Yerel Haberler
Eskişehir
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:09 Eskişehir’de Kültür Yolu Festivali başlıyor Eskişehir’de gerçekleştirilecek olan Kültür Yolu Festivali hakkında konuşan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, "Cumartesi Bakanımızın gelmesiyle beraber açılışını yapacağız" dedi. AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, saat 17.00’da Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi Kafeteryası’nda basın mensupları ile bir araya geldi. Milletvekili Gürcan ve Başkan Albayrak, 16-24 Mayıs tarihleri arasında Eskişehir’de gerçekleştirikecek olan Kültür Yolu Festivali hakkında detayları paylaştı. "Kültür Yolu Festivalimiz başlıyor" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Tabii ki biliyorsunuz bu sene 2026 bize Eskişehir anlatır dedik. Her 26 bize Eskişehir’i hatırlatır minvalinde yol yürümeye devam ettik ve yapmış olduğumuz geçen yılki çalışmalar doğrultusunda 2026 yılı festivaller yılı olacak diye hitap etmiştik, ifade etmiştik. Bu minvalde inşallah bir aksilik olmazsa Kültür Yolu Festivalimiz başlıyor. Bir aksilik olmazsa bu hafta sonundan itibaren 16-24 Mayıs tarihleri arasında gerçekten dolu dolu bir zaman dilimi geçireceğiz" ifadelerini kullandı. "Eskişehir’i bir kültür şehri olarak görüyoruz" AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ise, "İlk kez 2021 yılında bir bölgede, bir şehirde başlayan Türkiye Kültür Yolu Festivali bu yıl 7 bölge, 16 şehirde devam ediyor. Türkiye’nin en kapsamlı kültür sanat organizasyonu aslında Kültür Yolu Festivali ve biz Eskişehir’i bir kültür şehri olarak görüyoruz; Eskişehir’in bu festival kapsamında olmasını çok arzu ettik. Bakanlıkla görüşmelerimiz sonucunda bu yıl inşallah 7 ilden bir tanesi de Eskişehir olacak ve başlayacak. Aydın, Mersin, Eskişehir’in yanında Sakarya, Ordu, Kahramanmaraş şehirleriyle beraber Kültür Yolu Festivali yapılacak. Tabii 15 Kasım 2026’da Adana’da bitecek. Yaklaşık 8 ay sürecek bu kültür sanat maratonu bu yıl 234 güne ulaşarak dünyanın en uzun soluklu festivali olma özelliğini de gösteriyor" şeklinde konuştu. "Cumartesi Bakanımızın gelmesiyle beraber açılışını yapacağız" Milletvekili Gürcan, "Aslında festivalimiz Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılında Avrupa Festivaller Birliği üyesi olarak temsilen uluslararası arenaya da taşındı. 2021 yılında 2 binden fazla sanatçının katılımıyla başladı; her yıl Türkiye ve dünyadan farklı sanatçılar, sanat kurumları dahil oldu. Son 5 yılda on binlerce sanatçı, binlerce etkinlik noktasında, binlerce etkinlikte milyonlarca sanatseverle buluştu. Kültür Yolu Festivali şehirlerin somut ve somut olmayan mirasını herkesle buluşturmayı, şehirlerimizi marka şehirler haline getirmeyi hedefleyen bir kültür turizm atılımı. Bu anlamda Eskişehir’i önemsiyoruz çünkü Eskişehir zaten hem eğitimiyle hem kültürüyle hem taşıdığı değerlerle bu festivale layık bir şehir. Cumartesi Bakanımızın gelmesiyle beraber açılışını yapacağız. 