Yerel Haberler
Eskişehir
Anadolu Üniversitesi, Müzeler Haftası’nda kültürel mirasın kapılarını aralıyor 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:39:18 Anadolu Üniversitesi bünyesindeki 4 müze, Müzeler Haftası kapsamında sanat, tarih ve kültür alanında sundukları etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlıyor. Müzeler Haftası, dünya genelinde kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanırken müzeler geçmiş ile bugün arasında köprü kuran önemli kültür kurumları olarak öne çıkıyor. Sanatın, tarihin ve bilimin somutlaştığı bu yapılar, toplumsal hafızanın canlı tutulmasına katkı sağlarken, özellikle genç kuşaklarda tarih bilincinin gelişmesinde de önemli bir rol üstleniyor. Anadolu Üniversitesi de bünyesinde yer alan Çağdaş Sanatlar Müzesi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Eğitim Karikatürleri Müzesi ve Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi ile bu kültürel misyona katkı sunmaya devam ediyor. Cumhuriyet Tarihi Müzesi kuruluş felsefesini ziyaretçilere aktarıyor Müzelerin geçmişle bugün arasında bağ kuran, bilimin, sanatın ve tarihin somutlaştığı mekânlar olduğunu vurgulayan Cumhuriyet Tarihi Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat müzelerin yalnızca sergi alanları değil aynı zamanda birer eğitim kurumu niteliği taşıdığını belirtti. Öğr. Gör. Dr. Aykanat, özellikle genç kuşaklarda tarih bilincinin oluşmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Müzelerin, sergilenen eserler aracılığıyla geçmişin zihinde somutlaşmasını sağladığını dile getiren Aykanat, bu yönüyle toplumsal hafızanın oluşumuna katkı sunduğuna dikkat çekerken, Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nin Türk tarihi ve Millî Mücadele’ye ışık tutan salonlarıyla Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini ziyaretçilere aktardığını ve müzenin Eskişehir’de yaşanan tarihi dönüşümü de görünür kıldığını dile getirdi. 1994 yılında açılan müzenin, üniversite müzeciliği açısından örnek teşkil eden yapılardan biri olduğunu vurgulayan Aykanat, Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nin yalnızca akademik çevrelerin değil, her yaştan ziyaretçinin ilgisini çeken önemli bir kültür merkezi olduğunu kaydetti. Çağdaş Sanatlar Müzesi, Türkiye’de ortaya konan sanatı yansıtmayı amaçlıyor Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin de 700’ü aşkın eserden oluşan daimî koleksiyonundan özel bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturduğunu ifade eden Çağdaş Sanatlar Müzesi Müdürü Prof. Dr. İsmail Özgür Soğancı, sergide Abidin Dino, Kayıhan Keskinok, Yusuf Ziya Aygen, Adnan Çoker ve Hüsamettin Koçan gibi Türk sanat tarihinde önemli yere sahip sanatçıların eserlerine yer verildiğini belirtti. Seçkinin özellikle son 40 yılda Türkiye’de ortaya konan sanatsal üretimi kapsamlı bir şekilde yansıtmayı amaçladığını vurgulayan Prof. Dr. Soğancı, farklı dönem ve sanat anlayışlarını bir araya getiren serginin hem içerik hem de biçim açısından geniş bir sanat perspektifi sunduğunu belirtti. Soğancı, kampüs ve çevre illerden tüm sanatseverleri müzenin tarihi binasında yer alan sergiyi ziyaret etmeye davet etti. Eğitim Karikatürleri Müzesi yaşayan müze anlayışıyla yenileniyor Müzenin 1900’lü yılların başında inşa edilen tarihi bir Odunpazarı evinde hizmet verdiğini ve 265 metrekarelik bir alanda faaliyet gösterdiğini belirten Eğitim Karikatürleri Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Tahir Kutluay Aksoy, Türkiye’de bir ilk olan Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin parçası olarak akademik temel üzerinde çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. Müze içerisinde Türk karikatür sanatına adanmış özel bölümlerin, Eskişehirli karikatürcülere ayrılan alanların, portre odasının ve süreli sergi salonlarının bulunduğunu aktaran Öğr. Gör. Aksoy ziyaretçilere yalnızca bir sergi alanı değil, aynı zamanda atölye çalışmaları ve zengin bir ihtisas kitaplığı da sunduklarını söyledi. Müzenin ’yaşayan müze’ anlayışıyla sürekli yenilenen sergilere ev sahipliği yaptığını belirten Aksoy, müzenin akademik araştırmalar için önemli bir kaynak merkezi olarak da işlev gördüğünü ifade etti. Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi kaligrafi ve tipografiyi kültür alanına dönüştürüyor Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölümü’nün yaklaşık 40 yıllık birikimiyle Türkiye’de sanat hayatına yön veren önemli kurumlardan biri olduğunu ifade eden Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz, bölümün bu köklü kültürel mirasıyla uluslararası sanat ortamına katkı sunduğunu belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz, 2009 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’nin dünyanın önde gelen organizasyonları arasında yer aldığını ve çok sayıda yerli ve yabancı sanatçıyı Eskişehir’de buluşturduğunu aktarırken, bu etkinliklerin kaligrafi ve tipografi alanında Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artırdığını vurguladı. 2023 yılında açılan Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi’nin bu birikimin kalıcı bir kültür alanına dönüştürülmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirten Uygungöz, müzenin koleksiyon sergileriyle birlikte akademisyen ve sanatçıların eserlerine de ev sahipliği yaptığını söyledi. Müzeler ziyaretçilerini ağırlıyor Anadolu Üniversitesi bünyesindeki müzeler, Müzeler Haftası kapsamında sanat, tarih ve kültür alanında sundukları etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi, Yunus Emre Kampüsü içerisinde; Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Eğitim Karikatürleri Müzesi ve Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi ise Odunpazarı bölgesinde yer alan konumlarıyla yıl boyunca ziyarete açık olarak kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.
Hacdan dönen dedesini ve ninesini ‘Icardi’nin hareketiyle karşıladı
17 Haziran 2025 Salı - 17:18 Hacdan dönen dedesini ve ninesini ‘Icardi’nin hareketiyle karşıladı ESKİŞEHİR (İHA) – Eskişehir’e kutsal topraklardan ilk hacı kafilesi uçakla döndü. Hasan Polatkan Havalimanı’nda dedesini ve anneannesini ‘Icardi’nin gol sevinci hareketi ile karşılayan down sendromlu Emre Tekin’in yaşadığı mutluluk, görenleri gülümsetti İbadetlerini tamamlayıp kutsal topraklardan dönen hacıları taşıyan uçak, bugün öğleden sonra Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanı’na indi. Hacdan dönen yakınlarını bekleyen aileler havalimanının çıkış kapısında yoğunluk oluşturdu. İşlemlerin tamamlanması ile birlikte kapıda görünen hacıları gören vatandaşların yoğun sevinci göze çarparken, bazı vatandaşlar gözyaşlarına hâkim olamadı. Dedesi ve anneannesini bekleyen down sendromlu 21 yaşındaki Emre Tekin‘in heyecanı da dikkatlerden kaçmadı. 2005 yılında annesi ve babasıyla birlikte hacca giden Tekin, kapıdan geçen bütün hacılara "Hoş geldiniz" demeyi de ihmal etmedi. Dedesi Osman ve anneannesi Seher Akkaymak’ı görünce mutluluktan zıplamaya başlayan ve "Dedem geldi" diyerek sevincini gösteren Emre’yi alandaki vatandaşlar coşkuyla alkışladı. Emre, sevincini Galatasaraylı futbolcu Mauro Icardi’nin gol sevinci hareketiyle gösterdi. "Emre de 2005 yılında gitti, gördü orayı" Emre Tekin’in 67 yaşındaki dedesi Osman Akkaymak, "Oralar çok süperdi. Anlatmakla olmuyor, gidip görmek gerekiyor. Rabbim cümlesine orayı nasip etsin. Üzülerek, ağlayarak geldik. Bizi kapıda karşılayan Emre, canım ciğerim benim. Emre de 2005 yılında gitti, gördü orayı. Allah bizlere nasip etti, sizlere de etsin" dedi. "41 gün sonra da bugün nasip oldu, döndük" Yurduna dönen bir başka hacı Mehmet Çakır ise "Çok farklı bir duygu. Allah’a şükürler olsun. Çok mutluyuz, şükürler olsun. Ayın 6’sında gittik, 41 gün sonra da bugün nasip oldu, döndük" diyerek duygularını aktardı. Yurda dönen 51 yaşındaki Eskişehirli hacı Sefa Çakır ise şöyle konuştu: "Çok güzel, anlatılmayacak bir duygu. Orada her şey çok güzel. Ayrılmakta çok zorlandık. Dün çok ağladık, veda tavafımızı yaptık. Mutluluğu, üzüntüyü, hepsini bir arada yaşadık. Oralar çok güzel, inşallah herkes gidip görür ve o maneviyatı tadar."
