Yerel Haberler
Eskişehir
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:19 Yatağa bağımlı engelli vatandaşa Vali Yılmaz’dan ziyaret Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Engelliler Haftası kapsamında Zekeriya Soğuk ve ailesini evlerinde ziyaret etti. Soğuk’un yüzde 95 zihinsel engelli kızı, yatağa bağımlı babası için Vali Yılmaz’dan akülü sandalye istedi. Milli Parklar bünyesinde görev yaptıktan sonra emekli olan Zekeriya Soğuk, Orman İşletmesi’nde Kızıl Geyik Yetiştirme Çiftliği’nde çalıştığı dönemde uğradığı geyik saldırısı sonucu engelli kaldı. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, uzun süredir yatağa bağımlı olarak yaşamını sürdüren Zekeriya Soğuk’u ziyaret etti. Soğuk’un sağlık durumu hakkında ailesinden bilgi alan Vali Yılmaz, geçmiş olsun dileklerini iletti. Validen babası için akülü sandalye istedi Yaşlı adamın yüzde 95 zihinsel engelli olan kızı Mediha ile de yakından ilgilenen Yılmaz, ailenin ihtiyaç ve taleplerini dinledi. Bir süre aile bireyleriyle sohbet eden Vali Dr. Erdinç Yılmaz, fedakârca bakım sürecini sürdüren adamın eşine ve yakınlarına teşekkür ederek devletin her zaman vatandaşlarının yanında olduğunu ifade etti. Soğuk’un engelli kızı ise, yatağa bağımlı babası için Vali Yılmaz’dan akülü sandalye istediğini söyledi. "Hepimiz birer engelli adayıyız" Ziyarette konuşan Vali Yılmaz, "Öncelikle tabii Zekeriya amcayı duymuştum daha önce. Geyiklere bakarken çocukluğundan beri onlarla ilgileniyormuş. Tabii orada bir talihsizlik yaşamış. Onun üzerine engelli duruma düşmüş. Zekeriya amcanın bu mücadelesi hakikaten çok insanları düşündüren, duygulandıran örnek bir şahsiyet aslında. Çok geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Medine kızımız da engelli. Bugün hem Zekeriya amcayı hem Medine’yi ziyaret etmekten mutluyum. Biliyorsunuz engelliler haftası. Aslında şuna hepimiz biliyoruz ve inanıyoruz ki sevgiyle yaklaştığımızda, sevgiyle baktığımızda bütün engeller kalkıyor. Bu engel her zaman yani hepimiz bu işe adayız diyebiliriz. Dolayısıyla engelli vatandaşlarımızı, kardeşlerimizi iyi anlamalıyız. Onların zorluklarını iyi empati yaparak kurmalıyız ve her zaman da yanlarında olmaya gayret göstermeliyiz. Çünkü dediğimiz gibi biz de hepimiz, her birimiz engelli adayız" dedi. "Uzun zamandır tedavi görüyorum" Yaşadıklarından bahseden Zekeriya Soğuk ise "Ormanda çalışıyordum, bana geyik çarptı. Uzun zamandır tedavi görüyorum. Elim ayağım tutmuyor" şeklinde konuştu.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:35 Ödüllü ve ilk doktoralı işitme engelli mühendis çifte validen anlamlı ziyaret Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden ödül alan elektrik-elektronik mühendisi Gizem Uyanık ile Türkiye’nin doktora dereceli ilk işitme engelli bilgisayar mühendisi Dr. Burak Uyanık çiftini, Engelliler Haftası kapsamında evlerinde ziyaret eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, başarılı çiftin dernek binası talebine destek sözü verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı’nda 2025 Aile Yılı kapsamında işitme engelli aile ödülünü alan 32 yaşındaki Gizem ve Türkiye’de doktora derecesini tamamlayan ilk işitme engelli birey olan akademisyen ve bilgisayar mühendisi 38 yaşındaki Burak Uyanık çiftini, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz Engelliler Haftası münasebetiyle Odunpazarı ilçesi Kırmızıtoprak Mahallesi Porsuk Bulvarı Nil sokaktaki evlerinde ziyaret etti. Vali Yılmaz’ın ziyaretinden oldukça memnun olan Burak Uyanık, işitme engelliler için bir dernek binasına ihtiyacın olduğunu söyledi. Vali Erdinç Yılmaz ise gerekli çalışmaların yapılacağını ifade etti. İşitme engelli ‘ödüllü’ mühendis çift Kendileri gibi 5 yaşındaki çocukları Okan Ali Uyanık’ın eğitimine önem verdiklerine değinen çift, tecrübeleri ışığında evlatlarını yetiştiriyorlar. Yaşadığı zorlulara rağmen azmederek öğrenimini tamamlayan çiftten Dr.Burak Uyanık, 7 yıl boyunca TÜBİTAK’ta çalıştıktan sonra şu anda TEI’de Uzman Yazılım Mühendisi olarak görev yapıyor. Elektrik Elektronik Mühendisi Gizem Uyanık ise Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde görevli. "Kararlı olursak, işte böyle muazzam başarılar ortaya çıkabilmektedir" Ziyaretle alakalı Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, "Engelliler Haftası vesilesiyle bu hafta gerçekleştirdiğimiz ziyaretler kapsamında bugün 2’nci ailemizin konuğu olduk. Karşılaştıkları tüm engelleri aşarak eğitimin gücüyle nelerin başarılabileceğini kanıtlayan ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından da ’Örnek Aile’ olarak ödüllendirilen, gerçekten gıpta edilecek bir aileyle bir aradayız. Burak, maşallah, Türkiye’de işitme engelli olarak doktorasını tamamlayan ilk kişi olup akademisyen unvanını da kazanmıştır. Kendisi aynı zamanda engelli bireylerin sorunlarının çözülmesi için Türkiye genelinde büyük bir gayretle mücadele etmekte ve bu alanda eğitimler vermektedir. Eşi Gizem de aynı şekilde büyük bir azimle mücadele sürdüren engelli bir bireydir. Çocukları da engelli olmasına rağmen, bu durumların hiçbiri onların hedeflerine ulaşmasında ve başarıya yürümesinde bir engel teşkil etmemiştir. Elbette bu başarı hikayesinde anne ve babanın rolü de çok büyüktür; bu mücadelede evlatlarına her zaman en büyük desteği vermişlerdir. Şayet bizler bu engellerle nasıl mücadele edeceğimizi bilir ve kararlı olursak, işte böyle muazzam başarılar ortaya çıkabilmektedir" dedi. "O zamanki sisteme göre, ‘İmkansız, okuyamazsın’ demişlerdi" Burak Uyanık, yaşadığı zorluklar ve başarısı hakkında şöyle konuştu: "İşitme engelli olduğum için annem ve babam, Türkiye’nin en iyi işitme engelliler okulunda okumam amacıyla bir araştırma yapmışlar. Beni İşitme Engelliler Çocuk Eğitim Merkezi’nde okutabilmek için de İzmir’den Eskişehir’e taşınmışlar. O zamanlar, kimliğimin kendi sağır toplumumdan ya da işiten toplumundan farklı olduğunu hiçbir zaman düşünmemiştim. İşitme engelliler okulunda bilgisayar bölümü olmadığı için mecburen meslek lisesine geçiş yaptım. O dönem üniversite sınavına çalışırken bir hoca gelip, ‘Ne olmak istiyorsun, hangi bölümü okumak istiyorsun?’ diye sordu. Ben de ‘Bilgisayar mühendisi’ cevabını verdim. Hoca ise o zamanki sisteme göre, ‘İmkansız, okuyamazsın, bu mümkün değil. Neden dersen, meslek lisesinden dikey geçiş yaparken bir sıkıntı var; meslek lisesinden direkt mühendis olamazsın’ demişti. Bunun çözümünün ne olduğunu sürekli araştırdım. 2 yıllık bir ön lisans programı okuduktan sonra dikey geçişle dört yıllığa geçebileceğimi öğrendim. Ben de Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama bölümünü okudum, 2 yılın sonunda okul ikincisi olarak mezun oldum. Daha sonra, mühendislik üzerine yüksek lisans yapabileceğimi duyuyordum ve nitekim yaptım da." "İşitme engelli bir birey üniversite eğitimi için başvurduğunda hemen kabul görüyor ve beni örnek gösteriyorlar" Doktora kararı aldığında ‘olmaz’ diyenlere rağmen başardığını aktaran Burak Uyanık, "Sakarya Üniversitesi’nde yüksek lisansımı tamamladım ancak tercüman olmadığı için anlatırken çok zorlandım, çünkü işitme engelliyim. Kendimi ifade etmekte zorlandığım için de doktora yapmamaya karar vermiştim. Fakat hocalarım bana, ‘Yeteneğin var, başarılı olabilirsin, yapabilirsin; doktoranı da tamamlayabilirsin’ diyerek destek oldular. Onlara, ‘Tamam, kabiliyetim var ama kendimi ifade edemiyorum. Erişim imkanı olmadığı için bu mümkün değil, yapamam’ dedim. Eve geldikten sonra bu durumu eşimle paylaştım; eşim de bana ‘Doktora yap’ diyerek destek oldu. Daha sonra, tıpkı benim gibi işitme engelli olan oğlum dünyaya geldi. Oğlum işitme engelli olduğu için, tıpkı geçmişte babamın benim eğitimi uğruna İzmir’den Eskişehir’e taşınarak yaptığı fedakârlığın bir benzerini bu kez ben üstlendim. Oğlumun eğitimi ve daha iyi bir geleceğe sahip olabilmesi adına TÜBİTAK’taki görevimden istifa edip TEİ’de işe girdim; eşim de Eskişehir’e tayin oldu. Bu süreçte doktoramı bitirdim ve bu alandaki farkındalık arttı. Örneğin, günümüzde Kocaeli Üniversitesi’ne işitme engelli bir birey yüksek lisans veya üniversite eğitimi için başvurduğunda hemen kabul görüyor ve beni örnek gösteriyorlar; bu benim için gerçekten çok önemli. 2019 yılında başladığım doktora programını, 4 yıl içinde yani 2023 yılında tamamladım. Böylece Türkiye’de alanında doktorasını tamamlayan ilk işitme engelli birey oldum" diye konuştu. "Öğretmenimin sayesinde başarılı oldum" Oğlu ve eşi gibi kendi de işitme engelli olan Gizem Uyanık yaşadığı süreçle alakalı, "Çocukluğumda bende çok büyük bir iz, adeta bir travma bırakan süreçler yaşadım. Ben ancak 4 veya 5 yaşlarındayken konuşmaya başlayabildim; o yaşıma kadar hiç konuşmuyordum. Konuşamadığım için o dönemlerde beni zihinsel engelli sanmışlar ve bu yüzden hiçbir okul beni kabul etmek istememiş. Tek çare olarak beni işitme engelliler okuluna göndermek kalmış. İşitme engelli olduğum için okulların beni reddetmesi üzerine işitme cihazı kullanmaya başladım. Öğrenme süreci benim için çok zor, çok meşakkatli oldu ama çok okuyarak bu zorluğu aşmaya çalıştım. İlkokulda sınıfta en arka sırada oturuyordum ve bu durum benim için süreci daha da zorlaştırıyordu. Zaten işitme kaybım varken en arkaya oturtulmam, öğretmenden uzaklaşmama ve dolayısıyla dersleri daha da az duymama sebep oluyordu. Üçüncü sınıfa geçtiğimizde öğretmenimiz değişti. Yeni öğretmenimiz, özel eğitim konusunda donanımlı bir eğitmendi. Beni görür görmez hemen en ön sıraya aldı. Ders anlatırken her zaman yüzüme, doğrudan gözlerimin içine bakarak konuşuyordu. Kitapları göstererek ‘Şunları öğren, şunlara çalış’ diyerek beni sürekli yönlendiriyordu. İşte bu öğretmenimin sayesinde başarılı oldum. Adını hiç unutmuyorum: Ömer Torun. Hocamın ismini asla unutamam; onun sayesinde eğitime daha sıkı bağlandım. Kendi çabamla, azmimle ve bol bol kitap okuyarak kendimi sürekli geliştirdim. Daha sonra üniversite sınavında çok yüksek bir başarı gösterdim. Liseyi üçüncülük derecesiyle bitirdikten sonra Sakarya Üniversitesi Elektrik-Elektronik bölümünden mezun oldum. Mezuniyet sonrasında, işitme engelli olduğum gerekçesiyle birçok yer beni işe almadı; yalnızca bir teknoloji fabrikası kapılarını açtı ve orada işe başladım. Hayatımın bu döneminde eşim, sağ olsun, en büyük destekçim oldu. Onun da motivasyonuyla Devlet Memurluğu Sınavı’na (EKPSS) girdim ve kazandım. Devlet memuru olarak atandım ve o günden beri de görevimi sürdürüyorum" dedi. "Bazen empati yoksunu olabiliyor" Ailesinde kendisi eşi ve oğlunun yanı sıra 3 ferdin daha işitme engelli olduğunu ifade eden Gizem Uyanık şunları söyledi: "Aslında ailemizde sadece ben değil, ablam da işitme engelli. Çekirdek ailemize baktığınızda annem, babam, ablam ve ben olmak üzere 4 kişi işitme engelliyiz. Hatta amcam, dayım, teyzem de dahil olmak üzere geniş ailemizin neredeyse tamamı işitme engelli bireylerden oluşuyor. Oğlumun benim çocukluğumda yaşadığım dışlanma duygusunu yaşamadığını umuyor ve öyle olduğunu görüyorum. Çünkü çocuklar bazen empati yoksunu olabiliyor ve farkında olmadan çok acımasızca davranabiliyorlar. Fakat oğluma baktığımda, özgüveni son derece yüksek bir çocuk olduğunu görüyorum. İşitme engelli olduğunu tamamen kabul etmiş durumda. Başının arkasına taktığı implant cihazının ne işe yaradığını çok iyi biliyor ve arkadaşları sorduğu zaman onlara son derece rahat bir şekilde cevap verebiliyor. Kendi çocukluğuma baktığımda, oğlumun bugünkü bilincine ve gelişim seviyesine o yaşlarda sahip olmadığımı açıkça görebiliyorum." "Hep birlikte çok başarılı bir aile olduk" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan 2025 Aile Yılı kapsamında işitme engelli aile ödülünü aldıklarını söyleyen Gizem Uyanık, "Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ödüllendirileceğimiz haberi ilk geldiğinde açıkçası emin olamadım. Evet, hep birlikte çok başarılı bir aile olduk ama yine de içimizden ‘Acaba bunu gerçekten hak ediyor muyuz, yoksa bir yanlışlık mı var’ diye düşünmeden edemedik ve çok duygulandık. Ankara’ya gidip o ödülü ellerimizle alana kadar da tam anlamıyla inanamamıştım. Ancak ödülü aldıktan sonra eşime dönüp, ‘Evet, biz gerçekten topluma büyük bir katkı sağladık ve bu konuda çok önemli bir farkındalık oluşturduk’ dedim. Bunu başardığımızı net bir şekilde fark ettim. Çok teşekkür ederim" dedi.
