimize 247 bin 360 kilogram Macar fiği, nohut, mercimek, aspir ve safran soğanı olarak tohum desteklemesi yaptık" ifadelerini kullandı. Sulama yatırımları 2025’te de titizlikle devam etti Konya’nın küresel iklim değişikliğine bağlı kuraklıktan en fazla etkilenen şehirlerden olduğunu hatırlatan Başkan Altay, bu kapsamda sulama yatırımlarına titizlikle devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: "2025 yılı yatırımlarımız kapsamında Cihanbeyli ilçemizin Hodoğlu Mahallesi’ndeki tarihi Azak Çeşmesi kaynağı hayvan içme suyu tesisi olarak yenilenip, kapasitesi artırılarak çiftçilerimizin kullanımına sunuldu. Meram ilçemizin Çukurçimen ve Kilistra mahallelerinde ise açık kanal olarak kullanılan tarımsal sulama tesisleri 6.5 kilometrelik boru kullanılarak kapalı sistem sulama tesisine çevrildi. Burada daha sağlıklı sulama ve su kaybını minimize etmeyi amaçladık. Yine Taşkent ilçemizin Kecimen Mahallesi’ne yeni sulama alanı açılarak bent ve 3.8 kilometre boru kullanılarak kapalı sistem sulama tesisi yapılması planlandı ve ihale süreci tamamlandı. Ayrıca Ilgın ilçemizin Harmanyazı Mahallesi’nde pompajlı kapalı sistem sulama tesisi tamamlanarak bölge halkının tarımsal faaliyetlerine katkı sağladı. 16.5 kilometrelik hattın boruları döşendi ve 1.000 metreküplük depo hazır hale getirildi. 2025 yılında hazırlanan projelerinin şu ana kadar yüzde 40’ını tamamladık, kalan kısmını ise inşallah 2026’da tamamlayacağız. 2025 yılında KOP desteğiyle sulama yatırımlarına harcadığımız rakam 67 milyon lira oldu." Göreve geldikleri 2018 yılından bu yana KOP desteğiyle 66 adet küçük ölçekli sulama yatırımı yaptıklarını kaydeden Başkan Altay, bu süreçte sulama yatırımlarının tutarının güncel bedelle 596 milyon lira olduğunu aktardı.
Sakarya Sakaryaspor Başkanı Enes Zengin’den 1 aylık rapor: 8 transfer, 18 dosya kapatma Sakaryaspor Başkanı Enes Zengin, göreve geldikleri kısa sürede 18 icra dosyasını temizlediklerini ve Süper Lig ağırlıklı toplam 8 transferle takımı ayağa kaldırmak için çalıştıklarını belirtti. Zengin, "Bazı yollar taşlı olabilir ama biz bu takımı bu ligde tutacağız" dedi. Sakaryaspor Başkanı Enes Zengin, Rüstemler Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak yeşil-siyahlı kulübün son 1 aylık yönetim sürecini ve transfer çalışmalarını değerlendirdi. Göreve çok sıkıntılı bir dönemde geldiklerini hatırlatan Zengin, ilk iş olarak futbolcu alacaklarını ve kulübün önündeki engel olan 18 dosyayı ödeyerek kapattıklarını açıkladı. Süper Lig ağırlıklı 8 yeni isim Devre arasında adeta yeni bir kadro inşa ettiklerini belirten Başkan Zengin, transferlerin kalitesine vurgu yaparak, "Transfer çalışmalarımız aralıksız sürdü. Bugüne kadar bitirdiğimiz isimlerle birlikte toplam 8 futbolcu almış oluyoruz. Bu devre arası için çok önemli bir rakam. Şu ana kadar aldığımız tüm futbolcu kardeşlerimizi Süper Lig ekiplerinden kadromuza kattık. Yabancı transferinde de bugün son noktaya geldiğimiz isimler var, inşallah onları da bitireceğiz" dedi. "Kaybedecek 1 puanımız bile yok" Takım olabilme yolunda zamana ihtiyaçları olduğunu ancak ligdeki durumun ciddiyetinin farkında olduklarını söyleyen Enes Zengin, "Poyraz, Melih ve Kerem gibi isimler takıma katılır katılmaz maça çıkmak zorunda kaldı. Henüz