Yerel Haberler
Eskişehir
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:47 Boğulduktan sonra cesedi yakılan Deniz Oktay’ın davasına devam edildi Eskişehir’de, 30 yaşındaki Deniz Oktay’ı boğduktan sonra cesedine benzin döküp yakan İdris Gökmen’in avukatı, görülen duruşmada, "Eskişehir gibi soğuk bir ilde gazlı araba için benzin şarttır. Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir. Yakma olayı ölümden sonra gerçekleştirilmiştir" dedi. Eskişehir’de kaybolduktan 1 hafta sonra, 22 Nisan 2025 tarihinde Tepebaşı ilçesine bağlı Kozkayı ve Buldukpınar mahallelerinin arasında bulunan Kavacık mevkiinde, ormanlık alanda araştırma yapan polis ekipleri yakılmış kadın cesedi ile karşılaştı. Yapılan incelemede yanarak hayatını kaybeden kadının, 1 haftadır kayıp olarak aranan Deniz Oktay olduğu belirlenmişti. Deniz Oktay’ın ölümüne ilişkin açılan davanın 3’üncü celsesi Eskişehir Adliyesi 7. Ağır Ceza Mahkeme’sinde görüldü. Oktay’ı boğduktan sonra 2 gün art arda cesede benzin dökerek yakan, Kasten öldürme suçundan yargılanan ve hakkında ağırlaştırmış müebbet hapsi istenen İdris Gökmen, Deniz Oktay’ın yakınları ile taraf avukatlar salonda hazır bulundu. "Deniz, İdris için ‘Maddi yardımda bulunuyor’ dedi" Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan tanık Yusuf İslam Gül, İzmir’deyken Deniz Oktay ile tanıştıktan sonra telefonda yaklaşık 3 ay konuştuğunu söyledi. Olay gününden 2 gün önce Eskişehir’e gelen tanık Yusuf İslam Gül, ifadesinde, "Deniz’le orta arkadaşımız Emine sayesinde tanıştık. 3-4 ay telefonda konuştuk. İzmir’den Eskişehir’e geldim otogardan arkadaşı Hamdi’yle birlikte arabayla aldı. Evinde kaldık Cinsel bir şeyler yaşadık. Olay günü Hamdi ile birlikte evden ayrıldı, geri geldiğinde ise saat gece 12’yi geçmişti. Sonra İdris aradı. Aşağıya konuşmak için çağırdı. Giderken tedirgin ve alkollü gibiydi. ‘Korkuyorsan gitme’ dedim. Deniz de bana ‘Ondan mı korkacağım? Eğer dönmezsem beni sürekli ara’ dedi. Gittikten 30 dakika sonra aradım telefonu kapalıydı. Sonra uyumuşum sabah uyandım ve 2 gün bekledim. Deniz’den haber alamayınca kayıp ilanı verdim. Kayıp ilanını ben tek verdim. Ben İdris’i aradım, o gün ulaşmadım ertesi gün ulaştım, yaklaşık 1 buçuk-2 saat konuştum. ‘Bu kız senle gitti gelmedi, bana bıraktığını söylüyorsun ama kız yok’ dedim. Ama ‘Bir şey yapmadım’ diyerek durumu kabul etmedi. Hatta Deniz’i eski eşiyle görüştüğünü ve onla olduğunu, iyi olduğunu söyledi. İfade vermeye gittiğimde Deniz’in başına gelenleri öğrendim. Deniz, İdris için arkadaşı olduğunu, ablamın eski sevgilisi olduğunu söyledi. ‘Bana maddi yardımda bulunuyor’ dedi" diyerek ifade verdi. "Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir" İdris Gökmen’in avukatı ise öldürme olayını kabul ettiklerini, fakat Eskişehir’in soğuk olduğunu bundan dolayı da arabada bulunan benzinin olayı tasarlamak için alınmadığını söyleyerek, "Tasarlayarak canavarca hisle cinayet suçundan dava açıldı. Tasarlamada öngörülen husus benzin almasıdır. Eskişehir gibi soğuk bir ilde gazlı araba için benzin şarttır. Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir. Müvekkilime kadının saldırması sonrası olay gerçekleştirilmiştir. Yakma olayı ölümden sonra gerçekleştirilmiştir. Tasarlama yoktur" dedi. "Küfürler etmeseydi bu olaylar olmazdı" Sanık İdris Gökmen duruşmadaki son savunmasında, "Maktul Deniz Oktay bana saldırmasaydı, küfürler etmeseydi bu olaylar olmazdı, pişmanım" dedi. Dava, sanık müdafisinin esas hakkında savunmasını hazırlaması için süre verilmesi amacıyla 24 Haziran saat 9.30’a ertelenirken, İdris Gökmen’in tutukluluğunun devamına karar verildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:11 Vali Yılmaz, Eskişehir’de iki yeni okulun açılışını gerçekleştirdi Eskişehir’de kamu kaynaklarıyla yapımı tamamlanan Nurettin Topçu İlkokulu ve Şehit Mustafa Özdemir Ortaokulu, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışta konuşan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, "Memleketine, vatanına, bayrağına ve manevi değerlerine bağlı nesiller yetiştirdikçe daha güçlü olacağız" dedi. Eskişehir’de eğitim altyapısını güçlendirme çalışmaları kapsamında yapımı tamamlanan iki önemli eğitim kurumu için açılış töreni düzenlendi. Nurettin Topçu İlkokulu bahçesinde saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başlayan programda, öğrencilerin sergilediği halk oyunları ve "Sevgi Çiçekleri" gösterisi katılımcılardan büyük alkış aldı. Dualar eşliğinde kesilen açılış kurdelesinin ardından Vali Yılmaz, sınıfları, atölyeleri ve okulun sosyal alanlarını inceledi. Sınıflarda öğrencilerle bir araya gelerek yakından ilgilenen ve onlara çeşitli tavsiyelerde bulunan Yılmaz, programın sonunda öğretmenler odasını ziyaret etti. Öğretmenlerle eğitim faaliyetleri üzerine sohbet eden Vali Yılmaz, yeni eğitim ve öğretim döneminde başarılar dileyerek okuldan ayrıldı. "Bir milleti yükseltecek şey eğitimin kalitesidir" Törende konuşan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir’e iki önemli okul kazandırmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, "Her iki okul da 32’şer derslik kapasitesine sahip. Modern donanımlarla hazırlanan okulların bölgedeki derslik ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacacaktır. Öğrenciler en iyi şartlarda eğitim alması için tüm imkânların seferber edildi. Nurettin Topçu, Türk düşünce dünyasında iz bırakan çok kıymetli bir fikir insanıdır. Şehit Mustafa Özdemir ise vatanı için canını feda eden kahramanımızdır. Bu anlamlı isimlerin eğitim kurumlarımızda yaşatılması bizim için ayrı bir değer taşıyor. Bir milleti yükseltecek, bir devleti güçlü kılacak olan; eğitimli insanların varlığı ve eğitimin kalitesidir. Eğitimi her alanda ileriye taşıma hedefiyle kararlılıkla çalışıyoruz. Yeni okullarımızın Eskişehir’e ve eğitim camiasına hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Karacaşehir Camii’nde Osman Gazi’nin ismi yeniden yankılandı
29 Ağustos 2025 Cuma - 16:44 Karacaşehir Camii’nde Osman Gazi’nin ismi yeniden yankılandı Eskişehir’in Karacaşehir Camii’nde 1299 yılında Osman Gazi adına ilk okunan ve Osmanlı Cihan Devleti’nin kuruluşunu duyuran hutbe, temsili olarak yeniden okundu. Eskişehir Ertuğrulgazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği tarafından, özel bir etkinlik düzenlendi. Her yıl gerçekleştirilen Ertuğrulgazi’yi Anma ve Yörük Etkinlikleri’nin 32’incisi çerçevesinde; Dursun Fakih tarafından Osmangazi adına ilk okunan hutbenin aynısı, Karacaşehir Camii’nde Cuma namazının kılınmasının ardından yeniden seslendirildi. İmamın okuduğu hutbede, "Ümmeti rahmetinle bağışla bu hürmeti Yâ Rabbe’l-Âlemîn. Osmangazi hanlığını