Yerel Haberler
Eskişehir
Ecdada ait 143 yıllık cami restorasyon bekliyor 15 Mayıs 2026 Cuma - 22:08:25 Eskişehir’de yıllar önce terk ettikleri köye geri dönen vatandaşlar, Osmanlı döneminden kalan 143 yaşında olan camilerinin restorasyonla yeniden faaliyete geçirileceği günü beklerken, köy nüfusu ise her geçen gün artıyor. Şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Tepebaşı ilçesindeki Yukarı Danışment köyü yaklaşık 40 yıl önce mevsim şartlar nedeniyle yaklaşık 5 kilometre aşağıya taşınmıştı. İlerleyen zamanda köyde uzun yıllar bir aile yaşamını sürdürürken, teknoloji ve şartların gelişmesi sonrasında köye dönüşler başladı. Hafta içi 4 aile hafta sonu ise 10 ailenin üzerinde köyde yaşam başladı. Her geçen gün temiz havası nedeniyle nüfusu artan köyden en dikkat çeken ise Osmanlı döneminden kalan 143 yıllık Danişment Camii. Yılların yorgunluğu nedeniyle kullanılamayan camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Köy halkı yetkililere defalarca yazılı ve sözlü camilerinin yapılması için istekte bulundu. Hicri takvime göre 1300, Miladi takvime göre ise 1883 yılında yapılan tarihi cami, kapılarının kilitlendiği ve kaderine terkedilmiş durumda. Vatandaşlar yeniden yaşam alanına dönen köylerinde, atalarının hatırası olan caminin yenilenmesiyle nüfusunun daha da artacağını düşünüyor. "Burası benim terapi merkezim gibi" Şehir yaşamını bırakıp Yukarı Danişment mahallesine geri dönen 66 yaşındaki Mehmet Altın, "Buranın yolu eskiden daha dikti. At arabasıyla çıkmak zor oluyordu, traktörler çıkınca da mazot parası çok gidiyor diyorlardı. Sonra Aşağı Danişment kuruldu herkes oraya geçti. Daha önce 5-6 hane vardı, hepsi gittiler. Hazine yer verince, devlet para verince oraya yerleştiler ama şimdi burayı çok arıyorlar. Şuan burada bulunan vatandaşlar hayvancılık yapıyor, biri emekli benim gibi. 3 ev kaldı benim dışımda. Hafta sonları gelenler var, yazlıkçı diyoruz onlara onlar gelince yaklaşık 16 hane oluyor. Ben buraya 2004 yılında emekli olduktan sonra geldim. Burası benim terapi merkezim gibi. Buraya geldikten sonra ilaç almayı bıraktım. Ben tek seferde altı ameliyat geçirdim, ölümlerden döndüm. Buraya gelince yaşamaya başladım" dedi. "Bir asırdan fazladır burada bu camii" Restorasyon ihtiyacı olan Danişment Camii’nin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğuna geçtiğini belirten Altın, "Camii Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmiş. Cami’nin arka tarafı çöktü. Bize ‘çivi bile çakamazsınız’ dediler. Bir asırdan fazladır burada bu camii, dedelerimiz kullanıyormuş. Biz yapmaya çalıştık ama çatılara çıkamıyoruz zaten yapamazsınız diyorlar. Büyükşehir Belediyesine de bildirdik. Geldiler resimlerini çektiler, yazıp çizdiler ama bir şey demediler" diye konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:26 Ters yönden gelerek ezdiği genç kadını hayattan kopardı Eskişehir’de bir ara sokakta ters yönde seyreden araç, 35 yaşındaki Gökçe Kurtulmuş’u ezdi. Genç kadın olay yerinde hayatını kaybederken, yaşanan feci kaza güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Olay, Odunpazarı ilçesi İstiklal mahallesi Şirinyer Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Emine A. (48) idaresindeki 26 EJ 341 plakalı otomobil Şirin Sokak üzerinde ters istikamette hızlıca ilerleyerek caddeyi aştı. Caddenin karşısındaki Şirinyer Sokak’a hızla giren araç, önce banketleri ve trafik levhasını çiğnedikten sonra köşede bekleyen yaya Gökçe Kurtulmuş’u (35) altına aldı. Olay yerine ihbar üzerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin incelemesinde Gökçe Kurtulmuş’un hayatını kaybettiği tespit edildi. Olayda yaralanan sürücü Emine A. ilk müdahalesinin ardından ambulans ile Eskişehir Yunus Emre devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. "Araba çok süratliydi, resmen caddeden uçtu" Kazaya şahit olan esnaf Hasan Bahçecik, "Önce bir ses duydum, ondan sonra arabanın gaza basarsın ya öyle sesler. Önce çöp tenekesini salladı, uçarak karşıya fırlattı. Kırmızı kazaklı bir kadın da orada köşede dururken araba sokağa girdi. Sokağa girer girmez arabayla elektrik direğinin camları arasına sıkıştı. Koştum baktım hemen kurtarabilir miyiz diye, söyleyecek halim yok ama bağırsaklarını görünce içim boşaldı, bir daha yanaşamadım. Araba çok süratliydi, resmen caddeden uçtu. O arada bir boşluk vardı, araba gelmiyordu. Sürücü de galiba yaralanmış, benim gördüğüm sürücü biraz durgundu, sadece bakıyordu. Ben öbür kadına baktım çünkü arabanın onu altına aldığını gördüm" dedi.
