Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Eskişehir
Vali Yılmaz yağmur ve şükür duası programına katıldı
10 Mayıs 2026 Pazar - 18:29:21
Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Eğriöz Mahallesi’nde düzenlenen yağmur ve şükür duası programına katıldı. Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği programda birlik, beraberlik ve bereket için dualar edildi. Yapılan duaların kabul olmasını temenni eden Vali Yılmaz, birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleştirilen bu tür buluşmaların toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Vali Yılmaz’a AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ta eşlik etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 18:26
Vali Yılmaz, 10’ncusu düzenlenen Mevlid-i Şerif programına katıldı
Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Sazova Mahallesi’nde bu yıl 10’uncusu düzenlenen Mevlid-i Şerif programına katıldı. Mahalle sakinlerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen programda, 10 yıldır geleneksel olarak tüm ebediyete irtihal eden büyükler ve şehitler için Kur’an-ı Kerim okunarak, dualar edildi. Programda vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet eden Vali Yılmaz, birlik, beraberlik ve manevi değerlerin yaşatılmasının önemine vurgu yaptı. Emeği geçenlere teşekkür eden Vali Yılmaz, yapılan ibadet ve duaların kabul olmasını temenni etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 17:38
Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce dünyası çalıştayda değerlendirildi
Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda "Edebiyat-Siyaset-Felsefe İlişkisi Kapsamında Koca Ragıp Paşa Çalıştayı"nın ilk oturumu gerçekleştirildi. 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen çalıştayın yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Gülüm üstlenirken açılış konuşmasını Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar yaptı. Çalıştaya konuşmacı olarak Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Prof. Dr. Abdülkadir Erkal, Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ve Prof. Dr. Kamil Sarıtaş katılırken, akademik personel, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci takip etti. Osmanlı düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliği, siyasal kimliği ve düşünce dünyasının disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirildiği çalıştayda, farklı akademik alanlardan isimler sunum gerçekleştirdi. "Marifet iltifata tabidir" Açılış konuşmasını yapan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Koca Ragıp Paşa’nın devlet adamlığı ve edebi yönüne dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Koca Ragıp Paşa’yı konuşmak için bir araya geldik. Konuşmama Koca Ragıp Paşa’ya ait olduğunu düşündüğüm bir söz ile başlamak istiyorum: ‘Marifet iltifata tabidir.’ Emeğin, bilginin ve liyakatin değerini belki de bundan güzel anlatan bir söz yoktur. Bu sebeple bugün bu salonda olmamızı sağlayan, bu işte emeği geçen Emrah hocaya çok teşekkür ediyorum. Koca Ragıp Paşa bir sadrazam, bir diplomat, aynı zamanda hem devlet adamı hem sanatçı, şair ve önemli bir edebiyatçı olarak karşımızda duruyor." "Her işini usul ve suhuletle yapmıştır" Çalıştayın ilk konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Koca Ragıp Paşa’nın siyasi yönlerini ele aldı. Tulum, Paşa’nın siyasi hayatına çocukluk yıllarında başladığını belirterek, "Böyle bir alim üzerine konuşmak elbette çok zor. O, siyasi hayatına babasının yanında çocukluk yıllarında başlamış ve sadrazamlık mertebesine kadar yükselmiş önemli bir isimdir. Siyasi mizacını tanımlayacak olursak şunu görüyoruz; usul ve suhulet onun mizacında temayüz ediyor. Yani her işini usul ve suhuletle yapmıştır" dedi. "Devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşımıştır" Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ise, Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kazan Nas, paşanın şiirlerinde toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesinin önemli yer tuttuğunu belirterek, "Koca Ragıp Paşa’nın sanatını özgün kılan en önemli unsurlardan birisi onun devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşıyabilmesidir. Onun dizelerinde sadece bireysel duygular değil, toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesi de yer bulur" diye konuştu. "Kapıkulundan felsefeci olmaz anlayışı doğru değildir" Çalıştayda konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, "Kapıkulundan felsefeci olmaz" anlayışını eleştirerek, Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce yapısına dikkat çekti. Sarıtaş, paşanın felsefe, tasavvuf ve kelamı birlikte ele alan bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Hamilik sistemi edebiyatın gelişiminde önemli rol oynadı" Açılış oturumunun son konuşmasını gerçekleştiren Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Erkal ise, Koca Ragıp Paşa’nın sanat hamiliği ve kültürel çevresine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erkal, 18. yüzyılda yetişen çok sayıdaki şairin arkasında hamilik sisteminin önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Çalıştayın öğleden sonraki oturumu edebiyat ve dil söyleşisiyle devam etti. Söyleşide gazeller, tematik şiir mecmuaları ve şiirlerdeki eleştiri unsurları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Çalıştay, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 17:01
Efes 2026 için F-16’lar Eskişehir’den böyle havalandı
Efes-2026 Tatbikatı’nda görev alacak 2 adet F-16 savaş uçağı, Eskişehir’deki son kontrollerinin ardından İzmir’e doğru havalandı. İstanbul ve İzmir merkezli olarak 11 Nisan ile 21 Mayıs tarihleri arasında icra edilen Efes-2026 Tatbikatı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en büyük birleşik, müşterek ve fiili atışlı arazi tatbikatlarından biri olması nedeniyle ön plana çıkıyor. Tatbikata Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Pakistan, Romanya, Macaristan ve Libya gibi çok sayıda ülkeden askeri personel katılıyor. "Meskûn Mahalde Muharebe Eğitimi" gibi hibrit savaş senaryolarına yönelik özel çalışmalar da tatbikatta yürütülüyor. Eskişehir’den 2 adet F-16 tatbikat için havalandı Türk Hava Kuvvetleri’nin en önemli üslerinden biri olan Eskişehir’de konuşlu 1. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda yapılan brifingin ve akabinde detaylı son kontrollerin ardından 2 adet F-16 savaş uçağı kalkış için pistte yerini aldı. 1. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndaki pistten kalkış yapan 2 adet F-16, İzmir’deki tatbikata katılmak üzere yola çıktı.