ve sultanlığını mübarek eyle" ifadeleri yer aldı. Hutbenin okunması ve namazın kılınmasının ardından cemaate Yörük ikramları yapıldı. "Dursun Fakih’ın Osmangazi adına, devlet olma adına okuduğu ilk hutbe" Eskişehir Ertuğrulgazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Dernek Başkanı Abdül Ünal, "Ağustos’un son haftası, Eskişehir’de Osmanlı’nın devlet olma hutbesinin okuduğu Karacaşehir Camii’nde bu geleneğimizi devam ettiriyoruz. Bu yıl 32’ncisini düzenliyoruz, onun için buradayız. Dursun Fakih’in Osmangazi adına, devlet olma adına okuduğu ilk hutbe. Ondan sonrasında Osman Bey, beyliğini ilan ediyor" dedi. "Dedelerimizin bulunduğu topraklarda bulunmak gurur verici" Cami cemaatinden Oğuzhan Ünal ise şunları söyledi: "Osmanlı Devleti’nin kuruluş hutbesi olan, Dursun Fakih’ın okumuş olduğu ilk hutbe temsili olarak Karacaşehir Camii’nde okutulacak. Yine 1299’da ilk hutbe de bu camii de okunmuştu. Bu hutbenin tekrar okutulmasında emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum. Zira dünyanın görmüş olduğu en büyük imparatorlarından birisinin kuruluşunun Eskişehir toprakları içerisinde olmuş olması da bizim için ayrıca gurur verici. Atalarımızın, dedelerimizin bulunduğu topraklarda bulunmak da ayrıca gurur verici bir olay. Dönem tarihçilerine göre; bir beyin bey olduğunu, bağımsız bir beylik olduğunun ispatı adına hutbe okutulması. Dursun Fakıh da Osman Bey’in bağımsızlık kararının ardından onun adına hutbe okutulması için buraya davet ediliyor. Ardından, kiliseden çevrilen Karacaşehir Camii’nde ilk hutbe okutuluyor." Öte yandan dernek yetkilileri, yarın saat 16.00’da mehteran ve atlı birlikler eşliğinde gerçekleştirilecek olan Yörük Yürüyüşüne tüm Eskişehirlileri davet etti.
Rektör Prof. Dr. Çolak, "30 Ağustos Zaferi’ni gururla kutluyoruz"
29 Ağustos 2025 Cuma - 14:38 Rektör Prof. Dr. Çolak, "30 Ağustos Zaferi’ni gururla kutluyoruz" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Türk tarihinin altın sayfalarından biri olan 30 Ağustos Zaferi’ni gururla kutladıklarını belirtti. 30 Ağustos Zafer Bayramı sebebi ile bir mesaj yayınlayan Prof. Dr. Çolak, "Türk milleti olarak, vatanımızı işgal etmeye çalışan düşmanlara karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verdiğimiz mücadele sonucunda kazandığımız 30 Ağustos Zaferi’nin 103. yıl dönümünü gururla kutluyoruz. Bundan bir asır önce büyük Türk milletini ebedi yurdu Anadolu’dan söküp atmayı deneyen emperyalist devletler ve maşaları istilacı Yunan ordusu, 30 Ağustos 1922’de milletimizden aldığı yenilgi ile büyük bir darbe almış ve Anadolu’nun sonsuza kadar Türk ve İslam yurdu olarak kalacağı bir kez daha ispat edilmiştir. Bugün bizlere düşen ise tarihimizin altın sayfalarından biri olan 30 Ağustos Zaferi’ni gururla kutlarken, çocuklarımıza; bu toprakların bin yıldır şehit kanlarıyla sulanarak Türk yurdu kaldığını, iç ve dış düşmanların vatanımıza yönelik hedeflerinden hiç vazgeçmediğini ve saldırmak için bugün dahi hala fırsat kolladıklarını öğretmektir. Bu düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere istiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, eşsiz fedakârlıklarıyla milletimizin kalbinde ölümsüzleşen aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, milletimizin Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. " diye kaydetti.