7 gün boyunca her gün konserler, söyleşiler, çocuk etkinlikleri, tiyatrolar ve benzeri sanat etkinlikleri, atölyeler yapılacak. Halkımızı bu etkinliklere katılmaya davet ediyoruz. Eskişehir’i hem Türkiye’ye hem dünyaya tanıtmak için de güzel bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bu imkanı bize sağlayan başta Kültür Bakanımıza, bakanlık yetkililerine ve bu çabayı gösteren il başkanımız ve diğer vekil arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu etkinliğin hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. "Eskişehir için Teknofest sözünü aldık" Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gürcan, "Teknofest’e yakışmaz mı Eskişehir? Üç tane üniversite, sivil havacılık var; sanayisi, mühendisliği, hele havacılık sanayisi çok gelişmiş bir şehir. Bence çok daha önceden yapılmalıydı Teknofest. Sonunda kopardık ama Teknofest sözünü aldık. Aynı zamanda Aile Festivali, inşallah bu sene bir aksilik olmazsa Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçemizde takriben dört gün organize edeceğimiz bir etkinlik olacak. Bu bahçede, bu mekanda dört gün dolu dolu vakit geçirmiş olacağız" dedi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 17:48 ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Sempozyumu’nda konuştu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirtti. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir’in tarihi, kültürel, ekonomik ve toplumsal yönlerini bilimsel bir bakış açısıyla ele almayı amaçlayan Eskişehir Sempozyumu’nun ilk gününde, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal moderatörlüğündeki "Üniversite Şehri Eskişehir: Bütünleşen Kimlik, Küreselleşen Vizyon ve Uluslararasılaşma" başlıklı panelde konuştu. Çolak, eğitim-öğretim kalitesi ve kariyer gelişimi açısından düşünüldüğünde Eskişehir üniversitelerinin; yüksek nitelikli öğretim kadroları, kamu-üniversite-sanayi iş birliklerinin sağladığı imkânlar ve uluslararasılaşma vizyonları ile dünya üniversiteleri arasında üst sıralarda yer alma hedefleri doğrultusunda ilerliyor oluşunun kendilerini gururlandırdığını ifade etti. ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinin yanı sıra bünyesindeki Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi aracılığıyla sunduğu sağlık hizmetleriyle şehrine ayrı bir değer kattığını söyledi. ESOGÜ olarak, yükseköğretimin küresel bir boyut kazandığı günümüzde uluslararasılaşmayı eğitim, araştırma ve toplumsal katkı stratejilerinin en temel unsurlarından biri olarak gördüklerini vurgulayan Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün dünya sahnesindeki yerini sağlamlaştırmak adına uluslararası iş birliği ağlarını nicelik ve nitelik bakımından genişlettiklerini ifade etti. ESOGÜ’nün Erasmus+ hareketlilik faaliyetlerini yürüten Uluslararası İlişkiler Birimi’nin son yıllarda hareketlilik projelerinin haricinde uluslararasılaşma faaliyetlerinde önemli başarı ve girişimlere de imza attığını belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, "Misafir Araştırmacı Programı" ve KA171 kodlu ‘Uluslararası Kredi Hareketliliği’ programı kapsamındaki iş birlikleri hakkında da bilgiler verdi. Sürdürülebilir bir ortaklık için yaptıkları girişimler, katıldıkları fuarlar ve kurumsal ziyaretlerin bir sonucu olarak ESOGÜ’nün 25 farklı ülkeden 46 yükseköğretim kurumu ile İyi Niyet Anlaşması bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, bu anlaşmalara ek olarak Erasmus+ program ortakları da düşünüldüğünde üniversitelerinin