09 Eylül 2025 Salı - 11:25
Bebek kuvözden düştü, hemşire soruşturma geçirmedi
Eskişehir Şehir Hastanesi’nde 2023 yılında hamileliğinin 7’nci ayında ikiz dünyaya getiren Ayfer Sekman’ın bebeklerinden biri 17 günlükken kuvözden yere düşerken, daha sonra bebekte serebral palsi rahatsızlığı ortaya çıktı. İkizi koşup oynarken çoğunlukla yerde yatan ve 2 yıldır fizik tedavi gören Süleyman bebeğin sorumlu hemşiresi soruşturma geçirmezken, "Bebek kendisi düşmüş" diyerek kendini savunduğu ortaya çıktı. Eskişehir’de yaşayan 31 yaşındaki 4 çocuk annesi Ayfer Sekman 19 Şubat 2023 tarihinde 7 aylıkken sezaryenle bir erkek diğeri kız olmak üzere ikiz bebeği Eskişehir Şehir Hastanesi’nde dünyaya getirdi. Oldukça başarılı geçen doğum sonrası Süleyman ve Zeynep isimli bebekler kuvöze alındı. Henüz 17 günlükken Süleyman Sekman, kuvözden yere düştü. 17 günlük bebeğine yere düşmesiyle alakalı sorumlu ebe hemşire, "Bebek kendisi düşmüş" diyerek kendini savundu. Durumun haber verilmesi üzerine hastaneye gelen anne ve baba yetkililerden bilgi aldı. Daha sonra 47 gün daha kuvözde kalan ikizler eve getirildi. Mesul ebeye soruşturma dahi yapılmadı Fakat belli bir zaman sonra ikizler arasındaki farklılıklar ailenin dikkatini çekti. Zeynep oturmaya ve daha sonra yürümeye başlarken, Süleyman bebeğin bunları yapamadığı fark edildi. Nöroloji uzmanına götürülen ve muayene edilen Süleyman Sekman’a serebral palsi tanısı konuldu. Bunun üzerine yapılan tahkikatta Süleyman’ın kuvözden düşmesiyle hastalığının bir ilgi ve alakasının olmadığı tespit edildiği aileye bildirildi. Düşmenin hastalıkla ilgisi olmadığı gerekçe gösterilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından mesul ebe hakkında soruşturma izni verilmediği ailenin avukatı Buğra Sarı tarafından belirtildi. Avukat Sarı tarafından karar, Bölge İdare Mahkemesi’ne taşınarak itiraz yapıldı. Süleyman bebek tutunarak ayağa kalkarken 2 yıldır fizik tedavi alıyor. "Serebral palsi hastası tanısı koydu ve bizi fiziğe yönlendirdi" Süleyman bebeğin annesi Ayfer Sekman konuyla ilgili, "19 Şubat 2023 yılında 31 haftalık sezeryan doğum yaptım. Çocuklar kuvöze alındı. Prematüre doğdukları için yeni doğan yoğun bakıma alındılar. Süleyman 18-19 günlükken hastaneden beni aradılar. Hastaneye gittiğimde doktor, çocuğun kuvözden düştüğünü söyledi. Orada şok oldum, üzerime kaynar sular dökülmüş oldu. İyi olduğunu söylediler, bütün filmlerini çekmişler. ’Bir sıkıntı yok. Sadece elmacık kemiğinde kırık var’ dediler ama o da geçiciymiş. ’Bizi şikayet edebilirsin’ dediler. Çocuk iyiyse, bir sıkıntısı yoksa niye şikayet edelim diye düşündük. İkisi de 47 gün kuvözde kaldı. Çıktıktan sonra evde zaten bakımını yaptık, kontrolleri oldu. Bir gün yine hastaneye gittiğimizde nöroloji doktoru Zeynep’in iyi olduğunu, ikizi Süleyman’a serebral palsi hastası tanısı koydu ve bizi fiziğe yönlendirdi. 2 senedir tedavisini görüyor. Fiziğe gitmeden önce bir eksikliği falan yoktu ya da ben fark etmedim. Zeynep oturmaya başladı, Süleyman oturmuyordu. Aslında o zaman fark ettim, ’geçer’ dedim. Böyle bir hastalığın tanısının konacağına hiç inanmıyorduk. Zeynep ayağa kalkmaya başladı, yürüdü, Süleyman yürümedi. Süleyman sadece sırt üstü uzanıyordu, ne sağa ne de sola dönüyordu. Fizik doktorumuz Aleyna hocam sağ olsun, Süleyman’a çok iyi geldi. Şu anda oturabiliyor, emekleyebiliyor, koltuğa tutunup kalkabiliyor ama yürüyemiyor" dedi. "Süleyman 2 senedir yürümüyor" Adli sürecin devam ettiğini söyleyen Ayfer Sekman şöyle konuştu: "Şu anda avukatımız davaya bakıyor. Bu durumu reddetmişler, ’biz çocuğu düşürmedik, çocuk