Yerel Haberler
Eskişehir
10 Mayıs 2026 Pazar - 17:38 Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce dünyası çalıştayda değerlendirildi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda "Edebiyat-Siyaset-Felsefe İlişkisi Kapsamında Koca Ragıp Paşa Çalıştayı"nın ilk oturumu gerçekleştirildi. 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen çalıştayın yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Gülüm üstlenirken açılış konuşmasını Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar yaptı. Çalıştaya konuşmacı olarak Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Prof. Dr. Abdülkadir Erkal, Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ve Prof. Dr. Kamil Sarıtaş katılırken, akademik personel, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci takip etti. Osmanlı düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliği, siyasal kimliği ve düşünce dünyasının disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirildiği çalıştayda, farklı akademik alanlardan isimler sunum gerçekleştirdi. "Marifet iltifata tabidir" Açılış konuşmasını yapan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Koca Ragıp Paşa’nın devlet adamlığı ve edebi yönüne dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Koca Ragıp Paşa’yı konuşmak için bir araya geldik. Konuşmama Koca Ragıp Paşa’ya ait olduğunu düşündüğüm bir söz ile başlamak istiyorum: ‘Marifet iltifata tabidir.’ Emeğin, bilginin ve liyakatin değerini belki de bundan güzel anlatan bir söz yoktur. Bu sebeple bugün bu salonda olmamızı sağlayan, bu işte emeği geçen Emrah hocaya çok teşekkür ediyorum. Koca Ragıp Paşa bir sadrazam, bir diplomat, aynı zamanda hem devlet adamı hem sanatçı, şair ve önemli bir edebiyatçı olarak karşımızda duruyor." "Her işini usul ve suhuletle yapmıştır" Çalıştayın ilk konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Koca Ragıp Paşa’nın siyasi yönlerini ele aldı. Tulum, Paşa’nın siyasi hayatına çocukluk yıllarında başladığını belirterek, "Böyle bir alim üzerine konuşmak elbette çok zor. O, siyasi hayatına babasının yanında çocukluk yıllarında başlamış ve sadrazamlık mertebesine kadar yükselmiş önemli bir isimdir. Siyasi mizacını tanımlayacak olursak şunu görüyoruz; usul ve suhulet onun mizacında temayüz ediyor. Yani her işini usul ve suhuletle yapmıştır" dedi. "Devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşımıştır" Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ise, Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kazan Nas, paşanın şiirlerinde toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesinin önemli yer tuttuğunu belirterek, "Koca Ragıp Paşa’nın sanatını özgün kılan en önemli unsurlardan birisi onun devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşıyabilmesidir. Onun dizelerinde sadece bireysel duygular değil, toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesi de yer bulur" diye konuştu. "Kapıkulundan felsefeci olmaz anlayışı doğru değildir" Çalıştayda konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, "Kapıkulundan felsefeci olmaz" anlayışını eleştirerek, Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce yapısına dikkat çekti. Sarıtaş, paşanın felsefe, tasavvuf ve kelamı birlikte ele alan bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Hamilik sistemi edebiyatın gelişiminde önemli rol oynadı" Açılış oturumunun son konuşmasını gerçekleştiren Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Erkal ise, Koca Ragıp Paşa’nın sanat hamiliği ve kültürel çevresine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erkal, 18. yüzyılda yetişen çok sayıdaki şairin arkasında hamilik