uluslararasılaşma faaliyetlerinin dünya çapında geniş bir alana yayıldığının görüldüğünü kaydetti. Prof. Dr. Kamil Çolak, bunlara ek olarak Eskişehir’in öğrenci dostu ve güvenli kimliğini "Study in Eskişehir" projesiyle yeniden canlandırarak, uluslararası öğrenciler için merkezi bir bilgi kaynağı haline gelmeyi hedeflediklerini söyledi ve ESOGÜ’nün uluslararasılaşmayı bir kalite göstergesi olarak benimsediğini ifade etti. Konuşmasında ESOGÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER)’ne de değinen Prof. Dr. Kamil Çolak, merkezin dil öğretimindeki faaliyetleriyle hem akademik dünyaya hem de dil öğrenen bireylere değer katmayı sürdürdüğünü belirterek, ESOGÜ TÖMER’in aynı zamanda Türkçe öğretiminde kaliteyi ve başarıyı bir araya getirerek dil öğrenim süreçlerinde fark oluşturan çözümler sunduğunu kaydetti. ESOGÜ olarak Akıllı Fabrika ve Robotik, Akıllı Şehirler, Bilgi Güvenliği, 5G gibi alanlarda yürüttükleri faaliyetlerle çağımızın heyecan verici teknolojilerini sadece izleyen değil geliştiren, üreten bir aktör olarak uluslararası arenada varlık göstermeye gayret ettiklerini belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, bu kapsamda Avrupa Komisyonu tarafından dijital teknolojilerin geliştirilmesi için Avrupa genelinde kurulan Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) çalışmalarında ESOGÜ Akıllı Fabrika ve Robotik Laboratuvarı’nın, yürüttüğü öncü çalışmalarla 2021 yılında Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) ağına alınan Türkiye’nin ilk üniversite birimi ünvanını kazandığını da hatırlattı. 2020 ile 2026 yılları arasında ESOGÜ’de yürütülen 105 projenin uluslararası destek almaya değer bulunduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ olarak kendilerini gururlandıran bu çalışmaları hem nitelik hem de nicelik bakımından geliştirerek daha da ileriye taşımak için faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydetti. Yükseköğretim Kurulu tarafından "Öncelikli Alanlarda Uzmanlaşan Üniversiteler Projesi" kapsamında "Sağlıkta Dijital Teknolojiler" öncelikli alan misyonunun ESOGÜ’ye verildiğini hatırlatan Prof. Dr. Kamil Çolak, üniversite olarak sağlıkta dijital teknolojiler ve yapay zekâ ile ilgili araştırma projelerinin artırılması ve hız kazandırılmasına büyük önem verdiklerini ifade etti. ESOGÜ bünyesinde "Sürdürülebilir Yeşil Kampüs Koordinatörlüğü" kurulduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, koordinatörlüğün iki yıldan beri Green Metric verilerini düzenli olarak paylaşmakta olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kamil Çolak, dünya sıralamasında 640’a kadar yükselmeyi başaran ESOGÜ’nün, Green Metric’te eğitim, yeşil alan ve karbon ayak izi bakımından Türkiye’nin öncü üniversitelerinden biri haline geldiğinin de altını çizdi. ESOGÜ öğrencilerinin uluslararası faaliyetleri ve başarıları ile gurur duyduklarını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Kamil Çolak, Huawei ICT Competition 2024-2025 ve Shell Eco Marathon gibi yarışmalarda elde edilen başarıları hatırlatarak ESOGÜ personel ve öğrencilerinin uluslararası alandaki faaliyetlerini desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.
Sokak sokak kaybolan kedisini ararken duyarsız vatandaşların tavrına üzüldü