Bakan Uraloğlu, Eskişehir’de Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu Bağlantısı Temel Atma Töreni’ne katıldı
30 Mayıs 2025 Cuma - 16:47 Bakan Uraloğlu, Eskişehir’de Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu Bağlantısı Temel Atma Töreni’ne katıldı Eskişehir’de Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu Bağlantısı Temel Atma Töreni’nde konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, "Temelini attığımız Eskişehir OSB-Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu İltisak Hattı da şehrimizin sanayi ve lojistik altyapısına çağ atlatacak stratejik bir projedir. Sadece bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda bir kalkınma hamlesidir" dedi. Eskişehir’de bulunan Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ Araç Teslim Töreni’nin ardından Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) düzenlenen Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu Bağlantısı Temel Atma Töreni’ne katıldı. "Ülkemiz dünyada 8’inci Avrupa’da 6’ncı yüksek hızlı tren ligine yükselen ülke olmuştur" Açılışta konuşan Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü Veysi Kurt, "2009 yılında hizmete aldığımız Ankara-Eskişehir Yüksek Hızlı Tren Hattıyla ülkemiz dünyada 8’inci, Avrupa’da 6’ncı yüksek hızlı tren ligine yükselen ülke olmuştur. Eskişehir’imiz de bu projenin tam ortasında yer almaktaydı. Akabinde, saydığım projeler hayata geçirilerek Eskişehir’imiz demiryolu ulaşımı, ulaşım altyapısı ve ulaşım teknolojileri alanında her platformda konuşulan bir il haline gelmişti. Bugün de bu değeri biraz daha arttıracak, ulaşım ve lojistik kapasitelerini daha da güçlendirecek Eskişehir sanayicimizin kapıdan kapıya taşıma yapma imkanına fırsat tanıyacak 7,5 kilometre uzunluğunda ve diğer istasyon yollarıyla birlikte yaklaşık 15 kilometreden oluşan bir yeni bağlantı hattının temelini atmak için bir arada bulunmuş oluyoruz" ifadelerini kullandı. "Eskişehir demiryolu tarihinin yazıldığı şehirlerden biri" Vali Hüseyin Aksoy, "Eskişehir demiryolu tarihinin yazıldığı şehirlerden biri. Eskişehirliler hızlı tren konforundan ülkemizde ilk yararlanan şehir. Demiryollarının Eskişehir ekonomisi ve sosyal yaşamının yanında, tarihi ve stratejik önemine Eskişehir neler yaptıklarına biraz bugün sabahleyin yapılan törende hep birlikte tanıklık ettik. Şimdi ise temel atma töreniyle sanayicimize, demiryolu konforunu yaşatacak bir aşamaya tanık olacağız. Eskişehir, dış ticaret fazlası veren nadir şehirler arasında yer almaktadır. Yüksek teknoloji ihracatında Türkiye’nin gideri konumunda bulunan Eskişehir, toplam ihracatının yüzde 30’unu orta ve yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerinden sağlamaktadır. Ülkemizin ilk 500 sanayi kuruluşunun 21’i Eskişehir’dedir" şeklinde konuştu. "Son 23 yılda demiryollarımıza yaklaşık 63 milyar dolar yatırım yaptık" Programda açıklamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, şunları söyledi: "Bugün sabah TÜRASAŞ tesislerinde üretilen yerli ve milli elektrikli lokomotif ve tren setlerinden yük ve yangın söndürme vagonlarına uzanan araçlarımızı TCDD Taşımacılık’a teslim ederken, şimdi de Eskişehir OSB-Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu Bağlantısı temel atma törenini gerçekleştirerek Eskişehir’in geleceğine atılan sağlam bir adımı daha hayata geçirmenin gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu hareketle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, 2002 yılından bu yana demiryollarımızı bir devlet politikası olarak ele aldık ve ülkemizin dört bir yanını modern, hızlı ve güvenli demiryolu ağlarıyla donattık. Son 23 yılda demiryollarımıza yaklaşık 63 milyar dolar yatırım yaptık. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu uzunluğumuza; 2023 yılı itibariyle, 2 bin 250 kilometresi YHT ve hızlı tren hattı olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre ekledik. Demiryolu ağı uzunluğumuzu 13 bin 919 kilometreye yükselttik. İlk olarak 2009 yılında Ankara-Eskişehir yüksek hızlı tren hattını hizmete alarak ülkemizi yarım asırlık hayalimiz olan Yüksek Hızlı Tren işletmeciliğiyle tanıştırdık. Ankara-Eskişehir YHT sonrasında Ankara-Konya, Ankara-İstanbul, Konya-Karaman ve Ankara-Sivas hatları takip etti. Hızlı tren hatları ile ülke genelinde, açıldığı günden itibaren yaklaşık 99 milyon yolcuya hizmet verdik. Ayrıca, tüm hatlarımızın 8 bin 046 kilometre ile yaklaşık yüzde 60’nı sinyalli, 7 bin 274 kilometre ile yarısından fazlasını elektrikli hale getirdik." "Şehrimizin sanayi ve lojistik altyapısına çağ atlatacak stratejik bir proje" Asya ve Avrupa arasında köprü görevi gören Türkiye’nin coğrafi konumunun sağladığı fırsatların ekonomik ve ticari avantajlara dönüşebilmesi için demiryollarında yeni bir atılım başlattıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Projelerimizle sadece doğu-batı hattında değil, kuzey-güney kıyılarımız arasında da demiryolu ulaşımını ekonomiye katkı sağlar hâle getirmeyi planladık. Demiryolu hatlarımızın limanlara, organize sanayi bölgelerine, lojistik merkezlere bağlantısını sağlayarak demiryollarımızı kombine taşımacılığa uygun yeni bir anlayışla ele aldık. İltisak hatlarımız