tam anlamıyla takım olamamanın etkilerini yaşıyoruz ancak inanıyorum, başaracağız. Bizim kaybedecek 1 maçımız, 1 günümüz hatta 1 puanımız dahi yok. Bolu maçıyla birlikte çıkış yakalayacağız" diye konuştu. "Yolumuzun uzun olması sorun değil, zamanımız kısıtlı" Zamanın kısıtlı olmasına rağmen kararlılıkla yollarına devam edeceklerini belirten Zengin, "Bolu maçı olmak üzere biz buradan bir çıkış yakalayacağız artık. Elimizden geldikçe nokta atışıyla çözmeye çalışıyoruz. Bugünden yarın, Bolu maçına yetiştireceğimiz bir, iki isim var inşallah. İnanıyoruz, bazı yollar taşlı, yolumuzun uzun olması sorun değil, zamanımız kısıtlı. Biz bu kısa zamanda neler yapabiliriz onun hesabındayız. Bolu maçından galibiyetle döneceğiz, inanıyorum. O tribünler dolu olacak" şeklinde konuştu.
Sakarya 11 yıl atıl kalan MYO binası için SUBÜ düğmeye bastı Sakarya’nın Karasu ilçesinde 2014 yılında temeli atılan ve kaba inşaat aşamasında durdurularak uzun yıllar atıl vaziyette kalan Meslek Yüksekokulu ek binasında, 11 yıl aradan sonra yeniden çalışma başlatıldı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılan bina, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından başlatılan süreçle yeniden inşa ediliyor. Karasulu iş insanlarının katkılarıyla 30 Nisan 2014 tarihinde temeli atılan bina, 2025 yılı Aralık ayında yeniden tamamlanmak üzere ihale sürecine alındı ve yapımına başlandı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılarak devam eden inşaatın tamamlanmasının ardından yeni yerleşkenin 2026-2027 eğitim öğretim yılına yetiştirilmesi planlanıyor. Toplam 3 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip olacak Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu ek binasında 6 sınıf, 3 bilgisayar laboratuvarı, 1 konferans salonu ve öğrenci çalışma alanları yer alacak. Mevcut binaya ek olarak inşa edilen yeni bina ile birlikte, akademik donatılar ve geniş yeşil alanlarıyla öğrencilerin kampüs yaşamını destekleyecek modern bir eğitim ortamı oluşturulması hedefleniyor. Yeni kampüs alanında; Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme, Bilgisayar Programcılığı, Bilişim Güvenliği Teknolojisi, Bulut Bilişim Operatörlüğü, Büyük Veri Analistliği, Çok Boyutlu Modelleme ve Animasyon, Oyun Geliştirme ve Programlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında eğitim verilmesi planlanıyor. Mevcut bina ile birlikte değerlendirildiğinde, Bilişim Teknolojileri MYO’nun geniş bir kampüs alanına kavuşması ve öğrenci sayısının artması bekleniyor. "Milli teknoloji hamlesi doğrultusunda nitelikli insan yetiştirmeye devam edeceğiz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Gökhan Atalı, yeni kampüsün üniversite ve ülke açısından önemli bir kazanım olacağını belirterek, "Bu yeni yerleşke ile birlikte, milli teknoloji hamlesi doğrultusunda bilişim alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye daha güçlü bir altyapıyla devam edeceğiz. Öğrencilerimizin çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması, mezuniyet sonrası istihdam ihtimallerinin artması ve ülkemizin dijital dönüşüm sürecine katkı sunacak bireyler yetişmesi en temel hedefimizdir. Yeni kampüsümüzün, hem öğrencilerimize hem de bölgemize önemli faydalar sağlayacağına inanıyoruz" dedi.