03 Ağustos 2025 Pazar - 09:37 Sokak sokak kaybolan kedisini ararken duyarsız vatandaşların tavrına üzüldü Eskişehir’de yaşayan Onur Aytüre, sokak sokak gezip kayıp kedisini bulmaya çalışırken, bazı vatandaşların ise astığı kayıp ilanlarını söktüğünü belirterek üzüntüsünü ifade etti. Hacı Ali Bey Mahallesi, Uluhan Sokak’ta Onur Aytüre’nin ’Pamuk’ isimli kedisi kayboldu. Bunun üzerine büyük üzüntü yaşayan Aytüre, sokak sokak gezerek kayıp ilanları astı. Evcil hayvanını bulmak için çaba gösteren Aytüre, bazı vatandaşların ise kayıp ilanlarını söktüğünü aktardı. "Bazı yerlerde ilanların söküldüğünü gördüm" Kaybolan kedisini ararken astığı ilanların duyarsız vatandaşlar tarafından söküldüğünü aktaran Aytüre, "Bu Pamuk kedimizi de maalesef balkondan düşerek kaybettik. Haziran’ın 24’ünde gece saat 12’de evdeydi, sabah kalktığımda yoktu. Şöyle bir durum, ilan açtım bazı yerlerde, bu şekilde de duvarlara astık. 14-15 yaşlarındaki bir çocuğun bazı yerlerde ilanları söktüğünü gördüm. Yani bilinçli bir toplum olmalıyız. Bu kedilerimin, köpeklerimin hepsi çipli ve kısır. Yani birisi çip okutmuş olsa, Tarım Bölge Müdürlüğü’ne de bildirdim, ekranda hemen ’kayıptır, Onur Aytüre’ye aittir’ diye çıkacak. İki aylıkken bir arkadaş vasıtasıyla da kanserli birisinden aldım ben onu. Benim için çok değerliydi. Bu sokaklarda, size yemin ediyorum, şahitlerim var, videolarım var, gece üçlere kadar kedi aradım. Canım, yani evladım, ben evlat gibi biliyorum. Mesela evdeki köpeğim 17 yaşında, 45 günlükken aldım. Aşırı değer veriyorum, aşırı seviyorum, insandan ayırmıyorum onları. Allah rızası için, ciğerimiz yandı yani bizim" dedi.
Güneş gözlüğü alırken Sağlık Bakanlığı onayına dikkat edilmeli
03 Ağustos 2025 Pazar - 09:37 Güneş gözlüğü alırken Sağlık Bakanlığı onayına dikkat edilmeli Eskişehir’de gözlükçülük yapan Samet Beler, göz sağlığını korumak için ürün tercihinde Sağlık Bakanlığı onaylı ve polarize camlı ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Yaz aylarında etkisini arttıran zararlı güneş ışınlarından korunmak isteyen bazı vatandaşlar çareyi gözlük kullanmakta buluyor. Eskişehir’de gözlükçülük yapan Samet Beler, artan gözlük talebi sebebi ile kaliteye dikkat çekerek merdiven altı ürünlere karşı uyarılarda bulundu. Göz sağlığını korumak için cam ve çerçeve kalitesine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Beler, özellikle polarize camlı ve Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. "Gözlüğün gözü tam kapatması önemli" Güneş gözlüğü tercih ederken cam kalitesinin yanı sıra çerçevenin de önemli olduğunu belirten Samet Beler, "Gözlüğün gözü tam olarak kapatması gerekir. Özellikle kaş üstünden ve yanlardan gelen ışığı engellemesi önemli. Ayrıca camın kalitesi iyi olmalı. Deniz gibi yansımaların yoğun olduğu ortamlarda ise polarize cam tercih edilmeli" dedi. "Merdiven altı gözlükler göz sağlığına zarar verir" Çarşı ve pazarda ucuz fiyatlarla satılan merdiven altı gözlüklerin göz sağlığı için risk oluşturduğunu vurgulayan Beler, "Bu tür gözlüklerin Sağlık Bakanlığı onayı yoksa göze zarar verebilir. Normalde ışığı kesip gözü koruması gereken camlar, merdiven altında yapıldığı için ışığı daha çok toplayarak göze zarar verir" ifadelerini kullandı.