Eskişehir’de öğrencilerin konut talebi artmaya başladı
29 Ağustos 2025 Cuma - 14:28 Eskişehir’de öğrencilerin konut talebi artmaya başladı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından Eskişehir’deki üniversiteleri kazanan öğrencilerin yurt ve ev arayışı hız kazandı. Emlak Danışmanları Birliği Eskişehir İl Başkanı Erkan Büyükarslan; Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanması, Eskişehir’deki öğrencilerin barınma arayışını hareketlendirdiğini söyledi. Büyükarslan, şehre üniversite eğitimi için gelecek öğrencilerin öncelikle yurtlara yöneldiğini, buralarda yer bulamayanların ise arkadaşlarıyla birleşerek kiralık daire arayışına girdiğini belirterek taleplerin önümüzdeki haftalarda daha da artmasını beklediklerini söyledi. "Gözle görülür bir hareketlilik yaşanıyor" Büyükarslan, "YKS yerleştirme sonuçlarının açıklanması ile gözle görülür bir hareketlilik yaşanıyor. Üniversitenin etrafındaki evlerde ve yurtlarda talep artışı hemen hissediliyor. Önümüzdeki hafta bu hareketliliğin daha da hızlanacağını tahmin ediyoruz." dedi. "Öğrenciler önce yurtlara yöneliyor" Öğrencilerin tercihlerine ilişkin konuşan Büyükarslan, "Öncelik yurtlara gidiyor. Yurtlarda yerleşemeyen arkadaşlar ise iki ya da üç kişi birleşerek daireler tutuyor." ifadelerini kullandı. "Kiralar 10 bin liradan başlıyor" Kira fiyatları hakkında da bilgi veren Büyükarslan, "Üniversite etrafında 1+1 daire minimum 10 bin liradan başlıyor. Geçen sene bu rakamlar 7-8 bin lira civarındaydı. Fiyatlar ortalama olarak geçen seneye yakın seyrediyor." diye konuştu. "Bütçesi olan aileler ev almaya yöneliyor" Konut satışlarına da değinen Büyükarslan, "Bütçesi olan aileler çocukları için ev alıyor. Öğrenci mezun olduktan sonra daireyi satıp gidiyorlar. Ayrıca kira geliri için 1+1 daire alan yatırımcılar da her zaman var." dedi.
30 Ağustos kutlamaları için Eskişehir’de trafik düzenlemesi
29 Ağustos 2025 Cuma - 11:13 30 Ağustos kutlamaları için Eskişehir’de trafik düzenlemesi 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları için Eskişehir’de önemli bir trafik düzenlemesi yapılacak. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü, 29 Ağustos Cuma günü saat 21.00 itibarıyla başlayacak olan kısıtlamalarla birlikte, 30 Ağustos Cumartesi günü Atatürk Bulvarı ve çevresindeki bazı yolların araç trafiğine kapatılacağını duyurdu. Bu süreçte sürücüler için alternatif güzergahlar belirlenirken, park yasağına uyulması konusunda da uyarı yapıldı. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında kent merkezinde bazı yolların araç trafiğine kapatılacağını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, 30 Ağustos 2025 Cumartesi günü saat 08.00 ile 12.00 arasında Atatürk Bulvarı üzerinde gerçekleştirilecek törenler nedeniyle trafik akışında geçici değişiklikler yapılacak. Bu kapsamda, Atatürk Bulvarı’nın Şehit Yzb. Tuncer Güngör Caddesi (Akarbaşı) Kavşağı ile Vali Ali Fuat Güven Caddesi arasında kalan bölümü araç trafiğine kapatılacak. Aynı zamanda bu güzergâha çıkan Kayhan, Sarmaşık ve Çolpan Sokak da trafik akışına kapalı olacak. Güvenlik tedbirleri nedeniyle bu alanda bulunan araçların güvenlik gerekçesiyle yerinden kaldırılacağı veya muhafaza altına alınacağı belirtildi. Trafiğe kapatılan yolları kullanmak isteyen sürücüler için alternatif güzergâhlar belirlendi. Vatandaşlar, Mustafa Kemal Atatürk Caddesi, Porsuk Bulvarı, Ali Fuat Güven Caddesi ve Atatürk Bulvarı’nın açık olan kısımlarını kullanabilecekler. Bir diğer alternatif rota ise Atatürk Bulvarı, Gençlik Bulvarı, Şehit Yzb. Tuncer Güngör Caddesi, Mustafa Kemal Atatürk Caddesi ve Cumhuriyet Bulvarı olarak açıklandı. Yetkililer, 29 Ağustos 2025 Cuma günü saat 21.00 itibarıyla kutlamaların yapılacağı güzergâhlarda park yasağı uygulanacağını ve sürücülerin trafik işaret ve görevlilerinin yönlendirmelerine uymaları gerektiğini önemle vurguladı.
Kızgın kumda kahveyi faklı aromalarla sunuyor
29 Ağustos 2025 Cuma - 09:48 Kızgın kumda kahveyi faklı aromalarla sunuyor Kumda kahve geleneğini sürdüren Ersin Kortan, 13 farklı aromasıyla müşterilerine yeni tatlar sunuyor. Eskişehir’in en gözde bölgelerinden biri olan tarihi Odunpazarı Evleri’ndeki kahve ustası Ersin Kortan, kızgın kumda pişirdiği kahveleri özel sunumuyla müşterilerine ikram ediyor. Birinci nesil kahveci olduğunu belirten Kortan, kahvelerini kendine özgü pişirme yöntemiyle hazırladığını belirterek, "Biz kendi kahvemizi kendimiz öğütüyoruz. Orta kavrulmuş, ince çekilmiş kahvelerimiz taze olarak hazırlanırken, kumda 96-98 derece sıcaklıkta bakır cezvenin her yerine nüfuz eden ısı sayesinde kahve daha kaliteli bir kıvam almış olduğundan dolayı kahvenin kavrulması ve öğütülmesi en ideal şekilde gerçekleşiyor" dedi. "Kumda pişirme tekniği daha hijyenik" Osmanlı döneminde sokak kahvecilerinin közde kahve yaptığını hatırlatan Kortan, "Artık günümüzde hijyen açısından tercih edilmediğinden onun yerine kumda pişirme tekniğini uyguluyoruz. Tazelik bizim için çok önemli" ifadelerini kullandı. "13 çeşit aromayla kahvelerimizi zenginleştiriyoruz" Kortan, kahvelerini sadece kendi dükkanında değil, aynı zamanda paketli olarak Eskişehir ve farklı illerdeki marketlerde de satışa sunduklarını belirterek, "13 çeşit aromalı kahve hazırlıyoruz, gelen müşterilerimiz farklı tatlar denemek istediğinden biz de çilekli, portakallı, karamelli, narlı gibi aromalarla kahvemizi zenginleştiriyoruz" dedi. "Türk kahvesini en özgün haliyle yaşatıyoruz" Kortan, "Dünya üzerinde pişirilerek yapılan tek kahve Türk kahvesidir. Diğer kahve çeşitleri demleme veya damlatma yöntemiyle hazırlanır, ama biz bu geleneği sürdürerek Türk kahvesini en özgün haliyle yaşatıyoruz" diye konuştu.
