Yerel Haberler
Eskişehir
Mutlak butlan davasını açan Lütfü Savaş konuştu 21 Mayıs 2026 Perşembe - 18:29:45 CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da ‘mutlak butlan’ kararı vermesinin ardından açıklama yapan davayı açan Lütfü Savaş, "Bu karar tüm milletimize, Türkiye’deki tüm siyasetçilere ve siyaset mekanizmasına hayırlı uğurlu olsun" dedi. İstinaf 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali talebiyle açılan davada her iki kurultay hakkında ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organları görevlerine iade kararı verildi. Konuyla ilgili dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, kayınvalidesinin cenaze törenine geldiği Eskişehir’de durumu değerlendirdi. "Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı" Konuyla ilgili konuşan Lütfü Savaş, "Öncelikle bu karar tüm milletimize, Türkiye’deki tüm siyasetçilere ve siyaset mekanizmasına hayırlı uğurlu olsun. Bu karar şöyle başladı: Kurultay sonrası birçok konuşma oldu, birçok kurultay delegesi konuyla ilgili spekülatif konuşmalar yaptı. Sonra Bursa’da kurultayla alakalı bir dava açıldı. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımız dört veya beş defa Sayın Genel Başkanımız hakkında şaibeli kurultayın genel başkanı diye hitap etti. Ondan sonra önceki dönem genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu bir özel televizyonda bu konuyu dile getirdi, Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Genel Başkanımızla ilgili şaibeli kurultayda seçilen genel başkan diye hitap ettiğini belirtti. Tabii ki bu parti tarihin bize emanet ettiği bir parti. Bu parti Türkiye’de hangi siyasi görüşe, hangi dünya görüşüne sahip olursanız olun bu ülkenin vatandaşlarının yüzde 85’inin sevgisini kazanmış bir ulu çınarın kurmuş olduğu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş meydanlarında Türkiye’nin siyasi mektebi olacak diye kurmuş olduğu bir parti. Ben de bir Atatürk sevdalısı, bu ülkeyi seven biri olarak partimin üzerinde böyle bir şaibe kalsın istemedim. Varsa bir şaibe, şaibeyle ilgili insanların ayıklanması, yoksa da partimizi hiç kimsenin kirletmemesi gerektiğini düşündüm. Bu nedenle bu davayı açtım. Bugün bu dava sonuçlandı. Gerçekten de belki de Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı. Bu davadan sonra bence Türkiye’de siyasi anlamda, siyasi arınma anlamında birçok ilki yaşayacağız diye düşünüyorum. Ama özellikle Cumhuriyet Halk Partisi ailesi için gerek mevcut şu anki yönetimin yanında olan arkadaşlar, gerek geçmişte Sayın Genel Başkanımız Kemal Bey’in yanında olan insanlar olarak hiçbirimizin sevinmemesi, sevinç çığlıkları atmaması gerekir. Bugünden itibaren hepimizin çok daha büyük bir sorumlulukla Cumhuriyet Halk Partisi’ni tabana nasıl indiririz, geleceğe nasıl hazırlarız, Türkiye’nin sorunlarının üstesinden gelecek bir kadroyla nasıl dizayn ederiz ve umutsuzluk taşıyan toplumun umutlarını tekrardan nasıl yeşertiriz diye düşüneceği bir zaman" dedi. "Türk siyasetine hayırlı olsun" Konuşmasının devamında ise Lütfü Savaş, şu ifadelere yer verdi: "Bu davayı açarken ben en çok Cumhuriyet Halk Partisinin tarihi misyonunu, hukuk anlayışını, demokrasi geleneğini, şeffaflık anlayışını düşündüm ve umut verebilir bir parti haline gelmesi için bu davanın çok önemli olduğunu düşünerek bu davayı açtım. Türk demokrasisine, Türk siyasi tarihine hayırlı olsun ama bugün Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bundan sonra siyasi partimiz içerisinde hizmet edecek, önemli kadrolarında bulunacak insanlarımızın gerçekten de sevineceği değil düşüneceği ve sorumluluk alacağı bir gün diyorum, tekrardan hepimize hayırlı olsun diyorum. Peki yarın itibarıyla parti içinde nasıl bir rol izlenecek? Ben şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye biri değilim. Biliyorsunuz ben bir tweetimden dolayı bu yönetim beni parti dışına itmişti. Geçmişte alınan bütün kararlar iptal edildiği için tabii ki gururla ben şu anda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkması gerekenlerden bir tanesiyim. Ama buradaki esas sorumluluk taşıyan kişi Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu. O nasıl bir planlama ve program yapacaksa tabii ki biz de onlara uymak ve daha güzel günler için yanında olmak zorundayız. Tabii slogan şu olmalı: Eski iyileri yeni iyilere taşımak, Türkiye’nin bütününü kucaklayacak bir politika oluşturmak lazım. Onun için de zemini iyi hazırlamak ve iyi bir organizasyonla tekrardan Türkiye’ye umut taşımak, umut aşılamak lazım. Teşekkür ederiz. Ben teşekkür ediyorum, hayırlı uğurlu olsun diyorum."