Anadolu Üniversitesi’nden uluslararasılaşma yolunda stratejik adımlar
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 16:17 Anadolu Üniversitesi’nden uluslararasılaşma yolunda stratejik adımlar Anadolu Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda yürüttüğü eğitim diplomasisi faaliyetleriyle dikkat çekiyor. Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in öncülüğünde birçok ülkede gerçekleştirilen temaslar; Açıköğretim Sisteminin tanıtımı, akademik iş birlikleri ve kültürel etkileşim başlıklarında somut adımlara dönüştü. Üniversite, farklı coğrafyalarda oluşturduğu bağlantılarla "Dünyaya Açıköğretim" vizyonunu küresel ölçekte yaygınlaştırmayı sürdürüyor. Irak’ta eğitim diplomasisi ve akademik iş birlikleri Anadolu Üniversitesi, Irak’taki temaslarında akademik düzeyde iş birliklerine imza attı. Kerkük Üniversitesi ile gerçekleştirilen görüşmelerde öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak bilimsel projeler ve kültürel etkileşim gibi başlıklarda mutabakat zaptı imzalandı. Aynı zamanda Irak Türkmen Cephesi yetkilileriyle yapılan görüşmelerde, Açıköğretim Fakültesi bünyesinde yürütülen Türk Dili ve Kültürü Programı’nın yurt dışındaki Türk toplulukları için önemi vurgulandı. Maarif Vakfı Irak Temsilciliği ile gerçekleştirilen buluşmada ise, Irak’taki Maarif okullarının Açıköğretim sınav merkezi olarak işlev görebileceği üzerinde duruldu. Bu sayede Anadolu Üniversitesi’nin uzaktan eğitim altyapısı, bölgedeki Türkçe eğitim talebine doğrudan yanıt verebilecek bir yapıya kavuşmayı hedefliyor. EDEX Fuarı ve bölgesel görüşmelerle Erbil temasları Üniversitenin uluslararası tanınırlığını artırma stratejileri çerçevesinde yer aldığı EDEX Uluslararası Eğitim Fuarı, Anadolu Üniversitesi standına gösterilen yoğun ilgiyle dikkat çekti. Fuar kapsamında Erbil Valisi, Irak Eğitim Bakanlığı yetkilileri ve çeşitli üniversite temsilcileriyle yapılan görüşmelerde açıköğretim imkanları tanıtıldı, özellikle Türk Dili ve Kültürü Programı’na ilgi yoğun oldu. Erbil Başkonsolosluğu ziyareti de bu temasların diplomatik boyutunu güçlendirdi ve eğitimde sınır ötesi iş birliğinin, uluslararası ilişkilerde yumuşak güç unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Batı Trakya’da kültürel ve akademik etkileşim Batı Trakya temaslarında Anadolu Üniversitesinin odak noktası, Türk azınlık toplumuyla kurumsal bağları pekiştirmek ve Açıköğretim Programlarının erişilebilirliğini artırmak oldu. Gümülcine Türk Gençler Birliği, Gümülcine ve İskeçe Müftülükleri ile yapılan görüşmelerde, Anadolu Üniversitesi’nin uzaktan eğitim altyapısının bu bölgedeki gençler için sunduğu fırsatlar paylaşıldı. Ayrıca Gümülcine Başkonsolosluğu ziyaretinde, iki ülke arasındaki eğitim ilişkilerinin güçlendirilmesi yönünde karşılıklı iyi niyet vurgulandı. Bulgaristan’da Türk Dili ve Kültürü Programı tanıtımı Kırcaali ve Filibe kentlerinde düzenlenen temaslarda, Açıköğretim Fakültesi’nin özellikle yurtdışında yaşayan Türk topluluklarına yönelik sunduğu Türk Dili ve Kültürü Programı tanıtıldı. Yerel sivil toplum kuruluşları ve medya mensuplarıyla gerçekleştirilen toplantılarda, Anadolu Üniversitesi’nin yurt dışındaki öğrenciler için oluşturduğu esnek öğrenme modelleri ilgiyle karşılandı. Bu görüşmeler, üniversitenin sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda kültürel bir köprü işlevi gördüğünü bir kez daha ortaya koydu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Tunus ve Endonezya’da akademik protokeller Anadolu Üniversitesi’nin uluslararasılaşma stratejisi yalnızca yakın coğrafyayla sınırlı kalmıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen ziyaretlerde üniversiteler arası iş birlikleri masaya yatırılırken, Tunus’ta düzenlenen Türk Üniversiteleri Eğitim Fuarı’na aktif katılım sağlandı. Endonezya’da yapılan akademik ziyaretlerde ise Güneydoğu Asya’daki eğitim kurumlarıyla yürütülebilecek ortak projeler ve uzaktan eğitim uygulamalarına dair temaslarda bulunuldu ve iş birliği protokolleri imzalandı. Bu temaslar, Anadolu Üniversitesi’nin Asya kıtasında da tanınırlığını artırmayı hedeflediğini ortaya koydu. Uluslararasılaşma vizyonu ve Açıköğretim Sistemi Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in girişimleri ile yürütülen uluslararası temaslar, Anadolu Üniversitesi’nin Açıköğretim Sistemini yalnızca bir eğitim modeli değil, aynı zamanda bir kamu diplomasisi aracı olarak konumlandırdığını gösteriyor. Üniversite, dünyanın dört bir yanındaki Türk topluluklarına ulaşmayı, onların ana dillerinde yükseköğretim hizmeti alabilmelerini ve kültürel bağlarını sürdürebilmelerini sağlama hedefini sürdürüyor. Anadolu Üniversitesi, bu adımlarıyla uluslararası arenada yalnızca nitelikli akademik eğitimin önde gelen ismi olarak değil, aynı zamanda kültürel miras taşıyıcısı olarak da kendine sağlam bir yer edinmeye devam ediyor.