(ÖZEL) Eskişehir’deki arkeoloji çalışmalarına 3 yıldır gönüllü olarak katılıyor
29 Ağustos 2025 Cuma - 09:47 (ÖZEL) Eskişehir’deki arkeoloji çalışmalarına 3 yıldır gönüllü olarak katılıyor Fethiye’de yaşayan Sevil Mert ve Özgür Uzun çifti, Eskişehir’de Küllüoba Höyüğü’nde gerçekleştirilen arkeoloji çalışmalarına yaklaşık 3 yıldır gönüllü olarak katılarak tarihi keşiflere yerinde tanıklık ediyor. Seyahat yazarı olan Sevil Mert Uzun ve emekli eşi Özgür Uzun, yaklaşık 5200 yıl önce insanların yaşadığı değerlendirilen Küllüoba Höyüğü’nde gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalarda görev alıyor. Yeni keşiflere kendi gözleriyle şahitlik etmek isteyen Uzun çifti, Fethiye’de yaşamalarına rağmen çalışmalara katılabilmek için 3 yıldır düzenli olarak binlerce kilometrelerce yol kat edip Eskişehir’e geliyor. Tamamen gönüllülük esasıyla ve maddi hiçbir beklentileri olmadan çalışmalara katkı sağlamaya gayret eden çift, binlerce yıl önce yaşayan insanların kullandığı objelere dokunmanın kendilerini heyecanlandırdığını belirtiyor. "Gün içinde malalarımız, kazmalarımız ve küreklerimizi elimizden ayırmıyoruz" Küllüoba Höyüğü’nde eşi ile birlikte neler yaptıklarını anlatan Seyahat yazarı Sevil Mert Uzun, "İlk olarak 2 haftayla başlamıştım. Bu sene 4 hafta boyunca burada gönüllü olarak çalışacağım. Fethiye’den geldik. Burada 1 günümüz nasıl geçiyor, kısaca ondan bahsedeyim. Çok sıcakta çalışmamak için güne sabahın erken saatlerinde başlıyoruz. Sabah 06.00 gibi kalkıyoruz, 06.30’da kahvaltımızı yapıyoruz ve 07.00 gibi alana gelmiş oluyoruz. Arada küçük bir çay molamız oluyor. Sonrasında 12.00’da alandan kazı evimizin olduğu noktaya, öğle yemeğine gidiyoruz. Buraya tekrar geri gelip 16.00’a kadar çalışmaya devam ediyoruz ve günümüzü bitiriyoruz. Kazı evine döndüğümüzde de o gün bir şeyler bulduysak onların temizlenmesi, arşivlenmesi ve raporlanması gibi çalışmalar yapılıyor. Yani burada sabah 06.00’dan akşam 18.00’a kadar bir çalışma süreci oluyor. Gün içinde malalarımız, kazmalarımız ve küreklerimizi elimizden ayırmıyoruz. Burası bir höyük olduğu için bol bol toprak çıkarıyoruz. Herhangi bir şey bulduğumuzda artık ince çalışmalara geçiyoruz. Fırçalarla, daha küçük aletlerle o bulduklarımızı sorunsuz ve sağlam bir şekilde toprak yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz" dedi. "Herhangi bir maddi beklentimiz olmadan sadece tarihi keşfetmek için için buradayız" Tamamen gönüllü olarak çalışmalara katıldıklarından bahseden Sevil Mert Uzun, "Biz buraya tamamen gönüllü olarak geliyoruz. Arkeoloji benim zaten hobimdi ve bir arkeolojik kazıda bulunmayı çok istiyordum. Kazı başkanımız sağ olsun, bizi kabul etti. Biz karı-koca geliyoruz. Eşim de 3 yıldır benimle birlikte burada. Herhangi bir maddi beklentimiz olmadan sadece tarihi keşfetmek için için buradayız. Bulduğumuz şeyler büyük küçük olmadan hepsinden ben çok heyecan duyuyorum. Aslında 5000 yıl önce bir insanın kullandığı bir malzemeye dokunuyoruz. 