sisteminin önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Çalıştayın öğleden sonraki oturumu edebiyat ve dil söyleşisiyle devam etti. Söyleşide gazeller, tematik şiir mecmuaları ve şiirlerdeki eleştiri unsurları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Çalıştay, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Anadolu Üniversitesi öğrencisi uluslararası başarılara imza attı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 15:23 Anadolu Üniversitesi öğrencisi uluslararası başarılara imza attı Anadolu Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü (LEE) Baskı Sanatları Anasanat Dalı, Baskı Sanatları Programı Sanatta Yeterlik öğrencisi Emre İnan, uluslararası sanat platformlarında elde ettiği ödüllerle Anadolu Üniversitesi ve ülkemizi gururlandırdı. 2025 yılında üç farklı uluslararası yarışmada ödül kazanan İnan; Romanya Baskıresim Bienali’nde "Özgün Sanatçı Ödülü", 6. Uluslararası Exlibris Yarışması Sergisi’nde "Genç Sanatçı Ödülü" ve Rusya’da düzenlenen Kartina Mira Uluslararası Sanatçı Yarışması’nda "Grafik Dalında Genç Sanatçı Ödülü" ile onurlandırıldı. Bu üç yarışmada da ödül alan tek Türk sanatçı olan Emre İnan, başarısıyla Baskı Sanatları disiplininin evrensel düzeydeki gücünü ve özgün ifade kapasitesini ortaya koydu. "Bireysel değil, kolektif bir kazanım" Başarılarını değerlendiren Anadolu Üniversitesi LEE öğrencisi Emre İnan, şunları ifade etti: "Baskı Sanatları alanında yürüttüğüm çalışmaların uluslararası platformlarda görünürlük kazanması hem kişisel olarak hem de temsil ettiğim disiplin açısından büyük bir gurur kaynağıdır. Bu başarıların, yalnızca bireysel bir kazanım olmanın ötesinde, Baskı Sanatları disiplininin çağdaş sanat içerisindeki önemini ve dinamizmini görünür kıldığına inanıyorum. Ülkemizde bu alana verilen akademik emeğin ve sanatsal üretimin, uluslararası alanda karşılık bulması geleceğe dair en büyük motivasyon kaynağımdır." "Distopik yaşam pratiklerini görünür kılarak farkındalık zemini oluşturma çabasındayım" Sanatsal perspektifinin merkezinde; bireyin varoluşu, toplumsal yapılar ve sorgulama pratikleri yer aldığını belirten Emre İnan çalışmalarını şu şekilde tanımladı: "Sanatsal üretimlerimin perspektifini; düşünce çeşitliliğini reddeden, sıradanlaştıran sistematik yapının içinde öznenin varoluş durumu oluşturuyor. Temalarımın kökenini; bireyin kendine sunulan sınırları ne ölçüde sorguladığı, bu sınırları ne zaman doğal kabul etmeye başladığı ve bireyin varoluş durumu şekillendiriyor. Distopik yaşam pratiklerinin birey üzerindeki etkilerini görünür kılarak farkındalık zemini oluşturma çabasındayım." "Baskıresim felsefi düşünme pratiğinin somut aracı olarak değerlendirilebilir" Baskıresim tekniğini bilinçli bir seçim olarak kullanan İnan, "Tarihi süreçte ‘baskıresim’ doğası gereği, kolektif bilinci besleyen, mücadele ve dayanışma hafızası üreten bir eylemin estetik aracı olmuştur. Bu yönüyle, görsel bir ifade alanı olmanın dışında felsefi düşünme pratiğinin somut aracı olarak da değerlendirilebilir. Çalışmalarımda siyah ve beyaz kontrastlığı; bireyin çıkış/çıkışsızlığına, daraltılmış algı dünyasına ve fikri, duygusal düzlemdeki algı sınırlılığına vurgu yapma niteliğinde kullanıyorum." ifadelerini kullandı. Eserleri aracılığıyla izleyicide "Sıradanlık içinde farklı yelpazelerde hissedilen huzursuzluk duygusunu ve sorgulama eşiğini fark ettirmeyi" hedefleyen Emre İnan çalışmalarına destek veren DeCollage Art Space’e, Anadolu Üniversitesi’ne ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’ne teşekkür ederek, geçtiğimiz günlerde vefat eden Enstitü Sekreteri Fatih Gülşen’i rahmetle andığını belirtti.
