POLİTİKA - 29 Ocak 2026 Perşembe 14:20

Başkan Altay: "Konya’da tarımın gelişmesi için sağladığımız destek 965 milyon lirayı aştı"

A
A
A
Başkan Altay: "Konya’da tarımın gelişmesi için sağladığımız destek 965 milyon lirayı aştı"

Konya Büyükşehir Belediyesi, Konyalı çiftçiye ve üreticiye desteğini artırarak sürdürüyor.


Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın toprağıyla konuşan, emeğiyle büyüyen bir şehir olduğunu vurgulayarak, bu emeğe sahip çıkmak için titizlikle çalıştıklarını söyledi. Kırsalda üretimin sürdürülebilir olması için çiftçilere birçok alanda destek sağladıklarını belirten Başkan Altay, "Konya Modeli Belediyecilik anlayışımızla şehrimiz genelindeki çiftçilerimize ve üreticilerimize 2025 yılında 138 bin 184 adet fide ve fidan desteği sağladık. 2018 yılından bu yana çiftçimize sağladığımız fidan ve fide desteğinin sayısı 23 milyon 226 bin adet oldu. 2025 yılında toplam tarımsal destekleme rakamımız 24 milyon 575 bin lira olarak gerçekleşti. 2018 yılından bu yana tarımsal kalkınma için yaptığımız fidan, fide, tohum, tarımsal ekipman desteği ve küçük ölçekli sulama yatırımı tutarımız güncel bedelle 965 milyon lirayı aştı. Büyükşehir Belediyesi olarak üreticimizin emeğinin değer bulmasını önemsiyoruz. Amacımız; toprağına sahip çıkan, üreten ve kazanan bir Konya’yı geleceğe taşımak. Alın teriyle üretim yapan tüm çiftçilerimize teşekkür ediyorum. İnşallah Konya’mızın bereketli topraklarını birlikte daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz" dedi.



İlk kez sertifikalı kırmızı ve yeşil mercimek tohumları dağıtıldı


Başkan Altay, tarımsal üretimi çeşitlendirmek, nadas alanlarını üretime kazandırmak ve çiftçilerin gelirini artırmak için geçtiğimiz yıl ilk kez sertifikalı kırmızı ve yeşil mercimek tohumları dağıttıklarını aktardı. Başkan Altay, "2025 yılında üreticimize 247 bin 360 kilogram Macar fiği, nohut, mercimek, aspir ve safran soğanı olarak tohum desteklemesi yaptık" ifadelerini kullandı.



Sulama yatırımları 2025’te de titizlikle devam etti


Konya’nın küresel iklim değişikliğine bağlı kuraklıktan en fazla etkilenen şehirlerden olduğunu hatırlatan Başkan Altay, bu kapsamda sulama yatırımlarına titizlikle devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: "2025 yılı yatırımlarımız kapsamında Cihanbeyli ilçemizin Hodoğlu Mahallesi’ndeki tarihi Azak Çeşmesi kaynağı hayvan içme suyu tesisi olarak yenilenip, kapasitesi artırılarak çiftçilerimizin kullanımına sunuldu. Meram ilçemizin Çukurçimen ve Kilistra mahallelerinde ise açık kanal olarak kullanılan tarımsal sulama tesisleri 6.5 kilometrelik boru kullanılarak kapalı sistem sulama tesisine çevrildi. Burada daha sağlıklı sulama ve su kaybını minimize etmeyi amaçladık. Yine Taşkent ilçemizin Kecimen Mahallesi’ne yeni sulama alanı açılarak bent ve 3.8 kilometre boru kullanılarak kapalı sistem sulama tesisi yapılması planlandı ve ihale süreci tamamlandı. Ayrıca Ilgın ilçemizin Harmanyazı Mahallesi’nde pompajlı kapalı sistem sulama tesisi tamamlanarak bölge halkının tarımsal faaliyetlerine katkı sağladı. 16.5 kilometrelik hattın boruları döşendi ve 1.000 metreküplük depo hazır hale getirildi. 2025 yılında hazırlanan projelerinin şu ana kadar yüzde 40’ını tamamladık, kalan kısmını ise inşallah 2026’da tamamlayacağız. 2025 yılında KOP desteğiyle sulama yatırımlarına harcadığımız rakam 67 milyon lira oldu."


Göreve geldikleri 2018 yılından bu yana KOP desteğiyle 66 adet küçük ölçekli sulama yatırımı yaptıklarını kaydeden Başkan Altay, bu süreçte sulama yatırımlarının tutarının güncel bedelle 596 milyon lira olduğunu aktardı.



