Yerel Haberler
Eskişehir
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:22 AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak’tan Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik operasyonla ilgili açıklama AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonla ilgili olarak, "Ortaya çıkan ayrıntılar, ne yazık ki şehrimiz ve kamu vicdanı adına utanç vericidir" dedi. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Tepebaşı Belediyesi’ne geçtiğimiz günlerde yolsuzluk, nitelikli zimmet, evrakta sahtecilik ve kara para aklama suçlarıyla ilgili operasyon düzenlenmişti. Soruşturma süreci devam ederken, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, konuyla ilgili açıklamada bulundu. Başkan Albayrak’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Soruşturmayı büyük bir dikkat, ciddiyet ve sükunetle takip etmekteyiz. Soruşturmanın selameti ve hukukun üstünlüğüne olan inancımız gereği, bugüne kadar adli makamların işleyişine saygı göstererek herhangi bir açıklama yapmamayı tercih ettik. Ancak gelinen noktada ortaya çıkan vahim tablolar, iddialar ve belgeler karşısında Eskişehir halkının hakkını savunmak adına bir kelam etme zamanı gelmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü titiz çalışma, MASAK ve Sayıştay müfettişlerinin raporları neticesinde ortaya çıkan ayrıntılar, ne yazık ki şehrimiz ve kamu vicdanı adına utanç vericidir" ifadeleri yer aldı. "Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir" Albayrak, "Eskişehirli hemşehrilerimizin vergileriyle, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla inşa edildiği iddia edilen lüks villalar, tarım arazileri üzerine kurulan devasa malikaneler ve bu yapıların altına gizlenmiş kripto para madenciliği odaları, belediyecilik anlayışının nasıl kişisel servet edinme aracına dönüştürüldüğünün en açık göstergesidir. Bir yanda halka hizmet üretmesi gereken makamlar, diğer yanda ise bu makamların gücünü kullanarak kendi yakınlarının üzerine şirketler kurup belediyeye şişirme faturalar kesen idareciler... Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir" dedi. "Sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür" Aşevi üzerinden usulsüzlük yapıldığı iddialarının vahim olduğunu belirten Albayrak, şunları kaydetti: "İhtiyaç sahibi vatandaşlarımızın, yoksulun, fukaranın boğazından geçecek olan aşevi yemeklerinin sanki dışarıdaki yandaş firmalardan alınmış gibi gösterilerek belediyeye fatura edilmesi, milyonlarca liranın elden ele nakit olarak paylaştırılması sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür. İhtiyaç sahibinin rızkına göz diken bu zihniyeti Eskişehir kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. Eskişehir’imizin ve hemşehrilerimizin hakkını, hukukunu hiç kimseye yedirtmedik, yedirtmeyeceğiz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının, aşevindeki fukaranın rızkının son kuruşuna kadar takipçisi olacağız. Adaletin tecelli edeceğine ve suçluların en ağır cezayı alacağına inancımız tamdır."
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:36 Anadolu Üniversitesi ile Rekabet Kurumu arasında akademik iş birliği protokolü Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi ile Rekabet Kurumu arasında akademik ve kurumsal iş birliğini güçlendirmek amacıyla önemli bir protokol imzalandı. Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Rekabet Kurumu iş birliğiyle düzenlenen ’Rekabet Hukuku Eskişehir Zirvesi’ kapsamında önemli bir adım atıldı. Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’i makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından iki kurum arasında kurumsal iş birliği protokolü imza altına alındı. Akademik ve kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor İmzalanan protokol ile Anadolu Üniversitesi ve Rekabet Kurumu arasındaki akademik ve kurumsal ortaklığın en üst seviyeye çıkarılması hedefleniyor. İş birliği doğrultusunda; rekabet hukuku alanında ortak eğitim programları, bilimsel araştırmalar, seminerler, konferanslar, çalıştaylar ve çeşitli akademik etkinliklerin hayata geçirilmesi planlanıyor. Protokol sayesinde öğrenci ve akademisyenlerin rekabet hukuku alanındaki güncel gelişmeleri yakından takip etmesi, sektörel uygulama alanlarına yönelik nitelikli bilgi ve deneyim kazanması amaçlanıyor. Kamu kurumları ile üniversiteler arasındaki bilgi paylaşımını artırmayı da hedefleyen iş birliğiyle, üniversitenin akademik birikiminin sahaya ve uygulama alanlarına aktarılmasına ciddi bir katkı sunulması öngörülüyor.
