Yerel Haberler
Eskişehir
10 Nisan 2026 Cuma - 18:09 Başkan Albayrak: "ESKİ’de nepotizim zirve yaptı" AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nde (ESKİ) yaşanan olaylara değinerek, "Bu durum nepotizmin zirveye çıkmış olmasının bir sonucudur. Eskide kayının çocuğu, bacanağın oğlu, baldız, gün arkadaşı yönetici olursa sonuç bu olur" dedi. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ile AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan basın mensupları ile bir araya geldi. "Meclis yok sayıldı, evrakta sahtecilik yapıldı" Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Kurulu’nda alınan kararların dışına çıkıldığını iddia eden Albayrak, "Bugün bir suç duyurusunda bulunduk. Meclis’te alınmış bir kararı yok sayarak, kendi dünyalarında evrakta değişiklik yapmışlar. Takriben halkımızdan yüzde 48,5’lik bir fazla bedel alınma durumu söz konusu olmuş. Meclis üyesi arkadaşlarımızın tespitiyle biz de incelemelerimizi yaptık. Meclis’ten geçen tarife cetvelini yok hükmünde görüp, sahte bir evrak düzenlemesiyle yol yürümüşler. Süreç artık yargıdadır. Bir hukukçu olan, hakimlik yapmış bir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın o evrakı imza atabilmesi düşündürücüdür" diye konuştu. "Nepotizmin zirveye çıktığı yer: ESKİ" Belediyedeki kadrolaşma ve yönetim zafiyetine dikkat çeken Albayrak, ESKİ’deki liyakat sorununa değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bu durum nepotizmin zirveye çıkmış olmasının bir sonucudur. Eskide kaynın çocuğu, bacanağın oğlu, baldız, gün arkadaşı yönetici olursa sonuç bu olur. Tepebaşı bölgesinde 10 saatte biteceği planlanan bir vana değişimini 4 günde bitiremeyen bir anlayış var. Bu iş bilmezlik ve beceriksizliktir." "Yıkım yapmayı dahi beceremeyen bir anlayış var" Deliklitaş Mahallesi’nde geçtiğimiz günlerde gündeme gelen ve bir dükkanın duvarının delinmesiyle sonuçlanan yıkım çalışmalarını da eleştiren Gürhan Albayrak, bölgedeki mağduriyetleri yerinde incelediğini söyledi. Albayrak, "Bugün Deliklitaş’taydım, mağdur olan esnafın yanındaydım. 8 katlı binanın yıkımında teknik altyapı yok, emniyet yok. Kat kat, yavaş yavaş yıkılması gereken binayı deprem bölgesindeki gibi yıkarak etrafa zarar verdiler. Bazı insanların evleri, dükkanları zarar gördü. Bunu dahi beceremeyen bir anlayışla karşı karşıyayız" dedi. "Halkın hizmeti için gelen paralar kavgaya gidiyor" CHP içerisindeki tartışmaların halkın hizmet almasını engellediğini savunan Albayrak, "Sivrihisar’da patlak veren danışman krizleri ve içerideki gelecek kaygıları çok büyük bir sıkıntının olduğunu gösteriyor. Biz CHP’nin içiyle ilgilenmiyoruz ama devletin belediyelere halka yatırım yapması için gönderdiği paralar, birilerinin istikbal kavgası için harcanıyor. Biz Eskişehir halkının menfaati olan konuları işlemeye ve bu iş bilmezliğe karşı durmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Çevreyolu bizim için elzem" Öte yandan Eskişehir’e yapılması planlanan çevreyolu hakkında konuşan AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, konuşmasının devamında şunları söyledi: "Çünkü ben haftanın en az iki günü bu yolu kullanıyorum ve biliyorsunuz o yolda da kaza yaptım, ekim ayında kötü bir kaza yaptım. Çevre yolu bizim için elzem. Bu noktada da geldiğimiz günden beri bununla ilgili planlamalar yapılıyor. Tabii bu planlamalarda Eskişehir’in siyasetçisi olarak biz müdahil oluyoruz. Yapıcıları biraz önce söylediği gibi Devletin Karayolları Genel Müdürlüğü. Bu noktada hesaplamalar yapıyor, planlama yapıyor. Süreç içine girdi. Biz Cumhurbaşkanımızla görüştük, Cumhurbaşkanı Yardımcımızla İl Başkanımla gittik görüştük. Strateji Başkanımızla Nabi Başkanım görüştü. Yani Fatih Bey işin içinde, hepimiz işin içindeyiz. Bu noktada en kısa zamanda da sonuç alacağımızı düşünüyorum çünkü son aşamaya gelindi. Fizibilite çalışmaları bitmeden bir proje devlette başlanılması mümkün değildi. O fizibilite çalışması da geçti. Her yerin yeniden incelenmesi, tetkik edilmesi, mühendisler tarafından projelendirilmesi gerekiyor. Bu noktada süreç halindeyiz. Ben kendi adıma istiyorum. Ben kendi adıma istiyorum, bu şehirde yaşayan biri olarak istiyorum ve bunu da gittiğimiz her yerde de söylüyoruz. Her ne kadar şehrin iç trafiğini çok değiştirmeyeceğine inansam da bir çevre yolu güzel olur Eskişehir’e. En azından batıdan doğuya gidenler için transit geçecekleri, şehrin o şeyine girmeyecekleri, şehrin trafiğine girmeyecekleri bir çevre yolu güzel olur."