da titizlikle ele aldığımız işlerin başında geliyor. Lojistik sektöründe demiryolu kullanımını arttırmak için 439 kilometre olan mevcut iltisak hatlarımızın uzunluğunu 2028 yılına kadar 608 kilometreye çıkaracağız. Bu çerçevede, temelini attığımız Eskişehir OSB-Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu İltisak Hattı da şehrimizin sanayi ve lojistik altyapısına çağ atlatacak stratejik bir projedir. Sadece bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda bir kalkınma hamlesidir" dedi. "Eskişehir, bölgesel bir lojistik üssü haline gelecek" Projeyle ilgili detayları aktaran Bakan Uraloğlu, "Süratle çalışarak bu yılın sonunda tamamlamayı planladığımız 7,5 kilometre uzunluğundaki bu hat, Hasanbey Lojistik Merkezi ile Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ni birleştirecek. Projemiz çerçevesinde; 1 köprü, 5 menfez ve 1 alt/üst geçit inşa edeceğiz. Bu hat, Eskişehir OSB’de üretilen yüksek tonajlı ürünlerin demiryoluyla limanlara ve diğer lojistik merkezlere ulaşmasını sağlayarak hem maliyetleri düşürecek hem de karayolu trafiğini rahatlatacak. Hasanbey Lojistik Merkezi’nin etkin kullanımı güçlenecek ve Eskişehir, bölgesel bir lojistik üssü haline gelecek. Lojistik maliyetlerin düşmesiyle, Eskişehir’in sanayi tesislerinin rekabet gücü artacak. Karayolu trafiğinin rahatlamasıyla da karbon emisyonlarını azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunacağız" diye konuştu. Bakan Uraloğlu’na Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Eskişehir milletvekilleri Nebi Hatipoğlu, Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve diğer protokol üyeleri eşlik etti.Konuşmaların ardından dualar eşliğinde açılış seremonisi gerçekleştirildi. Bakan Uraloğlu ve protokol mensuplarının düğmeye basması ile iş makineleri demiryolu bağlantısının ilk temelini attı. Bakan Uraloğlu’nun programı Valilik ziyareti ve İl Koordinasyon Toplantısı ile devam edecek.
Milletvekili Hatipoğlu’ndan Eskişehirli CHP’li belediye başkanlarına eleştiri
30 Mayıs 2025 Cuma - 16:33 Milletvekili Hatipoğlu’ndan Eskişehirli CHP’li belediye başkanlarına eleştiri Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (OSB)-Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu Bağlantısı Temel Atma Töreni’nde konuşan Adalet ve Kalkınma Partisi Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, açılış töreninde bulunmayan Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına yönelik eleştirilerde bulunarak, "Bugün bu kadar hayırlı bir yatırımda hiçbir belediye başkanının burada olmaması da manidardır" şeklinde konuştu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun bir dizi programda bulunmak üzere geldiği Eskişehir’de, Organize Sanayi Bölgesi (OSB) - Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu Bağlantısı Temel Atma Töreni gerçekleştirildi. Açılış töreninde konuşma yapan AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, yapılan bu yatırımın ve projenin özellikle Eskişehir sanayisi için büyük bir önem taşıdığını vurguladı. Hatipoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) belediyeleri tarafından yöneltilen "Tren yolu Eskişehir’deyken neden Eskişehir’in içinden geçmedi?" sorusu üzerine eleştirilerde bulunarak, çalışmaların Eskişehir’deki diğer belediyeler tarafından önemli bulunmamasını ve törene katılım sağlanmamasını, iktidara yapılan bir haksızlık olarak kabul ettiğini vurguladı. "Bugün bu kadar hayırlı bir yatırımda hiçbir belediye başkanının burada olmaması da manidardır" AK Parti Eskişehir Milletvekili Hatipoğlu, tasarruf tedbirlerinin dışında tutularak Eskişehir’de 8 milyar TL ile yapılan OSB - Hasanbey Lojistik Merkezi demiryolu bağlantısının önemine dikkat çekerek; projenin özellikle Eskişehir sanayisine maliyet anlamında çok büyük bir güç katacağını ve Türkiye’nin diğer ülkelerle rekabetini arttıracağını öngördüğünü dile getirdi. Hatipoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye’de yapılan bütün yüksek hızlı trenler Eskişehir’den geçmek zorunda değil. Bunun bir fizibilitesi var, bir hesabı kitabı var. Eğer Eskişehir’den geçmesi uygun değilse tabii ki Eskişehir’den geçmeyecek. Bunu tutup da önümüze sunmanın bir anlamı yok, ki mantıklı da değil bu. Bakanlığımız gerekli çalışmalarını zaten yapıyor. Örneğin İzmir’e gidecek vatandaşlarımız da buradan yüksek hızlı trene binecek, bir istasyonda inecek ve ondan sonra yeniden binecekler. Bu iktidarı bu kadar boş şeylerle eleştirmek haksızlık oluyor. Eskişehir’e bu kadar yatırım yapmış bir devletin demir yollarına karşı da haksızlık oluyor. Bu yatırım Eskişehir için çok önemli ve bu dönemde bu kadar zorluklar içinde bu yatırımın yapılması, hükümetimizin Eskişehir’e ve sanayiciye verdiği göstermektedir. Tabii ki Eskişehir’deki en büyük sorun, hükümetin Eskişehir’de yapacağı yatırımları engelleyen belediyelerle karşı karşıya olmamızdır ve bugün bu kadar hayırlı bir yatırımda hiçbir belediye başkanının burada olmaması da manidardır. Bu da üzücüdür. İnşallah biz bunları yenmek için buradayız. Beraber çalışalım Eskişehir’i iyi yerlere götürelim. İnşallah bu yaptığımız yatırım değerini bulacak ve Eskişehir sanayisinin ihracatını da katlayarak arttıracaktır."