kendisi düşmüş’ diye ifade vermişler. Yani çocuğun düştüğünü kabul etmiyorlar. Madem o kadar çok hareketliydi, şimdi niye hareketli değil? Ben buradan annelere sesleniyorum, prematüre çocuklarda zaten sıkıntı var. Zaten çocuklar hayata tutunmaya çalışıyor. Ben bu çocuğu önce Allah’a, sonra onlara emanet ettim ama daha perişan ettiler. Yürüyebilir diyorlar ama herhalde o düşmenin etkisiyle çocuk çok korkuyor, adım atmak istemiyor. Normalde bu durumda ağır engelli olanlar var. Süleyman’ınki hafif. Aslında hafif olanlar daha çabuk yürüyormuş ama Süleyman 2 senedir yürümüyor. Kardeşleri dışarı çıkıyor, oynuyor, o kucağımda öylece bakıyor. Şu an 2 buçuk yaşında. Çocuğum yürüseydi belki bu sorunları yaşamazdık. Bu en çok onların onlar yüzünden oldu, neden bu sorumluluğu kabul etmiyorlar? Biz hakkımızı helal etmiyoruz. Destek olmak isteyen varsa lütfen destek olsunlar. Ben tek başına 4 çocuğa bakan bir anneyim." "Küçük Süleyman’ı yerde gördüğünü belirtmiş" Konuyla alakalı Avukat Buğra Sarı, "Gerçekten üzücü bir olay. Küçük Süleyman 17 günlükken Eskişehir Şehir Hastanesi’nde kuvözde yatmaktayken gece kuvözden düşmüş, bununla ilgili ailesi gidip görmüş, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine naklini sağlamışlar. Olay sonunda gerçekleştirilen kurum içi tahkikatta tanık ifadeleri alınmış, şüpheli dinlenmiş, bilinç raporları alınmış ve küçük Süleyman’ın kuvözden kendi düştüğü, kuvözünün vidasının çıktığı, hatta Süleyman’ın vidayı çıkarttığı da söyleniyor.17 günlük çocuğun. Ondan sonra Süleyman’ın yere düşmesiyle alakalı bir tahkikat gerçekleştirilmiş. Daha sonrasında Süleyman’ın serebral palsi adında bir hastalığa yakalandığı ortaya çıkıyor. Bu hastalık ömür boyu devam edecek bir hastalık ve amiyane kötü bir tabirle Süleyman bebek ömür boyu sakat kaldı ve yürüyemiyor, sırt üstü yatıyor. İkiz bir doğum oldu. İkiz doğumunda bir ikizi var, bir kız kardeşi var. Kız kardeşi şu an ayakta koşuyor, oynuyor fakat Süleyman bebek yerde yatmak zorunda bu hastalık nedeniyle. Yapılan tahkikatta Süleyman’ın kuvözden düşmesiyle hastalığının bir ilgi ve alakasının olmadığı tespit edilmiş. Bu nedenle Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından mesul ebe hakkında soruşturma izni verilmedi. Biz bu soruşturma izni verilmemesi kararına bölge idare mahkemesine itirazımızı yaptık. Şu anda sonucu bekliyoruz. Durum için yapılan tahkikata ilişkin doküman elimizde. Hemşire kendisinin nöbette olduğunu o gün, Süleyman’ı yatırdığını kuvöze daha sonrasında başka bir yere gittiğini, aradan bir zaman sonra geldiğinde küçük Süleyman’ı yerde gördüğünü belirtmiş, durumu bildirmiş ilgililere. Hatta kuvöz bakımı için gelmişler ve vidanın düşmüş olduğunu fark etmişler. Bu konuyla alakalı olarak benim hiçbir sorumluluğum yok ve vicdanım rahat şeklinde bir beyanda bulunmuş. Fakat dediğimiz gibi küçücük 17 günlük bir bebeğin sağa sola bile dönemeyeceği izahtan var. O bebeğin oradan düşmesiyle ilgili olarak ebenin vicdanının rahat olmasını kabul etmiyoruz. Gerçekten tahkikatın sonucunda tahkikatı raporunu düzenleyen kişi ebenin sorumlu ve ihmalkâr olduğunu ve bu nedenle hakkında soruşturma izni verilmesi gerektiğini mesleki sorumluluk kuruluna mütalaa etmişse de, mesleki sorumluluk kurulu bu konuyla alakalı hiçbir nüansa değinmeden soruşturma izni verilmemesi kararı verdi. Gerçekten de soruşturma izni verilmemesi kararını birkaç satırdan ibaret ve matbu bir karara benziyor. Bu gerçekten bizim vicdanımızı rahatsız etti, itirazda bulunduk. Gerekli incelemeyi bölge idare mahkemesinin yapacağına inanıyoruz" diye konuştu.