Hacdan dönen dedesini ve ninesini ‘İcardi’ sevinci ile karşıladı
17 Haziran 2025 Salı - 17:14 Hacdan dönen dedesini ve ninesini ‘İcardi’ sevinci ile karşıladı Kutsal topraklardan dönen ilk hacı kafilesi uçakla Eskişehir’e döndü. Hasan Polatkan Havalimanı’nda gelen hacıları "Hoş geldiniz" diye ellerini sıkan down sendromlu Emre Tekin’in, dedesini ve anneannesini ‘İcardi’ sevinci ile karşılaması, yaşadığı mutluluk çevredeki insanları gülümsetti İbadetlerini tamamlayıp kutsal topraklarda dönen hacıyı taşıyan uçak, bugün öğleden sonra Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanına indi. Hacdan dönen yakınlarını bekleyen aileler havalimanının yolcu çıkış kapısında yoğunluk oluşturdu. İşlemlerin tamamlanması ile birlikte kapıda görünen hacıları gören vatandaşların yoğun sevinci göze çarparken, bazı vatandaşlar gözyaşlarına hâkim olamadı. Dedesi ve anneannesini bekleyen down sendromlu 21 yaşındaki Emre Tekin‘in ise heyecanı ise dikkatlerden kaçmadı. 2005 yılında anne ve babasıyla birlikte hacca giden Tekin, kapıdan geçen bütün hacılara "Hoş geldiniz" demeyi de ihmal etmedi. Neredeyse havalimanından en son çıkan dedesi Osman ve anneannesi Seher Akkaymak’ı görünce mutluluktan zıplamaya başlayan ve "Dedem geldi" diyerek Emre’yi alandaki vatandaşlar coşkuyla alkışladı. Emre, sevincini Galatasaraylı futbolcu Mauro Icardi’nin gol sevinci ile gösterdi. "Emre de 2005 yılında gitti, gördü orayı" Emre Tekin’in 67 yaşındaki dedesi Osman Akkaymak, "Oralar çok süperdi. Anlatmakla olmuyor, gidip görmek gerekiyor. Rabbim cümlesine orayı nasip etsin. Üzülerek, ağlayarak geldik. Bizi kapıda karşılayan Emre, canım ciğerim benim. Emre de 2005 yılında gitti, gördü orayı. Allah bizlere nasip etti, sizlere de etsin" dedi. "41 gün sonra da bugün nasip oldu, döndük" Yurduna dönen bir başka hacı Mehmer Çakır ise, "Çok farklı bir duygu. Allah’a şükürler olsun. Çok mutluyuz, şükürler olsun. Ayın 6’sında gittik, 41 gün sonra da bugün nasip oldu, döndük" diyerek duygularını aktardı. Yurda dönen 51 yaşındaki Eskişehirli hacı Sefa Çakır ise şöyle konuştu; "Çok güzel, anlatılmayacak bir duygu. Orada her şey çok güzel. Ayrılmakta çok zorlandık. Dün çok ağladık, veda tavafımızı yaptık. Mutluluğu, üzüntüyü, hepsini bir arada yaşadık. Oralar çok güzel, inşallah herkes gidip görür ve o maneviyatı tadar."