Eşini bayılıncaya kadar sokak ortasında döven şahıs kamerada
10 Eylül 2025 Çarşamba - 13:54 Eşini bayılıncaya kadar sokak ortasında döven şahıs kamerada Eskişehir’de sokaktaki eşinin yüzüne defalarca yumruk atan ve dakikalarca döven şahsın görüntüleri ortaya çıkarken, polis tarafından gözaltına alınan zanlının daha önce de eşine parke taşıyla vurduğu iddia edildi. Olay, Odunpazarı ilçesi Erenköy Mahallesi Denk Sokak’ta bulunan 10 dış kapı numaralı müstakil ev önünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, soyadı öğrenilemeyen Ali isimli şahıs sokak ortasında karısını dövdü. Bir vatandaşın cep telefonu ile kaydettiği görüntülerde sokakta olan karısına evden koşarak yaklaşan şahsın, eşini saçlarından tutarak yere oturttuğu, yüzüne defalarca vurduğu görülüyor. Kadının çığlıkları arasında dakikalarca eşine fiziki şiddet gösteren şahsın, hiçbir şey olmamış gibi evine geri yöneldiği görüldü. Kadının aldığı darbelerle yarı baygın şekilde yerde yatarken yaşanan olay ’pes’ dedirtti. Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince çalışma başlatıldı. Şahıs, olayın yaşandığı ikametten alınarak gözaltına alındı. Öte yandan, yakalanan şahsın yabancı uyruklu olduğu, Türk vatandaşlığına geçtiği öğrenildi. "Geçenlerde parke taşıyla bile sırtına vuruyordu" Şiddet gören kadının komşularından biri, daha önce aynı şahsın karısına parke taşı ile defalarca vurduğunu söyledi. Parke taşıyla komşusunun dövülme anına ve bugünkü olaya da bizzat şahit olduğunu belirten komşu, "Kadını Fatma diye biliyorum, polisler öyle çağırıyordu. Eşinin ismini bilmiyorum ama eşi sürekli dövüyordu. Biz hep şahit oluyorduk. Sürekli polisi arıyorduk. Komşular da hepsi şahit, hepsi görüyordu, dövüyordu. Polisler gelip kadına ’şikayetçi ol’ diyordu. Kadın sürekli ’ailem yok, ailem yok’ diyordu, geri barışıyorlardı. Bir buçuk senedir neredeyse buradalar. Çok şahit olduk kadın dövmesine. Geçenlerde parke taşıyla bile sırtına vuruyordu. Yeni de videosu çıkmış. Görmedik videosunu ama çok üzüldük kadına. Parke taşını kadının sırtına vuruyordu eliyle. Gördük kendi gözümüzle, kadın da bağırıyordu. Yüzünde morluklar falan vardı. Gözü şişti, bilmiyorum daha. Çok zor durumdaydı. Sabah sarı bir taksi geldi. Kadını aldı götürdü. Adamı da polisler aldı götürdü" diye konuştu. "Bu olayın da takipçisi olacağım" Konuyla alakalı Erenköy Mahalle Muhtarı Sıdıkanur Karabulut ise, "Sığınmacı bir vatandaşımız eşine saldırıyor. Ne yazık ki böyle bir olay yaşandı. Olay Denk Sokak’tan Şantiye Sokağa doğru çıkarken olan bir yerde gerçekleşti. Bir kadın muhtar olarak kadına şiddetin karşısındayım. Bu olayın da takipçisi olacağım. Şahıs şu an gözaltına alındı. Şu an işlemler sürüyor. Kadın muhtar olarak da kesinlikle kabul etmiyorum" dedi.