09 Eylül 2025 Salı - 10:07
Eskişehir’de 5 yaşındaki engelli oğlunu döven adama, anneden kahvede meydan dayağı
Eskişehir’de kiraladığı tarlanın 20 yıldır parasını ödemediği iddia edilen şahıstan parasını isteyince, 5 yaşındaki engelli çocuğu hırpalanan anne, dayanamayıp kahvehaneyi basarak adamı darbetti.
09 Eylül 2025 Salı - 10:04
Kaskı kafasına değil motosikletin demirine taktı
Eskişehir’de yanındaki kaskı kafası yerine motosikletin demirine takan bir sürücü canını tehlikeye attı. Olay, geçtiğimiz gün Vadişehir mahallesinde meydana geldi. Bölgede seyir halinde olan 06 COJ 745 plakalı motosikletin sürücüsü, yanındaki kaskı kafasına takmadı. Bunun yerine kaskı motosikletinin demirine asan sürücü, hem canını tehlikeye attı hem de ilginç bir görüntü oluşturdu.
09 Eylül 2025 Salı - 10:01
Çaycuma Granfondo’da Eskişehirli sporcu kürsüye çıktı
Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde düzenlenen Granfondo yarışına 150’den fazla sporcu katıldı, Eskişehirli Ziya Bilgitoğlu Master 35 kategorisinde ikinci oldu. Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde 31 Ağustos 2025 tarihinde Çaycuma Granfondo Bisiklet Yarışı gerçekleştirildi. Orta Karadeniz’in doğal güzellikleri arasında düzenlenen organizasyonda 150’yi aşkın sporcu mücadele etti. Yarışta Eskişehirli bisiklet sporcusu Ziya Bilgitoğlu, Master 35 kategorisinde ikinci olarak kürsüde yer aldı.
08 Eylül 2025 Pazartesi - 17:38
Sağlık ekibine yönelik saldırıya tepki
Eskişehir Sağlık-Sen Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, sağlık ekiplerinin 2 şahıs tarafından kilometrelerce kovalanmasına tepki gösterdi. Eskişehir Sağlık-Sen Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, 112 Acil Servis binası önünde yaptığı açıklamada, Odunpazarı ilçesi Yenikent Mahallesi’nde bulunan Eskişehir Ambulans Servisi Başhekimliği’nde meydana gelen olay hakkında konuştu. Köksal, "Görev başındaki 112 Acil Sağlık ekibimize yönelik yapılan saldırı, sağlık çalışanlarının görev başında her an nasıl bir tehlike ile burun buruna geldiğini bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Bu olay bireysel bir saldırı olmanın ötesinde, planlı ve organize bir baskının göstergesidir. Kamera kayıtları incelendiğinde, ambulansın kilometrelerce takip edildiği, defalarca önü kesilmeye çalışıldığı ve sağlık çalışanlarına açıkça ölüm tehditleri savrulduğu görülecektir. Dahası, iki saldırganla sınırlı kalmayan bu vahim olayda, bir minibüs dolusu kişi ve servis araçları işletmesi odası yöneticileri de gece yarısı bir kamu kurumuna gelerek sağlık çalışanlarına gözdağı vermeye çalışmıştır. Bu şahısların ehliyetleri ve psikoteknik değerlendirmeleri derhal gözden geçirilmeli, trafikte bu tür tehlikeli davranışları sergileyen kişilere karşı trafikten men etme dahil olmak üzere en ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Şunu açıkça ifade ediyoruz. Bir aracın direksiyonuna geçen herkes sadece kendi değil, toplumun da canını emanet alır. Psikolojik yeterliliği olmayan, öfkesini trafikte kontrol edemeyen kişiler, direksiyon başına geçmemelidir" dedi. "Hep birlikte haykırıyoruz: Artık yeter" Hasan Hüseyin Köksal, "Ambulansın önünü kesmek, toplumun nefesini kesmektir. Eskişehir Sağlık-Sen Şubesi olarak bu vahim olayı en güçlü şekilde kınıyoruz. Meslektaşlarımızın sonuna kadar yanında olduğumuzu, bu sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz. Taleplerimiz açık ve nettir: Olayın tüm detaylarıyla ortaya çıkarılması, sorumluların kamuoyuna açıklanması, saldırganların en ağır cezaları almaları, ehliyet ve psikoteknik yeterlilik denetimlerinin titizlikle yapılması, kamu kurumlarını basan şahıslar ve onları yönlendirenlerin hesap vermesi. Kamu Kurumunu basan diğer kişiler hakkında neden işlem yapılmadığının açıklanması. Sağlıkta şiddet son bulmalıdır. Sağlık çalışanları yalnız değildir! Hep birlikte haykırıyoruz, artık yeter" diye konuştu.