Eskişehir’e 25 yeni spor tesisi ve Atlı Okçuluk Merkezi kazandırılacak
17 Haziran 2025 Salı - 17:11 Eskişehir’e 25 yeni spor tesisi ve Atlı Okçuluk Merkezi kazandırılacak AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nda imzalanan protokol çerçevesinde kente 25 yeni spor tesisi ve Atlı Okçuluk Merkezi kazandırılacağını açıkladı. Milletvekili Hatipoğlu, Spor Toto Teşkilat Başkanı Mehmet Ata Öztürk, AK Parti Eskişehir Başkanı Gürhan Albayrak ile Eskişehir İl Gençlik ve Spor Müdürü Hasan Kalın’la birlikte Ankara’da bulunan Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’ndaki protokol imza törenine katılım sağladı. Protokolle ilgili sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Milletvekili Nebi Hatipoğlu, "Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerimizdeki okullarımızın bahçelerine kazandırılacak olan 13 halı saha, 12 voleybol ve basketbol sahası olmak üzere toplam 25 spor tesisi yalnızca öğrencilerimize değil, aynı zamanda mahallelerimizdeki gençlerimize ve spor kulüplerimize hizmet edecek. Bununla birlikte, Tepebaşı ilçemiz Yusuflar Mahallesi’nde kurulacak Atlı Okçuluk Merkezi çerçevesinde; atlı okçuluk ve cirit branşlarına yönelik, 36 at kapasiteli modern at ahırları da inşa edilecek. Bu yatırımlar, gençliğimizi sporla buluşturacak, mahallelerimizi canlandıracak ve geleneksel sporlarımızı yaşatacak nitelikte önemli adımlardır. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz çerçevesinde; spor altyapısını güçlendirmeye, gençlerimize yatırım yapmaya kararlılıkla devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kısa film yarışmasının kazananları belli oldu
17 Haziran 2025 Salı - 16:25 Kısa film yarışmasının kazananları belli oldu Tepebaşı Belediyesi ve Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi iş birliği ile "Sağlıklı Kentler İçin Suya Saygı: Geleceğe Akıyoruz" temasıyla düzenlenen kısa film yarışmasının ödül töreni gerçekleştirildi. Yarışmaya katılan ve dereceye giren katılımcılara ödülleri, düzenlenen tören ile takdim edildi. Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleşen ödül törenine Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra jüri üyeleri Şükrü Avşar, Hakan Haksun, Sermet Yeşil, TEMA Yönetim kurulu Başkanı Deniz Ataç, Tepebaşı Belediyesi başkan yardımcıları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Su gelecektir, geleceğimize sahip çıkalım" Ödül töreninde konuşan Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım, "Dünyanın en hayati unsurlarından biri olan su, milyonlarca yıllık gezegenimizi şekillendiren, yaşamı mümkün kılan bir bileşendir. Ancak bugün küresel ısınma, çevresel faktörler ve bilinçsiz su tüketimi sayesinde maalesef su kaynaklarımız alarm veriyor. Bu sebeple Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi olarak suyun önemine, susuzluğun nedenlerine ve sonuçlarına dikkat çekmek için yola çıktık. Sanat şehri olan Eskişehir’de yine sanat yoluyla farkındalık oluşturmak üzere kısa film yarışmamızı organize ettik. Projemizin başından bugüne kadar bizden desteklerini esirgemeyen Tepebaşı Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Ataç ve değerli ekibine, bugün burada bizi yalnız bırakmayarak onurlandıran jüri üyelerimize, kısa film yarışmamıza katılarak katkı sağlayan tüm yarışmacılarımıza ve tabi ki ödül törenimize iştirak eden siz değerli misafirlerimize teşekkürler. Son olarak su gelecektir, geleceğimize lütfen sahip çıkalım" dedi. "Birinci olan filmimize bir sinemacı olarak bir şans tanımak isterim" Jüri üyeleri arasında yer alan Şükrü Avşar ise yaptığı konuşmada "Ben Eskişehir’e çok seneler önce geldim. 