5000 yıldır toprak altında ve sürpriz bir şekilde bizimle karşılaşıyor. İşin en heyecanlı kısmı o. Bir tane kap, küçük bir boncuk bile olsa hepsinden tek tek heyecan duyuyorum" şeklinde konuştu. "Hiç kırılmamış bir maşrapa bulmuştuk ve o bizi çok heyecanlandırmıştı" Sevil Mert Uzun’un eşi Özgür Uzun ise, yaklaşık 2 sene önce özel bir şirketten emekli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yaklaşık da 2 buçuk yıldır Küllüoba kazılarına gönüllü olarak eşimle birlikte katılıyoruz. Buradaki arkeolog ve sanat tarihi öğrencisi arkadaşlarla birlikte günlük olarak rutin bazı işlerimiz var. Onlar ne yapıyorsa biz de gönüllü olarak birebir aynısını birlikte yapmaya çalışıyoruz. Sabah erken kalkıyoruz, kazı yerine geliyoruz. Bir gün önceden planlanan bütün işleri öğlene kadar yapıyoruz. Havanın da müsait olduğu zamanlara göre bu işlerimizi öğleden sonraya kadar tamamlayıp kazı evine geçiyoruz. Kazı evinde de bazı işlerimiz var. Onları da tamamladıktan sonra günümüzü böyle bitirmiş oluyoruz. Aslında biz biraz daha uzmanlık gerektirmeyen işleri gönüllü olarak yapıyoruz. Bazen denk geldiğimiz küçük objeler oluyor. Onları bulduğumuz zaman biz pek dokunmuyoruz, uzman hocalarımıza söylüyoruz. Onlar bu bulgulara hemen müdahale ediyorlar. Geçen sene eşim ve Yusuf hocamızla birlikte bir maşrapa bulduk. Hiç kırılmamıştı ve o bizi çok heyecanlandırmıştı. Normalde biz Fethiye’de yaşıyoruz. Fethiye-Eskişehir arası araçla yaklaşık 7 saat. Biz hiç çekinmeden aracımıza atlayıp eşimle birlikte her sene bu arkadaşlarımıza yardım için geliyoruz. Bu kazıda bulunmaktan çok mutlu oluyoruz. Mayıs ortası veya sonu gibi başlıyoruz, ekim ayında sona eriyor. Bu sadece yaz sezonunda yapılabilen bir iş. Hocalarımız bizden vazgeçmediği sürece bu işi devam ettirmeye niyetliyiz."
Sosyal medyadaki aşılarla ilgili yanlış bilgilere inanmayın
29 Ağustos 2025 Cuma - 09:35 Sosyal medyadaki aşılarla ilgili yanlış bilgilere inanmayın Özel Ümit Batıkent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hatice Kübra Erkilet, çocukluk çağı aşılarının önemine dikkat çekerek, "Aşılar çocuklarımızı kızamık, kabakulak, boğmaca, difteri, tetanoz, menenjit ve çocuk felci gibi ciddi ve ölümcül olabilen hastalıklardan korur. Bağışıklık sistemini güçlendirir, ağır hastalık geçirme riskini azaltır, hastane yatışlarını önler" dedi. Sosyal medyada aşılarla ilgili ortaya atılan yanlış bilgilere de değinen Dr. Erkilet, 2025’te Danimarka’da yayınlanan 1 milyon 255 bin çocuk üzerinde yapılmış dev bir araştırmayı örnek gösterdi. Araştırmanın, çocukluk çağı aşılarının içerdiği alüminyumun otoimmün hastalıklar, alerjiler, otizm veya nörogelişimsel bozukluklarla hiçbir bağlantısının olmadığını ortaya koyduğunu belirtti. Erkilet, "Bilimsel veriler, aşıların güvenilirliğini net şekilde gösteriyor. Anne babalar çocuklarına gönül rahatlığıyla aşı yaptırabilir." diye konuştu. Meningokok menenjitine dikkat! Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hatice Kübra Erkilet, Sağlık Bakanlığı aşı takviminde bulunmayan, fakat çocukların korunması açısından önemli olan ek aşılar hakkında da bilgi verdi. Son yıllarda meningokok menenjitine bağlı ölümler görüldüğüne dikkat çekerek, meningokok A, C, W, Y ve B serotiplerine karşı koruyucu aşıların bebeklik döneminde yapılmasını önerdi. Ayrıca rotavirüs aşısının da ishal nedeniyle gelişen ağır hastalıkların önlenmesinde etkili olduğunu belirtti. HPV aşısı da ihmal edilmemeli HPV aşısının da ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Erkilet, "HPV aşısı 9 yaşından itibaren hem kız hem erkek çocuklarına uygulanabilir. Gelecekte kanser riskini azaltan en önemli koruyucu sağlık adımlarından biridir." dedi.