Mimariden tasavvufa: Mahperi Hatun’un Şeyh Turesan ile bıraktığı izler
15 Mart 2026 Pazar - 14:00 Mimariden tasavvufa: Mahperi Hatun’un Şeyh Turesan ile bıraktığı izler Doç. Dr. Demet Kara, Mahperi Hatun’un 1240 yılında inşa ettirdiği Şeyh Turesan Zaviyesi’nin tasavvufi ritüellerle şekillenen mimari sırlarını gün yüzüne çıkardı. Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli kadın figürlerinden biri olan Mahperi Huand Hatun, Selçuklu Dönemi’nden günümüze kalan tarihî miraslarıyla anılıyor. Mahperi Hatun’un geride bıraktığı pek çok eser arasında yer alan Şeyh Turesan Zaviyesi, tasavvuf eğitimlerinin verildiği, dervişlerin barındığı ve ibadet ettiği bir yapı olarak biliniyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk-İslam Sanatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Demet Kara, yüksek lisans tez çalışması olan "Mahperi Huand Hatun’un yaptırdığı yapılardan biri olan Şeyh Turesan Zaviyesi" hakkında bilinmeyenleri anlattı. "Zaviye-i Şeyh Turesan Mahperi Hatun tarafından yaptırıldı" Zaviye terimi, anlam olarak 14. ve 15. yüzyıla kadar şehir, kasaba ve köylerde ya da yollar üzerinde kurulmuş, içinde belli bir tarikata mensup şeyh ve dervişlerin yaşadığı, yol üzerinden gelip geçen yolcuların ücretsiz misafir edildiği belli bir müesseseyi ifade etmek için kullanılır. Bu yapıların zaviye olarak adlandırılmasının yanı sıra ribat, hânikâh, buk’a, savmaa, düveyre ve medrese gibi isimlerle de anıldığı görülüyor. Kayseri’nin İncesu ilçesi ile Ürgüp’ün Başköy kasabası arasında yer alan, Tekke Dağı olarak adlandırılan mevkide bulunan Şeyh Turesan Zaviyesi; 1240 inşa tarihiyle bu tarikat yapılarının ilk örnekleri arasında yer alıyor. Zaviye, inşa kitabesine göre I. Alâeddin Keykubad’ın eşi, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Huand Hatun tarafından, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat döneminde yaptırılıyor. Zaviyenin inşa kitabesinde Mahperi Hatun’un ismi geçmiyor. Ancak yapının vakıf kaydı Mahperi Huand Hatun ismini vermekle birlikte, yapının zaviye olduğunu da "Zaviye-i Şeyh Turesan" ifadesiyle doğruluyor. İnşa kitabesi ve vakıf kaydı birlikte değerlendirildiğinde; yapının zaviye olduğu, 1240 yılında II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat yıllarında annesi Mahperi Hatun tarafından Şeyh Turesan adına yaptırıldığı anlaşılıyor. "Zaviyenin mimari yapısı ritüeller için de kullanılmış" Zaviyenin mimari planı ve kullanım amacı, döneminin diğer yapılarına göre bazı farklılıklar barındırıyor. Plan bakımından incelendiğinde, yapı içerisinde yer alan bazı mimari unsurların mekân kurgusunu geliştirmek ya da yapıyı sağlamlaştırmak amacıyla yapılmadığı görülüyor. Bu nedenle söz konusu mimari öğelere, inançla ilgili gerçekleştirilen ritüeller kapsamında ihtiyaç duyulduğu tahmin ediliyor. Bu unsurlardan ilki, sofada yer alan ana eyvanın zeminden yükseltilmiş bir sekisinin bulunması. Eyvanlı tarikat yapılarında eyvan bölümünde