08 Eylül 2025 Pazartesi - 17:16
Vali Aksoy, ödüllü Mavera Teknoloji Takımı’nı makamında ağırladı
TEKNOFEST’te Türkiye üçüncüsü olan ve uluslararası alanda başarı elde eden Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mavera Teknoloji Takımı, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy’u ziyaret etti. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mavera Teknoloji Takımı Koordinatörü Burak Sarıkaya ve takım üyeleri, TÜBİTAK TEKNOFEST İvmelenme Branşı’nda Türkiye 3’üncülüğü ve Görsel Tasarım Özel Ödülü kazanarak ayrıca Polonya’da düzenlenen Uluslararası Shell Eco Marathon Mühendislik Yarışması’nda teknik onay alan tek Türk takımı olma başarısı gösterdi. Başarılarıyla gururlandıran takımı makamında kabul eden Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım ile öğrencileri tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi.
08 Eylül 2025 Pazartesi - 14:21
Simli gümüş iplikle işlenen nadide bir giysi ‘Sarka’
Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinin kadim kültürü olan, düğün ve nişanların vazgeçilmez giysisi olan ‘Sarka’ günümüzde 89 yaşındaki sarka ustası Yılmaz Baykal eliyle yaşatılmaya çalışılıyor. Baba mesleğini 8 yaşında öğrenen Yılmaz usta 89 yaşında olmasına rağmen bu mesleği idame ettirmeye çalışıyor Büyük emek isteyen simli gümüş iplikten işlenen Sarka, usta ellerde bir ayda tamamlanabiliyor. Sivrihisar’ın milli kıyafeti olan ve Sivrihisar Belediye tarafından Coğrafi İşaret olarak tescillenen nadide giysinin her biri, zahmetli bir işçilik ile ancak 1 ayda tamamlanabiliyor. Sivrihisar’ın yöresel kültürünün önemli parçalarından biri olan "Sarka", elle işlenen ve özel kumaştan hazırlanan bir kıyafet olarak öne çıkıyor. İlçeye gelen ziyaretçiler Yılmaz Baykal’ın atölyesini ziyaret ederek bu geleneksel kıyafeti yakından görebiliyor ve satın alabiliyor. Sarka sadece bir giysi değil, Sivrihisar’ın tarihini ve kültürel mirası" İlçede bu işi yıllardır sürdüren Yılmaz Baykal, geçmişten gelen bu geleneği yaşatmaya devam ettirmeye çalıştığını anlattı. El emeğiyle yapılan bir sarkanın hazırlanmasının yaklaşık bir ay sürdüğünü ve işçiliğin oldukça zahmetli olduğunu anlatan Baykal, "Sarka bir baba mesleği. Bunun 8 yaşından öğrenmeye başladım ve yıllardır da yapıyorum. Umarım bu kültür benden sonra da devam eder. Sarka, genellikle simli şalvar ve kuşak ile birlikte giyildiğinde tam bir Sivrihisar yöresel kıyafetidir. Satışlarda sabit bir fiyat uygulanmıyor, gelen müşteriyle karşılıklı anlaşma sağlanıyor. Sarka sadece bir giysi değil, Sivrihisar’ın tarihini ve kültürel mirasını yansıtan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor" diye anlattı.
