Yerel Haberler
Eskişehir
Eskişehir sanayisi gücünü üretimden ve teknolojiden almaya devam ediyor 17 Mayıs 2026 Pazar - 15:13:21 Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş açıklanan ihracat rakamları ile ilgili değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaşarak, "Eskişehir’imizin ihracatta ortaya koyduğu güçlü performans bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. İhracatımızın nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,8 artarak 397 milyon dolara, ocak-nisan döneminde ise yüzde 5,9 artışla 1,37 milyar dolara yükselmesi Eskişehir sanayisinin sürdürülebilir büyüme iradesinin somut bir göstergesidir" dedi. Kesikbaş yaptığı açıklamada, "Bugün küresel ekonomide belirsizliklerin, bölgemizde ise jeopolitik risklerin yoğun şekilde hissedildiği bir dönemden geçiyoruz. Böylesine hassas bir süreçte Türk sanayicisi her şartta üretmeye, yatırım yapmaya, ihracat gerçekleştirmeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir. Eskişehir sanayisi de bu direncin ve vizyonun en güçlü temsilcilerinden biridir. Özellikle coğrafyamızda yaşanan gelişmeler, stratejik sektörlerin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu noktada havacılık ve savunma sanayisi, teknolojik bağımsızlık ve milli güvenlik açısından kritik bir konumdadır. Eskişehir’in sahip olduğu bilgi birikimi, mühendislik altyapısı ve üretim kültürüyle bu alanlarda Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri olmaya devam edeceğine inanıyoruz. Bundan sonraki süreçte hedefimiz; yalnızca üretim hacmiyle büyüyen değil, yüksek teknolojiye dayalı, katma değeri yüksek, nitelikli üretim anlayışıyla gelişen bir Eskişehir sanayisi oluşturmaktır. Geleceğin rekabeti; bilgiyle, inovasyonla, dönüşümle ve insan kaynağıyla şekillenecektir. Bu topraklarda akıl ve alın teriyle çalışan, üreten, emek veren herkesin ortaya koyduğu çaba, Eskişehir’in geleceğine duyulan inancın en güçlü göstergesidir. Şehrimizin sanayisine güç veren tüm çalışanlarımıza, sanayicilerimize ve emekçilerimize gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:10 Eskişehir’de kültür yolu coşkusu ilk günden şehri sardı Eskişehir Kültür Yolu Festivali, ilk gününde konserlerden atölyelere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine uzanan zengin programıyla şehri sardı. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen "Yaşayan Miras Söyleşisi: Lüle Taşı" programında, Emre Mangaltepe eşliğinde Eskişehir’in önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan lületaşı işlemeciliği kültürü ele alındı. Söyleşide lületaşının zamansal geçmişi, çıkarılma süreçleri, işleme teknikleri ve ustalık geleneği kapsamlı şekilde değerlendirilirken; katılımcılar ustadan çırağa aktarılan zanaatkarlık kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu. Sanatın geleneksel izleri atölyelerde hayat buldu Festival kapsamında düzenlenen atölye programları da ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Dede Korkut Parkı Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilen "Olgunlaşma Enstitüleri Eskişehir Workshop-Atölye Çalışmaları"nda, Yunus Emre’nin sevgi, hoşgörü ve insanlık anlayışı sanat aracılığıyla katılımcılarla buluşturuldu. Program kapsamında minyatür, hat, tezhip, dokuma, kilim, seramik ve cam ürünlerden oluşan eserler ile Yunus Emre dönemi giysi koleksiyonu ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Tezhip Atölyesi"nde Dilek Çelik tarafından geleneksel Türk bezeme sanatının incelikleri uygulamalı olarak aktarıldı. Altın ve canlı renklerle şekillenen tezhip sanatının zamansal gelişimi, motif anlayışı ve estetik dili katılımcılarla paylaşıldı. Aynı merkezde gerçekleştirilen "Ebrû Atölyesi"nde ise kitre ile yoğunlaştırılmış su yüzeyine serpilen boyalarla oluşturulan özgün desenler sanatseverlerle buluştu. Eskişehir’in kültürel dokusu fotoğraf kareleriyle yeniden keşfedildi Odunpazarı Meydanı’nda düzenlenen "FotoMaraton Eskişehir" ve "FotoMaraton Çocuk" etkinlikleri, amatör ve profesyonel fotoğraf tutkunlarını bir araya getirdi. Festival kapsamında belirlenen temalar doğrultusunda gerçekleştirilen çekimlerde katılımcılar, Eskişehir’in kültürel dokusunu ve günlük yaşamını objektifleriyle yeniden yorumladı. Çocuklara yönelik gerçekleştirilen FotoMaraton programında ise genç katılımcılar, deneyimli fotoğrafçılar eşliğinde fotoğraf yürüyüşüne katılarak yenilikçi bakış açılarını geliştirme fırsatı