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:27 ESOGÜ’den uluslararası bilimsel yayın çalışmaları yapan akademisyenlere teşekkür Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörlüğü, 2025 yılı içinde Web of Science Q1, Q2, Q3 kapsamındaki dergilerde uluslararası yayın çalışmaları yapan öğretim elemanları için tören düzenlendi. ’2025 Yılı Uluslararası Bilimsel Yayın Töreni’ ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Törende konuşan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, "Bugün bir araya gelmemize vesile olan ödül töreni, üniversitemizin araştırma üniversitesi olma vizyonunun, gerek insanlık gerekse ülkemiz adına bilime katkı sunma arzusunun ve ESOGÜ ailesi olarak bu konudaki kararlılığımızın bir göstergesidir. Nitekim bugün burada kutlayacağımız, yücelteceğimiz, alkışlayacağımız ve nihayetinde ödüllendireceğimiz şey bilime ve araştırmaya duyulan tutku, üretkenlik ve özveridir. Üniversitemizde Ar-Ge ve eğitim misyonunu üstlenmiş her bir mesai arkadaşımızın bu değerlere olan bağlılığını güçlendirmek, bilimsel merakını, heyecanını ve üretim azmini canlı tutmak zorundayız" dedi. "Bilim insanlarımızı daha fazla bilimsel çalışmaya teşvik edebilmek arzusundayız" Rektör Çolak, sözlerinin devamında, "Değerli meslektaşlarım, ne mutlu sizlere ki bilime olan tutkusunu ve heyecanını hiç yitirmeyenlerden oldunuz. Bilimsel bilginin ve üretimin gücüne inanarak laboratuvarlarda, masa başlarında, kitapların arasında, arşivlerde, arazilerde, gerçek bilgi her neredeyse tam da orada olup, bilimsel yayın ve projelerlerle literatürde iz bıraktınız. Bizler de sizlerin motivasyonuna katkı sağlamak ve bilim insanlarımızı daha fazla bilimsel çalışmaya teşvik edebilmek arzusundayız. Bilgi ve inovasyon çağında üniversitelerin bilişsel devrimin lokomotifi olması beklenmektedir. Tüm güç dengelerinin bilgi merkezli şekillendiği bu yapıda, üniversitelerin etkinliği ve niteliği milli kalkınmanın başlıca belirleyicisi haline dönüşmüştür. Bu yüzdendir ki tüm akademik gayretleriniz yalnızca sizlere veya üniversitemizin kalkınmasına katkı sunmakla kalmayacak, ülkemizin muasır medeniyet yolundaki ilerleyişinin birer adımı olacaktır. ESOGÜ’nün milli teknoloji hamlesinde üzerine düşen vazifeyi layıkıyla yerine getirmeye çalışmakta, uluslararası düzeyde tanınır bir Ar-Ge, inovasyon ve kültür merkezi olmayı hedeflemektedir. Bunu adım adım ilerleyerek hep birlikte başaracağımıza inancımız tamdır. Bunun için Ar-Ge çalışmalarının somut akademik çıktıları olan makale, kitap, bildiri, proje, patent/faydalı model çalışmalarını hem nitelik hem de nicelik bakımından geliştirmek, ileriye taşımak hepimizin