Yemenli 2 öğrenci ve babaları millet bahçesinde  darp edildi
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 15:51 Yemenli 2 öğrenci ve babaları millet bahçesinde darp edildi Eskişehir’de millet bahçesinde oturan Yemenli 2 kardeş ve babaları, sigara istemek için yanlarına giden yaklaşık 7 kişilik bir grup tarafından fiziksel şiddete maruz kaldıklarını iddia etti. Olayın ardından 112 Acil Servis’i arayan mağdur öğrencilerin konuştuğu polis memurunun, "Müsait ekip yok" diyerek çağrıyı sonlandırdığı öne sürüldü. Olay, 31 Temmuz 2025 tarihinde meydana geldi. İddialara göre; biri Anadolu Üniversitesi’nde diğeri Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) öğrenim gören Yemenli 2 kardeş ve kendilerini ziyaret etmek üzere Yemen’den gelen misafir babaları, birlikte vakit geçirmek için millet bahçesine oturdu. Öğrenciler ve babaları kendi aralarında Arapça konuşurken, yaklaşık 7 kişilik bir grup sigara istemek için yanlarına gitti. "Nerelisiniz?" sorusunu yönelten grup, öğrencilerin ve babalarının Yemenli olduğunu öğrendikten fiziksel saldırı olayını gerçekleştirdi. Yaşanan olayın ardından Yemenli öğrenciler 112 Acil Servis’i arayarak ihbarda bulundu. Telefona çıkan görevli polis memurunun ise, "Müsait ekip yok" diyerek görüşmeyi sonlandırdığı iddia edildi. İkinci aramada ise, "10 dakika içinde ekip gelir" denildiği ve o süre içerisinde yine olay yerine ekiplerin intikal etmediği öne sürüldü. "Bu saldırı ırkçılığa dayalı bir zihniyetin tezahürüdür" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Yunus Emre Uluslararası Öğrenci Derneği (YUDER) Başkanı Sadık Çetinkaya, "Bu saldırı yalnızca birkaç gencin başına gelen münferit bir olay değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliğimizi tehdit eden, yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa dayalı bir zihniyetin tezahürüdür. Bu tür saldırılar, ülkemizin uluslararası öğrenciler nezdinde sahip olduğu güvenli liman imajını da zedelemekte, ’Misafirperver Türkiye’ anlayışını örselemektedir. Daha da vahim olan, saldırıya uğrayan öğrencilerimizin yardım çağrısı karşısında sergilenen resmi tavırdır. Olay sırasında öğrencilerimiz ilk olarak polisi aramış, ancak telefona çıkan görevli, ’Müsait ekip yok’ cevabıyla görüşmeyi sonlandırmıştır. İkinci aramada ise, ’10 dakika içinde ekip gelir’ denilmiş fakat o süre içersinde herhangi bir polis ekibi olay yerine intikal etmemiştir. Bu durum, kamu güvenliğini sağlamaktan sorumlu olan birimlerin görevlerini yerine getirmekteki yetersizliklerini açıkça ortaya koymaktadır" dedi. "Kolluk kuvvetlerinin sergilediği bu kayıtsızlık tüm toplumu tedirgin etmiştir" Hiçbir gerekçenin böylesine ciddi bir olay karşısında güvenlik güçlerinin bu derece kayıtsız kalmasını meşru kılamayacağını vurgulayan Başkan Çetinkaya, "Kolluk kuvvetlerinin sergilediği bu kayıtsızlık, sadece olayın mağdurlarını değil, tüm toplumu tedirgin etmiş, güven duygusunu