Anadolu Üniversitesi YKS 2025 tercihlerinde Kontenjanlarını doldurdu
28 Ağustos 2025 Perşembe - 17:15 Anadolu Üniversitesi YKS 2025 tercihlerinde Kontenjanlarını doldurdu Anadolu Üniversitesi, YKS 2025 yerleştirme sonuçlarına göre kontenjanlarını aşan doluluk oranıyla dikkat çekti. Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 2025 yerleştirme sonuçları, Anadolu Üniversitesi’nin aday öğrenciler arasındaki güçlü konumunu ortaya koydu. Hem yüksek başarı sıralamasındaki öğrencilerin tercihlerinde öne çıkan hem de kontenjanlarını aşan doluluk oranıyla üniversite, Türkiye’nin en çok tercih edilen yükseköğretim kurumları arasında yer aldı. İlk tercihlerde yer aldı YKS 2025 sonuçlarına göre, ilk 20 bin başarı sıralamasındaki 600 öğrenci Anadolu Üniversitesi’ni tercih etti. 1.651 öğrenci üniversiteyi ilk 5 tercihine, 1.113 öğrenci ise ilk 3 tercihine yazdı. Bu veriler, üniversitenin öğrencilerin öncelikli tercihleri arasında güçlü bir şekilde yer aldığını gösterdi. Kontenjan doluluk oranı yüzde 102’yi aştı Örgün lisans ve önlisans programlarında 2.938 kontenjana karşılık 2.967 öğrenci, Açıköğretim programlarında ise 50.800 kontenjana karşılık 51.985 öğrenci yerleşti. Böylelikle Anadolu Üniversitesi, toplamda yüzde 102,3’lük doluluk oranına ulaştı. EDEV bursu kazanan isimler belli oldu Anadolu Üniversitesi, başarı gösteren öğrencilerini burslarla desteklemeye devam ediyor. Eğitimi Destekleme Vakfı (EDEV) kapsamında verilen karşılıksız başarı burslarını kazanan öğrenciler belli oldu. YKS 2025 yerleştirme sonuçlarına göre; 9316’ncı sırayla Eczacılık Fakültesi’ne yerleşen A. K., 2427’nci sırayla Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Programı’na yerleşen S. B. D., 2497’nci sırayla Hukuk Fakültesi’ne giren E. Ö., 621’inci sırayla Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Öğretmenliği Programı’na yerleşen İ. D., 689’uncu sırayla aynı fakülteye giren K. Ö. ve 4952’nci sırayla Hukuk Fakültesi’ne yerleşen D. S. burs almaya hak kazandı. Üniversite yönetimi, YKS ve özel yetenek sınavlarında üstün başarı gösteren öğrencilere verilen EDEV burslarının, maddi ve sosyal açıdan kapsamlı destek imkânı sunduğunu belirtti. Özel Yetenek Sınavlarına göre başarı bursu kazanan öğrenciler ise önümüzdeki günlerde açıklanacak. "Öğrencilerin öncelikli tercihi olmak gurur verici" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, tercih sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, "Üniversitemizin öğrenciler tarafından ilk sıralarda tercih edilmesi, akademik kalitemizin, çağdaş eğitim anlayışımızın ve güçlü kampüs yaşamımızın en somut göstergesidir. Yeni öğrencilerimizi donanımlı bir geleceğe hazırlamanın heyecanını yaşıyoruz" dedi.