Türk Telekom Liseliler Yazılım Kampı sona erdi
06 Temmuz 2025 Pazar - 10:39 Türk Telekom Liseliler Yazılım Kampı sona erdi Türk Telekom’un desteğiyle ve Anadolu Üniversitesi ile Anakod Yazılım Akademisi iş birliğiyle düzenlenen ’Türk Telekom Liseliler Yazılım Kampı’nın kapanış töreni yapıldı. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirilen törenin açılış konuşmalarını Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Türk Telekom Hukuk ve Regülasyon Genel Müdür Yardımcısı Tahsin Kaplan, Anakod Yazılım Akademisi kurucu ortakları ve kamp organizatörleri Muhammed Taha Özdemir ve Merve Nur Uysal ile "Türk Telekom Liseliler Yazılım Kampı" öğrencileri Behiye Nur Önal ve Zeynep Dilşan Çağlar yaptı. "Bu yıl ilk kez Dijital Oyun Tasarımı Bölümümüz 30 öğrenci alacak" Törenin açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesi mühendislik ağırlıklı bir üniversite değil. Ancak artık yazılım, yapay zekâ, dijitalleşme gibi kavramlar yalnızca mühendislerin alanına giren konular olmaktan çıktı. Bu nedenle bu alanları herkesin tanıması ve anlaması gerekiyor. Liseli gençlerimizin kariyer yolculuklarına başlamadan önce nasıl bir rota çizeceklerine dair fikir sahibi olmaları açısından böyle bir eğitim çok faydalı. Bu kampın en büyük çıktısı, sizleri Anadolu Üniversitesi kampüsünde ağırlamış olmamızdır. Anadolu Üniversitesi olarak dijitalleşme, yapay zekâ, oyun geliştirme ve animasyon konularında öncelikli alanlara sahibiz. Mühendislik altyapımız olmasa da bu alanların sanatsal yönlerini ortaya koyacak bölümlerimiz var. Bu vesileyle sizlerle bir haberi paylaşmak istiyorum: Bu yıl ilk kez Dijital Oyun Tasarımı Bölümümüz 30 öğrenci alacak. Ayrıca Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulumuz da bu yıl ilk öğrencilerini kabul edecek" dedi. "Anadolu Üniversitesi ile ümidimizi yeşerttik" Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Tahsin Kaplan, "Bizler kamp sürecinin son kısmında yer aldık ancak ekibimiz, Anadolu Üniversitesi’nin misafirperverliğiyle çok başarılı bir çalışma yürüttü. Salondaki gençlerin ilgisi ve motivasyonu bizleri çok umutlandırdı. İnternet ve güvenlik teknolojileri açısından ülkemizin geleceğinin emin ellerde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi ile ümidimizi yeşerttik" şeklinde konuştu. "Ülkemizin aydın gençlerini Türk Telekom’un desteğiyle geleceğe hazırlıyoruz" Türk Telekom Siber Güvenlik Direktörü Mahmut Küçük ise şunları söyledi: "Anadolu Üniversitesi’ni ilk kez ziyaret ettim. Anadolu Üniversitesi ülkemizin en büyük ve en köklü üniversitelerinden bir tanesi. Biz de gençlerimizle gurur duyuyoruz. Türk Telekom’un desteğiyle ülkemizin aydın gençlerini geleceğe hazırlıyoruz." "Amacımız yazılımdan anlayan multidisipliner bireyler yetiştirmek" Anakod Yazılım Akademisi kurucu ortakları Muhammed Taha Özdemir ve Merve Nur Uysal, "Yazılım kampı sürecimize