1975’li yıllardı ilk geldiğim zamanlar. Ben her geldiğimde burayı çok farklı görüyorum. Zaten tüm Türkiye biliyor yani buranın çok farklı olduğunu. Ben ilk geldiğimde köy gibiydi. Şimdi çok müthiş olmuş. Bu değişime katkı sağlayan belediye başkanlarımıza çok teşekkür ediyorum. Suyla ilgili yıllarca Türkiye olarak zannediliyordu ki Türkiye bir su cenneti, bütün dünya bizi suyumuzdan dolayı kıskanıyor, petrolden daha önemli. Ben hep bunları duydum. Şimdi öyle bir zamana geldik ki gerçekten tam tersine döndü. Biz sularımızı çok hor kullandık. Maalesef dip sularımızı da bitirdik. Konya gibi bazı yerlerimiz var. Su bizim için gerçekten şu an en acil çözüme ulaşması gereken bir gündemimiz. İnşallah bu hep birlikte suyumuza sahip çıkacağız, kirletmeyeceğiz. Buradaki yarışmada olan filmlerimizi izledik ve oylarımızı kullandık. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Birincilik kazanan filmimize bir sinemacı, filmci olarak bir şans tanımak isterim. Buradan söylemiş olayım. Çünkü sinemamıza katkı sunan bizim için çok önemlidir. Bilhassa benim için" ifadelerini kullandı. "Enerji ve su tasarrufunu bilmemiz lazım" Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: Su hayatımızda çok önemli. Bana elektrik mi su mu deseler ben su derim. Elektrik de çok önemli ama suyun yerini tutmaz. Enerji ve su tasarrufunu bilmemiz lazım. Şimdi Eskişehir’de neden sıkıntılar var. Arkadaşlar Eskişehir’de kar yağmıyor. Kar yağmayınca o eski beklediğiniz suları bulamıyoruz. Suyu gerçekten dirhem dirhem kullanmalıyız. Hayatta en korktuğum şey kuraklıktı, başımıza geldi. Suyun önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen kısa film yarışmasına katılan arkadaşlarımızın ellerine sağlık. Çok önemli bir iş yaptınız. Her filmi yapan arkadaşlarımız bizim için çok önemli. Katılımlarınız için sizlere teşekkür ediyorum." Ödülleri takdim edildi Yarışmada jüri koltuğunda yer alan Ahmet Mümtaz Taylan ve Nazan Kesal yoğun programları nedeniyle törene katılamazken, değerlendirmelerini online şekilde iletti. Jüri üyelerinin değerlendirmeleri sonrasında Erkan Balk’ın yönetmenliğini yaptığı "Afiyet Olsun" filmi birinci, Fuat Kocabıyık’ın yönetmenliğini yaptığı "Sınırsız Bir Dünya" filmi ikinci, Mehtap Akbaş Çiftçi’nin yönetmenliğini yaptığı "Suyun Tersine" filmi üçüncü olurken Hasan Coşkun’un yönetmenliğini yaptığı "Sapanca Gölü" mansiyon ödülüne layık görüldü. Ödül töreninin ardından yarışmada dereceye giren kısa filmler izleyicilerle buluştu.
Odunpazarı Belediyesi Halk Merkezleri ‘Yıl Sonu Çini Sergisi’ açıldı
17 Haziran 2025 Salı - 11:31 Odunpazarı Belediyesi Halk Merkezleri ‘Yıl Sonu Çini Sergisi’ açıldı Eskişehir’de Odunpazarı Belediyesi Halk Merkezleri kursiyerleri tarafından yapılan el emeği materyaller ‘Yıl Sonu Çini Sergisi’nde sergilendi. Odunpazarı Belediyesi Halk Merkezlerinde çiniye gönül veren kursiyerlerin 1 yıllık emeği, sabrı ve sanatı sergiye dönüştü. Her bir desenin yalnızca seramik yüzeylere değil, izleyicilerin gönüllerine de işlendiği Yıl Sonu Çini Sergisi, Odunpazarı Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. "Odunpazarı’nın sanat merkezi haline dönüşmesini istiyorum" Serginin açılışında konuşma yapan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, "Bu sergimizde 1 yıl boyunca kursiyerlerimizin yaptığı çalışmaların ürünlerini izleyeceğiz. Odunpazarı Belediyesi olarak bu merkezlerin bu sergilerin çoğalmasını istiyoruz fakat ülkeyi yönetenler bizi sınırlıyor. Hükümetin çıkardığı tasarruf tedbirleri olmasaydı mevcut halk merkezlerimizin sayısını artırabilirdik. Kadınlarımızın sanata Odunpazarı’ndan başlamasını ve Odunpazarı’nın da sanat merkezi haline dönüşmesini istiyorum" dedi. Sergi 18 Haziran 2025 tarihine kadar sürecek Bir yıl boyunca çini atölyelerinde büyük bir özveriyle çalışan kursiyerlerin el emeği göz nuru eserleri, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergide geleneksel motiflerden modern yorumlara kadar birçok farklı tarzda çini çalışması yer aldı. Sanatın birleştirici gücüne ve sabrın estetiğe dönüşümüne tanıklık etmek isteyen herkesin sergiyi 18 Haziran 2025 tarihine kadar Odunpazarı Sanat Merkezi’nde ziyaret edebileceği belirtildi.