zedelemiştir. Ancak tüm bu olumsuzlukların yanında, umut verici bir gelişmeyi de kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, olaydan haberdar olur olmaz öğrencilerimizle irtibata geçmiş, onları ve babalarını makamında misafir etmiş, gelişmeleri yakından takip ederek ilgili mercilerle temas kurmuştur. Bu örnek tavrından dolayı Sayın Rektör’e teşekkür ediyor, bu yaklaşımın tüm kamu yöneticilerine örnek olmasını diliyoruz. Uluslararası öğrenciler, bu ülkenin misafirleri değil, ev sahipliğine layık birer ferdi haline gelmişlerdir. Türkiye’nin tarihi ve kültürel mirası, farklılıklara hoşgörüyle yaklaşmayı, yabancıya kucak açmayı ve adaletle muameleyi emreder. Onlar bizim medeniyet elçilerimizdirler. Bu vesileyle şu çağrıları kamuoyuna ve yetkililere iletiyoruz; saldırgan grubun tespit edilerek adli sürecin ivedilikle başlatılmasını, olay sırasında görevini ihmal eden polis memurları hakkında soruşturma açılmasını, uluslararası öğrencilerin can güvenliğini sağlamak üzere parklarda, yurt çevrelerinde ve üniversite kampüslerinde emniyet tedbirlerinin artırılmasını, Eskişehir genelinde ırkçılıkla mücadele konusunda kamu kurumları, STK’lar ve eğitim kurumlarının iş birliği yapmasını, kamuoyunun bu tür olaylara karşı duyarlı olması ve birlikte hareket etmesi gerektiğini önemle hatırlatıyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu olay tüm yabancı öğrenciler arasında endişeye yol açmıştır" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) öğrencisi olan 22 yaşındaki mağdur İbrahim Alaw ise, şunları söyledi: "Öncelikle, yaşanan olay karşısında bizlere destek olan ve hızlı bir şekilde ilgilenen Yunus Emre Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Sadık Çetinkaya’ya teşekkür ederiz. Aynı şekilde olayın başından itibaren konuyla yakından ilgilenen Eskişehir Yemenli Öğrenciler Derneğin Başkanı Mejd’e de teşekkür ediyoruz. Ayrıca, olayla yakından ilgilenen Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’e, Eskişehir Valisi’ne ve gerekli adımları atan Eskişehir Emniyet Müdürlüğü’ne de teşekkürlerimizi sunuyoruz. Türkiye’deki eğitimin kalitesi, resmi makamların bu alana verdiği önem ve uluslararası öğrencilere sağlanan destek, Türkiye’yi birçok öğrenci için cazip bir eğitim merkezi haline getirmiştir. Ancak yaşanan bu olay, özellikle Eskişehir’de ve genel olarak Türkiye’deki tüm yabancı öğrenciler arasında endişeye yol açmıştır. Bu tür olayların tekrarlanması, Türkiye’deki eğitim sistemine yönelik algıyı olumsuz etkileyebilir. Buna rağmen, Eskişehir’deki resmi kurumların olayla ilgili sergilediği samimi ve hızlı yaklaşım bizlere umut ve güven vermiştir. Bu durum, Türkiye’deki eğitime olan inancımızı yeniden güçlendirmiştir. Tüm resmi kurumların ve yetkililerin, uluslararası öğrencileri desteklemeye devam etmesini ve benzer olayların önüne geçilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını temenni ediyoruz."