08 Eylül 2025 Pazartesi - 14:18
Kahvecilerin yarım asırlık ’Koyun çanı’ geleneği
Eskişehir’de baharatçı ve kahveci esnafı olan Metin Ağılönü, yaklaşık yarım asırdır dükkanlarına müşteri çekmek amacıyla kullandığı, ’Koyun çanı’ olarak da bilinen özel ziller, şehrin ticaret kültürünün ayrılmaz bir parçası haline geldiğini aktardı. Eskişehir’de, baharatçı ve kahveci dükkanlarının önünde sallanan ziller, yaklaşık 50 yıldır süregelen bu gelenek, esnafın ‘Biz buradayız’ deme biçimi olarak öne çıkıyor. Bu zillerin sadece bir ses olmaktan öte olduğunu aktaran Metin Ağılönü, Eskişehir ticaretinde dükkan sahiplerinin müşterileri dükkanlarına davet etme yöntemi olarak kabul edildiğini söyledi. "50 yılın üzerinde bir süre olabilir" Zillerin en az yarım asırdır kullanıldığını vurgulayan esnaf Metin Ağılönü, bu sürenin daha da uzun olabileceğini söyledi. Ağılönü, "Bu gelenek yaklaşık 50 yıldır, belki daha da uzun süredir devam ediyor. Çocukluğumdan beri Eskişehir’de bu ziller var. Yıl olarak tam süresini bilmiyorum ama 50 yıldan fazla olabilir" ifadelerini kullandı. "Dikkat çekme amaçlı kullanılan bir alettir" Zillerin işlevi hakkında bilgi veren Ağılönü, koyun çanlarına benzetilen bu zillerin ‘toplama’ işlevini çağrıştırdığını belirterek, "Genelde koyunlara çan takılır. Bunun sebebi, koyunları toplamak, nerede olduklarını bilmek ve ‘ben buradayım’ demektir. Burada da aynı şekilde biz ‘buradayız, biz baharatçıyız, kahve satışımız var’ demek için kullanıyoruz. Gelen müşterileri uyarmak, dikkatlerini çekmek için kullandığımız bir alettir" dedi. "İnsanları dükkanlara davet ediyoruz" Bu geleneğin Eskişehir’de oldukça yaygın olduğunu dile getiren Ağılönü, "Eskişehir’de neredeyse tüm arkadaşlarımızda bu zil vardır. Başka bir özelliği yok aslında. Pazarcıların bağırması gibi düşünün; bağırmak yerine müziğe veya zile çevrilmiş bir yöntem. Böyle bir ortam oluşmuş Eskişehir’de. Biz de bu ortama ayak uydurmak için zillerimizi takıyoruz ve insanları dükkânlarımıza davet ediyoruz" diye konuştu. Turistler önce şaşırıyor, sonra tebrik ediyor Eskişehir’i ziyaret eden turistlerin bu zillere ilk başta şaşırdığını söyleyen Ağılönü, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Dışarıdan gelen turistler önce ‘Aaa koyun çanı, burada koyun mu var?’ diye şaşırıyor. Sonra içeri girip biz açıklama yaptığımızda, ‘Ne kadar güzelmiş, ne kadar iyi bir şeymiş’ diyerek bizi tebrik ettikleri de oluyor."
08 Eylül 2025 Pazartesi - 13:49
Eskişehir’de yeni eğitim yılına çevre odaklı başlangıç
Eskişehir’de 2025-2026 eğitim-öğretim yılı açılış töreninde, Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Yeşil Vatan" ve "Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinlikleri çerçevesinde şiirler okunup, ağaç temalı gösteri ve halk oyunları sahnelendi, protokol üyeleriyle birlikte fidan dikerek çevre duyarlılığına dikkat çekildi. Eskişehir’de 2025-2026 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla Korgeneral Lütfü Akdemir İlkokulu’nda bir tören düzenlendi. Törene, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ve İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın’ın yanı sıra, eğitim camiasından temsilciler ve öğrenciler katıldı. Yeni eğitim yılının ilk ziliyle birlikte, çevre duyarlılığı, güvenlik ve sosyal gelişim gibi konulara odaklanıldı. Eğitimde yeşil gelecek vurgusu Eskişehir’de yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte düzenlenen törende, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Yeşil Vatan" ve "Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinliklerine dikkat çekti. Aydın, eğitim kurumlarının bilgi ve bilinçle geleceği dönüştürecek en güçlü merkezler olduğunu belirterek 2025-2026 eğitim-öğretim yılı boyunca ülke genelinde kapsamlı çevre ve sürdürülebilirlik çalışmaları yürüteceklerini açıkladı. Bu çalışmaların en önemli ayağı olarak her öğrenciye bir fidan emanet edileceğini ve bu fidanların öğrenciler tarafından korunup toprakla buluşturulacağını söyledi. Bu proje için Orman Bölge Müdürlüğü’ne ve çalışanlarına teşekkürlerini ileten Sinan, orman yangınlarıyla mücadele ederken şehit olanlara Allah’tan rahmet dileyerek tüm şehitleri andı. Törenin açılışında katılımcılara teşekkür eden Aydın, yeni ders yılının tüm öğrenciler, öğretmenler, veliler ve Eskişehir için hayırlı olmasını diledi. Eskişehir’de yeni eğitim yılına çevre odaklı başlangıç Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, yeni eğitim-öğretim yılının heyecanını yaşadıklarını belirterek, hayırseverlerin katkılarıyla yeni okulların yapımına devam edildiğini ve son iki yılda 25 yeni okulun eğitim hayatına kazandırıldığını söyledi. Çocukların güvenli bir şekilde okula gidip gelmelerinin sağlanması için valilik koordinasyonunda çeşitli tedbirlerin alındığını vurgulayan Aksoy, okul civarında rahatsızlık veren kişi ve grupların, seyyar satıcıların bulunmasını yasakladıklarını belirtti. Cumhuriyetin yeni yüzyılında "Türkiye’nin Yıldızları" projesiyle öğrencilerin ders dışı aktivitelerde bulunmasını teşvik ettiklerini belirten Aksoy, velilerin okul yönetimi ve öğretmenlerle iş birliği içinde olmalarının başarıyı artıracağını dile getirdi ve yeni eğitim-öğretim yılının başarılı geçmesini diledi. Vali Hüseyin Aksoy’un konuşmasının ardından Korgeneral Lütfü Akdemir İlkokulu dördüncü sınıf öğrencisi Şirin Doğan’ın şiiri ile devam edildi. Şiirin ardından okul öğrencilerinin ağaç temalı gösterisi ve son olarak da yine öğrencilerin hazırladığı folklor gösterisi yapıldı. Sonrasında Hüseyin Aksoy öğrencilerle fidan dikti.