bir mihrap bulunmaması, eyvanların tasavvufi ritüeller esnasında seyirci mahfili olarak kullanılmasından kaynaklanıyor. Bu doğrultuda, zaviyenin ana eyvanında bulunan sekinin işlevi de bu şekilde açıklanabiliyor. Diğeri ise orta sofanın örtüsünü destekleyen takviye kemerleri arasına yerleştirilmiş sembolik kubbe ve bu kubbenin altına denk gelecek biçimde yapılmış tonoza açılan merdiven kuruluşu. Merkezi kubbe-eyvan ilişkisine sahip Anadolu Selçuklu zaviyelerinde, merkezde yer alan kubbedeki açıklık aracılığıyla evrenle bağlantı kurulduğu ileri sürülüyor. Bu bağlamda Şeyh Turesan Zaviyesi’nin sembolik kubbesinde böyle bir açıklığın bulunmamasının oluşturduğu eksikliğin, hemen yakınında tonoza açılan ve çatıya çıkan bir açıklıkla giderilmeye çalışıldığı düşünülüyor. Alt kısımda yer alan merdivenin kuruluşu da bu yorumu destekliyor. Tarikat zaviyelerinin sosyal görevlerinden birini de ülkede dolaşan "âyende ve revende"ye (gelip geçene) belirli bir süre karşılıksız barınma ve konaklama imkânı sağlanması oluşturuyor. Şeyh Turesan Zaviyesi’nde eyvana açılan bazı odaların yaşam mekânı olarak kullanıldığı biliniyor. Bu kapsamda, kuzey duvarı boyunca uzanan ve günümüzde mezarlık olarak anılan bölümün duvarlarında yer alan halkaların, konaklayan kişilerin hayvanlarını barındırmak amacıyla kullanıldığı anlaşılıyor. Mahperi Hatun, özellikle Kayseri, Tokat ve Yozgat gibi şehirlerde vakıflar ve hayır kurumları kurdu. Zaviyeler ise Osmanlı döneminde tekke ve dergâhlara dönüşerek bu işlevlerini sürdürdü.
Vali Yılmaz, iftarda mülki idare amirleriyle buluştu
15 Mart 2026 Pazar - 13:13 Vali Yılmaz, iftarda mülki idare amirleriyle buluştu Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ve eşi Doç. Dr. Şenay Yılmaz, vali yardımcıları, kaymakamlar, eski vali yardımcıları ve aileleri iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, mülki idare ailesinin vatan ve millet hizmetindeki önemine değindi. İftar sofrasında meslektaşları ile bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Vali Yılmaz, "Bu aile çok kıymetli, memleketimiz için önemli bir aile. İyi ki bir araya geldik. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Mülki idare ailesinin bir üyesi olmaktan büyük bir gurur duyuyorum. Hepimiz görev yaptığımız yerlerde vatandaşlarımıza hizmet etmeyi kendimize görev biliyoruz. Çoğu zaman iftarlarımızı vatandaşlarımızla, özellikle dezavantajlı vatandaşlarımızla, öksüz ve yetim çocuklarımızla, bizler için çok kıymetli olan şehit ailelerimiz ve kahraman gazilerimizle birlikte yapıyoruz. Bu vesileyle kendi ailemizi, yani mülki idare ailesini zaman zaman ihmal ettiğimiz de oluyor. Oysa bu aile çok kıymetli, memleketimiz ve vatanımız için önemli bir aile. İyi ki varsınız, iyi ki bir araya geldik. Şimdiden yaklaşmakta olan Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum. Allah hepimize sağlık, huzur ve mutluluk içinde nice güzel günler nasip etsin. Sağ olun, var olun" dedi.