vazifesidir" ifadelerini kullandı. "Ödül alan tüm hocalarımızı bir kez daha kutluyorum" Akademisyenlere imza attıkları başarılarından dolayı teşekkür eden Çolak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Değerli mesai arkadaşlarım, yaptığınız her çalışmanın üniversitemizi temsil ettiğini, başarılarınızla ESOGÜ’yü ulusal ve uluslararası mecralarda bir adım yukarı taşıdığınızı biliyor, tüm gayretlerinizi yakinen, takdirle izliyor ve destekliyoruz. Bildiğiniz gibi, dün ESOGÜ Ödül Yönergesi çerçevesinde, akademik personelimize Akademik Performans Ödülü, Genç Bilim İnsanı Ödülü, Bilimsel Araştırma Projesi Ödülleri, Eğitim Ödülleri ve Tez Ödülleri takdim edilmiştir. Ödül alan tüm hocalarımızı bir kez daha kutluyorum. Ödül Yönergemiz çerçevesinde, ödül alan akademik personelimize ilave olarak, uluslararası sıralamalarda üniversitemizi yukarılara taşıyan Q kategorisinde yayın yapan siz değerli bilim insanlarının da takdir edilmesi için ayrı bir tören düzenlemeyi uygun gördük. Bu bağlamda Q kategorisinde yer alan yayınlara ilişkin bazı verileri sizlerle paylaşmak istiyorum. 2025 yılında Q1 kategorisinde 255, Q2 kategorisinde 228, Q3 kategorisinde ise 127 yayın yapılmıştır. Bu yayınları yapan hocalarımızın 53 tanesi Profesör, 40 tanesi Doçent, 10 tanesi Doktor Öğretim Üyesi ve 1 tanesi de Öğretim Görevlisi Doktordur. Ayrıca birim bazlı değerlendirdiğimizde bu hocalarımızın 52 tanesi Tıp Fakültemiz, 15 tanesi Fen Fakültemiz 12 tanesi Mühendislik-Mimarlık Fakültemiz olmak üzere diğer birimlerimizin de katkılarıyla devam edip gitmektedir. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, bu salonda bulunup ödül alacak olan akademisyenlerimiz Q1-Q2-Q3 kategorilerinde en az 3 yayını olan hocalarımızdan oluşmaktadır. Q kategorisinde yayın yapıp burada bulunmayan diğer hocalarımıza da tebrik belgeleri dijital ortamda gönderilecektir. Onlara da huzurlarınızda üniversitemiz adına teşekkürlerimi sunuyorum. Bu düşüncelerle sizleri imza attığınız başarılardan dolayı ESOGÜ adına bir kez daha içtenlikle tebrik ediyor, asla rehavete kapılmadan, bilimin en önemli güdülerinden olan merakınızı hiç kaybetmeden azimle çalışmalarınıza devam etmenizi temenni ediyor, saygılarımı sunuyorum." Açılış konuşmasının ardından ESOGÜ 2025 Yılı Uluslararası Bilimsel Yayın Töreni, 2025 yılı içinde Web of Science Q1, Q2, Q3 kapsamında uluslararası yayın çalışmaları yapan ESOGÜ öğretim elemanlarına teşekkür belgelerinin verilmesiyle devam etti. Törene; ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Prof. Dr. Kürşat Bora Çarman, Prof. Dr. Hakan Demiral ve diğer üniversite yöneticileri ile akademisyenler katıldı.