Anadolu Üniversitesi’nin sanata açılan kapısı: Devlet Konservatuvarı
22 Temmuz 2025 Salı - 12:46 Anadolu Üniversitesi’nin sanata açılan kapısı: Devlet Konservatuvarı Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, 35 yıldır müzik, tiyatro ve sahne sanatları alanında nitelikli sanatçılar yetiştiriyor. Ülkemizde üç büyük şehir dışında kurulan ilk konservatuvar olma özelliği taşıyan Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, 35 yılı aşkın bir süredir eğitim hayatına devam ediyor. Devlet Konservatuvarı, çağdaş anlamda çok sesli klasik batı müziği ve sahne sanatları eğitimi veren donanımlı bir okul olarak Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir’in eriştiği kültür seviyesinin sonucunda ortaya çıkan Türkiye’nin değerli konservatuvarlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Devlet Konservatuvarına emek veren öğretim üyelerinin başında ise Konservatuvar Müdürü Prof. Hüseyin Bülent Akdeniz, Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Erdal Uludağ, Doç. Elif Özbek yer alıyor. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik, Sahne Sanatları, Müzikoloji, Türk Müziği, Çalgı Yapımı ve Onarımı olmak üzere beş bölümde eğitim veriyor. 1986 yılında yalnızca Müzik ve Tiyatro bölümleri ile eğitim yaşamına başlayan konservatuvarda, Opera Anasanat Dalı’nın açılmasının ardından Tiyatro Anasanat Dalı ile bir çatı altında Sahne Sanatları Bölümü oluşturuldu. Yıllar içinde Müzikoloji ile Çalgı Yapım ve Onarım Bölümlerini de hayat geçiren Devlet Konservatuvarı, son olarak Türk Müziği Bölümünü kurarak zenginliğini artırdı. Sanatla iç içe bir eğitim Müzik Bölümü, bir yandan çok sesli müzik alanında günümüz sanatının gereklerini yerine getirebilecek ve ona yön verebilecek birikimde yetkin sanatçılar yetiştirmek ve bu alandaki eğitiminin yaygınlaşmasını sağlamayı amaçlarken diğer yandan da müzik biliminin gelişmesine katkı verecek bilimsel çalışmaları destekliyor. Sahne Sanatları Bölümü, çağdaş yöntemlerle yetkin hale gelmiş oyuncu ve sanatçılar yetiştirmeyi, tiyatro ve opera alanındaki bilimsel araştırmalara katkıda bulunmayı temel amaçları arasında görüyor. Müzikoloji Bölümü, müzikoloji disiplinini yalnızca müzik tarihiyle ilgilenen bir alan olarak değil, aynı zamanda diğer bilim dallarıyla olan yakın ilişkilerini de inceleyen çok yönlü bir bilim dalı olarak ele almayı amaçlıyor. Çalgı Yapımı ve Onarımı Bölümü, disiplinlerarası ve yenilikçi bir perspektifle çalgı yapımını hem geleneksel hem de bilimsel, çağdaş bir sanat ve tasarım alanı olarak yaygınlaştırmayı hedefliyor. Son kurulan bölüm olan Türk Müziği Bölümünde ise bütüncül bir yaklaşımla klasik Türk müziği ve halk müziği çalgılarından oluşan toplam sekiz dalda eğitim veriliyor. Konservatuvar çatısı altında doğrudan sanatsal faaliyetlerde bulunmak üzere kurulan iki önemli profesyonel birim, Anadolu Üniversitesini diğer konservatuvarlardan ayıran en büyük özelliklerin başında geliyor. Tiyatro Anadolu ve Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası, kampüse sanat alanında hizmet sunarak öğrencilerin entelektüel birikimlerin tamamlanmasına katkı sağlıyor; böylece Anadolu Üniversitesi öğrencilerinin her anlamda eksiksiz yetişmelerine önemli katkılarda bulunuyor. Öte yandan bu birimler, Konservatuvar öğrencilerinin profesyonel yaşama en iyi şekilde hazırlanmalarında da etkili birer araç oluyor. Bugüne kadar Anadolu Üniversitesini yurt içi ve yurt dışında birçok etkinlikte başarıyla temsil eden Tiyatro Anadolu ve Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası, gelişen ve değişen çağa ayak uydurarak son derece özgün çalışmalara imza atıyor. Tüm imkânlar öğrenciler için seferber ediliyor Öğrenciler konservatuvar çatısı altında bir yandan geleneksel bir kültürün gereği olan klasik repertuvarı öğrenirken diğer yandan da kendilerine sunulan çağdaş elektronik müzik, ses tasarımı, bestecilik, genişletilmiş çalma teknikleri, 20 ve 21. yüzyıl müzikleri gibi birçok seçmeli ders ile çok sesli müzik kültürünün tüm evreleri arasında sağlıklı bir bağ kurabilecek donanımı kazanıyor. İki binada eğitim ve performans faaliyetlerini sürdüren Devlet Konservatuvarında, konser ve tiyatro salonları, prova salonları, sınıflar, etüt merkezleri, bireysel çalışma odaları ile öğrencilere pek çok imkân sunuluyor. Profesyonel performans birimleri olan Tiyatro Anadolu, Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası etkinlikleri üniversitemizin konferans salonlarında gerçekleştiriliyor. Konservatuvarda ayrıca geleneksel repertuvarların performanslarını gerçekleştirebilecek geniş bir çalgı envanteri de bulunuyor. Kendi alanlarında ulusal ve uluslararası birçok ödüle sahip Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim elemanları akademik başarılarıyla da göz dolduruyor. Öğretim üyeleri kazandıkları ödüllerin yanı sıra sanatsal performanslarını da üst düzeyde geliştirerek başarılı çalışmalara imza atıyorlar. Öğrencilerin ulusal ve uluslararası platformlarda birçok kategoride başarıları bulunuyor. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı bu çizginin yükselerek devam etmesi için hep birlikte çalışmaya devam ediyor.