Anadolu Üniversitesi Yazılım Kulübü ile birlikte başladık. Yazılım kampları dışarıda yaygın bir konseptti ancak biz bunu liseli gençlere uyarlamak istedik. Amacımız, tüm gençleri yazılımcı yapmak değil; yazılımdan anlayan, farklı disiplinleri birleştirebilen bireyler yetiştirmek" ifadelerini kullandı. "Anadolu Üniversitesi kampüsünde bulunmak çok güzel bir deneyimdi" Kamp öğrencilerinden Behiye Nur Önal, "Bu seneki yazılım kampında Orta Seviye C++ ve Python eğitimi alma fırsatı buldum. Kamp boyunca matematik, felsefe ve kodlama dışında, hayat tecrübesi edinmeye yönelik birçok deneyim yaşadık. Üniversite sınavından yeni çıkmış biri olarak bu kamp bana her anlamda çok olumlu katkı sağladı. Anadolu Üniversitesi kampüsünde bulunmak, bir lise öğrencisi için çok değerli bir deneyimdi" dedi. "Köklü bir üniversiteyle bağlantı kurma fırsatı yakaladık" Kamp öğrencilerinden Zeynep Dilşan Çağlar ise şu sözleri kullandı: "Ben Python ve Selenium eğitimleri aldım. Henüz lise öğrencisiyken Anadolu Üniversitesi gibi köklü bir üniversiteyle bağ kurma fırsatı bulmak bizim için çok kıymetliydi. Emeği geçen herkese teşekkür ederim." Öğrencilere teşekkür amacıyla çekiliş düzenlendi Açılış konuşmalarının ardından ’Türk Telekom Liseliler Yazılım Kampı’ eğitmenlerine Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Tahsin Kaplan ve Türk Telekom Siber Güvenlik Direktörü Mahmut Küçük tarafından plaket takdim edildi. Plaket töreninin ardından kampa katılan öğrenciler arasında kamp süresince gösterdikleri özveri için teşekkür amacıyla bir çekiliş düzenlendi. Çekilişte İbrahim Efe Dağlı ve Eren Özgür Özdoğan dizüstü bilgisayar; Duru Caner ve Mustafa Talha Akarca oyuncu klavyesi; Elif Öz ve Görkem Bulut ise oyuncu faresi kazandı. Tören, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Törene başta Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Türk Telekom Hukuk ve Regülasyon Genel Müdür Yardımcısı Tahsin Kaplan olmak üzere dekanlar, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Sağlık ocaklarında akupunktur tedavisi Türkiye’de ilk defa Eskişehir’de uygulandı
06 Temmuz 2025 Pazar - 10:15 Sağlık ocaklarında akupunktur tedavisi Türkiye’de ilk defa Eskişehir’de uygulandı Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları (GETAT) çerçevesinde Türkiye’de ilk defa bir sağlık ocağında, Eskişehir’de bulunan Adalar Aile Sağlığı Merkezi’nde akupunktur tedavisi gerçekleştirildi. Sağlık Bakanlığı’nca GETAT eğitimi almış doktorlara sağlık ocaklarında uygulama yapabilme izni verildi. Bu çerçevede; Ankara Lokman Hekim Üniversitesi’nde eğitim alan ve Adalar Aile Sağlığı Merkezi’nde görevli Dr. Osman Mollaoğlu, bu cumartesi günü akupunktur tedavisine başladı. Bu uygulamanın bir sağlık ocağında Türkiye’de ilk defa Eskişehir’de gerçekleştirildiği belirtildi. Şu anda sadece hafta sonları yapılan uygulamayla ilgili bilgi