Gıda sanayicileri toplantısından iki kritik karar çıktı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 12:18 Gıda sanayicileri toplantısından iki kritik karar çıktı Eskişehir Sanayi Odası (ESO) 3. Meslek Komitesi, sektörün güncel sorunlarını ele almak ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla gerçekleştirdiği toplantı sonucunda iki kritik konuda karar aldı. Alınan kararları kamuoyuna duyuran ESO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Güven Erdoğan, gıda sanayi üreticilerinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için finansman kolaylıkları ve çevreci dönüşüm desteği taleplerini dile getirdi. "Üretici için taksit sayısı artırılmalı" Komitenin ilk gündem maddesinin tedarik zinciri alımlarında yaşanan finansman zorlukları olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Bir gıda üreticisi olarak ham madde ya da ambalaj gibi ihtiyacımız olan ürünleri tedarikçiden almak zorundayız. Çoğu zaman bu alımları kredi kartı ile yapıyoruz. Ancak bankalar hem yüksek faiz uyguluyor hem de çok az taksit imkânı tanıyor. Bu nedenle üreticilerimiz ciddi şekilde sıkışıyor. Tedarik zinciri alımlarında kredi kartı taksit sayısı artırılırsa hem maliyetlerimiz biraz hafifleyecek hem de üretim sürecinde nefes alabileceğiz. Böylece gıda sanayimiz daha güçlü ve istikrarlı şekilde yoluna devam edebilir. Bu düzenleme sadece bir kolaylık değil, sektörümüzün ayakta kalması için zorunlu bir ihtiyaçtır. Çünkü üreticiye sağlanacak her küçük nefes, zincirleme şekilde fabrikaların üretimini sürdürebilmesine, istihdamın korunmasına ve ülke ekonomisinin istikrarına katkı sağlayacaktır." diye belirtti. "Elektrikli araçlara geçişte devlet desteği şart" Sektörün ikinci gündem maddesine değinen Erdoğan, özellikle lojistik ve saha operasyonlarında kullanılan araçların mevcut durumda hem ekonomik hem de çevresel açıdan sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Erdoğan şöyle konuştu: "Bugün birçok firmamızın lojistik ve saha operasyonlarında kullandığı araç filoları benzinle çalışıyor. Bu durum yalnızca çevreye zarar vermiyor, aynı zamanda ülke ekonomisi için de ciddi bir yük oluşturuyor. Çünkü mazot ve benzin tamamen dışa bağımlı olduğumuz kalemler arasında ve cari açığın en büyük nedenlerinden biri. Türkiye, her yıl milyarlarca doları yalnızca bu yakıtı ithal etmek için harcıyor. Oysa elektrikli araçlara geçiş, sadece sanayiciye değil ülke ekonomisine de büyük avantaj sağlayacaktır. Daha az yakıt ithalatı, doğrudan cari açığın azalması demek. Üreticiler açısından da hem yakıt maliyetleri düşecek hem de çevreci üretim anlayışımız daha da güçlenecektir. Bu nedenle elektrikli araçlara geçişi hızlandırmak için devletimizin devreye girmesi şart. Elektrikli araç alımlarında üreticilere yönelik ÖTV indirimi, kurumlar vergisinde kolaylık sağlanması veya yerli otomobilimiz TOGG için özel teşvik planları hazırlanması, sadece firmaların değil ülke ekonomisinin de önünü açacaktır. Bu adımlar sayesinde hem üretim maliyetlerimiz azalacak, hem çevresel duyarlılığımız artacak, hem de cari açık baskısı önemli ölçüde hafifleyecektir." "Amaç daha güçlü, daha çevreci bir sanayi" Alınan kararların sadece firmaların değil, aynı zamanda toplumun ve çevrenin yararına olduğunun altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz üreticiler olarak yalnızca kendi maliyetlerimizi düşünmüyoruz. Daha çevreci üretim, daha temiz bir gelecek ve sürdürülebilir bir sanayi için de sorumluluk alıyoruz. Finansman kolaylıkları ve elektrikli araç desteği, yalnızca bugünü değil, geleceğimizi de güvence altına alacak adımlardır. Gıda sanayicileri olarak devletimizin bu konularda gerekli adımları atacağına inanıyoruz."