buldu. Kütüphanedeki aslan minik okurlarla buluştu Eskişehir İl Halk Kütüphanesi Cep Sinema Salonu’nda gerçekleştirilen "Etkileşimli Kitap Okuma ve Masal Anlatımı" etkinliğinde çocuklar, "Kütüphanedeki Aslan" kitabı eşliğinde hikâye anlatımının büyülü dünyasıyla buluştu. Etkileşimli okuma çalışmaları ve masal anlatımıyla zenginleşen programda minik katılımcılar, kitap kahramanlarının dünyasını keşfederken hem eğlenceli hem öğretici bir deneyim yaşadı. Konser büyük ilgi gördü Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nin ilk gününde, Türk Dünyası Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen Oğuzhan Koç konseri öncesinde alanda yoğun hareketlilik yaşandı. Konser saatinden uzun süre önce festival alanına gelen müzikseverler, merkez çevresinde yollara taşan uzun kuyruklar oluştururken, festival coşkusu konser başlamadan önce de Eskişehir sokaklarına yansıdı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:08 Engelliler Haftası’nda sanat ve farkındalık buluşması Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen "Potansiyelin Gücü: Engelleri Sanatla Aşmak" adlı etkinlik, Eğitim Fakültesi E-Blok Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken’in açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Diken, konuşmasında engelliliğin bireysel bir eksiklikten ziyade toplumsal şartlar ve sunulan fırsatlarla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Yetersizlik, bireyi engelli hâle getiren asıl unsur değildir; belirleyici olan toplumun, eğitimin ve fırsatların niteliğidir. Doğru destek ve erken müdahale sağlandığında bu süreçler güçlü birer başarı hikâyesine dönüşür." Açılış konuşmasının ardından program Kayra Demirel’in müzik performansıyla devam etti. Doğuştan mutlak kulak yeteneğine sahip olan ve otizm spektrum bozukluğu tanısıyla müzik eğitimini sürdüren 18 yaşındaki Demirel, çello performansıyla dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Program sonunda Demirel’e Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken tarafından çiçek ve teşekkür belgesi takdim edildi. Etkinliğin devamında ressam ve ampüte millî yüzücü Yusuf Akgün katılımcılarla buluştu. Akgün samimi ve esprili anlatımıyla yaşamında karşılaştığı zorlukları, sanatla kurduğu bağı ve üretmenin kendisi için nasıl bir güç kaynağına dönüştüğünü katılımcılarla paylaştı. Yusuf Akgün konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Hayatta herkesin başına krizler gelir ama önemli olan pes etmek değil, adım atabilmektir. Adım attıkça yoldaşlarınız çoğalır ve insan ancak üreterek gerçekten güçlenir." Konuşmasının ardından Akgün, engellilik deneyimini daha yakından hissettirmek amacıyla gönüllü öğrencilerle kısa farkındalık etkinlikleri gerçekleştirdi. Etkinlik kapsamında ayrıca ressam Yusuf Akgün’ün eserlerinin yer aldığı bir sergi de açıldı. Katılımcılar, sanatçının çalışmalarını inceleme fırsatı bulurken sergi, program boyunca öğrenciler ve davetliler tarafından yoğun ilgi gördü. Programın sonunda Akgün’e, katkılarından dolayı Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Veda Aslım Yetiş tarafından teşekkür belgesi ve çiçek takdim edildi. Programın kapanışında etkinliğin düzenlenmesinde görev alan Dr. Öğr. Üyesi Gökhan İnce, Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Doğmuş ve Araştırma Görevlisi Hülya Ceren Kütük’e, Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Volkan Şahin tarafından teşekkür belgeleri sunuldu. Ayrıca organizasyon sürecinde aktif görev alan Engelsiz Anadolu Kulübü üyelerine de katkılarından dolayı teşekkür edilerek belgeleri takdim edildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 14:36 Eskişehir Türk Ocağı 13. Gençlik Kurultayı sonuçlandı Eskişehir Türk Ocağı tarafından "Aile, Nüfus, Toplum ve Eğitim" ana temasıyla düzenlenen 13. Gençlik Kurultayı, iki gün süren yoğun çalışmaların ardından başarıyla tamamlandı. Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun açılış konuşmasıyla başlayan ve mezun gençlerin 21 bildiri sunduğu kurultay, Dr. Esma Yürük, Dr. Yılmaz Köprücü ve Dr. Alper Yıldırım’dan oluşan Değerlendirme Kurulu’nun hazırladığı sonuç raporunun oy birliğiyle kabul edilmesiyle sona erdi. Türk Ocakları Eskişehir Şubesi’nin millî kültürü yaşatma ve şuurlu bir gençlik yetiştirme ülküsü doğrultusunda düzenlenen kurultayda sunulan tebliğlerin büyük geneli, iki yıl boyunca uzman akademisyenlerden yoğun seminerler alan Millî Mefkûre Mektebi bünyesindeki Türk Ocaklı gençler tarafından hazırlandı. Kurultay sonrasında kamuoyuna ilan edilen sonuç beyannamesinde, Türk milletinin kültürel devamlılığının ve toplumsal dayanışmasının temel taşı olan aile kurumunun korunmasının millî bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişimlerin dikkatle takip edilerek genç nüfusu destekleyen uzun vadeli politikaların geliştirilmesi gerektiği belirtilen raporda, eğitim sisteminin millî kimliği, ahlaki değerleri ve tarih bilincini güçlendiren bir anlayışla yapılandırılması istendi. Dijitalleşmenin aile ve gençlik üzerindeki etkilerine karşı kültürel bilinç ile dijital okuryazarlığın artırılması gerektiğine değinilirken, gençlerin eğitim, istihdam ve gelecek kaygılarına çözüm üretecek sürdürülebilir sosyal politikaların hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Beyannamenin devamında, itibarı sarsılan öğretmenlik mesleğinin yeniden güçlendirilmesi için millî kültür, şahsiyet eğitimi ve toplumsal sorumluluk anlayışının esas alınması gerektiği ifade edildi. Çocuk işçiliği, suça sürüklenen çocuklar ve eğitim dışına çıkan gençler konusunda devlet-toplum iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği kaydedilirken, Türkçenin doğru, etkili ve bilinçli kullanımının millî kimliğin korunması açısından hayati önem taşıdığı aktarıldı. Türk dünyasıyla kültürel ve akademik bağları güçlendirecek gençlik çalışmalarının artırılması ve ortak medeniyet şuurunun yeni nesillere aktarılması gerektiği belirtilen raporda, Türk Ocakları’nın tarihî misyonuna uygun olarak millî mefkûre sahibi, ahlâklı, çalışkan ve vatan sorumluluğu taşıyan gençlerin yetiştirilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önemde olduğu hatırlatıldı. Geleceğe yön verecek gençliğin yetiştirilmesi bakımından anlamlı düşüncelerin ifade edildiği kurultayda, Türk milletinin güçlü geleceğinin ancak sağlam aile yapısı, nitelikli eğitim anlayışı ve millî şuura sahip genç nesillerle mümkün olacağı bir kez daha vurgulandı. Kurultayın kapanışında Değerlendirme Kurulu, önümüzdeki yıl düzenlenecek olan 2027 Yılı 14. Gençlik Kurultayı’nın ana konusunun "Küresel Dönüşüm Sürecinde Türk Dünyası: Stratejik İş birliği ve Gelecek Vizyonu" olarak belirlenmesini teklif etti.
63 yıldır sürünen Hatice teyzenin yürek yakan dramı
27 Haziran 2025 Cuma - 11:10 63 yıldır sürünen Hatice teyzenin yürek yakan dramı Eskişehir'de yaşayan 66 yaşındaki Hatice Avcı, engeli nedeniyle 2'nci kattaki dairesine 20 dakikada ellerine giydiği terliklerle emekleyerek çıkıyor. Oldukça zorlanan Avcı, engelli asansörü yapılmasını talep ediyor.Odunpazarı İlçesi Emek Mahallesi'nde yaşayan 66 yaşındaki Hatice Avcı gayet sağlıklıyken, 3 yaşında geçirdiği çocuk felci sonrası engelli hale geldi. Yaklaşık 63 yıldır yürüyemeyen Avcı, babasından kalan aile apartmanının 2'nci katında bulunan dairesinde yaşıyor. 2 sene önce yardımlar sonucunda alınan akülü tekerlekli sandalye ile dışarı çıkıp gezebilen Avcı, daha önce ise hayatının oldukça zor olduğuna dikkat çekti. 6 bin TL'lik yetim maaşı ile geçinen ve bekar olan, kadın tek başına yaşıyor. Emekleyerek 2'inci kata 20 dakikada çıkabiliyor Akülü tekerlekli sandalyesini apartmanın giriş kısmına bırakan yaşlı kadın, çocuk gibi emekleyerek 2'inci kattaki dairesine 20 dakikada çıkabiliyor. Taşlar batmasın diye ellerine terlik giyen Avcı, kışın ise soğuk zeminde oldukça üşüdüğünü belirtti. İkinci kata çıkışını kolaylaştıracak bir engelli asansörü yapılmasını her şeyden çok istediğini belirten, elleri ve ayakları sürünmekten nasır tutan kadın yaşlı kadın, yetkililerden yardım bekliyor. "Çocuk gibi emekliyorum" Başından geçen süreci anlatan 66 yaşındaki Hatice Avcı, "3 yaşında yürümüşüm, sonra tutulmuşum. Çocuk felci, iğne felci geçirmişim. 63-64 senedir böyle sürünüyorum. Tekerlekli sandalyenin aküsünü bulursam hayatımı devam ettiriyorum, bulamazsam evin içinde duruyorum. Babamın 6 bin TL'lik yetim aylığını alıyorum, onunla geçiniyorum. Ev de babamdan kaldı ama ortaklı. Çok zor oluyor, emekleye emekleye çıkıyorum. Sürekli duraklıyorum. Mesela 5 dakikada gideceksem, 15-20 dakikada anca çıkıyorum. Hele kışın inip hiç çıkamıyorum, ayaklarım üşüyor. Çok hızlı gidemem, sürünüyorum. Çocuk gibi emekliyorum. Kışın çok çıkmıyorum, bahar ve yazın ne kadar çıkabilirsem. İhtiyacım olduğunda çıkıp getiriyorum ama akü bittiğinde bunu yapamıyorum. Şöyle elektrikli bir akü yapamayacaklar mı? Akü bittiğinde benim onu almaya da gücüm yetmiyor. Bunu da belediyeden istedim, onlar verdi. Ben kaç senedir içerideydim, daha 2 senedir geziyorum. İhtiyacım olduğunda çıkamazsam komşulara merdivenden tembih ediyorum, balkondan poşete koyup veriyorlar. Bir engelli araba asansörü olsa iyi olur. Bunun için yardım istiyorum" dedi. Bahadır Turgut - Emir Erten