Anadolu Üniversitesi’nde Halk Dansları ve Sirtaki Gösterisi
17 Haziran 2025 Salı - 10:38 Anadolu Üniversitesi’nde Halk Dansları ve Sirtaki Gösterisi Anadolu Üniversitesi Halkbilim ve Araştırmaları Merkezi ile Stüdyo Ekho iş birliğiyle düzenlenen ’Halk Dansları ve Sirtaki Gösterisi’ gerçekleştirildi. Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirilen ve yoğun ilgi gören etkinlikte konuşma yapan Stüdyo Ekho Kurucusu Melek Erol, "Yazın kavurucu sıcağında, kışın dondurucu soğuğunda; yağmur, çamur demeden bu gösteri için tutkuyla hazırlandık. Siz değerli ailelerimizin desteği olmasaydı, bugün bu anı hep birlikte paylaşamazdık. Dans; birleştirir, iyileştirir ve hayatımıza anlam katar. Bu özel gecenin gerçekleşmesine katkı sağlayan Anadolu Üniversitesi Halkbilim ve Araştırmaları Merkezi’ne en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Şimdi sizleri birbirinden güzel dans gösterileriyle baş başa bırakıyorum" dedi. Zengin dans gösterileri sunuldu Gösteride, Ekho Dans Stüdyosu öğrencileri Sirtaki, Zeybek, Zeybekiko ve Tango performansları sergilerken; Anadolu Üniversitesi Halkbilim ve Araştırmaları Merkezi Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Ahmet Şamil Erkoçak tarafından koreografisi hazırlanan Zeybek grubu ve Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin dans gösterileri de izleyicilerden büyük beğeni topladı. Sezen Aksu’nun ’Kalbim Ege’de Kaldı’, Giorgos’un ’Thalassina Palatia’, Natasa Theodoridou’nun ’Den S’Adiko’, Avva Bioon’un ’Lekes’, Stelios Kazantzides’ten ’Exo Ap’ Adiko’, Konstantinos Argiros’un ’Arrosti Kardia’ ve ’Çökertme’ gibi eserler eşliğinde dans performansları sahnelendi. Gösterinin sonunda etkinlikte emeği geçen isimlere teşekkür belgesi takdim edildi.
Külahta dondurmaya yeni alternatif; ’İrmik helvalı dondurma’
17 Haziran 2025 Salı - 10:28 Külahta dondurmaya yeni alternatif; ’İrmik helvalı dondurma’ Eskişehir’de yaz aylarının gelmesiyle beraber dondurma tüketmek isteyen vatandaşlar sıradan külah dondurma yerine irmik helvalı dondurmayı da tercih ediyor. Havaların ısınmasıyla beraber vatandaşlar serinlemek için dondurmaya yöneliyor. Bu esnada ise yıllardır tüketilen külahta dondurma yerine yeni bir alternatif olarak irmik helvalı dondurmayı tercih ediyorlar. İrmik helvalı dondurma satan Ümit Özsolak, irmik helvalı dondurmam, sıradan külahta dondurmaya göre yeni bir tat olduğunu belirtti. "Külahta klasik dondurma yerine bunu seçiyorlar" Bir dondurma işletmesinde çalışan olan Ümit Özsolak, yıllardır tüketilen külahta dondurma yerine vatandaşların irmik helvalı dondurmayı tercih ettiğini şu sözlerle ifade etti: "Genelde Maraş dondurması sattığımız için insanlar, çeşitli dondurmalar yerine irmik helvası kattığımız dondurmayı tercih ediyor. Dondurmanın içinde eriyerek bir denge oluşturuyor. Külahta klasik dondurma yerine bunu seçiyorlar. Yazın başlamasıyla birlikte satışlarımız arttı, ancak kışın da sadece helva olarak sattığımız için her mevsim talep görüyor. Klasik külahta dondurmaya kıyasla yeni bir tat diyebiliriz. Benim tavsiyem, kaliteli firmalardan yemeleri. Bu tatlının püf noktası, kaliteli malzeme kullanılması; mesela ayçiçek yağı yerine tereyağı kullanılması gibi. Basit bir tatlı olduğu için iyi olması, tamamen kaliteli malzeme kullanımına bağlı."