Eskişehir’de hastalar ve refakatçileri, Stoma ile nasıl ilgileneceklerini hastanede öğreniyor
10 Eylül 2025 Çarşamba - 09:57 Eskişehir’de hastalar ve refakatçileri, Stoma ile nasıl ilgileneceklerini hastanede öğreniyor Eskişehir’de sadece Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde bulunan Stoma Yara Bakım ve Tedavi Ünitesi’nde hastalar ile refakatçilerine, düzenli bakım gerektiren Stoma hakkında verilen eğitimler kolaylık sağlıyor. Yaklaşık 1 yıl önce Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde açılan Stoma Yara Bakım ve Tedavi Ünitesi, hastalara hizmet vermeyi sürdürüyor. Ünitede; Stoma ya da Ostomi olarak adlandırılan, ameliyatla vücudunun belirli bir organı veya bölümü dış yüzeye açılan hastalar tedavi görüyor. Ayrıca, düzenli bakım gerektiren Stoma ile nasıl ilgilenilmesi gerektiği hastalara ve refakatçilere alanında uzman personeller tarafından anlatılıyor. Bu sürecin en başında ne yapacağını bilmeyen vatandaşlar, düzenlenen eğitimler sayesinde Stoma hakkında bilinçleniyor. Stoma Yara Bakım ve Tedavi Ünitesi, Eskişehir’de şu an için sadece Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde bulunuyor. "Eskişehir’de sadece Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde hizmeti veriliyor" Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde Stoma ve Yara Bakım Hemşiresi olarak görev yapan Serap Yılmaztürk, "Stoma, ağız boşluk anlamındadır. Vücuttaki herhangi bir organımızın dışarıya ağızlaştırılması olarak adlandırılır. Biz de Stoma bakım ve terapi ünitelerinde hastalara hizmet vermekteyiz. Türkiye’nin çeşitli illerinde, özellikle büyük illerimizde olmasına rağmen Eskişehir’de 1 yıl önce hizmet vermeye başladık. Şu anda Eskişehir ilinde Yunus Emre Devlet Hastanesi’nden başka herhangi bir Stoma terapi ünitesi bulunmamaktadır. Buradaki amacımız, bize başvuran ya da hastanemizde ameliyatı planlanan bireylerin eğitim ve rehberlik hizmetlerini gerçekleştirmek. Bireyin ameliyat olmadan öncesinde başlayıp, ameliyat sonrası ve taburculuk sürecinde de devam etmektedir. Hasta bu süreçte Stoma ile nasıl baş edebileceğini ve herhangi bir komplikasyonla karşılaşırsa nasıl yönetebileceğini bizlerden öğreniyor. Eğitimimiz hasta ve hasta yakınlarını kapsamakta. Hastamıza refakat edecek kişiler de bu eğitimin içeriğine alınıyor" dedi. "Stoma’yı nasıl kullanacağımızı bize anlattılar, şimdi kendimiz yapıyoruz" Bağırsak hastalığı sebebiyle Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne yapılan ameliyat ile karnında Stoma oluşturulan 68 yaşındaki Nazmi Saygın, "Sık tuvalete çıkıyordum, hastalığım öyle başladı. Ameliyat öncesi biraz tedavi oldum. Sonrasında ameliyat yapıldı. Şükürler olsun şu anda çok iyiyim. Serap hanımdan eğitim aldık. Stoma’yı nasıl kullanacağımızı, değiştireceğimizi, herhangi bir sıkıntı olduğunda ne yapacağımızı bize anlattılar. Biz de şimdi evde bunları uyguluyoruz. Şimdi ilk gördüğümüzde ne olduğunu, nasıl kullanılacağını bilmiyoruz. İlk başta insan bir zorluk çekiyor ama ondan sonra anlatılınca, değiştirmeye başlayınca yavaş yavaş alışıyorsun. Hastalığın geçmeye başladıkça günden güne kolaylaşıyor. Doktorlarımız, Stoma olmasaydı bizim işimizin zor olacağını anlattılar" şeklinde konuştu. "Evde bakımları çok güzel oluyor, bu eğitimleri almasaydık zor olurdu" Nazmi Saygın’ın 65 yaşındaki eşi ve refakatçisi Türkan Saygın ise, şunları söyledi: Eşim ameliyat olunca biraz üzüldüm ama sonradan alışıyorsun. Tedavisini gördükten sonra her şeye alışıyorsun, yapıyorsun. Serap hanımdan Allah razı olsun, Stoma’nın nasıl değişeceğini bize o gösterdi. Şimdi biz kendimiz yapıyoruz, evde de bakımları çok güzel oluyor. Bu eğitimler çok kolaylık sağlıyor. En başta bilmiyorsun, yapamıyorsun. Burada alıştıktan sonra eve gidince çok zorluk çekmedik. Eğer ki eğitim almasaydık çok zor olurdu. Tabii ilk zamanlar kolay olmuyor."