İslamın gülleri çocuklarla anlamlı buluşma
15 Mart 2026 Pazar - 12:21 İslamın gülleri çocuklarla anlamlı buluşma Eskişehir Seyitgazi’de Ramazan boyunca camiye devam eden çocuklar ödüllendirildi. Eskişehir’in Seyitgazi ilçesine bağlı Kırka Mahallesi’nde Ramazan ayı boyunca camiye devam eden çocuklar için ödül programı düzenlendi. Programa Seyitgazi Kaymakamı Abdulkadir Zengin, Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül ve Seyitgazi İlçe Müftüsü Dr. Şahmurat Kaya katıldı. Program kapsamında ilk olarak çocuklar ve davetlilerle birlikte iftar yapıldı. İftarın ardından İl Müftüsü Muharrem Gül tarafından vaaz verildi ve daha sonra Kurs Camii’nde birlikte teravih namazı kılındı. Teravih namazının ardından Ramazan ayı boyunca namaza devam eden ve camide düzenlenen etkinliklere katılan çocuklar, Kaymakam Abdulkadir Zengin, Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül ve Seyitgazi İlçe Müftüsü Dr. Şahmurat Kaya tarafından çeşitli hediyeler ve bayram harçlığı ile ödüllendirildi. Programda konuşan Kaymakam Zengin;" Bu tür etkinliklerin çocukların manevi gelişimine önemli katkı sağladığını belirterek, çocukların cami ile güçlü bir bağ kurmasının önemine dikkat çekti. Zengin, teknolojik donanıma sahip olmanın yanında manevi değerleri güçlü bir nesil yetiştirmek için bu tür programların artırılması gerektiğini ifade etti. İl Müftüsü Gül ise camilerin en büyük süsünün cami gölgesinde yetişen imanlı, erdemli ve ahlaklı nesiller olduğunu belirterek bu tür programları çok önemsediklerini ve emeği geçen herkese teşekkür etti. Programın açış konuşmasını yapan İlçe Müftüsü Dr. Şahmurat Kaya da bu tür faaliyetlerle Hz. Peygamber’in yetiştirdiği sahabeleri örnek alan bir nesil yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Kaya, çocukların camiyi yalnızca namaz kılınan bir mekân olarak değil; huzur buldukları, manevi dostluklar kurdukları ve gönül bağı geliştirdikleri bir ortam olarak tanımalarını amaçladıklarını söyledi. Müftü Kaya ayrıca Ramazan ayı boyunca büyük gayret gösteren Kurs Camii İmam Hatibi Tahsin Öztürk’e, Maden Camii İmam Hatibi Muhammet Cemal Bektaş’a, Çarşı Camii İmam Hatibi Mehmet Akbulut’a, Çarşı Camii Müezzin Kayyımı Abdulbaki Kalay’a, Yeşiltepe Camii İmam Hatibi İsmail Hakkı Alagöz’e, cami market ve çocukların ödüllerini finanse eden hayırseverlere ve katılım gösteren çocuklara teşekkür etti.
Uzmanından sınav kaygısıyla ilgili önemli uyarılar
15 Mart 2026 Pazar - 12:17 Uzmanından sınav kaygısıyla ilgili önemli uyarılar Uzman Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, sınav kaygısının belirli bir düzeyde normal olduğunu ancak yoğunlaştığında öğrencilerin başarısını olumsuz etkileyebileceğini belirterek, doğru destek ve yöntemlerle bu kaygının yönetilebileceğini söyledi. Psikolog Gonca Malkoç Arı, sınav öncesi belirli düzeyde kaygının performansı artırabileceğini ancak yoğun ve kontrol edilemeyen kaygının öğrencilerin hem akademik başarısını hem de psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Kaygının insan yaşamının doğal bir parçası olduğunu ancak özellikle sınav dönemlerinde yoğunlaşan kaygının kontrol edilememesi durumunda bir kaygı bozukluğuna dönüşebileceğini belirten Arı, "Sınav öncesi hissedilen belirli düzeyde kaygı performansı artırabilir. Ancak bu duygu yoğun, sürekli ve kontrol edilemez hale gelirse hem akademik başarıyı hem de psikolojik sağlığı olumsuz etkiler" dedi. Sınav kaygısı nedir? Öğrencinin performansını gerçek potansiyelinin altında göstermesine neden olan yoğun endişe hali olduğunu belirten Arı, özellikle ergenlik dönemindeki öğrencilerde bu durumun daha sık