paylaşan Dr. Mollaoğlu, akupunkturun tüm hastalıklarda rahatlıkla kullanılabilecek bir yöntem olduğunu ve modern tıbbı destekleyici özelliği olduğunu söyledi. "Geleneksel ve tamamlayıcı tıbbı Türkiye’de bir ilk olarak Eskişehir’e getirmiş bulunmaktayız" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Serkan Ceyhan, "Eskişehir halkına, hatta çevre illere de her geçen gün sağlık hizmetinin yelpazesini genişletme amacındayız ve bunu belki yavaş adımlarla ama her geçen gün biraz daha artırma durumundayız. Yine birinci basamakta uyguladığımız hizmetlere ek olarak da geleneksel ve tamamlayıcı tıbbı da Türkiye’de bir ilk olarak Eskişehir’e getirmiş bulunmaktayız. Odunpazarı İlçesi’nde bağlı Adalar Aile Sağlığı Merkezi’mizdeki Dr. Osman Mollaoğlu hocamızın öncülüğünde artık bu birimimizde de akupunktur tedavileri yapılmaya başlanacaktır. Bundan sonra da yeni açılacak hizmet birimleri, yeni açılacak ünitelerle ve personellerimizle birlikte sağlık çalışanlarının fedakâr ve özverili gayretleriyle Eskişehir halkımızda sağlık hizmetini daha da yaygınlaştırma gayretinde, bilincinde olacağız ve çalışmalarımız da devam edecektir" dedi. "GETAT uygulamalarıyla Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz" Adalar Aile Sağlığı Merkezi’nde görevli Dr. Osman Mollaoğlu ise, "2021 yılında akupunktur eğitimlerini Ankara Lokman Hekim Üniversitesi’nde Profesör Doktor Cemal Çevik hocanın ekibiyle birlikte tamamlamış bulunmaktayım. Bu eğitimler sonrasında bakanlığımızın da sağlık ocaklarında GETAT eğitimi almış doktor arkadaşlarımızın uygulama yapabilme izni vermesi sonrasında biz akupunktur konusunda Adalar Aile Sağlığı Merkezi’nde hafta sonu itibarıyla hizmete başlıyoruz ve inşallah memleketimiz için hayırlı olur. İleriki dönemlerde belki bakanlığımızın izniyle de mesai saatleri sonrasında olabileceğini düşünüyoruz. Eskişehir hep ilkleri yaşayan bir şehir, memleket. Eğitimde öncü olan bir memleket, sağlıkta da aynı öncülüğü 2006 yılında aile hekimliğiyle başlamıştı. Şimdi GETAT uygulamalarıyla Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz. Bundan gurur duyuyorum" şeklinde konuştu. "Modern tıbbı tamamlayıcı ve destekleyici bir özelliği vardır." Akupunktur tedavisiyle ilgili detaylara değinen Dr. Mollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Modern tıbbın yanında geleneksel tıp uygulamalarından akupunktur tüm hastalıklarda rahatlıkla kullanılabilecek modületedir ve modern tıbbı tamamlayıcı ve destekleyici bir özelliği vardır. Geçmeyen kas ve iskelet sistemi ağrılarında, baş dönmelerinde, migren gibi baş ağrılarında, psikolojik ve ruhsal hastalıkların desteklenmesinde, aynı zamanda immün sistemin modüle edilip rahatlatılmasında ve çoklu ilaç kullanımı yapan hastalarımızın daha rahatlıkla hastalıklarını geçirmesinde yardımcı ve tamamlayıcı bir rol almaktadır. Bu da hastalarımızı çok rahatlatmaktadır."