Bozkırın ortasında üretilen tekneler uluslararası sularda yüzüyor
17 Haziran 2025 Salı - 10:04 Bozkırın ortasında üretilen tekneler uluslararası sularda yüzüyor Eskişehir’de boyutları 3.40 ila 20 metre arasında değişen ve yılda 300 adet tekne üretimi yapılan fabrikada imal edilen tekneler, Hollanda, Fransa, İspanya gibi ülkelere satılarak uluslararası sulara açılıyor. Odunpazarı ilçesinde bulunan Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren fabrikada üretilen farklı boyutlardaki tekneler, büyük bölümü Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor. Eskişehir’de 3.40 metre ila 20 metre arasında farklı boylarda fiberglas malzemeden üretilen tekneler, kalitesi ile dünyada en çok tercih edilenler arasında yer alıyor. Muğla’nın Dalaman ilçesinde kurulan ve Porsuk Çayı’nda kullanılan tekne ve gondolların yapımı için Eskişehir’e taşınan fabrika, karasal iklimin fiberglasın mukavemetini daha çok arttırmasından dolayı bozkırda üretime devam etme kararı aldı. Bozkırın ortasında üretilip uluslararası sularda yüzdürülen teknelerden 70 işçi ile senede 300 adet üretiliyor. Teknenin yanı sıra tekne kalıbı da ihraç ediyorlar Fabrika tekne üretimin yanı sıra imal ettiği tekne kalıpları ile de uluslararası anlamda hizmet veriyor. Yine çoğu Avrupa’da olan tekne tersaneleri için, model ve kalıp üreterek satan firma, model ve kalıp merkezi ile Avrupa’nın en büyük boyutlarda tek parça kalıp üretme kabiliyetine sahip 5 eksen CNC makinası ile sahip olmasıyla da öne çıkıyor. "Eskişehir çok çok uygun" Tekne üretilen fabrikanın satış ve pazarlama görevlisi Oya Erol, Eskişehir’in iklim açısından avantajı hakkında, "Eskişehir’de fabrikadayız şu anda. A’dan Z’ye 3,40 metreden 20 metreye kadar fiberglas tekne üretimi yapıyoruz. Fiberglas, yani ahşap ya da metal değil, fiberglas tekne üretimi yapıyoruz. Eskişehirliyiz, ancak üretime biz Dalaman’da başlamıştık. Kısmet böyleymiş ve biz Eskişehir’e geri dönüş yaptık. Özellikle malzemenin mukavemeti için, kuru bir iklimde olmanın gerçekten büyük avantajları var. Eskişehir o anlamda çok çok uygun. Nem oranı yüksek bölgelerde üretim yaparken, fiberglas üretimde cam elyafı ile polyester bağlanıyor çünkü ve özel iklimlendirme sağlanmazsa nemden dolayı bu bağlar çok kuvvetli olmaz. Karasal iklim de ise doğal şartlarda bu bağlanmanın çok daha kuvvetli olmasından dolayı kalite de avantaj sağlamakta" dedi. "Bozkırda ürettiğimiz tekneler dünyanın her yerindeki denizlerde yüzüyor" Üretilen teknelerin Avrupa ülkelerine ihraç edildiğini belirten Erol şöyle konuştu; "Hollanda başta olmak üzere Fransa, İspanya bizim ağırlıkta çalıştığımız ülkeler. Değişik boylarda 300 civarında tekne üretimimiz oluyor yıllık. Çok küçük boyda teknelerimiz de var. Oldukça ekonomik yani herkesin sahip olabileceği boyutta tekneler. Ya da şöyle söyleyeyim, bizim yurt dışı için ürettiğimiz tekneler, şu anda arkamda gördüğünüz tekneler mesela. Avrupa standartlarındaki bir tekne, iç piyasada üretim yapıldığı için tabii ki çok daha hesaplıya sahip olabiliyorsunuz. 70 civarında çalışanımız var. Üretimde de kadın çalışanlarımız var. Kurucu ortaklarımızdan biri de kadın zaten. Bir teknede aklınıza gelebilecek donanımların hepsini kendimiz üretiyoruz burada. Yani krom aksamlarından, ahşap aksamlarından, fiberglas zaten ana işimiz, elektrik vesaire tamamen burada anahtar teslim olarak çıkıyor bizden. Tekne üretimi kalıpla başlar. Kalıbınız ne kadar iyiyse alacağınız ürün o kadar kaliteli olur. Biz de bu ihtiyaçtan dolayı kendi kalıp ve model merkezimizi kurduk. Sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın şu anda en büyük CNC model kalıp merkezine sahibiz Eskişehir’de. Kendi ihtiyacımızın yanı sıra, gerek yurt içinde prestijli firmalardan gerekse yurt dışındaki firmalardan model ve kalıp talepleri olduğunda onlar için de üretiyoruz. Kalıp olarak onlara gönderiyoruz. Bozkırda ürettiğimiz tekneler dünyanın her yerindeki denizlerde yüzüyor."