Milli sporcular geleceğe emin adımlarla ilerliyorlar
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:53 Milli sporcular geleceğe emin adımlarla ilerliyorlar Eskişehir’in başarılı spor kulüplerinden HKY Spor Kulübü, düzenlediği görkemli kuşak töreni ile sporcularının ve ailelerinin gurur dolu anlarına sahne oldu. Dünya ve Avrupa Şampiyonu Milli Taekwondocu Hatice Kübra Bayrak’ın yetiştirdiği 40 sporcu, bir üst kuşağa terfi etmenin heyecanını yaşarken, törene katılan misafirler genç yeteneklerin mutluluğuna ortak oldu. Eskişehir’de spor ve ahlakı bir araya getiren HKY Spor Kulübü, düzenlediği kuşak terfi töreniyle unutulmaz bir güne imza attı. Kulüp Başkanı ve Antrenörü, eski Dünya ve Avrupa Şampiyonu Milli Taekwondocu Hatice Kübra Bayrak’ın önderliğinde aylardır ter döken sporcular, emeklerinin karşılığını alarak bir üst kuşağa geçmeye hak kazandı. Yaklaşık 100 kişilik davetlinin katıldığı törende, minik sporcuların heyecanı ve ailelerin gururu görülmeye değerdi. Genç sporcuların bu önemli gününe törene iştirak eden Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül, Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalın ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayrak, kuşak sınavını başarıyla tamamlayan sporculara yeni kuşaklarını ve başarı belgelerini bizzat takdim etti. Törende bir konuşma yapan İl Müftüsü Muharrem Gül, sporun gençler ve çocuklar üzerindeki olumlu etkisine dikkat çekti. Sporun sadece fiziksel bir aktivite olmadığını, aynı zamanda disiplin, saygı ve karakter gelişimi için de vazgeçilmez bir araç olduğunu belirten Gül, "Bu gençlerin ahlaki gelişimle birlikte sporda ilerlemesi bizler için en büyük mutluluk kaynağıdır," diyerek manevi değerlerin önemini vurguladı. - "Sadece şehrimizin değil, ülkemizin de gururu olacaktır" Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalın ise minik sporculara seslenerek, başarılarının artarak devam etmesini temenni etti. Kalın, "Bugün burada attığınız her adım, kazandığınız her başarı, gelecekte sadece şehrimizin değil, ülkemizin de gururu olacaktır. Sporun birleştirici ve geliştirici gücüyle daha nice şampiyonluklar yaşayacağınıza inanıyorum" sözleriyle sporculara moral verdi. "Bu güzel tabloya vesile olan herkese teşekkür ediyorum" Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayrak da yaptığı konuşmada, sporculara ve ailelerine verilen emeğin kutsallığına işaret etti. Bayrak, "Burada verilen emek, gelecekte milli ve manevi değerlerine sahip, vatanını ve milletini seven, sağlıklı nesillerin ve ailelerin temelini oluşturacaktır. Bu güzel tabloya vesile olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Başarıya giden yol, sadece antrenman yapmaktan geçmez" Törenin ev sahibi HKY Spor Kulübü Başkanı ve Antrenörü Hatice Kübra Bayrak, yaptığı konuşmada duygusal anlar yaşadı. Başta protokol üyeleri olmak üzere, kendilerini yalnız bırakmayan ailelere ve günün kahramanı olan sporcularına teşekkür eden Bayrak, "Başarıya giden yol, sadece antrenman yapmaktan geçmez. Bu, aynı zamanda emek, inanç ve ahlak üzerine kurulu bir yolculuktur. Sporcularıma sadece tekme atmayı değil, aynı zamanda iyi bir insan olmayı öğretmek için çabalıyorum. Onların parlayan gözleri, en büyük motivasyon kaynağım" ifadelerini kullandı. Tören, kuşak atlayan 40 sporcunun belgelerini ve yeni kuşaklarını almasının ardından, miniklerin sevinç gösterileri ve aileleriyle çektirdikleri hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.