Orman yangınlarından sonra yangın tüplerine talep arttı
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 11:12 Orman yangınlarından sonra yangın tüplerine talep arttı Eskişehir’de yangın söndürme cihazı ve iş güvenliği ekipmanları satan esnaf Murat Pazarlı, son dönemde yaşanan yangınların ardından vatandaşların bilinçlendiğini ve satışların arttığını söyledi. Artan yangın vakaları, yangın güvenlik sektöründe hem hareketliliğe hem de bilinçlenmeye neden oldu. Yangın sektöründe 1983 yılından bu yana faaliyet gösteren Murat Pazarlı, hem bireysel kullanıcıların hem de işletmelerin artık yangın söndürme sistemlerini sadece yasal bir zorunluluk olarak değil, gerçek bir ihtiyaç olarak gördüklerini söyledi. Özellikle Bolu’daki otel yangını sonrası taleplerin yoğunlaştığını belirten Pazarlı, "Bolu’daki otel yangınından sonra insanlar biraz daha tedirgin olmaya başladılar. Bu tedirginliğin üzerine hem firmalar olsun hem de şahıslar olmak üzere herkes yangın söndürme cihazlarına ve otomatik söndürme sistemlerine yönelmeye başladı. Belediyeler de bunun üzerine denetlemelerini çoğalttı. Denetleme işlemlerini daha fazla hızlandırdılar." dedi. "Bilinç arttı, ilgi yoğunlaştı" Geçmişte yangın söndürme cihazlarına olan ilgi oldukça düşükken cihazlar yalnızca yasal zorunluluklar kapsamında satın alındığını belirten Pazarlı, son dönemde artan orman yangınları ve yaşanan can kayıplarıyla birlikte bu tablonun değiştiğini belirtti: Bu güne kadar denetlemeler bu kadar fazla devam etmiyordu ve insanların yangın söndürme cihazına olan ilgileri bu kadar yoğun değildi. Artık insanlar bu konu hakkında gerçekten bilinçlenmeye başladı, orman yangınlarının artması bu olayları daha da tetikledi. Binalarına, özel mülklerine, iş yerlerine, bahçelerine, çiftliklerine almaya başladılar. Eskiden bu kadar önemsenmiyordu, bir su hattı çekerim ve hortum koyarım ve gelecek olan yangını söndürürüm tarzında düşüncelere kaydoluyorlardı." "İnsanların yangın söndürme cihazına bakış açısı değişti" Eskiden apartmanlara yangın söndürme cihazları yalnızca belediyelerin ruhsat ve iskan süreçleri için alınırken, bugün aynı cihazlar yangın güvenliği amacıyla kullanılmaya başladığını belirten esnaf Pazarlı; "Şu anda insanlar bilinçlenmeye başladı yangın konusunda. Eskiden önemsenmiyordu, yangın söndürme cihazı sadece ruhsat alımı için olduğu düşünesi vardı. Şuan tam manasıyla yangın güvenliği için kullanılmaya başlandı. Bu düşünce değiştiği için insanlar artık cihazları aldıktan sonra ne şekilde kullanacaklarını da öğrenmek istiyorlar. İnsanların yangın söndürme cihazına bakış açısı daha da değişti, ciddi bir anlamda yangın söndürme cihazının ihtiyaç olduğunu farkına vardılar" diyerek ifade etti. "Yazla değil, yangınlarla paralel artış" Yangın söndürme cihazlarına olan ilginin yaz mevsimiyle birebir bağlantılı olmadığını ifade eden Pazarlı, bu yıl yangın sezonunun erken başlamasıyla talebin de erkene çekildiğini söyledi. Devletin ve belediyelerin aldığı önlemler vatandaşları daha dikkatli olmaya yönlendirdiğini söyleyen Murat Pazarlı; "Yangın söndürme cihazlarının artışı aslında yaz sezonuyla orantılı artan bir durum değil. Yangınlar bu sene maalesef erken çıkmaya başladı, buna karşılık devletin ve belediyelerin almış olduğu kararlar var. Mesela ormanlarda, ağaçlık yerlerde ateş yakılmamasıyla alakalı bunlara