Başkan Altay: "Konya’da tarımın gelişmesi için sağladığımız destek 965 milyon lirayı aştı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
Konya Davulcular bahşişi süslenen eşek arabasıyla topluyor Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Yeşildağ Mahallesi’nde, Ramazan ayı boyunca vatandaşları sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, süslenen eşek arabasıyla davul çalarak mahalleyi dolaşıp bahşiş topladı. Yeşildağ’da geçmişten günümüze uzanan renkli bir gelenek yeniden hayat buldu. Mahallede Ramazan ayı boyunca sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, ayın sona ermesiyle birlikte bahşişlerini toplamak için farklı bir yöntem izliyor. Arife günü başlayan ve bayramın ilk günlerinde de devam eden gelenekte davulcular, balon ve çeşitli süslerle donatılan eşek arabasıyla mahalleyi yine davul çalarak dolaşıyor. Mahalle meydanından başlayan bahşiş toplama geleneğinde davulcular, kapı kapı gezerek hem vatandaşlarla bayramlaşıyor hem de bahşişlerini topluyor. Parası olmayan vatandaşlar ise davulculara yem veya saman vererek katkıda bulunuyor. Ortaya çıkan renkli görüntüler mahalle sakinlerinin ilgisini çekerken, geleneğin yeniden canlandırılması büyük memnuniyet oluşturdu. Organizasyonu üstlenen mahalle sakinlerinden Osman İltar, geleneğin geçmişten geldiğini belirterek, "Eskiden beri süregelen, atalarımızdan kalan bir gelenek. Arife günü başlıyor, bayramın birinci ya da ikinci gününe kadar devam ediyor. Bu şekilde süsleniyor, bahşiş toplanıyor. Parası olan para veriyor, olmayan yem ya da saman veriyor. Uzun süre unutulmuştu, son birkaç yıldır yeniden canlandırdık. İnşallah bundan sonra da yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.
Van Tedavi edilen yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazır Van’da çeşitli nedenlerle yaralanan ve bitkin düşen yaban kuşları, tedavi süreçlerinin tamamlanmasının ardından yeniden doğal yaşam alanlarına kavuşmak için gün sayıyor. Van Gölü Havzası’nda yaralı veya bitkin halde bulunarak koruma altına alınan yaban kuşları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki tedavilerinin ardından yeniden doğal yaşam alanlarına dönmek için gün sayıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri ve duyarlı vatandaşlar tarafından merkeze ulaştırılan; aralarında Kızıl Akbaba, Şahin, Puhu ve Kaya Kartalı gibi türlerin bulunduğu çok sayıda yırtıcı kuş, Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ve ekibi tarafından titiz çalışmalarıyla sağlığına kavuşturuluyor. Kış şartları, açlık ve avcı baskısı gibi nedenlerle zarar gören farklı türlerdeki yaban kuşları, yapılan bakım ve rehabilitasyon sürecinin ardından sağlıklarına kavuştu. Tedavi sürecinde beslenmeleri düzenli olarak sağlanan ve uçma kabiliyetleri yeniden kazandırılan kuşların, kısa süre içerisinde doğaya salınacak. "Rehabilitasyon süreçleri tamamlandı" Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Merkezimiz, Van Gölü Havzası’ndaki bütün yaban hayvanların sorunlarıyla ilgilenmekte. Doğal hayat ve yaban hayvanları ile ilgili çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak bu habitatın bozulmaması için çalışmalar yürütmekte. Van Gölü Havzası’nda Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğüne bağlı Siirt, Hakkari, Bitlis, Muş ve Van ilinde yaralanan yaban hayvanları merkezimize gelmekte ve tedavileri yapılıp tekrar doğaya kazandırmaktayız. Amacımız doğada bir tane canlının eksilmemesi. Hayvanat bahçesi gibi esarette olan hayvanlar yerine tedavilerini ve rehabilitasyonlarını yapıp doğaya bırakmaktayız" dedi. "Van’da şifa bulan yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazırlanıyor" Yılın her gününde, her haftasında, her ayında, her mevsiminde merkezlerine yaban hayvanları bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Kış sezonuna girdiğimizde göçemeyen veya nakil durumunda olan hayvanlar merkezimize geritiriliyor. Tabii kış sezonunda tekrar doğaya bırakıldıklarında yaşayamayacak hayvanları kış boyunca onların habitatına uygun misafir ediyoruz. Bunlardan birisi Hakkari’den gelen Kızıl Akbaba. Kızıl Akbaba kendi toparladı. Yakında doğal alanına bırakacak" diye konuştu. Aslan, "Doğaya dönmeye hazır. Baharın ve Nevruz’un gelmesiyle yeniden hayatın canlanmasına bağlı olarak bunu da tekrar doğaya bırakacağız ve doğada yaşaması için gerekli bütün çabaları kazanımları yaptık. Şimdi de doğaya bırakmak istiyoruz. Merkezimizde şu an itibariyle Oklu Kirpi, 2 Kaya Kartalı, 1 Şahin’in tedavileri devam etmekte. Bunlardan da Oklu Kirpi’nin, 2 Kaya Karta’lının ve 2 Puhu’nun tedavisi tamamlandı. Doğa Koruma Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğüne teslim edip onların uygun gördüğü bir tarihte ve geldikleri yerde uygun yerine tekrar habitatına salacak. Ekolojik dengede yerlerini alacaklar. Yaban hayvanları hiç insanla temasa geçmemiş hayvanlardır. Ama bazen göçemeyenler olduğu zaman bize getirip tedavisini yapıp tekrar doğaya bırakmaktayız" şeklinde konuştu.