İBF’de UİB Oryantasyon Programı gerçekleştirildi
29 Mayıs 2025 Perşembe - 12:26 İBF’de UİB Oryantasyon Programı gerçekleştirildi Eskişehir’de ’Erasmus+ Kurum Koordinatörlüğü Uluslararası İlişkiler Birimi (UİB) Oryantasyon Programı’ düzenlendi. Program, İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) Frig Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte, Dış Politika Enstitüsü Eski Başkanı ve ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’nın konuşmacı olarak yer aldı. "Farklılıkları bilmek ve ortak noktalarda buluşmak, dünyayı daha da güzel hale getirir" Uluslararası deneyimlerin kişisel gelişim üzerindeki etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, "Uluslararası ilişkiler ya da başka bir alanda olun fark etmez; gezmek, görmek, dünyayı tanımak çok önemli. Bütün yollar yürümekle yapılır, yürümezseniz yol da yapamazsınız" ifadelerini kullandı. "Dünya karşılıklı öğrenmeye dayalı bir yer" Erasmus+ programına katılacak öğrencilere seslenen Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, farklı kültürlere açık olmanın önemini vurgulayarak şunları söyledi: "Farklı kültürlerin ve farklı yaşam biçimlerinin olduğunu bilmeniz gerek. Gittiğiniz ülkede 3 ay ya da 5 ay kalmak, sadece eğitiminiz için değil, oradaki yaşamı anlamak açısından da çok kıymetli. Trafiğin işleyişinden temizlik sistemine kadar pek çok detayı bizzat yaşarsınız. Avrupa’nın bizden öğreneceği çok şey var, bizim de onlardan. Dünya karşılıklı öğrenmeye dayalı bir yer. Farklılıkları bilmek ve ortak noktalarda buluşmak, dünyayı daha da güzel hale getirir." Soru-cevap bölümünün ardından sonlanan ekinliğe Uluslararası İlişkiler Birimi (UİB) Koordinatörü Öğr. Gör. Zekiye Doğan, İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Bayçu ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı.
MSB kaynakları: "SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegrasyonu konularında tutumumuz değişmemiştir"
29 Mayıs 2025 Perşembe - 11:09 MSB kaynakları: "SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegrasyonu konularında tutumumuz değişmemiştir" Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, "Suriye’de tek bir silahlı yapı olarak sadece Suriye ordusunun bulunması gerektiği ve SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegrasyonu konularında tutumumuz değişmemiştir" dedi. Milli Savunma Bakanlığı tarafından haftalık bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Eskişehir’de bulunan 1’inci Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme dair son gelişmeleri aktardı. 6’sı terörist 156 kişi hudut hattında yakalandı Konuşmasına Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 114’üncü yıl dönümünü kutlayarak başlayan Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin karada, denizde ve havada Türkiye’nin savunma ve güvenliğini sağlamaya devam ettiğini bildirdi. Tuğamiral Aktürk, hudut hattından yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 6’sı terörist 156 kişinin yakalandığını belirterek, "Bin 184 şahıs hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 2 bin 335, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 34 bin 811 olmuştur" ifadelerini kullandı. Tuğamiral Aktürk ayrıca Suriye harekat alanlarında 8 Ocak’tan bu yana sürdürülen ‘tünel imha’ faaliyetleri kapsamında bugüne kadar Tel Rıfat bölgesinde yaklaşık 132, Menbic bölgesinde ise 108 kilometre uzunluğundaki tünellerin imha edildiğini bildirdi. İsrail’in Filistin topraklarını ilhak ve işgale devam ettiğini hatırlatan Tuğamiral Aktürk, "Daha önce olduğu gibi Mescid-i Aksa’da kışkırtıcı eylemler yapan İsrail, Filistin halkına yönelik soykırımını sürdürmekte ve Filistin topraklarını ilhaka ve işgallerini genişletmeye devam etmektedir. Can kayıplarının her geçen gün arttığı, hastanelerin dahi yıkıldığı, insanların açlıkla ölüme mahkûm edildiği Filistin’de yaşananlar karşısında hâlâ somut bir adım atılmamıştır. Uluslararası toplum, insancıl ve uluslararası hukuk ihlalini önlemek adına üzerine düşen görevi gerçekleştirerek barış ortamı için kalıcı ateşkesi sağlamalıdır" şeklide konuştu. Tuğamiral Aktürk, SOLOTÜRK gösteri takımı tarafından İstanbul’un fethinin 572’nci yıl dönümü kapsamında gösteri uçuşu icra edileceğini de aktardı. Suriye’deki son gelişmeler Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’deki son gelişmelerle ilgili sorular üzerine şu bilgilendirmeyi yaptı: "Daha önce DEAŞ terör örgütü ile mücadele için 5 ülke tarafından ortak bir Harekât Merkezi kurularak çalışmalara başlanması kararı alınmıştı. Suriye yeni hükümetinden Koordinasyon Biriminin Şam/Suriye’de görev yapması yönünde davet alınmış, Türkiye, Suriye ve Ürdün’den müteşekkil Koordinasyon Birimi 19 Mayıs tarihinde Suriye’de göreve başlamıştır. Biz de Koordinasyon Birimi için personel görevlendirmesini yaptık. Yeni Suriye yönetimi ile terör örgütü SDG arasındaki mutabakat süreci, bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması açısından dikkatle takip edilmektedir. Suriye’de barış ve huzurun tesisi için atılan her türlü olumlu adımı desteklemekle birlikte bu sürecin şeffaf, kapsayıcı ve tüm tarafların meşru güvenlik kaygılarını dikkate alan bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktayız. Suriye’de tek bir silahlı yapı olarak sadece Suriye ordusunun bulunması gerektiği ve SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegrasyonu konularında tutumumuz değişmemiştir. Süreçte aksamalar, gecikmeler olsa dahi sonuç değişmeyecektir. Tekrar hatırlatmak gerekir ki Suriye’de adem-i merkeziyetçi, ayrılıkçı gündemlere Suriye hükümeti ile iş birliği içinde müsaade edilmeyecektir." Türkiye’nin Avrupa Güvenlik Eylem Fonuna (SAFE) dâhil olması Bakanlık kaynakları, Türkiye’nin Avrupa Güvenlik Eylem Fonuna (SAFE) dahil olması ile ilgili sorular üzerine ise şu değerlendirmeleri yaptı: "Ukrayna’daki savaş ve güncel küresel gelişmelere paralel olarak Avrupa’nın savunma kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar hız kazanmıştır. Bu kapsamda AB tarafından savunma tedarikine harcanmak üzere üye ülkelere 150 milyar avroluk fon sağlanmasını öngören SAFE Tüzüğü, 27 Mayıs tarihinde AB Konseyinde kabul edilmiştir. SAFE mekanizması prensip olarak ülkemizin de katılımına açık olmakla birlikte, tüzükte AB üyesi olmayan ülkelere yönelik birçok kısıtlayıcı tedbir yer almaktadır. Ayrıca maalesef bu süreçte ülkemiz de dahil AB üyesi olmayan müttefiklerin AB savunma ve güvenlik mimarisi dışında bırakılmasına veya bir pazarlık aracı olarak kullanılmasına yönelik girişimlere de şahitlik ettik. Avrupa güvenliğinin ancak kapsayıcılık, stratejik öngörü ve kolektif dayanışma ile güçlendirilebileceğini, bunun için vizyoner bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda ülkemizin sahip olduğu savunma yetenekleriyle Avrupa savunmasına ve güvenliğine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu durum SAFE Tüzüğü’nün müzakere sürecinde birçok müttefikimiz tarafından da dile getirilmiştir. Bu çerçevede önümüzdeki süreçte açık görüşlü ve öngörülü Avrupalı müttefiklerimizle SAFE mekanizması kapsamında veya dışında (özellikle insansız hava araçları, hava savunma sistemleri, zırhlı araç ve kara platformları, elektronik harp ve radar sistemleri, mühimmat ve roket sistemleri ile deniz sistemleri alanlarındaki gelişmiş yeteneklerimizle) savunma işbirliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarımız devam edecektir."