Ölü bulunan Prof. Dr. Karasu’nun davasında karar çıktı
30 Mayıs 2025 Cuma - 15:58 Ölü bulunan Prof. Dr. Karasu’nun davasında karar çıktı Eskişehir’de önceki yıl cansız bedeni bulunan Prof. Dr. Bekir Karasu’nun ölümüyle ilgili görülen 2’si tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı. Yargılanan İran uyruklu 2 şüpheliye ağırlaştırılmış müebbet ve 13’er yıl hapis cezası verildi. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada İran uyruklu tutuklu sanıklar Hojjat S. (35) ve Majid S. (38) ile taraf avukatları hazır bulundu. Yaptığı savunmada tutuklu sanık Majid S., Karasu ile 5 yıl, diğer sanık Hojjat S. ile de 6 yıl önce tanıştıklarını söyleyerek, "Aramada otururken Hojjat, bagaj kısmında toplu para gördüğünü söyledi ve plan kurup bana söyledi. Paraya ihtiyacım olduğu için uyum sağladım. O gün gidip eldiven aldık. Hoca gelip bizi aldı. Bilecik’in Bozüyük ilçesinde bir restorana gittik ve Eskişehir’e döndük. Tenha bir yerde aracın arkasında konuştular. Hojjat, bıçağı çıkarıp hocanın hem ağzını hem de burnunu kapatarak bıçağı boğazına dayadı. Hoca karşılık vermedi. Bagajda para yoktu. Daha sonra kolları ile boğmaya başladı ve daha sonra da suyun kenarına taşıdık. Hojjat, hocayı suya attı. Daha sonra kaçtık. Benim cinayetle bir ilgim yok. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Hakkındaki suçlamaları reddeden diğer tutuklu sanık Hojjat S. de "Geçen yıl haziran ayında Eskişehir’e geldim, burada Majid ile tanıştım. Majid, beni Bekir Karasu ile tanıştırdı. Karasu’nun arabasıyla Kızılinler mevkisine gittik. Ben bagajda para görmedim. Majid, yolun kenarında bir yerde arabayı durdurdu. Majid, bana ’Sen arabada otur, bizim konuşacaklarımız var’ dedi. Hoca ile Majid arabadan ayrıldılar. Ben arabada kaldım. 20 dakika sonra Majid yalnız geldi. Ben telefonumla uğraşıyordum. Ben ses de duymadım. ’Hoca nerede’ diye sordum. Hocaya uyku ilacı verdiğini söyledi. Arabayı temizledi. Cebinden bir de bıçak çıktı. Sap kısmının en ucundan tutup onu da suya attı. Bunları neden yaptığını sorduğumda, ’Sen karışma, bana soru sorma’ dedi. Terminale yakın bir yere taksiyle gittik. Sonra sanıklar G. ile H. geldi. Adana’ya gittik. Hocanın öldüğünü polis merkezinde öğrendim. Benim bir suçum yok" dedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Majid S. ile Hojjat S’ye "nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve "nitelikli yağma"dan 13’er yıl hapis cezası verdi. Tutuksuz sanıklar F.T., G.İ.E. ve H.Y.’nin beraatine hükmedildi.
İyi pişirilmeyen etler ciddi mide ve bağırsak sorunlarına yol açabilir
30 Mayıs 2025 Cuma - 15:20 İyi pişirilmeyen etler ciddi mide ve bağırsak sorunlarına yol açabilir İyi pişirilmeyen etlerin ciddi mide ve bağırsak sorunlarına yol açacağına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden "Etin sebzelerle birlikte pişirilmesi, ızgara sebzeler veya salatalar ile birlikte tüketilmesi besin çeşitliliğini arttırır ve sindirimi kolaylaştırır" dedi. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, Kurban Bayramı yaklaşırken kırmızı etin sağlıklı şekilde tüketilmesi, bayramda mide ve bağırsak sorunlarının önüne geçilmesi için gereken kuralları hatırlattı. Öncelikle etin veteriner kontrolünden geçmiş kurbanlıklardan temin edilmesi, uygun pişirme yöntemleriyle hazırlanması ve yeterli porsiyonlarda tüketilmesinin altını çizen Diyetisyen Erden, etin sindirimini kolaylaştırmak için limonlu yeşilliklerle birlikte servis edilmesinin de sağlıklı bir yaklaşım olduğunu söyledi. "Kurban eti serttir, birkaç gün dinlendirilmeli" Kurban etini pişirirken vitamin ve mineral değerlerini koruyacak yöntemlerin uygulanması gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Erden "Vitamin ve besin değeri açısından etin, haşlama ve ızgara yöntemleriyle pişirmek daha sağlıklı olacaktır. Kızartmadan uzak durulmalıdır. Etin tek başına değil de sebzelerle birlikte pişirilmesi, ızgara sebzeler veya salatalar ile birlikte tüketilmesi besin çeşitliliğinin sağlanması ve etin kolay sindirilebilmesi açısından sağlıklı bir yaklaşımdır. Yeni kesilmiş kurban etinin sert olduğunu için özellikle mide- bağırsak problemi olan kişilerin bu eti birkaç gün buzdolabında beklettikten sonra tüketmesi gerekiyor" dedi. "Çocuklar bağırsak kurdu riskiyle karşı karşıya kalabilir" Gebelik sürecinde konjenital toksoplazmanın ciddi riskler barındırdığına dikkat çeken Diyetisyen Erden, "İyi pişmemiş ya da çiğ et tüketimi, toksoplazma gondii parazitinin insana geçmesine anne karnındaki bebekte kalıcı sağlık sorunlarına yol açabilir" uyarısında bulundu. Toksoplazmanın bebekte beyin, göz ve hayati organlarda hasara neden olabileceğini ifade ederek, gebelerin yediği etlerin çok iyi pişirilmiş olması gerektiğinin altını çizdi. Bayramda en çok dikkat edilmesi gereken durumlardan birinin de kıl kurdu enfeksiyonu olduğuna değinen Diyetisyen Erden "İyi pişmemiş etten geçen ve özellikle çocukları etkileyen bağırsak kurtları ciddi mide-bağırsak sorunlarına neden olabilir. Kıl kurdu, ağız veya dışkı yoluyla bulaşıp bağırsaklara yerleşerek ishal, karın ağrısı, iştahsızlık, gece salya akması gibi belirtilerle ortaya çıkar. Bu nedenle haşlama, fırınlama ve ızgara gibi sağlıklı pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerekiyor. Etler uygun sürelerde ve içi tamamen pişecek şekilde hazırlanması kritik bir husustur" ifadelerini kullandı. "Bekletilen ette bakteri ürer" Kurban eti eve ulaştırılana kadar dışarıda uzun süre bekletilirse bakterilerin kolayca üreyebileceğini belirten Diyetisyen Erden, "Etin hijyenik saklanması zehirlenmeleri önlemek açısından kritik öneme sahiptir. Bu nedenle etin kesim yerinden eve en kısa sürede