artık cezai işlemlerin uygulanması insanların biraz daha caydırıcılığına sebebiyet verdi." Otomatik sistemlere ilgi arttı Sadece taşınabilir yangın söndürücülerin değil, otomatik söndürme sistemlerin de artık talep gördüğünü belirten Pazarlı; "İşletmeler sadece yangın söndürme cihazı almıyorlar, otomatik sistemlerde kuruyorlar. Davlumbazlardan dolayı binada veya işletmelerde çıkabilecek olan yangınları da artık önemsemeye başlayarak davlumbaz söndürme sistemlerine, pano tipi söndürme sistemlerine yöneldiler. Bunlara eskiden bir bütçe ayırmıyorlardı çünkü normal söndürme cihazına karşılık biraz daha maliyetli oluyor. Şu anda onları da yaptırıyorlar." "Ürün çeşitliliği artıyor" Yangın güvenliği sektöründe 2025 yılı itibariyle ürün yelpazesi de genişlemeye başladığını ve sektörde özel ürün geliştirildiğinden bahseden Murat Pazarlı: "Yangın sektöründe yeni materyaller çıkarmaya başladılar. Eskiden belli standartlarda iki ya da üç çeşit yangın söndürme cihazı vardı. Şu anda etkin maddeleri farklı şekilde, ürün gamlarını geliştirmeye başladılar. Örneğin kimileri orman yangınları için özel kimyasallar üretmeye başladı, kimisi sadece yağ yangınları için özel kimyasallar üretmeye başladı. Olay biraz daha ciddiye dönmeye başladı. Yangın sektörü artık çok daha profesyonel ve bilinçli bir şekilde büyüyor" diyerek sektörün geliştiğini vurguladı. Fiyatlar cüzi, hayati önem taşıyor Cihazların fiyatlarının uygun olduğunu vurgulayan esnaf Pazarlı; "Fiyatlar açısından bakacak olursak şu an en kötü bir arabanın maliyeti 1 ila 1 buçuk milyon liradan başlıyor. O aracı koruma bedeli ise bizden alacağı yaklaşık 500 ila 750 lira arasında bir fiyat olmak üzere, çok cüzi bir rakama yangından korunmasını sağlıyor. İnsanlar artık çok büyük paralar harcadıkları araçları ve evleri, aslında çok cüzi rakamlarla koruyabiliyor. Yangın söndürme cihazlarının fiyatları çok yüksek rakamlar değil" dedi. "Cihazın yeri ve kimyasal kalitesi önemli" Yangın söndürme cihazlarının etkinliğini belirleyen en önemli unsurun, içindeki kimyasal maddenin kalitesi olduğunu vurgulayan Pazarlı, cihazların düzenli bakım ve dolum gerektirdiğine dikkat çekti; "Yangın söndürme cihazlarının içindeki kimyasal maddenin son kullanım süresi maksimum 2 yıldır bu da cihazın nerede ve nasıl muhafaza edildiğine bağlı olarak değişiyor. Yangın söndürme cihazını dışarıda, rutubetli ya da aşırı soğuk bir yerde tuttuğunuzda içindeki kimyasallar bozulmaya başlar. Bu yüzden belli bir sıcaklıkta muhafaza etmek ve cihazı 6 aylık periyodik bakımlara getirmek bu süreyi 2 yıla kadar uzatabilir." Cihazın yılda bir kontrol ettirilmesinin faydalı olacağını söyleyen Pazarlı, "Biçerdöver gibi açık alanda kullanılan araçlarda veya otomobillerde cihaz her türlü hava şartlarına maruz kalıyor. Bu yüzden yılda bir kere dolum yapılması içindeki maddenin etkisini koruması açısından önemlidir. Cihazı bir ilaç gibi düşünmeliyiz, son kullanma tarihi geçtiğinde etkisi azalır" ifadelerini kullandı. "Cihaz bagajda değil, ulaşılabilir yerde olmalı" Araçlarda yapılan en büyük hatalardan birinin, yangın söndürme cihazını bagaja yerleştirmek olduğunu belirten Pazarlı, "Yönetmeliklere göre cihaz, aracın içinde ve ulaşılabilecek en yakın yerde olmalı. Eskiden sürücü koltuğunun yanına montaj yapılırdı. Kaza anında bagajdaki cihaza ulaşmak daha zor" uyarısında bulundu.