İpekböceği ırkları üzerinde ıslah çalışmaları
29 Mayıs 2025 Perşembe - 10:24 İpekböceği ırkları üzerinde ıslah çalışmaları Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesi ekonomisine büyük katkı sağlayan Sarıcakaya Koza Tarım Satış Kooperatifi, çeşitli ipekböceği ırkları üzerinde ıslah çalışmaları yaparak neslin devamını sağlıyor. Sarıcakaya Kaymakamı Tarık Orhan, S.S. Bursa Koza Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine bağlı olan Mayıslar Mahallesi’ndeki Sarıcakaya Koza Tarım Satış Kooperatifi’ni ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Koza Birlik Başkanı Ramazan Işık’tan İpekböcekçiliği hakkında bilgi alan Orhan, Birlik Başkanı Ramazan Işık ve ekibini çalışmalarından dolayı kutlayarak ilçe ekonomisine vermiş oldukları katkıdan dolayı teşekkür etti. Koza Birlik Başkanı Ramazan Işık ise kooperatifte çeşit çeşit ipekböceği ırkları olduğunu anlattı. Işık, "Hayvancılık Genel Müdürlüğünde, halk dilinde ıslah çalışmaları yapıyoruz. Bunun için neslini devam ettiriyoruz. Embriyosunu donduramadığımız için besliyoruz tohumunu almak için çiftleştiriyoruz. Bir dahaki seneye bir daha yapıyoruz. Tabii ki ıslan çalışması masraflı ve zordur. Burada 2 ürün var. İlki Bursa Beyazı, Bursa Alacası ve bunlar tescilli ürün. Aynı zamanda Hatay Sarısı ve Milas Sarı bunlarda özel ürün. Kendi yörelerinden hastalıktan dolayı kendi yumurtalarını üretmekten dolayı hastalık yapıyor ellerinde yok artık. Bizde burada nesillerini devam ettirmek için yapıyoruz’’ diye belirtti.
Otomobille refüje dalan sürücü kaza sonrası aracı ve yaralıları bırakıp kaçtı
29 Mayıs 2025 Perşembe - 09:54 Otomobille refüje dalan sürücü kaza sonrası aracı ve yaralıları bırakıp kaçtı Eskişehir’de sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil refüje dalarak aydınlatma direğine ve ağaca çarptı. Araçta yolcu olarak bulunan 2 kadın yaralanırken, sürücü kaza mahallinden yaya olarak firar etti. Olay, dün akşam saat 22.00 sıralarında Batıkent Mahallesi Orgeneral Kıvrıkoğlu Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; yüksek hızla seyir halinde olan 26 BM 991 plakalı otomobil, sürücüsü B.A., isimli erkek şahsın ıslak zeminde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda refüjde bulunan aydınlatma direğine ve ağaca çarptı. Yaşanan çarpışma sonucunda aydınlatma direği yamulurken, ağaç devrildi. Kaza sırasında otomobilde yolcu olarak bulunan P.Ö. ve C.G. isimli 2 kadın şahıs yaralandı. Sürücü, kazanın ardından yaralıları ve otomobili bırakıp yaya olarak olay yerinden firar etti. Büyük çapta maddi hasarın oluştuğu otomobil kullanılamaz hale geldi. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırıldı Kazayı gören ve yaralıların yardımına koşan mahalle sakinleri durumu 112 Acil Servis’e bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ambulansta ilk müdahalesi yapılan P.Ö. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne, C.G. ise Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. "Otomobil sürücüsü koşarak kaçtı" Kaza anına şahit olan çevre sakini Yavuz Kıran, "Belediye yolu ıslattı. Çocuk süratli geliyordu. Virajı alamadı, birden buraya girdi. Ondan sonra, ben balkondan bir bağrışma duydum. Aşağıya inip baktım, o çocuk da kaçtı. Beyaz tişörtlüydü. Koşarak kaçtı" dedi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.