ulaştırılması ve buzdolabında 4-5 saat dinlendirildikten sonra dondurulması gerekir. Etin kuru ve temiz bir şekilde parçalanarak saklanması bakteri üremesini önler. Steril kağıt havluyla nemin alınmasının ardından tarih yazılarak dondurulması en sağlıklı yöntemlerden biridir" diye konuştu. "Parça etler 6 ila 12 ay saklanabilir" Etin büyüklüğü ve işlem görüp görmediğine göre saklama süresinin değiştiğini aktaran Diyetisyen Erden, "Parça etler derin dondurucuda 6 ila 12 ay, sakatatlar 2 ila 3 ay, kıyma 3 ila 4 ay süreyle saklanabilir. Tavuk ve hindi eti ise 3 ayı geçmemelidir. İşlem görmüş ürünler olan sucuk ve sosis 1 ila 2 ay, pişmiş etler ise 2 ila 3 ay saklanmalıdır. Ayrıca dondurucudan çıkarılan bir etin yeniden dondurulmaması gerekiyor" şeklinde konuştu. "Sık ama az yiyin, porsiyonlarınızı kontrol edin" Kurban Bayramı süresince sağlıklı bir sindirim sistemi için dikkat edilmesi gerekenleri sıralayan Diyetisyen Erden, "Güne hafif bir kahvaltıyla başlayın, sık ama az yiyin ve 2-3 saatten fazla aç kalmamaya özen gösterin; bu, metabolizma sağlığınız açısından faydalı olacaktır. Sıcak hava ve yoğun protein tüketimi vücutta sıvı kaybına yol açabilir, bu yüzden günlük 2-3 litre su içmeye özen gösterin. Çay ve kahve gibi kafeinli içecekleri aşırı tüketmemeye dikkat edin. Yemeklerinizi yavaş yiyin ve iyice çiğneyin, bu mideyi yormaz. Etlerin yanında limonlu salatalar tüketin, çünkü bu, etteki demirin emilimini artırır. Hamur işi tatlılar, aşırı şeker ve yağ içeren yiyeceklerden kaçının; bunun yerine sebze ve meyve tüketiminizi artırın. Bayram süresince fazla et, tatlı ve çikolata tüketimi mide yanması, hazımsızlık ve gaz gibi sorunlara yol açabilir, bu yüzden porsiyon kontrolüne dikkat edin. Kalp-damar, şeker ve tansiyon hastaları olarak yağsız ya da az yağlı etleri tercih edin ve porsiyonlarınıza özellikle özen gösterin" şeklinde aktardı. Fiziksel aktiviteyle bayram kilolarının önüne geçin Sağlıklı yaşamın en temel kurallarından birinin fiziksel aktivite olduğuna işaret eden Diyetisyen Erden, "Bayram boyunca yapılan hafif yürüyüşler hem sindirimi kolaylaştırır hem de beklenilen kilo artışının önüne geçer. Kurban Bayramı’nı sağlıklı, dengeli ve bilinçli beslenerek geçirmek, hem mide bağırsak sağlığını korur hem de uzun vadede kronik hastalıklara karşı koruyucu etki oluşturur" diye belirtti.
Odunpazarı Belediyesi’nden 71 Evler’e Kamusal Meydan Projesi
30 Mayıs 2025 Cuma - 14:55 Odunpazarı Belediyesi’nden 71 Evler’e Kamusal Meydan Projesi Odunpazarı Belediyesi, katılımcı belediyecilik anlayışını güçlendiren yeni bir adım daha attı. Katılımcılık, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda geliştirilen proje, mahalle halkının sosyal, kültürel ve fiziksel ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlandı. Projede, farklı yaş gruplarını bir araya getiren, mahalle halkının sosyal, kültürel ve fiziksel ihtiyaçlarına yanıt veren çok işlevli bir kamusal alan öneriyor. Yaşar Kemal Tramvay Durağı karşısında yapılması planlana alan; çocuk oyun alanları, oturma ve toplanma bölgeleriyle mahalle sakinlerine aktif kamusal yaşam sunmayı amaçlıyor. Arazinin doğal eğimi kullanılarak oluşturulan kademeli teraslar, kullanıcılar için hem işlevsel hem estetik bir deneyim oluşturuyor. Üst kotta ise yeşil çatıyla bütünleşik bir büfe ve manzara noktası yer alıyor. ""Bu proje, gençlerin emeği ve yeteneğiyle gelişmiş bir katılımcı üretim örneği" Atölye Odunpazarı, gönüllü mimarlık öğrencileri ve mimarlardan oluşan genç bir ekip tarafından, Odunpazarı Belediyesi’nin vizyoner yaklaşımlarıyla desteklenerek çalışmalarını sürdürüyor. 71 Evler Kamusal Meydan Projesi de bu anlayışın somut bir ürünü olarak öne çıkıyor. Projeyi Belediye Başkanı Kazım Kurt’a sunan ATOP gönüllüleri, görüşmede ilgili başkan yardımcısı ve birim müdürünün de katılımıyla detaylı bilgi verdi. Projeyi memnuniyetle karşıladığını belirten Başkan Kurt, "Bu proje, gençlerin emeği ve yeteneğiyle gelişmiş bir katılımcı üretim örneği. Odunpazarı’nda birlikte üretmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Tepebaşı’nın projesine destekler artıyor
30 Mayıs 2025 Cuma - 14:55 Tepebaşı’nın projesine destekler artıyor Tepebaşı Belediyesi tarafından hayata geçirilen "Kadınlar Üretiyor, Çocuklar Gülümsüyor" sloganıyla gerçekleşen Atık Tekstillerden Sosyal Faydaya projesine Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) da emekleriyle ortak oldu. Tepebaşı Belediyesi tarafından hayata geçirilen ve İklim Sözcülerinin fikriyle ortaya çıkan Atık Tekstillerden Sosyal Faydaya projesi, "Kadınlar Üretiyor, Çocuklar Gülümsüyor" sloganıyla başvuruda bulunan kadınların atölye çalışmaları Tepebaşı Belediyesi bünyesindeki belde evlerinde devam ediyor. Kadınlar aldıkları eğitim doğrultusunda atık tekstilleri kalem kutusu, çanta ve oyuncak gibi ürünlere dönüştürüyor. Üreten kadınlara bir destek de Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’ndan (TEGV) geldi. Vakıf binasında gerçekleşen atölyede, vakıf gönüllüleri, veliler ve proje kapsamındaki üreten kadınlar hep birlikte ihtiyaç sahibi çocuklar için ürünler dikti. Ürünlerin içine ise oluşturulan dijital ürün pasaportuna isimleri ve çevreci mesajlar da yerleştirildi. Çocuklara hediye edilecek Atölye sonunda kadınların ürettikleri el emeği ürünler kamuoyuyla paylaşılacak ve emeği geçen kadınlar onur konuğu olarak sergide yer alacak. Aynı zamanda atık tekstillerini paylaşan sektör temsilcileriyle projenin tanıtımı yapılacak. Tanıtımın ardından ise ürünler ihtiyaç sahibi çocuklara hediye edilecek. Bu sayede çocuklar hem sürdürülebilir üretim süreçlerinden yararlanacak hem de ihtiyacı olan malzemelere ücretsiz erişim sağlayacak.
Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ Araç Teslim Töreni’ne katıldı
30 Mayıs 2025 Cuma - 13:27 Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ Araç Teslim Töreni’ne katıldı Eskişehir’de TÜRASAŞ Araç Teslim Töreni’nde konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, "Eskişehir’deki tesislerimizde üretilen E5000 milli elektrikli lokomotifimiz, araç sürüş ve kontrol sistemlerinin yüzde 100 yerli ve milli olarak tasarımı ve üretimiyle bir ana hat lokomotifi için ilk kez yapılmıştır" dedi. Bakan Uraloğlu, bir dizi programa katılmak üzere Yüksek Hızlı Tren ile Eskişehir’e geldi. Bakan Uraloğlu, ilk olarak Hasanbey Lojistik Merkezi’nde gerçekleştirilen TÜRASAŞ Araç Teslim Töreni’ne katılım sağladı. Programda, TÜRASAŞ Genel Müdürü Selim Koçbay, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu açıklamalarda bulundu. Konuşmaların ardından demiryolu çalışanları tarafından Bakan Uraloğlu’na anahtar ve Avrupa Birliği Demiryollarında Karşılıklı İşletilebilirlik (TSI) sertifikası teslim edildi. Toplu fotoğraf çekimi sonrasında Bakan Uraloğlu’nun onayı ve konfetilerin patlatılmasıyla milli lokomotif merkezden hareket etti. "Ülkemizin demiryolu sanayisi için gurur verici bir günü yaşıyoruz" Milli lokomotifle ilgili detayları aktaran TÜRASAŞ Genel Müdürü Selim Koçbay, "Bugün Eskişehir Hasanbey Lojistik Merkezi’nde ülkemizin demiryolu sanayisi için gurur verici bir günü yaşıyoruz. TÜRASAŞ ailesinin alın teri ve vizyonuyla hayata geçirdiğimiz 5 adet E5000 milli elektrikli lokomotif, 2 adet milli elektrikli tren seti, 1 adet yangın söndürme ve kurtarma vagonu, 55 adet tenteli yük vagonu, 2 adet akülü manevra aracımızın teslim törenini gerçekleştirmek için bir aradayız. Ülkemizin raylı sistem araçları, yerli ve milli üretimi ile kritik bileşenleri, yerlilik oranını arttırıyor. AR-GE tasarım ve üretim kabiliyetlerimizi geliştiriyoruz. Raylı sistem araç ve alt bileşenlerin imalatı ile bakım, onarım, yerli sanayimizde gerçekleştiriyoruz. Bugün teslim edeceğimiz araçlar TÜRASAŞ ailesinin geldiği noktayı ve geleceğe yönelik hedeflerini somut bir şekilde ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. "İlk yerli ve milli elektrikli ana hat lokomotifi Eskişehir’de hayat bulmuştur" AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, "Bugün burada Türkiye Yüzyılı’nın güçlü adımlarından birine, milli sanayimizin stratejik bir başarısına hep birlikte şahitlik ediyoruz. Eskişehir, Türkiye sanayisinin bir hafızasıdır. 1894 yılında kurulan Eskişehir Cer Atölyesi, Türkiye’nin ilk yerli buharlı lokomotifi ’Karakurt’un 1961’de üretildiği Eskişehir Demiryolu Fabrikası’nın temeli olmuştur. Türkiye’nin ilk yerli otomobili ’Devrim’ şehrimizdeki bu atölyelerde üretilmiştir. İlk yerli ve milli elektrikli ana hat lokomotifi olan Eskişehir 5000, bu topraklarda hayat bulmuştur. Türkiye’de yüksek hızlı trenin ilk ulaştığı şehir yine burası, Eskişehir olmuştur ve bugün bir kez daha bu öncülüğünü sürdürmektedir. Bu başarılar Eskişehir’in sanayi ve teknoloji alanındaki sürekliliğini ve Türkiye’nin mühendislik gücüne olan inancını da göstermektedir" şeklinde konuştu. "Türkiye yüzyılımızın ilk lokomotifini üretmek Eskişehir’e nasip olmuştur" Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ise, şunları söyledi: "Şehirler ulaşım ve ticaret yolları üzerinde şekillenmişler ve tarih sahnesinde yer almışlardır. Bazı şehirler ise konumlarını kazanca dönüştürmüş ve tarih yazmışlardır. Eskişehir demiryolu ulaşımı ile büyümüş, gelişmiş, demiryolu enstitüsü ile tarih yazmış bir şehirdir. 131 yıl önce demiryoluyla tanışan şehir, cer atölyesi ile demir yollarının üretim üssü olmuştur. İlk Türk malı mekanik kantar, ilk buharlı lokomotif ’Karakurt’, ilk otomobil ’Devrim,’ üretimiyle ülkemizin gözde bir kurumu olmuştur. Demiryolu ve buna bağlı sanayiyle gelişen Eskişehir, cumhuriyetimizin 2’nci yüzyılında da başarı geleneğini sürdürmekte ve ilklere imza atmaktadır. Geçen yüzyılımızın ilk lokomotifini de Türkiye yüzyılımızın ilk lokomotifini de üretmek Eskişehir’e nasip olmuştur. Eskişehir 5000 elektrikli ana hat lokomotifi raylı sistemlerde yeni başarılar için referans, ilham ve gurur kaynağıdır." "Demiryolu ağımızı 2028’e kadar 17 bin 500 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz" Törende açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, "TÜRASAŞ’ın Eskişehir, Sakarya ve Sivas’taki üretim tesislerinde tamamen yerli mühendislik ve iş gücüyle üretilen araçlarımız, Türkiye’nin demiryolu sanayisindeki liderliğini bir kez daha perçinliyor.Demiryolu, güvenli, düşük maliyetli ve hızlı oluşuyla ulaşımın vazgeçilmez bir parçasıdır. Ülkemizin ekonomik ve sosyal hayatının ötesinde, tarihi ve stratejik bir öneme sahiptir.Asya ile Avrupa arasında, Çin’den Londra’ya kadar ulaşan demir ipek yolunun orta koridorunda yer alan ülkemizin, uluslararası yük ve yolcu taşımacılığında stratejik önemi büyüktür. Bu gerçekten hareketle sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde Demiryollarını 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle devlet politikası olarak ele aldık ve öncelikli sektör olarak belirledik. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı.Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik.Şu anda; Halkalı - Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep ve Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hatları gibi çok önemli demiryolu projelerinin yapımlarına da devam ediyoruz. Demiryolu ağımızı 2028’e kadar 17 bin 500 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz" sözlerine yer verdi. "Üretilecek 95 lokomotifin ilk 5’ini bugün teslim ederek yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz" Bakan Uraloğlu, konuşmasının devamında, "Eskişehir’deki tesislerimizde üretilen E5000 milli elektrikli lokomotifimiz;dünyada sadece gelişmiş ülkelerin sahip olduğu bileşenlerden olan cer konvertörü, cer kontrol ünitesi, merkezi kontrol ünitesi, cer trafosu gibi araç sürüş ve kontrol sistemlerinin yüzde 100 yerli ve milli olarak tasarımı ve üretimiyle bir ana hat lokomotifi için ilk kez yapılmıştır. TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin ihtiyaçlarına uygun olarak; 5 megavat gücünde, saatte 140 kilometre hıza sahip, Avrupa Birliği Demiryollarında Karşılıklı İşletilebilirlik (TSI) sertifikalı, yük ve yolcu taşımacılığına uygun yeni nesil bir teknolojinin ürünüdür.Cer motorlarının her biri bin 280 kw gücünde olup bugüne kadar ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü cer motoru özelliğini taşımaktadır. Yine aynı şekilde lokomotifte 2 adet bulunan cer konvertörlerinin her biri 2.5 mw gücünde olup, bir raylı sistem aracı için ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü yüksek gerilim cer konvertörüdür. TSI sertifikasına sahip olmasıyla aynı zamanda yurtdışı pazarı için yenilikçi bir ihraç ürünü olarak teknolojimizin gücünü küresel arenada gururla temsil edecek. TCDD Taşımacılık için üretilecek 95 lokomotifin ilk 5’ini bugün teslim ederek yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Bu yıl 15 adet lokomotifi daha teslim ederek 2025 yılında 20 lokomotifi hizmete almış olacağız. 2026 yılı içerisinde 30 Adet ve 2027 yılı içerisinde de 45 Adet lokomotifin üretimini gerçekleştirilerek 95 adet lokomotifi tamamlamış olacağız" diye anlattı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, AK Parti Eskişehir Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş ve diğer protokol mensupları eşlik etti. Bakan Uraloğlu’nun programı Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu Bağlantısı Temel Atma Töreni ile devam edecek.