Dr. Semavi Ulusoy: "Rahim hastalıkları tedavisinde histeroskopinin rolü büyük"
27 Haziran 2025 Cuma - 11:06 Dr. Semavi Ulusoy: "Rahim hastalıkları tedavisinde histeroskopinin rolü büyük" Eskişehir’de pek çok rahim hastalığının teşhis ve tedavisinde ’histeroskopi’ kullanıldığına dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, özellikle adet düzensizlikleri ve az ya da fazla kanama durumlarında bu yönteme başvurulduğunu söyledi. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, rahmin içini incelemek ve herhangi bir anormallik olup olmadığını tespit etmek amacıyla uygulanan bir tıbbi prosedür olan ’Histeroskopi’ yönteminin hastalar tarafından yeterince bilinmediğine dikkat çekerek yöntem hakkında önemli bilgiler verdi. Dr. Ulusoy, bu işlemde ucunda ışık kaynağı ve kamera bulunan ince bir tüp şeklindeki histeroskopi yönteminin hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanıldığını ifade etti. Çok farklı hastalıklar için başvurulan bir yöntem Histeroskopinin çeşitli rahim hastalıklarının teşhis ve tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir yöntem olduğunu aktaran Dr. Ulusoy, bu yöntemin tercih edildiği durumları şöyle sıraladı: "Anormal rahim kanamaları; adet dönemi dışında görülen aşırı kanama, düzensiz lekelenmeler veya menopoz sonrası kanama gibi rahatsızlıklar, histeroskopi ile incelenebilir. Rahim içinde bulunan polipler veya miyomlar, histeroskopi ile tespit ve tedavi edilebilir. Asherman Sendromu denilen düşük veya kürtaj sonrası rahimde gelişen yapışıklıklar, adet düzensizliklerine ve kısırlığa yol açabilir. Histeroskopi, bu yapışıklıkların tanısını koymak ve tedavi etmek için kullanılır. Rahimde doğuştan var olan septumlar (perde), yine bu yöntem ile teşhis ve tedavi edilebilir. Tekrarlayan düşüklerin veya infertilitenin nedenini araştırmak, tespit etmek için kullanılır. Ayrıca, rahim içi araç (RİA) yer değiştirmişse, histeroskopi ile doğru konumunun tespit edilebiliyor ve doğum sonrası rahimde kalan plasental doku yine bu yöntemle tespit edilip çıkarılabiliyor." "Aşırı uzayan, sıklaşan veya seyrekleşen adet kanamaları için bu işlem düşünülebilir" Histeroskopi kullanım alanının geniş bir yelpaze sunduğuna değinen Dr. Ulusoyü, "Aşırı uzayan, sıklaşan veya seyrekleşen adet kanamaları, adet dönemi dışında gerçekleşen kanamalar; adet dönemlerinde beklenenden fazla miktarda veya uzun süreli kan kaybı; adet dönemleri arasında sık sık lekelenme veya kanama olması; yine özellikle adet dönemlerinde veya cinsel ilişki sırasında ortaya çıkan, altta yatan rahim kaynaklı anormalliklerin tanısı için bu işlem düşünülebilir" dedi. "Adet bitiminden sonraki 3-4 gün en uygun zamandır" Histeroskopinin, adet döngüsünün belirli bir döneminde uygulanması gerektiğine dikkat çeken Dr. Ulusoy genellikle adet dönemi bitiminden sonraki 3-4 gün içinde yapılan histeroskopinin en verimli sonuçları verdiğini söyledi. Bu zamanlamanın rahmin iç kısmının temizlenmiş olduğu ve işlem için uygun olduğu bir dönemi işaret ettiğini açıklayan Dr. Ulusoy, işlem sonrası hastaların genellikle aynı gün içinde taburcu edilip normal yaşamlarına dönebildiğini belirterek, "Ancak, iyileşme sürecinde dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Hastalar, 2 hafta boyunca küvette duş almalılar ancak ayakta duş alabilirler. İki hafta boyunca cinsel ilişkiden ve adet döneminde tampon kullanımından kaçınmalılar. Bu bakım önerileri, iyileşme sürecini hızlandırır ve muhtemel komplikasyonları önler" ifadelerini kullandı. "İşlem sonrası gebelik mümkün" Histeroskopi sırasında hafif bir kramp hissedildiğini ancak lokal veya genel anestezi kullanıldığı için ağrının minimum seviyede olduğunu dile getiren Dr. Ulusoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşlem sonrasında gebeliğin mümkün olup olmadığı merak ediliyor. Evet, işlem sonrası gebelik mümkündür. Ancak elbette işlem sonrası doktorunuzla gebelik planlarınızı konuşmanız gerekir. Doğru zamanlamada ve uygun bakım ile histeroskopi çoğu hastada minimal riskle uygulanıyor ve hızlı iyileşme imkanı sunuyor."
’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’nı eski görünümüne kavuşturdu
27 Haziran 2025 Cuma - 11:02 ’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’nı eski görünümüne kavuşturdu Eskişehir’de yıllar önce eşi için yaptığı ve geçtiğimiz aylarda malzemeleri zabıta ekipleri tarafından toplanan ’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’nı eski haline getiren 83 yaşındaki Memduh Çetin "Her gün buradaki çiçeklerin bakımlarıyla uğraşıyorum. Ailem hasta, 40 yıldır bakıyorum. Allah kimseye hastalık vermesin" dedi. Emekli esnaf Memduh Çetin, 18 yıl önce beyin kanaması sonucu felç geçiren 58 yıllık hayat arkadaşı Mücella Çetin için Tepebaşı İlçesi’ne bağlı Mamure Mahallesi Dural Sokak’taki evlerinin önünü yıllar önce çiçekler ve ağaçlarla donatarak parka çevirdi. ’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’ adı ile bilinen alan, ağaçların ve çiçeklerin kaldırımı işgal ettiği gerekçesiyle geçtiğimiz aylarda zabıta ekiplerince toplandı. Yetkili kurumlara müracaat edip geri dönüş alamayan Çetin, yaşanan olayın ardından evinin önünü park görünüme getirmek için tekrar çalışmalara başladı. Çetin’in aylar süren uğraşı sonucunda ’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’ eski görünümüne kavuştu. "Burada 10 adet bayrak var, şehit olunca hepsini yarıya indiriyorum" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Memduh Çetin, "Geçen sene, gece 01.30 sıralarında gelip bütün çiçekleri aldılar. Canlı olarak götürdüler, hepsini çöpe attılar. Konuyla ilgili zabıtaya gittim, emir olduğunu söylediler ve çiçeklerimi geri getirmediler. Şimdi parkı yeniden eski haline getirdim. Bazılarını kendi paramla aldım. Hatta 2 adet Atatürk, 1 adet Seyit Onbaşı büstü bulunuyor. Burada 10 adet bayrak var, şehit olunca hepsini yarıya indiriyorum. Bu çiçekler canlı, 1 hafta su vermezsen ölürler. Aynı insan gibi. Her gün buradaki çiçeklerin bakımlarıyla uğraşıyorum. Ailem hasta, 40 yıldır bakıyorum. Bu parkı zaten hasta hanımım için yapmıştım. Allah kimseye hastalık vermesin. Hastalık çok kötü. Bakana da zor, yatana da zor" ifadelerini kullandı. "83 yaşında olmasına rağmen hem eşine hem de buralara bakıyor" Çevre sakinlerinden Aynur Sağ, ’Sevgililer ve Aşıklar Parkı’ ile ilgili olarak, "Bu parkı çok güzel buluyorum. Buradan geçerken zaman zaman oturup soluklanıyorum. Amcanın çabasına hayran kaldım. 83 yaşında olmasına rağmen hem eşine hem de buralara bakıyor. Ne kadar güzel bir şey. Çiçekleri de çok güzel gözüküyor. Biz de onun sayesinde burada oturuyoruz. Ayrıca, burada oturanlara da çay ikram ediyor. Yaptıkları için kendisine teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Sahte bildirimler telefona virüs bulaştırabiliyor
27 Haziran 2025 Cuma - 10:40 Sahte bildirimler telefona virüs bulaştırabiliyor Eskişehir’de telefon tamiri yapan Yüksel Akgün, kullanıcıların cep telefonlarına gelen sahte bildirimlerle kolayca kandırıldığını ve cihazların kullanılamaz hale geldiğini söylüyor. Cep telefonlarına farkında olmadan bulaşan virüsler, kullanıcıların cihazlarını adeta işlevsiz hale getiriyor. Esnaf Yüksel Akgün, özellikle sahte bildirimler ve bilinçsizce indirilen uygulamalar nedeniyle birçok telefona virüs bulaştığını belirtiyor. Yüksel Akgün, cep telefonuna virüs bulaşmasının genellikle kullanıcının farkında olmadan yaptığı bir tıklamayla gerçekleştiğini belirterek, "Genel olarak müşteriler telefonunu kullanırken uygulamalara girdiğinde sürekli reklam giriyor. Reklamdan dolayı da herhangi bir telefon uygulamasını kullanamıyor rehbere giremiyor, arama yapamıyor, mesaj gönderemiyor veya gelen mesajı okuyamıyor. Bu da genel olarak indirilmiş olan bazı oyunlardan bazı uygulamalardan veya kullanıcının dikkatini çeken bildirimlerden kaynaklanıyor. Bu bildirimler neler olabilir; ‘Silinen fotoğraflarınızı geri yüklemek istiyor musunuz?’ veya ‘Kaybolan rehberinizi geri yüklemek istiyor musunuz?’ gibi kullanıcının dikkatini çeken bildirimlere kullanıcı tıkladığında, aslında onlar bir virüs olduğu için otomatik olarak telefonuna virüs yüklenmiş oluyor ve artık sürekli reklam çıktığından dolayı da telefon kullanılamaz hale geliyor. Biz bunu telefon rehberini, fotoğraflarını ve varsa diğer önemli bilgilerini yedekliyoruz, telefona komple fabrika yazılımı yüklüyoruz ve yedeğe aldığımız bilgileri tekrar müşterinin telefonuna yükleyerek teslim ediyoruz" dedi. "Bildirimlerin başlığı çok önemli" Cazip bildirimlerin ve mesajlara tıklanmasıyla beraber kolayca telefonlara virüs bulaştığını söyleyen Akgün, önüne geçilebilecek şu tavsiyelerde bulundu. "Gelen müşterilerden yaşlı olanı da var genç olanı da var. Buradaki bildirimin başlığı çok önemli herkesin bir şekilde rehberi ya da fotoğrafı kaybolmuştur herkes ister ki o fotoğraflar geri gelsin. Çok cazip bildirimler, mesajlar bunlar. Kişinin buna tıklamasıyla beraber virüs bulaşmış oluyor. Özellikle Facebook’tan gelen bildirimler kişinin rehberinde kayıtlı olmayan bir kişiden geliyorsa buna tıklamamaları, uygulama olarak da bilinmeyen veya işine yaramayacak olan herhangi bir uygulamayı indirmemeleri bu anlamda önemli."
Anadolu Üniversitesi mezunlarını uğurlamaya devam ediyor
26 Haziran 2025 Perşembe - 17:48 Anadolu Üniversitesi mezunlarını uğurlamaya devam ediyor Anadolu Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı Mezuniyet Törenleri tüm hızıyla devam ediyor. Eğitim Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF), İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF), Devlet Konservatuvarı, Engelliler Entegre Yüksekokulu, Adalet Meslek Yüksekokulu, Eskişehir Meslek Yüksekokulu (EMYO) öğrencileri, farklı oturumlarla mezuniyet sevinci yaşadı. Törenlere; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Barış Kılınç, Genel Sekreter Süleyman Ekşi, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç, Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Hüseyin Bülent Akdeniz, Engelliler Entegre Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Zehranur Kaya, Eskişehir Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Osman Güldemir, senato üyeleri, öğretim üyeleri ve mezun öğrencilerin aileleri katılım gösterdi. "Yolunuz açık, vicdanınız rehber, emeğiniz daim olsun" Mezuniyet töreninin açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel şunları söyledi: "Bugün burada, Anadolu Üniversitesi’nin köklü birikimiyle yetişmiş mezunlarımızı uğurlamak üzere bir aradayız. Sevgili Eğitim Fakültesi mezunlarımız, sizler artık sadece ders anlatan bireyler değil; vicdanı, bilgeliği ve insan sevgisini sınıflara taşıyacak yol göstericilersiniz. İletişim Bilimleri Fakültesi mezunlarımız, bilgi çağında eleştirel düşüncenin, doğru bilginin ve toplumsal sorumluluğun sesi olacaksınız. Devlet Konservatuvarı mezunlarımız, sanatın evrensel diliyle kültürümüzü zenginleştirecek; duygulara biçim veren birer sanat elçisi olacaksınız. Engelliler Entegre Yüksekokulu mezunlarımız, empati ve kapsayıcılıkla engelleri aşan bir toplumun mimarları olacaksınız. Adalet Meslek Yüksekokulu mezunlarımız, hukukun işleyişine şeffaflık, düzen ve güven katacak, adaletin sessiz kahramanları olacaksınız. Eskişehir Meslek Yüksekokulu mezunlarımız, üretim hayatına hızla katılıp ekonomimize değerli katkılar sunacaksınız. Son olarak İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarımız; ekonomi, siyaset ve toplumun kesişim noktasında aldığınız donanımla değişimi yöneten ve dönüştüren bireyler olarak sahneye çıkıyorsunuz. Sevgili gençler, bu üniversitede kazandığınız bilgi ve değerlerle yalnızca kendinize değil; yaşadığınız topluma da yön vereceksiniz. Yolunuz açık, vicdanınız rehber, emeğiniz daim olsun. Sizlerle gurur duyuyor, her birinize başarılarla dolu bir gelecek diliyorum." Açılış konuşmasının ardından, üniversite genelinde ve fakültelerinde dereceye giren öğrenciler konuşmalarını gerçekleştirdi. Üniversite ve Eğitim Fakültesi Birincisi Özel Eğitim Bölümü Mezunu Ufuk Serli, Üniversite Üçüncüsü ve Eğitim Fakültesi İkincisi Sınıf Öğretmenliği Programı Mezunu Veli Sarıkaya, İletişim Bilimleri Fakültesi Birincisi Basın ve Yayın Bölümü Mezunu Aleyna Gürgen, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Birincisi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Mezunu Süleyman Şeker, Devlet Konservatuvarı Birincisi Müzik Bölümü Mezunu Neli Gagua, Adalet ve Meslek Yüksekokulu Birincisi Hukuk Bölümü Mezunu Birsen Uyumaz, Eskişehir Meslek Yüksekokulu Birincisi Pazarlama ve Reklamcılık Bölümü Mezunu Gheyath Aek Al Omran, Engelliler Entegre Yüksekokulu Birincisi Bilgisayar Operatörlüğü Bölümü Mezunu Ahmet Cüneyt Sağırlı mezuniyet belgelerini ve hediyelerini Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile fakülte ve yüksekokul yöneticilerinin elinden aldı. Tören, mezunların keplerini havaya atmasıyla sona erdi.
(Düzeltme) 83 yaşındaki kadının huzurevinde kurduğu "uçma" hayali kokpitte 700 metreye çıkarak gerçek oldu
26 Haziran 2025 Perşembe - 16:44 (Düzeltme) 83 yaşındaki kadının huzurevinde kurduğu "uçma" hayali kokpitte 700 metreye çıkarak gerçek oldu Bilecik Huzurevi Yaşlı Bakim ve Rehabilitasyon Merkezi’de kendisine sorulan, "21 yaşınızda geri dönme imkânınız olsa ne yapmak isterdiniz" sorusuna, "uçak uçurmak" diye cevap veren, gençliğinde tır ile uzun yol şoförlüğü yapan 83 yaşındaki Mürüvvet Türksoy, Eskişehir’deki Türk Hava Kurumu (THK) İnönü Havacılık Eğitim Merkezi’nde, kokpitine oturduğu planör ile 700 metre yüksekliğe kadar çıkarak uçuş deneyimi yaşadı. Bilecik Huzurevi Yaşlı Bakim ve Rehabilitasyon Merkezi’de yapılan çalışmada orada kalan huzurevi sakinlerine, "21 yaşınızda geri dönme imkânınız olsa ne yapmak isterdiniz" diye soruldu. Huzurevinde ikamet eden 83 yaşındaki Mürüvvet Türksoy, sorulan soruya uçak kullanmak istediği cevabını verdi. Bunun üzerine çalışma başlatan Bilecik Huzurevi Yaşlı Bakim ve Rehabilitasyon Merkezi Müdüresi Seyhan Şimşek ve Bilecik Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün girişimleri ile çalışma başlatıldı. Çalışmalar neticesinde kurutuluşunun 100’üncü yılında olan Türk Hava Kurumu (THK) bu girişime olumlu yanıt verdi. Yetkililerce, Eskişehir’in İnönü ilçesindeki Türk Hava Kurumu İnönü Havacılık Eğitim Merkezi’nde, Mürüvvet Teyze’nin hayalinin gerçekleştirilebileceği Bilecik Huzurevi Yaşlı Bakim ve Rehabilitasyon Merkezi yönetimine iletildi. Kokpitte oturan 83 yaşındaki kadın 700 metre yukardan manzarayı izledi Geçmişte tır kullanan ve Avrupa’ya mal dahi taşıyan 83 yaşındaki Mürüvvet Türksoy, girişimler ve alınan izinler sonucunda Türk Hava Kurumu (THK) İnönü Havacılık Eğitim Merkezi’ne geldi. Burada son kontrolleri yapılan Türksoy, planörün kokpitine Kurumun Planör Uçuş Okulu Müdürü Murat Hozan ile birlikte oturdu. Müdür Hozan eşliğinde planörle kalkış yapan Mürüvvet Türksoy’un heyecanın, kokpitteki aksiyon kamerasına anbean yansıdı. 700 metre yüksekliğe kadar çıkan Mürüvvet Türksoy, Okul Müdürü Murat Hozan rehberliğinde manzaranın tadını çıkardı. İnişin ardında huzurevinden arkadaşları ve Müdüresi Seyhan Şimşek tarafından alkışlarla karşılandı. "Artık ‘uçuşu da yapıyım ondan sonra ölürsem öleyim’ dedim" Konuyla alakalı konuşan Mürüvvet Türksoy, "Bana sordular, "18 yaşında olsaydın ne yapardın?" Ben de uçak kullanmak isterdim dedim ve ondan sonra olay buraya kadar geldi. Bilecik’ten geldim, orada huzurevinde kalıyorum. Arabalara binmeye alışığım, çok araba kullandım o yüzden bir şeyim yok çok şükür, korkum da olmadı. Tır şoförlüğü bile yaptım, uzun yol yaptım Almanya’dan Türkiye’ye çok gidip geldim. Almanya’da hep tırla mal taşıdım, gece gündüz çalıştım. Korkulacak hiçbir şeyim yok, çok özeniyordum kullanamadığım için içimde kalmıştı. Uçağa çok bindim ama hiç kullanmamıştım bu dünyada da içimde ukte kalmamış oldu. İnsan her yaşta her şeyi yapabilir. Hiç yaşla alakası yok önemli olan arzu etmek, istemek, azimli olmak. Ben biraz azimliyimdir illa olsun isterim, o yüzden artık onu da yapıyım ondan sonra ölürsem öleyim dedim. Şimdi gözüm açık gitmez artık" dedi. "Mürvet Teyzemiz çok hayat dolu" Mürüvvet Türksoy’un uçuşundan dolayı oldukça mutlu olan Bilecik Huzurevi Yaşlı Bakim ve Rehabilitasyon