Açıköğretim’de programlar devam ediyor, fakülteler birleşti
22 Temmuz 2025 Salı - 12:42 Açıköğretim’de programlar devam ediyor, fakülteler birleşti Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Sisteminde fakülteleri birleştirerek daha verimli bir yapıya geçiyor. Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Sisteminde önemli bir yapısal değişikliğe gitti. 14 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda, Açıköğretim Sistemine bağlı İktisat ve İşletme Fakülteleri, "Açıköğretim Fakültesi" çatısı altında birleştirildi. Bu değişim, Açıköğretim Programlarının sürdürülebilirliğini ve verimliliğini arttıracak. Bu değişiklik sadece idari yapıyı kapsayacak, İktisat ve İşletme Fakültelerinde yürütülen tüm programlar eğitim vermeye devam edecek ve öğrencilerin kazanılmış hakları tamamen korunacak. Yeni düzenlemeyle birlikte, kayıt hakkı kazanan öğrenciler Açıköğretim Fakültesi bünyesindeki ilgili programlara kayıt yaptıracak ve diplomalarını bu fakülte adı altında alacak. Mevcut öğrenciler ise kayıtlı oldukları fakültenin adını taşıyan diplomalarla mezun olacak. Eğitim içeriklerinde ya da programların yapısında herhangi bir değişiklik olmayacak. Yeni sistemle akademik yapı sadeleşecek Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sisteminde yapılan bu birleşmenin yönetim süreçlerini daha verimli hale getirmesi, akademik yapıyı sadeleştirmesi ve öğrencilere daha bütüncül bir eğitim deneyimi sunması amaçlanıyor. Açıköğretim Sisteminde atılan bu adım, üniversitenin kalite odaklı yaklaşımını sürdürme, kaynakları daha etkin kullanma ve öğrencilere merkezileşmiş bir yapı içerisinde güçlü destek sağlama hedefiyle uyumlu bir dönüşüm olarak görülüyor.
Milletvekili Hatipoğlu: "E5003, ülkemizin tam bağımsızlık idealinin sembolüdür"
22 Temmuz 2025 Salı - 10:28 Milletvekili Hatipoğlu: "E5003, ülkemizin tam bağımsızlık idealinin sembolüdür" AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli ana hat elektrikli lokomotifiyle ilgili olarak, "E5000 serisi, sadece bir ulaşım aracı değil; Eskişehir’in mühendislik kabiliyetinin ve ülkemizin tam bağımsızlık idealinin güçlü bir sembolüdür" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, E5000 serisinin 3’üncü lokomotifi E5003’ün Eskişehir Hasanbey-Sazılar arasında ilk ticari seferini gerçekleştirdiğini açıkladı. E5003’ün TÜRASAŞ tarafından yerli ve milli imkânlarla üretildiğini belirten Bakan Uraloğlu, milli lokomotifin 125 kilometrelik mesafeyi kat ederek Sazılar İstasyonu’na 26 vagon ve 617 ton yük taşıdığını ifade etti. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Bakan Uraloğlu’nun paylaşımını alıntılayarak sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Milletvekili Hatipoğlu’nun açıklamasında, "Demiryollarında yerli ve milli gururumuz Eskişehir’den yükseliyor! Sayın Bakanımızın paylaştığı gibi, Türkiye’nin ilk yerli ve milli ana hat elektrikli lokomotifi E5003, Eskişehir Hasanbey’den başlayarak tarihî bir başarıya daha imza attı. Bu topraklarda tasarlanan, üretilen ve raylara indirilen E5000 serisi, sadece bir ulaşım aracı değil; Eskişehir’in mühendislik kabiliyetinin ve ülkemizin tam bağımsızlık idealinin güçlü bir sembolüdür. Tebrikler TÜRASAŞ" ifadeleri yer aldı.