Halk Sağlığı Bilgi Yarışması Finali’nde minikler hem yarıştı, hem de öğrendi
30 Mayıs 2025 Cuma - 12:02 Halk Sağlığı Bilgi Yarışması Finali’nde minikler hem yarıştı, hem de öğrendi Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve Halk Sağlığı Tayfaları Projesi’nde yer alan öğrencilerin katıldığı Halk Sağlığı Bilgi Yarışması’nda, Reşat Benli İlkokulu 1’incilik elde etti. Yarışma Reşat Benli İlkokulu, Yıldırım Beyazıt İlkokulu ve Milli Zafer İlkokulu’ndan pek çok öğrenci ve öğretmenin katılımlarıyla, Eskişehir Teknik Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün çalışmalarıyla hayata geçirilen Halk Sağlığı Projesi’yle birlikte çocukların farkındalığının artırılarak, bilinçli ve sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanmasının amaçlanıyor. "Öğrencilere eğitimler verilmiş ve sağlık bilinçleri daha da pekiştirilmiştir" Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, konuşmasında, sağlık bilinciyle yetişen toplumların önemine dikkat çekti. Aydın, "Sağlık sadece bireyin değil toplumun da en büyük hazinesidir. Çocuklarımıza sağlıklı yaşam alışkanlıklarını küçük yaşlardan itibaren kazandırmayı amaçlıyoruz. İlimizde 10 ilkokuldan seçilen 4. sınıf öğrencilerine de bu kapsamda eğitimler verilmiş ve sağlık bilinçleri daha da pekiştirilmiştir. Halk Sağlığı Bilgi Yarışması’nda finale yükselen okullarımızı ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Bu yarışmanın asıl kazananı sağlıkla büyüyen bilinçli bir toplum olacaktır" şeklinde konuştu. "Türkiye Yüzyılı faaliyetleri kapsamında öğrencilerimize farkındalığı artırmayı gaye edindik" Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Eskişehir’de sağlık bilinci ve farkındalığı anlamında pek çok okulda gerçekleştirilen faaliyetlerden bahsederek, "Okullarımız, toplumun diğer kesimleriyle ilişki içerisinde yer alması açısından çok kıymetli ortamlardır. Bizler de 2024 yılında Eskişehir Valiliğimiz himayelerinde; Osmangazi, Anadolu ve Eskişehir Teknik Üniversitelerinin katılımlarıyla sağlığın korunması ve geliştirilmesi için Halk Sağlığı Tayfaları Projesi’ni hayata geçirdik. Sağlıkta Türkiye Yüzyılı faaliyetleri kapsamında bizler de öğrencilerimize farkındalığı artırmayı gaye edindik. Bu projeler sonrası öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz, bizim dışarıdaki sağlık elçilerimiz haline gelecekler. Bu faaliyetlerin çıktılarını sahada da görmeyi umuyoruz. İl Milli Eğitim Müdürümüze, tüm okullarımızın öğretmenlerine ve bu faaliyetlerin gizli kahramanları Halk Sağlığı Başkanlığı çalışanlarına teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Bildirici, projeye sunduğu katkı ve desteklerden dolayı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol’a teşekkürlerini iletti. "Halk Sağlığı Tayfası çocuklarımız aynı zamanda birer sağlık elçisidir" Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol da, halk sağlığı bilinci kazanmış nesillerin önemine vurgu yaptığı konuşmasında, "Bu önemli projeleri hayata geçiren herkese teşekkürlerimi iletiyorum. Ama esas teşekkürü Halk Sağlığı Tayfası projesinde yer aldıkları için tüm öğrenci kardeşlerime etmek istiyorum. Bizler halk sağlığının farkında olan nesiller yetiştirmek istiyoruz. Bugün her birinizin gözünde koruyucu sağlık hizmetlerinin ne demek olduğunu anlamış insanlar görüyorum; bu bizler için çok kıymetli bir şey. Yarışmaya katılan tüm öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Halk Sağlığı Tayfası çocuklarımız aynı zamanda birer sağlık elçisidir" ifadelerini kullandı. Demirkol son olarak, projeye katılan çocuklara düzenli bakım ve hijyen, zararlı gıdalar yerine sağlıklı beslenme ve telefon bağımlılığından uzak durma gibi konularla ilgili tavsiyeler verdi. Halk Sağlığı Bilgi Yarışması’nda birincilik Reşat Benli İlkokulu’nun oldu Yarışmanın moderatörlüğünü gerçekleştiren Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Uzmanı Seval Çalışkan, "Burada bir yarışmayı değil, çocuklarımıza sağlık bilincini aşılamayı ve farkındalığı yüksek bir gelecek yetiştirmeyi amaçlıyoruz" dedi. Reşat Benli İlkokulu, Yıldırım Beyazıt İlkokulu ve Milli Zafer İlkokulu öğrencileri, yarışma öncesi konuşmalarını yaparak halk sağlığıyla ilgili mesaj ve sloganlarını paylaştı. Halk Sağlığı Bilgi Yarışması’nda Reşat Benli İlkokulu 1’inci olurken, 2’incilik Yıldırım Beyazıt İlkokulu’nun ve 3’üncülük de Milli Zafer İlkokulu’nun oldu. ESTÜ Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Halk Sağlığı Bilgi Yarışması’na Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol, Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, ilkokul öğrencileri ve öğretmenler katıldı.