08 Eylül 2025 Pazartesi - 13:24
Vali Aksoy’dan evde eğitim alan özel kardeşlere ziyaret
Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, evde eğitim alan 6 ve 16 yaşlarındaki Dandy-Walker Sendromu (DWS) rahatsızlığı olan kardeşleri ziyaret edip yeni eğitim öğretim dönemlerinde başarılar diledi. 6 yaşındaki Mehmet Yıldırım’ın Vali Aksoy’a ’dede’ demesi gülümsetti. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Hakan-Dursun Yıldırım çiftinin 6 yaşındaki Mehmet ve 16 yaşındaki Aynur isimli özel çocuklarını ziyaret edip yeni eğitim öğretim yıllarını kutladı. Ailenin Emek Mahallesi Gümüşdere Sokak’ta bulunan evini ziyaret eden Vali Aksoy’u babasının kucağında karşılayan 6 yaşındaki Mehmet Yıldırım’ın halleri gülümsetti. Vali Aksoy’a ’dede’ diyerek seslenen Mehmet’i Hüseyin Aksoy kucağına alarak sohbet etti. Ayrıca Aksoy yanında getirdiği hediyeleri çocuklara vererek onlara başarılar diledi. Evde, Ücretli Özel Eğitim Öğretmeni İlknur Duşak tarafından günlük rutinlerini sürdürebilecekleri becerileri kazanmasını için verilen eğitimlerden oldukça mutlu olan Yıldırım çifti, yetkililere teşekkür etti. "Daha iyi olmaları için uğraşıyoruz" Mehmet ve Aynur Yıldırım’ın babası Hakan Yıldırım, "Biri kız 2 çocuk babasıyım. İki kardeşte de Dandy-Walker Sendromu var. Kızım 16 yaşında, oğlum 7 yaşında. Yaşlar ilerledikçe bayağı bir zorlanıyoruz. Ailelerimizden de pek destek yok. Maddi yönden yok da, artık manevi yönden de geri kalıyorlar. Evde eğitim için öğretmenimiz geliyor. Bu, Milli Eğitim Bakanlığımızın özel bireylere sağladığı bir imkan. Durumlarını daha iyiye götürmek, böyle çocuklarda biraz zaman alan şeyler. Normal bireylerle kıyaslayamayız. Daha iyi olmaları için uğraşıyoruz" dedi. Anne Dursun Yıldırım ise şöyle konuştu: "Günlerimiz çok zor geçiyor. Gece uyku düzenimiz yok. Çocuklar bazen çok hırçınlaşıyor. Hep evdeyiz, eşim çalıştığı için dışarıya pek çıkamıyoruz. Mesela başını yerden yere vuruyor, bir şeyleri atıp kırıyor, hep takip etmek zorundayım." "Okula gelemeyen öğrencilerimize biz gidiyoruz" Çocukların yeni eğitim öğretim yılını kutlayan Vali Aksoy, "Özel çocuklarımıza evde eğitim hizmeti vermeye devam ediyoruz. Bu amaçla öğretmenimiz, bu çocuklarımıza eve gelerek eğitim hizmetini veriyor. Biz de bugün çocuklarımızın evde eğitim hizmeti aldığı noktada onları ziyaret etmek, onların hatırını sormak ve başarılar dilemek için İl Milli Eğitim Müdürümüzle beraber geldik. Eğitimde her türlü engeli kaldırmak için büyük bir gayret içerisinde arkadaşlarımızla birlikte çalışıyoruz. Okula gelemeyen öğrencilerimize biz gidiyoruz. Bu noktada öğretmenlerimiz özverili bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Hiçbir çocuğumuzun eğitim dışı kalmaması için çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
08 Eylül 2025 Pazartesi - 13:16
Vali Aksoy’dan evde eğitim alan özel kardeşlere özel ziyaret
Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, evde eğitim alan 6 ve 16 yaşlarındaki Dandy-Walker Sendromu (DWS) rahatsızlığı olan kardeşleri ziyaret edip yeni eğitim öğretim dönemlerinde başarılar diledi. 6 yaşındaki Mehmet Yıldırım’ın Vali Aksoy’a dede demesi gülümsetti. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Hakan-Dursun Yıldırım çiftinin 6 yaşındaki Mehmet ve 16 yaşındaki Aynur isimli özel çocukları ziyaret edip yeni eğitim öğretim yıllarını kutladı. Ailenin Emek Mahallesi Gümüşdere Sokakta bulunan evini ziyaret eden Vali Aksoy’u babasının kucağında karşılayan 6 yaşındaki Mehmet Yıldırım’ın halleri gülümsetti. Vali Aksoy’a ‘Dede’ diyerek seslenen Mehmet’i Hüseyin Aksoy kucağına alarak sohbet etti. Ayrıca Aksoy yanında getirdiği hediyeleri çocuklara vererek onlara başarılar diledi. Evde, Ücretli Özel Eğitim Öğretmeni İlknur Duşak tarafından günlük rutinlerini sürdürebilecekleri becerileri kazanmasını için verilen eğitimlerden oldukça mutlu olan Yıldırım çifti, yetkililere teşekkür etti. "Daha iyi olmaları için uğraşıyoruz" Mehmet ve Aynur Yıldırım’ın babası Hakan Yıldırım, "Biri kız 2 çocuk babasıyım. İki kardeşte de dandy-walker sendromu var. Kızım 16 yaşında, oğlum 7 yaşında. Yaşlar ilerledikçe bayağı bir zorlanıyoruz. Ailelerimizden de pek destek yok. Maddi yönden yok da, artık manevi yönden de geri kalıyorlar. Evde eğitim için öğretmenimiz geliyor. Bu, Milli Eğitim Bakanlığımızın özel bireylere sağladığı bir imkan. Durumlarını daha iyiye götürmek, böyle çocuklarda biraz zaman alan şeyler. Normal bireylerle kıyaslayamayız. Daha iyi olmaları için uğraşıyoruz" dedi. Anne Dursun Yıldırım ise şöyle konuştu, "Günlerimiz çok zor geçiyor. Gece uyku düzenimiz yok. Çocuklar bazen çok hırçınlaşıyor. Hep evdeyiz, eşim çalıştığı için dışarıya pek çıkamıyoruz. Mesela başını yerden yere vuruyor, bir şeyleri atıp kırıyor, hep takip etmek zorundayım" ifadelerini kullandı. "Okula gelemeyen öğrencilerimize biz gidiyoruz" Çocukların yeni eğitim öğretim yılını kutlayan Vali Aksoy şöyle konuştu; "Özel çocuklarımıza evde eğitim hizmeti vermeye devam ediyoruz. Bu amaçla öğretmenimiz, bu çocuklarımıza eve gelerek eğitim hizmetini veriyor. Biz de bugün çocuklarımızın evde eğitim hizmeti aldığı noktada onları ziyaret etmek, onların hatırını sormak ve başarılar dilemek için İl Milli Eğitim Müdürümüzle beraber geldik. Eğitimde her türlü engeli kaldırmak için büyük bir gayret içerisinde arkadaşlarımızla birlikte çalışıyoruz. Okula gelemeyen öğrencilerimize biz gidiyoruz. Bu noktada öğretmenlerimiz özverili bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Hiçbir çocuğumuzun eğitim dışı kalmaması için çalışmalarımıza devam edeceğiz."
08 Eylül 2025 Pazartesi - 12:53
Eskişehir’de trafik denetimleri
Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen denetim çalışmaları sonucu 112 sürücü belgesine el konulurken, 446 araç ise trafikten men edildi. Eskişehir genelinde İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı Trafik Denetleme Şube Müdürlükleri tarafından 1-8 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen trafik denetimlerinde toplam 25 bin 113 araç ve sürücü kontrol edildi. Denetimler kapsamında 4 bin 539 yük taşımacılığı yapan araç, 678 yolcu taşımacılığı yapan araç, 3 bin 131 alkol denetimi, 897 motosiklet ve 6 bin 705 emniyet kemeri kontrolü gerçekleştirildi. Ayrıca, 9 bin 163 farklı türde trafik kontrolü yapıldı. Bu çalışmalar sonucunda 6 bin 503 trafik cezası kesildi, 446 araç trafikten men edildi ve 112 sürücünün ehliyetine el konuldu. Aynı zamanda 82 yaralanmalı, 80 maddi hasarlı ve 1 ölümlü trafik kazası meydana geldi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder