SAĞLIK - 18 Eylül 2025 Perşembe 17:50

Altı aydır hiç durmadan hıçkırıyordu, sağlığına kavuştu

A
A
A
Altı aydır hiç durmadan hıçkırıyordu, sağlığına kavuştu

Gaziantep Şehir Hastanesi’nde göğüs cerrahisi ekibi tarafından gerçekleştirilen özel bir operasyonla, 6 aydır geçmeyen hıçkırık şikayetiyle yaşam kalitesi bozulan bir hasta sağlığına kavuştu.


Gaziantep yaşayan 32 yaşındaki Rokan Musa, 6 ay boyunca hiç durmadan devam eden hıçkırık nedeniyle çalışamaz hale geldi. İlaç tedavisi, sinir blokajı ve farklı girişimlere rağmen bir türlü sonuç alınamadı. Gaziantep Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Dr. Onur Bayrakçı ve ekibi tarafından, kapalı yöntem (uniportal VATS) ile gerçekleştirilen özel bir cerrahi işlem sonucunda hastanın hıçkırığı son buldu.



"Bu tarz bir vakayla ilk kez karşılaştık"


Operasyonu gerçekleştiren Dr. Onur Bayrakçı, "Bu tarz bir vakayla biz de ilk kez karşılaştık. Hıçkırıklar normalde ilaç tedavisiyle geçer ama bu vakada ilaç ve birçok girişim yapılmasına rağmen sonuç alınamamıştı. Yaptığımız operasyon sonrası hastamız 6 gündür hiçbir şikâyet yaşamıyor ve sağlığına kavuştu. Bu başarılı operasyon, uzun süreli hıçkırığın tedavisinde önemli bir umut ışığı oldu. Hastamıza sağlıklı bir ömür diliyorum" dedi.



"Hastanemiz bölgeye hizmet vermeye devam ediyor"


Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Ilgın Türkçüoğlu ise, "Hastamız bize 6 aydır geçmeyen hıçkırık şikâyetiyle başvurdu. Göğüs cerrahi ekibimizin başarılı operasyonu sonrası şu an gayet iyi. Hastanemizde bu ve benzeri birçok özellikli işlem ve ameliyat yapılıyor. Hem yapısal hem de teknik cihaz anlamında bölgemize hitap eden bir sağlık kuruluşu olarak hastalarımıza hizmet vermeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.



"Onur hocama ve ekibine teşekkür ediyorum"


Ameliyat sonrası duygularını anlatan hasta Rokan Musa, "Hıçkırığım uyanır uyanmaz başlıyordu, çalışamıyordum, günlük hayatım etkilenmişti. Birçok işlem yaptırdım ama en sonunda çareyi Gaziantep Şehir Hastanesi’nde buldum. Onur hocama ve ekibine teşekkür ediyorum, şu an gayet iyiyim" diye konuştu.



Altı aydır hiç durmadan hıçkırıyordu, sağlığına kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.