görüldüğünü ifade etti. Psikolog Arı, "Sürekli, ’Ya başaramazsam’, ’Ya rezil olursam’ gibi düşünceler öğrencinin zihnini meşgul eder. Bu durum dikkat ve konsantrasyonu düşürür, bilgiyi hatırlamayı zorlaştırır" diye konuştu. Ne zaman sorun haline gelir? Sınav kaygısının bazı durumlarda profesyonel destek gerektirebileceğini söyleyen Arı, şu belirtilere dikkat çekti: "Günler hatta haftalar önce başlayan yoğun endişe, uykusuzluk, mide bulantısı ve karın ağrısı gibi fiziksel belirtiler, ders çalışmayı sürekli erteleme ya da tamamen kaçınma, sınav anında zihnin boşalması. Sınav kaygısı kısa süreli ve durumsal olabilir ancak bu kaygı hayatın diğer alanlarına da yayılıyorsa ve kişi sürekli bir başarısızlık beklentisi içindeyse, burada kaygı bozukluğundan söz edebiliriz." Ailelere önemli uyarı Klinik uygulamalarda en sık karşılaşılan kaygı sorunlarının yaygın kaygı bozukluğu, panik atak, sosyal kaygı ve obsesif kompulsif belirtiler olduğunu belirten Uzm. Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, sınav dönemlerinin bu rahatsızlıkları tetikleyebildiğini ifade etti. Aile tutumlarının sınav kaygısı üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çeken Arı, "Sürekli başarı odaklı ve kıyaslayıcı bir yaklaşım çocuğun kaygısını artırır. Destekleyici, anlayışlı ve süreç odaklı bir yaklaşım ise kaygıyı azaltır" ifadelerini kullanarak kaygı bozukluklarının tedavi edilebilir olduğunu vurguladı.
Hatipoğlu Muttalip Mahallesi’nde hemşehrileriyle buluştu
15 Mart 2026 Pazar - 12:16 Hatipoğlu Muttalip Mahallesi’nde hemşehrileriyle buluştu AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Tepebaşı ilçesinde gerçekleştirdiği saha çalışmaları kapsamında hemşehrileriyle iftar sofrasında bir araya geldi, hane ziyaretlerinde bulundu ve taziye ile vefa ziyaretleri gerçekleştirdi. Milletvekili Hatipoğlu, Tepebaşı İlçe Başkanlığı tarafından Muttalip Mahallesi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Burada vatandaşlarla bir araya gelen Hatipoğlu, Ramazan ayının bereketini ve paylaşmanın huzurunu hemşehrileriyle birlikte yaşadıklarını belirterek, "Birlik ve beraberlik içerisinde, gönül gönüle olmaya devam ediyoruz" dedi. "Gönül kapılarını açan hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz" İftarın ardından Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç ile birlikte Muttalip Mahallesi’nde hane ziyaretlerine başlayan Hatipoğlu, Gülşen ve Gülsüm isimli vatandaşların evlerine misafir oldu. Mahalle sakinleriyle samimi sohbetler gerçekleştiren Milletvekili Hatipoğlu, yeni bebek sahibi olan Bilal isimli bir vatandaşı da ziyaret ederek "hayırlı olsun" dileklerini iletti. Hatipoğlu, "Rabbim yavrumuza sağlıklı, huzurlu ve hayırlı bir ömür nasip etsin. Bizlere gönül kapılarını açan kıymetli hemşehrilerimize misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Taziye ve vefa ziyaretleri Programına taziye ziyaretiyle devam eden Nebi Hatipoğlu, MKYK Üyesi Mürsel Çavdar ve İlçe Başkanı Serhat Tunç ile birlikte yakın zamanda eşini kaybeden Gülsüm isimli vatandaşı ziyaret ederek acısını paylaştı. Ardından vefa ziyaretleri kapsamında geçmiş dönem belediye başkanlarından Arif Ünlü’yü de evinde ziyaret eden Hatipoğlu, günün sonunda Kadir Gönence ve teşkilat mensubu Hatice isimli vatandaşların hanelerine konuk oldu. "Bizim için çok kıymetli" Gerçekleştirilen ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Hatipoğlu, "Rabbim vefat eden kardeşimize rahmet eylesin, ailesine sabır versin. Teşkilat mensuplarımızla birlikte hemşehrilerimizin dertlerini dinlemek ve sevinçlerine ortak olmak bizim için çok kıymetli" değerlendirmesinde bulundu.