Merkezi Müdüresi Seyhan Şimşek, "Huzurevi sakinlerimize, "21 yaşında olsaydınız ne olmak isterdiniz?" diye sormuştuk. Sakinlerimizden Mürvet Türksoy Teyzemiz, "Uçak kullanmak isterdim," cevabını verdi. Sağ olsun, İl Müdürümüz İlkay Bey, teyzemizin bu hayalini gerçekleştirmek için harekete geçti ve gerekli temasları kurdu. Bu konuda İl Müdürümüz İlkay Bey’e, buradaki yetkili Ali Zahim Hoca’ya ve tüm ekibe çok teşekkür ediyorum. Bir sakinimizin hayalini gerçekleştirmiş olacağız, bu da bizi çok mutlu edecek. Mürvet Teyzemiz çok hayat dolu, pek çok erkeğin yapamadığı, başaramadığı işleri başarmış bir kadın. En son hayali uçmaktı. İnşallah bu hayalini de yaşarken gerçekleştirmiş olmak bizi çok mutlu edecek" ifadeleri ile süreci anlattı. "Mürüvvet Teyzemiz, hayalinin uçmak olduğunu söylemişti, biz de bunu başardık" Mürüvvet Teyze’nin uçuşu hakkında THK İnönü Okullar Müdürü ve Yamaç Paraşütü Okul Müdürü Ali Zaimoğlu şöyle konuştu: "Aslında bizim için gayet normal bir durum. Mürüvvet Teyzemiz daha önce tur şoförlüğü bile yapmış. Kendisi 83 yaşında, ama içindeki heyecan 18 yaşındaki bir genç gibi. Hiç heyecanlanmadı, planörümüze bindi ve harika bir uçuş gerçekleştirdi. Biz onun adına çok mutlu olduk, o da hayalini gerçekleştirdiği için çok mutlu oldu. Mürüvvet Teyzemiz, hayalinin uçmak olduğunu söylemişti. Biz de Türk Hava Kurumu olarak bu hayalini gerçekleştirmek istedik ve bunu başardık. Onun mutluluğunu paylaşıyoruz. Bu örnek bize şunu gösteriyor: Uçmanın yaşı yoktur. Çünkü biz, 100 yıldır Türkiye’de tüm Türk gençliğinin ve vatandaşlarının uçuş hayallerini gerçekleştiriyoruz. Uçuşun yaşı yoktur."
Sürdürülebilir gelecek için öğretmenlere ’Yeşil Sanayi Eğitimi’
26 Haziran 2025 Perşembe - 16:19 Sürdürülebilir gelecek için öğretmenlere ’Yeşil Sanayi Eğitimi’ Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi tarafından, Eskişehir’de görev yapan meslek lisesi öğretmenlerine yönelik bir eğitim programı gerçekleştirildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Haziran dönemi mesleki çalışmalar programı çerçevesinde düzenlenen eğitimde, ESO Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi Uzmanı Dr. Çağdaş Saz katılımcılarla bilgi paylaştı. Dr. Saz, öğretmenlere sanayide dijital ve çevreci dönüşüm anlamına gelen ikiz dönüşüm, karbon ayak izi ve su kültürü konularında temel bilgiler ile güncel uygulamaları aktardı. Öğretmenlerin dönüşüm sürecinde aktif rol üstlenmesi açısından değerli bir adım Eğitimle birlikte öğretmenlerin ders içeriklerine güncel çevre politikalarını entegre etmesi ve öğrencilere sürdürülebilirlik bakış açısı kazandırması hedeflendi. Dr. Çağdaş Saz, öğretmenlerin bu bilgi birikimini genç nesillere aktarmasının uzun vadede hem toplumsal hem de sanayi temelli sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayacağını vurguladı. Gerçekleştirilen bu eğitim, çevre odaklı mesleki eğitimin yaygınlaşması ve öğretmenlerin bu dönüşüm sürecinde aktif rol üstlenmesi açısından değerli bir adım olarak öne çıktı. ESO’nun resmi sosyal medya hesabından konuyla ilgili yapılan paylaşımda, "Meslek lisesi öğretmenlerinin bu konularda bilinçlenmesi; öğrencilerin çevre ve sürdürülebilirlik konularında farkındalık kazanması ve sanayiye çevre bilinci yüksek, nitelikli bireyler kazandırılması açısından büyük önem taşımakta" ifadeleri yer aldı.